Bana bak güzelim, henüz farketmedin ama, ben alfa bir erkekim

“Ültimatom, zayıflık / çaresizlik bildirimidir.” – Rollo Tomassi

Dominant ve maskülen olmak konusunda erkeklerin yaptığı en talihsiz hatalardan biri, bir kadın kafalarındaki kaf dağındaki alfa erkek imajına ters bir hareket yaptığında ya da kendilerinin ne kadar ERKEK olduğu anlaşılmadığında hatuna ültimatom vermeleridir.

Aşağıdaki yorumu yazan arkadaş, çok sık yapılan bu hatayı yapmış. Bu sitedeki birçok saha raporunda ya da yorumlarda “abi bir kız var …” etkileşimlerinde bulunan bir hata. O nedenle bu tecrübesiz arkadaşı parmakla göstermek ya da yermek için değil örnek olsun diye paylaşıyorum. Çok yapılan ve yapıldığında bir çuval inciri berbat etme oranı 99% olan bir hatadır bu :

Mahmut Abi selamlar,
İnstada dışarı çağırdığım bi hatunla diyaloğu paylaşmak istiyorum seninle, doğru ya da yanlış yaptığım yerleri yorumlarsan sevinirim, bi acemi olarak hatalarımı görmüş olurum.
+ben
-Kız

+selam
-Selamm
+nasılsın
-İyiyim teşekkür ederim sen nasılsın
+İyiyim
+çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim
-Olabilir o gün bir planım yok
+Anlaştık
+Numaranı ver haberleşiriz
-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu
-diğer durumda dediğin ne bekliyorsun ki ben arkadaşça oturup bi kahve içeriz diye düşünmüştüm, sadece numaramı sosyal medyadan tanıdığım birine vermek istemiyorum

Ültimatomu tekrarlayalım :

+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu …

Burada erkek telefon numarası alamadığında Büyüklük Yanılsaması yazısındaki, kendi ayağına sıkmasına neden olacak aşırılığa kaçıyor :

eğer bir kadın 100% senin istediğin gibi davranmadı ise bunun nedeni yeterince alfa olmamandır” pozisyonudur. Bu yaklaşımı benimseyen erkekler, tüm dünyanın kendi kontrolleri altında olduğu gibi yanlış bir fikre kapılırlar. Her ne kadar bu yaklaşım diğerine göre tercih edilir olsa da, bu yaklaşım da erkeği başarısızlığa iter zira sadece her şeye kadir bir varlık bu çeşit bir iradeye sahip olabilir. Eğer hayatınız üzerinde 100%e yakın bir kontrol istiyorsanız, tamamen yalnız yaşamanız lazım. Başka birileri hayatınıza girdiği an, beraber varolmanız için kendi iradenizden ve onların iradesinden ödün verme başlar.

Bu durumda genellikle erkek, kendi dominant ve maskülen kişiliğini anlamamış olan kadına sözel olarak ültimatom atar ki arkadaşımız hemen bunu yapmış.

Sorun şu ki bir erkeğin bunu yapmak zorunda hissetmesi, genellikle söze döktüğü şeylere sahip olmamasından kaynaklanır. “Bak güzelim, ben senin bildiğin erkeklerden değilim” demenin 10,000 çeşidinin de anlamı aynıdır : sen tam olarak kızın bildiği erkeklerdensin.

Oysa temel kırmızı haplı oyun tekniklerini ucundan bilen biri için burada bir shit test var ve shit test en iyi eğlenen ustalık, onayla – abart gibi taktiklerle karşılanır. Shit test görünce anında ciddileşen ya da ültimatom veren erkek, kadının beyninin evrimsel olarak en bilge ve güçlü derinliklerine “ben (duygusal olarak zayıf) / tecrübesiz bir erkeğim” diye bağırır.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün

Telefon alamamanız shit test ya da kız için o aşamada birinci tercih olmadığınızın göstergesi. Muhtemelen her ikisi de. Kız arkadaşınızın ya da yüzyüze buluştuğunuz hatunun birinci tercihi olmamanız ayrı konu ama Instagramda yeni yürümeye başladığınız kadının birinci tercihi olmamanızda bozulup dağılacak bir şey yok. Siz bunu ne kadar cool olduğunuzu göstereceğiniz bir shit test olarak algılayıp ona göre cevaplayacaksınız :

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Telefonundan yerini tespit edip birgün önceden pencerenin altında gitar serenatı yapamayacağım yani 😀

Aklıma ilk gelen şey bu … Daha dobra da olabilir ama bu şekilde dolaylı olarak arkadaşça duygularınız olmadığını da vurgularsınız.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Olmaz. Bu benim alt komşunun cep telefonu. O gün seni ankesörlü telefondan aramam lazım yoksa mecburen Rıza Amcayı da peşime takacağım 🙂

vs .. vs ..

Aslına bakarsanız, sosyal medyada yeni yeni yürüdüğünüz hatun telefonunu vermiyorsa shit test topuna bile girmeyebilirsiniz. Yani buradan haberleşiriz dediğinde shit testi görmezden gelip mesajlaşmaya devam edebilirsiniz (tamam demeyin, tamam ile onun çerçeveye girersiniz).

Ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir. Bu konuda sevgilim bana karşı saygısız yazısındaki örneği verebiliriz :

Saygı, bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kızı “ya saygı ya ben” diye seçime zorlayarak elde ettiği birşey değildir. Bu nedenle de kıza bunu sözel olarak sorarsanız, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Peki abi ne yapacağız?

Öncelikle bu durumu konu etmiyoruz. Dedik ya, saygısızlığını söze vurup, bunu onaylayıp onun sizin kadın saygısı dilenen bir erkek olarak saygıyı haketmediğinizi düşünmesini sağlamak yapılacak şey değil.

Buradaki “ya saygı göster ya ben” bir ültimatomdur. Söze dökülmüş dilenmedir. Bu tür ültimatomları genelde bilinçsizce veriririz ve böyle bir ültimatom kadın tarafından her zaman zayıflık olarak algılanır. Zira öyledir. Kendinizi ültimatom verirken yakalarsanız, bu size kendi zayıflığınızı – üzerinde çalışmanız gereken şeyi – gösterir.

Kıssadan hisse : “Ben senin bildiğin erkeklerden değilim” ya da “alfayım ben saksı değilim” ültimatomları, sizin bildiğimiz erkeklerden ya da saksı olduğunuzu gösterir 🙂

BONUS : Doğrular

1 – Instagramdan yürümeyi buluşmaya getirmiş.

2 – Çoğu erkeğin çuvalladığı buluşma ayarlamayı tam dengesinde yapmış.

çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim

Ne kıza “ne zaman müsait olursun, nereye gitmek istersin” diye sormuş ne de “Çarşamba, 5te Yedi kule zindanlarına geleceksin kadın” diye kabalaşmış. Günü, saati ve yeri söyleyip sormuş. Bir şeyler içelim mi de dese bu dominant (egemen – lider) olmaktır.

 

 

Mavi haplıya sıkıcılık görünen sikicilik

Okur Rene şöyle bir yorum bırakmış :

Altta verdiğim yazı hakkında bir yazı yazılabilir. Maskülenlik ve sıkıcılık arasında ki fark nasıl ayarlanır?
O çizginin neresinde olmamız gerekli?

Yazıdan kısa bir alıntı bırakıyorum.

“Şimdi kafamda 2 düşünce var. Ya bize erkeksi gelen hareketler kadınlara erkeksi gelmiyo. Ya da kadınların maskülenite dışında ilgisini çeken başka şeyler var.

http://baycentilmen.com/kadinlar/günümüz-erkeksiliğinin-sıkıcılığı/

Rene burada klasik mavi haplı zihniyeti ile kırmızı hap yazan bir siteye gelip mavi haplı bir ideale (kadınlara göre kendimizi nasıl ayarlayacağımız) çözüm arıyor.

Bir yazıyı okumadan yorum yapmayı entellektüel tembellik sayarım ama linkteki yazının sadece başını okudum ve bana yetti (abi tam okusaydın, adam kinaye yapmış diyorsanız bir bakarım)

Bu adamın erkeksi olmadığını düşünen yoktur herhalde. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Gel gelelim bugüne kadar bir çok kadınla iletişim kurmama rağmen hiçbir zaman bir kadının Jason Statham’a olan hayranlığını dile getirdiğini duymadım. Sanırım bir kere duymuştum. O da 30 lu yaşlarda evli bir kadındı.

Tek paragraftaki faüllere bakalım.

1) Kadınların söylediklerine bakarak kadınları anlamaya çalışan ve daha da kötüsü başka erkeklere tavsiye veren mavi haplı. Buraya kadarı mor bile değil. Bunları dinleyecek genç adamlara da Allah yardım etsin.

2) Verdiği örnek Jason Motherfucking Statham. Daha önce yazmıştık.

50 yaşına geldiğinizde şu aşağıdaki abi gibi mi olmak istemez misiniz? Maskülen sikici pardon sıkıcı abimizi yeni yetme veya 20lik ilgi orospuları değil de duvar sonrası hatunlar beğeniyormuş. Bu abinin sıkıcı olmadığına eminim de kendinden 20 yaş hatunlara çekici gelen bir başka tarafını söyleyeyim : kadınların ne dediğine bakıp da kendi maskülenitesini onlara göre ayarlamamak, ilişkileri beta ip cambazlığı sanmamak.

Bonus : Çocukluğumuzun ve ilk gençliğimizin maskülen apex alfa idolü, gençliğinde Monicca Belluci’yi götüren Vincent Cassel ve 21 yaşındaki karısı. Cassel’i sevgilisi ile evlendiği için mavi hap tarafına doğru buluyorum ama adam sikici maskülenitenin yeryüzü sembollerinden biri. Alfa oğlu alfa. Onu da ben hiçbir zaman kadınların ağzından düşmeyen biri gibi duymadım ama kim takar!

O nedenler Mr. Rene, linkini verdiğin yazarın dediği gibi peacocking (tavus kuşu) yapabilirsin ki eski bir PUA tekniğidir. Ama takım elbiseli, sade görünümlü alfalara teenage kızlar gibi sıkıcı dersen resmin önemli bir kısmını kaçırırsın.

O çizginin neresinde olmamız gerekli?

-mamız gerekir soruları buraya çok geliyor. Soran saf saf cevap bekliyor ama sorun bu dengeyi ayarlayamaması değil zihniyet. Sizin probleminiz, kadınları zihin merkezinize alıp onların beğenisine göre hareket etmek. Kadınların beğeneceği bir figüre bürünmekte bir yanlış yok, yanlış kadınları zihin merkezinize almanız ve sonra da sihirli bir denge formülü aramanız.

Stilin Olsun

Dünyada erkek nüfusunun milyonda biri kadar bir apex alfa var. Bunlar hemen her kadına hitap eder. Bu yazıyı yazan da okuyan da onlardan biri değil. Geri kalanımız ise bir grup kadına hitap ederken bir grup kadına zerre hitap etmeyiz. Bazı kızlar dövmeli, bar grubu solisti tipli adamlara erirken takım elbiseli finansçı adamların yüzüne bakmaz. Bazı kızlar da iş kıyafetli ve kariyerli adamları çok seksi bulurken, dövmeli – bar grubu solistini kendi liginde bile saymaz.

HER KADINA HİTAP EDEMEZSİNİZ. Her kadına hitap etme arzusu mavi haplı oneitis hastalığının uzantısıdır. Oneitisinizin istediği erkek gibi olamama ve onun tarafından reddedilme korkusudur. Oysa kırmızı haplı bir erkek için oneitis yoktur, HAVUZ vardır. Sizi beğenecek kadınlar havuzu. Bu havuz çok geniştir ama her kadın içinde değildir. Tek bir kadını ONEITIS yapmayacak adam için havuzun geniş olması önemlidir, spesifik bazı kadınların bu havuza girip girmemesi değil. Şöyle düşünün. 1 milyon dolarınız olması mı önemli, Benjamin Dede’nin en yakışıklı olduğu serideki 1000 dolara sahip olup olmamanız mı?

 

 

 

Red Man Group Episode 27 Notları – Tabak çevirmek ve dini inanç

Red Man Group Episode 27 – The Curse of The Thirsty Beta podcastına bağlanan birinin tabak çevirmek ve dini inançla ilgili sorusu ve Rollo Tomassi’nin yanıtı :

Sorum Rollo’ya. Geçen yayında bir erkek 30 yaşına kadar bir kadına tekeşli ilişki sözü vermemeli demiştin … Burada bir problemimiz var … Senin dediğine katılmıyor değilim ama ben istisnai bir durumdayım. Zira Hristiyan’ım ve evlilik dışında seks yapmak ahlaki olarak bana yasak. 22 yaşındayım ve kızların bana geldiğini ve istesem yapabileceğimi görüyorum ama … sorunum şu ki hem senin 30 yaşına kadar tek eşliliğe açık olma tavsiyeni dinlediğim hem de Hristiyan olarak tabak çevirmediğim için … senin bekleyen betalarından ne farkım kalıyor?

Rollo : Öncelikle sen kırmızı hapın farkındasın ve bu da seni bekleyen betalardan ayırıyor. Zira o erkeklerin çoğu kendilerine biçilen rol hakkında zerre fikre sahip değiller. Bana sorduğun soruyu aslında sürekli alıyorum. Şu an din ve kırmızı hap ilişkisi hakkındaki kitabımı yazıyorum. Kitabın önemli bir kısmı Hristiyanlık hakkında. Aslında kırmızı hapın dinsel tarafları ile ilgili de bir program yapmak istiyorum.

Eğer sen inançlarına uygun yaşayacaksan ve evlenene kadar seks yapmayacaksan … senin konuşmandan anladığım kadarıyla işlerin yolunda ve 22 yaşından bakıp “8 yıl daha seks yapmayacak mıyım” diyorsun. Beta olduğundan değil. Evet, eğer 30una kadar evlenmeyecek ve inançlarına göre yaşayacaksan, burada asıl mesele 8 yıl daha seks yapmayacak mısın?

Sen nasıl beta değilsin? Benim kitaplarımı okuduğun ve bu programı dinlediğin için. Kitapların hastalığa toptan çare olduğunu iddia etmeyeceğim ama senin bağlı olduğun kiliseyi bilmesem de birçok kilisenin günümüzde feminize olduğunu söyleyebilirim. Modern dating sitesinden John’un dediği gibi kiliseler beta çiftliğine döndü. Bugünün kilise kültürü erkeği daha beta yapma üzerine ve kadının pit stop ekibindeki yerine alıştırma üzerine.  Erkeğin çelişkisi de bu. Kendime öncelik vermem lazım ama dinin başkalarına öncelik vermemi söylüyor.

30una kadar tabak çevirin deme sebebim daha fazla hayat tecrübesi edinmeniz ve kadın – erkek ilişkilerinde daha fazla deneyim kazanmanız için. İnsanlar tabak çevirin derken “birçok kadını sikin” tavsiyesi verdiğimi düşünüyor. Hayır, bunu demiyorum. Demeye çalıştığım, bağlılık yok kafa yapısı geliştirmeniz ve eğer senin için seks mümkün değilse bile yine de aynı anda 3 ya da 4 kadınla çıkmanı tavsiye edeceğim. Hangisinde neyi sevdiğini, neyi sevmediğini deneyimle zira bu kadınlar hakkında hayat dersi almaktır.  Böylece sonunda bir kadınla tek eşli ilişkiye girdiğinde en azından “kadınlarla deneyimim oldu ve kadınlarda neyi sevip sevmediğimi tecrübe ile biliyorum” dersin. En azından bu ilişkiye dini inanç yüzünden itilip zorlanmadım dersin. Zira benden beklenen beni sevdiğini söyleyen ilk kızı almam değil mi?

Bir erkeğin kendini inşaa etmesi ve insanları doğru değerlendirecek tecrübeyi kazanması zaman alır. Kendilerini finansal olarak yukarı çıkarmaları ve eğitimlerini tamamlamaları zaman alır. Bir erkeğin kadının uzun süreli hayat arkadaşında aradığı kriterleri kazanması çok zaman alır. Bir de bunun arzu tarafı var yani gyme gitmen, sağlığına dikkat etmen, kendine bakman da lazım. Yani erkeğin erkek olması zaman alan bir şey.

Diyebilirsin ki “kendimi o kadar geliştirip istediğimi elde edeceğim ama o yine hipergami yüzünden benden daha iyisini arayacak, yok öyle yağma”. Fakat olay öyle düz mantık değil örneğin iş dine gelince bazen öyle değil. Sanırım bu kadar bekledikten sonra aynı dini inançlara sahip bir kadınla evleneceksin.

 

Kendinin Tanrısı Ol, Kendini Yarat!

İnsan kendi düşüncelerinin ürünüdür.

Ne düşünürse o olur.

 — Mahatma Gandhi —

Özgüven çekim alanı oluşturur, bunun farkına vardık değil mi? Özgüven etrafınızdakilerin saygısını, hayranlığını ve ilgisini kazandırır. Zorlu çocukluk dönemi, pek iyi olmayan dış görünüş, boş banka hesabı, siktiri boktan araba, hatta cüzdanın kombineli müşterisi toplu taşıma kartı, azalan saç, olmayan stil, amaçsızca yapılmış kıyafet kombinleri erkekleri korkak fareye dönüştürür. Unuttuğumuz bir şey var; Duygularımızı, algılarımızı, hislerimizi, dış görünüşümüzü biz kontrol ederiz. Hayatımızı ideal formuna kavuşturmak için zihnimizi yeniden programlamak mümkün. Her birimiz inançlarımız, algılarımız, eylem ve tepkilerimiz, düşünce ve duygularımız aracılığıyla kendi kişisel gerçeklik deneyimimizi yaratırız. Bunun neticesi yaratıcı potansiyelimizin sınırsız olmasıdır. 

Geçmişe dayalı sınırlayıcı inançların yerine bugün ve geleceğe dair sınırsız inançlar koymak oldukça mühim. 

Dünya siz ne düşünürseniz odur. Düşüncelerinizi değiştirin, dünyanızı değiştirin.

Gördüğünüz ayrımlar, sınırlayıcı zihnin ortaya koyduğu keyfi baskılardır. Kendinizle, başkalarıyla ve Tanrı ile aranızda hiçbir sınır yoktur.

Sizi görmezden gelen bir kadına, sürekli bu olaya odaklanarak gününüzü mahvetme gücü vermeyin. Enerji dikkatin odaklandığı yere yönelir.

Şu anda sizi engelleyen hiçbir geçmiş deneyim yoktur. Dün dünde kalmıştır. Geleceğin tohumlarını atmak ise elinizdedir.

Güç insanın içindedir, değişim istiyorsanız bunu yapacak ilahi güç yine sizsiniz. Kutsal bir müdahale bekliyorsanız, aklınıza yönelin.

Siz izin vermedikçe kimse kaderiniz ve siz üzerinde söz sahibi olamaz. Aileniz, arkadaşlarınız, patronunuz, eski sevgiliniz değil suçlu arıyorsanız aynada gördüğünüz kişidir. 

Hayatınızı kolaylaştıran şeyler yapın. Etkinlik hakikatin ölçüsüdür.

Negatif bir tutumu pozitife dönüştürmenin en basit yolu, ortaya çıkan negatif düşüncelerin farkına varmak ve onları bilinçli bir şekilde pozitif düşüncelerle değiştirmektir. Bilinçaltınızdaki sınırlayıcı etkenleri değiştirmek, alışkanlıklarınızı değiştirmekten geçer. Ses ve Postür Egzersizlerinde bilinçaltınızda bunu sıkıştırmaya çalıştım. Tam şu an değindiğimiz konu; Alışkanlıklarınızı değiştirmek. Beyin pırtlarının farkına varmak ve yok etmek, eğri ve kambur duruşunuzu düzeltmek gibi küçük alışkanlıklarınızın farkına varmak ve değiştirmek ile aslında bu konuyla tanıştınız. Odağımız şu; Kötü bir alışkanlığın farkına var ve onu görmezden gelmek yerine değiştir. Bilinçaltınız size yardım etmek istiyor fakat bazen iyi bir eğitim almamış bilinçaltı sizi yarı yolda bırakıyor. Bir gerçek var ki; “Bilinçaltınız asla sizin aleyhinize olan bir şeyi yapmaz.” Bilinçaltınızla iletişim kurarak motivasyonlarınızı anlayabilir ve olumsuz olanları değiştirebilirsiniz. 

Örneklendirmek gerekirse; Kendinizi bilinçaltınızın duygusal tepkileriyle özdeşleştirmekten vazgeçin. Yeni bir duygu ile karşılaştığınızda onun amacını ve çıkış noktasını belirleyin. “Bu duygu nereden geldi? Neden şu anda bunu hissediyorum?” Duygularınızın kaynağını keşfetmeniz için makul bir yöntem. Bahsettiğim konuyu kavrayabilmek için iradenin gücünü anlamak mühimdir. Amaçsız hedefler anlamsızken bir hedefe sahip olmak her amaca anlam verir. Yaşamınızı geliştirmek için aklınızı kullanarak kadınlarla başarıyı yakalamak için kaçınılmaz bir bileşen olan özgüveninizi güçlendirebilirsiniz. “Her şeyde bir iyilik bulmaya çalışın eğer bulamıyorsanız iyilik katmanın bir yolunu bulun”

Kaynak : Mastering Your Hidden Self – Serge K. King

Talat Bulut’un kendisini taciz ettiğini söyleyen kız babasına taciz iftirası atmış

Yasak Elma dizisinin sezon finalinden 1 hafta önce dizi setinde çalışmaya başlayan 19 yaşındaki kostüm sorumlusu Özge Şimşek işi gereği kıravatını düzeltmek istediği 62 yaşındaki Talat Bulut’un kendisini arka odaya çağırarak dudağından öptüğünü belirtmiş ve olay medyada büyük yankı bulmuştu. Bazı yapımcı ve yönetmenler şöyle bir bildiriye imza atmıştı :

Yasak Elma adlı televizyon dizisinin başrol oyuncusu Talat Bulut’un, sette bir kostüm asistanını taciz ettiğini, kostüm asistanı genç kadının süreci yargıya yansıtma kararıyla birlikte öğrendik. Bizler, Türkiye toplumunda taciz ve istismar vakalarını ifşa etmenin kadınlar için ne kadar zor olduğunu biliyoruz, kadının beyanı esastır ilkesine inanıyoruz.

” … yargıya taşınmakta olan bu taciz vakasında, kostüm asistanı arkadaşımızın yanında olduğumuzu, bundan sonra filmlerimizde adı tacize karışmış isimlere yer vermeyeceğimizi kamuoyu önünde açıklıyoruz.”

Hatun 6 gün sonra mahkemeye başvurmuştu. Mahkeme taciz iddiasıyla ilgili Talat Bulut hakkında delil yetersizliğinden takipsizlik kararı vermişti. Daha sonra Ö. Ş.’nin avukatı Sibel Önder’in karara yaptığı itiraz başvurusu da reddedilmişti.

Medyatava’dan Birsen Altuntaş’ın haberine göre; Bsette taciz skandalıyla gündeme gelen 1998 doğumlu hatun 5 yıl önce de benzer bir mahkeme süreci yaşamış. Hem de nasıl bir süreç :

Boşanmış bir ailenin çocuğu olan Ö.Ş. adına Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılmış şok bir davanın belgeleri ortaya çıktı. Genç kostümcünün 2013 yılında İstanbul’dan gidip yanında kalmaya başladığı babası Ö.Ş.’nin istismarına uğradığını iddia ettiği ve baba hakkında “Çocuğun nitelikli istismarı, hakaret, tehdit, cebir ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” iddialarıyla dava açıldığı ortaya çıktı. Ancak tekrar İstanbul’a annesinin yanına döndükten sonra babası hakkında açılan dava kapsamında Ö.Ş.’yle ilgili Adli Tıp Kurumu Kartal Şube Müdürlüğü’nde 05.09.2013 tarihli hazırlanan raporda ise hiçbir istismar bulgusuna rastlanmadığı belirlenmiş. Daha sonra şikayetini geri alan Ö.Ş. psikolog gözetiminde verdiği ifadede ise babasıyla ilgili anlattığı olayların aslında hiç yaşanmadığını, kendisini zorla okula gönderdiği için babasının yanında kalmak istemediğini ve bu nedenle yalan söylediğini ifade etmiş. Mahkemeye sunulan psikolog raporunda ise şu sözlere yer verilmiş:

“Olayın bu denli büyüyeceğini düşünmeden hareket etmiştir. Kendisinin kollarında bıçak izleri vardır. Bunları o dönem kendisinin yaptığını söylemiştir.”

Kadının beyanı esastır, hukuki olarak kadının beyan etmesi, yargı sürecinin başlaması için yeterlidir anlamında olsa da, günümüzün ilgi orospusu ünlüleri ve sosyal medya linç ekibi sayesinde, kötü niyetli kadınlar tarafından bir silah olarak kullanılabiliyor. Kadının beyanı esastır olayını kadın derse erkek hapse girer anlayan insanların karşı ucunda, bunu linç için yeterli neden gören radikaller var.

Yukarıdaki bildiriyi yayınlayan linç ekibi ve #MeToo gibi ilgi orospuluğu yapma fırsatını hunharca kullanarak beyanatta bulunan ünlüler şimdi ne diyor acaba?

1 – Bu arada bu hatun gibi kadınlar, gerçekten tacize veya tecavüze uğrayan hatunlara hakarettir, onların gerçekten varolan maduriyetlerini kendi çıkarları ve ilgi çekme ihtiyaçları için kullanan hastalıklı insanlardır. İftiradan ceza almalıdırlar. Ben Talat Bulut yerinde olsam hem bu kıza hem de o dönemde gevrek gevrek konuşan bir iki gereksiz ünlüye dava açardım …

2 – Bunlar yüzünden kadınlarla çalışmak tercih edilmez bir şey olmaya başladı. Birçok üst düzey yönetici, bir kadınla yanlız kalmamak için kadın çalışanlarına ustalık yapmaktan çekiniyor ve onları mümkün olduğunca kendilerinden uzak tutuyor. Muhtemelen işe alırken de feminist HR’a çaktırmadan elden geldiğince erkek eleman alıyorlardır. Kısacası, kadın çalışanların işlerinde yükselme olasılığını azaltıyorlar.

3 – Geçmişinde böyle iftiralar olan bir hatuna 100 metreden fazla yaklaşmayın.

Diskalifiye Tekniği – Müsait değiliz –

Başarılı saha raporlarımın sayıca üstünlüğü “Atma Ziya” repliği patlatıyor değil mi zihninizde? Merak etmeyin, bende uzun bir süre yaşadıklarımın gerçekliği hakkında şüpheye düşmedim değil. Lakin şunun farkındayım; Türkiye’de her arkadaş ortamında, her toplulukta ya da kümede nerede derseniz, erkeklerden kadınlarla ilgili paylaşımda bulunulması, kadınlara dair bir şeyler anlatılması istenir. Anlatıldığında ise “Hassiktir lan” çekilir. Yani gösterdiğiniz tepkilerin bana değil, anlattıklarıma olduğunun ve bunun genetik bir aktarım olduğunun farkındayım, en azından sokak jargonunda böyle. 

Konumuza dönecek olursak; Ben neden çevremdeki bir çok erkekten fazla kadınla birlikte oluyorum?. Bunun birçok nedeni var. Eskiye nazaran kendime yatırım yapıyorum, bir metroseksüel olmak için çabalamıyorum fakat en azından alkol, sigara, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıkların kalıcı etkilerinden kurtulmak için bakım yapıyorum, yaptırıyorum. Maddi açıdan kendimi rahat hissetmemek adına sürekli bir takım konuları zihnime dikte ediyorum. Ve bilumum şeyler. Birde herkesin özene bezene anlattığı, bir halt sandığı ve aslında kimsenin anlamını zerre bilmediği Dark Triad özellikleri var. En azından psikolojik olarak bahsi geçen özelliklerden muzdarip olmayan bir erkeğe nazaran bolluk zihniyetine doğuştan sahibim. Genç arkadaşlarımıza uyarımdır, psikoloji rahatsızlıklarınız sizi ne çekici, ne farklı, ne de seks makinesi yapmaz. O çok özendiğiniz Karanlık özelliklerin sonu; 20 MG Tranko Buskas yutup, ölü gibi yatmaktan öteye gitmiyor. Çok dağıtmayacağım, konumuz uzun süredir bahsettiğim diskalifiye tekniği.

Tekniğin ana kaynağı; Muhtaç olmama halidir. Rollo Tomassi’nin -Tabak Çevirme- yöntemi ile benzerdir. İkisini birbirinden ayıran nokta Tabak Çevirmek tamamen kadınları tanımaya ve onları kendilerine has özelliklerine ayırarak, kendimiz için doğru olanı seçmek üzerine iken, Diskalifiye tekniği geceyi yalnız geçirmemek adına yapılan küçük bir kurnazlıktır, baştan uyarayım yatırım tavsiyesi değildir. Uzun zamanda getirisi yoktur, bas-geç.

İlgilendiğiniz kadının yanından uzaklaşmaktan, hedefiniz dışındaki insanlarla sohbet etmekten, kadında hemen harekete geçmediği takdirde şansını kaybedeceği izlenimini yaratmaktan ibaret bir teknik aslında. Bir şey için ne kadar çok uğraşmak zorunda kalırsak ona o kadar çok değer veririz. Dolayısıyla her etkileşimde onay veren taraf olun, onay arayan taraf değil. 

Bir kadını diskalifiye etmek için etkileşimin başında onunla ilgilenmediğinizi gösterin. Onun peşinden koşuyor olsanız bile diskalifiye etmek durumu tersine çevirir ve ona sizi kovalamak zorunda olduğunu hissettirir. Örneklendirmek gerekirse; Esmer bir hatuna, bugüne dek hep sarışın hatunlarla sevgili olduğunuzu belirtmek onu diskalifiye etmektir. Güzel kadınlar her daim erkeklerin radarındadır. Onlar her erkeğin kendileri ile yatmak istediğini düşünürler. Dolayısıyla kendinizi bu havuzdan çıkarırsanız, göze çarparsınız zira herkes sahip olamayacağı şeyi ister. Arkadaş gruplarında kadını diskalifiye etmenin bir diğer avantajı; onun her daim o kadının ilgisini çekmek için çabalayan erkekleri püskürtmeye alışkın arkadaşlarının kalbini kazanacak olmanızdır. Diskalifiye etmek güven oluşturur, tek motivasyonunuzun onunla yatmak olmadığını bilinçaltına yerleştirmiş olursunuz. İlgi göstermeden önce bekler ona sizi cazibesi, kişiliği ve zekasıyla kazanması için fırsat vermiş olursunuz. Diskalifiye tekniği her durumda gerekmez, bazen duygular karşılıklıdır. Bu ve benzeri durumları ayırt etmekte sizin elinizdedir, dünden razı bir hatuna gidipte bu bahsettiklerimi uygularsanız akşama Elizabeth ile mum ışığında tükrük köfte yersiniz söyleyeyim. Dış görünüşü nedeniyle kendini diskalifiye eden hatunlar için yine bu tekniğe başvurmanız gerekmemekte, onlar zaten bu silahı kendilerine doğrultmuş durumdalarsa, silahı ellerinden alın. Gerçi her 10 kadından 8’inin obez olup, yine 10 kadından 9’unun kendini güzel sandığı bir Türkiye’de son söylediğim pek mümkün değil ama istisnai durumların üzerinden geçmeden bırakmayayım. Bu kavramı akıcı olarak kullanmaya başladığınızda, flört etmenin temeli olduğunu kavrayacağınıza eminim. Diskalifiye tekniği asla ayrıştırıcı, yargılayıcı ve art niyetli değildir. Yüksek standartlarınız olduğunu ve her önünüze gelenle yatmadığınızı, herkesle ilişki kurmadığınızı göstermenin bir yoludur. Unutmayın kadınlara küçük kardeşinize sataşıyor gibi hafif tebessümle yaklaşmak bu işin temelidir.

Kadınlar buluşmada, saha çalışmalarında sürekli sizi test eder ve birçoğumuz orada öylece oturup, testi çözmeye çalışır. Tıpkı bir yarışma programında yeterince puan toplamaya çalışan zavallılar gibi. Fark edilmeyen şu; Teste boyun eğerek, zaten puan kaybediyorsun. Bu noktada ise eleme yöntemi devreye giriyor. Çok zor değil, eleme yöntemi olayı tersine çevirmenize ve kadının sizin standartlarınızda olup olmadığını görmenize yarar. Bunu yapmadan önce standartlarınızı belirleyin. Zihninizde ideal kadını oluşturun fakat ideal kadını bulayım derken, vasat üstü ve iyi kadınları kaçırmayın. Küçük bir örnekle anlamlandırayım; Hangi filmi seversin? Dediğiniz bir hatun ne cevap verirse versin; “Cidden o filmi sevdin mi ya, oldu o halde görüşmek üzere” deyin. Ya da “Hayatında yaptığın en çılgınca şey neydi?” Dediğiniz bir hatunun cevabına istinaden; “Harika anaannemle çok iyi anlaşırsın” deyip onu diskalifiye edin. Dans becerisinden, sevdiği dondurmaya kadar bir kadını diskalifiye etmek için türlü seçenek olduğunu unutmayın. Unutmayın, elemenin amacı kadını kötü hissettirmek değildir. Amacımız kendinizi önüne gelenle yatmayan, standartları yüksek bir erkek olarak tanıtmak asıl hedefimiz. Diskalifiye tekniği ile birlikte tam tersi kabullenme ve it-çek tekniği bir arada kullanıldığında her şey istediğiniz gibi ilerler. Hatuna iyi davranışlar için puan verirken, kötü davranışlar için puan kırın. Daha zorlu olmasını istiyorsanız, ona belirli eşiklerde ödüller verin. 40 puan = Kol kaslarına dokunmak (Spaghetti gibi kollarınız olmadığını varsayıyorum). 80 puan = Telefon numarası gibi. Bahsettiklerimin tümü prematüre bir ilişki yaratmakla alakalıdır. Gülümseyin ve onunla sevgili olacağınızı ya da evleneceğinizi söyleyin, dakikalar sonra söylediği bir şeye üzülmüş rolü yaparak ilişkinin statüsünü değiştirin. 

Onu kendinizden kurtarın. Birini uzaklaştırmaya çalışmak, sizi kovalamasının en iyi yoludur. Bunu kadınların nasıl yaptığını hepimiz tecrübe ettik. “Ben sana layık değilim, kötüyüm ben” uzaklaş benden değil mi? Evet, hiçbiriniz ne bana ne de bu yazıyı okuyan erkeklere layık değilsiniz. Girip çıkmak istediğimiz bir delik olmasaydı, sizinle asla uğraşmazdık. Bir hatun size yaklaştığında; “Senin gibi iyi bir kızın, şuradaki iyi çocukla yakışacağını düşünüyorum” iyi bir örnek.

Kendinize maddi bir değer biçin. Tıpkı bir kadının evlenmek için “5.000 liralık tek taş” istemesi gibi düşünün. Size dokunan bir kıza “ 50 dolardan başlıyor bu yaptığın” deyin. 

Onu friendzone’a atın. Nasıl ama? Hep bize mi lan?! Evet, flört esnasında “Harika bir dostluk kuracağız” deyin. Götünüz yerse tabi. Bu noktada patlamadıysanız, asla patlamazsınız.

Rolleri değişin. Bariz tavlama laflarından uzak durmasını, size bir et parçası gibi bakmaktan vazgeçmesini söyleyin. Senaryo imkansızsa, sonuç etkili olacaktır. 

Küstah olun. Açmama gerek yoktur sanırım? Saha raporlarımdan az çok kavramışsınızdır, hani şu “Neg değil bu hakaret” dedikleriniz.

Rekabet etmesini sağlayın. Daha ilginç kadınlarla konuşmak için fırsat kollayın, alıcıları daima açık tutun.

Ona meydan okuyun. Henüz sizinle takılmak için yeterince çılgın, enteresan ya da akıllı olmadığını belli edin. Karar verme aşamasında bir süre takılı kalın. 

Birçoğunuz için bu yöntem zor olacaktır, sebep tekniğin zor olması değil sizin hoşlandığınız kadınların etrafında söylemek üzere yetiştirildiğiniz şeylere aykırı olmasındandır. Diskalifiye ifadeleri tepki, cevap, karşılıklı beklenmeyen bir ruh hali ve vücut diliyle yapılmalıdır. Kimi zaman aşırı tepki gösterenler olacaktır, bu noktada panik yapmayın zira aldığınız her tepki flörtü başlatmak için verilmiş bir onaydır. Dozajını kişinin karakteristik özellikleri belirler.

Birçok PUA’nın (Ünlü-Ünsüz) başvurduğu tekniklerin atası olan Diskalifiye tekniğini ilişkilerinize adapte edebilirseniz, başarı oranınız %50 artacaktır. 

Keyifli günler. 

Enchiridion – Stoacı Felsefe ve Yaşama Rehberi – Bölüm III.

9. Hastalıklar sadece vücudunun işlemesine engeldir, tercih yapma iradeni engelleyemezler, yeter ki senin iraden engellenmeyi tercih etmesin. Topallık bacağının kösteğidir, tercih yapma iradenin değil. Her şartta bunu kendine tekrarla. Göreceksin ki engeller seni değil, başka şeyleri kısıtlamaktadır.

10. Karşılaştığın her zorlukta, onunla baş etmek için hangi güçlere sahip olduğunu düşün. Çekici bir insanı görerek tahrik olduğunda, bu arzuya karşı kendini tutma gücün olduğunu keşfedersin. Acı çektiğinde tahammül gücünü keşfedersin. Hakarete uğradığında sabır gücünü keşfedersin. Zamanla bu alışkanlığın kuvvetlenir ve bu kuvvet dış etkilerin seni sürükleyip götürmesini engeller.

11. Asla “şunu kaybettim” deme, sadece “geri verdim” de. Çocuğun öldü mü? Hayır, geri verildi. Eşin öldü mü? Hayır, geri verildi. “Malıma mülküme el kondu.” O da geri verildi. “Ama onu alan kişi kötü biriydi.” Sana verilen şeyin geri alınması için kimin görevlendirildiğinden sana ne? Emanet sende olduğu sürece ona iyi bak, ama sana aitmiş gibi düşünme, bir handa konaklayan yolcu misali.

12. İlerleme kaydedebilmek için, “işlerime dikkat etmezsem yoksulluğa düşerim” veya “kölemi disiplinli olmaya zorlamazsam işe yaramazın teki olup çıkar” gibi düşünceleri terket. Yeis ve endişeden uzak olarak açlıktan ölmek, refah içinde huzursuz yaşamaktan iyidir. Sen mutsuz olacağına kölen işe yaramaz olsun, daha iyi.

Bunu sağlamak için değeri düşük şeylerle başlayarak – dökülen biraz yağ, çalınan bir miktar şarap – kendine şunu tekrarla: “Sükunet ve iç huzuru için ödenecek küçük bir bedel bu. Tamamen bedava hiç bir şey yok. Kölene seslendiğinde onun seni duymazdan gelmesi ihtimaline hazırlıklı ol, veya cevap verse bile, senin söylediğini yapmamasına. İç huzurunu ona emanet etme.

13. Dünya işleri konusunda bilgisiz veya saf olduğunu düşünebilirler. İlerleyebilmek uğruna, buna katlanman gerekiyor. Bir âlim olarak şöhret salmaya heveslenme. Başkaları senden etkilenebilir ve önemli biri olduğunu düşünebilir, bunlara kendini kaptırma. İradeni doğaya uygun hizada tutmaya çalışırken bir yandan da harici şeylerle ilgilenmen zordur. Birine fazlaca eğilirsen diğerini ihmal etmek zorunda kalırsın.

14. Çocuklarının, eşinin, arkadaşlarının sonsuza kadar yaşamalarını dilemekle aptallık edersin; bu, senin elinde olmayan bir şeyi dilemektir ve sana ait olmayan şeylere sahip olmayı istemektir. Keza, hizmetkârlarının hatasız ve dürüst olmasını istemek de aptallıktır; bu, kötülüğün kötülük değil de başka bir şey olmasını istemeye denktir. Arzu ettiğin şeylerde hüsrana uğramaman sadece kendi elinde olan şeylere odaklanmanla mümkün olur.

Arzuladığın şeyleri ihsan etme veya kaçındığın şeyleri engelleme gücüne sahip olanlar sana efendi olurlar. Özgür olabilmek için başkalarına bağlı olan hiç bir nimeti arzulama, hiç bir külfetten çekinme. Aksi halde onların kölesi olursun.

15. Her zaman bir ziyafetteymiş gibi davranman gerektiğini hatırla: Yiyecekler ve içecekler yanına geldiğinde elini uzat ve kibarca kâfi bir miktar al. Yanından geçip gidiyorsa onu çekiştirip durdurmaya çalışma. Henüz sana ulaşmadıysa iştahla gözün dönmesin, sana gelene kadar sıranı bekle. Çocuklarına, eşine, servetine ve makamına da aynı tavrı göster, böylece tanrıların ziyafet sofrasına oturmaya hak kazanırsın. Daha da ileri gidip önüne konan şeyleri bile almaktan imtina edebilirsen, tanrıların sofrasında sadece bir konuk olmaz, onlara denk olursun. Diogenes, Heraklitus ve onlar gibi başkaları aynen bu şekilde davranarak ilâhi olarak anılmayı hak etmişlerdir.

16. Birisini evladından ayrıldığı için veya işlerinde zarara uğradığı için üzüntüyle gözyaşı dökerken görürsen, dışarıdan görülen intibaya kapılıp durumunun gerçekten kötü olduğunu düşünme. Zihnini hazırlıklı tut; düşün ki bu kimse olayın kendisi yüzünden değil –öyle olsa başkaları da aynı acıyı çekerdi– olaya dair kendi hükümleri yüzünden acı çekiyor. Yine de ona destek olmaktan geri durma. Sözlerinle, hatta onun üzüntüsünü açıkça paylaşarak onu teselli et. Ama bu üzüntünün senin içine de sirayet etmemesine özen göster.

17. Bir müsameredeki bir aktör olduğunu hatırında tut. Oyunun nasıl olacağına yazarı karar verir: Kısa isterse kısa, uzun isterse uzun. Senin yoksul birini oynamanı uygun görmüş olabilir, veya bir kötürümü, bir hükümdarı, veya basit bit vatandaşı. Rolün ne olursa olsun onu doğana uygun şekilde oyna. Çünkü senin işin, sana tayin edilen karakteri en iyi şekilde canlandırmaktır. Karakteri seçme işi başkasına aittir.

Bitti.

 

Kaynak : Enchiridion- Epiktetos – Dover Publications – Sf : 1-30

O İstediğini alacak! Bunu Kabul Et ve Umursamayı Bırak

Etrafta birçok eleman 27 yaşındaki atlı karıncaya biner gibi takılan hatunun 30 yaşına gelip duvara çarparak yaşayacağı duvar sendromunu ve geçmişi ile ilgili yaşayacağı pişmanlığı düşünüp mutlu oluyor. Ancak siz eşitlikçi karma (ÇN:Karmic Fairness) kafasında düşünen bazı kötü haberlerim var.

Hiç de öyle olmayacak. Hepsi birer betaya kapak atacak!

Hani şu partide 3 elemana birden vurduran hatun vardı ya? 30 yaşına geldiğinde kendine bakir bir beta sağlayıcı bulup kendine 30 bin liralık çiçek ve büyük bir düğün yaptırıp, eşiyle ayda yılda bir seks yapıp, alfa s*ki aramaya devam edecek ve ondan hamile kalacak sonra da boşanıp betaya nafakayı geçirecek.

Adamın suratında şişe patlatan kızı hatırladın mı? Eleman karşılık verdiği an beyaz şövalyeler tarafından linç edilecek.

Okulda güzel bir hatun vardı hani? Betalar manyak gibi ödevlerine yardım etti. Şimdi feminist önceliği tanınmış bir şekilde İntel’de çalışıyor. Çünkü kadınlar daha fazla iş hayatında yer almalı.

Uzun lafın kısası senin o kızın başına gelecekleri bilmen ve bunan sinir olman diğer 1000 tane aç betanın hatunun hizmetinde olmadığı anlamına gelmiyor.

O yüzden hayatına devam et. Onun ikinci X kromozomu ona birçok avantaj sağlayacak. Bunu düşünmeyi bırakmalısın. Nasıl doğacağımızı seçme şansımız yok maalesef.

O yüzden hayatına devam et. Onun ikinci X kromozomu ona birçok avantaj sağlayacak. Bunu düşünmeyi bırakmalısın. Nasıl doğacağımızı seçme şansımız yok maalesef.

Afrika’da aç bir çocuk olarak dünyaya gelebilirdik.

Bir çocuk asker olabilirdin.

Kuzey Kore’de doğmuş olabilirdin.

Prenses Diana’nın en büyük oğlu olabilirdin.

Evet yeryüzü acımasız ama buradan bakınca hiçbirimiz fena şartlarda yaşamıyoruz. Hatta gayet iyi durumdayız. Doğum haklarımız üzerinde değil de kendi hayatımız üzerinde kontrol sahibi olduğumuzu anlamalıyız bence.

Senden üstte ve altta olan insanlar var. Bu sadece kadınlar erkekler arasında değil, bütün sosyal sınıflar arasında olan bir şey.

Bırak sinirin itici gücün olsun. Onu nasıl kullanacağını öğren ve yoluna daha anlamlı şekilde devam et.

Bazı insanların daha az emekle hep daha fazla kazanacağını ne kadar erken kabul edersen o kadar hızlı yakınmayı bırakıp kendini geliştirmeye başlarsın.

Çünkü yakınmak feministlerin işi.

Sinirden çıldırmak sana yardım etmeyecek. Sadece olaylara daha fazla acı bir şekilde bakmanı sağlayacak ve seni en hızlı tüketecek şeylerden birisi de budur.

Çeviri: She’s Going To Get Away With Whatever She Wants. Accept It. Stop Caring.

Çeviren : Jagdpanzer

Tek taş pırlanta yüzük neden alınmaz?

Bugün zorla da olsa ödeyebilene sanki zorunlulukmuş gibi algılanan tek taş pırlanta yüzük, feminen öncelikli propogandanın beyin yıkama kabiliyetine en güzel örneklerden biri. Bu “adet”, elmas üreticisi De Beers’in 1938 yılında elmas fiyatlarını şişirmek ve yeni pazar açmak için yaptığı bir reklam kampanyasından geliyor, öyle romantik bir geçmişi yok (nişan yüzüğünden bahsetmiyorum, sorsan “başlık parası mı ne kadar çağdışı” diyen modern kadının başlık parası olan tek taş pırlanta yüzük adetinden bahsediyorum).

Bugün beyaz yakalı bir erkeğin 3 maaşını bu saçmalığa gömmesi bekleniyor. Gömmeyin. Bu yaşıma kadar gelmiş ve evlenip boşanmış biri olarak övündüğüm şeylerden biridir, gücüm yetse de “bana kimse o taşa o kadar para verdiremez” deyip bunun arkasında durmuş olmam. Almadım, almayın, aldırmayın.

Her neyse, yazıyı yazma sebebim, aşağıdaki tek taş yüzük reklamı (alt yazıyı açın). JamesAllen.com firmasının “How Do You Know If A Girl Loves Her Diamond Ring” adlı reklam filmi (“bir kızın tek taş pırlanta yüzüğünü sevdiğini nereden anlarsınız”).  Rollo Tomassi’nin sıklıkla bahsettiği ve son zamanlarda utanmazca ortaya sürülen açık hipergaminin (göstere göstere alfa siker beta öder) iyi bir örneği.

 

Hatunun kucağında bir gece hopladığı Jose de beğenmiş! Ne kadar romantik değil mi? Yüzüğü veren sünepenin diz çökerek attığı bekleyen beta (ya da yavru köpek) bakışına, hatunun eski erkek arkadaşı ve Jose’nin resmedildiği zengin alfa – fakir ama piç alfa tiplerine dikkat.

Günümüzde reklamcılar alıcısı aslında erkekler olan bir ürünü satarken bile erkekleri aşağılayıp dalga geçmekten gocunmuyor.

Kadına tek taş alan bizden değildir.

Kadına diz çökerek evlenme teklif eden bizden değildir.

Tek taş kollektif yapılan shit testlere iyi bir örnek. Diz çökerek evlilik teklif etmek de.

Saha Raporu – Az Masrafla S – Kapanış –

Son saha raporuma konu olan hatundan hala haber alınamıyor. Paragraf bitiminde belirttiğim üzre kendisini şehrin merkezinde yer alan barlardan birinde bir saat kadar beklettikten sonra, arayıp; “Ben gelmiyorum, halletmem gereken bir iş var” dedim ve o günden sonra kendisiyle görüşmedim. Bunu neden yaptığımı sorgulayanlar olmuş, makul bir sorgulama. Tamamen egomu tatmin etmek için yaptım, ayrıca o saatlerde şu an yazdığım saha raporuna konu olan hatun ile ilerleme kaydediyordum. Geçen raporda bahsi geçen risk durumu burada devreye giriyor, benim için risk yanında erkek olan bir kadını elde etmek değil aksine elde ettiğiniz kadının potansiyelini kavramadan hareket etmektir. Elimin altında garanti bir seks varken, seks olma ihtimali yarı yarıya düşmüş bir kadına yatırım yapmak makul bir hareket değil. Risk yönetimi tam olarak budur. Doğru olanı tahayyül etmek ve o yolda ilerlemek. Bir ufak açıklama ise benim içinde bulunduğum durum ve Kırmızı Hap’a dair ters düşen tavırlarımı yorumlayan sevgili okurlarımıza gelsin; Uzun yıllar iğdiş edilmeye çalışıldım, benimde sizler gibi başarısız olduğum birden fazla hikayem var. Bugün Kırmızı Hapı almış olsam dahi, bunu pek hayra alamet işlere kullandığım söylenemez. Kırmızı hapı almış olmamın ana nedenlerinden biri kendimi dizginlemek, fazlasını yapacağım noktada  dur levhası olarak kullanmak.

Genç dimağların beni örnek alması, benim açımdan sorun teşkil etmiyor. Sonsuzluk ve Mahmut Abi gibi iki harikulade örnek varken, sırf ben birkaç hatunla net ifadeler içeren diyaloglar kurup, sevişiyorum diye beni örnek alacak yaşı küçük okurlarımızın gelecekten yana tek beklentisi seks, seks, seks. Asıl problem burada başlıyor. Tüm yazılanların temelini kadınları elde etmeye bağlıyoruz. Her konu başlığı altında “Bir kız var, bir kadın var, eski sevgilim, sevgili aday adayım” gibi konuyu saptıran yorumlar bunun en basit örneği. Gereksiz uzattım farkındayım, bu haddinden fazla detay içeren ve açılışlarıma dair açıklamaların bulunduğu uzun bir rapor bunu bilerek okumaya devam etmenizi tavsiye ederim. O halde başlayalım. 

Gürültülü geçen birkaç günün ardından kafa dağıtmak için sokağa çıkmaya karar verdim. Nereye gideceğimi düşünürken bir yandan yürüyordum, bir yandan müzik dinliyordum. Metroya doğru yöneldiğimde karşıma “Engellilere destek amaçlı” dergi sattığını söyleyen 1.71 boyunda, sarışın, fit bir hatun çıktı. O an onunla iki kelime etmek istemediğimi fark ettim fakat kriterlerimi karşılıyor olması yanında hatun cidden tahrik edici derecede güzeldi. “Birkaç işim var, dönüşte görüşelim ne dersin?” dedim. “Hep öyle söylüyorlar ama kimse dönmüyor” dedi. “Büyük ihtimal bende onlardan biriyim, yinede bir saate kadar buralarda olmaya çalış” dedim. Velhasıl işlerimi hallettim, güzel bir yemek ve harika bir kahveden sonra eve dönüş yoluna koyuldum. Metrodan çıktığım anda hatun karşımda oturuyordu, beni görmedi. Bir sigara yakma bahanesiyle dururken, yaklaştığını fark ettim. Hatunun vücut dili tamamen cebimdeki paraya odaklandığını belli ediyordu. Ben ise 5 lira karşılığında bir engelli dergisi ve sert bir seks alabileceğim konusunda kendimi ikna etmiştim bile. 

“Şimdi bu dergiyi engelli vatandaşlar için satıyorsun yani?” 

  • Evet, aslında bugünkü kotamı doldurdum yarın buralarda olacak mısınız?

“Pek sanmıyorum, evim buraya oldukça yakın fakat seni görmek ister miyim emin değilim?!”

  • Niye yaa?!? Hem topluma yararlı bir birey olacaksınız, hemde biraz sohbet etmiş olacağız.

“Peki akşam biraları kiminle içeceksin? Kazandığın paranın yüzde doksanının bira, patates kızartması, sigara olarak sana geri döndüğünden eminim. Eğer paylaşımcı olacağına inanırsam, bunu kimseye söylemem” 

  • Aaa.. Siz baya baya konuya hakimsiniz ama biz tamamen engelliler için çalışıyoruz.

“Tamam, tamam ben bunu yemiş sayılayım. Aslında madem bugün işin bitti, gelip bana eşlik edebilirsin. Arkadaşlarımla bir şeyler içmeye gideceğim, ortamdaki çirkin kız ihtiyacını karşılarsın” 

  • Ben mi çirkinim?! Tamam siz dergi almayın, bende sizinle gelmeyeyim. 

“Gideceğim mekanda olabildiğince alıngan kız var, bana çirkin kız lazım alıngan değil”

  • Belki başka zaman, görüşmek üzere.

“ Pekala, yarın 16:00 gibi burada olacağım. O saate dek işlerini bitirmiş ol, unutma biralar senden”

  • Bakarız.

Şimdi bu noktaya dek ne yaptım? Birkaç ufak neg attım. Güzel bir kadını gözümde çöp tenekesine çevirdim, onun yaptığı işin bilincinde olduğumu belirttim, onu değersizleştirdim ve kendi değerimi onun üzerinde konumlandırdım.

Bu direkt bir açılıştan ziyade indirekt bir açılış, burada benim herhangi bir çabamda söz konusu değil. Açılış olarak adlandırdığımız, sahaya çıkmak olarak nitelendirdiğimiz şey işi, gücü bırakıp kadınlarla dolu bir gün yaşamak değil sadece alıcıları açık tutmak ve fırsat kollamaktır. Sabah Sporu adlı saha raporunda ben kadınlara yönelerek bir seçim yapıyorken, burada bana farklı bir konu ile yaklaşan hatunu fırsat olarak gördüm. Ayrımı iyi yapmak lazım. 

Kadınlara yaklaşmak ne kadar zorsa, kaba bir şekilde reddedilmekte o kadar zor. Açılış yapmakla ilgili sorun yaşayanlara için ise şunu söyleyeceğim; Çoğumuzun dünyaya gösterdiği şey her zaman gerçek benliğimiz değildir. Kötü alışkanlıklar ve geçmiş yıllarda yaşadığımız korkuların kombinasyonudur. Kadınların sizinle sevişmek istemediğini mi düşünüyorsunuz? Şuna bir baksanıza; Klitoral, vajinal, psikolagnik birçok orgazm yaşayan bir canlıdan bahsediyoruz. Doğru  erkek olursanız, sizinle sevişmek için can atacaklardır. Konumuza dönelim.

Akşama dek yapılması gereken işlerimi hallettikten sonra, hatunun bulunduğu caddeye doğru ilerledim. Gece için birkaç arkadaşımla sözleştim ve hatunu arkadaşlarımın yanına davet etmek için kendimle iç diyalog kurdum. Arkadan sinsice yaklaştım ve ona doğru eğilmeden, net ve güçlü bir ses tonuyla;

“İyi, iyi ciro yaptığını gördüğüme sevindim. Akşam için güzel bir planım var. İşlerini halledebildin mi?”

  • Gelmezsin sanıyordum, dergi alacak mısın? 

“Henüz karar vermedim, beni ikna etmeni bekliyorum”

  • Hahaha, illallah ettirdin iki günde. Bir saate işim biter. Bekleyecek misin?

“Seni mi? Bilmem. Şöyle yapacağız. Telefonun yanında değil mi?”

  • Evet, ama numaramı falan vermem.

“Numaranı isteyen kim?. Versene telefonunu.”

  • Çabuk ama işlerimi bitirmem lazım.

(Burada küçük bir kötülük yaptım ve numarasını istemeyeceğimi söylediğimden, kendi numaramı kaydettim ve kendimi aradım) 

  • Eee?!? Numaramı aldın.

“Evet, ben senden numara istemeyeceğimi söyledim. Almayacağım demedim. (33. No’lu Gülüş). Ararım seni yarım saate, görüşürüz.”

Hatunun yanından ayrıldım ve biraz mağazaları dolandım, bu hatundan iş çıkacağına inandığımdan kaynak ayırmaktan çekinmedim. Alınabilecek bir risk, zira harcadığım büyük bir emek ya da kullandığım bir açıcı yok. Ayağıma gelen bir fırsat var ve bunu kullanmak elimde.

Reddedilebilirdim, bu gayet doğal. İhtimaller dahilinde olan her şeye kabulüz. Kendimizi bir sakız olarak hatuna sunuyoruz, sakız çiğnemekten hoşlanmayabilir ya da o an sakız çiğnemek istemiyor olabilir belki dişleri sakız çiğnemek için müsait değildir? 

Velhasıl yarım saat sonra hatun aradı.

  • İşim bitti, pek vaktim yok. Neredesin?

“ xxx’e gel. Arkadaşlarla oturuyorum.

Hatun geldi. Arkadaşlarla tanıştırıldı, sohbetler edildi. Birkaç kadeh ben, birkaç kadeh hatun şarap içtik. Bu tamamen beklenmeyen bir gelişme oldu benim için, ben iki biradan sonra hatunun huysuzlanmasını bekliyordum. Sohbet koyulaşmaya, hatun bana ve arkadaşlara uyum sağlamaya başladı. Bu sırada telefonuna gelen mesajlarda ev ahalisi ile problemleri olduğunu fark ettim. Ve bunu bir silah olarak kullanmaya karar verdim. Konuyu şöyle gündeme getirdim.

“Aslında.. Uygun koşullar oluştuğunda gayet topluma faydalı bir bireyim, özellikle ailevi konularda kafam rahatsa, çevremi mutlu etmek benim için baya çocuk oyuncağı”

Not : Anlatıldığında gayet absürt gelen bu giriş, birçok kadını temelden etkileyen bir üslup ile oldukça etkili bir silah.

  • Aile mi? Benim pek anlaşabildiğim söylenemez. Babamla hiç frekansımız tutmuyor, bazen kocaya kaçasım gelmiyor değil. (Hahaha) 

Not : Burada kaybolan baba figürünü kendimde klonladım, bunun ne olduğunun bilindiğine eminim. Şefkat, hatunun hayatına tatlı-sert getirilmiş yorumlar, küçük negler. Ezcümle sohbet tam olarak istediğim kıvama geldi. Hatunu kulak memesi kıvamında yumuşattıktan sonra artık davete icazet etmesi gerektiğini işlemek ve ardından davet sunmak gerekiyor.

“Gece geç saatlerde dışarıda olman, küçük bir kız için uygun bir hareket değil.”

  • Ne o şimdide babam olmaya mı karar verdin?

“Ben eve gidiyorum. Geceyi sokakta mı geçireceksin?”

  • Soruma cevap verecek misin?!

“Hangisine? Kafanın içinde yüzlerce soru olduğuna adım gibi eminim, hepsini burada cevaplayamam. Birkaç sokak ötede oturuyorum, uzatmasak?”

  • Seninle sevişmeyeceğim.

“Sevişmek? Ben bakirim!”

  • N..Nasıl?

“Anlatırım bir ara”

  • İyi, çok durmayacağım eve çağrılabilirim. Anahtarlar bende.

“Problem yok, evimde uzun süre kalmanı isteseydim kira bedelini konuşmamız gerekirdi”

Not : Diyalog arasında olan biten her şey bir geribildirimdir. Söylediklerinizi tepkilere göre uyarlayın. Aldığınız her olumsuz geribildirimi çekiciliğinizi artıracak unsurlara dönüştürecek yanıtlar geliştirin. Ne yaparsanız yapın şunu asla unutmayın; Kadın size gelebilir, siz kadına gidebilirsiniz fakat tek yapmanız gereken sizin açmanız. Siz açın. Kontrolü elinize alın ve bir daha asla bırakmayın. 

On dakika kadar sonra evde olduk. Bir şeyler atıştırmak üzere mutfağa yöneldiğimde kanepenin bir köşesinde oturup kitaplarımla ilgilendiğini gördüm, burada birkaç ilgi gösterisinde bulunabilirdim fakat o an tek isteğim yemek yemekti, hatun en nihayetinde evimdeydi ve yaklaşık yirmi dakika sonra sevişeceğimizi tahmin ediyordum. İşi oldukça ağırdan aldım. Yemek yedik, bir kadeh daha şarap içtik. Oldukça yakınlaştık, şimdi aynı kanepede yan yanaydık ben tam olarak bu anı beklediğimi söyleyebilirim. Yinede birkaç dakika seviştik, bu esnada bana – Hani bakirdin sen?! – dedi. “Evet, ilk sen olacaksın baya heyecanlıyım umarım sıçıp sıvamam” dedim. Pek tabi tecrübeli olduğumun farkındaydı. Fakat fazla beklemiş olacağım ki telefonu çaldı, eve geçerken bahsettiği acilen çağrılma yalanı, gerçek olmuştu. Ailesi kapıda kalmış ve gitmesi gerekti. Bu noktada birçok erkek gitme, kal, beklesinler, on dakika geç git diyecektir eminim.

  • Gitmem gerek. (Bunu gerçekten tahrik edici bir tonda, iniltiyle söyledi) 

“Öyle mi? Tamam, bende çıkıp biraz dolanırım. Müsait olduğumda seni ararım, paslaşırız”

  • Nezaketen bi kal deseydin.

“Bende ne zaman gideceksin diye düşünüyordum. İyi oldu aslında, gittiğinde teşekkürlerimi ilet sizinkilere”

  • Sanki ben kendim geldim, şuna bak ya. Gelmeyiz bi daha. 

“Biraz içerlemiş gibisin?”

Not : Lan bu repliği çok seviyorum, sonunda bir kadına karşı kullanma imkanı bulduğum için çok mutluyum. Eruhluya selam olsun.

  • Dalga mı geçiyorsun?

“Çıkalım mı? Yarın ararım seni.”

Derken çıktık, hatunu yolumun üzerinde olduğu için gideceği yere bıraktım, sonrasında ertesi gün buluşuldu, muhabbet edildi. Birkaç kadeh bir şey içildi. Ardından eve geçildi. Ne olduğunu detaylandırmam lüzumsuz. Konuyu haddinden fazla uzatmamak adına son geceyi paylaşmıyorum zira bir önceki gün ve gece tüm temeli attığımı açıkça anlattım. Son rapor doğrultusunda detaylandırma yapmam istenmiş, konuyu elimden geldiğince detaylandırarak aktardım. 

Bir sonraki saha raporunda görüşmek üzere.