Kırmızı haplı flört

Duygusal güç – Bir erkeğin sahip olabileceği en büyük güç yazısında şöyle demiştik :

Çoğu erkek, kadının onayına ihtiyaç duyarak çok fazla konuşur ve çok fazla gülümser. Bunları unutun. Şarkıları, dansları, çiçekleri, çikolotaları ve bunlar gibi tüm romantik yalanları aklınızdan çıkarın. Siz erkek adam değilseniz böyle şeyler her zaman geri teper. Bunlar sizin seksi olmadığınızı ve eksiğinizi böyle kapattığınızı gösterir ve kadınların sizi itici bulmasına neden olur. Bunu açıkça yüzünüze söylemezler tabii: “sorun sende değil bende” derler.

Bir kadınla ilk tanıştığınızda şu kurala her zaman uyun: İlk 3 – 4 ay hiçbir İYİLİK, İLTİFAT VE HEDİYE yok. Kadının yaptığı hiçbir şeye duygusal bir tepki vermek yok. Nokta!

Bu yazdıklarımız, mavi haplı ana akım tavsiyelere oldukça ters olduğu kadar, mavi hap öğretisinin kızı kaybetme yolunda hata olarak lanse ettikleri şeyler. Eşitlikçi bakış açısından (kadınların erkeklerle aynı şekilde düşündüğünü sanmak) ise pek mantıklı değiller. Zaten o yazıda da, bu kurala itiraz edenler oldu.

Fredmadison rumuzlu okuyucu şöyle sormuş :

Kıza iltifat etme, seni seviyorum deme, hediye alma, çok gülme diyorsun ya, kıza ilgim olduğunu nasıl belli etmeliyim? Yeni tanıştığım bir kıza karşı davranış biçimim nasıl olmalı? Hani sevgili olmadan önce bir flört evresi vardır ya, işte o evrede neler yapmalıyız. Sen yıllardır bu işin içindesin, bu konuda çok bilgili olduğunu düşünüyorum; kızı görüp beğendikten sevgili olana kadarki süreçte oyunu nasıl oynamalıyız?

Bu yorum bana göre birkaç açıdan çok garip. Az çok güzel her kadın, erkeğin mesaj yazarak, arayarak, bir yerlere davet ederek onunla ilgilendiğini ve hatta sonunda seks yapmak istediğini bilir. Yani erkeğin ilgisini belli etmek için yapması gereken ekstra bir şey yoktur. Mavi haplı erkeğin iltifatı, seni seviyorumları ve hediyeleri ön koşul sanmasının nedeni (a) seks ve ilişkide kadının 100% seçen ve ikna edilmesi gereken taraf olduğunu düşünmesi (ki böyle düşündüğü için gerçekten de kadın 100% seçen taraf haline gelir) ve (b) kendinin kadın için ödül olduğunu düşünmemesidir (ki seni seviyorumların, iltifatların ve hediyelerin de kadına anlattığı budur – ben bir erkek olarak yetersizim ve açığımı sana duygusal tampon fonksiyonlu ATM olarak kapatacağım).

Nasıl böyle olmasın ki? Kendi dar çevresi dışında kadına yürümekten sanki kadın tek darbede kafasını koparacakmış gibi korkmasına neden olan çıtkırıldım egosu ve kıçını kaldırıp hergün aynı saatte 2 şınav çekmekten aciz iradesi ile günümüz mavi haplısı için, kendi dar sosyal çevresinde olan az sayıdaki güzel kızdan kendine ilgi göstereni gerçekten de nimettir. Aslına bakarsanız bu erkeklerin azımsanamayacak 20’lerinde tamamen aç kalsınlar ki 30larında aynı yaşlarda veya daha yaşlı kadınların köprüden önceki son çıkışı rolünü oynasın diye programlandıklarından bu ilgi ve hediye olayına bile giremez ama neyse.

Kızı görüp beğendikten sonra sevgili olmadan önce ne yapmalıyız? Cevabı bu sitede bulabilirsiniz ama ben özetleyeyim.

Diyelim genç oğlumuz Mert şu an kırmızı haplı ve bekar (şanslı piç) ve bekarlığın tadını çıkardıktan sonra yeniden sevgili istiyor. İlk yapması gereken kendisine hemen 3 aday yaratmaktır. Daha fazlasına yetecek zamanı varsa bile Mert o zamanı misyonuna harcasa daha iyidir. İki aday ideal değildir ama yine de tek adaydan iyidir. Mert ya hiçbir kıza yazmamalı ya da en az iki adayı olmalıdır.

Mert’in izleyeceği flört stratejisi dokun – el tut – öp – sarıl – seks yap hedeflerine doğru her kızla tek tek yürümektir. Bunlar da buluşma gerektirir. Mert’e bu basamakları en hızlı şekilde atlatan kadın (Mert’in de içinin sinmesi ile) ipi göğüsler ve sevgili olur. Mert ahlaksız Mahmut modundaysa ipi göğüsleme çıtasını en az 3 ay takılalım bakarız seviyesine çekip bir süre tabak çevirebilir. Ama Mert’in çoğunuz gibi efendi bir insan olduğunu kabul edelim.

Bu stratejinin birkaç yararı ve yan etkisi var (kızlar sinirlenince sağlam yolabiliyor). Yararlarından başlayalım.

Bir insanın davranışlarının duygusal ve zihinsel seviyesini, duygusal ve zihinsel seviyesinin davranışlarını etkilediği gibi etkileyeceğinden bahsetmiştik. Aslına bakarsanız “öğrenilmiş maskülin karizma” diye tanımlayabileceğimiz Oyunun mantığı da budur. Neyse. Siz bekarken sniper yöntemi tek kadınla flört ederseniz, “Rollo Tomassi’nin askeriyim ben, oneitisi aştım” deseniz de kız sanki oneitis imiş gibi davranacağınızdan, eninde sonunda oneitis çukuruna düşebilirsiniz. Tek kıza yazarken ister istemez kız oneitismiş gibi davranacaksınız. Öyle hissetmeye başlamamanız ciddi ve sonunda nafile olabilecek bir çaba gerektirir.

Paralel flört eden Mert ise hem oneitis çukuruna düşemez hem de çoğu erkek gibi “Buse şunu neden yaptı, beni öpecek mi, acaba mesaj mı yazsam” diye düşünmez. Garibimin bunları düşünecek lüksü yok ki 😀 Zira Buse ilerlemiyorsa Merve, Merve ilerlemiyorsa Gamze ipe doğru koşmakta. Aynı şekilde Buse Mert’i ekerse Mert yeni aday bulana kadar Merve ve Gamze vardır.

Paralel flört ederken kızların birbirini bilmemesi lazım. Sevgili materyaline sahip çoğu hatun, paralel flörtü çakarsa tokadı da çakar ve gider. Yani göstere göstere yapamazsınız. Özellikle korku oyununu yanlış anlayıp göstere göstere yapmayı denemeyin. Ama (ve bu büyük bir ama), sizin bu kızlardan herhangi birinin çantasında keklik olmadığınız her tarafınızdan akar. Hatta öyle ki, siz kızlar şüphelenmesin diye kıza artı ilgi gösterseniz bile tabak çevirmenin rahatlığı kızda gerilim yaratır. Bu da kızların bazılarında ipi göğüsleme ve Mert’i kapma telaşı yaratırken, kendine tapacak ve böylece kendini sömürtecek kaynak arayan kızlarda da hoşnutsuzluk yaratır ve bu kızlar yarışmadan çekilir. Daha flört aşamasında aşırı ilgi talep eden ve erkeği utandırma taktikleri ile manipule etmeye çalışan kızlar bu şekilde sizi bırakacaktır. Tabii sekssizlikten ve alternatifsizlikten siz şu an her amı kar sayılıyor olabilir ama güvenin bana, bu kızların gitmesi iyi bir şey.

Bazen de bu 3 tabak da düşer. Bunlar hep aynı anda düşmeyeceğinden Mert sürekli yeni aday bulursa eninde sonunda bu kızlardan biri Mert’in hayatına yerleşip kendini sevgili ilan eder ve diğer tabaklar da düşer. Burada kırmızı haplı çocuk kafa yapısını sabit tutmak esastır.

Peki abi neden 3?

Oyun / yürüme süreci bir satış süreci olduğundan. Burda ürün (daha doğrusu servis) ve satıcı sizsiniz. Her iyi satıcı bilir ki, bir satışı neredeyse garantilemek için pipeline’da en az 3 aday olmalıdır (aslında 3 – 4 aday). Çünkü her iyi satışçı bilir ki, adaylar başka satıcıları da değerlendirmektedir, pazarda rekabet vardır ve çoğu aday başka satıcıları (ya da hiç satın almamayı) seçerek kendisini ekecektir. Belli bir zamanda sadece bir adaya odaklanan satıcı (gerçek satış dünyasında hedefi olan TL kadar pipeline tutan satıcı) piyasada hayatta kalamaz ve kariyeri ile çoğu zaman kaybedeceği bir kumar oynar.

Sevgili miyiz?

Bir okuyucu sormuş :

Benim merak ettiğim bir konu var :

Kız “sevgiliyiz artık” , “beni kullanmıyorsun değil mi “, “sevgili olunca yaparım” … gibi sevgililik testleri atıyorsa ve biz bunlara tamamen siklemez cevap verirsek , ” ben sevgililik düşünmüyorum”, ya da “senle ben arkadaşız” gibisinden kız şöyle hissetmez mi :

“bu çocuk beni orospu gibi kullanıyor sevgili olacağı yok işini görmek için benle beraber” gibisinden düşünüp hissedip soğuyabilir veya hızın artmasına engel olabilir.

Biz sevgilin olucam dersek yalan söylemiş oluruz , veya sen sadece bir kızsın gibi şeyler söylersek bu seferde ağır öküz oluruz

Bakarız , belki oluruz , emin değilim gibi yarı yollu cevap mı vermek lazım bu testleri nasıl geçtin , veya mahmut abi böylr durumlarda sözel olarak nasıl tepki vermeliyiz hem yalan olmayacak şekilde hemde işleri ilerletebilmek için ?

Öncelikle bu sorulara cevap, “tabii canım, sen kendini rahat hissettiğin zamanı bekleriz”, “tabii sevgiliyiz” gibi şeyler değil. Bunlar gerçekten soru ama aynı zamanda shit testler. Sizin efendi çocukluk ölçünüzü gösteren. Piç olmanız şart değil ama efendi çocuk olmayın.

Ben bunla çok karşılaşmadım. Karşılaştığım kıza da gülerek “bunları konuşmak için çok erken” deyip hala sorulara devam ediyorsa bir daha bir şey demeden bıraktım. Bir kızı “sevgili oluruz tabii yavrum” diye kandırmak bence hem  yokluk zihniyetidir ve hem de ahlaksızlıktır. Eğer bu kızı potansiyel sevgili olarak görüyorsan doğrusu yukardakini söylemek ve ne yapacağını kıza bırakmaktır. İlerletmekten kastın hem yalan söylemeyeyim ama hem de öyle bir şey yapayım ki kalsın düdükleyeyim ise bunun olabileceğini sanmam.

Bu şeyle çok karşılaşmadığım konusuna dikkatini çekerim. Bunlarla çok karşılaşıyorsan fazla saldıray gitmiş olabilirsin, kısmen efendi çocuk izlenimi veriyor olabilirsin, kız gerçekten sevgili olmadan yatmıyordur ya da kız alfa siker dönemi geçirmiş ve beta öder arıyordur.

Bazen mesela “abi nasıl çıkma teklif edilir?” diye soruyorlar. Ben hayatımda çıkma teklif etmedim, bilmiyorum. Benimkisi anormal bir durum mu bilmem ama benim için hep buluşmalar öpüşmeye ve sonrasına gitti. Ağızdan kelimeler çıkmadı. En fazla “senden hoşlanıyorum” demişşimdir (o da hata). Hafif bir şekilde başladığın kızlardan sonradan kız arkadaşın olan kız, bu soruları soran kız değildir. Benim tecrübeme göre bu soruları ısrarla soran kızlardan kız arkadaşı çıkmıyor.

Örneğin tabak çevirmenin doğal akışı, kızlardan birinin kız arkadaşın olması ve diğerleriyle bağını doğal bir süreçle (kızların birbirinden haberi olmamalı) koparması şeklinde olur. İzlemesi çok şirin bir süreçtir. Kız arkadaşa evrilen kız, tek kelime etmeden azar azar hayatınıza yerleşir. Evinde saklı köşelerde eşyalarını “unutmaya” başlar (nedense sen değil diğer hatunların bulacağı şekilde unutulur bunlar :)), konserler ve tiyatrolar planlar, sabah işe gitmeden sana kahvaltı hazırlar, akşam bana gelsene yemek yaptım der, vs … Eğer sen karşı çıkmazsan (ki bazılarına çıkarsın) hayatına tek kelime etmeden yerleşir. Diğerlerine zamanın ve isteğin kalmaz (kızların birbirinden haberleri yoktur ama hissederler) falan. Sen karşı koymazsan ve maskülinsen süreç hemen hemen her zaman budur. Ben bu şekilde kız arkadaşım olanların hiçbirinden direk “sen beni kullanıyorsun”, “sevgilimiyiz” lafı duymadım. Duyduklarımla da hiç sevgili olmadım. Sessizce hayatına yerleşen kızların daha zeki ve daha geçmişi güvenli olduğunu düşünyorum. Çok fazla “sevgili miyük” baskısı yapan kızlardan geçmişi arıza olan daha fazladır.

Aslına bakarsan, ben bu soruları ve ısrarı aklımın bir köşesine kırmızı alarm olarak not alıyorum. Bu kızın iffetinden bunu yapma ihtimali kadar, geçmişte kötü çocukların kucağından kucağına atlamış bir kız olma ihtimali de var. Hatta ne kadar ısrarcı ise o kadar ikincisinden şüphelenirim. İkinci tip kadınlar ise feminist dönemin hak sanılı aptallığı sayesinde bunu ağızlarından eninde sonunda kaçırır. “onca kötü ilişkiden sonra iyi biri ile beraber olmak istiyorum“. Acınası mavi haplılar buna beyaz şövalyeler olarak aptal aptal atladığından herhalde, çekinmeden konuşabiliyorlar.  Ama kırmızı haplı kulaklara sahipseniz, bunun “senden önce piç erkeklerin (onca kötü ilişki) kucağından kucağına atladım” itirafı olduğunu bilirsiniz.

Tabak çevirme ile ilgili yanlış anlamalar

Rollo Tomassi’nin kırmızı hap camiasındaki en önemli yazı dizisi Tabak Teorisi‘ni Türkçe’ye çevirmiştim. Benim kendi tavsiyelerimle de paralel olduğu için, çeşitli zamanlarda gelen sorulara cevaben “tabak çevirin” diyorum. Ama gelen mail ve yorumların azınlık ama sayıca önemli derecede fazla bir kısmından anladığım kadarıyla, tabak çevirmek konusu ile ilgili bir iki ciddi yanlış anlaşılma var. Bunlara o yazılarda da değindik ara ara ama toplu olarak bir daha üstüne basalım.

Tabak çevirmek ve aldatmak

“Abi tabak çevirme yazılarını okudum ve tavsiyene uyacağım. Kız arkadaşıma yakalanmadan nasıl tabak çeviririm biraz tüyo versene …” Ya da “abi tavsiyen güzel de şimdi kız arkadaşım var vicdanen ona bunu yapamıyorum. Bana bir yol göster”.

Ben bütün o yazıları çevirdiğim için her kelimesini okudum. Rollo Tomassi ve bu sitede biz tabak çevirin derken kız arkadaşınızı ya da karınızı aldatın tavsiyesi vermiyoruz. Tabak çevirmek, uzun süreli ilişkiye alternatiftir, paralelinde yapılacak bir şey değildir. Ha hiç mi şeytana uymadık. Uyduk bazen ama bu aktif arayarak yaptığımız ya da övündüğümüz hele hele tavsiye edeceğimiz bir şey değil.

Eğer ilişkiden memnun değilseniz, ilişkiyi bitirin ve tabak çevirin. Paralelinde çevirmeyin. Bunun tek istisnası, karısı kendisi ile seks yapmayan amcalardır. Onlar çevirmeyip ne yapsın?

Tabak çevirmek ve bekar erkek

Önemli bir yanlış anlama da tabak çevirmenin bir seks yapma stratejisi olduğu. “Ulan Türkiye’de yaşıyoruz, ne tabağı?” ya da “lan adam bir tane kadın bulamıyor, sen 3 tane kadınla yat diyorsun” suçlamaları da hep bu yanlış anlamadan. Tabak çevirmek, tabaklarla yatıyorsunuz anlamına gelmez. Aslında tabak çevirmenin çoğu erkek için en gerekli ve pratik versiyonu seks yapmadan olan versiyonu zaten.

Ne demek istediğimi anlatayım. Bence bir erkeğin tabak çevirmeden en faydalanacağı dönem, bekar ve kız aradığı dönemdir. Bu dönemde tabak çevirmeyi kazanan tek strateji olarak görüyorum. Bize en çok mail atan grup, sniper yöntemi ile kız arayan erkekler. Sorular da bu hedefteki kızı nasıl sevgili yaparım ya da burdan bana ekmek çıkar mı, kız ilgilenmiyor, kaşlarını kaldırdırken sol gözbebeği 20 derece sağa kaydı sence bunun anlamı “sana kızgınım ama boş ta değilim” mi, vs … vs … tadında. Çoğunun cevabı “ben nerden bileyim amk” ama üşenmeyip ciddi ciddi cevaplamaya çalışıyoruz. Sağolsun Ölümcül Oneitis belirtisi yazısından sonra Destansı Oneitis hikayeleri neredeyse bitti ama kısa öykü dalında eserlerden bolca alıyoruz.

Arkadaşlar şunu iyi belleyin : Öyle tek bir kızı (haşa çarpılacağım, kız ne demek meleği ya da tanrıçayı demem lazım) görüp vurulmak, aşık olmak, sevdalanmak, onunla ilgili hayaller kurmak, planlar yapmak ve sonra da onun peşinde koşmak devri bitti artık. Ha bana sorsanız yüzde 90ınız doğmadan önce bitti ama kesin olan bir şey var ki, 20 yıldır başka bir devirde yaşıyoruz. Feminizm, modern toplum falan derken o tip kadın – erkek ilişkilerinin zemini kaydı ve artık. İşin acı tarafı, kadınlar bunun az çok farkındalar ve davranmaları gerektiği gibi – pragmatik bir şekilde – tabak çeviriyorlar. Ama erkeklerin büyük bir kısmı ise hala Ediz Hun filmlerinde yaşıyor.

Bir sonraki cümleyi okumadan gidin “bir şişe rakı, Orhan Gencebay CDsi ve abi sana kız mı yoğkk” diyecek pohpohlayacak bir lavuk bulun. Canınızı sıkacağım : Hedefinizdeki birtanesini sevgili yapma şansınız, fişi yeni çekilen sizin için %10 ve en baba Oyun üstadı olsanız bile taş çatlasa %30. Size birtanesini tavlamak için dünyanın en sağlam tavsiyelerini versem ve harfiyen uygulasanız, şansınız en fazla 3’te bir. Siz muhtemelen bu kızın 4 – 5 talibinden birisiniz (kadınların tabak çevirmesi farklıdır). Yeni kadın – erkek ilişkileri devrinde birtanesini tavlamaya çalışma stratejisi / sniper methodu / mavi haplı çocuk oyunu, oyunu en iyi şekilde taklit etseniz bile sakat bir stratejidir. Bu devirde ancak tabak çevirme stratejisi / pompalı tüfek methodu / kırmızı haplı çocuk oyunu ile şansınız var.

Yani, bu genelde arkadaş çevrenizde olan kızı ilk olarak birtanesi olmaktan çıkarmalısınız. Bunun için de hemen iki üç hedef daha yaratmalısınız. Aynı arkadaş çevresinde 3 tane hatuna paralel yazmak ters tepeceği için bunları yeni av sahalarında bulmanız gerekecek. Bu şekilde paralel yürüyerek ve düşen tabağın yerine bir başka kız koyarak ancak başarılı olursunuz. Bunlardan biri kız arkadaş olduğunda, diğerlerine yürümeyi bırakırsınız. Genelde kız arkadaş olan size en ilgili ve sizin de en beğendiğiniz kriterlerinin ortada bir yerde buluştuğu kızdır.

Üzgünüm, birtanesi kartanesini seçip, filmlerdeki gibi onun için doğru çabayı gösterip onun kalbini çalma gibi inanmayı canıgönülden istediğiniz çocuk masallarının gerçek dünyada üç kuruş değeri yok. Onlara hala inanmak istiyorsanız, hala erkek değil çocuk olduğunuzdan, önce büyümeye bakmanızı tavsiye ederim. Dikkat edin, inanmak istiyorsanız dedim, inanıyorsanız demedim. Çoğu okur artık bunların masal olduğunun artık farkında ama bu gerçek onlara acı veriyor, bu nedenle inanmak istiyorlar. Bu acının nedeni çocuk olmanız hala, ilk hedef almanız gereken problem de bu.

Neo: Gözlerim neden acıyor?
Morpheus: Çünkü onları daha önce hiç kullanmadın.

(The Matrix filminden)

Kısacası; tabak çevirmenin en pratik ve yapılabilir olanı, bekar bir erkeğin birden fazla kıza paralel yazmasıdır. Bu tavsiyemi unutmayın, herhangi bir zamanda bekarsanız ya hiçbir kıza yürümeyin ya da birden fazla kıza aynı anda yürüyün. Asla tek kıza yürümeyin.

Ama abi vicdanım elvermiyor?

Bu şaşırtıcı olmaması gereken fakat her duyduğumda şaşırdığım bir şey. Eğer kız arkadaşınız / karınız ile uzun süreli ilişkide iseniz ve tabak çevirmek size vicdan azabı veriyorsa anlıyorum. Zira kötü bir şey yapıyorsunuz, vicdanınız da bunu size söylüyor. Dediğim gibi. Arada şeytana uyup yapmadık mı? Yaptık maalesef. Ama dikkat edin, burada saha raporu olarak tek bir aldatma hikayesi yok. Zira anlatmaya utandığımız bir zayıflık.

Ama zaten vicdanım sızlıyor diyenler aldatan erkek arkadaşlar ya da kocalar değil. Onlar vicdan falan düşünmüyor bile. Vicdanı sızlayanlar, hiçbir kadınla ilişkisi olmayan ve kısa sürede de bu medeni durumu değişecek gibi durmayan erkekler. Bu erkeklerin vicdan dediğinin vicdan olmadığına eminim.

Peki nedir bu? Söyleyeyim. Birtanesine (oneitis) ihanet sonucu duydukları suçluluk duygusu. Yani, olmayan bir şeye karşı.

Oğlumuz, uzaktan bir kızı istiyor, ona küçük adımlarla yürüyor. Oğlumuz farkında değil ama birtanesi olmuş bile. Evet oğlumuzun problemlerinden biri de, kızlara yürüyecek cesareti olmadığından, yeni kızlara yürümemek için birtanesi bahanesini kullanıyor. Yani, bu durumun sebeplerinden biri korkaklık. Ama yine aynı derecede sorun ise bu kutsal birtanesi / kartanesi miti. Ya bu kız O özel kadın ise (ki kızımız tam o anda muhtemelen tabak çeviriyor).

Ya üzülürse diye düşünenler de az değil. Ya bu kızların hepsi üzülürse. Birincisi, bu bir rekabet oyunu. Bazıları bu maçı kaybedip üzülecek. Ne yani, kadın milleti üzülmesin diye siz kaybetmeye mi razısınız?

Bakın dikkat edin, siz üzülürken kızların sikinde mi, gidin siz de üzün demiyorum. Oyunun kuralı bu, her maçı herkes alamaz. Üzüntü oyunun doğasında var. Siz yine de yenmek için oynamalısınız.

Kısacası, bekar bir erkeğin birden fazla kıza aynı anda yürümesi, bu devirde oyunun kuralı. Oyunu size böyle oynatmayan ise vicdanınız değil, çocukluğunuzdan beridir “20li yaşlarında kendilerini keşfeden kızlara kalabalık olmayıp 30larında onlara sponsor olacak” uslu bir koca olmanız için size işlenen feminen buyruk. Bu buyruk, hem erkeklerin hem de kadınların geleneksel sorumluluklarına bağlı olduğu, olmadığı zaman ise toplumun baskı yaptığı zamanlarda en azından erkeğe aile babası, toplumun üretken bir bireyi saygısı ve aile saadeti getiriyordu.

Kadınların (en azından sizin hedef sınıfınızdaki kadınların) geleneksel rollerinden azad olduğu devirde sizin bunlara sadık kalmanızın beklenmesi, bunun size böyle öğretilmesi, sizin bunu vicdan meselesi yapmanız, ahlaksız bir kültürel propaganda. Bunu takip etmek de size ancak hayal kırıklığı getirir.

Saha Raporu – Sadece Tecrübe Et

Herkese selamlar.

Kırmızı hapı alan biri olarak hayatımda yaşadığım değişimlerden bahsetmek istiyorum. Spora başladım kilo verip kas yaptım.
Kitap okudum kendimi geliştirmeye adadım ama her erkekte olduğu gibi porno ve mastürbasyon batağındaydım. Onları azalttım hatta yok ettim. Hayatımın ilk 20 senesi böyle ezik betalıklarla geçti Robert Greene ile tanışmak hayatımı değiştirdi. Haziran gibi kırmızı hapı aldım. Bütün yazıları ve blogları okudum. İngilizcem sayesinde redditi takip etmeye başladım, kendimi çok geliştirdim diyebilirim. Hocamız sağolsun ondan da çok şey öğrendik. Neyse konumuza dönecek olursak , her haliyle değişiyordum ama yürümüyordum kızlara sonra Yetti aq diyip başladım yürümeye.

İnternetten 20 küsür kıza yazdım. 2 tane ile devam etti konuşmamız. En son biri ile muhabbettimizi çok ilerlettim. Cold approach (soğuk yürüme) yaptım.  Cocky funny (ukala – eğlenceli) ile kızı baya etkiledim. Hatta ilk gece konuştuğumuzda baya da güldürmüştüm , bir şeyler içme sözü aldım kızdan. 1 hafta sürdü görüşmemiz internetten. Aynı anda 3-4 kızla beraber görüşüyordum ama paralel olarak (Tabak Çevirmeye başlamıştım).

Muhabbet ederken kızın kesinlikle etkilediğim bir özelliğim vardı. Fazla kendini beğenmiş , özgüveni yüksek biri olmak. Ayrıca kızı baya da şaşırtıyordum. Arada yapılan shit testleri baya tersleyerek savuşturuyordum. Beni test ettiğinde; beğenmediysen defolup gidebilirsin, diyerek ağırlığımı ortaya koyabiliyordum. Bakın bunlar sadece yazışmalarımızda yapılan şeyler. Sinemada öpeceğimi elleyeceğimi falan dedim. Komiktim, piç imajı verdim. Sonra kızı birşeyler içmeye çağırdım. Buluştuk bir yerde ama aslında baya vazgeçecek gibi oldum çünkü kızı uzaktan gördüm ama o beni hiç görmemişti. Tipini çirkin geldi sonra vazgeçtim eve geri gidiyordum ki düşündüm reddedilme korkusu ile ilgili hocamızın yazdığı önemli bir not vardı: REDDEDİLME VE YÜRÜME OLAYLARINI BİRAZ TECRÜBE KAZANANA KADAR DIŞARDA, BAŞKA ORTAMLARDA DENEMEK. OKULUMDAKİ DAHA GÜZEL KIZLAR İÇİN BUNA KATLANMAM GEREKİYORDU.Sonra sikerler amk deyip geri döndüm (Özgüvenimi yıllarca kıran orospu çocuklarını söve söve yürüyerek ) Kızı gördüm merhaba dedim büyük bir ciddiyetle. Sonra bir şeyler içmeye götürdüm onu.

Kızın tipini beğendim, fiziği de gayet iyiydi.

Cool takıldım , kendini beğenmiş hafif egolu modumu sürdürdüm. Aniden gelen sessizlikleri siklemedim. İçeceğimi içip insanları seyrettim kendisi soru soruyordu. Shit testlere karşı uyanıktım yaşımı ailemi falan sordu. Hepsini salladım. Kaç kardeş olduğumuzu da sorunca
KİMLİĞİMİ AL İSTERSEN DEDİM. Genel olarak BAĞIMSIZ EGOLU KARİZMA TAKILDIM. Shitlerin çoğunu savurdum. Sanane lan , Seni ilgilendirmez aq gibi tavırlardaydım ve bunu hem yazarak hem yüzüne söylüyordum.(Barzo erkeklerin belki de en büyük silahı SHİTLERİ HAYVANCA KOVMALARI VE FRAMELERİNİ ÖLÜMÜNE SAVUNMALARI ). Bunu mesajlaşırken de sık yapmıştım (skeptico ya selam çakıyorum buradan BANA KİMSE BİR ŞEY YAPTIRAMAZ HERKESİN AMINA KORUM -skepticonun öğütlediği – modundaydım. Hayatım boyunca sevgilim olmamış aq özgüvenime bakın … )

Bana içeceği bitince sonra “Şimdi ne yapacaz ” diye sorunca sinemaya gidiyoruz dedim .Sinemaya gittik. Hafiften elime dokunuyor gibiydi ama 30 dk sonra kafaya koymuştum öpüşecektim yada elleşme olacaktı kesinlikle. Sonra sarıldık öpüştük alt dudağımı ısırdı aq, göğüslerine dokundum ve elimi içine attım kendisi açtı düğmesini her yerine dokundum. Parmaklarımı ellerimi öptü hatta ısırdı . Amına elimle bastırıyordum titriyordu ,bacaklarını baya açtı. Dakikalarca kasıldığını hissedebiliyordum. Elimi en derinlerle götürdüm (Kaybedenler Kulübü sinema sahnesinin aynısı ) filmi izleyemedim bile zaten. Aşk filmiydi ,her öpüşme yada sevişme sahnesinde kızla yiyişiyorduk. Salon kalabalıktı ama buna rağmen film boyu memelerinin ucunu sıktım.

Öpüşürken çok zevk alıyordu kız gözünü kapatıyordu ama benimki açıktı anlamaya çalışıyordum bu duyguları. Ben zerre zevk almıyordum zerre… Onu okşarken gözlerin defalarca kapattı titriyordu. Ben de sadece nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışıyordum. O da benim sikimi eliyle falan sıkıyordu defalarca. Sonuçta neredeyse film boyunca durmadan yiyiştik. Filmin sonuna doğru öptürmemeye başladı ama yine öpüştük. Film bitti falan bu sefer shit testler gelmeye başladı . Yürürken önümde gidiyordu. Hayırdır amk acelen varsa git dedim sonra durdu koluma girmeye başladı. Bir yere oturmaya gittik birşeyler içmeye.

Göz kontağı kurmuyordum canım istemedikçe , modum devam ediyordu. Esprili küstah şakalar falan yapıyordum sürekli. Sonra işim var dedim yolladım onu. İsmini söylemedi bana ben de ona yalan söylemiştim ismimi. Benden büyük bir hatundu arada devam edecek onunla.

Sonuç Olarak;
1) Mesajlaşmada cinsel imalı hafif şakalar çok önemli
2) Shit testleri kovma için BOYUN EĞDİRİLMEZ
KİMSE BANA BİR ŞEY YAPTIRMAZ AMINA KOR modu önemli
3) Küçük ayrıntılara dikkat et : kızın önden yürümemesine falan dikkat et yada filmin Erotizm çağrıştırması önemli
4) Onu kaybetmekten korkma BOLLUK MENTALİTESİ ÇOK ÖNEMLİ. Tabak çevirme çok önemliyimiş… Şuan hali hazırda 3 kızla daha görüşeceğim mesela hatta birinde kahve içecem evind. Ayrıca gerektiğinde taşağını ortaya koyacak cesareti göster.
5) Hard seks çok önemli kıza ne kadar sert davransam o kadar hoşuna gidiyordu.
6) İplemez OL.
7) FAKE IT TILL YOU MAKE IT!
8) Sniper değil de shotgun tekniği çok önemli.
9) Kız bana baya ukala diyordu ama benden hoşlandı .DEDİKLERE DEĞİL YAPTIKLARA BAKIN.

Öpüşmeyi ve elleşmeyi sevmediğim bir hatunla yaptım ama bana iyi bir tecrübe oldu sadece BLUE BALLS oldum sjjsdm .Zerre zevk almadım ayrıca .Tecrübe çok önemli mesela öpüşmenin tadını aldım ve o kadar da siklemiyorum böyle şeyleri bundan böyle , artık oturup işime bakacağım spor ,ders neyse artık onlarla uğraşacağım.Ama tabak çevirmeye devam edeceğim. Kızlar gelir geçer yaşanan heyecan hep aynı. Önemli olan kendimize yatırım yapmamız ve GELİŞTİRMEMİZ. Hayatım boyunca kendimi şişman çirkin bir ucube olarak görmüştüm ama ilk yiyişme hepsini yok ettiajsjsjsn.

Diyeceklerim bunlar
ÜSTAD SAĞOLUN
KOLAY GELSİN HERKESE

Konuk Yazar : BenLark

Saha Raporu – Tabak çevirme deneyimim

Uzun süredir severek takip ettiğim bir grup yazarın antolojik kitabını ilk önce askerde alıp okumamla birlikte, bende öyküler yazmak isteği doğdu. Hatta ilk öykümü kitabı bitirdikten sonra yazmıştım. Burada da bazen websitesi kısmına yazıp değiştirdiğim oluyor; girip bakanlar hatırlayacaklardır. Uzun süredir takibinde olduğum bu yazarların üç seri kitabını da blogumda çok detaylı şekilde yorumladım. Benim bu yorumlarım, yazarların çok ama çok fazla dikkatini çekti. Önce sosyal medyadan başladı, daha sonra da yazarlarla yine aynı şekilde sosyal medyadan sohbetlere kadar devam etti. Okunduklarının farkında olan yazarların çok hoşuna gitmişti bu durum. Eh tabi, doğal olarak bir samimiyet oluştu zamanla. Yeni çıkacak kitabın Kadıköy’deki lansmanına kesinlikle gelmem gerektiğini ısrarla söylediler. Herşey ayarlandı; bilet alındı, tüm kitap külliyatı çantaya konuldu.

Mekana girdiğimde, yazarların beni farketmesiyle birlikte, masadaki tüm ilgi ve alaka bir anda bana dönüverdi. Yazarlarla beraber fotoğraf ve imza faslından sonra, karakteristik bir MGTOW davranışı olarak, kitaplarımı alıp, bara oturdum ve bir bira söyledim. Tabii bu esnada mekandaki 10/9’luk garson kızın kesişlerine de maruz kalıyordum. Barda yanımda oturan iki kız vardı. İkisi de ciddi anlamda hoş hatunlardı. Ben kitapları karıştırırken, kızlar bir anda dönüp, “pardon, şu kitaplar ilgimi çekti, biraz bakabilir miyim ne hakkında?” diye sorarak, sohbeti başlattı. Onlar da eski Türk motifleriyle ilgili çizimler yapıyorlarmış. Kitaplardan bahsettim. (Tabii burda kitapları gerçekten okumanın avantajı yadsınamaz) Tam ikisiyle de muhabbeti ilerletecekken yazarlardan birisi barda yanıma gelerek selam verdi. Ayaküstü konuşurken tabii ki fırsatı kaçırdım. Ama isteseydim tekrar da muhabbet edebilirdim.

Bir müddet sonra arkamdan bana seslenen iki bayan daha gördüm. Onlarla aynı şehirden olduğumuz ortaya çıktı. Ben konuşurken birinin gözleri içimi delip geçecekti nerdeyse. Sonra Facebook’tan beni ekledi ve blog sayfamı yer imlerine ekledi. Oradaki yazarlardan biri de (üstelik lansmanı yapılan kitabın yazarlarından biriydi) masaya gelerek selam verdi ve oturdu. Öyküler hakkında konuşurken bana bakışlarını farkettim. Ben konuşup, gülümsedikçe liseli kız moduna girip, heyecanlı şekilde kikirdiyordu. Bir başka yazarla daha öncesinden Messenger muhabbeti yapmıştım; ilk başta kendisini tanımadım. Sonradan o yanıma gelip, cilveli şekilde “merhabaaa” deyip “varlığını” belli etti. Sonradan hatıra amaçlı olarak getirilen ufak ajandayı yanıma gelip bıraktı ve “senin de bişeyler yazmanı istiyorum, senin yazman önemli, burda olduğunu hatırlamak için” deyip gitti. Sonra yazarlarla mekandan çıktık. Başka yerde çay içip sohbete devam edildi. Ben konuşurken, bahsettiğim iki bayan yazar da bana bakıyorlardı ve ikisinin de gözbebekleri büyümüştü (bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuz). Kalkıldı ve eve döndüğümde iki yazarla da oldukça “samimi” sohbetler ettiğimi de söyleyeyim. Samimiden kastım, erotik ya da cinsel falan değil, yanlış anlamayın. İleri düzey flört içerikli konuşmalardı. İşe dönmem gerektiği için geçen gün dönmek zorunda kaldım. Diğer kitapların lansmanları için de mutlaka gelmemi söylediler. Orada olsaydım ya da daha free olabilseydim sonuçları az çok tahmin edebiliyorsunuz. Tüm bu anlattıklarımın haricinde üç tabak adayımın olduğunu da söyleyeyim.

ErkekAdam biliyor, konum konusunda sanırım haklıydı. Bulunduğum yerde yıllarca tanışamayacağım veya bakıp “sktret” diyebileceğim hatunlar, tek gecede ağzımın içine düşecekti. Yanlış duymadınız, TEK BİR GECE. Geçirdiğim bu güzel akşama istinaden, CPD’min de ortamdaki çoğu sözde marjinal Kadıköy piçinden daha iyi olduğunu da söyleyeyim. Tabak çevirmeyi çok daha ciddi düşünmeye başladım. Tabii bunda gerçekten sağlam bir okuyucu, artı yazabiliyor olmanın etkisi büyük. Yorumu okuyan arkadaşlar; beni bu insanlarla biraraya getiren şeye odaklanın. Yobaz ve muhafazakar bir yerden, Kadıköy’ün göbeğinde, öykülerini okuduğunuz yazar hatunla flörtleşmeye giden bir süreci anlattım dikkat ederseniz.

Kadınsız geçen rahip moduyla karışık MGTOW günlerimde okuduğum tüm kitapların haricinde yazdığım öyküler (yazarların çoğunluğunun da benim yazdığım öyküleri okuduğunu ilginç şekilde farkettim) ve bu insanlarla kitaplar ve ilgili diğer tüm konularda yapabildiğim yorumlar sayesinde oldu, görüyorsunuz. Akboy’ların kalesi gibi olan bir yerden çıkıp, bu bohem ve elegance insanların arasına katıldım ve kesinlikle eğreti durmadım, üstüne tüm ilgi ve alakayı üzerime çektim. Yazarların eski kitaplarını da imzalatmak için getirmem de hepsini şoke etti, belirteyim. Konum önemli. Artık tüm bu yazar grubunca tanınıyor ve biliniyorum. Kendi aralarında benim hakkımda uzunca konuştuklarını da ekleyeyim. Tabak çevirmeye artık olumlu bakıyorum. İmkan ve şartlar dahilinde elinizden geliyorsa denemekten çekinmeyin. O garson kızı az kalsın unutuyordum. Dediğim gibi konum önemli. Çok önemli.

Konuk Yazar : Tristan

Benim kırmızı hap hikayem

Şuan 20 yaşındayım. Kırmızı hapla tanışalı 1.5 sene oluyor. Tanışma hikayem ise bir çok insan gibi, hard-core betalık içeren 1 seneyi aşkın bir ilişki sonucu boynuzlanma.

Ben bu ayrılık döneminde sürünürken, arkadaşımın bir şey buldum deyip bana theycallmealpha.com sitesini atmasıyla red pill kavramını duydum ilk. Daha sonra ekşi sözlükte skeptico‘nun entrylerini keşfetmemle devam etti. İngilizce bilmediğim için orjinal hiç bir yazıyı okuyamıyordum. Bilgim çok fazla kısıtlıydı ama skeptico sayesinde en azından temellerini, neler yapmam gerektiğini öğrenmeye başlamıştım. Sonra diğer yazarları keşfetmem ile süreç hızlandı. En son da Erkekadam’ı keşfettim. İçerikleri gördüğümde çok sevinmiştim çünkü okuyamadığım yazıları çeviriyorlardı.

Aslında istediğim kızları etkileyip onlarla beraber olabiliyordum fakat işi sekse götürme oranım çok düşüktü sevişmenin ötesine geçemiyordum çoğu zaman. Uzun süreli ilişkileri yürütmeyi süre olarak başarsam da her zaman betalaşıyordum, shit testlerde hep çakıyordum. Feminen masallara çoğu cinsim gibi bende kanmıştım. Kızlar dışında, hayat amaçlarım da zayıftı, kendimi geliştiriyordum fakat yetersizdi. Vizyonum dardı.

Kırmızı hapla lisenin son sınıfına başlamadan önceki yaz ayında tanıştım. Ortalamanın çok altı kalitede bir lisede okuyodum ve bir sene sınıfta kalmıştım. İte kaka hiç bir şey öğrenmeden lise sona kadar gelmiştim. Bunları o an fark etmiştim ve ilk hedef olarak kendime üniversiteyi kazanmayı koydum. Dershane, özel ders vs. gibi opsiyonlarım yoktu ailemin durumundan ötürü ama kırmızı hapta bir erkeğin sızlanmasına, suçu başkasına atmaya yer yoktu. Bende youtubeda bana yardımcı olabilecek eğitim kanallarını belirleyip, 10 aylık bir çalışma planı çıkardım kendime. Ailem dahil hiç kimsenin benden bir umudu yoktu, okuldaki hocaların hepsi benden bir halt olmayacağından hem fikirdi. Test çözdüğümü gördüklerinde gülüyorlardı. Aldırış etmedim ve ham 30 bin sıralama yaptım. İstediğim çoğu üniversite ve bölüme puanım yetiyordu, okulumdaki herkesi sollamıştım. O bana gülenler, ailem hepsinin saygısı bana birden yükseldi. Bu benim ilk zaferim oldu. Tabi o dönem sınava hazırlanırken öğrendiğim az buçuk bilgi ile de 6-6,5 puan falan sayılabilecek bir kızı 1 seneliğine sınav stresi, kafa boşaltma, rahatlama gibi ihtiyaçlarım için düzenli seks için elimde bulundurmuştum. Bu da uzun süreli bir ilişkide hep dominant olup, her şeyi elimde tuttuğum, yönettiğim ilk ilişki ve kız olmuştu.

Üniversiteye geçtiğimde artık diğer eksikliklerimi kapatmaya yöneldim. Giyim tarzımdan, konuşmama, davranışlarıma, düşünce yapıma, bakış açıma, vizyonuma, kariyer hedeflerime kadar her şeyi değiştirip en iyi hale getirmek için çalışmaya başladım. Okulda uygulama birimlerinden birinde mesleğimle alakalı çalışıp, az da olsa para kazanıyorum. Dış görünüşüme verdiğim önemle, işimde ki başarıyla hem hocalarımın hem okuldakilerin saygısını kazandım.

Düzenli olan bir ilişkim var şuan her zaman olmasa da %80 olarak istediğim şekilde ilerliyor. Tabak çevirmeyi de ihmal etmiyorum bu sırada. Hayatımın merkezine kendimden, hedef, değer ve amaçlarımdan başkasını koymuyorum. Bana bir şey katmayacak şeylerden uzak duruyorum. Bunları yaptıkça da istediğim her şey ayağıma geliyor. Kendini iyi hissetmek nedir, özgüven nedir, özsaygı nedir bunları öğrenmek hayatıma çok büyük şeyler kattı.

Hala çok fazla eksiğim olduğunu biliyorum. kırmızı hapı sadece kız tavlamak için okumadım hiç bir zaman. Okusaydım da başarılı olamazdım eminim ki, çünkü o bilgiler senin donanımınla hayata geçip işe yaracak şeyler bence. Bildiğimden emin olduğum tek bir şey var ki, 1.5 sene gibi bir sürede beni getirdiği nokta çok çok fazla. Umarım o hapı tamamen sindirebilirim bir gün.

Çok dağınık ve gereksiz şeyler yazmış olabilirim, iyi bir yazı olmamış olabilir. Sadece sizinle paylaşmak istedim. Bu siteye emek veriyorsunuz ve az da olsa emeğinizin karşılığını aldığınızı bilmeniz için yazdım. Teşekkür ederim bütün yazarlara ve siteyi kuran herkese, minnettarım.

Konuk Yazar

Tek gecelik ilişki kovalayan 30 yaş üstü erkek

Ekşi Sözlükte bugün kuzu kuzu 30una kadar her haltı yemiş kadınların beta sağlayıcısı olmak yerine, yaşıtı kadınlarınkini geçmeye başlayan cinsel pazar değerinin (CPD) farkına varıp bunun tadını çıkaran erkekleri “utandırma” saldırılarından bir diğerine rastgeldim : Tek gecelik ilişki kovalayan 30 yaş üstü erkek :

içindeki cinsel açlığı 30 küsur senede bitirememiş, sorumluluk almaya ve sadık kalmaya cesareti olmadığı için evlilikle de arası iyi olmayan, vücudunu tanımaya yeni yeni başlamış ergenler gibi çılgıncasına dişi birey arama çabası gösteren erkektir.

siz de hemen “sana ne, bana ne, kime ne, kezbanlara dert olmuştur” falan dersiniz şimdi. çünkü sığsınız. tespitlere bile saygınız yok.

neyse.

mevzu tek gecelik ilişki yaşanması değil ki bu beni gerçekten ilgilendirmez. deli gibi kovalamak, sakin kalamamak hastalık boyutunda olan. acımamak elde değil.

Yazarın entirilerine baktım biraz ama kadın mı meriç mi anlayamadım. Gerçi meriç de kadın sayılır. İçimden bir ses yazarın 30larına yakın veya yeni girmiş bir kadın olduğunu söylüyor zira beta akım medyada, özellikle Anglo – Sakson dünyada, 30larına adım atınca erkekler hakkında bu tür yazılar yazarak cebini dolduran bir sürü kadın yazar var ve bu yazarın üslubu bana onları hatırlattı.

Kezbanlığı falan önemli değil. Dikkat çekici olan başındaki utandırma kısmı, sonraya eklediği bir iki kıvırma cümlesini es geçin :

içindeki cinsel açlığı 30 küsur senede bitirememiş, sorumluluk almaya ve sadık kalmaya cesareti olmadığı için evlilikle de arası iyi olmayan, vücudunu tanımaya yeni yeni başlamış ergenler gibi çılgıncasına dişi birey arama çabası gösteren erkektir.

Yazara hakkını vermek lazım, tek paragrafa tüm belli başlı erkek utandırma tekniklerini sığdırmış neredeyse ve o nedenle de dikkatimi çekti zaten. Kadınlar, meriçler ve beta akım medyada papağan gibi tekrarlanan top 3 utandırma taktiği.

Rollo Tomassi‘nin çok doğru bir tespiti vardır. Üstad şöyle der :

Bir kadın için, kadınların gözünde kendi gerçek değerinin farkına varmış bir erkekten daha tehdit edici ve aynı zamanda da çekici biri yoktur.

Bunu bir yazar şöyle açıklamış:

bakın yaklaşın size bişey söyleyeyim: asıl böyle erkeklerde iş var ve siz de kadınlar olarak zaten böyle erkeklerden hoşlanıyorsunuz kimse kimseyi kandırmasın şimdi bunu hepimiz biliyoruz. marifet böyle bir erkeği kafeslemekte kızlar. yoksa hanginiz ister pencere önünde sevdiceğini bekleyen ve onunla tanışana kadar eline kadın eli değmemiş erkeği?

Modern kadının hipergamisinin bilinç altındaki beklentisi, 30 yaşındaki ortalama bir erkeğin alfa siker beta öder denkleminin beta tarafı olmaya hazır olmasıdır. Ya da daha doğrusu, öncelikle 30 yaşında bile hala işe yarar bir alfa erkeği kafeslemeyi bekler ama o az bulunur olduğundan asıl gerçekçi plan 30luk bir beta kapamaktır).

30 önemli bir sınır zira 30 yaş, kadınların daha yüksek CPD’nin tadını çıkardıkları 20li yaşlardan sonra kadın – erkek CPDsinin eşitlendiği yaştır. Bu aynı zamanda kadının, alfa ilgisi için artık daha genç kadınlarla rekabet edemediklerinin ve hemen bir betayı kapamazlarsa “duvara” yanlız toslayacaklarının farkına vardıkları yaş civarıdır. Bu yaştan sonra CPD dengesi erkek lehine değişecektir ve erkekler daha yüksek CPDye sahip olacaklardır. Tabii biz erkeğin sağlıksız beslenme – porno – video oyunu üçgeninde plaj topuna dönmediğini ve kendine iyi kötü bir meslek edindiğini varsayıyoruz. Kadın, 30 yaş sınırında ( 27 – 30 arası aslında ama kadının kendine koyduğu psikolojik sınır 30dur) birden kendini keşfetmekle geçirdiği 20lerinin bir hesabını yapar, bunların yanlış olduğuna karar verip hidayete erer ve birden erkekler konusunda önceliklerini değiştirir. Artık yakışıklı, kaslı ve eğlenceli ve maceracı erkek önceliği yerini güvenilir, sadık, iyi baba olabilecek erkek önceliğine bırakır. Kadının içindeki rasyonalizasyon makinesi (ecnebilerin hamster dediği) bunu olgunlaşmanın getirdiği erdemli bir değişim ve biyolojik saat olarak rasyonelleştirir ve beta akım medya da bu değişimi bu şekilde pompalar. Oysa değişim erdemli bir farkına varıştan ve tövbeden ziyade, zaruriyettendir. Burada aslolan kadının artık daha genç kadınlarla rekabet edemediklerini farketmeleridir, biyolojik saatleri değil. Biyolojik saat eğer baskın bir  güç olsa idi kadınlar CPDlerinin ve doğurganlıklarının tepe noktası olan 23-25 yaş arası çocuk yapmak için acele ederlerdi.

30una giren kadının CPDsi düşmektedir, erkeğinki ise artmakta. Bu nedenle en hızlı şekilde, erkek CPDsinin artık kadına göre arttığının farkına varmadan kapatılmalıdır.

Tehdit, bir erkeğin, bu başlıkta bahsettiği gibi artan CPDsinin farkına varmaya başlaması ve tadını çıkarmasıdır. Burada ise devreye işte bu şekilde utandırma taktikleri konulur. Erkeğin sorumluluk almaya ve sadık kalmaya cesareti olmadığı için evlilikle arası iyi değildir, büyüyememiş bir ergendir, peter pan sendromu yaşıyordur, falan da filan. Bunlara yaşlı ve yalnız adam miti gibi korkutma taktiklerini de ekleyin.

30 yaşı bir erkeğin CPDsinin yeni tadına varmaya başlayacağı yaştır. Erkekler için ideal evlilik yaşı yazımızda belirttiğimiz gibi, evlilik düşüneceği yaş değildir. İster tek gecelik ilişki yaşar, ister tabak çevirir, ister uzun süreli ilişki dener.

Şu yazarın dediği gibi :

hey kezban dostum, dur. daha yeni başlıyoruz.
(bkz: sexual market value)

 

Vaka çalışması – Bir kırmızı hap hikayesi

Biraz uzun olacak belki ama hikayemi anlatayım ister parça parça ister hikayenin tamamını yayınlayın. Buradaki birçok başlık bana çok faydalı oldu ve hemen hemen her yazınız-çeviriniz bana faydalı oldu diyebilirim.

Öncelikle yaş 25 yüksek lisans yapıyorum, entelektüel birikimim fena değildir ağzım da iyi laf yapar, kilo problemim var biraz ama genel olarak tercih edilebilecek bir tipim.

Anlatacağım ilişkiye dek kısa süreli ilişkiler yaşadım ve bu benim için çok verimliydi aslında, ihtiyacım olduğu anda kadınlarla diyalog kurup kendime partner ayarlıyor, onlarla biraz sevişip, takılıp ayrılıyordum. Buraya kadar olan kısma bakarsak alfa bile sayılabilirim:) ama işin özünde azılı bir beta, iğrenç bir meriçmişim onu fark ettim.

Söz konusu ilişkimdeki hatunu ayarlamam the game’deki stratejileri bilmeden uygulamam sayesinde oldu -ki kız bana bunu ilişki içerisinde defalarca söyledi. Kendisi sosyal çevremdendi zaman zaman arkadaş ortamında sohbet ederdik ve ben o aşırı entelektüel, politik doğrucu ortamda taban tabana zıt fikirlerimi çekinmeden söylerdim. Üstüne üstlük arada bu kıza ve diğerlerine de neg atardım ki -kızın söylediğine göre ortamdaki diğer kızlar da benden etkileniyormuş. Ben tabi bunları farkına varmadan yapıyordum. Neyse ben bu 10 üzerinden 9 güzellikteki kızımızla ilişkiye başladım. Fakat başlardaki o rahat, kendine güvenli tavrım bozulmaya başladı. Bir-iki ay içerisinde kız yavaş yavaş hayatımın merkezi haline geldi. bu noktada tekrar yüksek sesle söylüyorum *ONEITIS DİYE BİR ŞEY YOK* yazıyı okuyan herkes bunu dışından tekrar etmeli:) Neyse efendim ben bunu bir hayli özel biri diye pohpohluyorum, her istediğine evet demeye başladım, sürekli onun arzularını isteklerini tatmin etmeye çabalıyorum. nasıl etmeyeyim ki o benim tanıdığım en özel kadın! neticede.

Kendisi Ankara’da bir ameliyata girecekti, annesi babası dahi umursamazken ben kalkıp gittim, hemşireliğini yaptım üzerine bir de orada ufak bir şey yüzünden günlerce trip yedim. Yetmedi, maddi olarak elini cebine attırmadım, sürekli hesapları ben öderdim zira o benim için çok özeldi paranın lafı mı olurdu. Boktan arkadaş çevresinin yaptığı saygısızlıklara eyvallah dedim, zira arkadaşlarının bana yaptığı saygısızlığın bir önemi yoktu ve onun özür dilemesi gereksizdi, önemli olan kızın mutluluğuydu ve ben alttan almalıydım.

Sınavlarına doğru dürüst hazırlanmadı üzerine benim de bir dersten kalmama sebep oldu ve yüksek lisanstaki diğer derslerde de başarılı olmamı engelledi zira sürekli ilgi istiyordu ve sürekli ottan çöpten şeylerden kavga çıkarıyordu. Oturup sınavlara hazırlanmamız gerek diyordum ama hanımefendinin derdi gezmek tozmaktı. Bunu da aşırı sinsi bir şekilde yapıyordu özellikle belirtmem lazım çünkü her seferinde vicdanıma oynuyor ve beni manipüle ediyordu. Velhasıl maddi olarak elimde beş kuruş kalmamış, derslerimde performansım yarı yarıya düşmüştü ( bu beladan kurtulduktan sonra derslere yoğunlaştım ve bir sohbet esnasında hocam bana -geçen dönem neden o kadar kötüydün derslerde? dedi) sürekli bir kavga-gürültü ve sonu gelmez istekler listesinin içine boğulmuştum. Aylık olarak 800 tl öğrenim bursu almama rağmen kredi kartına bir o kadar borçluydum ve cebimdeki para 3 gün içerisinde bitiyordu tabi hanımefendinin özel istekleri yüzünden olduğunu belirteyim.

Ayrıldığımız gün bunun telefonunda mesajlaşmalar gördüm. Alenen tabak çeviriyordu yani, adamı elinin altında tuttuğunu fark ettim ve konuşmak istediğimde yine bağırıp çağırıp üste çıkmaya çalıştı, ben de o gün bu işi bitirdim.

Bu işin ilişki boyutuydu ve içerisinde ibret alınacak onlarca nokta var. ancak şunu özellikle belirtmeliyim bu yazdıklarımı edilgen bir perspektiften kaleme alsam da burada yüzde yüz suçlu benim. Zira kız bile aslında o kadar özel biri olmadığını ve kusurları olduğunu söylediği halde ben inatla onu hayatımın merkezi haline getirdim. Başka şeylerin acısını benden çıkarmasına müsaade ettim ve sınırlarımı asla koruyamadım. Benden hoşlanan diğer kızlarla ilişkilerimi sıfıra indirdim ve ona kendisinden başka kimseyle birlikte olmayacağıma dair yeminler ettim. işin bu noktaya gelmesi benim kabahatim kısaca.

Ancak değinmem gereken önemli bir nokta daha var ki o da kızın ALFA DUL olması. Evet ben çokça hata yaptım ancak şimdi düşününce kız çok ciddi alfa dul özellikleri gösteriyordu, tabi suçlu benim, bu yüzden kızın alfa dul olup olmaması önemsiz bunu unutmayalım. Kızın benden bir önceki sevgilisi olan şahıs bir hayli zengin biriymiş ve kızla sürekli gezip tozmuşlar, adam yeri geldiğinde kızı siktir etmeyi de bilmiş, kız aylarca aldatıldığından şüphelendiğini söylemişti mesela, yatağın altından kadın tokası bulduğu halde sineye çekmiş vs. onlarca şey. Kısaca adam kaba hatlarıyla alfa gibi davranmış ki asıl bomba şu: kız bir ara psikoloğa gitmişti, psikolog’un tespiti kızın 3 yıldır depresyonda olduğu şeklindeydi. İşin en civcivli tarafı da şu. 3 sene öncesi, kızın aldatılarak ve dayak yiyerek adam tarafından siktir edildiği tarihe denk geliyor. Muhteşem değil mi? Tam bir alfa dul ile karşı karşıyaymışım, o bitmez tükenmez isteklerin, sürekli mutsuzluğun, agresifliğin, boş ve manasız dalıp gitmelerin, ‘benim bir beklentim yok’ ‘artık benim canımı hiçbir şey yakamaz’ cümlelerinin arkasında meğer bunlar varmış, sonradan uyandım. bu arada yazıyı okuyan biri şunu söyleyebilir: neden durum bu kadar kötüyken o zaman ilişkiyi bitirmedin? Yanıtı basit aslında: birkaç kez bitirmeye çalışsam da kız demagoji yaparak beni ne kadar çok sevdiğini söyleyerek ayrılmak istemedi. evet ne diyorduk KADINLARIN DEDİĞİNE DEĞİL YAPTIĞINA BAK.

Neyse olay anlattığım gibi sonlandı, bana ‘senin benim üzerimdeki emeğin babamdan daha fazla (biri daddy issues mi dedi ehe ehe ) diyen kız ilişki bitiminde benden gördüğü zararın o dayak yediği, aldatıldığı, terk edildiği ilişkiden daha fazla olduğunu söyledi (bir not daha: ben ameliyatından sonra hemşireliğini yapmıştım demiştim, kendisinin zarar görmediği benden önceki erkek arkadaşı, kız hastalanıp kan revan içinde kaldığında bunu umursamadan kendi yaşadığı şehre dönüp kızı tek başına bırakmış, yani kıyasladığı adam buydu kısaca, tabi adamın yaptığının ne kadar doğru olduğunu şimdi anlıyorum ehe ehe) . Tekrar edeyim neredeyse kızın mutluluğu için kendimi paraladığım halde bunu duydum.

Her neyse, altın kural neydi ‘HYPERGAMY DOESN’T CARE‘. uzattım ve karıştırdım ama şu ana dek heralde bu sitede okuduğum hemen her makaleden bir kesit var benim yaşadıklarımda. Hepsini de anlatmak istedim ki ‘o kadar da olmaz’ diyen arkadaşlara bir kez daha düşünme imkanı vereyim.

AFTER THE RED PİLL

Kırmızı hapın gerçekleriyle tanıştıktan sonra ciddi manada işler benim için farklılaştı. Öncelikle hem bu sayfadaki makaleleri yazan-çeviren arkadaşlara hem de ekşi sözlük’teki skeptico, 1f, sonsuzluk ve bir gün, toroslardır benim yurdum, honorious ve karanlıkrüya nikli abilere-arkadaşlara teşekkürü borç biliyorum. Her birinden çok şey öğrendim ve işler bu sayede ciddi manada düzeldi. Öncelikle ilk öğrendiğim şey kendimi değersiz görmemem gerektiği oldu. Gerçekten kızdan önce ben, kendi kendime değer vermiyormuşum bunu fark ettim. Hayatımın merkezinin kendi mutluluğum olması gerektiği konusunda artık bir şüphem yok. Hatta bu sayede bana ekstra iş yıkacak ve beni kullanacak bir iki kişiyi direkt def ettim başımdan. onlar yüzünden ayıracağım zamanı kendi geleceğim için kullandım.

*Oneitis zırvalığının farkına vardım. Özel kadın yokmuş, ortada özel olan tek şey karşımızdakine yüklediğimiz anlamlarmış bunu gördüm. Bu sayede gündelik yaşamda da biri sırf güzel diye ‘hale etkisi’ne kapılmadan yapmam gerekeni yapmaya başladım -ki bu bana ekstra bir tabak olarak döndü.

*Spora başladım. Yavaş da olsa değişimi fark ediyorum ve bundan memnunum. Bunu da özellikle vurguluyorum her ne tür olursa olsun spor elzem ama vücut geliştirme estetik yönünü de düşündüğümüzde daha tercih edilesi bence. Zira görünüş çok önemli. Crazy, stupid, love filminden bir alıntı yapılmıştı bu sayfadaki bir makalede filmi onun üzerine izledim ve şu sahne çok dikkatimi çekti: Ryan Gosling (karakterin adını unuttum) dönüştürmeye çalıştığı adama ”şimdi tekrar et ben en iyisini hak ediyorum” dedirtiyordu. Bunun gibi ben de paramı kendim için kullanmaya başladım ve gardrobu yeniledim. Güzel, kendime yakışan şeyler aldım, dış görünüşümü bir nebze daha düzeltti bu ve etrafımdakiler de fark edilir bir değişim olduğunu söyledi.

*Oyun ve porno işini bıraktım. Zaten pek oyun oynamazdım ama artık sıfıra indi. Porno ise ciddi bir sorundu çünkü seks yapsam da resmen porno ve mastürbasyon bağımlısı biri haline gelmiştim. Bu bağımlılığı bırakınca ciddi manada enerjim arttı. Çok net bir şekilde söyleyebilirim ki hem bilişsel becerilerim (bilhassa dikkat konusu) hem de genel enerjim arttı. Artık bütün gün kendimi sağa sola atıp bir yerlere yığılmıyorum. kendimi kesinlikle daha iyi hissediyorum. Bu biraz gözden kaçan bir nokta ama bunu da vurgulamak istiyorum MASTÜRBASYONDAN UZAK DURUN.

Gelelim karşı cinse. Henüz rahip modunu tamamlamama daha vakit olmasına rağmen ısınmak için denemelere başlamıştım. İzban’da (İzmir’in raylı sistemi) evet basbayağı manyaklık yapıp toplu taşımada bir tabak buldum. Kıza başta hiç bakmadım ve beni ara sıra kestiğini gördüm. Ardından kolundaki dövmeden lafa girip önceden hazırladığım bir hikayeyi anlattım. kızdan üç-dört işaret aldım (ılı idi sanırım kısaltması) ve tüm bunlar beş dakikada oldu. benim ev onun gideceği yerden daha yakın olduğu için erken inecektim, inmeden numaranı versene dedim, o an, yeni tanıştığı adama tereddüt etmeden numarasını verdi. Bu arada kız da 10 üzerinde 7,5 ya da 8 (boyu kısa diye yarım puan kesilebilir:) diyeyim. Yani baya güzel bir hatun, ben erkek halimle çekinir numara vermezdim mesela ama hatun hiç tereddüt etmedi. Tekrar burada okuduklarımın işe yaradığını görmüş oldum bu vesileyle. Şu an bir tanesi şehir dışında fuckbuddy statüsünde diğer ikisi aynı şehirde açık ilişki tarzında üç tabağım var ki bu tabakları daha kendimle ilgili birçok hususu doğru dürüst düzeltemeden, tabak bulmanın çok zor olduğu yerlerden buldum.

Çok uzattığımın farkındayım ama şunu vurgulamak için bunları detaylarıyla anlattım: Gerek ekşi sözlükte gerek burada bahsedilen birçok konu uyduruk Disney masalları gibi değil, tamamen gündelik yaşam pratiklerine ve kadın doğasına dokunan şeyler. Özellikle bir metropolde yaşıyorsanız (şehrin olanakları vs dolayısıyla) bence işe yaramama şansı yok. Bırakın tabak koleksiyonu yapmayı, içgüdülerinizi serbest bırakarak, gerçek bir erkek gibi, inandığınız ve düşündüğünüz şekilde, iğdiş edilmeden yaşamak bile büyük bir lutuf. Hiç tabak çevirmesem, gidip porno ve mastürbasyon bağımlısı bile olsam sırf bundan sonra kadınlar hakkında gözümü açtığı için bile red pill öğretisine ve öğretiyi yayanlara minnet duyuyorum. Artık eski kız arkadaşıma kızmayı, kendimi ezdirmeyi-kullandırmayı, birilerinden onay beklemeyi bıraktım. Henüz red pill’le tanışalı kısa süre olsa da hem okul-iş hem de sosyal hayatım ciddi manada düzene girdi. henüz dönüşümüm tamamlanmasa ve öğreneceğim çok şey olsa da şimdiden, gözümün açılmasında faydası dokunan herkese teşekkür ederim.

Not: Hikaye biraz karışık gitti ve dağıldı ama sorunlu kısımlar olursa bir düzeltme yazarım yine.

Konuk Yazar : Pyrrhus

Tabak Teorisi VI – Bolluk & Yokluk

Tabak teorisi, sizin yararınız için var, kadınların değil. Bu size çok haşin gelebilir ama tabak teorisi sizin piyasa değerinizi arttırmak için kurgulanmış ve iki seviyede çalışan bir metottur. Birincisi, dışsal – dürüst ve bağlanma olmadan flört ederek karşınızdaki kadına talep edilen biri olduğunuzu gösterirsiniz. Bu duyguyu yeşertmek için hiçbir planınız olmasa da kadınların telefonlarını Cuma – Pazar günleri cevaplamamak gerektiğini söyleyecek kadar bile ileri gittim. İlginizin talep edildiği algısı, ilginizin değerini arttırır – bir erkek bir kadınla berabar olmak için can atmaya başladığında ilgisi değersizleşir. Bir erkek için, ilgisini ele geçirmek için rekabet eden 3 – 4 kadından ve onların içinde rekabet stresi yeşertmek için yapacağı dolaylı hamlelerden daha iyisi yoktur. Bu kadınların oldukça aşina olduğu, gerçek bir sanattır. Kadınlar doğal tabak çeviricidir, kendilerinin değişik seviyelerde olan çekiciliklerini tabakları sıraya dizmek için kullanırlar.

İkincisi, tabak teorisi bir erkeğin kendi içsel yararı içindir. Orjinal yazıda da belirttiğim gibi, bir erkek için umursamaz davranmanın en kolay yolu gerçekten umursamamaktır. Bir kadını gerçekten fazla kafaya takmamanın yolu, bir tanesi sizi oyuna getirirse, ilginiz için sırada 3 tane daha kadın olduğunu bilmektir.

Bu sayede birçok shit testi kendiliğinden geçersiniz. Erkeklerin birçok shit testi geçememesinin temel nedeni tek bir kadına bilinçsiz olarak çok fazla ilgi yaymasıdır. Sonuçta shit test bir kadın tarafından aşağıdaki 3 şeyden birini ya da herhangi bir kombinasyonunu belirlemek için kullanılır :

  1. Kendine güven – en öncelikli olarak
  2. Opsiyonlar – bu erkek bana gerçekten “özel” olduğum için mi ilgi gösteriyor yoksa başka opsiyonu olmadığı için mi?
  3. Güvenlik – bu erkek bana uzun dönemli güvenlik sağlayabilecek biri mi?

Tabak teorisi pratiği ile, ruh haliniz bu testleri otomatik olarak geçebilecek şekilde olacak (ya da olmalı). Bolluk düşüncesi Tabak Teorisinin temelidir. Kadınlara (ve genel olarak hayata) bolluk zihniyeti ile yaklaşmak konusunda bir sürü şey yazıldı. İnsanlar genellikle birşey konusunda çok fazla alternatifin olmasının o şeyi ucuzlatacağını düşünürler, bu bir dereceye kadar doğrudur, ama bu aynı zamanda büyük bir havuzdan seçebileceğiniz alternatiflerden hangisinin en iyisi olduğunu anlamanızı da sağlar.

“… ama ben çok meşgulüm ve bu yüzden kızları sürekli ertelemem ve ekmem gerekiyor. Bunu anlayıp beni takip etmeye başlıyorlar. Hatunları delirteceğim diye korkuyorum. Haftasonlarım tamamen dolu. Hangi noktada durmamız gerek?”

Bu sahip olabileceğiniz en iyi problem. Oyunu başarılı bir şekilde kendi lehinize çevirdiniz : tabak çevirmenin içgüdüsel olduğu ve tabaklarınızın sizin peşinizden koştuğu bir aşamaya geldiniz. Yokluk ile değer yaratıyorsunuz. Hangi noktada bir dur demek lazım? 30 yaşının altında iseniz oyuna devam edin. 30 yaşının üstünde iseniz oyunda kalın ama oyunu soğutun – bir erkeğin tek eşliliği aklından geçirebileceği tek zaman bolluk psikolojisini deneyimlediği zamandır. Eğer haftasonunuzu işgal eden kadınlar sizi boğuyorsa, kendini ispatlamış bir tabakla Perşembe akşamları buluşmaya ve haftasonlarınızı başka şeyler yapmaya ayırın mesela.

Takviminizi arkadaşlarınızla buluşmak ve başka ilginç şeyler yapmak için temizlemekten çekinmeyin. Unutmayın, yokluk değeri arttırır. Birçok erkek tabak çevirmenin sürekli çaba gerektiren birşey olduğunu düşünür. Bu doğru değil. Aslına bakarsanız kendinizi tüm tabaklarınıza eşit olarak ayırmaya çalışırsanız bir ya da ikisi ile tamamına ermeye itersiniz kendinizi. Birçok erkek tabakları sürekli çevirmek gerekir sanır ama işi doğru yaparsanız tabaklar kendi kendilerini çevirirler. Burdaki temel korku eğer bir tabağa yeterince zaman harcamazsanız o tabağın düşeceğidir. Bu bazen olur ve kendinizi buna hazırlamanız gerekir. Daha fazla tabak çevirmek için bazen bazı tabakların düşmesi gerekir. Ama çoğunlukla fazla el altında olmamanız belli bir gizem ve yokluk duygusu yaratacaktır ki tabaklar sizin peşinizde koşacaktır.

Tabak çevirmek uzun süreli ilişkiye giden bir yol olabilir ama tabak çevirmeyi uzun süre pratikleyip bu sayede ne tip bir kadının sizin için kaliteli bir ilişki ifade edebileceğini ve bu kadını nasıl ayırt edebileceğinizi öğrenmeden uzun süreli ilişkiye geçmeyin. Birçok oyun yeteneğinde olduğu gibi,  beta tabak çevirmeyi de belli bir seviyede başarı elde edip idealindeki rüyalarının kadınını bulmak ve buradan kendi kendini yokeden bir uzun süreli ilişkiye geçmek için kullanır. Burada da seçimini ergen idealleri baz alarak yapar, kadınların kalitelerini anlama konusunda olgunlaşmadan.

Çevirebildiğiniz kadar tabak çevirin zira bir kere uzun süreli ilişkiye geçtiğinizde, artık oyununuz ne kadar güçlü olursa olsun, sizi değerli kılan kadın rekabet stresinin bir kısmını kaybedeceği için, işiniz zorlaşacak. Bütün tabaklarınız gidecek ve ilişkiye girdiğiniz hatun rahatlayacak. Bu, erkeklerin bağlılık sözü ile uzun süreli ilişkiye girmeden önce tavşanlar gibi çiftleştikleri hatunun, ilişki başladıktan sonra daha az seks yapmaya başlamasının temel nedenidir. Bağlılık sözü verdiğiniz bir ilişkide tabak çeviremezsiniz. Kadında rekabet stresi yaratmanın başka yolları da var elbet ama hiç biri bekar ve tabak çeviriyor olmak kadar etkili değildir.

İngilizce aslı için : Plate Theory VI : Abundance & Scarcity

Tabak Teorisi – Tüm Yazılar

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Tabak Teorisi III – Dönüşüm

Tabak çevirme konusunda daha önce Tabak Teorisi ve Tabak Teorisi II : Bağlanmamak yazılarını yayınlamıştık. Bunların üçüncüsü olan bu yazı da kırmızı hap camiasının efsane ismi Rollo Tomassi’nin The Rational Male blogundaki Tabak Teorisi serisinden. Yazının aslı şurada : Plate Theory III – Transitioning.

Rollo bu yazıda 27 yaşında bir gencin sorularını yanıtlıyor. Gencimiz kırmızı hap öğretisi ile tanışalı sadece 5 ay olmuş ve bu öğretiye gelmeden önce de tipik beta davranışlarla bir ilişkiyi eline yüzüne bulaştırmış. Kendi değişiyle o ilişkiyi büyük bir suçluluk duygusu ile bitirmiş zira kızımız çok iyi bir insanmış ve oğlumuz kızımıza aşık olmasa da, ilişkiyi yürütebilmesi gerekliymiş.

Rollo : Öncelikle belirteyim ki kırmızı hap camiası içinde sadece 5 aydır bulunuyorsun ve kişiliğini şekillendirmen ve sana öğretilen ve bugün kişiliğinin temel parçaları saydığın bazı zihinsel şablonları söküp atman zaman alacak. Çoğu erkeğin bu yolda karşılaştığı en büyük engel, kişiliğin statik ve kontrol edilemez birşey olduğu öğretisidir. Bu “ne yapayım ben böyle biriyim” ruh halinin büyük bir kısmı aslında bu tür şartlanmadan kaynaklanıyor ve hemen işin başında üzerinde çalışılması gereken birşey. Zira bu aslında muhtemelen duygusal stres içinde, kafası karışık ve hayal kırıklığı yaşayan erkeğin ego yatırımı yapmış olduğu birşey.

Anlaman gereken şey, kişiliğin sonuçta sen ne olmasını istersen o olduğu gerçeği. Bu dışsal etkenlerin kişilik üzerinde etkisi yok demek değil; aslına bakarsan tam da bu dışsal etkenler senin ve senin gibi erkeklerin kırmızı hap topluluğunu aramanın nedeni. Ama, senin için rahat olanı belirleyen kişi sensin ve senin kişiliğini senin yapan özelliklerin ne olduğuna karar veren kişi de sensin. Bembeyaz bir sayfa değilsin belki ama beğenmediğin ya da yararsız tarafları silebilecek ve beğendiğin ve verimli yeni parçalar yazabilecek kapasiteye sahipsin.

Sorular ve cevaplar şöyle.
(1) Mayıs ayında 2. diploma için üniversiteye dönüyorum, bunu en iyi nasıl değerlendirim?

Bu tamamen senin kişisel hedeflerine bağlı. Bu zamanı kullanmanın en iyi yolu, ikinci diploma alma amacını gerçekleştirmek. Bu ikinci üniversite işine kafanda belirli hedefler olarak girdiğini varsayıyorum, ama bu gerçekten istediğin şey mi? Bu soruyu sorma nedenim, hayatlarındaki kadını memnun etmek ya da kendi güvensizlikleri ve reddedilme korkuları yüzünden hayatlarının akışını değiştiren o kadar çok erkek biliyorum ki. Bir erkeğin, kaybetmekten korktuğu bir ilişkiyi ancak böyle devam ettireceğine inandığı için ya da “sorumluluk sahibi bir erkek böyle yapar” konsepti ile kadınının yararı için kendinden fedakarlık yapması gerektiği inancı ile, belli bir üniversiteyi ya da kariyeri seçmesi çok duyulmamış bir hikaye değil. Böyle bir senaryo çoğunlukla, kadın kendisine ve hırslarına öncelik veren bir erkekle terk ettiğinde (bu erkeği çekici yapan tam da bu kendine öncelik vermesidir), öfkesi ile başbaşa kalan bir erkek ile sona erer.

Bu yazdığım senin durumunu uyuyor mu, uymuyor mu bilmem ama bunu kendi kişiliğini eline almak ve kendi istediğin kalıba sokmak için bir örnek olarak alabilirsin. Bazı seçimleri neden yaptığını ancak sen bilebilirsin. Senden tek istediğim gerçek motivasyonun konusunda acımasız bir şekilde eleştirel olman. Belki neden ikinci bir ünivertiste derecesi yapmak istediğini gözden geçirme zamanın gelmiştir.

(2) sadık bir ilişkiye girmeden bir kadınla ilişkiye girmek için çalışarak, temel olarak cinsel ilişki isteyerek kadınları inciteceğimi, ahlaksız biri olduğumu hissettiren sosyal koşullamayı nasıl aşabilirim?

Az çok güzel her kadın, senin onunla seks yapmak istediğini bilir. Bu temel, kimyasal bir içgüdü ve dürüst olmak gerekirse, bunda kötü hiçbir şey yok. Erkek olarak doğandan gelen çok partnerli ilişki dürtünün sende duygusal çelişki yaratmasının sebebi, tam da bu doğal dürtüyü bastırmak için icat edilmiş ve senin de içselleştirdiğin sosyal geleneğin sonucu.

Bunun farkına varmak, bu sosyal geleneği aşmanın ve hatta onu sorumlu bir şekilde kullanmanın ilk adımı. Erkek olarak bizim biyolojik zorunluluğumuz, en iyi fiziksel özelliklere sahip kadınların en olabildiğince çoğu ile cinsel ilişkiye girmek. Bu temel bir içgüdü ve belli bir seviyede hem kadınların hem de erkeklerin anladığı birşey. İtiraf etmeliyiz ki, sosyal gelenek geçmişte bu içgüdüyü bastırmak konusunda iyi iş çıkardı ama bu dürtüyü hiçbir zaman yok edemedi zira bu bizim hayatta kalma sebebimiz olan temel bir özelliğimiz.

Tam tekeşliliğin amacı ve yararına karşı bir argüman öne sürmeyeceğim. Ebeveyn yatırımı olarak karşı cinsten iki kişinin kurduğu ve tek eşli olarak devam ettirdiği aileden başka hiçbir metod çocukların sağlıklı ve dengeli bir ruhsal gelişim kazanması konusunda aynı şekilde etkili değil. Burada şunu da belirtmeliyim ki, ana akım medyada bolca iddia edildiği gibi cinsel kimliğin sosyal koşullanma sonucu ortaya çıktığını düşünmüyorum. Bunun aksine çok fazla sayıda biyolojik delil var.

Cinsiyetler birbirlerini tamamlamak için varlar, birbirlerine karşı değillerdir. Bu dediğimin asla aldatmaya bahane olarak kullanılmasını istemem zira tek eşlilik her iki yetişkin için de faydalı birşey. Ama bu sağlıklı tek eşlilik tamamen çocukça, duygusal ve güvensizlik dolu romantizm ile gölgelendiğinde ve beklentiler bu romantizme göre şekillendiğinde, bir erkeğin “ödül benim” ruh haline bürünmesi lazım. Bu kafa yapısı, tek eşliliğe girmeden önce daha geniş bir eş havuzu ile tecrübe yaşamak ve bunun olgunluğu ile tek eşliliğe girmek ile sonuçlanır. Bunun anlamı şu : eğer kendi biyolojik dürtünü (sınırsız sekse sınırsız ulaşım) tek eşliliğe feda edeceksen, pragmatik olarak, en geniş havuzdan en iyi partneri tavlamayı ve seçmeyi isteyeceksindir. Bunun iki negatif yüzü var. Öncelikle senin şu an elinde olabilecek en büyük havuz ve burdan tavlayabileceğin en iyi partner, elde edebileceğinin en iyisi olmayacak. Zira 37 yaşına geldiğinde, herşeyin yolunda gittiğini varsayarsak, 27 yaşındakinden çok daha olgun ve varlıklı olacaksın. 37 yaşındaki sen, 27 yaşındaki sana göre çok daha iyi uzun vadeli partner tavlayabilecektir. İkincisi, kadının cinsel pazar değeri yaşla düştüğü için, senin şu an 27 yaşında olan güzeller güzeli uzun süreli ilişki adayının 37 yaşında da aynı kalacağının garantisi yok. Aslına bakarsan, muhtemelen alakası bile olmayacak.

Bir erkek kelimenin tam anlamıyla opsiyonları ile yaşar ve ölür. Bu nedenle bir erkek hayatında, opsiyonlarını değerlendirdiği ve paralelinde de kendisini geliştirdiği uzun bir dönem yaşamalıdır.

Ve işte tam da bu çoğu erkeğin yenildiği noktadır. Ruh ikizi gibi sosyal geleneklere inanır ve içselleştirir. Bu gelenekler zaten onun yeterli olgunluğa ve kişisel başarı (sadece finansal başarı değil) seviyesine bakmaksızın kendisini bir kadına bağlaması için vardırlar. Bu erkeklerin en acınası ise OHSlerdir ve bu elemanlar bu tür beyin yıkamalarını evliliklerine hatta yaşlılıklarına taşırlar.

Gerçekten güçlü bir erkek, en değerli kaynaklarını büyük bir itina ile korur; özgürlüğünü ve manevra kabiliyetini. Başka deyişle opsiyonları ve bunları kullanabilme gücü. Gerçek güç başkalarını kontrol etmekle alakalı değildir, kendi hayatının gidişatını ne derece kontrol edebildiğinle alakalıdır. Herhangi birşeye bağlılık bunu HER ZAMAN sınırlar. Bir kapıdan girdiğinde, binlerce kapı ardından kapanır. Ne istersen yapmakta özgürsün değil mi? Bir işten her zaman istifa edebilir, karını boşayabilir, okulunu değiştirebilirsin, vs. Fakat bugün ne oldukları kız arkadaşlarından, karılarından, çocuklarından ve ebeveynlerinden bağımsız kendi kendilerine aldıkları kararlara bağlı kaç erkek tanıyorsun?  Peki istifa etmelerinin kendilerine ve ailelelerine ne yapacağından korkarak kötü bir işe çakılıp kalmış kaç adam tanıyorsun? Bu adamlar istifa etmekte özgür mü? Tabii ama ellerine bakan çocukları ve ilişkileri üzerinde ciddi kötü etkileri olmadan istifa etmeleri mümkün değil.

Peki bu senin için ne demek? Gördüğüm kadarıyla 2 seçeneğin var. Opsiyonlarını bir sürü uzun süreli ilişki ile değerlendirir, eğer işin içinde cinsellik olacaksa bağlılık sözü vermeden cinsellik yaşayabilirsin. Kadınların çıkarı için varolan ve senin de içselleştirdiğin  sosyal gelenekleri ve beklentileri içinden atmayı öğrenirsin ve gerçekten opsiyonlarını değerlendirirsin. Ya da bu moral doktrin içinde kalır (bunda utanılacak birşey yok) yine de bağlılık sözü vermeden kızlarla çıkmaya devam edersin (opsiyonları sınırlı olsa da).

Sana hangisini seçmen gerektiğini dikte etmeyeceğim ama çok az dindar insan karşısındaki kadının karakter problemlerini gözardı ederek bir an önce evlilik ve tabii seks olayına geçmenin cazibesine karşı koyabilir. Bence ikna edilmesi zor olmak, acele karar verip hayatını geri dönüşssüz değiştirmekten daha iyidir.

Senin bu tereddütlü halin dini inançtan mı ya da içselleştirdiğin sosyal gelenek mi bilmiyorum. Aslında bu ikisinin yakın ilişkili olması ilginç değil mi? Fakat adanmış ateist olmasına rağmen ruh ikizi hurafesine yobazca inanan insanlar biliyorum. Birçok kadın (ve olması gerekenin çok üstünde sayıda erkek) bu ruh ikizi, hayatının aşkı, hurafeleri ile ilgili düşüncelerimi Tanrının varlığını reddediyormuşum gibi karşılıyor.

Altta yatan nedenlerin ne olursa olsun kadınlar bir erkeğin hayatının odağı olmamalı. Bir kadın için yaşamaya başladığında, o kadın olursun. Bundan sonra asla bir kadının onayını almak için hayatından ödün verme. Her zaman ÖDÜL sen olmalısın, kız arkadaşın olmadığı zaman bile. Uzun süreli ilişkiye ÖDÜL olduğun ruh haliyle girmen gerekir. Sana tavsiyem, iş yaşamında 2 sene geçirmeden tek eşli bir ilişkiden uzak durman. Ortamı yokla, ne istersen yap ama bir kız arkadaşa bağlanma ya da odaklanma. Bunun yerine kendine odaklan ve tek eşli ilişkinin hedeflerini ve bunları nasıl gerçekleştireceğine etkilemesine izin vermeyeceğine dair kendine söz ver. Buna aydınlanmış benlik-ilgisi denir, kendine yardım etmeden, başkalarına yardım edemezsin.

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.