Çeneni kapalı tut

Kırmızı hapın birinci kuralı, çenenizi kapalı tutmak olmalı. Dövüş klübü hakkında asla konuşma. Dövüş klübü hakkında asla konuşma.  Dövüş klübü hakkında asla konuşma. Kendi sikine sıkma.

Kırmızı hap davranışlarla gösterilir, açıklanıp hakkında konuşulmaz. Bu kırmızı hapa yeni başlayanları bırakın uzun süredir kırmızı hap bilen adamların bile yapmakta zorlandığı bir kuraldır. Zira eğer kırmızı hapı davranışlarınla gösteremiyorsan, aslında kırmızı haplı değilsindir (ya da en azında konuşmak zorunda kaldığın alanda değilsindir) ve bu açığını kapamak için konuşman gerekmektedir.

Kırmızı hapı sosyal çevrenizde konuşmayın. Ama özellikle de kız arkadaşınıza ya da karınıza açıklamayın. Kırmızı hap olun. Davranışlarınızla gösterin. Uygulayarak gösteremiyorsanız, anlatarak hiç gösteremediğiniz gibi, ültimatom vermiş olur ve tam tersini gösterirsiniz.

Bugün bu “çeneni kapama” konusuna ilişkiler çerçevesinden bakarak örnekler vereceğim. Bu kural özellikle ilişkisinde dırdır ve kavga bol olan adamların hayat kalitesini ciddi oranda arttırabilir. Birçok erkek evli ya da uzun süreli ilişki içinde mavi haplı iken kırmızı hapa uyanıyor. Halihazırda karısının saygısızlığına ya da dırdırına maruz kalan erkek için zor bir durum bu. Kırmızı hapı okuyunca “evin reisi ben olmalıyım / ilişki benim çerçevemde olmalı” diyor ama bu öyle hemen olabilecek bir şey değil. Kadın o aşamaya erkeğin küçük küçük shit testlerle dürtüp her seferinde 5 cm geri adım attırarak gelmiş ama erkek artık 10 km geride. Bu da iki üç sıçrayışla alınacak bir mesafe değil. Shit testlere göğüs gere gere, her seferinde 5 cm değil ama taş çatlasa 30 cm ileri giderek alabileceği bir mesafe.

Erkek tabii ki 2 haftada kırmızı hapın kendisi olamayacağı için aynı davranışlara da artık kör olmadığından “bana bak bundan sonra bana evin reisiymişim gibi davranacaksın” gibi işi söze dökecek ama hayır. Bu iş konuşarak, kavga ederek olmaz. Çeneni kapayıp yaparak olur.

Erkek mavi haplı bile olsa ilişkinin bu aşamasında karısı ve kız arkadaşı ile sık sık kavga ediyor olabilir. İlgi yönetimini bilmeyen erkek, kavganın kadına yoğun ilgi vermek olduğunu, bu nedenle de kadınla kavga ederek, bir şekilde o kavgada üstün gelse bile, kadını ödellendirip daha fazla kavgayı teşvik ettiğini bilmez. Erkeklerin bir diğer problemi de kadınların düşünce yapısı açısından kendileri ile eşit (aynı) olduğunu sanmalarıdır. Erkek için sorun çividir, bu da barizdir ama kadın için sorun çivi değildir. Erkek sorunun mantıklı nedenlerine inip kadını ikna etme çabasına girse de kadın beyni böyle çalışmaz.  Karınız ya da kız arkadaşınız sizinle kavga ediyorsa çenenizi kapayın. Onunla ağız dalaşına girmek ve birbirinize bağırıp çağırmak sizi bir yere götürmeyecek. Yaptığınız tek şey her şeyde kendini kurban ve haklı gören biri ile ağız dalaşı. Bunu yaptığınızda ne olacak sanıyorsunuz? Ben söyleyeyim, hatunu kendini daha fazla kurban ve haklı hissetmesi! Kavgada verdiğiniz ilgiyle beraber bu, size daha şiddetli kavga olarak geri dönecektir.

 Sorun çivi değil!

Yeni uyanan erkeklere tavsiyem kavgaya girmeyin ve kavga çıkarmayın. Eşiniz bir dahaki sefere sizi aşağıladığında, sizinle bir şey yüzünden kavga etmek istediğinde, sizin yeterince iyi olmadığınızı ima ettiğinde, veya herhangi bir sebepten size kızdığında ne bir açıklama yapın ne de sorular sorun. Onu memnun etmeye de çalışmayın. Çenenizi kapatın. Eğer bulunduğunuz bağlamda tam sessizlik sizi moron gibi gösterecek ise “anladım” ya da “ilginç” gibi şeyler söyleyin ama ağzınızdan anlamlı bir kelime çıkmasın. Bu da bir çene kapamadır.

Eskiden böyle şeylerle kolayca tahrik edip ilgi sağdığı inek – pardon erkek – çenesini kapayınca kadın ısrarla “neden konuşmuyorsun?” ya da “bir şey söyle” gibi şeyler söyler. “Dinliyorum” ya da “diyecek bir şeyim yok” deyip geçin.

O nedenle de “kavga edip ağzının payını vermezsem ezilmez miyim” gibi bir yanılgıya kapılmayın. Size bunu bir erkek yaptığında kavga edersiniz bir çocuk ya da kadınla yaptığında kavga ederseniz komik duruma düşersiniz. 2 yaşında bir kız çocuğunun öfke nöbetini ya da kavga kışkırtmalarını bir baba nasıl karşılarsa öyle davranın. O çocuk ile kadının öfke nöbetinin amacı aynı : ilgi çekmek ve istediğini elde etmek ki buna sizin duygularınıza hakim olamayıp öfkelenmeniz, üzülmeniz hatta ağlamanız da dahil. Kadın beyni erkek beyni gibi çalışmaz ve sizin bunu bilmeyip kadının yaptıklarına, onları size yapan bir erkekmiş gibi sinirlenmeniz, kavgayı kazansanız bile sizin kaybetmenize yol açar.

Çenenizi kapatın, duygusal tepki vermeyin ve o öfke nöbetlerinin, kışkırtmaların sönüşünü izleyin. Bu hemen olmaz, bazen haftalar ya da aylar sürebilir. Ama genelde bir iki aya kalmaz bu tür dırdır ve kavga azalmaya başlar.

 Bill Burr Meriçler ve kızgın karıları / kız arkadaşları

Üstad Bill Burr’un dediği gibi siz kavgaya girmediğiniz zaman ne yapabilir? Döner tekme ile duvara mı yapıştıracak? Kim dedi size tekvando şampiyonu ile evlenin diye? 🙂 Seksi mi kesecek? Bir süre elinize mesai yaptırın, ya da bunun için kurulu müesseselere başvurun. Trip mi atacak, dırdır mı yapacak? Bunun karşısında sakin kalamayacak kadar duygusal güç yoksunu iseniz zaten bir ilişki ve evlilik size her zaman kabus olacaktır.

Eğer sizin bu sakinliğiniz karşısında aşırı bağırıp çağıran ya da hır çıkaran ve fiziksel şiddete başvuran bir kadınla iseniz, öncelikle o kadın kız arkadaşınız değil eski kız arkadaşınız olmalı. Hem de hemen şimdi. Karınız ise de işiniz daha zor ama o kadın da eğer bir aya medeni bir insan gibi davranmaya başlamıyor ise korkarım eski karınız olma yoluna girmeli.

Günümüz erkek düşmanı aile yasalarını erkek aleyhine kullanan kadınlar yüzünden bu tür şiddet gösterilerinin korkusu ile kadına karşı koymacak erkekler olacaktır. Mesela evden çıkarken kadın engel olmaya çalışırsa ne yapacaksınız? Burada bir arkadaş kız arkadaşı ile kavga ettiğini ve benim tavsiye ettiğim gibi evden çıkmaya çalışırken kızın fiziksel olarak engellemeye çalışması yüzünden arbede çıktığını ve kızın kendisini karakola şikayet ettiğini anlatmıştı. Bu durumdan kurtulmanın bir yolu var. Cep telefonu.

Bir kadın ne zaman sizin fiziksel olarak üzerinize gelirse ya da siz ne zaman aranızda geçen olayın kadın tarafından çarpıtılıp yasal olarak aleyhinize kullanılacağını düşünürseniz cep telefonunuzu çıkarın ve hatuna göstere göstere video çekmeye başlayın. Birinden gizli onun çekimini yapmak yasal değil ama burada gizli çekim yapmıyorsunuz. Kıza göstere göstere çekiyorsunuz. Kız üstünüze atlayıp teli almaya çalışacaktır ya da “ne yapıyorsun sen?” diye soracaktır. Gerçeği söylemenize bile gerek yok, “sakinleş sana izletmek için çekiyorum. Gör nasıl gözünün döndüğünü” falan deyin. Telefonu elinizden düşürmesini engellemek için göğüsünüze yakın tutun. 99%unuzun hatununda o telefonu sizden alacak güç yoktur merak etmeyin. Siz telefona çekim yaparken sakin olun, en teslimiyetçi halinizle alttan alın ve asla hatuna “orospu vs …” demeyin. Olduğunuz şeyi, yani kadın şiddetinin kurbanını oynayın. Erkeğin kurbanı oynamasının farz olduğu ender durumlardan biridir bu.

Kurabiye bekleyen akıllı oğluş, sen de kapa çeneni

Evde kırılan bir şeyi onardığınızda, işinizde başarılı bir şey yaptığınızda, arabanın motorundaki sorunu kendi kendinize çözdüğünüzde, partnerinize gidip annesinden onay ve takdir bekleyen oğlan çocuğu gibi anlatmayın. Siz erkeksiniz ve işlerinin ve hayatının kontrolü elinde olan bir erkek için sıradan şeyleri onay malzemesi yapmayın.

Kadın Mantığını Anlamak

Bugün “piliç mantığı” hakkında konuşmak istiyorum.

Başından söyleyeyim – KADIN MANTIĞI MANTIKLI DEĞİLDİR. GRÖNLAND’in (GreenLand yani Yeşil Toprak) yeşil değil buz olması gibi.

Oksimoron kısaca.

Şimdi, eğer gerçekten derine, evrimsel seviyelere, inerseniz, aslında kadınların nasıl düşündüğünün bir mantığı VAR ama bugünün toplumunda kadınların neye (cinsel) çekim HİSSETTİĞİ tamamen metruk ve artık mantıklı değil.

Dürüst olmak gerekirse, cinsel çekim iki cinsiyet için de zaten mantıklı bir şey değil, kadın ya da erkek farketmez.

Ama erkekler için cinsel çekim basit – güzel bir kadın gör, cinsel çekim hisset.

Ama kadınlar için olay biraz daha KARMAŞIK. Kadının size duyduğu çekim temel olarak sizin DAVRANIŞLARINIZA bağlı.

Ve bu davranışların neler olduğunu mantıkla bulmanız da neredeyse imkansız!

Gördüğünüz gibi erkeklerin kadınlar hakkındaki fikirleri tamamen yanlış.

Mesela erkek şöyle düşünür : “Hey, bu kadın güzel. Eğer ona yürü ve özel olduğunu hissettirecek şekilde davranırsam, ona iltifat edersem, bunu takdir eder ve belki benimle çıkar. Sonuçta, istediği herhangi bir erkeği seçebilir, kendisine EN İYİ ŞEKİLDE davranan, en İYİ/KİBAR erkeği istemez mi?”

Ya da şöyle bir başka örnek :

Kız arkadaşınla kavga ettin. O da en az senin kadar suçlu ama tamamen senin suçlu olduğunu söylüyor. Onu seviyorsunve bu nedenle onu sinirlendirmemek ve böylece seni sevmeye devam etmesini sağlamak için alttan alıyorsun. Sonuçta onu kızdırıp başka bir adamın kollatına itmek istemiyorsun. “Büyüklük” sende kalsın diyorsun, onu arıyorsun ve özür diliyor, ona onu sevdiğini ve onun mutlu olmasını istediğini söylüyorsun.

Bunu takdir etmeli değil mi? Seninle beraber olmak istemeli, zira sen ona özel hissettiriyorsun ve bu da onu biliyor, değil mi?

DEĞİL.

Siz erkek olduğunuzdan böyle düşünüyorsunuz. Kadınların düşünce yapısı böyle işlemez. Kadınlar erkeklerden farklı şekilde düşündükleri için de kadınların erkek mantığı ile hareket ettiğini düşünmek ÇOK KÖTÜ bir hata.

Kadınlar yukarıda anlattığımız davranışlardan TİKSİNİRLER. Yanlış anlamayın bu, kadınlar kendilerine kötü davranılmasını isterler demek değildir – öyle bir şey de istemezler – ama kadınlar “İYİ” çocuklara karşı SIFIR arzu duyarlar. “İYİ” kelimesini tırnak içine aldım zira bu bağlamda “İYİ” aslında “UYSAL” / “İTAATKAR” demektir.

Bir kadın bu tür teslimiyetçi davranışlar için erkeğe minnettar OLMAYACAKTIR. Aslına bakarsanız bu tür davranışlar yüzünden size BOK GİBİ davranacaktır. Neden, neden, neden, diye soruyorsunuz değil mi?

Kadınlar “iyi”/”efendi” (uysal/itaatkar) erkeklerin ÇARESİZ olduklarını düşünürler. “İYİ” davranışları MUHTAÇLIK, kıç yalama ve zayıflık olarak algılarlar. Bu özellikle erkeğin kadınla ilk tanıştığı zamanlarda geçerlidir. Daha sonraki dönemlerde, bir kez muhtaç biri olmadığınız ispatlandıktan sonra, sık sık “kibarlık” gösterebilirsiniz.

Bir kadın bir erkek eğer gerçekten cinsel olarak bir değere sahipse, eğer arzulanan bir erkek ise, böyle “iyi” davranmayacaktır – asla bu şekilde teslimiyetçi olmayacaktır. Birazdan açıklayacağım gibi itaatkar ve teslimiyetçi olmak MASKÜLEN değildir. Bir erkeğin hem maskülen hem de uysal / itaatkar olması mümkün değildir.

Sizin “iyi” çocukluğunuza hatunun tepkisi çoğunlukla “eğer seksi bir erkek olsa idi, asla böyle efendi çocuk olmazdı” olacaktır. Mantıklı mı? Tabii ki hayır.

Ama bir düşünün :

Bir milyon yıl önce, hayat ACIMASIZdı. İNSANIN YAŞAMI hergün sabit tehdit altında idi.

Hayatta kalmak için büyük mücadele gerekiyordu – yemek için avlanmak, vahşi hayvanlara karşı korunmak, diğer erkeklerle yiyecek ve seks için sürekli mücadele altında olmak. Oyun oynamak gibi lüks için fazlaca yer yoktu. Böyle bir ortamda bir erkeğin SERT olması gerekli idi.

Bugünkü toplumda ekonomik yapı değişti ve erkekler artık hayatta kalmak için avlanmak zorunda değiller. Erkeklerin sürekli çelik gibi sinirlere sahip olması ve bir saldırı için her an tetikte olması da gerekmiyor. Ama bu insanlık tarihinde görece yeni bir ortam. Kadınların cinsel dürtülerinin değişen durumu yakalaması biraz zaman alacak (en az birkaç bin yıl).Gördüğünüz gibi, tarih boyunca “sert” erkeklere ve “kötü” çocuklara bağlanan kadınlar hem kendilerinin hem de çocuklarının hayatta kalması için büyük avantaj sağladılar. Aslına bakılırsa bu kadınlar DNA’larını geleceğe aktararak “ölümsüzlük” kazandılar.

Sert erkeklerin çocukları da sert hayatta kalma özellikleri edindiler ve bir kalıtım zinciri ile bugüne ulaştılar. Sert erkeklere değil de “iyi” erkeklere bağlanan kadınlar ise babaları gibi zayıf erkek çocuklar yaptılar ve hayatta kalamadılar. Bu da “iyi” erkeklere çekim duyan kadınların NESLINI TÜKETTİ. Evet, dünyada “iyi” çocuklara çekim duyan kadın kalmadı.

Bu sizin götün teki olmanız anlamına mı geliyor?

Hayır.

Kesinlikle hayır.

Götün teki olmak KESİNLİKLE en YÜKSEK cinsel arzu nesnesi olmak değildir zira bu da bir miktar kendine güvensizlik gösterir.

Ama erkeklerin milyonlarca yıldır HAYATTA KALMALARINI sağlayan karakter özelliklerini göstermeniz ÇOK ÖNEMLİDİR.

Bu, bilinçaltı seviyesinde çalışır. Çok ilkel ama çok GÜÇLÜ bir seviyede.

Duygusal olarak zayıfın hayatta kalması ve başarıya ulaşması zordur. Benim inancıma göre kadınlar tarih boyunca duygusal olarak güçlü erkeklere arzu duyarak onların yanında hayatta kalma şanslarını arttırdılar … kendi çocukları ve onların çocukları için …

Duygusal gücün hayatta başarı için zekadan daha önemli olduğunu Daniel Goleman Duygusal Zeka kitabında yazmıştır.

Bunun anlamı, aç ve muhtaç davranan, yeni tanıştığı kızı sürekli arayan, ona nasıl ihtiyacı olduğunu sürekli gösteren, kısacası taşaklarını hatuna teslim eden erkekler kadına ZAYIF görünürler.

ZAYIF, MASKÜLEN değildir. Kadınlar açısından erkeğin DUYGUSAL olarak güçsüz olması onun cazibesini tuzla buz eden bir şeydir. Bunu ÇİRKİN olmak gibi düşünün. Zayıf ya da güçlü olmak derken DUYGUSAL güçten bahsediyorum. Duygusal güç, fiziksel güçten önemlidir. Bu arada kıskançlık ve kıskançlık göstermek zayıflık işaretidir zira eğer arzu edilir biri olduğunuzu BİLİYORSANIZ, kıskançlık hissetmezsiniz.

Kadının sizi kıskandırmaya çalıştığı zamanların çoğunda amacı sadece sizin tepki gösterip göstermeyeceğinizdir. Siz ona muhtaç mısınız ve bu nedenle onu kıskanacak mısınız görmek istediği için yapar. Eğer kıskanırsanız ne olur? Kadın kontrolün kendinde olduğunu düşünür, SİZDE değil. Ve kadın KONTROLÜN erkekte olmasını ister.

Kıskançlık duymadığınızda, kadın kontrolün SİZDE olduğunu düşünür (DUYGUSAL GÜÇ) ve size karşı çekim duyar.

Pek tabii ki bir kadın sizinle sürekli oyunlar oynuyorsa, mesele sizi sürekli kıskandırmaya çalışıyor ise, onu TERK edin ve size ertesi hafta, gün, saat geri koşmasını gülerek izleyin.

Kıskançlık konusu kendi başına yazı gerektiren bir konu ve bunu kitabımda ayrıntılı işledim. Ama şimdilik kıskançlığın genellikle sizin onu ne kadar önemsediğinizi görmek için sizi TEST etmek isteyen kadın tarafından provoke edildiğini unutmayın. Eğer testi geçemezseniz ve kendine güvensizlik ile öfkelenirseniz hatun sizin ona çok ihtiyaç duyduğunuzu düşünecektir.

Bu da tabii ki onun size olan arzusunun ZAYIFLAYACAĞI anlamına gelir.

Bu size mantıklı geliyor mu? Yüzeysel olarak hayır : bir kadın sizin umurunda olup olmadığını anlamak için sizi neden kıskançlık ile öfkelendirmeye çalışsın ki?

Zira kadının kafasında, düşünce dizgesi şöyle işler :

Eğer bir erkeğin muhtaç hissedecek kadar umrunda isem, o erkek duygusal olarak zayıf bir erkektir. Ve duygusal olarak zayıf adamlar, hayatın tehlikelerine meydan okuyabilecek erkek adam değillerdir.

Şunu hatırlamanızı istiyorum :

Milyonlarca yılın geride kalmış olmasına rağmen hala tarih öncesi çağların DNASını taşıyoruz. Hala çok çok uzun zaman önce çekici bulmanın mantıklı olduğu şeyleri çekici buluyoruz.

Peki tamam, bu durumda her şey çok basit olmalı, değil mi? Sadece MASKÜLEN olduğuna emin ol yeter, değil mi?

Cool ol, girişimci ol ve dominant ol, değil mi?

Aslına bakarsanız olay bundan biraz daha fazla karmaşık. Açıklayayım.

KADINLAR SİZİ SÜREKLİ TEST EDECEKLER AMA AYNI ZAMANDA GÜNÜMÜZ TOPLUMUNDA SÜREKLİ ÇELİŞKİ İÇİNDE OLACAKLAR :

TOPLUM KADINLARIN KAFASINI YIKIYOR VE ONLARI ASLINDA “İYİ” ÇOCUKLARI İSTEDİKLERİNE İNANDIRMAYA ÇALIŞIYOR. Kadınlar “iyi” çocukları pek arzu etmeseler bile.

Bunun sonucunda da kadınlar sizi her türlü taktik ile ASLINDA SÜPER İYİ bir çocuk istediklerine inandırmaya çalışıyorlar.

Evet.

Utandırma taktikleri, korkutma taktikleri, gerekirse şantaj yapacaklar hatta sizi buna inandırmak için size İYİ bile davranacaklardır.

Ama buna kanıp İYİ ÇOCUK olur olmaz başınıza ne gelecek, tahmin edin?

Doğru tahmin ettiniz. SIÇIŞ! Sıçarsınız.

Sizin daha fazla İYİ olmanızı talep eder. Örneğin sizden daha fazla lütuf, yardım vs … isterken siz çabayı arttırdıkça giderek teşekkür azalır.

Bu döngü, hatun sizi terk edene kadar devam eder!

Bu dediklerimi onaylayanlar, yorumlara yazsınlar. Dünya üzerinde yaşayan ne kadar erkeğe yardım edebilirsem o kadar iyi. Sizin onaylarınız daha fazla erkeğin bu gerçeği görmesini sağlayacak.

Dürüst olmak gerekirse ben bu işlere girdiğimde, ne olursa olsun hiçbir gerçeği SAKLAMAMAYA and içtim.

Bu arada, bu yazdıklarıma öfkelenen kadınlar genellikle bahsettiğim şeylerin CANLI KANITLARIDIRLAR. Başka değişle bir kötü çocuğa kafayı vermiş ve bu arada da bir iyi çocukla takılıp onu yolan hatunlardır.

Bu yazılanları onaylayan hatunlar da genellikle güzel, zeki, espri anlayışı gelişmiş ve bağımsız kadınlardır. Bu kadınlar davranışları ile tamamen MASKÜLEN erkekleri çok severler.

Bir kadın çekici ve kendine güvenen bir kadınsa, FEMİNEN hissetmek için duygusal olarak GÜÇLÜ bir erkeğe ihtiyaç duyar.

Başka deyişle, SEKSİ kadınlar ERKEK gibi davranmaktan utanmayan ERKEK ADAM isterler. SEKSİ kadınlar dominant (dominant diyorum, despot demiyorum) ve her yaptığı şeyde kadın onayı aramayan erkeklere bayılırlar.

Peki seksi kadınlar böyle erkeklerden hoşlanıyorlarsa, neden bazen o erkeklerin “İYİ” davranması için baskı yapıyorlar? Zira eğer adam gerçekten ERKEK ise, bu saçmalık olan baskıya itaat etmeyecektir! Burada hile, bu isteği COOL, SAKİNCE ve ASLA duygusal tepki vermeyerek  reddetmektir. Bu da birçok erkeğin beceremediği kısımdır.

Bir erkek olarak, mantık çerçevesinde hareket eden bir varlık olarak, size yakın birinin sizi gerçekten erkek misiniz diye TEST ETTİĞİNE inanmak zordur. Ama gerçekte olan budur. Ve bunun için kadınları suçlayamazsınız. Bu, erkeklerinin DUYGUSAL olarak güçlü olduğunu bilmek, onların erkeklerine çekim hissetmelerinin tek yoludur. Kadının yüzünü göremediğinizi ama onunla çıktığınızı düşünün.

Hatun gerçekten güzel mi değil mi bulmak için her şeyi yapardınız! Bunu anlamak için bir sürü yöntem geliştirirdiniz … Kızın suratını görmüş birini bulmaya çalışırdınız, veya kız suratını göstermezse oradan ayrılacağınız tehditi savururdunuz, vs.

Kadınlar da aynı şeyi yapıyorlar ama terk farkı anlamaya çalıştıkları şey sizin DUYGUSAL OLARAK DURDURULAMAZ biri olup olmadığınızdır.

Kadınların testlerini başarılı olarak geçmenin en iyi yollarından biri de espridir.

Örneğin, yeni kız arkadaşınıza gayet uygun davrandığınızı, “iyi” çocuk ya da götün teki olmadan dengeli davrandığınızı düşünelim. Ve birkaç hafta sonra hatun siz ona bir şeyler almıyorsunuz ya da onu yeterince aramıyorsunuz ya da ona onu sevdiğinizi günde 10 kere söylemiyorsunuz diye şikayet etmeye başlasın. Size söylediğim, eğer bu isteklere boyun eğerseniz kadının size olan ilgisinin azalacağıdır.

Bir kadınla çıktığınızda, arzunun nasıl tetiklendiğini bilmeniz lazım. 7 aylık kız arkadaşınıza onu sevdiğinizi söyleyin tabii ama yeni çıkmaya başladığınız bir kıza “seni seviyorum” diyemezsiniz, hele de GÜNDE 3 KERE.

Ve pek tabii ki, eğer bir kadın size iyi davranmıyor ise, buna tepkiniz muhtaç bir erkeğe dönüşüp ona sürekli “SENİ SEVİYORUM” demeye başlamayın! Aslına bakarsanız eğer hatun size kötü davranıyor ise, o size 3 kere “seni seviyorum” diyor ise siz ona bir kere “seni seviyorum” deyin. Size olan çekimi artacaktır.

Hatun aşırı derecede kendine güvensiz değil ise, eksta “İYİ” çocukluğunuz, sizin onun isteklerine boyun eğmeniz, hatun tarafından sizi tamamen kontrol etmek için kullanılacaktır.

Ve bu olduğunda, hatunun size “güle güle”sinin eli kulağındadır.

Bunun yerine ona “demek seni telefonla arayış şeklimi değiştirmek istiyorsun? Tamam, o zaman sana Nancy demeye de başlayayım mı?” Eğer tepki verirse “Tamam tamam, Angela diyeceğim” deyin.

Bunu devam ettirin ve hatun olayı anlayacaktır (istediğiniz espiriyi kullanmakta özgürsünüz, prensibi anlayın yeter).

Ama eğer sinirlenirseniz, hatun gerçekten önemli bir açık yakaladığını düşünür ve siz de yanlış bir şeyler olduğu fikrini güçlendirirsiniz.

Çeviri : Understanding the Woman Logic

Saha Raporu : Secret’in Day Game maceraları – 3

Sıcak bir İstanbul akşamıydı. Arkadaşlarımla biraz zaman geçirmiş eve dönmek üzereydim.  Beğendiğim bir kaç kızla konuşmuştum ama henüz istediğim gibi bir sonuç almış değildim. Bugünlük bu kadar yeter diyerek otobüs durağına doğru yönelecektim ki yanımdan bir kız kulaklıklarıyla müzik dinleyerek hızlı adımlarla geçti. Az ilerideki ışıklarda karşıya geçmek için beklemeye başladı. Bu kızla da konuşur eve öyle giderim diye düşündüm. Işık yandıktan sonra yanına gitmeye çalıştım ancak o kalabalık meydanın insan trafiğine karışmıştı bile. Hızlı adımlarla ilerlemeye devam ettim. Sol tarafta sokağa sandalye atmış oturan esnaf topluluğuna gelmeden hamlemi yapacaktım. Ama önce karşıdan gelen 4 lü yaşını başını almış erkek grubunun geçmesini beklemek istedim. Onlar geçerken kıza yakın olan taraftaki kafasını yarım metre kadar uzatıp kızın görüş alanına sokarak yiyecekmiş gibi baktı kıza, daha sonra bakışlarını kaydırdığı yer poposuydu. Kız ufukta kaybolana kadar onu izleyecek gibi bir halleri vardı. Birazdan yanına gidip konuşacağım kız hakkında ileri geri konuşmalarına şahit oldum. Bu bütün hayatları boyunca yalanıp duracaklarının bir göstergesiydi benim için. Bu yüzden onlara kızma ve acıma arasında bir duyguya kapılmıştım.

Tabletine bağladığı kulaklığıyla müzik dinlerken beni duyamayacağı için omzuna dokundum. Henüz taciz edilmişti, bu yüzden yüzüme bir gülümseme takınmaya özellikle dikkat ettim, korkutmamayı başarmıştım onu. Kulaklığı çıkartıp yüzüme baktı. Kim sanmıştı acaba beni? Ne diye durduruyordum onu?

“Seni ışıklarda fark ettim ama takip etmedim zaten bu tarafa gidiyordum çok güzel bir tarzın var bence, gelip iltifat etmek istedim” diye uzun bir cümle kurdum.
-”Teşekkür ederim” dedi.
-”Sana demin laf attılar ya, biraz sinirlendim” diyerek durumla alakalı bir geçiş yaptım.
-”Görmedim ki, ben insanlara hiç bakmıyorum yürürken” dedi.

Burası öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı bir yer olduğundan onun da öğrenci olduğunu tahmin ettiğimi söyledim. Sonra yorumlarıma karşılık kazandığım soru hakkımla Mimar Sinan Üniversitesinde mimarlık okuduğunu öğrendim. Biraz lafladık. Saat zaten geç olmuştu, akşam 10’a geliyordu. Telefon numarasını verirse daha sonra görüşebileceğimizi söyledim. Elini çantasına atar gibi oldu, ben de telefonumu çıkarttım.

Sonra duraksadı ve yüzüme bakıp, “aslında biraz vaktim var, şurada oturup birer bira içebiliriz” dedi. Teklif ondan gelmişti. Yüzümdeki kocaman gülümsemeyi hiç bozmadan “Olur” dedim. “Tabii.”

Kendime güveniyordum, merdivenden yukarı çıkarken önümde yükselen çok güzel poposunu bakma gereği duymadım bile. Ufak hinliklere gerek yoktu. Dürüst ve cüretkâr olacaktım. Adeta içimin güzelliğiyle götürecektim onu. Beni götürdüğü yerin 2.katına çıktık, sadece bir masanın sığabileceği büyüklükte bir balkondu burası.

-”Ameliyat olacağım” dedi oturur oturmaz.
-”Ne ameliyatı ?” dedim
-”Kıç! Kestirip kurtulacağım!”

Orasına baktığımı mı sanmıştı acaba? Normal şartlarda bakardım! Kahkaha attım. Eğlenceli konulardan bahsettik. Hararetliydi konuşmamız. “Aşk yoktur” deyip duruyordu, katıldım ona. Aşk yoktu ama insan doğası gereği sevmeliydi. Doğa, hayvan, insan fark etmez! Sevmeyen insanın var olamayacağı gibi şeyler… Okuduğum kitapların bende yarattığı ufuklardan da faydalanarak biraz ahkam kestim ona.

-”Bunları bilmek sana ne kazandırıyor?” dedi elindeki sigarayı bileği bükülü şekilde tutarak. Gözlerimin içine bakıyordu.  Hafifçe öne doğru eğildim ve şöyle dedim:
-”Bilmiyorum ama belki seni kazandırır!”

Bugün gördüğüm en devasa gülümseme beliriverdi yüzünde. Gamzeleri ortaya çıktı. Bembeyaz ve orantılı bütün dişlerini görebiliyordum.

Sonraki aşamaya geçmiştik artık, karşısında oturuyordum, yakınlaşmam için yanına geçmem gerekiyordu, kızın kafaya taktığı birkaç sorunu olduğunu öğrendiğim için, ”şimdi seninle ilgilenmem gerek” diyerek yanına geçtim. Önce çantasını kaldırıp diğer sandalyeye koymam gerekti. Bir elimi omzuna atarak, sağ elini sağ avucumun içine aldım.

-”Fazla ileri gitme istersen” dedi.

Sürekli tehdit edip duruyordu beni, yapmam gerektiği gibi hiç birine duygusal reaksiyon vermiyordum bunların. Gözlerinin içine baktım ve takıldığı bazı şeyleri kastederek:

-”Bu seni neden kötü hissettiriyor” dedim. Anlatmaya başladı. Derken e yoğun yerde kestim sözünü.
-”Beni öpmek ister misin?” dedim gözlerinin içine bakarak.
-”Hayır!”dedi
-”Öpmek istermişsin gibi bir halin vardı o yüzden sordum”
-”Hayır!”
Tutup öptüm onu yanağından. 20 dakika kadar sonra:
-”Sigaram bitti” dedi ikinci kez.
-”Bak aşağı gidip sana bir sigara alırım ama sen de biraları ısmarlarsın” dedim.
-”Zaten ben ısmarlayacağım biraları” dedi.

Cimri görünmek istemiyordu herhalde. Ne zaman karar verdi ki buna diye düşünüp ”tamam” dedim. Döndüğümde oturmak için yerinden almış olduğum çantası eski yerine gelmişti. Karşısına oturmak zorunda kaldım. İlkokul 1 de bir kızın beni reddetmesi ve çok üzülmüş olmamla ilgili bir hikâye anlattım. Bu hikâyeye çok güldük, öne doğru eğildim.

-”Biraz şefkat fena olmaz, hadi öp beni” dedim esprili bir şekilde ve yanağımı uzattığımda öpmedi.
-”Hadi öp!” dedim ikinci kez güvenimden bir şey kaybetmeden yanağımı biraz daha uzatarak. Emindim kendimden. İşte bu yüzden öne doğru gelip öptü.

Aramızda o aradığım sinerji artık oluşmuştu. Bir kaç saat önce caddede tanıştığım bu güzel kızla gecenin sonuna geliyorduk. Şimdi onu iyi bir şekilde yönlendirmeliydim.

-”Benim alkolle aram berbattır. Sarhoş olsaydım ne yapardın?” diye sordum. Aklımdan bir sürü düşünce geçiyordu.
-”Bırakmazdım seni tabi ki, ya bir otele yerleştirirdim ya da adresini öğrenmeye çalışırdım taksi için” dedi.

Yüzümü astım imalı bir şekilde.

-”Ne yani evime mi alayım?” dedi.
-”Olabilir aslında!” diyerek yanıt verdim gülerek.
-”Benim odamı görsen harabe oldu, odamı boyuyorum, yatağım bile yok”
dedi. Ben de ona kendi evimin güzelliklerinden süsleyerek bahsettim, bize gidelim diye ima ettim. Sözle söylemese bile vücut dilinden oluru almıştım.

Bir saat sonra… Üzerimdeyken kalçasında olan ellerimi tutup çekti, yastığa yapıştırdı.

-”Hayır” dedi, ”sen değil ben seni yapmak istiyorum!” İlk defa böyle bir şey duyuyordum hayatımda, fazla film izlemiş olabilirdi belki, o da en az benim kadar hayalciydi ve bunu şuan gerçeğe dönüştürüyordu.

Uyuduk. Sabaha karşı tabletinin alarmı çaldı. Tableti çantasından çıkartıp kapattım. “Kalkacak mısın?” diye sordum ona, “Hayır gel buraya” dedi.

Tek bir günlük bir şey olarak başlamıştı ama öyle kalmasını istemedim. Ertesi gün konuşurken bana sahilde gitar çalmak istediğini söyledi. Atladım hemen. İkimiz de birbirimize iyi hissettiriyorduk.

Saha Raporu – Daygame ve yaklaşma korkum

Değerli erkekadam okurları ve Mahmut Abi, Merhaba. Ben Mr.Deer. 2 yıl önce üniversiteden Chianski lakaplı akıl hocam ile karşılaştım. İlk başlarda beni test etti yapabilir miyim diye; ölçütü, biçti, tarttı en sonunda Neil Strasuss, Mystery, evrimsel psikoloji ve arsız-komik gibi konulardan bahsetti. İlk olarak The Game kitabından başladım. Sıkı bir psikolojik eğitime tabi tuttu beni öz güvenimi oturtana kadar bana laf attı, dalga geçti başlarda bozulur gibiydim fark etti ve üstü kapalı bir şekilde ‘’bu tarz sözleri umursamamayı öğrenmelisin’’ dedi. Haklıydı, daha üstadımın laflarına bozulursam kadınlar bana neler yapardı. Sonra 1 sene önce bu blog’a girdim ve yazılar sayesinde çok yol aldım. Başlarda Pick-Up Artistlik eğitimi aldığımı düşünürken Chianski bana PUA’lıktan ziyade Red Pill öğretileri veriyormuş.

‘’Yapmaman gereken şeyleri öğrenmek için sahip olduğun her şeyi kaybetmek gibisi yoktur. Kaybetmemek için neyi yapmaman gerektiğini bildiğinde, kazanmak için gerekli olan şeyleri öğrenmeye başlarsın. ‘’
~ Edvin Lefevre ~

Berbat bir ilişkiden çıkmıştım 6 ay süren tüm mavi hap olgularını yerine getirmiş bir aptaldım ama zamanla hayatım değişti. 110 kiloydum 2,5 ayda gibi kısa bir sürede 25 kg verdim. Sadece zayıflamam, zamanında flört dönemlerimde yüz vermeyen Robert Greene’in Koketçe (dengesiz duygu durumu) olarak tabir ettiği kadınların yolda görünce görmezden gelmek yerine boynuma atlamalarına, sarılmalarına şahit oldum. Kitap okuma alışkanlığı edinirken, eskiden hayalini kurduğum, HB 6,5- 7 civarı ve üstü kızları baştan çıkarttım. Kendime yatırım yapmayı öğrendim. Farklı birçok alanda kendimi geliştirdim. Adeta yeniden doğdum, kendimi ve vücudumu sevmezdim fakat şimdi adeta kendime âşık oldum, öz güvenim tavan yaptı. Özellikle o gençlik festivallerinde, bir köşede birası ve sigarası elinde arkadaşları ile efendi bir şekilde oturan yanındaki hatunlardan çekinerek tavan yapan testosteron yüzünden pantolonundaki çadırını çanta, mont tarzı eşyalarla saklamaya çalışan o korkak soya çocuğu değil de tanımadığı hatunlara içki ısmarlatan, dudakları morarana kadar onlarla öpüşen birisi oldum. (Festivaller, konserler, karnavallar dışarıya göre çok kolay pratik ve yeni başlayanlara ideal, Robert Greene’nin Baştan Çıkarma Kitabında bahsettiği -baştan çıkarıcı ortam/ Baştan çıkarıcı zaman s;645). Ama bir sorunum vardı yaklaşık 6 ay önce Mahmut Abi’ ye attığım e-postanın konusu: Blog içerisinde örneği var ‘’ abi bana bir şey yapmalısın’’. Mahmut abi de bana ‘’cevabını zaten biliyorsun’’ demişti. İşte bu yeni başlayanların korkusuydu.

The moment I said ‘hi’, I already won. – RSD Max

AVM’de, yolda, kafede tanımadığım hatunları durdurup konuşmak, adeta karnıma sancılar sokuyordu. 2 yılda 3-4 kez hüsran dolu yıkıcı açılış yapabilmiştim ta ki o güne kadar. 3 Aralık’ta şehrimde ki bir AVM’ de de 12 gibi işlerimi hallettikten sonra, akşam saat 5’te de sporum vardı. 5 saatlik bir boşluktan yararlanarak, yaklaşık 23-25 grubu açtım. (Aralarında erkek olanlar da vardı ki bu benim -The Game’deki GEAR-, ‘’kâbusumdu’’) ve ilk bir iki tanesinde tüm kemiklerim adeta titriyordu. 16 tanesi kayda değerdi. Hoş sohbet, sihirbazlık, zihin okuma (soğuk okuma vb.) ile yaklaştım. Peki değişen neydi, ben nasıl yaptım.

Hep iyi bir giriş bulabilmek için Youtube de blogda ilgili makale ve videoları araştırdım. (Fazlası harekete geçmeyi önlüyor özellikle Youtube videoları) Asıl hata sürekli mükemmel olmaya çalışmaktı ama şunu kavradım önemli olan ne söylediğin değil nasıl söylediğindi. Bodrumda lifeguard’lık yaptım bu yaz HB’si tavan kadınlarla (genelde yabancı) takıldım ve Adana’ya (gitmeden 1 hafta önce bir anda tüm tabaklarım kırılmıştı) dönünce direk kafamda şu kelimeler belirdi ”wtf” porno yıldızı gibi hatunlardan sonra kendimi oyunda geri plana attım. Kendimi mastürbasyon ve porno krizinin içinde buldum elimden geldiğince kendime söz geçirmeye çalışıyordum ama nafile 3 güne bir atak geliyor, uyuyamıyordum. Sonrasında buradaki yazıları daha dikkatli okumam gerektiğini fark ettim.

‘’Yine de en çok çiy damlası, en sessiz gecede düşer, bilirim.’’
Friedrich Nietzsche ~

Hallowen Partisi saha raporu (sessiz oyun) 26 Ekim 2018

Bodrum sonrası ilk tetikleme cadılar bayramında, katıldığım iki katlı bir barda içerisinde İngilizce pratik yaptığımız nispeten samimi olduğum arkadaş grubum ve geneli üniversite çağındaki insanların katıldığı bir partide oldu. Herkes saçma sapan kostüm ve boyalara bürünürken, ben Casonova’nın maskelerine benzeyen maskülen bir venedik maskesi taktım. Üzerimde sade bir pelerin ceket (dışarıda giydiğim tavus kuşu ceketim), köpek parçalamış gibi gözüken siyah dar kot pantolonum , ayağımda çizmelerim ve dikkat çeken bir resim baskılı üzerine delikler açılmış siyah tişörtüm. İlk dakikalarda etrafta dolanıp güzel hatunları neg’liyorum ve insanlarla kaynaşıyorum. İlerleyen dakikalarda bir anda daha önce hiç denemediğim bir taktiği denedim. Maymun kabilelerindeki danslarda alfa maymunun kendini göstermesi gibi kendimi göstermek için ortamdaki tüm yalnız erkeklerle kaynaştım ve onları parti alanın ortasına çektim. Çünkü insanlar henüz bistro masalarından uzaklaşıp ortaya gelmemişlerdi ve partide soğuk bir hava vardı. Ben öz güvenim ve figürlerim ile müzikle bir bütün olmuş adeta ortada parlıyordum. İnsanların övgü ıslıkları, alkışları tam bir ilgi yumağı haline geldim fakat sonra terledim, sıcak bastı bronşitim tuttu, nefesim daraldı kendimi zorlukla dışarıya attım.

‘’Bir koyunun önderlik ettiği yüz kişilik aslanlar ordusundan ziyade bir aslanın yönettiği yüz kişilik koyunlar ordusundan daha çok korkarım.’’
Charles-Maurice de Talleyrand ~

Orada sigaraya çıkan erkeklerin benimle sohbete girmeye çalışmasını falan atlatıp tuvalete gittim o sırada piste durum nedir en ufak bir fikrim yoktu. Düşüncem etki dağılmıştır sanıyordum ki bir baktım o beta ve abazan erkekler gitmiş pistte uydu erkekler ve çıtırlar kalmıştı. Arkadaş grubuma yaklaştım, direkt beni görünce güvenlik çemberlerini açıp beni aralarına aldılar. Sağdan bir kız yanaştı bana doğru arkadaşlarım tanıyor zannettiğim 170 cm boylarında esmer bir bomba HB 6,5’lik güzel vücutlu. Fark ettim kaçak bakışlarını önce dans ederken yan bir şekilde omzumu değdirdim ardından o da değdirdi beklediğim hareket geldi. O an mideme yumruk yemişten beterdim. Sırtımı döndüm geriye doğru yaslandım sırtlarımızı birbirimize yaslamış dans ediyoruz. 5-6 saniye sonra birden ona döndüm fark etti ama o dönmedi ufaktan kolum kaldırıp sırtına yasladım koluma iyice yaslandı işaret geldi kalçasının yanlarından tuttum bedenimi yasladım ses yok yılan gibi oldu dansı. Tuttum çevirdim durdum 5 sn. gözlerine baktım, kendini çekmedi adeta hipnoz etkisinde gibi bakıyordu gözlerimin zifiri karanlığına. Dedim tamam hafif yaklaştım dudağıma yapıştı. Pistin ortasındaki gösterim işe yaramıştı HB 6,5’lik bir kızla ağzımı açmadan öpüşmeye başladım bir anda rahatladım elinden tuttum üst kata çıkarttım ama orası hizmete kapalı ve karanlık, tabi ben bunu biliyorum soktum içeriye koltuğun üzerine oturdum kucağıma aldım öpüşmeye devam ediyoruz. Sonra dizlerim ağrıdı masaya yatırdım dudaklarımızı parçalıyorduk resmen ellerim her yerinde, beklenen son geliyordu ama ‘’o da ne’’ tahmin edeceğiniz şey pornonun zararı, penisim sertleşmiyor evet 5 dk önce çıkart beni artık diyen tepegöz dostum uyku moduna geçmiş, hafif kasılmış yılan gibi etkisizdi. Aklımdan geçenler utanç duruma düştüm gibi hissederken en iyi repliğim aklıma geldi ‘’ ilgiye ihtiyacı var’’ dedim. Bunu ne zaman desem oral sekse geçilir. Sonrasında 2 kez sigara molalı oral yaptı. (Prezervatif arabada kalmıştı onun psikolojik etkisi de vardı üzerimde). Sigarayı 3 hafta önce Chianski’nin tam beynime saplanan sorusundan beridir içmiyordum ve öpüştüğümüzde anladım kül tablası yalamanın ne demek olduğunu. O meşhur soru ‘’kendisine saygısı olan adam sigara içer mi.’’

Bu tetikleme ile The Game kitabını tekrar elime aldım. Daha zinde kalmak için erken yatıp erken kalkıyorum. Uyku saatimi Blog’daki bir yazıyı okuduğumdan beri 7 saat yapmıştım.  Şimdi ise 5 saat uyuyor, 00:00-05:00 arası daha dinç ve enerjik kalkıyorum. 5 saat uyku denemelerim sayesinde ikinci bir tetiklenme yaşadım. AVM’deki açılışlarımın olduğu gün deneyimin 4.günüydü ve internette bu uyku deneyi yapan insanların 4. ya da 6.günde depresyona girmesi bekleniyordu ama ben enerjimi yüksek tutmak için çok uğraştım. Erken kalkmaya başladığımdan beri öğrendiğim sihir numaralarını insanlara yaparak açılışlar denedim böylece korkumu yendim.

16 grupla sohbet ettim fakat ne Instagram ne de telefon numarası alamadım. Fakat alamadığım için üzülmek yerine edindiğim deneyim için sevindim. Gün devam ediyordu…

‘’Duygularıyla hareket edenler için hayat bir trajedi, aklıyla hareket edenler için bir komedidir.’’
~ Jean de La Bruyere ~

Etkinlik gecesi saha raporu (Mystery) 3 Aralık 2018 

Akşam spor sonrası haftada iki gece İngilizce pratik yaptığımız nispeten samimi olduğum arkadaş grubumla buluştum. Kafenin dış kısmında oturan bir kızın bana kaçamak bakışlar attığını fark ettim ama kalkamadım çünkü masamdan oyun daha bitmemişti. Biraz bekledikten sonra bir arkadaşı daha geldi. O sıra masadan kurtuldum ve yanlarına giderek sabah üzerinde denemeler yaptığım açılışımı yaptım.

D =ben
K=kızlar
H= hedef

D: Merhaba hanımlar bir konuda fikrinizi alabilir miyim?
K: Tabi ki konu neydi.
D: Üzerinde çalıştığım yeni bir sihir numaram var. Ben size küçük bir gösteri yapayım siz de bana değerlendirme yapın.
K: Tamam yap hadi (şaşkın ve heyecanlı bir sesle). Yaptığım numarayı çok beğendiler ve sonra hedefe:
B: Aklından 1 ile 10 arası bir sayı tut dedim.
H: Tuttum. dedi.

Numaranın sonunda aklından tuttuğu ülke, şehir ve hayvanı tek tek söyledim ama bu sırada sağ eli sol elime yaslanmış avuç içi yukarı bakıyor (kino). Sağ işaret parmağım avuç içinde daireler çiziyor, gözlerinin içine bakıyorum, tabiki cevapların doğruluğunu duyunca şaşırdı garibim. Sonrasında arkadaşını kazanırken bunu tatlı tatlı bokunu çıkarmadan neg’ledim. Sonrası soğuk okuma numara için telefon numarasını aldım ve 3 gün sonra perşembe günü buluştuk. Ama 3 gün boyunca aramadım ve mesaj atmadım zaten numaramı da vermemiştim. Perşembe öğle saatlerinde aradığımda önce açmadı işlerime devam ettim. 15-20 dk. sonra aradı açmadım yemek yiyordum. (Birçok erkek eski ben gibi yemeğini ya da işlerini bırakır direk telefona yoğunlaşır. Buna birazdan değineceğim.) 5-6 dk. sonra mesaj geldi. ”Mr.Deer?” Benim olduğumu tahmin etmişti. 10 dk. sonra işlerimi bitirip telefonu elime aldım ve aradım. Çok heyecanlıydı,

H: Akşam müsait misin? Müsaitsin değil mi, buluşuyor muyuz, buluşalım mı, akşam boş musun? Dedi. Konu buluşmaya gelinde ağzından kaçırdı bunları heyecan tüm vücudunu sarmıştı sesinden bariz anlaşılıyordu.

B: Saat 8 de baraj yolunda olun.
H: Hangi mekân.
B: Sürpriz.
bla bla bla bla bla

‘’İnsanlar düşündüklerinden daha ahlaklı, hayal  edebildiklerinden daha ahlaksızdırlar.’’
~ Sigmund Freud ~

Akşam buluştuk yanında o gün tanıştığım arkadaşı değil de başka bir kız arkadaşı vardı. Yürüyerek 5 – 6 dakikalık ilerideki mekâna gittik dış kısımdaki dörtlü koltuğun olduğu yere geçtik. Hedef yanıma kız arkadaşı da karşımıza sandalyeye oturdu aramızda masa vardı. Vücut dilim blog’tan öğrendiğim şekildeydi bacaklarım açık kollarım geride koltuğun sırt dayama bölgesine boylu boyunca uzanmış. Bedenim yeni tanıdığım karşımdaki kıza dönük, hedef sağımda omuz üstünden konuşuyorum onunla. Kısa sürede arkadaşını kazandım soğuk okuma bilinç altı testi (kino) arkadaşının elini elimde görünce hedef kıskançlıktan çıldırıyordu resmen yüzünden anlaşılır bir şekilde. Tahmini 1 saat sonrasında hedef iyice sağdan sağdan bana sokulmuş eli elimdeydi. ”Havada iyice soğudu” dedi. ”Gel sarıl ısınırsın” dedim çektim direkt. Ama burada tamamen kendi isteği ile durduğundan emindim, birkaç IOI dan sonra emin olunca yaptım yoksa ilk buluşmada ters tepebilir. Arkadaşı sunumu için dosyalarını düzenliyor bizimle pek ilgilenmiyordu. Hedefimin saçını kokladım şampuan markasını vs. sordum evrimsel faz değiştirme yapıyordum. Arkadaşı lavaboya gitti. Amacım sadece yanaktan öpmekti ama bir anda şehrin elektrikleri gitti dudağına zarif bir şekilde buse kondurdum. Mekânın jeneratörü çalıştı ışıklar geldi ve kız çok farklı bir duygu içerisindeydi ve birkaç saniye sadece gözlerime baktı. Sonra ”Bunu sen mi yaptın?” dedi kendinden emin olmayarak. Dedim ”belki ”(c şeklinde gülüş (bu gülüşler hakkında bir yazı yayınlanmalı). Zaman tamamen bu acemi sihirbazın lehine işliyordu. Sonra kalktık ve artık numaramı almıştı ve hem zorlandığım hem de çok keyif aldığım o text game başlamıştı aramızda.

 ‘’Bir insanın hareketleri, sözlerinden daha yüksek sesle konuşur.’’  ~Aristoteles ~

Kütüphanede açılış (Beden dili’nin önemi) 10 Aralık 2018

Mezun olduğum üniversiteye şehrimi terk etmemeden önce iki arkadaşımı ve tabaklarımı görmeye gittim. Arkadaşlarımdan biri kütüphanede ders çalışıyormuş, onu görmeye gittim. Kütüphaneye girdiğim anda Daniel Craig gibi öz güvenli bir yürüyüşüme ve çizmelerimin her adımda çıkarttığı o ses tavus kuşu tarzımdan daha çok dikkat çekiyordu. 2. kata çıktım arkadaşıma bakınırken yüzümdeki o insanın içini ısıtan çapkın gülümsememle, onu gördüm ve yaklaştım. Selamlaştık ve o anda oturduğu masanın diğer ucundaki kızların bana nasıl baktığını fark ettim, gözlerimde şimşekler çaktı. Sonra arkadaşımla daha iyi konuşabilmek için dışarı çıkmaya karar verdik tam 2 adım attım durup arkadaşıma ”1 dk bekle ” dedim. Geri döndüm hedefime ”merhaba biz hava almaya gidiyoruz eşyalarımıza bakarak olur musunuz ” dedim. H: Tamam, zaten burada bir şey olmaz, çok önemli şeyler var sanırım” dedi gülerek şakalaşırcasına. Sonra indik kütüphanenin önünde biraz sohbet ettik. Sonra kütüphaneye geri girdik ve hedefimle aramda şu konuşma başladı.

D: Ben
H: Hedef

D: Teşekkür, eşyalarıma göz kulak olduğun için, (yüzümde o iç ısıtan çapkın bakış)
H: Önemli değil.
D: Bu böyle kuru kuruya olmaz, üzerinde çalıştığım sihir numaramı göstereyim size hem sıkılmışsınızdır biraz neşe katarım size. (O anda kızlar birbirine baktı- bilirsiniz işte)
H: Ama burası kütüphane.
D: Gece burada yatmayacaksınız ya, (gülüşmeler)
H: Hayır tabiki.
D: Tamam şöyle yapalım birazdan mola verin dışarı çıkalım.
H: Tamam.

Tahmini 15 dk. sonra kızlar ayağı kalktı, davetkar bakış attılar. Sonra direk ayağı kalktım ‘’hadi beni takip edin’’ dedim. Gülüşmeler eşliğinde aşağı iniyoruz ve ilk shit test;

H: Neden böyle yürüyorsun’’ dedi hedef bana.
D: Nasıl ne var ki yürüyüşümde siz neden böyle yürümüyorsunuz.
H: Garip yürüyorsun, diğer insanlar böyle yürümez.
D: Sadece yakışıklı sihirbazlar böyle yürür. Onayla-abart, bunu tamamen refleksif söyledim çalışılmış bir söz değil. Kahkahalara boğuldular.

‘’Arzu ve Aşk bir insanın sahip olmadığı nesnelere ya da niteliklere karşı hissettikleridir.’’
~ Sokrates ~

Sonra sihirbazlık, zihin okuma (NLP ve Kino), kısa bilinç altı testi yaptım. Birkaç numara daha istediler. ‘’Bir kahve ısmarlarsanız olur’’ dedim. Arkadaşı ‘’ben kahve sevemem, içesim yok diyerek bizi yalnız bırakmaya çalıştı. Sonra yukarı geri çıktık. Yarım saat sonra hedefimi aldım ve kampüsteki bir kafeye geçtik ve sıçışlar başladı. İçeri girdik masa seçiyordum başka bir yeri gösterdi ‘’orası kapı ağızı, burası daha iyi ‘’dedi. Bir 5 saniye durdum oturmuştu ‘’hadi gel ‘’dedi davetkar bir sesle, otururken ‘’bu seferlik’’ böyle olsun dedim. ‘’Normal de sen mi seçersin’’ (shit testi) dedi. ‘’sıklıkla’’ dedim (o iç ısıtan çapkın bakışımla). Sonra ‘’hadi kahve içmiyor muyuz’’ dedi. Mekân self servis. ‘’Hadi dedim kahveler sendendi’’ dedim. ‘’Ne münasebet daha seni tanımıyorum bile ben kadınım’’ dedi. ‘’Ne alakası var illaha erkek mi öder’’ dedim. ‘’Almıyor musun’’ dedi. ‘’Alırsan orda ben almam, dökülür beceriksizim’’ dedim (Gülerek). Burayı umursamadım normal sohbete geçtik. Beden dilimi hep korudum otururken. Sonra arkadaşı çıkıyormuş kütüphaneden bu eşyalarını almaya gitti. Ben de birer tane çay alıp dışarıdaki masaların en arkasındakine geçtim. Geldi.

H: Neden bu kadar geriye geçtin.
D: Sende hiçbir şey beğenmiyorsun, bak her yeri görüyoruz işte,
H: Hani kahveydi çay almışsın, hani getiremezdin.
D: Nescafe yokmuş Türk Kahvesi de çarpıntı yapıyor, çay iyidir iyi (yüzümde o iç ısıtan çapkın bakış) kaz ayaklarına birebir.
H: Nasıl ya benim kaz ayaklarım yok ki dedi. (Mal oldu ellerini göz kenarlarını yokluyor)
D: Dudağımı bükerek çocuksu bir sesle ‘’ (Bak dedim hep döküldü elim yandı)

Sonra birkaç numara daha el yazısı falı vs. kalkarken numarasını istedim vermedi, ‘’Instagramı mı verim’’ dedi. Tatlıca ısrar yaptım yok vermedi. Bozuntuya vermedim, Klasik kapanış sözüm; bu aralar biraz yoğunum bakalım belki boş olduğum bir gün yazarım bir şeyler yaparız. (Piç gülüşü). ‘’Alla Allah belkiymiş’’ dedi. (Gülerek hafif bozularak) Not: Bu HB 5,5’luk kızla o masa muhabbetinde ve kim alacak muhabbetinde neden böyle davrandığımın o anda da farkına varamadım bir istisnadır oldu.

‘’Burası meleklerin yerine görüş açılarının bulunduğu, insanların ahlaktan söz edip güç ilkeleriyle hareket ettikleri bir dünyadır.’’
~ Saul Alinsky~

Artık alışmıştım tanımadığım kadınlara açılış yapmaya. Pazar günü (9 Aralık) AVM’de işlerimi hallettikten sonra yemek bölümündeki 3’lü kıza yaklaşıp Mystery tarzı açılışla numaralarını aldım. Hayat tamamen benim lehime döndü artık. 2 yılda çok şey kazandım ve kaybettim. İnsanlar başta bana sadece güldü aşağılamaya çalıştı bunlara boş iş dediler. Abim başta olmak üzere arkadaşlarım senin için üzülüyorum bunlar hiçbir işe yaramaz burası Türkiye kendine gel, bir gün çok pis dayak yersin diyorlardı. Ama ne mi oldu bir süre sonra insanlar bana ilişkileri hakkında sorular sormaya başladı, text game konusunda yardım ister hale geldiler ve ben sadece zor demiştim gibi sözlerle kıvırmaya çalıştılar. 2,5 ayda 25 kilo verdim yoga ve intermittent fasting (aralıklı oruç) sayesinde. Soğuk duş almaya alıştım hem kilo verme süresinde vücudumda çatlamalar olmadı hem de sabahları soğuk duş daha enerjik ve dinç yapıyor.

“Her insan kendisi olması karşılığında topluma bir bedel öder. Kimse bedelsiz kendi olamaz. Bu bedel çoğu kez yalnızlıktır.”
~ Murathan Mungan ~

O sünepe öz güvensiz insanların saygı duymadığı çocuk gitti yerine çekici, sorumluluk sahibi, öz güvenli, sağlıklı beslenen, ağırlık kaldıran, kitap aşığı, saygı duyulan, duygusal yönden güçlü, sürekli tabak çeviren, sağlam bir çerçeveye sahip âdeta bir süper yıldız gelmişti.

Başlar da hiçbir şeyden habersiz bir şekilde 5 kişilik sağlam erkek arkadaş grubumdaki 3 arkadaşımın aramıza sonradan aldığımız kıza yürüdüklerini bilmeden (ama kız biliyormuş), bir anda herhangi bir çaba harcamadan (Oscar Wilde mıknatıs teorisi) kızla birlikte oldum ve seçilen olduğum için 3 arkadaşım birlik olup üstüme geldiler aramız açıldı. Sadece 1 tane arkadaşım kalmıştı o gruptan bana hak veren her şeyi bilen yanımda duran arkadaşım olaylardan 1 sene sonra o ve grubu dağılmasına yol açan kız birlikte olmaya başladılar ve habersizce o arkadaşım da beni terk etmişti ve çevremde güvenebildiğim (şu an biri ile hiç görüşmediğim diğeri de-hanımcılığa gönül vermiş, sevgili yaptı fazla görüşemiyoruz) 2 arkadaşım ve Chianski kalmıştım. Gerçek anlamda 1 kızın sıkı dost erkekleri basitçe birbirine düşürebildiğini görünce artık kadınlara karşı kesin bir gard aldım, onlara güvenmemem gerektiğini acı yoldan öğrendim.

‘’Nasıl acı çekileceğini bilen bir insan her şeye cesaret edebilir.’’
~ Luc de Clapiers ~

Ne Değişti?

Evet bu yol dikenli çok fedakârlık yaptım. Video oyunları gitti. Abur cubur gitti. Kıskançlık yapan arkadaşlarım benimle yarışmaya kalktı birbirimize girdik. Bir dönem Chianski ‘ye cevabını bildiğim soruları sormamdan dolayı kızdırdım beni cezalandırdı uzaklaştı yalnız kaldım ama hepsi beni çok daha güçlü kıldı çünkü ben zaten karanlık yolda Chianski olmadan da yolumu bulabilir duruma gelmiştim. O bunu öğretmişti ama ben biraz geç fark ettim. Şu an aramız daha iyi üstadımla. Beni yavaşlatan tüm gün video oyunu oynayan sürekli dramatik ruh haline sahip yıkık insanlar gitti. Sigara ve alkol gitti. Uyuşturucuyu hiç sevmedim zaten. Sorunlar gitti. Kadınların tabağı olup kırılmıyorum. Fazla kilolarım gitti. Seksi ve kaslı oldum. Para kazanmayı öğrendim. İnsanlara hayır diyebiliyorum. Sağlam bir çerçevem var. 1 hafta içinde takribi Mystery usulü 7 saatte bir kızı öpemiyorsam kolayca next yapıyorum, tabiki duruma göre değişiyor israf haramdır. Saçma sokak kavgaları ve sinirlenmeler de gitti. Düzenli egzersiz. Düzenli 5 saat gece, 2 kez 21 dk veya 1 saat gün uykularım. Daniel Craig gibi öz güvenli bir yürüyüşe sahip oldum (güçlü beden dili). Üniversitede eğitimini aldığım mesleğin yanı sıra kaliteli meslekler. İngilizce ve biraz Rusça. Yakında zamanda kendi evime çıkıyorum ailemin kanatlarından sıyrılıp batıya Eskişehir’e taşınıyorum. Antidepresan ve 4 yaşından beridir kullandığım gereksiz DEHP ilaçları gitti. Yüksek kültür. İstediğimi giyebilme ”kendi bedenim kendi kararım”. Ve yeni başlayan birçoğunun belki de tek istediği şey ”kadınlar”. Ama tek istediğin kadınsa bir an önce kafanı değiştir Red Pill mantığını iyi anla sıçarsın.

‘’Çoğu insanın başarısız olmasının temel nedeni gerçekten ne istediklerini seçmek yerine şu anda ne istediklerini seçmeleridir.’’
~ Napoleon Bonaparte ~

Yukarıda da bahsettiğim ”telefona cevap vermedim yemeğe devam ettim.” Bu kelimenin asıl nedeni hani mesaj geldiği zaman direk yazma, aradığın da hemen açma telefonun başında beklediğini sanmasın gibi, ne kadar geç cevap atıyorsa 2 katı kadar zaman sonra sen at vb. yani meşgul olduğunu bilsin, muhtaç olmadığını bilsin tarzı çerçeveyi koru o seni değil sen onu beklet mevzusu kısaca. Burada ki en çok yapılan hata bende başlarda çok yaptım, aptalca zaman saydım resmen telefonun başında işte bu Blog’da da çok bahsedilen -mış gibi yapmak, bunu bırakıp gerçekten önüne iş koyunca zaten istemeden oluyor mesela ben bu yazıyı yazarken tabaklarıma yeri geldi 6-7 saat yazmadım telefonlarını açmadım çünkü açarsam konsantrem bozulacak diye.

‘’Life İs Variable./ Hayat Değişkendir.’’
~ Mr.Deer ~

İşte Erkekadam  okurları bu yazımda birkaç saha raporumla yaklaşma korkumu nasıl yendiğimi, bu maceramın nasıl başladığına ve nasıl geliştiğine değindim. Umarım beğenirsiniz. Ve şu abi bir kız var muhabbetlerinden nasıl kurtulduğumu ki bunun hakkında yaklaşık 6 ay önce Mahmut abi ‘ye sihirli değnek lazım demişliğim var. Tüm bunlar için başta Style, Mystery ve 6 aylık ilişkimin sonunda enkaz olan beni ayağa kaldırıp beni bu serüvene iten mükemmel derece sabırlı (latife yapmıyorum gerçekten sıkıntılı bir öğrenciydim üni’ye kadar çok sıkıntı çektim) ve bildiği her şeyi bana yılmadan öğreten canım Dostum, Akıl hocam Chianski’ye ardından da o az önce bahsettiğim mesaja ne yapman gerektiğini zaten biliyorsun diyen Mahmut abiye ve sitede yazı yazan, çeviri yapan herkese yürekten teşekkürler. Ayrıca discort grubunda tanıştığım Eskişehir maceramda elimden geldikçe bir şeyler öğrettiğim yeni kanadım Travis’e bu yazıyı yazarken vermiş olduğu tüm emeğe sonsuz teşekkürler. Eskişehir’de ki açılışlarımı konu alan bir yazı yazmayı da düşünüyorum.

PUA ve kırmızı hap bana bedenimde kimsenin hakkı olmadığını öğretti. Bir kıyafeti veya aksesuarı önemli olan kendinin yakıştırıyor olmasını öğretti. Evet benim açılış sözlerim ve giyiniş tarzım PUA ama hayat disiplinim ve ilişkilerde konumum kırmızı hap üzerine kurulu. Şehir ve zaman belli değil ama eğitim atölyesi ve buluşmalar düzenleme fikrim var.

Konuk Yazar : Mr. Deer

Erkeğin ilişkide kırmızı çizgilerini çizmesi

Johnny DeLusion şöyle bir tweet atmış :

Bir kadın sana değer veriyorsa, sen söylemeden, hoşuna gitmeyen tüm davranışlarını düzeltir.

Ciddi ilişki düşünen gençler buna dikkat etsin.

Uzun süreli ilişkilerde gerçekten de dikkat edilmesi gereken bir olgudur bu. Kadın eğer erkeğe erkek olarak değer veriyorsa, erkeğin hoşuna gitmeyen davranışlarını kendi kendine düzeltir. Peki erkek söylemeden erkeğin hoşuna gitmeyen davranışların hangisi olduğunu nasıl bilecek?

Böyle bir kadın bu gibi durumların çoğunda erkeğin hoşuna gitmeyen davranışını erkeğin bakışından ve rahatsızlığı sonucu ortaya çıkan ruh halinden kapar ve ona göre düzeltme yapar. Örneğin beraber dışarı çıkacaksınız ve çok mini giyinmiş olsun. O eteğe bakışınızdan gider değiştirir (ya da bir daha giymez).

Bazı durumlarda ise kadın erkeğin rahatsız olacağını önceden kestirip harekete geçer. Örneğin normal zekaya sahip her kadın ortalama Türk erkeği olan erkek arkadaşının Instagramdaki bikinili fotoğrafından hoşlanmayacağını bilir. O nedenle de kadının erkeğe değer verdiği ilişkilerde o fotoğraflar hesaptan kendiliğinden kalkar. Bir daha aynı tip fotoğraflar postalanmaz. Aynı şekilde sürekli story atmak, fotoğraf atmak gibi alışkanlıklar da kendiliğinden gider.

Bu tweet altında bana şöyle bir soru soruldu :

Ultimatom vermeden, beğenmedigimiz davranışlarını ona nasıl aktarırız?

Her durumun kıza sözsüz aktarılamayacağının farkındayım. Ama bu duruma gelmeden birkaç aşama atlanmıştır genelde ve bunları atlamamış olmanız lazım.

Birinci savunma hattınız sizin gerçekten bir değeri olan, cinsel pazar değerini yaşına göre tepeye çıkarmış bir erkek olmanız. Günümüzde bir kadının maskülen ve kendini gerçekleştiren bir erkek bulması, bir erkeğin dört dörtlük bir kız bulmasından daha zor. O nedenle de aslen değer vermediği erkek ile çıkan ama bunu da erkeğin burnundan getiren oldukça fazla sayıda hatun var. Siz bu erkeklerden olmamaya bakın. 36 yaşında CPD zirvesine çıkmak yerine göbekli, bezgin, gym yolu görmemiş, para kazanmaktan başka artısı olmayan bir erkek olursanız, göreceğiniz standart muamele bu zaten. Ya bekar kalacaksınız ya da size saygısı olmayan bir kadınla beraber olacaksınız.

İkinci savunma hattı ise o ilişkiye hiç girmemek. Örneğin yukarıdaki örnekte ilk savunma hattı, Instagramda sürekli vücudunu teşhir eden, ilgi avlayan hatunla zaten uzun süreli ilişkiye girmemeniz. Beğenmediğiniz davranışı belki de size o kızı baştan elemenizi söylüyordur. İlgi budalalığı, instagram modelliği, kızdan çok erkek arkadaşı olması, teke tek erkeklerle çok görüşüyor olması, aşırı kıskançlığı, başka insanlara karşı kaba davranışları, vs … Bunlar sonradan düzeltmesini isteyeceğiniz beğenmediğiniz davranışlar değil, size aslında o kıza hiç bulaşmamanız için birer kırmızı alarmdır.

Ŭçüncü savunma hattı ise yukarıda belirttiğim gibi kızın kendiliğinden bazı davranışlara sizin için son vermesidir. Hepimiz biliyoruz ki erkek arkadaşı ya da kocası olan bir kadının bekarken yaptığı ama birliktelikte yapmaması gereken şeyler vardır ve bir kadın eğer ciddi ilişki yaşayacaksa bunları bırakmalıdır. Bu herkesin bildiği ama yazılı olmayan bir şeydir.

Ŭçüncü savunma hattında öncelikle yapmanız gereken şey, daha önce de belirttiğimiz gibi uzun süreli düşündüğünüz kızla ilk 4 – 5 ayınızda kızı ve kızın uzun süreli ilişki materyali olarak değerini ölçmektir. Bunun anlamı bu 4 – 5 ayda uzun süreli ilişki yaşamanız ama eğer kızın değerlendirmeden kalabileceği ve kızı bırakacağınız ihtimalini hep canlı tutmanızdır. Bu 4 – 5 aylık dönemde kızın bahsettiğimiz gibi kendiliğinden yapmasını beklediğiniz şeyler olmuyorsa, burada düşünmeniz gereken şey kızın (en azından sizin için) uzun süreli ilişki materyali olmayabileceğidir. Örneğin o bikinili fotolar kalkmıyorsa, ilk aklınıza gelen şey erkekadam.org’a gelip “ağabey kıza o fotoları kaldırması gerektiğini nasıl hissettiririz” gibi abuk bir soru sormak olmamalı. İlk aklınıza gelen şey kızın sizin için uzun süreli ilişki materyali olmayabileceği olmalı.

Dördüncü savunma hattı, bakışlar ve davranışlardır. Bunu en sağlam ilgi yönetimini stratejik kullanarak sağlarsınız :

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Eğer kadına iyi zamanlarda, beğendiğiniz şeyleri yaparken dengeli bir ilgi gösteriyorsanız, beğenmediğiniz davranışı yaptığında ilginizi çekmeye ve birden soğumaya hem krediniz olur, hem de çektiğiniz ilgi hemen hissedileceğinden kadın kendini otomatik olarak size göre ayarlar. Beraber olduğunuz kadın aptal değil. Erasmus’a gitmeyi planlıyorum dediğinde bunu onaylamadığınızı gözünüzden anlar. Eğer bunu bir daha açarsa ilginizi çekerseniz ağzınızı açmanıza bile gerek yok. O bu ilginin neden birden çekildiğini anlar.

Ve son olarak da Rollo Tomassi’nin “anlatma – yap” kuralını uygulamanız gerekebilir. Diyelim ki hatun ben Erasmus’a gitmek istiyorum diye ısrar ediyor ve siz de buna karşı çıkıyorsunuz. Bu gerginlik tırmandığında “Erasmus’a gitmeni istemiyorum, gidersen bu ilişki biter” diye ultimatom vermemeniz lazım. “Erasmus’a gitmeni istemiyorum” demeniz ve ultimatom kısmını söylememeniz lazım. Eğer Erasmus’a gitmek istemediğinizi bildiği halde gitmeye karar verirse o zaman ilişkiyi bitirirsiniz. Bu aşamada kız Erasmus’a gitmeyi ya da sizinle kalmayı seçer.

Örneğin hatun size saygısız. Saygı bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kıza “ya saygı ya ben” diye ültimatom vererek elde ettiği bir şey değildir. Bu nedenle de kıza ültimatom verirseniz, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Yapmanız gereken kız size saygısızlık yaptığı zamanlara kızı tolere etmemeniz. Bakışlarınızla ve hatta sözel olarak “böyle davranmayı kes” demeniz yeterli. Böyle davranmayı kesmez ise ne yapacağınızı ise söylemeyeceksiniz (ultimatom). Eğer buna devam ediyorsa da elinizde ise kızı postalamanız elinizde değilse kendinizi hemen kızın yanından postalamanız yeterli. Asla nedenini açıklamadan (bana saygı göster diye dilenmeden). Daha önceden belirtmiştik, ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir.

Bir örnek daha vereyim ya da daha önce vermiştik tekrarlayalım. Diyelim ki hatun sizinle seks yapmaya isteksiz ve seksi hep siz başlatıyorsunuz. “Ya seks yaparız ya da …” diye ültimatom vermek ya da seks istediğinizi sözel olarak belirtmek zararlıdır. Sonuçta evli ya da uzun süreli ilişki içinde iseniz birbirinize başkaları ile seks yapmama sözü veriyorsunuz. Bu madalyonun diğer yüzünde ise birbirinize seks sözü vermiş oluyorsunuz. Eğer karınız ya da kız arkadaşınız böyle bir sözleşme yokmuş gibi davranıyorsa ne söyleyeceksiniz? Tabii ki hiçbir şey. Uzun süreli ilişki erkeğin ilgi, kadının seks verdiği  bir alışveriş gibidir (kabaca böyle yoksa erkek de seks, kadın da ilgi verir ama iki cinsiyetin karşıdan beklediğinde öncelikler farklıdır). Alışverişin kadın tarafı artık vermiyorsa, erkek tarafının yapacağı şey kendi verdiğini geri çekmektir. Birincisi, asla seks başlatmazsın ve kadın ne zaman başlatacak beklersin. Birden bire seks istemeyi bırakmanın kendisi zaten kadına sözle söyleyemeyeceğiniz kadar güçlü bir mesajdır. İkincisi ise ilginizi kadından özellikle dışarıda uzun süre kalacağınız alanlara kaydırmanızdır. Bu dışarıda daha fazla zaman geçirmenin korku oyunu olduğunu da söylemeye gerek yok. Ve son olarak eğer düzelme olmuyorsa sözel olarak “ya seks yaparız ya da boşanırız” diye ültimatom vermezsin. Bir avukata gidersin ve boşanma işlemlerini başlatırsın.

Tekrar edeyim. İlişkilerde erkeğin kırmızı çizgilerine saygılı bir kadınla birlikte olmasının en sağlam yolları (a) erkeğin öncelikle ilişki materyali bir kadını seçmesi ve ilişki materyali olmayan bir kadını elemekten korkmaması ve (b) kırmızı çizgilerini sözel olarak belirtmek yerine kırmızı çizgilere yaklaşmanın ve o çizgileri geçmenin sonuçlarını kadınına yaşatmasıdır.

Kırmızı çizgi ihlali sonrası ise yumuşak bir sonraki yöntemini kullanabilirsiniz.

Çoğunuzun bu konuda elinin kolunun bağlı olmasının nedeni kızın sizi seçmeyip çizgiyi aştığında kızı bırakma cesaretinizin olmaması. Kızı illa bırakmayacaksınız belki ama mesele kırmızı çizgi (çerçeve) olduğunda bunu göze alacak cesaret lazım. Cesaret eksikliği kadar önemli bir problem de feminen öncelikli toplumun kadını ölçüp biçme fikrinden erkeği utandırması. Bu belki daha güçlü bir problem. Birçok erkeğin bu konuda bocalama nedeni kıza kırmızı çizgi çizmekten utanması ya da utandırılması. Kızın çok fazla erkek arkadaşı olmasından rahatsız olsa da bunu korktuğundan değil de geri kafalı olmaktan utandığı ya da utandırıldığı için belirtmeyebiliyor. Bu tür utançlarınızı sorgulayın ve sizin kendi kendinizi kurban etmeniz temelli olanları atmaya bakın.

 

Saha Raporu : Secret’in Day Game maceraları – 2

Hava karanlıktı ve büyük bir caddede pek az sayıda insan vardı. Mağazalar kapanmak üzereydi. Seksiliğiyle caddenin soluk renkli havasını adeta canlandıran çiçek desenli elbisesiyle bir kadın, bir mağazadan çıkıp hemen karşısındakine giriyordu. Derken gidip onu durdurdum. Yarım saat sonra bu kadınla nezih bir yerde oturuyor ve bir şeyler içiyor olacaktık. Çok hoş ve kibar yaklaşmamın onun çok hoşuna gittiğini ve hayatında ilk defa bir erkeğin böyle bir teklifine “evet” dediğini söyleyecek ve şaşkın olduğunu dile getirecekti.

Aslında onunla o ilk 5 dakikalık konuşmamda, kendimi ortaya koyma tarzımla etkilemiştim onu. Onunla ilk konuştuğumda bir ara konu özgüvene gelmişti ve özgüvenli olduğumu söylüyordu. ”Sen sokakta beğendiğin kişilere böyle mi yaparsın hep?” dediğinde. “Eğer sürekli olarak yapıyor olsaydım onun adı özgüven değil, arsızlık olurdu” dedim. Konuşmanın sonlarına doğru açıkçası bir şeyler içme teklifimi kabul edip etmemesine %50 ihtimal olarak bakıyordum çünkü konuşma güzel gitse de yaşı benden bir hayli büyüktü. “Bak sana ne diyeceğim, bir ara görüşüp kahve içelim. Reddetmek çok kolay ama önemli olan yapıcı bir şekilde adım atabilmek” dedim. “Zaten reddetmeyeceğim ki!” diyerek, ”yaz!” deyip gözüyle cebimdeki telefonumu işaret etti. Çıkarıp numarasını aldım.

Yalnızca 3 dakika sonrada onu aradım. “Hadi bir şeyler içelim, neredesin?” dedim. Mango mağazasında olduğunu söyledi. “Ee tamam sen çıktığında hemen kapıda bekle beni, ben de geliyorum oraya doğru.” dedim. Gittiğimde mağazadan çıkmış ve beni bekliyorken buldum onu. Koluma girmesini söyledim. Bana olan tavrı çok hoş ve nazik olduğu için ”Bugün senin gibi güzel bir kadınla kol kola olmak gururumu okşadı ” diyerek ödüllendirdim onu. Oturup bir şeyler içtik. Konuşmamızda kadının bir kız yurdunun müdiresi olduğunu, sanat ve sporla ilgilendiğini öğrendim, vücudunu fit tutmak için pilates yapıyordu. Yarım saat kadar oturduktan sonra, bu gece yurda gitmesi gerektiği için kalktık.

Yürüyerek, ona taksiye kadar eşlik edecektim. Yolda çok daha fazla yakınlaştık. Yolda onun alımlı havası ve seksiliğinden dolayı yol kenarındaki barlarda oturan pek çok erkekten kaçamak bakışların geldiğini fark ediyordum. Bu durumu lehime kullanarak, ”ben kıskanç bir erkeğim, gel buraya diyerek elimi vücuduna doladım, o da benim belimden tuttu ve birbirimize sevgili gibi sarıldık. Artık çok yakındık. ”Çocuksun!” dedi bana, bana hem takılıp, hem de sınamak için, ”Çocukların yapamadığı şeyleri yapabiliyorum!” dedim. Gözlerimin için hınzırca baktı. Belimden tuttuğu eliyle bana çimdik atıyordu. ”Kalite kontrol mü yapıyorsun ?”dedim.  Bu yürüyüş sonunda taksinin önüne geldiğimizde ise, ona sarılarak, yanaklarından öptüm. Gözlerine baktım. Sonra “bir kere daha” diyerek tekrar öpüp sonunda dudaklarına bir öpücük konduracaktım ki bu öpücük gerçekleşemeden kendini çekti.

Bir sonraki görüşmemizde onu arkadaş ortamıma götürdüm. Arkadaşımın merkezi bir yerde evi vardı ve orada muhabbet ediyorduk. Sallanan okuma koltuğunda oturuyor ve ileri geri sallanıyordum. Daygame’den tanıştığım benden 7 yaş büyük kız arkadaşım, alkol kullanmadığı için arkamdaki mutfak tezgâhında kendine kahve yapmakla meşguldü. Biz bayılmaya çalışırken, o adeta daha da ayılmaya çalışıyordu. ”Siz ne zamandır berabersiniz ?” diye sordu arkadaşımın kız arkadaşı. “2-3 gün önce tanıştık” diye cevap verdim. “Hadi canım gidin kandıracak başka birini bulun!” dedi. Sanırım dışarıdan yıllanmış sevgililer izlenimini veriyorduk insanlara.

Nasıl olduğunu sorduğunda sokakta tanıştığımızı söyledim, iyiden iyiye şaşırıp adeta şok olur vaziyette kalmıştı. Kız arkadaşım arkamdaki tezgâhta hala kahve yapmakla meşguldü. Bu söylenenlerden rahatsız olup söze girerek olayın nasıl olduğunu kısaca özetlemeye başladı. ”Evet, beni yolda giderken durdurdu ve bende kahve teklifini kabul ettim”. Kızın tepkisi ise şuydu: “Bana yolda yürürken biri gelecek ve kahve içmeyi teklif edecek, isterse karşımdaki Brad Pitt olsun, asla böyle bir şeyi kabul etmezdim!”. Bir yandan gülümserken, içimden “senin gibi ucuz kaltaklar anlayamaz” diye geçiriyordum ki, kız arkadaşım elinde kahveyle kıza döndü, ben hala koltuğumda sallanıyordum. “Bak hayatım ben yıllarca eğitimcilik yaptım,(eski öğretmendi ve artık kız yurdu işletiyordu) o kadar çok insan tanıdım ki artık görür görmez insanların ne olduğunu anlıyorum, daha önce hiç böyle bir şeyi kabul etmedim ama böyle bir adamı nasıl reddedeceksin ki? O yüzden onunla biraz konuştuktan sonra teklifini kabul ettim.” dedi.

Üstelik bunu söyleyen kız arkadaşım ondan çok daha güzel, alımlı, uzun boylu ve kültürlüydü. Beni böyle anlatmasına bayılmıştım ve ne yaptığını bilen bir adam edasıyla koltuğumda daha keyifle sallanmaya devam ettim.

Artık bir şey dememe gerek kalmamıştı. “Peki, siz nereden tanıştınız?” diye sordum, “biz bir arkadaşım aracılığıyla tanıştık” cevabını verdi. “Aa görücü usulü yani” diyerek golü attım. O gün 3 erkek ve 2 kız bir aradaydık, herkes gülmeye başlamıştı. Sonrasında gece boyunca arkadaşımın kız arkadaşının (ciddi bir ilişki değildi) bana olan alıcı gözle bakışlarını hep üzerimde hissettim. Ben lavaboya giderken, kendi kız arkadaşımla zaman geçirip dans ederken zaman zaman birer adet bana kitlenmiş göz fark ediyor ama onun bakışlarına karşılık vermiyordum.

Bu kadının benim kız arkadaşımla olan hikâyemi dinlemeden önce bu şekilde ilgisini çekmiş olduğumu sanmıyorum. Olay kız arkadaşımın benim nasıl bir adam olduğumu anlatması ve 2-3 günde onu ne kadar cezp ettiğimin ortaya çıkmasından kaynaklanıyordu. Başka bir kadın tarafından seçilmiş olmanın ortaya çıkardığı değer mükemmel bir şekilde değerimi yükseltmişti. Artık geç olmuştu ve günün sonlarına doğru kız arkadaşım lavaboya gittiğinde, lavabonun tam karşısındaki küçük misafir odasına geçtim. Lavabodan çıktığında sadece onun duyabileceği şekilde, “gel buraya” diyerek kız arkadaşımı çağırdım ve kapıyı kilitledim. Herhalde ne yapacağımızı herkes anlamıştır diye düşünüyordum.

İçeride yeterince kaldık. Duş almak için, belime havlu dolayıp tam karşıdaki lavaboya geçerken, onunla ilk defa göz teması kurdum, bana çok pis ve keskin bir şekilde bakıyordu, kız arkadaşımın yerinde olmak istediğini hissetmiştim.

İlgi Yönetimi 2

Bir önceki yazıda ilgi yönetimi konusuna girdim ve ilginin ne zaman verilip ne zaman verilmeyeceğini ayarlama konusuna değindim. Bugün ise yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Günümüz sosyal medya dünyasında kadınların ilgiye ulaşması çok kolay. Günümüzde sosyal medyanın kadınlar üzerindeki etkisi pornonun erkekler üzerindeki etkisine benziyor. Doğal arzuları sekse limitsiz ulaşmak ve birçok kadınla birlikte olmak olan erkekler, online porno ile buna sanal olarak ulaşabildiklerinden, gerçekten sekse ihtiyaçları yokmuş gibi davranıp ilerde cezasını çekecek olmalarına rağmen 20lerinde pornoyla idare edebiliyorlar. Aynı şekilde doğal arzuları ilgiye limitsiz şekilde ulaşmak olan kadınların sosyal medya ile beraber buna ulaşabilmeleri, kadınların gerçek dünyada erkek ilgisine ihtiyaçları yokmuş gibi davranmalarına neden olabiliyor. Daha da kötüsü, ilginin sosyal medyadan ve instagramda vakit öldüren mavi haplı aç erkeklerden akıyor olması kadınların kendilerini cinsel pazar değeri ölçeğinde gerçekte olduğundan daha yukarıda sanmalarına neden olabiliyor.

Kadınların kendi kafalarında oluşan sosyal medya gazlı cinsel pazar değeri gerçekçi değil ve birçok kadın 30larına geldiğinde o ilginin sanal olduğunun, cinsel pazar değerlerinin sandıkları kadar yüksek olmadığının hızlıca farkına varacaklar. Ama bu finali günümüzde 20lerinde olan bir kadına anlatmanız çok zor. O nedenle o sanal ilginin HB6 iken HB8 “yaptığı” hatun kendisini HB8 sanmaya bir süre daha devam edecektir.

Simdi konuya gelelim. Siz ilginizi çektiğinizde, kadın neden instagramdan o ilgiyi bulabileceği sürüye koşmasın? Böyle bir ortamda ilgiyi çekmenin erkek için yarardan çok zararı olmaz mı?

Bu konuda ilk savunma hattınız şu : instagramda veya sosyal medyada ilgi budalası olan hatunlarla uzun süreli ilişkiye girmeyin veya evlenmeyin. Örneğin instagramda 1,000den fazla takipçisi olan veya takipçilerinin çoğu erkek olan, instagramını bariz poposunu ve dekoltesini sergilediği fotoğraflarla dolduran, takipçisi erkeklerin aç iltifatlarını kalp veya gülücüklerle karşılayan kızlardan uzun süreli ilişki materyali çıkmaz. Bu tip kızlar popüler olduklarından ve her yerde karşınıza çıktığından günümüzde azıcık güzel olan tüm 20likleri böyleymiş sanma aptallığını yapmayın. Kızların çoğunun 200 – 300 kişinin takip ettiği ve hatunların bir kere bile popo sergilemediği instagram hesapları var ya da inanmayacaksınız ama bazı hatunların instagram hesabı bile yok.

Yukarıda bahsettiğim kadın tipi ile kısa süreli bir şey yaşayacaksanız buyrun önden gidin. Oyun ve yürüme ile ilgili öğrendikleriniz bu hatunlarda da çalışır ama uzun süreli ilişki istiyorsanız ilgi orospusundan uzak durun.

İkinci savunma hattınız daha zor : ilginizi değerli hale getirmek. Günümüzde erkek ilgisi piyasaya o kadar büyük miktarlarda sürülüyor ki değeri sürekli basılan para gibi ayaklara düştü. Ama neyse ki erkek ilgisi toptan bir para birimi değil, her erkeğin ilgisi ayrı bir para birimi. Sizin ilginiz eğer sürekli piyasaya sürülüyorsa değer olarak düşük olacaktır, mavi haplı sürünün ilgisi gibi. Sizin yapmanız gereken ilginizin değerini arttırmak. Bunun için de yapmanız gereken iki şey var : (1) ilginizin (sizin gözünüzde ve) gerçekten bir değeri olması ve (2) ilginizin piyasaya sürdüğünüz miktarının az olması. Aslında bu ikisi birbiri ile alakalı ve ikincisi ancak birincisinin sonucu ise işe yarayabilir.

Seks ve İlişkilerin Temel İlkesi yazısından :

Bir erkek olarak sizin zaman ve emeğiniz en değerli kaynaklarınızdır. Bu kaynaklarınızı “işler yapmak” için kullanırsınız – özellikle de hayattaki amacınızı gerçekleştirecek işler. Bu nedenle bu zaman ve emeği bir başkasına verdiğinizde, o kişinin bu muazzam armağana saygı duyması ve takdir etmesi gerekir.

Bir kadınla ilişkinin yönetiminin temeli budur. Kadınınızın sizin zaman ve emeğinizi takdir etmesini ondan taviz vermeden beklemelisiniz.

Bazı erkekler zaman ve emekleri için takdir beklemezler. Bu erkekler kadınların ilişki kapısından kolayca geçmesine göz yumarlar. Hiçbir kriterler, duvarları, bariyerleri yoktur. Bu erkeklere meriç ya da beta uydu erkek denir. Friendzone denilen bir dördüncü dünya ülkesinde yaşarlar genelde.

Bazı erkekler ise zaman ve emekleri konusunda aşırı korumacıdırlar. Kadınlara genelde geçici seks vizesi verirler ve bir iki pompa bastıktan sonra da bu kadınları sorgusuz sualsiz bu sınırdışı ederler. Bunlar  yanlız kovboy alfalardır.

Siz muhtemelen bu ikisinin ortasında bir yerde olmayı tercih edeceksinizdir. Yani bir kadınla romantik ilişkiye girmek isteyeceksiniz – ama ancak o bunu hakederse. Unutmayın, sizin masaya koyduğunuz şey (zaman ve emek), kadının masaya koyduğu şeyden (seks) daha değerli. Erkek kadınla birlikte olmak isteyebilir, ama buna ihtiyacı yoktur. Kadının ise erkeğe ihtiyacı vardır (en azından büyük çoğunluğunun).

Evet, sizin ilginiz yani dikkatiniz sınırlı. Hayatta bir amacınız varsa, o amaç için çalışıyorsanız kadına verdiğiniz ilgi ve zaman o amaç için çalışmaktan fedakarlık ederek verdiğiniz zamandır. İş dışı bütün zamanını televizyon veya bilgisayar başında geçiren, pornoya veya oyuna harcayan, tembellik yapmaya kullanan erkeğin kadına yönelteceği ilgisi değersizdir zira (a) değersiz şeyler yapmaktan arttırılmıştır ve (b) boşa harcandığından siz değerli bir erkek değilsinizdir.

İlginizi değerli yapmak istiyorsanız öncelikle zamanınızı, emeğinizi ve dikkatinizi değerli bir amaca yöneltin. Kendi zamanınıza ve dikkatinize önce siz değer verin. Henüz yüksek değerli bir erkek olmasanız bile o yolda yürüyen ve potansiyeli olan bir erkek olun. Kendi kafanızda en azından. Disiplinli bir şekilde yaptığınız şeyler olsun.

Dikkat edin bunların kadınlarla ya da kadınların sizin ilginize olan tepkisi ile zerre alakası yok. Tamamen sizin kendinize bağlı ve kırmızı hapta sık sık söylediğimiz gibi buraya kadınlar yüzünden gelseniz de temelde probleminiz emeğinize ve zamanınıza saygısızlığınız, kendi zamanınızı ve emeğinizi değersiz görmeniz ve sonuc olarak da kendinizi değersiz görmeniz.

Vereceği ilginin ve ilişkinin kadınların gözünde değeri olmayan adamlara bakın. Hemen hepsi zaten kendi zamanına ve dikkatine değer vermeyen, disiplinsiz, tembel ve zamanlarını boşa harcayan adamlar. Buraya kendi zaman ve emeklerine yani kendilerine değer vermemeye devam ederek kadınların kendilerine değer vermesini sağlayacak mucizeler aramaya geliyorlar.

Kırmızı hap bundan acı ve uygulaması zor işte. Kadınları suçlamak kolay, “ben kendime değer vermiyorum ama olsun asıl mesele bu orospuların bana değer vermemesi “ gibi aptalca bir anlamı olmasına rağmen. Kırmızı hap ise suratına bir ayna tutuyor, “birader kadınlar sana ve dikkatine değer vermiyor tamam da bunun nedeni senin kendine ve dikkatine değer vermemen olabilir mi” diyor. Bu mesajı kabul etmek ciddi anlamda kişisel sorumluluk ister, sonrasında harekete geçmek ise disiplin, sabır ve çalışkanlık. Keşke mucize hap olsaydı gençler. Satar milyarder olurdum.

Neyse, konuya donelim. İlginizi bir kez bu şekilde değerli kıldıktan sonra zaten otomatik olarak kısıtlayacaksınız ama ek olarak da kısıtlamanızı, her durumda ve sürekli kadına yöneltmemenizi tavsiye edeceğim. Öncelikle amacınız ve hedefiniz için çalışmaktan arta kalan ilginin odağında kadın olmamalı. Bu kalan ilginizi arkadaşlarınız, hobileriniz ve kadınınız paylaşmalı. Haftada bir kere de olsa erkek arkadaşlarınız ile çıkıp erkek erkeğe yaptığınız aktiviteler olmalı. Bilgisayar başında olmayan bir hobiniz olmalı.

Dikkat edin, kadına ilgisizlik kasın demiyorum. Öncelikle siz ilgisiz imajı çizmek için ilginizi piyasadan kasarak çekebilirsiniz ama eğer ilginizi değerli yapacak bir misyonunuz yoksa hem bu ilgi çekme esnasında kendi kendinizi yersiniz hem de zaten değerli olmayan bir ilginin kadının gözünde de değeri yoktur. Ha çekmişsiniz, ha vermişsiniz.

İlgi kısıtlamaya kasmak  yerine ilginizi hedefiniz, hobileriniz, arkadaşlarınız ve kadınınız arasında paylaştırırsanız, hedefiniz harici ilginin çoğunu kadınınız bile alsa o ilgi kısıtlıdır ve değerlidir. Bu şekilde kasmadan ilginiz kısıtlanmış ve değerlenmiş olur.

Ve son olarak da ilginize para gibi davranın. Biriktirin, boşa harcamayın. Sağlam bir amaca, hobilere, arkadaşlara vs … harcadığınızdan artanı da bilinçli harcayın. Instagram popolarına like, bir yere gitmeyecek ve nextlemeniz gereken hatunlara zaman olarak harcamayın. Kavgalara, karşılıklı mesajlaşmalara harcamayın. Hoşunuza giden davranışları ödüllendirmeye, sizin zamanınıza değer veren hatunlara, vs … için harcayın.

İlgi Yönetimi

Kadınların kadın – erkek ilişkilerinde peşinde oldukları temel şeyin ilgi, erkeklerin ise seks olduğu bilinen bir kırmızı hap önermesi. Bu tabii ki kadının sekse, erkeğin ilişkiye ihtiyacı yok anlamına gelmez ama kadın için seks, erkek için de ilgi ikinci plandadır.

İlgi, kadının ilişkide aradığı en önemli fayda ise onun yönetimini öğrenmek, kadına yürüyen ya da kadınla uzun süreli ilişki içindeki birçok erkek için çok önemlidir. Fakat maalesef çoğu erkek ilgi yönetimi konusunda çok kötüdür ve yapılması gerekenin tam tersini yapar.

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Öncelikle daha önce seks ve ilişkilerin temel ilkesinde bahsetmiştik, kadının kız arkadaş seviyesine çıkması için seksten ve güzellikten fazlasını masaya koyması lazımdır. Günümüzde maalesef kadınlara erkek için bir şey yapmaması gerektiği öğretiliyor. Instagramda girin kadın hesaplarına bakın, squad yaparken kıçını pazarlayanından hanım hanımcığına kadar hemen hemen tüm kızların fotoları tamamen kendilerine ve yaptıkları aktivitelere yönelik. Kadınların profillerinde cinsel pazar açısından reklamını yaptıkları tek şey kendileri. Açtığı bir böreğin, yaptığı bir yemeğin fotoğrafını (memelerini sergilemek için böreği dekolteye tutan ablaları saymazsak) koyan kadın profili en son ne zaman gördünüz?

Kadın sizin için ekstra şeyler yapıyorsa kız arkadaşınız olur (ya da olmalıdır) ama eğer uzun süreli ilişkiyi mutlu yürütmek istiyorsanız sizin de bu ekstraları ödüllendirmeniz sizin lehinize. Örneğin bir akşam size gelirken yemek paketletip getirdi ise üstünden çok geçmeden bir yemek yedirin. İlla çiçek falan alacaksanız mesela size yemek yaptığında ya da evinizi temizlediğinde alın, kavga ettikten sonra almayın. Kavga sonrası kıza jest yaptığınızda hatuna “kavga çıkarırsam çiçek alırım” diye öğretmek ne kadar akıllıca?

Aynı şekilde hatunun yanlışlarını kavga (=ilgi) ile ödüllendirmeyin. Bu gibi durumlarda elden geldiğince ağzınızı açmadan ilginizi geri çekin. Hatun dırdır mı yapıyor, sudan sebeplerle hır mı çıkarıyor? Evliyseniz ağzınızı açmadan anahtarınızı alın çıkın ve 2 – 3 saat geri dönmeyin. Kız arkadaşınız ise kısa bir süre ortadan kaybolun. Ultimatom vermeyin. Tartışma çıkarmayın. Eğer kız bu konuda kavga çıkarmıyor bile olsa kavgayı siz çıkarmayın.

İlgiyi bu şekilde yönetmenin en büyük faydası, bir müddet sonra istediğiniz şeylerin olmasını ve istemediğiniz şeylerin olmamasını ağzınızı bile açmaya gerek kalmadan sağlayabilmenizdir. Tabii ki bu 100% çalışan bir yöntem değil ama çalıştığı kadarı bile oldukça işe yarıyor olacaktır.

Bir sonraki bölümde yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Olmayan kırmızı hap mucizesi

Öğrenen adam : cpd’si yuksek bir adamin bi hatunla date’e cikma ya da seks yapma sansi kactir?

Mahmut Hoca : Çok iyi ise 20 25% ama gerçekçi olursak en iyisinin bile 12%.

Öğrenen adam: Oha, çok düşük değil mi?

Mahmut Hoca : 20% çok fazla, 12% daha gerçekçi. Donovan Sharpe en son Red Man Group podcastında bu rakamı veriyordu.

Ö.A : Ben 70 – 80% sanıyordum!

M.H: O nasıl bir hayat olurdu birader? Hemen her yürüdüğün yatakta!

Ö.A: Abi yani merak ediyorum, soyle kasli, uzun boylu, altinda arabasi olan adamlarin random bi hatunda sansi %20 mi yani?

M.H : 20% çok çok yüksek bir rakam. 5 kadında bir. Haftada 1 kadına yürüsen neredeyse bir yenisi yatakta, 10 kadına yürüsen 2 …

Ö.A : Anliyorum. Yani ben kirmizi hapin mucizeler yaratmasini bekliyormusum. Insan dogasi cok tuhaf. Erkekler olmadan yasayamayan bir cins, erkekleri %20 oraninda talep ediyor. O da en iyileri

Ben bazilarinin neredeyse hic reddedilmedigini dusunuyordum.

M.H : Belki Leonardo Di Caprio tarzı tepe binde bir öyledir. 10 üzerinden 10 adamlar.

Ö.A : Ama bi sebebi olmali bu kadar reddedilmenin … Simdi daha iyi anliyorum adamlarin niye oneitis’e sıkı sıkıya bagli kaldiklarini …

M.H : Düşünsene ortalama bir erkek ilk pua oyununa başladığında yatak yürüme oranı 1%dir. Ben hatırlıyorum böyle arka arka reddedildiğim dönemi … 100 kıza yürüsen, 30u senle konuşur. 10 tanesi tel verir. 3 – 5 ile buluşursun. 1 tanesi yatak … Tom Torero’ya göre uzman PUAda bu oran 3%!

Reddedilme olayını ben şöyle çözmüştüm. Dedim ki kendime : “Bak oğlum Mahmut. 10 tane kızla konuştun mu bunlardan biri ile yatacaksın. Diğer 9u ise bu kıza yürürken geçmen gereken yolun engebeleri …

Bir kız seni 1000 sebeple reddeder. Kişisel algılayamazsın.

1 – Sen bir sebeple yürümeyi bok edersin. Ben hala sıklıkla ederim.

2 – Biyolojiniz uymuyordur zira cinsel seçilim algoritmaları feromen seviyesinde seçim yapar. Bahsetmiştim, eğer bağışıklık sistemi genleriniz fazla birbirine yakınsa sen kıza kötü kokarsın.

3 – Kızın erkek arkadaşı vardır, sevdiği vardır, vs …

4 – Tipini beğenmez. Ben 1.78im hatun 188 ister, kelsindir kel istemez, kızdan çok büyüksündür yüzüne bakmaz, bazı kızlar kendileri yaşıtlarına bakmaz sen kızla aynı yaştasındır.

vs … vs …”

Tinderda ben 100 kız sağa atsam boost ile 20 kızla eşleşiyordum. Bunlardan üçü ya da beşi ile buluşup biriyle yataktayım. 10 kızdan biri yatakta ise çok tercih edilen bir adamsın demektir. Kırmızı hapın alfa erkek tanımını bir yazıda yazdım :

Alfa erkek hedefindeki kadını üstün maskülenitesi ile mutlaka ıslatıp tavlayan erkek değildir. Bu fantazidir. Alfa erkek, maskülenitesinin tepesinde oyununu iyi oynayan, onun maskülenitesinden etkilenen kızlara yatırım yapıp, tepki vermeyen hatunları hemen bırakan adamdır.

O yüzden ergenler alfa oldum tüm kızlar hasta falan yazınca adamlara acıyorsun.

Ama şu var. Kızlar maskülen ve duygusal olarak güçlü erkekleri, hanzoluk etmediklerini varsayarsak, maskülen olmayan erkeklere göre daha kibar reddederler.

Ö.A : Abi bu cok buyuk bir zaman ve enerji demek. Ve aldigin sey seks …

Nasıl? Yukarıdaki örnekte Tinder’da boost ile yüz kadını 20 dakikada sağa atarsın. 20 kadına 10 dakikada mesaj atarsın zaten 10u sana dönmez. Diğer 10unun beşi ile kız başına 5 dk muhabbet gitmez. Onlara da kız başı 3 dk desen 15 dk. 5 kızla muhabbet et toplam 30 dk.

3 kızla 3 gece buluş ve yatak … Koltuğundan 1.5 saate 3 buluşma ayarla. Git eğlen, muhabbet et sonra oluyor işte.

Sokakta da aynı. Ben 20lerimde iken sokakta gündüz oyunu ya da hayat oyunu oynamak ya da gerçek hayat tinderı yapmak  için vakit harcarken aynı vakitte akranlarım Marsa uydu göndermeye çalışmıyorlardı. Ya bir tane hatunu memnun etmeye ya da Half Life2 ‘de leş koleksiyonu yapmaya çalışıyorlardı. Yani aldığın seks de seks zevkli bir şey.  Değil mi? Bence harcadığın zamana değer. Tabii hayat boyu öyle yaşayamazsın ama en azından bir süre.

1 tane kızı bir hafta düşünmek, 5 kere buluşmak ve öpücük almak … bak işte o meyvesine göre çok zaman alan bir şey.

Saha Raporu – Ayarsız ve yanlış next

Marthez şöyle bir soru – yorum yazmış :

Mahmut Abi sana bir sey danismak istiyorum.Hatunlara karsı tahamül seviyem cok düstü.Buraya ters dusen bir hareketlerini gordugum zaman direk nextliyorum.En az 3 tabak yapiyorum burda yazdigin gibi ama bolluk mentalitesinden mi kaynaklaniyor bu sorun bilemiyorum.Dun aksam basima bir olay geldi ve aklima direk bu dusunce geldi sana yazip bilgi almak istedim.Olayı özetlemem gerekir ise ; Dun instagramdan bir kiza acilis yaptim.3 5 dakika icerisinde samimi bir cevap verdi ve konusmamiz basladi.Kısa bir tanısma faslımız olduktan sonra lafı bulusmaya getirip , “Cuma işin yoksa aksam 8 gibi bir yerlerde bir seyler icelim” dedim.
Mesajlara 3 5 dakika araliginda cevap verirken bulusma teklifi mesajima tam 22 23 saat sonra cevap verdi.Bu sure zarfinda instagramda aktif olup hikaye falan attı kisaca siklemedi .Daha oncede yazdigin gibi “3 saatten fazla eline telefon almadiklari olmaz” lafını hatirladim ve gördügü halde cevap yazmadigi icin direk takipten cikardim.

Aradan 1 saat gecti baska bir is ile ugrasirken “Olabilir aslında :)” gibi bir cevap geldi.(iş işten gecmisti oysa çoktan silinmişti)

Tam 22 23 saat sonra. Cevap yazmadim tabiki.Sonra kendiside takipten cıkarmıs beni , benim cıkarttigimi daha sonra anladı sanırım.Velhasıl benim sorum : Bir mesaja bu kadar gec cevap vermek next sebebi midir ?(3 saat kurali geciyor ve hikaye atiyor birde instagramda kısaca gordugu halde yazmıyor)

Boş beleş yere mi nextliyorum acaba(?)diye dusunmeden edemedim.Ama burada ogrendigim seyler ile celişen hareketler yapiyorlar ve hic dusunmeden nextliyorum bende.Bazen dogru bildigim seyleri acaba yanlıs mı yapıyorum diye dusunuyorum.Nextledikten sonra diger tabaklara geciyorum.Yanlıs mı yapıyorum dogru mu yapıyorum yoksa hatunlar mi ayarsız anlayamadım.Bir falsom var ise aydinlatirsan memnun kalırım.

Saygılar.

Next, algoritma olarak çok açık olsa da nedense doğru kullanan çok az.Bir kadına 2 kere yürürsün / denersin ve sonra NEXTlersin. Bunu burada çok yazdık. Her ortamda geçerlidir. Kampüste bir kız mı gördün? Bana bakıyor mu, acaba kesiyor mu, kafasına 40 derece eğip dilini damağına koyup 2 saniye 33 salise baktı Mahmut Abi acaba çocuklarımın anası mı olmak istiyor demeyeceksin. Bunu sana hiçbir hap söyleyemez. Yürüyeceksin. İlk konuşmanda soğuk mu? Bir iki gün sonra yine yürüyeceksin. Sonra da next. Tinder ya da instagramdasın ve buluşma teklif ettin. Bir nedenle kabul etmedi mi? 2 – 3 gün sonra bir daha teklif edersin (ilki hiç olmamış gibi) sonra next.

Ota boka next acemiliktir ama daha önemlisi gördüğüm kadarıyla düşük rütbeli kadınlarla başarısız MGTOWların beleşten kendini bir şey başarıyormuş hazzı yaşama mekanizması aynı zamanda. Seninkisi muhtemelen acemilik ama ince zekanızı kullanıp kuralları duruma göre ayarlamanz lazım.

Next zaman kaybetmemek için yapılır kızı cezalandırmak ve kendini tatmin etmek için değil. Daha yeni mesajla yürüdüğün kadının cesur çıkış yaptığın noktalarda saatlerce cevap vermemesi normaldir. Şimdi şurayı kafanıza yazın :

Kız bunu bilinçli yapmıyor ya da saygısızlığından yapmıyor. Biraz kırmızı hap teorisi düşünürseniz bu çok etkili bir shit test. Sen, instagramdan zıp çıkan ve daha 90%lık oğlan çocuğu sürüsünden misin, yoksa erkek adam mısın belli olmayan sen, bu tür bir cevapsızlık stresine dayanamayacak zayıf bir erkek misin yoksa gerçek bir erkek misin test ediyor. Çok etkili bir testtir.Çoğu erkek geçemez ve bu erkeklerin böyle basitçe elenmesi de kızın yararınadır:

  • Mavi haplı erkek dayanamayarak kesin “cevabın ne” yazıp kendini ele verir.
  • Düşük rütbeli abazan mavi haplı daha kötüsü “neden cevap yazmıyorsun” diye ağlayıp rezil olarak kendini belli eder.
  • Kırmızı hap okumuş ama duygusal gücü mavi hap seviyesinde olan erkek ise senin yaptığını yapar sonra da marifetmiş gibi şunu der :

Cevap yazmadim tabiki.

Aferin, iyi bok yemişsin. Bunu kırmızı hapın bir parçası sanıp övünerek yazacak çok arkadaş var bu siteyi okuyan. Oysa bana dediğin “ben acemiyim, belki oğlan çocuğuyum ve hatta duygusal olarak zayıfım tabii ki”. Kıza dediğin de bu.

Bir mesaja bu kadar gec cevap vermek next sebebi midir ?

Ben 3 gün ya da 1 hafta sonra döneni de gördüm. Ve bunlardan gayet iş çıkar. Neden nextleyesin ki? Bir kere yukarıdaki gibi NEXTi doğru uygulamıyorsun.

İkincisi, kırmızı haplı isen mesajdan sonra kız kendini hatırlatana kadar yatırımın sıfır olacağından next pratik değil. Neden kırmızı haplı isen dedim zira sen henüz pişmediğinden kızı zahmet edip silecek kadar düşünmüşsün. Belki defalarca girip mesaj gelmiş mi diye baktın. Bu durumda next pratik ama kafa yanlış. Kırmızı haplı olsam sıfır zaman ve enerji harcıyorum neden köşede durmasın. Sonra aklıma gelirse bir daha dener ve silerim dersin. Ben olsam aylarca tutmam ama bunun nedeni takipçi avcısı hatunların takipçi sayısını şişirmemek.

Yine pratik zekasını çöpe atmış ve pratik yerine mor öfke / duygusal yaklaşan biri çıkıp “ben kızın önceliği değilsem nextlerim 23 saat sonra yazmış ama bir numara ben olmalıyım” diye abuklayıp asabımı bozacak diye yazayım. Instagramdan zıp çıkmışsın ve daha buluşmamışsınız bile nasıl 1 numara olacaksın kafasız (sana demiyorum bunu yazacak kalasa diyorum).

Neyse olayda dersini kendin almışsın. Kız geri olumlu dönmüş ama sen acemiliğinden ya da öfkeli zayıflığından kızı silmişsin. Böyle nextleyerek hata yapıyorsun. Hele de tabakları sanal çevirip fiziksele geçmede takılan biri isen. Ama aslında tabaklarla beraber olanbiri isen de yapma zira kız HB seviyesinde ne kadar yukarda ise bu oğlan çocuğu ile erkek adamı ayırma taktiğini o kadar uzun süreli kullanır.