Tinder Mesajlaşma Taktikleri – Kızın numarasını vermesi

Tinder hesabımdaki bazı mesajlaşmalarımın screenshotlarını yayınlarım diye almıştım. Bir dosyada öylece unutmuşum. Aslında o zaman bir sürü mesajı arşivlemişim ama bu siteyi bolca hatun da okuduğu için Türkiye’de olan çoğunluğu es geçeceğim. Yurt dışında yatağa giden (veya gitmeyen) mesajlaşmalarımı örnek olsun diye yazacağım.

Aşağıdaki örnekteki hatun telefonunu kendisi vermişti. Olay yatağa gitti. Biliyorum, Türkiye’de işler daha zor ve hatunlar genelde daha soğuk. Asya’da HB7.5 – 8 bir hatunla nasıl hoş bir muhabbet geliştiğini görünce gösleriniz de dolacak. Ama hatun hatundur ve aynı mekanizma az çok burada da işler. Türkiye’nin tek problemi – bence – bazı öküz kızlar çok kabalaşabiliyorlar ve onların da çözümü tek tuşla unmatch!

Neyse, kızımız Pinay güzeli. Süper bir poposu olduğundan süper like atmıştım, çok da hoş bir kız çıktı. Negleri abartıyorum, shit test yiyorum diyenler için olayın nasıl ince iş ama neşe ile yapılabileceğine örnekler var. Ayrıca olayın “merhaba ben Saldıray … telefon numarasını ver” şeklinde değil de hatunla bir muhabbet kurma olduğuna (bu muhabbeti iyi çocuk tarafına hiçbir zaman fazla kaydırmadan) örnek.

Mahmut (M), Nicole (N):

M : Selam Nicole. Mahmut ben. Ne haber? Kendine karşı çok acımasızsın (profiline ugly bitch – çirkin orospu yazmış). Hadi Nicole’u yeniden güzel hissettirelim (Let’s make Nicole feel cute again – Trump Reis oyunu).

Yukarıdaki mesaj 08:40’da atılmış. Kız 10:30’da yazıyor.

N : İyiyim. Kendime karşı neden acımasızım?

M : Kendine çirkin orospu demişsin?!?

N : Evet sevmeyenlerim öyle derler … Sanırım beni elde edemeyen erkekler bana çirkin, şişman orospu diyorlar 😀 (ben bunu deyince profilinde bio’yu sweet and innocent girl olarak değiştirmiş)

M : Hahahaha . Ama ben tatlı ve masum bir kız görüyorum . Neyse o elemanların hiçbirinin seni elde edemediğine sevindim.

N : Evet. Şimdi daha dikkatliyim. Çünkü daha önce başıma bir şey geldi.

M : Oh zavallı kız, ne oldu?

N : Bir oğlum var. Ama evlenmedim hiç. Hey, bu arada sen nerelisin?

Burada erkeklerin çoğunun kurtarıcı şemasına girip elendiğini bilmek acı. Oysa karşımda sorumsuz ve dürtü kontrolü zayıf bir kadın var muhtemelen. Ben ağlama Melis olayına girmeden olayı espiriye ve fırsattan istifade ilk cinsellik imasını masaya vurmuşum.

M : Oh dur çok hızlısın 😀 (buna bir şey deniyordu unuttum şimdi, kendi niyetini kıza yansıtma). Hamilelikten korunmak şart ama ben henüz senin kalbini çalmadım. Türk’üm. Sen Pinay mısın (Filipinli)?

N : Evet. Kaç yaşındasın? Burada ne yapıyorsun?

M : Sana CV yollayayım en iyisi 😀 İş gezisindeyim. Sen ne yapıyorsun?

N : Hahaha … Sorumu yanıtlamadın. Kaç yaşındasın? Ben hemşireyim. Huzur evinde çalışıyorum.

M : Ben yaşlıyım … Ama babacık olacak kadar yaşlı değilim (not daddy old). 39 yaşındayım (burada dalga geçmek için yaşımı yükselttim).

N : Hahahaa ihtiyar … Ben sadece 28 yaşındayım. (shit test) Evli misin?

M : Eğer hoşuna gidecekse bana daddy diyebilirsin 😉 (onayla abart) Hahaha, “sadece” 28 yaşında mısın? (neg) Küçük kız seni …

N : Hahaha … Peki evli misin?

M : Artık değilim ama bana evlenme teklif edeceksen avcunu yalarsın. Yeniden evlenmek için çok gencim ben. Bu ihtiyarın bakımını yapabilir misiniz huzur evi hemşiresi hanım?

N : Hahahaha …. Çok eğlencelisin. Ne kadar süre önce boşandın ve neden artık evli değilsin? …. Merak etme sana evlenme teklif etmeyeceğim … Hahahaha.

Burada iş görüşmesi modunu kırmak şart oldu ve genelde kırdığım şekilde bitiriyorum.

M : Çok derin konulara giriyorsun, bunlar sadece bir bira eşliğinde muhabbette konuşulacak konular. Bunlara cevap istiyorsan benimle bir çıkman (date) lazım … küçük kız (neg).

N : Pahalı bir restoranda şarap içeceksek tabii ki! …

Burada iş yüzünden muhtemelen bir ara 10 dk vermiştim sanırım.

N : Korktun mu? (shit test)

M : Hahaha …. pahalıyı tanımla 😀

N : 😀 😀

M : (Tinder’da ilk fotosunda şahane poposuna vurgu yapan çok güzel, dar bir siyah elbisesi var. Hatunun surat HB7, vücut HB 8.5). Eğer şu ilk fotondaki siyah elbiseyi giyip geleceksen tabii ki. Ama bak o halin çok seksi, senin ihtiyarlardan bir iki kalp ilacı araklayıp getir bana.

N : Tabii ki hoş bir elbise giyeceğim. Hahahaha. Espri anlayışına bayıldım. Whatsapp’ın var mı? Numaramı alabilirsin.

(Seni seviyorum Asya!)

M : Evet bebek (bundan sonra hatuna hep bebek dedim). Kullanıyorum. Numaran ne?

N : +852 XXXX XXXX

Hatunla whatsapp’tan buluşma ayarladım. Starbucks’ta buluştuk, sonra da Hong Kong Adası’nda merkezde IFC civarında güzel bir rooftop bara gittik. Ordan da otele. Arsız bana gece boyu ihtiyar veya daddy deyip durdu.

Kişiye 17 Yaşındaki Halinin Vereceği Tepki

Ekşisözlük’te an itibarıyla 11 sayfa olan (sayfa başı 100 entry) böyle bir başlık var. Ve başlıktaki sadece son sayfadan birkaç alıntı:

— hâlâ aynı bataklıktasın hani hayallerim.

— artık bataklıktan yüzünü çevirip yıldızlara bakmalısın.

— bu ne amk.

— mk senin ben.

— oha kimi yedin?

— şu haline bir bak çok şişmansın, kaç kilosun sen?

— daha ölemedin mi sen?

— ben senin amk.

— öl, geber daha iyi.

— hişşşııykrt (bilek kesilme sesi)

— amına koduğum şişmanı

İnsanların kendine öfke kustuğu, hatta yaşamamış olmayı dilediği, bu derece birbirine benzer, bir yığın pişmanlık ifadesi neden var?

Farklı başlangıç noktalarından başlanıp ilerlenen farklı istikametlerin sonunda gelinen konumdan duyulan tiksinti, neden birbiriyle bu derece örtüşen, bu derece tahmin edilebilir bir model halini almıştır?

Arthur Schopenhauer şöyle der:

“Hayatımız, her daim peşinde koşup durduğumuz dinginliği hiçbir zaman bulma ihtimaline sahip olmayan bir devinim biçimine bürünmüştür: tıpkı bir tepeden aşağıya koşan adam gibi, eğer durmaya çalışırsa kaçınılmaz olarak düşecektir; ve ancak sürekli koşması halinde ayaklarının üzerinde durabilecektir. Yahut bir parmağın ucunda dengede duran çubuk, ya da yörüngesinde hızla ilerlemezse güneşi tarafından yutulacak olan bir gezegen gibi. Devingenlik varoluşun temel ayırt edici özelliğidir.”

Arthur Schopenhauer
Schopenhauer

Bu devingenliğin kritik önemini kavrayamayıp “Ne olacaksa olsun, sal rölantide gitsin” moduna girdiğin anda, o rölantideyken yıllar sandığından çok çabuk geçer ve soldaki saf mavi haplı çocuk sağdaki adama evrilir, hayata ve kendine dair bütün mavi düşleri suya düşmüş, hayata küsüp bunun öfkesiyle ve umutsuzluğuyla boğuşan biri. İyi bak:

kişiye 17 yaşındaki halinin vereceği tepki

Böyle olmak zorunda değil.

“Yapabileceğim hiçbir şey yok” bir bahane değil.

Bunu söyleme lüksünü hak ettiğini düşünüyorsan, sonuçlarını en baştan kabul edebilecek kadar ermiş olman gerek. Ermiş falan da değilsin, ee?

Namludaki 1 derecelik minik sapma 100 metre ilerideki bir hedefi 1.7 metre (2πr/360) ıskalamanıza, yani karavana atmanıza sebep olur. Bunun gibi, şu anki tercihlerinizde yaptığınız küçük bir ince ayar, bugün baktığınız istikametin 10 yıl ilerisinde tamamen farklı bir noktaya sizi götürür. Hatta “kelebek etkisi” yaratıp tahmin edemeyeceğiniz sonuçlar doğurur.

Konu, kontrolün dışında olan değil kontrol edebileceğin şeylerse, yaptığın ve yapmadığın tercihlerin, aldığın ve almadığın risklerin ve sorumlulukların toplamısın.

Bunun sonuçlarından da kaçamazsın.

Seni Seviyorum Meriç – İyi ki Varsın SJW

Erkek Egemenlik Hiyerarşisi

Kadınlarla başarılı olmak isteyen bir erkek, erkek egemenlik hiyerarşisindeki yerini yukarıya çekmelidir. Her ne kadar bir erkeğin kendine bakması, temiz ve medeni olması, karşı cinsle ilişkisinde önemli olsa da, erkeğin kadınlarla başarısını belirleyen temel şey, egemenlik hiyerarşisindeki yeridir. Bu nedenle bir erkeğin cinsel pazar değerine en çok etki eden şey, onun statüsüdür.

 

Yukarıda harikulade bir yazı mevcut, okumayanların ya da konudan haberdar olmayanların ve daha önce okumasına rağmen hala pratik edemeyenlerin göz atmasını istiyorum.

Erkek Egemenlik Hiyerarşisinde yükselmenin ve ortalama 65-80 yıl arasında yaşayacağımız hayatta ortaya bir değer koymanın; Eğitim, Kariyer ve Kişisel Gelişim odaklı üç ana dalı olduğunun artık bilincindeyiz, belki hala harekete geçmediniz ya da nereden başlayacağınızı bir türlü kavrayamadınız, olabilir en nihayetinde uzun yıllar bunu size “Paran yoksa o iş yaş” gibi sığ düşüncelerle anlatmaya çalıştılar. Hiçbir dayanak, hiçbir araştırma örneği olmadan.

Ne oldu sonra? Instagram, Twitter, Youtube demeden fenomen olma gayreti başladı. Toplum nezdinde değer kazanmanın birkaç siktiri boktan video çekmek olduğunu düşündünüz ya da olayın eğitim almak olduğunu kavramadan yetenekli olduğunuz yalanı anne, abla, teyze, anaanne, babaanne tarafından ” Şu ünlüden ne farkın var?!?! ” gazıyla pompalanarak setlerden setlere koşuşturarak, ülkenin büyük girişimcilerinden birinin gerizekalı turnusolu yetenek yarışmalarında vakit harcayarak yıllarınızı heba ettiniz ( Bu arada beyefendi bahsi geçen israfların katkılarıyla şu sıralar kendisinden 20-25 yaş küçük manitayı götürüyor, emeği geçenlere sevgilerimi iletiyorum. Tam olarak yaşamak istediğiniz hayat değil mi? ) ya da hayalinizdeki ev, araba, kadın için üç-beş kuruş elinize geçer geçmez sayısal, iddaa, altılı oynamaya başladınız.

Ama asla ÇALIŞMAK gerektiğini düşünmediniz. Çünkü size kolay yoldan kazanmak öğütlendi. Paran yoksa olmaz dendi, arabası olana veriyorlar dendi, ev olmazsa apart dendi, apart parası yoktu; Sevişemedik.

Pekala, bu kadar ofansif olmayacaktı fakat yine tutamadım kendimi. Şimdi gelelim yaptığınız/yaptığımız hatalara ve toparlamak için yapılması makul olanlara.

Yapacak çok şeyiniz olduğunu düşünüyorsanız, hiçbir zaman en önemli şeyi yapamazsınız.

Öncelikle şunu bir kavrayalım. Kırmızı Hapı aldınız, okumaya başladınız, değişim çok yakın.. Lakin bir terslik var; Yamyam gibi her şeyin ucundan tutmak için can atıyorsunuz. Sınırlarınızın bilincinde olmadan, saldırganlaştınız. Sakin olun, Neo bile ne acılar çekti.Hedefleriniz uğruna çaba harcamak için hiçbir motivasyon duymuyor musunuz? Aslında bu, birçok kişinin başına gelen son derece normal bir durum. Dünyanın en başarılı insanları bile zaman zaman hiçbir motivasyon duygusu hissetmiyor ve yaptıkları şeylere karşı hiçbir istek duymuyor. Hedefleri gerçekleştirmek için motivasyonun çok önemli bir rol oynadığı gerçek. Ancak her şeyi motivasyondan da bekleyemeyiz. Başarılı insanların en önemli sırrı, bir işe karşı günlük hislerinden bağımsız olarak çalışmaya istekli olmalarından kaynaklanıyor. Siz de motivasyonun bir duygudan ibaret olduğunu ve duyguların gelip geçici olduğunu kabul etmelisiniz. Kendinizi motivasyona bağlamak yerine, hedeflerinizi gerçekleştirmek için hazırladığınız planı alışkanlığa dönüştürün. Böylelikle motivasyondan bağımsız olarak hedefinize doğru ilerleyebilirsiniz.

Birçok kişinin hedeflerini gerçekleştirememelerinin en sık karşılaşılan nedenlerinden biri de, nasıl yapacaklarını bilememekten kaynaklanıyor. Bilgi ve beceri eksikliği, hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük engellerden biri. Başarı, bilgi gerektirir. Hedefinizi gerçekleştirmek için hazırladığınız planı, nasıl uygulayacağınızı bilmelisiniz. Bunun için bir mentordan yardım alabilirsiniz, daha önce başarılı olmuş kişilere danışabilirsiniz, konuyla ilgili kitaplara başvurabilirsiniz, internet üzerinden araştırma yapabilirsiniz, eğitimlere katılabilirsiniz.

Birçok kişi büyük hedefler belirliyor, planlar yapıyor ancak bu planları uygulamak için yeterince çaba harcamıyor. Aksiyon, hedeflerle gerçekler arasındaki köprüdür. Eğer bu köprüyü oluşturmazsanız, hedeflerinizle gerçekler arasındaki boşluk hiçbir zaman kapanmaz ve ulaşılmaz olmaya devam eder. Hedeflerinize ulaşmak için hızlı stratejiler, şipşak çözümler araştırmaktan vazgeçin ve bir an önce çaba harcayarak aksiyon almaya başlayın. Hedeflerinizi ulaşmanın yolu, her gün çalışmaktan geçer. Bunun herhangi bir kısa yolu yok.

Ne kadar hızlı koşarsanız koşun, hep batıya doğru koştuğunuz sürece Güneş’in doğuşunu hiçbir zaman göremezsiniz. Birçok insan hedeflerine ulaşmak için çok fazla çalışmanın yeterli olduğunu düşünür. Oysa doğru stratejiyi geliştirip o yönde çok fazla çalışırsanız başarıya ulaşabilirsiniz. Stratejinizin, hedefinize uygun olup olmadığını sorgulayın. Eğer yanıtınız hayır ise, kendinize daha iyi bir strateji oluşturun ve planlarınızı bu stratejiye göre güncelleyin.

Yapacak çok şeyiniz olduğunu düşünüyorsanız, hiçbir zaman en önemli şeyi yapamazsınız. Bazen insanlar kendilerini bunalmış hissettikleri için harekete geçemez ve hedeflerine ulaşmakta başarısız olur. Bir yılda 100 hedefi gerçekleştiremezsiniz. Odaklanmalı ve gerçekten istediğiniz, önemli hedefleri belirlemelisiniz. Eğer seçim yapmakta zorlanıyorsanız, Pareto 80/20 kuralını uygulayabilirsiniz. Size istediğiniz sonuçların yüzde 80’ini sağlayan yüzde 20’lik iş gerektiren hedefleri belirleyin ve onları hayata geçirmek için çalışın.

Hedeflerinizi neden gerçekleştirmek istiyorsunuz? Eğer bu soruya verdiğiniz yanıt duygusal veya yeterince cesaretlendirici değilse, başarısız olma ihtimaliniz yüksek demektir. Hedeflerinizin altında yatan amaç, sizin o hedefe bağlılığınızın ve hesap verilebilirliğinizin göstergesidir. Eğer hedefinize bağlı değilseniz ertelemek, bahaneler uydurmak veya en basitinden harekete geçmemek çok kolay hale gelir. Hedeflerinizi neden gerçekleştirmek istediğiniz sorusuna, güçlü ve duygusal yanıtlar vermelisiniz. Eğer o hedefi neden gerçekleştirmek istediğinize dair bir fikriniz yoksa, işler zorlaştığında vazgeçmeniz çok daha kolay hale gelir.

Birçok insan hedeflerini belirler ancak zaman geçtikçe dikkatleri dağılır ve başka şeylerle ilgilenmeye başlarlar. En sonunda da hedeflerini hiçbir zaman gerçekleştirmeden unutup giderler. Eğer dikkatinizi çeken başka bir şey varsa, bir fırsattan diğerine zıplamaya çalışmak yerine hedefinizi hatırlayın ve dikkatinizi yoğunlaştırmaya çalışın. Dikkatiniz dağıldığında, odağınınızı da kaybedersiniz. Odağınız kaybolduğunda ise enerjiniz ve motivasyonunuz da kaybolmuş demektir.

Başarısızlıkları hiçbir zaman hafife almayın. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için başarısızlıklara da ihtiyacınız var. Başarısızlık olmadan başarı da olmaz. Başarıya giden yolun basamakları, başarısızlıklardan oluşur. Başarısızlıklar bu kadar önemli olmasına rağmen birçok insan başarısızlıkları nasıl karşılaması gerektiğini bilmiyor. Başarısızlığa uğrayan birçok kişi ya vazgeçip bırakmayı ya da daha fazla çalışarak aynı süreci yeniden yaşamayı seçiyor. Ancak aynı şeyi tekrar yaparak, aynı sonuçları alırsınız. Başarısızlıkları karşılamanın en iyi yolu, onları birer geri bildirim olarak algılamak ve yanlışları ortaya koymaktan geçiyor.

Maalesef birçok insan yanlış hedef belirliyor. Gerçekten istemedikleri veya başkalarının istedikleri şeyleri hedef olarak belirliyor. Başkalarının sizin için istedikleri şeyleri kendinize hedef olarak belirlediğinizde, motivasyon duygusu hissetmek zorlaşır ve o hedefe ulaşsanız bile tatminsizlik duygusu ortaya çıkar. Bu yüzden gerçekten istediğiniz hedefleri belirleyin. Kalbinizin en derin noktasından kendinize bu hedefi isteyip istemediğinizi sorun ve iç sesinizi dinleyin.

Kazanan asla vazgeçmez, vazgeçen de asla kazanamaz. İnsanların hedeflerini gerçekleştirememelerinin nedenlerinden biri de vazgeçmektir. Oysa ilerlemeye ve çalışmaya devam ettikçe, hiçbir zaman başarısız olmazsınız.

Bazen hedeflerinize ulaşmaz, planladığınızdan daha uzun sürebilir, daha zor bir yolculuk olabilir. Her gün az da olsa ilerleme kaydederek, sonunda hedefinize ulaşabilirsiniz. Ancak vazgeçerek hiçbir şeye ulaşamazsınız. Hedefiniz için çalışmaya devam edin, gerekiyorsa stratejinizi değiştirin ama hedefinizden vazgeçmeyin.

Kaynak : TheSelfImprovementBlog
Wanderlust Worker

Yukarıda belirtilen detaylar için kaynakları inceleyebilirsiniz, dilerseniz devam edelim. Erkek Egemenlik Hiyerarşisinde adım atacak kudretin içinizde bir yerlerde olduğunu fark ettiğinizi umuyorum. Değinmek istediğim bir diğer nokta ise bu hiyerarşik düzene katılmayı reddeden, reddetmese dahi bunu kadınlara ulaşmak için kullanmayan ya da kullanmadığını iddia eden Meriçler, SJW’ler ve sizin bunlara karşı aşırı umursayan tavırlarınız. Bugün Twitter’da dolanırken Sir Tristan’ın RT’lediği bir diyalog gözüme çarptı, öncelikle bunu sizinle paylaşacağım.

Bana bir ineğin 8.000 takipçisi olduğu söylense; “Olay Hindistanda geçiyor değil mi?!” derim.Twitter baya komik bir yer, velhasıl diyaloğun devamında görecekleriniz ile büyük başa yatırımın sadece kurban bayramında büyüklerimiz tarafından yapılmadığını acı ve üzüntü içerisinde fark edeceksiniz, devam edelim.

5 lira mı?!? Satıyorum, satıyorum, saaaat..

Arka sıradaki enayiden 8 lira geldi.. Evet, başka teklif yoksa satıyorum, satıyorum..Saaaat..

Evet, beyefendi erkekliğini ortaya koyarak hanımefendinin yeni sahibi oluyor.
Yani, sanırım senaryonun böyle işlemesi gerekiyordu. Öyle işlemediğini ve işlemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Günahkar58 oturum açtı. Sevap kisvesi altında ne güzel yalakalık yapıyor, takdire şayan.

Değinmek istediğim nokta aslında bu ve minvali erkeklerin, Erkek Egemenlik Hiyerarşisi içerisinde yer almak istememeleri veya sahip oldukları statüyü doğru kullanma eğilimine sahip olmamaları. Kırmızı Hap ile haşır neşir olan ve yeni başlayanların hatalarından biri Meriç, Sjw, Feminist, LGBT destekçisi herkesi alaşağı etme çabaları ve aynı çabayı hiyerarşik düzende basamak atlamak için göstermemeleri. Meriçlerin, Sjwlerin veya siz onlara ne diyorsanız, bu oğlan çocuklarının elinde kadınlarla arkadaş olmak ya da öyle davranmak dışında hiçbir silah yok!. Kadınlar onlara acıyor, kadınlar onlardan tiksiniyor ve onlar bunun farkında. Yinede umut fakirin ekmeğidir, bırakın öyle yaşasınlar.
Onları kendinize rakip olarak görmekten ve meriç oldukları için aşağılamaktan ya da eleştirmekten vazgeçin. Meriçleri ve Sjwleri ve türevlerini sevin. Belki elinde yeterince imkan olan ve eğer Kırmızı Haptan haberdar olsaydı, önünüze geçebilme ihtimali olan bir erkeğin sırf sosyal programlama ve öğrenilmiş çaresizlik ya da kendini pasifize ederek hiyerarşik düzende yer almayı kabul etmemesi sizin çaba sarf etmeden bir basamak daha atlamanız demek, çalışmadan elde edebileceğiniz en büyük başarı Meriçlerin varlığından kazanabileceğiniz statüdür. Siz, Kırmızı Hap ile tanışarak onlardan birkaç adım daha öne geçtiniz, peki bunu devam ettirmek için neyi bekliyorsunuz?

Blog içerisinde yazarlık yapan ve Kırmızı Hap ile ilgili pusula kabul ettiğiniz erkeklere bir bakın, hiçbirini maddi yetersizlik, duygusal yoksunluk, hiyerarşik düzene isyan içerisinde göremezsiniz. En önemlisi hiçbirini ÇALIŞMIYOR bir halde bulamazsınız. Daima meşgul, daima başında birden fazla iş olan, daima iş üstünde olduklarını fark etmişsinizdir.Çünkü başarı eşittir kadın, başarı eşittir saygı, başarı eşittir mutluluk.Ve başarıya ulaşmak için yapılması gereken; Çalışmak, çalışmak, çalışmak.

Single Instruction Single Data – Tek Komut Tek Veri Akışı

Baktık sizin değişeceğiniz yok, biz değişelim dedik. Sabaha karşı yapılan oylama doğrultusunda artık bilişim sektöründe devam etme kararı aldık. Haliyle bende bilişim teknolojileri ve programlama alanına dair araştırma yapmaya başladım birde ne göreyim?

Single Instruction Single Data, bir yerden tanıdık gelmiş olmalı. Tek komut tek veri akışı, peki ne demek bu?! Dante sahaya çıkar, sahada başına gelenleri anlatır, olmadı bir, iki felsefi aktarım yapar değil mi? Değil.

Blog içerisinde bulunan tüm yazıları bende sizler gibi evire çevire okudum, anlamadığım noktada SVBG ve Mahmut Abi’nin suyu çıkana dek sordum, öğrendim. Benim içinde pek yabancı bir kavram sayılmaz, dile kolay 19 yıl boyunca tek bir komut ve tek bir veri akışı ile sadece tek bir hedefe dayalı yaşamış ve en nihayetinde bu böyle olmaz demiştim.

Öncelikle Single Instruction Single Data ne demek bir bakalım.  Birim zamanda tek bir komutun, tek bir data işlemesi.

Biraz daha açayım; Bir komut işlenmeden, bir diğer komuta geçilememe hali. Deterministik hal. Ve komut bitirildikten ve data işlendikten sonra yine aynı eylemin tekrar etmesi durumu.

Bildiğiniz dilden konuşalım;

 

Ölümcül Oneitis Belirtisi

 

Sonra Bodrum,  amatör kulüp başkanlığı, alkol koması, parmak kesilmesi falan.

Interwieving Beach Girls(ONEitis)

 

Video boyunca görebileceğiniz üzere kadınlar ONEitisden müzdarip erkeklerle ilgili ezik, muhtaç, zavallı gibi düşüncelere hakim.

Peki o ezik, muhtaç, zavallıları hayatlarından defetmişler mi?

Elbette HAYIR!

Çünkü onaylanmaya ve ilgiye muhtaçlar. Çünkü blog içerisinde yazılan her yazının altına ” O kız, şu kız, bu kız, beriki kız ” diye yaldır yaldır cevap arayan sizler, o güzel atlara binip gitmek yerine o güzel atları tımarlamakla, ayaklarına batan çiviyi çıkarmakla, sakat kalan atları beslemekle meşgulsünüz.

At koşmuyorsa vurursunuz beyler. İyi bir jokey olmadığınız için değil atlara karşı beslediğiniz duygusal bağ yüzünden bu haldesiniz. Binemediğin atı, beslemeyeceksin.

Düşündümde bilişim teknolojileri yerine altılı ganyan tüyosu verebileceğimiz bir bloga evrilmek beni daha çok mutlu edecek.

Konuyu dağıtmadan usulca bitirelim ama önce ONEitis sizi nereye götürüyor bir bakalım.

Elbette Obsesif Kompulsif (Saplantılı Kişilik Bozukluğu)’ten muzdarip, zavallı bir birey olmaya. Kimdir Obsesif kişiler?

Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, bireyin çabalarına rağmen kurtulamadığı düşünce olarak tanımlanan obsesyon, bazı bireylerde kompulsif eylemler biçimine dönüşmüştür. Kompulsiyon bireyin eğilim ve isteğine uymayan istenmeyen düşüncelerin oluşturduğu bunalımların, etkisiyle sık sık tekrarlamak zorunda kaldığı tepki olarak tanımlanır. Bu kişiler genellikle etkin, ortalama düzeyin üstünde aydın, yüksek törel ölçüleri olan aşırı vicdanlı dürüst kişilerdir.

Aşırı vicdanlı, dürüst kişiler? Çok şükür vicdanım beni yapabileceklerimden alıkoymuyor ve kadınlarla ilgili herhangi bir noktada dürüst olmadığım yüzlerce konuyu ortaya dökebilirim. Devam ediyoruz;

Bu kişiliğe sahip olanlar son derece dakik kişilerdir. Cimrilik, inatçılık, aşırı düzenlilik, kuşkuculuk ve aşırı titizlikleri de vardır. Denetlemekten zevk alırlar. Kişiler arası ilişkilerinde esneklikten yoksundurlar. Kendilerini bir işe yada okumaya yöneltemezler.

Karar vermede güçlük çeker sorumluluktan kaçınırlar. Davranışlarında çifte standart görünür. Yaptıkları davranışlar arasında tekrarlı el yıkama, günlük elbiseleri yada diğer eşyaları üzerine birşey bulaşmışçasına yıkama, sayı sayma sayılabilir. Saplantılı zorlu düşüncelerin etkisi altında kalan kimi hastalar kişilik yapısıyla bağdaşmayan anlamsız, gereksiz, saçma davranışlarda bulunurlar. Bu arada çevredeki insanlara ve nesnelere zarar verebilirler.

Boşandığı eşini vuranların, ayrıldığı sevgilisini dövenlerin, sevişmek istemeyen manitasını parçalayanların ana problemi; ONEitis. Ben konuyu detaylandırırken, psikolojik bir veriyi kendi dünyamıza yani Kırmızı Hap’a uyarladım tutupta psikolojik derlemeler sıralamayın, lakin anlayabileceğiniz kadar basite indirgedim.

Single Instruction Single Data kavramını bulan Micheal Flynn’in Single Instruction Multiple Data kavramını bulduğunu biliyor muydunuz? Yani, cevap bizde değil sizde.

 

Saha Raporu Değerlendirme – Soru & Cevap –

Saha Raporu – Sıradaki Şarkı Tüm Evlilere Gelsin –

Sorular, cevaplar, yorumlar, eleştiriler doğrultusunda son saha raporunu değerlendirmek ve soruları cevaplandırmak istedim.

Evvela bir konuda anlaşalım. Kız tavlama, diyaloğu sekse götürme işi Kırmızı Hap öğretisi ardından tanıştığım bir konu değil. Birkaç Amerikalı girişimcinin “Pick Up Artist” adı altında yıllardır mahalle kültürünün dinamiklerinden biri olan manitacılığı teknik, taktik detaylarla süsleyip satması ve bunu cinsel gerilimi artırmaktan yana eksiklik yaşayan birçok erkeğin kapış kapış öğütmesi tam bir delilik. Manitacılık, seviyorsan git konuş abicilik ya da saf, temiz sevgi cümlelerinin bir isme ve bunca şaşaalı tekniğe malik olduğunu öğreneli 9 ay oluyor, evet. Lakin 25 yıllık yaşantımı, bir öğreti ile geçen 9 aya endeksli yürütmüyorum.

Ben 9 aydır kız tavlamıyorum, 9 aydır sevişmiyorum, cinsel dürtülerimi Kırmızı Hap tetiklemedi. Ben belli karakteristik özelliklere sahip bir varlıktım ve Kırmızı Hap törpülenmesi ya da sivrilmesi gereken yönlerimi açığa çıkarmamda bana yardımcı oldu.

Eleştirilere karşı daima saygı ve sevgi ile yaklaşmaya gayret gösteriyorum fakat bir konuyu unutmamanızı rica etmek durumundayım uzun bir süredir Kırmızı Hap ile ilgilenen, kadınlar  ve hatta erkekler hakkında yeterli hayat tecrübesine sahip Mahmut Abi ile SVBG’nin tutupta “Hayal gücün baya genişmiş kardeş, gel sen bizim çocuklara masal anlat” dediğini düşünür gibi bir haliniz var. Eleştirirken tüm koşulları göz önünde bulundurun, size doğru yolu ve yapılması gerekenleri anlatan bu iki insanın yanlış bir örnekle sizi başbaşa bırakması ve emek verdikleri sistemi kirletmeme müsade etmesi mümkün değil.

Gelelim sorulara ve yorumlara.

Kardeş kusura bakma da kadim meriç taktiklerini uygulamışsın.Karıyı öpmen veya birlikte olman bir şeyi değiştirmez.Ha seks yanına kar kalır ama karının kocası bir şekilde öğrenirse başın derde girebilir.Attığınız baş ürküttüğünüz kuşa değsin.

———————–

@ Şahsın bahsettiği nokta benim kadını dinlemem, birçoğunuzda olduğu gibi hatta bunu öngererek rapor içerisinde “Nice Guy etiketi yiyeceğim” demiştim.

Mahmut Abi önce şöyle demiş;

Şunlara meriçlik yazan arkadaşlar kız tavlamayı nasıl bir şey olarak düşünüyorlar? Dante burada meriç ise ben de mericim. Anlatın bakalım siz kızı saçından tutup itirazsız mağaranıza nasıl sürüklüyorsunuz. Biz de öğrenelim.

Ardından şöyle devam etmiş;

Hocam sikme ihtimali olmayan ve yörüngesinde haftalarca döndükleri kadını sürekli dinlemeye meriçlik denildi ya şimdi her dinlemeyi meriçlik sayacaklar.

Biri de demiyor ki Mahmut Abi 30% siz konuşun 70% o konuşsun diyordu bu abi de meriç değil mi? Dinleyeceksiniz tabii gençler ama dert babasına dönmeyeceksiniz. Kıza yardım etmeye kalkmayacaksınız.

Pozitif cinsel gerilim sadece sululukla yaratılmaz.

@ Bu konuyu çözdüğümüzü düşünüyorum. Bakış açınız çok, çok, çok dar.

———————–

Rogers says:
Benim bu tür konularda hazir cevapligim yok yani bir kadin bana git basimdan gibi seyler soyleyince hicbir bok yapamiyorum ve moral olarak dibe vuruyorum. Sen bunu yenmem için ne önerirsin yani hazircevap olabilmem için önerebilecegin bir kaynak var mi? Kitap gibi…
———————–
@ Hazır cevaplılık, beynin hızlı kullanımı ve fikirlerin süratle işlenmesine bağlı olarak çabuk düşünerek, etkileyici, düşündürücü ya da şaşırtıcı cevap verebilme becerisidir.
Tıpkı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aşağıda paylaşacağım hikayesinde olduğu gibi bir hazır cevaplılıktan bahsediyoruz.

İngiltere Kralı Edward da özel yatıyla İstanbul’a gelmişti. Atatürk, konuğunu Dolma bahçe Sarayı’nın rıhtımında karşıladı. Kral onuruna, akşam büyük bir şölen veriliyordu.

Ziyafet sofrasına hizmet eden garsonlardan biri, elinde getirdiği tepsiyle, ayağı halıya takılarak yere yuvarlandı.

Atatürk, Krala eğilerek şöyle dedi: “Majeste, Türk ulusuna her şeyi öğrettim, yalnız UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM!”

Etkileyici değil mi? Buradan bu büyük insanı saygı ve rahmet ile anmış olalım. Konumuza dönecek olursak bahsettiğin konuya dair aylar önce okuduğum (Beyin Gücü Dergisi)’nde gördüğüm egzersizi paylaşacağım.

1- Her gün gittiğiniz yolu, sabah uyandığınız müziği, oda ve büronuzun düzenini, birtakım rutin olarak yaptığınız şeyleri değiştirerek, beyninizi şaşırtın. Çalışmayan beyin hücrelerini çalışır hale getirirsek, 60 yaşında bile bir gencin beyni kadar aktiviteye sahip olabiliriz.

2- Her gün kendinize rastgele 15 kelime yazın. (Su aygırı, nar, fıskiye, kalem…)  Her birinden tek tek en az 6 kelimelik cümle kurun. Ardından bu 15 kelimenin her biri hakkında en az 1 dakika aralıksız ve akıcı konuşma yapmaya çalışın. Ardından bu 15 kelimeyi sırasıyla kullanarak saçma, ilginç, sıra dışı bir hikaye kurgulayın.

3- Bir hikayeye başlayın ve sonunu düşünmeden devam edin. Örneğin aklınıza ilk gelen cümleyi kurun. “Bir varmış bir yokmuş, uzak bir ülkede bir sincap yaşarmış…” gibi.

@ Şimdilik tavsiye edebileceğim egzersizler bunlar, bununla birlikte ben genellikle Stand-Up gösterileri izliyorum. Her ne kadar çok sevmesem de Tolga Çevik hazır cevap olmak konusunda esprili yaklaşımı benimsemek için güzel seçim.

———————–

Ben merak ediyorum dante, zihin yapın nasıl? Kinoları nasıl yaparsın? Neg atarken kendi beden dilin ve zihin rahatlığın nasıl? Kadın gibi hissettirmek nasıl olur?

———————–

@ Zihin yapımdan kastın nedir? Kadınlara karşı tutumundan bahsediyorsan hepsi varolması gereken ve varoluşları ile beni mutlu eden küçük canavarlar. Kadınlar gözümü korkutmuyor ya da onları her şeyi hak eden seks oyuncakları olarak görmüyorum. Yaratılışları ya da inançsızsanız bilimsel olarak tanımlamam gerekirse genetik kodlamalarında bulunan kusurları onları sevmemem için engel değil, aksine ben bu kusurları kendi lehime kullanmayı daha doğru buluyorum. Kino kısmına gelelim;  Konuşmalarımda, diyaloğa girişlerimde kendime on dakikalık bir üst limit belirledim. Kadının hafif meşrep-orta-rahibe gibi kavramlar dahilinde değerlendirilmesi mümkün hareketleri doğrultusunda Kinolarımı yönlendiririm. Bulunduğum çevre gereği kapalı, ilişkiden ve seksten uzak kadın yok. Genellikle diyaloğun 10. dakikası itibari ile  lise 3. sınıfa giden ilgi fukarası bir hatun simülasyonu oynarım. Bunu dedim diye gidip bir kızla tanışır, on dakika sonra hatunu avuçlarsan gelip bana sallama. İlişkilerinizde dozu tutturmak size kalmış, biz kalburüstü bilgileri paylaşırız karşınızdaki hatuna göre dozu artırmak veya düşürmek sizin işinizdir. Neg atarken hafif ve seyrek bir gülümseme ile karşımda bir çocuk olduğunu hayal ederek hareket ederim. Ben genellikle rahatımdır, o an özelinde bir rahatlık yok. Hayata bakış açım şu; Olursa olur, olmazsa olmaz. Kasmaya gerek yok. Kadın gibi hissettirmek, kadın gibi hissettirmektir. Buna dair çok derin örneklendirmeler yapmaya gerek var mı? Az sonra sevişeceğin hatunun saçlarını köpek okşar gibi okşayıp gel bakalım ufaklık demesi mi seni erkeksi hissettirir yoksa sen iki kolunu ve bacaklarını açmış boxer’ınla oturup, sigaranı tüttürürken kucağına oturup seni öpmeye başlaması mı? Anladın değil mi? Kadın olduğunu hatırlatmakta böyle bir şey. Özellikle problemli ilişkiden çıkan kadınlar, eski aşığı ona kadınsı hissettirmediği için şikayetçidir. Kadınsı hissetmemenin bir diğer çağrışımı ise kadının, erkeğini erkek olarak görememesi durumudur. Dengeyi sağladığın takdirde her şey kendiliğinden gelişecektir.

———————–

” Ona kadın olduğunu hissettirdim” bu cümlede uyguladıklarını biraz daha açabilir misin biz genç dimağlar için

———————–

@ Yukarıda belirttim aslında fakat aradığın detayı vermedim. Öküz gibi olmamak kaydıyla kadının kalçalarına bakmak ve kalçalarına baktığını hissettirmek dahi onun bir kadın olduğunu hatırlatmak için yeterlidir. Ben bu hatuna şunu yaptım. Gözlerinin içinden başlamak kaydıyla önce boynuna, ardından göğüs dekoltesine doğru hafifçe süzdüm ardından “Vücut dilime” ne yapıyorsun, o kadının harika bir parça olduğunu onu gözlerinle yiyerek anlatmana gerek yok tavrı sergiledim ve bunu o kadının anlamasını sağladım. Derinlemesine düşünürsen, ne demek istediğimi anlayacaksın.

———————–

Mahmut Abi says:

evli bir kadınla birlikte olmakta beis görmüyorum diyen kişi, aynı şekilde ileride başkasının kendi karısı ile birlikte olmasından ya da fırsat değerlendirmesinden beis görmüyorum da diyor. Dolaylı olarak dediği, benim gardım düştüğünde ve hatun hipergamisini kontrol edemediğinde, problem yok.

Ben yaparım başkası bana yapamaz ise komik bir düşünce. Senden daha yakışıklısı, zengini, eğitimlisi, kariyerlisi, kaslısı, vs … her zaman vardır.

———————-

@ Hayatımı bir kadının iradesine hapsetmeyeceğim konusunda kendi doğrularıma güveniyorum. Beni aldatmak isteyen kadın, aldatır. Bunun için benim yapabileceğim, eskimiş ilişkiyi yenisiyle değiştirmek. Bu söylediklerim ben yer, içer, sevişir, kıçımı döner yatarım ya da saha raporuna konu olduğu üzere hatunu çakallarla dolu bir mekanda bırakır giderim değil. Kırmızı Hap’ın vurguladığı erkek olurum, gardımı düşürmem. Gardım ilk düştüğünde (ki hayat şartları kime ne yapar bilinmez) beni boynuzlayan hatun için üzülmem, gerilmem yoluma devam ederim. Bu nedenle evli bir kadınla sevişmeyi, birlikte olmayı aykırı görmüyorum. Erkek dünyasının ticaret dünyasıyla eşdeğer olduğuna inanıyorum.

———————–

Selam Dante, oncelikle basarili bir rapor tebrik ederim. Ama bazi yerler yarim birakilmis gibi,
Kadin senin gitmeni istediginde shit sayip devam etmissin ama her devaminda siddet de artmis, peki bu arada kadinin vucut dili nasildi ve sen nasil bir davranis sergiledin?

———————–

@ Benim yazılarımın geneli kopuk. Sahaya çıkması güzel fakat yaşadıklarını aktarması çok sıkıcı. Yinede elimden geldiğince odaklanmaya çalışıyorum. Soruya gelecek olursak; Evli ve az evvel çatır çatır tartışmış bir kadının shit testleri artırmasının gayet doğal olduğunun bilincinde olarak hareket ettiğimden ve olmama halinde bekar ve daha müsait hatunlarla vakit geçirme ihtimalini düşündüğümden ruh halim, vücut dilim “15 yaşında bir delikanlıya” – Kimler gelir, kimler geçer delikanlı. Üzme tatlı canını – diyen amcadan halliceydi. Yaşadıklarının farkındayım ama şu an yaşayacağımız seksin sertliğine odaklan, siktir et kocanı gibi bir hal düşün.

————————

Kardeş bura alfa sitesi yanlış yerdesin.29 30 yas kadin icin tehlikeye bak aq. Dante yazını okurken lisede zevkine dayak attigim çocukları hatırladım. 30 yaşındaki teyze seni sıkmış kullanıp atmış kocasına kizginligindan. Tıpkı prezervatif gibi.

Mahmut abi çok fazla kadın üzerine yazı var. Şu erkek adam nasıl olunur ne yapar,bir erkek için hayatin amacı , başarmak , dünyayı gezmek vs. Bu tur erkek üzerine yazılar cogalmalidir bence.

———————–

@ Üsluba ayrı, fikre ayrı, sana ayrı.  Evvela alfa sitesi nedir ya? Biz alfa falan üretmiyoruz arkadaşlar bunu bir defa unutun. Bir topluluğa ait fikirleri sizlerle paylaşıyoruz. Onu bir geçin öncelikle. Haydi bana yazdığın kısmı es geçelim. Kadının kullanması falan (Ki şöyle birkaç hatunun seni kullanması için takla atmazsan Taksim’de tanga giyer dolaşırım) ikinci kısma odaklanalım.

Erkeğin özellikle burada dolanan erkeklerin yakıtı kadın, sıyrılın şu elitist tavrınızdan. Saha raporlarına yeri geliyor yüzden fazla görüş gelirken, alelade bir felsefi ya da hayata dair farklı konulara gelen bildirim sayısı benim gördüğüm en fazla elli. Varsayalım odak nokta kadınlar değil kendimiz. Mahmut Abinin sana yeni bir hayat standartı, maceraperest birkaç öneri sunması çok saçma değil mi? Erkek olmanın tanımını, hayatınıza yeni bir standart oturtmayı siz bilmeyecek kadar sığ mısınız? Maddi ve Ailevi ve Manevi konularda sınırlarını bul, sınırlarında problem varsa genişlet ve yeni bir dünya yarat kendine. Bunun için bizim yazı yazmamıza ya da senin okumana gerek yok. Bu sende bitiyor, bizde değil.

———————–

Dante senin yazılarını seviyorum ama burada henüz boşanmamış evli bir hatunla olarak büyük bir sistemsel hata islemişsin.

senin yerinde Yargıtay’dan 9 tane hırsızlık ve adam yaralamadan dosyası olan biri olsaydı o da aynı şekilde hareket ederdi.
sonunu hiç düşünmeden

———————–

@ Sen evlendiğin kadını gecenin bir yarısı sırf tartıştığın ve nedeni onu aldatman olduğu halde bilmediğin bir ortamda sap gibi bırakırsan, yürürüm. Konu kilit. Yemişim sistemi, saygıyı, değeri.

Benim yerimde gözlüklü, saçlarını sağa doğru tarayan, gömlek-süveter-kumaş pantolon kombinli inek modeli olsaydı hatunla ilgili türlü ıslak rüyalar görürdü, beni ondan ayıran ve bir mahkumla eşdeğer görmeni sağlayan onun hayal kurması, benimse hayallerimi gerçekleştirmek konusundaki kararlılığım.

———————–

Tamam Dante seni severiz, iyisin hoşsun djlik yaptığın ortamlarda açtığın setleri saha raporu diye yutturuyorsun ona da eyvallah da bu yazı bu site için fazla “duygusal” olmuş.

Saatlerce kadının derdini dinlemelere deginmiyorum bile. Yani burayı baştan sona okuyup da bu saha raporuna gelen adam; “e bu ne simdi? Ben bunları zaten yapıyordum!?” Gibi bir tepki verebilir ki haklı da.

———————–

@ Sabah koşusu, Tinder saha raporu ve birden fazla komfor alanım dışında raporum mevcut. Hani yutturuyorsun falan, gereksiz. Bunu senden ikinci okuyuşum, ben şahsen bir adama inanmıyorsam ya da yılanladığını düşünüyorsam uzak dururum, okumam, ilgi alanım içerisinde bulundurmam bu konuda anlaşalım. Mantıklı ve yorumlanabilir kısma gelirsek. Mahmut Abi 30-70 kuralından bahsetmiş. Telefon görüşmesi herkeste şöyle bir algı oluşturmuş sanırım; Kadın kocasından bahsetti, ben dinledim. Ben o telefon konuşması boyunca hatunla ilgili aldığım bilgiler ışığında hatunla sevişmenin kapısını açtım. Tüm siteyi hatmedip benim sıradan saha raporumda çuvallayacak adamlara tavsiyem gitsinler baştan okusunlar.

———————–

Mahmut Abi ciddi bir sıkıntım sorunum var. Öncelikle kırmızı hapı yutmuş sindirmiş öncesinde de Pua olan birisiyim set açma sayım 300 ü geçmiştir.

Üniversite de ilk günüm hazırlık sınıfı 20 kişilik çoğu da kız. Kendimi biraz tarif edicem 190 boyundayım takıntılı derece de modaya dikkat eder üstüme yakışanı giyer bir ayakkabı aldığımda vans gibi tahmini giyme süremi 3 yıl belirler akşamları ayakkabı mı temizler hergün farklı giyinir spor yapar beslenmeme pür dikkat eder ve uyku düzenimi sağlarım disiplin=özgürlük nokta. Sınıfa ilk girdiğim de sınıfı süzdüm benden daha değerli bir erkek yok bir kızı gördüm o kızı arkadaş mı yapıcam sikicem mi 2 snye de karar verdim. Kalan tüm kızları friendzone a attım. Ama burası önemli ben attım bunu da belirttim kanka, ortak vs diyerek sürekli o kızlarla dolaşarak bana bir şeyler yaparak kendime değer kattırdım. Kızlar benim için çabalıyor gittiğim yere geliyorlar ve DHVm zirvede ama bir kız var hiç umursamıyor beni. hiç etkilenmedi sıfır yani sıfır ya. Beden dilini okuyorum bana karşı ilgisi sıfır gittim bu kızın en yakın arkadaşını bile etkiledim çekici geleyim diye hatta en yakın arkadaşından birkaç tane de İli aldım ama bu kız da hiçbir şey yok ben ömrümde böyle bir kız görmedim yani, akşam saat 7 de başka bir kızla date im var ama ben sınıfımdaki kız gibisini görmedim yok oynadığım en iyi oyunu oynadım, en iyi rolü, en iyi içtenliği en iyi sosyal statüyü gösterdim. Sınıfın en yüksek değerdeki erkeği benim bütün kızlar benden hoşlanıyor benimle takılıyor ve bana değer katıp İlgi işareti verirken bir bu vermiyor yok yani kız içine kapanık eyvallah ta kızın yanına oturuyorum ertesi gün yerini değiştiriyor en iyi arkadaşını etkiliyorum tık yok dedim ki eğer sosyal statün zirvedeyse diğer kızlar senden hoşlanır ama bu kız da işlemiyor bu en sonunda sabrım taştı yanımdaki uyduyu aldım ve bugün birlikte yemek yiyelim dedim amınakoyim kız konuşmuyor en çok ekmeğini yediğim Pick up taktiklerini yaptım gizem oluşturdum kıza kendisini kanıtlaması için neg attım vücudu üzerinden ilginç şeyler söyledim yok yine pes etmedim tam vazgeçicem yine denedim yemek yedik çıkarken dedim çimlere oturalım konuşalım bu sefer de diğer kızın tuvaleti varmış şimdi ikisi de tuvalete girdi. Kız benden uzaklaşıyor nedense ve vücut dilimde bu arada çok iyi bütün dominantlığı kontral edercesine oturttum ses tonum keza öyle ukalalık da dozunda var ama anlamadım ben yani bugün telefonda konuşurken duydum sevgilisi varmış yine de bu önemli bir nokta değil benden etkilenmesi lazımdı evet havuz var evet tüm kızlar sana uymaz ama benim korkularım her zaman arzularımdan daha büyük arzularımı gerçekleştiremeyeceksem niye vücut geliştireyim niye pick up yapayım?

———————–

@ 300 tane set açmış adam evvela şunu bilir; Her kadınla sevişemezsin. Bunu 300 set açmaya bağlıyor olmaktan utanıyorum, bunu herkes biliyor aslında. 300 tane set açmış adamın kendini kadınla dolu bir sınıfta potansiyel tüm fuckbuddy ve onslardan koruyup, tek bir hatuna odakladığı nerede görülmüş? Bilerek ve isteyerek friendzone, sonuç; “Ben istedim de oldu” – O kız içinden demez mi? ” Lan bu keko tüm kızlarla arkadaş, ben ne diye vereyim buna ” Topuğuna sıkmışsın, o ayrı. Modaya aşırı ilgi dediğin bir ayakkabıyı üç sene giymekse eğer o moda falan değil baya har vurup harman savurmak, ana-baba parasıyla şekil çizmek, görgüsüzlük. 5 yıldır her Ekim-Mayıs ayları arasında askeriyeden getirdiğim postalları giyerim. 4 yıl önce Diesel Outletten aldığım 3 pantolonu her ay farklı yerine yama yaparak, yırtıksa yamalarla değilse kendi imkanlarımla yırtıklar yaparak giyerim. Pantolonlara toplam ödediğim tutar 1500 lira, 4 yıldırda alışveriş düşünmem. Yani modaya düşkünlük değil senin yaptığın. PUA falan demişsin ama geçelim o hikayeyi. Çatır çatır Mavi Haplısın, Allah sabrını da verir.

———————–

Sorulan sorulara, yorumlara, görüşlere ve eleştirilere kendi bildiğim doğrularla cevaplar sundum. 3-4 raporda bir tekrarlamayı düşünüyorum. Umarım faydalı olur, hepinize teşekkürler.

Keyifli okumalar.

Saha Raporu – Sıradaki Şarkı Tüm Evlilere Gelsin –

Tabak Çevirme İle İlgili Yanlış Anlamalar

– Üzgünüm, birtanesi kartanesini seçip, filmlerdeki gibi onun için doğru çabayı gösterip onun kalbini çalma gibi inanmayı canıgönülden istediğiniz çocuk masallarının gerçek dünyada üç kuruş değeri yok. Onlara hala inanmak istiyorsanız, hala erkek değil çocuk olduğunuzdan, önce büyümeye bakmanızı tavsiye ederim. Dikkat edin, inanmak istiyorsanız dedim, inanıyorsanız demedim. Çoğu okur artık bunların masal olduğunun artık farkında ama bu gerçek onlara acı veriyor, bu nedenle inanmak istiyorlar. Bu acının nedeni çocuk olmanız hala, ilk hedef almanız gereken problem de bu. –

Okumaktan asla sıkılmayacağım yazılardan biri, blogun en iyilerinden. Bir kız, şu kız, o kız, berideki kız. Tek bir kadını kapsayan tüm sorularınız sizi günümüzün Simo Häyhä ‘si yapmaya doğru koşar adım götürüyor, bu tehlikeli beyefendi ile aranızdaki tek fark siz namluyu tek bir hedefe doğrulttuğunuzu sanırken, aslında kendi kafanıza sıktığınız.

Twitter üzerinden aldığım bazı soruları yanıtlarken, bir soruya takıldım.

Şöyle diyor; ” Kırmızı Hap bize ne yapmaya çalışıyor? ”

Kırmızı hap seni tekli atış modundan, seri atış moduna geçiriyor. Elindeki Kanası alıyor, M4A1 veriyor nasıl ama?

Bu saha raporunda kendimle ilgili fark ettiğim ve bir süredir cevabını aradığım bir sorun üzerinde ilerleme kaydettiğimi gördüm. Bildiğiniz üzere tek gecelik ilişkilerde ne kadar başarılı isem, tabak çevirmek hususunda bir o kadar başarısızdım. Mahmut Abi ve Sonsuzluk ile konuyu enine boyuna tartıştık ve onların mantıklı cevapları ile sorunun kökenine indim. Evet, parti kızları sığınaklarından çıkabilir artık iki tabak sahibiyim. Yalnız küçük bir problemimiz var; Tabaklardan biri evli.

Bu durum beni metres yapıyor mu? Öncelikle bu konuyu küçük bir oturum ile halletmek istiyorum. – Sanırım evet.

Olayların gelişim sürecini özetleyeceğim, uzun bir yazı olmayacak, saha raporu olarak adlandırmış olsam da, daha çok bir durum değerlendirmesi diyelim.

Yaklaşık iki haftadır şehrin şaşaalı semtlerinden birinde pek tutulmayan fakat ortamını sevdiğim bir mekanda haftanın iki gecesi üçer saatliğine çalıyorum.

Kitleyi özetlemek gerekirse; 25 yaş ve üzeri, evli-dul-nadiren bekar ve problemli çiftler. 25 yaş altı grubu oluşturan genelde çalışanlar ve tabaklarımdan birini içinde bulunduran sahne ekibi. O hatunla ilgili bir rapor ayrıca yazacağım fakat önceliğim ikinci tabağım olan 29 yaşında, sorunlu bir evliliğe sahip, hızlı ve atik hatun.

Evli bir kadınla birlikte olmakta beis görmüyorum. Aksine fırsatları değerlendirmemenin daha büyük problem olduğu konusunda ikna olmuş durumdayım.

Gelelim tanışma ve bahsi geçen hatunun tabak olma sürecine.

Gece yarısını geçtikten sonra arkadaşlarla birlikte mekana giriş yaptım. Beşerli bir grup, üç çift ve sanırım doğum günü kutlaması gibi bir sebeple mekanda bulunan üç arkadaş dışında ortam pek hareketli değildi. Sohbet, muhabbet derken arkadaşların ısrarı ile birkaç kadeh bir şeyler içtim bu esnada elimi yüzümü yıkamak için lavaboya yöneldiğim esnada oturduğum yerden dört sıra kadar uzakta karşılıklı sohbet eden çiftin kadını hiddetli bir şekilde konuşuyor, elindeki bardağı ultimatom verecek şekilde masaya tatlı-sert vuruyor ve hepimizin bildiği “Ağlama” rolü ile görevini yerine getiriyordu. Bir an karşısındaki erkek için üzüldüm fakat hatun oldukça albenili, HB 7,5-8 civarıydı. Geçerken gayri ihtiyari gözünün içine ve herhangi bir ihtimale karşı sol eline doğru baktım fakat ne göz göze geldik, ne de yüzük takıp takmadığını görebildim sanırım bu artık bir refleks oldu.

İşimi hallettikten sonra tekrar arkadaşlarımın yanına yönelirken, hatunun tek başına oturduğunu fark ettim. Terk edilmiş olabileceğini ya da yanındaki adamın bir şeyler almak için bara yöneldiğini kafamdan geçirdim fakat mekanda o saatlerde iki garson çalışıyordu, yinede bara doğru bir göz attım bar kısmında çalışanlar dışında kimseyi göremedim. Lavaboda da biriyle karşılaşmadığımdan, hatunun terk edilme ihtimali kuvvetlenmişti. Yinede hatuna yaklaşmak oldukça riskliydi fakat bunun için birden çok kılıf uydurmuştum bile.

Mekan çalışanı olduğumu söyleyebilirdim, lavaboyu soruyor olabilirdim, mekana yeni geldiğimi ve barın nerede olduğunu soruyor olabilirdim ve türlü bahaneler. Kimsenin benden şüphelenmeyeceğine artık eminim.

Risk aldım ve hatuna doğru yöneldim.

Hala sinirli, ağlamaklı ve sanırım genetiğinden kaynaklı ters ve soğuk bir kadındı. Bahane yok, bir kez karar verdim ve şansımı deneyecektim.

” Bir saate kadar sahnede olacağım, senin için bir parça çalmamı ister misin?

– Hayır, sadece rahat bırakman yeterli.

” Bende birkaç kez terk edildim, başlarda sinirden ne yapacağını şaşırıyorsun fakat birkaç saat sonra inanılmaz bir rahatlama geliyor, birkaç ağlama krizi derken alışıyorsun ”

– Gidecek misin artık? Şikayet mi edeyim illa?!?

” Elbette gideceğim, beyefendi gibi bende gideceğim ama şimdi değil ”

– Hasta mısın sen, belamı arıyorsun gerizekalı?!?

” Hayır, çalıştığım mekanda iç huzuru sağlamakla görevliyim ayrılmış çiftleri teselli etmek için yüklü miktarda para alıyorum ”

– Ben sana yüz lira vereyim, rahat bırak. Cidden güvenliği çağıracağım.

” ikiyüz liraya anlaşalım, yok veremem diyorsan şimdi anlatmaya başlasan, sabaha kadar sürer ”

– Gaspçı mısın sen? Anlatırsam gidecek misin!?

” Patron sadece dert dinle, teselli kısmı ekstraya girer dedi ”

– Kocam o benim, beni aldattığını öğrendim. Böyle güzel bir gecede yüzüne vurmak istedim, vurdum. İlişkisinin hala devam ettiğine eminim, yalan söylüyor biliyorum. Hala inkar ediyor, tek gecelik bir şeydi deyip geçiştiriyor.

” Konu beni aşar ama baya sağlam boşanma avukatları tanıyorum, tek celse, kılçıksız ”

– Bu hizmetide mi mekan sunuyor yoksa bu senin işgüzarlığın mı?

” Bu tamamen benim sunduğum bir hizmet, ha avukatım var dersen geceyi içerek geçiririz sonra evine gidersin ”

– Evliyim ben, birazdan ya o gelir ya da ben eve giderim.

” Evli olduğun konusunda tamamız, o kısmı tekrar etmene gerek yok. Hem ben eli kimsenin eline değmemiş bir hatun arıyorum ”

-Kaldıysa kardeşime bulalım bir tane.

” Bulursam haber ederim, bir daha gelir misin buralara? ”

– Boşandıktan sonra belki, gerçi boşanır mıyım, boşanmaz mıyım?!? Muamma.

” O halde numaranı alıyorum, ilerleyen günlerde paslaşıyoruz. ”

(Dur, olmaz diyene kadar aldım telefonu aradım kendimi “Bunu bir önceki saha raporunda da yapmıştım, ben genelde yaz numaramı, çaldır beni kısmından hoşlanmıyorum” telefon kocasının arama ihtimaline karşı masanın üzerinde duruyordu sanırım)

– Artık gidecek misin? Olurda gelirse kötü bir pozisyonda kalmak istemiyorum.

” Pekala gidiyorum, yarın ararım seni ”

-Neyi arıyorsun ya, arama ne araması?! Vallahi karakola giderim sapık mısın nesin?!

” Evet, sapığım. Mekan mekan gezip ayrılan çiftleri kovalıyorum. Kadın yalnız kaldığında hemen masaya çöküp bir ilişki başlatıyorum ”

– Beni arama, ben istersem seni ararım.

” Olabilir, bende istersem seni ararım ”

– Of bela mısın nesin defol git, tamam arayacağım tamam, git.

 

Bundan sonraki süreçte bir, iki gün kadar ne mesaj attım, ne aradım. Açıkçası abartmak ve başıma bela almakta istemiyordum, ben o gece yapmak istediğimi yaptım ve bir denemede bulundum. Eğer olursa beni arayacak ve kocasıyla ilgili yaşadığı problemleri ya da benimle vakit geçirmek istediğini söyleyecekti. Bir gün daha derken saat öğlen 3 civarı bir mesaj aldım.

– Bugün mekanda mısın? Arkadaşlarla geleceğiz, merak etme seni dövdürtmeyeceğim.

” Siz gidin, belki gelirim ”

 

(Neden bu cevabı verdiğimi herkes biliyor değil mi? Kocasıyla barışmış ve o geceyi anlatma ihtiyacı duymuş olabilir ve bu benim problem yaşamam demektir. Belki bir, iki kişiyle başa çıkabilirim fakat kadının kardeşi olduğu detayı, enişte beyin tek gelmeme ihtimali ile kendimi kollama ihtiyacı hissettim)

Seni dövdürtmeyeceğim ne demek ayrıca? Neden bunu belirtme ihtiyacı duyar bir kadın?

Velhasıl mekana birkaç saat önce gittim ve tenha bir köşede beklemeye koyuldum. Hatun hakikaten arkadaşlarıyla geldi, üç kişilerdi. Kendisi ve HB 9 iki arkadaşı. Bir saat kadar bekledikten sonra masaya doğru yaklaştım ve;

 

” Hoşgeldiniz biralarınızı tazeleyeyim mi? ”

– Belki gelirmiş, geleceksin tabi. Kızlar arkadaşım Dante, mekanda DJ’lik yapıyor yalnız baya çapkın dikkat edin.

(Şuraya bir not düşeyim ve Mahmut Abi’nin tecrübelerini rica edeyim; Evli bir kadın beni nasıl oluyorda arkadaşları ile bu denli rahat tanıştırabiliyor?)

” Hiçte bile ben dj değilim arkadaşlar, üçyüz metre ilerideki camiinin imamlığını yapıyorum. Çapkında değilim, hatta hiç sevgilim olmadı. ”

(Gülüşmeler)

derken yaklaşık bir saat kadar muhabbetin ardından bir bahane ileri sürerek yanlarından ayrıldım ve eve geçtim. Duş, yemek falan derken telefonuma bir mesaj geldi.

– Bu gece için teşekkür ederim, kendimi uzun zaman sonra rahat ve huzurlu hissettim.

(Neden kadın böyle hissetti, ne konuştun diyecek olursanız; Ona kadın olduğunu hissettirdim, kinoları sıklıkla uyguladım fakat asla sekse çağırır bir tavır sergilemedim. Aksine ona işi bilen fakat sınırlarını koruyan bir genç olarak yaklaştım)

Mesaja cevap vermedim. Açıkçası Mahmut Abi’nin evli kadınla birlikte olmayı yanlış bulması bugün raporu yazarken dahi zihnimin bir köşesinde yankılanıyor.

Ertesi gün bir mesaj daha aldım.

– Canım çok sıkkın, arayabilir miyim?

” Pek müsait değilim, yarım saate kadar seni arayacağım ”

Çünkü düşünmem gerek, planlı hareket etmezsem başıma iş alabilirim. Cinayete kurban gitmek istemiyorum.

Derken aradım ve biraz dert dinlemek zorunda kaldım. Bu esnada boşanma işlemlerinin başlayacağını, avukat tutulduğunu ve eşinin baya baya diğer hatunla gezip tozduğunu öğrendim. İyide nasıl?! Baya üzerinde düşündüm ne yalan söyleyeyim. Hatunun geçiş sürecini atlatacağı erkek olma ihtimalimden tutun, ilişkinin tekrar toparlanıp kapı önüne konulmama kadar her şeyi düşündüm fakat bir konuya odaklandım. Kötü ihtimal – tek gecelik ilişki – (Çünkü kadın psikolojik buhranda) İyi ihtimal – Çevrilecek bir tabak. (Çünkü kadın terk edilmeyi hazmedemediği için psikolojik buhranda) velhasıl muhabbet sohbet, dert dinleme faslını atlatmam ile birkaç gün sonrası için kahve içmek ve daha yakınlaşmak maksadıyla sözleşildi. Aslında olay kahve içmekten ibaret gözükse dahi, bunun anlamının iki tarafında duyduğu çekimin adlandırılmasıydı.

Buluşma gününe dek kimse konuşmadı. Ne mesaj, ne arama. Buluşma günü akşam üzerine doğru sabırsızlanmaya başlamışken; – Unutmadın değil mi? Saat 17:00’da XXX Avm’de. Ama çok kalamayacağım.

” Hatırlattığın iyi oldu, başka birine söz vermedim şansına 🙂 ”

Buluştuk. Daha rahattım, o da öyle. Ayrıldıktan sonra yapmak istediklerini söylüyordu, ikili arasındaki sürecin baya büyük bir geçmişi vardı. 4 yıllık bir evliliğin yaklaşık 2 yılını bu ve benzeri problemlerle geçirdiğinden bahsetti. “Çokta umurumdaydı” yinede dinledim, aslında bu zihniyeti pek sevdiğim söylenemez bana sadaka seksi gibi geliyor. “Nice Guy” etiketi gibi düşünebiliriz.

Konuşma gözlerinin yaşarması ile devam etti, doğru anın bu olduğunu düşünebilirsiniz fakat değil. Bir kadın duygusal girdaba girmişken ona asla yatırımda bulunmayın. Size ilerleyen günlerde şöyle diyecektir; ” O an boşluktaydım, hepsi bu”

Evet, bu engele takılmamak için onun kendini en güçlü hissettiği anı beklemeliydim. Bekleyemeyeceksem onu güçlü hissettirmeliydim. Sohbet istediğim gibi gelişiyordu ve ardından benim için doğru anın geldiğini vurgulayan şu sözleri duydum –  Hepsinin üstesinden gelebilirim, hayatım boyunca birçok problem atlattım bunuda atlatacağım –

” Atlatacağına eminim, seni gördüğüm ilk andan bu yana güçlü bir kadın olduğun konusunda ikna olmuş durumdayım ” dedim ve ona hafifçe yaklaştım, burun burunaydık ve onun kokusunu içime çektikten sonra ” Seni öpmek istiyorum ” dedim.

İstiyorum! fakat bunu yapmayacak kadar kendi üzerimde hakimiyet sahibiyim. O an onu öpmedim ve yakınlaşmamız sona erdiğinde yüzünde aptal bir mutluluk belirdi. Şans ona gülmüştü ve kendisini bunca zaman boynuzlayan kocasından sonra (Beyefendiye üzülmüştüm ben değil mi?! Bazen cidden çok temiz düşünceli oluyorum)

Ona değer veren birini bulmuştu.Ya da öyle sanıyordu. Öpüşmemiz ikimizde evlerimize gitmeden önce bir veda busesi olarak meydana gelmişti. Kafede onu öpmemek oldukça akıl kârıydı, seçen bendim seçilen ise o. Artık bir tabak sahibiydim, bir süredir flört hali devam ediyor. İmkan buldukça günaydın, iyi geceler gibi kısa ve ilgi belirten mesajlar alıyorum.

Haftaiçi ailesinin yanına gitmek üzere hazırlık yaptığını ve belirlenen tarihten bir gün önce evden ayrılacağını belirtti, bunun ne anlama geldiğini ve neden bana söylendiğini tahmin etmişsinizdir.  Seks is kaming?!?

Evet, kurallara aykırı hatta belki nice guy olarak dahi damgalanabileceğim bir raporun böylelikle sonuna geldik.

Yorumlarınızı merakla bekliyorum, şimdiden iyi – kötü tüm fikir ve düşünceleriniz için teşekkür ederim.

 

 

Bana bak güzelim, henüz farketmedin ama, ben alfa bir erkekim

“Ültimatom, zayıflık / çaresizlik bildirimidir.” – Rollo Tomassi

Dominant ve maskülen olmak konusunda erkeklerin yaptığı en talihsiz hatalardan biri, bir kadın kafalarındaki kaf dağındaki alfa erkek imajına ters bir hareket yaptığında ya da kendilerinin ne kadar ERKEK olduğu anlaşılmadığında hatuna ültimatom vermeleridir.

Aşağıdaki yorumu yazan arkadaş, çok sık yapılan bu hatayı yapmış. Bu sitedeki birçok saha raporunda ya da yorumlarda “abi bir kız var …” etkileşimlerinde bulunan bir hata. O nedenle bu tecrübesiz arkadaşı parmakla göstermek ya da yermek için değil örnek olsun diye paylaşıyorum. Çok yapılan ve yapıldığında bir çuval inciri berbat etme oranı 99% olan bir hatadır bu :

Mahmut Abi selamlar,
İnstada dışarı çağırdığım bi hatunla diyaloğu paylaşmak istiyorum seninle, doğru ya da yanlış yaptığım yerleri yorumlarsan sevinirim, bi acemi olarak hatalarımı görmüş olurum.
+ben
-Kız

+selam
-Selamm
+nasılsın
-İyiyim teşekkür ederim sen nasılsın
+İyiyim
+çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim
-Olabilir o gün bir planım yok
+Anlaştık
+Numaranı ver haberleşiriz
-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu
-diğer durumda dediğin ne bekliyorsun ki ben arkadaşça oturup bi kahve içeriz diye düşünmüştüm, sadece numaramı sosyal medyadan tanıdığım birine vermek istemiyorum

Ültimatomu tekrarlayalım :

+dinle, işler kötü gittiğinde ağlayacak küçük bi çocuk değilim
+o gün sana WhatsApptan yalnızca bir mesaj yazarım, gelmek istersen vakit geçirmek istersen cevap verirsin
+diğer durumda ben yoluma bakarım, hepsi bu …

Burada erkek telefon numarası alamadığında Büyüklük Yanılsaması yazısındaki, kendi ayağına sıkmasına neden olacak aşırılığa kaçıyor :

eğer bir kadın 100% senin istediğin gibi davranmadı ise bunun nedeni yeterince alfa olmamandır” pozisyonudur. Bu yaklaşımı benimseyen erkekler, tüm dünyanın kendi kontrolleri altında olduğu gibi yanlış bir fikre kapılırlar. Her ne kadar bu yaklaşım diğerine göre tercih edilir olsa da, bu yaklaşım da erkeği başarısızlığa iter zira sadece her şeye kadir bir varlık bu çeşit bir iradeye sahip olabilir. Eğer hayatınız üzerinde 100%e yakın bir kontrol istiyorsanız, tamamen yalnız yaşamanız lazım. Başka birileri hayatınıza girdiği an, beraber varolmanız için kendi iradenizden ve onların iradesinden ödün verme başlar.

Bu durumda genellikle erkek, kendi dominant ve maskülen kişiliğini anlamamış olan kadına sözel olarak ültimatom atar ki arkadaşımız hemen bunu yapmış.

Sorun şu ki bir erkeğin bunu yapmak zorunda hissetmesi, genellikle söze döktüğü şeylere sahip olmamasından kaynaklanır. “Bak güzelim, ben senin bildiğin erkeklerden değilim” demenin 10,000 çeşidinin de anlamı aynıdır : sen tam olarak kızın bildiği erkeklerdensin.

Oysa temel kırmızı haplı oyun tekniklerini ucundan bilen biri için burada bir shit test var ve shit test en iyi eğlenen ustalık, onayla – abart gibi taktiklerle karşılanır. Shit test görünce anında ciddileşen ya da ültimatom veren erkek, kadının beyninin evrimsel olarak en bilge ve güçlü derinliklerine “ben (duygusal olarak zayıf) / tecrübesiz bir erkeğim” diye bağırır.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün

Telefon alamamanız shit test ya da kız için o aşamada birinci tercih olmadığınızın göstergesi. Muhtemelen her ikisi de. Kız arkadaşınızın ya da yüzyüze buluştuğunuz hatunun birinci tercihi olmamanız ayrı konu ama Instagramda yeni yürümeye başladığınız kadının birinci tercihi olmamanızda bozulup dağılacak bir şey yok. Siz bunu ne kadar cool olduğunuzu göstereceğiniz bir shit test olarak algılayıp ona göre cevaplayacaksınız :

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Telefonundan yerini tespit edip birgün önceden pencerenin altında gitar serenatı yapamayacağım yani 😀

Aklıma ilk gelen şey bu … Daha dobra da olabilir ama bu şekilde dolaylı olarak arkadaşça duygularınız olmadığını da vurgularsınız.

-burdan haberleşiriz ya yazdığında görürüm o gün
-Olmaz. Bu benim alt komşunun cep telefonu. O gün seni ankesörlü telefondan aramam lazım yoksa mecburen Rıza Amcayı da peşime takacağım 🙂

vs .. vs ..

Aslına bakarsanız, sosyal medyada yeni yeni yürüdüğünüz hatun telefonunu vermiyorsa shit test topuna bile girmeyebilirsiniz. Yani buradan haberleşiriz dediğinde shit testi görmezden gelip mesajlaşmaya devam edebilirsiniz (tamam demeyin, tamam ile onun çerçeveye girersiniz).

Ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir. Bu konuda sevgilim bana karşı saygısız yazısındaki örneği verebiliriz :

Saygı, bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kızı “ya saygı ya ben” diye seçime zorlayarak elde ettiği birşey değildir. Bu nedenle de kıza bunu sözel olarak sorarsanız, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Peki abi ne yapacağız?

Öncelikle bu durumu konu etmiyoruz. Dedik ya, saygısızlığını söze vurup, bunu onaylayıp onun sizin kadın saygısı dilenen bir erkek olarak saygıyı haketmediğinizi düşünmesini sağlamak yapılacak şey değil.

Buradaki “ya saygı göster ya ben” bir ültimatomdur. Söze dökülmüş dilenmedir. Bu tür ültimatomları genelde bilinçsizce veriririz ve böyle bir ültimatom kadın tarafından her zaman zayıflık olarak algılanır. Zira öyledir. Kendinizi ültimatom verirken yakalarsanız, bu size kendi zayıflığınızı – üzerinde çalışmanız gereken şeyi – gösterir.

Kıssadan hisse : “Ben senin bildiğin erkeklerden değilim” ya da “alfayım ben saksı değilim” ültimatomları, sizin bildiğimiz erkeklerden ya da saksı olduğunuzu gösterir 🙂

BONUS : Doğrular

1 – Instagramdan yürümeyi buluşmaya getirmiş.

2 – Çoğu erkeğin çuvalladığı buluşma ayarlamayı tam dengesinde yapmış.

çarşamba günü napiyosun
+x’te saat 5 gibi bi şeyler içelim

Ne kıza “ne zaman müsait olursun, nereye gitmek istersin” diye sormuş ne de “Çarşamba, 5te Yedi kule zindanlarına geleceksin kadın” diye kabalaşmış. Günü, saati ve yeri söyleyip sormuş. Bir şeyler içelim mi de dese bu dominant (egemen – lider) olmaktır.

 

 

Mavi haplıya sıkıcılık görünen sikicilik

Okur Rene şöyle bir yorum bırakmış :

Altta verdiğim yazı hakkında bir yazı yazılabilir. Maskülenlik ve sıkıcılık arasında ki fark nasıl ayarlanır?
O çizginin neresinde olmamız gerekli?

Yazıdan kısa bir alıntı bırakıyorum.

“Şimdi kafamda 2 düşünce var. Ya bize erkeksi gelen hareketler kadınlara erkeksi gelmiyo. Ya da kadınların maskülenite dışında ilgisini çeken başka şeyler var.

http://baycentilmen.com/kadinlar/günümüz-erkeksiliğinin-sıkıcılığı/

Rene burada klasik mavi haplı zihniyeti ile kırmızı hap yazan bir siteye gelip mavi haplı bir ideale (kadınlara göre kendimizi nasıl ayarlayacağımız) çözüm arıyor.

Bir yazıyı okumadan yorum yapmayı entellektüel tembellik sayarım ama linkteki yazının sadece başını okudum ve bana yetti (abi tam okusaydın, adam kinaye yapmış diyorsanız bir bakarım)

Bu adamın erkeksi olmadığını düşünen yoktur herhalde. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Gel gelelim bugüne kadar bir çok kadınla iletişim kurmama rağmen hiçbir zaman bir kadının Jason Statham’a olan hayranlığını dile getirdiğini duymadım. Sanırım bir kere duymuştum. O da 30 lu yaşlarda evli bir kadındı.

Tek paragraftaki faüllere bakalım.

1) Kadınların söylediklerine bakarak kadınları anlamaya çalışan ve daha da kötüsü başka erkeklere tavsiye veren mavi haplı. Buraya kadarı mor bile değil. Bunları dinleyecek genç adamlara da Allah yardım etsin.

2) Verdiği örnek Jason Motherfucking Statham. Daha önce yazmıştık.

50 yaşına geldiğinizde şu aşağıdaki abi gibi mi olmak istemez misiniz? Maskülen sikici pardon sıkıcı abimizi yeni yetme veya 20lik ilgi orospuları değil de duvar sonrası hatunlar beğeniyormuş. Bu abinin sıkıcı olmadığına eminim de kendinden 20 yaş hatunlara çekici gelen bir başka tarafını söyleyeyim : kadınların ne dediğine bakıp da kendi maskülenitesini onlara göre ayarlamamak, ilişkileri beta ip cambazlığı sanmamak.

Bonus : Çocukluğumuzun ve ilk gençliğimizin maskülen apex alfa idolü, gençliğinde Monicca Belluci’yi götüren Vincent Cassel ve 21 yaşındaki karısı. Cassel’i sevgilisi ile evlendiği için mavi hap tarafına doğru buluyorum ama adam sikici maskülenitenin yeryüzü sembollerinden biri. Alfa oğlu alfa. Onu da ben hiçbir zaman kadınların ağzından düşmeyen biri gibi duymadım ama kim takar!

O nedenler Mr. Rene, linkini verdiğin yazarın dediği gibi peacocking (tavus kuşu) yapabilirsin ki eski bir PUA tekniğidir. Ama takım elbiseli, sade görünümlü alfalara teenage kızlar gibi sıkıcı dersen resmin önemli bir kısmını kaçırırsın.

O çizginin neresinde olmamız gerekli?

-mamız gerekir soruları buraya çok geliyor. Soran saf saf cevap bekliyor ama sorun bu dengeyi ayarlayamaması değil zihniyet. Sizin probleminiz, kadınları zihin merkezinize alıp onların beğenisine göre hareket etmek. Kadınların beğeneceği bir figüre bürünmekte bir yanlış yok, yanlış kadınları zihin merkezinize almanız ve sonra da sihirli bir denge formülü aramanız.

Stilin Olsun

Dünyada erkek nüfusunun milyonda biri kadar bir apex alfa var. Bunlar hemen her kadına hitap eder. Bu yazıyı yazan da okuyan da onlardan biri değil. Geri kalanımız ise bir grup kadına hitap ederken bir grup kadına zerre hitap etmeyiz. Bazı kızlar dövmeli, bar grubu solisti tipli adamlara erirken takım elbiseli finansçı adamların yüzüne bakmaz. Bazı kızlar da iş kıyafetli ve kariyerli adamları çok seksi bulurken, dövmeli – bar grubu solistini kendi liginde bile saymaz.

HER KADINA HİTAP EDEMEZSİNİZ. Her kadına hitap etme arzusu mavi haplı oneitis hastalığının uzantısıdır. Oneitisinizin istediği erkek gibi olamama ve onun tarafından reddedilme korkusudur. Oysa kırmızı haplı bir erkek için oneitis yoktur, HAVUZ vardır. Sizi beğenecek kadınlar havuzu. Bu havuz çok geniştir ama her kadın içinde değildir. Tek bir kadını ONEITIS yapmayacak adam için havuzun geniş olması önemlidir, spesifik bazı kadınların bu havuza girip girmemesi değil. Şöyle düşünün. 1 milyon dolarınız olması mı önemli, Benjamin Dede’nin en yakışıklı olduğu serideki 1000 dolara sahip olup olmamanız mı?

 

 

 

Red Man Group Episode 27 Notları – Tabak çevirmek ve dini inanç

Red Man Group Episode 27 – The Curse of The Thirsty Beta podcastına bağlanan birinin tabak çevirmek ve dini inançla ilgili sorusu ve Rollo Tomassi’nin yanıtı :

Sorum Rollo’ya. Geçen yayında bir erkek 30 yaşına kadar bir kadına tekeşli ilişki sözü vermemeli demiştin … Burada bir problemimiz var … Senin dediğine katılmıyor değilim ama ben istisnai bir durumdayım. Zira Hristiyan’ım ve evlilik dışında seks yapmak ahlaki olarak bana yasak. 22 yaşındayım ve kızların bana geldiğini ve istesem yapabileceğimi görüyorum ama … sorunum şu ki hem senin 30 yaşına kadar tek eşliliğe açık olma tavsiyeni dinlediğim hem de Hristiyan olarak tabak çevirmediğim için … senin bekleyen betalarından ne farkım kalıyor?

Rollo : Öncelikle sen kırmızı hapın farkındasın ve bu da seni bekleyen betalardan ayırıyor. Zira o erkeklerin çoğu kendilerine biçilen rol hakkında zerre fikre sahip değiller. Bana sorduğun soruyu aslında sürekli alıyorum. Şu an din ve kırmızı hap ilişkisi hakkındaki kitabımı yazıyorum. Kitabın önemli bir kısmı Hristiyanlık hakkında. Aslında kırmızı hapın dinsel tarafları ile ilgili de bir program yapmak istiyorum.

Eğer sen inançlarına uygun yaşayacaksan ve evlenene kadar seks yapmayacaksan … senin konuşmandan anladığım kadarıyla işlerin yolunda ve 22 yaşından bakıp “8 yıl daha seks yapmayacak mıyım” diyorsun. Beta olduğundan değil. Evet, eğer 30una kadar evlenmeyecek ve inançlarına göre yaşayacaksan, burada asıl mesele 8 yıl daha seks yapmayacak mısın?

Sen nasıl beta değilsin? Benim kitaplarımı okuduğun ve bu programı dinlediğin için. Kitapların hastalığa toptan çare olduğunu iddia etmeyeceğim ama senin bağlı olduğun kiliseyi bilmesem de birçok kilisenin günümüzde feminize olduğunu söyleyebilirim. Modern dating sitesinden John’un dediği gibi kiliseler beta çiftliğine döndü. Bugünün kilise kültürü erkeği daha beta yapma üzerine ve kadının pit stop ekibindeki yerine alıştırma üzerine.  Erkeğin çelişkisi de bu. Kendime öncelik vermem lazım ama dinin başkalarına öncelik vermemi söylüyor.

30una kadar tabak çevirin deme sebebim daha fazla hayat tecrübesi edinmeniz ve kadın – erkek ilişkilerinde daha fazla deneyim kazanmanız için. İnsanlar tabak çevirin derken “birçok kadını sikin” tavsiyesi verdiğimi düşünüyor. Hayır, bunu demiyorum. Demeye çalıştığım, bağlılık yok kafa yapısı geliştirmeniz ve eğer senin için seks mümkün değilse bile yine de aynı anda 3 ya da 4 kadınla çıkmanı tavsiye edeceğim. Hangisinde neyi sevdiğini, neyi sevmediğini deneyimle zira bu kadınlar hakkında hayat dersi almaktır.  Böylece sonunda bir kadınla tek eşli ilişkiye girdiğinde en azından “kadınlarla deneyimim oldu ve kadınlarda neyi sevip sevmediğimi tecrübe ile biliyorum” dersin. En azından bu ilişkiye dini inanç yüzünden itilip zorlanmadım dersin. Zira benden beklenen beni sevdiğini söyleyen ilk kızı almam değil mi?

Bir erkeğin kendini inşaa etmesi ve insanları doğru değerlendirecek tecrübeyi kazanması zaman alır. Kendilerini finansal olarak yukarı çıkarmaları ve eğitimlerini tamamlamaları zaman alır. Bir erkeğin kadının uzun süreli hayat arkadaşında aradığı kriterleri kazanması çok zaman alır. Bir de bunun arzu tarafı var yani gyme gitmen, sağlığına dikkat etmen, kendine bakman da lazım. Yani erkeğin erkek olması zaman alan bir şey.

Diyebilirsin ki “kendimi o kadar geliştirip istediğimi elde edeceğim ama o yine hipergami yüzünden benden daha iyisini arayacak, yok öyle yağma”. Fakat olay öyle düz mantık değil örneğin iş dine gelince bazen öyle değil. Sanırım bu kadar bekledikten sonra aynı dini inançlara sahip bir kadınla evleneceksin.

 

Enchiridion – Stoacı Felsefe ve Yaşama Rehberi – Bölüm II.

  1. Arzunun peşinden gittiğinde, arzu edilen şeye ulaşmayı beklersin. İstemediğin bir şeyden kaçındığında ise o şeyden uzak kalabilmeyi umarsın. Ancak, arzu ettiği nesneye ulaşamayan kişi hayal kırıklığına uğrar. Kaçınmak istediği şeyden kurtulamayan kişi ise mutsuz olur. Öyleyse sadece, doğal kabiliyetine aykırı şeylerden kaçınmaya çalış, çünkü kontrolün altında olan şey sadece odur. O zaman uzak durmak istediğin hiç bir şey sana uğrayamaz. Ama kaçınmak istediğin şey hastalık, ölüm, veya fakirlikse sefil olursun, çünkü bunları engellemek senin elinde değildir. O halde, gücünün yetmediği hiç bir şeyden kaçınmaya çalışma; kaçındığın şey gücümüzün yettiği doğamıza aykırı giden şeyler olsun. Şu an için, arzularını tamamen bastır, çünkü kontrolün altında olmayan şeyleri arzuladığında hayal kırıklığına uğraman kaçınılmazdır. Kontrolün altında olan ve arzulamakta haklı olduğun şeylerin ise hiç birine henüz ulaşabilir durumda değilsin. Bir şeyi elde etmek veya ondan kaçınmak gerektiğinde atacağın adımlar küçük, ölçülü ve dikkatli olsun.
  1. En basit nesnelerden başlayarak, güzel bulduğun, işine yarayan veya çok sevdiğin bir nesneye karşı kendine şunu sor: “Doğası nedir?” Bir bardağı çok seviyorsan, onun sadece bir bardak olduğunu düşün. Böylece düşüp kırılmasına dayanabilirsin. Çocuğuna veya karına sarılırken bir ölümlüye sarıldığını düşün. Böylece onların ölümüne katlanabilirsin.
  1. Bir işe girişeceğin zaman, işin doğasının ne olduğunu önceden düşün. Hamama gideceksen, hamamda olan bitenleri gözünde canlandır: Bazıları etrafa su sıçratır, bazısı itişir kakışır, bazıları sövüp sayar, bazıları da hırsızlık yapar. Bu işe emniyetle başlamak için kendine şöyle de: “Hamama gideceğim ve zihnimi doğaya uyumlu halde tutacağım.” Her türlü eylemde aynı şekilde davran. Böylece, mesela hamamda bir terslikle karşılaşmaya hazır olursun: “Arzu ettiğim şey sadece banyo yapmak değil, aynı zamanda zihnimi doğaya uyumlu halde tutmak; ama olanlara kafamı takarsam bunu yapamam.”
  1. İnsanları olaylar değil, olaylar hakkındaki kanaatleri ürkütür. Sözgelişi, ölüm korkulacak bir şey değildir; olsaydı Sokrates de ölümden korkardı. Hayır, ölüm hakkında korkunç olan tek şey insanların onu korkunç bulmasıdır. Bu yüzden engellendiğimizde, ürkütüldüğümüzde veya üzüldüğümüzde, suçu asla başkasına değil, ama kendimize, kendi kanaatlerimize yükleyelim. Başkalarını kendi talihsizliklerimiz için suçlamak eğitimimizin eksikliğini, kendimizi suçlamak eğitimimizin başladığını, ne kendimizi ne de başkasını suçlamak ise eğitimimizin tamamlandığını gösterir.
  1. Kendine ait olmayan hiç bir meziyetle gurur duyma. Bir atın gurura kapılıp “ben çok güzel bir atım” demesi kabul edilebilir. Ama sen gururla “çok güzel bir atım var” diyorsan bilmelisin ki, aslında sadece ata ait olan bir meziyetle gurur duymaktasın. Sana ait olan nedir? Sadece, nesnelerin görüntülerine karşı verdiğin tepki. Görüntülere karşı doğaya uygun bir tepki verdiğinde aklını kullandığın için gurur duyabilirsin, çünkü o zaman kendine ait olan bir meziyetle gurur duymaktasın.
  1. Düşün ki bir deniz yolculuğundasın, gemi limana yanaştı ve sen su almak için karaya çıktın. Gezerken oyalanabilirsin, belki birkaç midye ve birkaç sebze alırsın. Ama kulağın her an gemide olmalı, kaptan geri çağırıyor mu diye sık sık dönüp bakmalısın. Çağrıldığın anda, elinde ne varsa hemen bırakıp gemiye dönmek zorundasın, yoksa bir koyun gibi elin ayağın bağlanarak sürüklenirsin. Hayat da böyledir. Midyeler ve sebzeler yerine bir eş ve çocuk edinmiş olabilirsin. Ama kaptan çağırdığında onlarla bir ilgin kalmaz artık, onları bırakman ve gemiye gitmen gerekir. Ve eğer yaşlıysan, asla gemiden fazla uzaklaşma, yoksa çağrıldığın zaman vaktinde yetişmen zor olur.
  1. Olayların senin arzuladığın şekilde gelişmesini dileme. Onun yerine, olması gerektiği gibi gelişmesini dile. O zaman huzur bulursun.

Devam edecek..