Kazanılması gereken ödül olmak ya da çürümemek ama olgunlaşmak

Erkek bir kendisine bir kız arkadaş arıyordu. Birçok kıza yürüdü ve onları KAZANMAK için elinden geleni yaptı. Hepsinde de yenilgiye uğradı.

Kızın birine çiçekler aldı, diğerine hediyeler. Bir başka kıza çikolatalar aldı.

Kızla konuşurken, kızın her dediğine hemfikir oldu. Yapacaklarını planlarken, kızın tek sözüyle tüm kendi planlarını değiştirdi. Kadınlar tüm hayatının etrafında döndüğü birer güneş oldular.

Ama zavallı erkek sürekli yere çakıldı ve yandı.

Daha yaşlı kadınlar ve arkadaşları “çünkü senin ne kadar İYİ olduğunun farkında değiller” dediler.

Ama yine de erkek, tüm çakılmalarında ve yanmalarında ortak bir noktayı farketmeye başladı. “Bütün bunlarda tek sabit benim. Ya bütün bu yenilgilerin sebebi benim ısrarla yapıp durduğum bir şey ise?”

Aynı şeyleri yapmaya devam etti. Bekleneceği gibi yine çakıldı, yine yandı. Ama birgün içinde bir şeyler kaydı. “Artık yeter!” dedi. “Neden dilenci gibi davranıyorum? Zekiyim, yakışıklıyım, geleceğim parlak ve asıl kadınlar beni elde etmek için çalışmalı!”

Ve sonunda, çiçekler almayı, hediyeler vermeyi, çikolatalar getirmeyi, kızın her dediği ile hemfikir olmayı, herşeyi kıza göre planlamayı ve onun kaprislerinin yörüngesinde dönmeyi bıraktı.

“Artık hatunları göklere çıkarmak yok” zira …

“Sen çok iyi bir avsın.”

“Evet” dedi Pook. “Sen kazanılması gereken bir ödülsün.”

Genç adam büyük bir sevinç ile hoplayıp zıpladı. “Süper! Bu demektir ki kılımı kıpırdatmayabilirim, hayalperest alışkanlıklarıma devam edebilirim ve kendimi değiştirmek için hiçbir şey yapmama gerek yok! Bunu duyduğuma sevindim zira ben zaten mükemmelim ve kimse için değişmeme gerek yok!”

Pook genç erkeğe okkalı bir tokat attı. “Aptal ergen! Eğer hayat seni değiştirmiyorsa, sen o hayatı yaşamıyorsun demektir! Hayat tarafından tamamen değiştirilmeyenler, onun zerre farkında olmayanlardır!”

Ama genç erkek inatçıydı. “Ben” dedi, ders verir bir tonda. “hiç kimse için değişmeyeceğim.”

“Ya kendin için?”

Kendimi olduğum gibi seviyorum!

“Tamam! Bu kadar yeter!”

Genç erkek şaşırmıştı. Pook’u hiç sinirli görmemişti.”Ben neysem oyum” diye ısrar etti.

Bunun üzerine Pook 2 genç erkeği yanlarına çağırdı. Her biri birer köşede duruyordu. Pook şöyle dedi : “Önümüzde, hayatın başında 2 erkek var. İkisi de aynı kökenden geliyorlar ama gittikleri yerler birbirlerinden çok farklılar. Önce birinci erkeğe bakalım.”

Genç erkeğin çocukluğuna şahit oldular. Çocuk kafasını çarptığında, gidip annesine  ağlıyordu. Annesinin eteğini çekiştiriyordu. Annesinin yanında güvende ve rahat hissediyordu. Babasının yanında ise için için, anlamlandırmadığı bir korku hissediyordu. Cezaları, süreleri ve öğrenilmesi gereken dersleri babası belirliyordu. Çocuk ise bu tür zor şeylerden uzak görünen annesinin yanında olmayı tercih ediyordu.

Sonra, ikinci genç erkeğin çocukluğuna gittiler. Onun çocukluğu da birinci erkek ile tıpatıp aynı idi!

Genç erkek sabırsızlıkla, “bununla nereye varmaya çalışıyorsun?” diye sordu.

“İzle” dedi Pook.

Birinci erkek, annesi ile beraberken hissettiği o çekici, rahimdeymiş güveni veren histen hiçbir zaman kurtulamadı. Gerçek hayata atıldığında, zamanın rüzgarı nereye eserse oraya savrulan bir yaprak gibiydi. Hayatta ne yapmak istediğini bilmiyordu ve bu nedenle çevresindekiler ne yapıyorsa onu yaptı. Arkadaşlarının elinde, kendi işine bakmak için hiçbir zaman gruptan kopamayan bir kukla idi. Oyun oynamak ona annesinin yanındayken hissettiği rahatlık ve neşeyi hatırlatıyordu ve bu nedenle oyun oynamayı çok seviyordu. Sonunda bir kız buldu ya da daha doğrusu kendisinden hoşlanan (belki de kim bilir kendisine tahammül edebilen) ilk kızı seçti ve evlendi. Ne yazık ki evliliği sadece birkaç yıl sonra bitti ve boşandılar. Zavallı erkek “beni neden terk etti?” diye zırladı. “Onu EL ÜSTÜNDE tuttum! Ona hergün çiçek aldım. Soneler söyledim. Ona onu sevdiğimi sürekli söyledim!” Kadın ise “ondan bıktım” diye yakındı. Erkek hayatta yıkılarak ve sonra tekrar yıkılarak yol aldı ve hayatı boyunca çocukluğunun neşe dolu kumdan kalesini tekrar inşaa etmeye çalışsa da, hayatın dalgaları kaleyi yıkıp durdu. Sonunda unutulmuş ve önemsiz biri olarak öldü gitti.

“Offf!” diye haykırdı genç adam. “Bu çok korkunç!”

Pook, “korkunç olan ne?” diye sordu. “Sonuçta o sadece kendisi oldu! “Şimdi ikinci genç adama bakalım.”

İkinci genç adam, artık çocukluğun bittiğini kısa zamanda anladı. Yaz tatillerinin dertsiz tasasız ve feminen saadetinin sonsuza kadar tekrarlamaya çalışmak yerine, gerçekliğin kucağına atladı. “Hayatımı bir hiç olarak yaşamayacağım!” dedi. Arkadaşları ve çevresi onun sürekli kendisini geliştirmesini, yeni yeni yetenekler elde etmesini şaşkınlıkla izlediler. O ise tam tersine arkadaşlarına şaşırıyordu. “Sanki zamanda donup kalmışlar gibi” dedi. “Ben değiştim ve bunu onaylıyorlar. Ama onlar aynı kaldılar!” İstediği kadını SEÇTİ. İstediği kariyeri seçti. İstediği kaderi seçti. Hayatın zorluklarına meydan okudu ve onlar karşısında geri çekilmeyi reddetti. Birinci genç adam yaşadığı çağ ile tanımlanıyor iken ikinci genç adam yaşadığı çağı tanımladı! Öldüğünde ardından, sayısız insan ağladı. Onun bir dahi olduğunu düşündüler. Diğerleri onun çağının ötesinde bir yetenek olduğunu söylediler. Bazıları ise ona ilahi bir el değdiğinden bahsettiler! Bu zavallı aptallar başarıyı başka ne şekilde tanımlayabilirler ki? “Böyle bir şeyi insan sonradan kazanamaz” dediler. “Doğuştan gelen bir şey olmalı.” Hayır! O böyle başarılı idi zira o, dünyanın ve kültürün elinde şekillenmek yerine onları elleriyle şekillendirmeyi seçen bir Erkekti.

Pook “fark çok basit” dedi. “Birinci genç adam yüzünü bebekliğe dönmüştü. İkinci genç adam ise yüzünü bebeklikten öteye dönmüştü. Birinci genç adam ana rahmine geri dönmeyi diliyordu; ikinci genç adam ise ana rahminden uçup gitmeyi istiyordu. Birinci genç adam dünyada yumuşacık ve rahat bir yer arıyordu; ikinci genç adam ise yumuşacık rahatlığı ardında bırakmayı diliyordu. Birinci genç adam olağandı; ikinci genç adam ise olağanüstüydü. Bu nedenle ikinci genç adam Çok İyi Bir Avdı ama birinci genç adam en fazla evrende boşluk dolduruyordu.

“Anladım” dedi genç adam. Şaşkınlık içindeydi. “İkinci genç adam sürekli daha iyi olmak için çalışıyordu. Birinci adam ise, eğer daha kötüye gitmediyse, aynı kaldı.”

“Aynen! Bu ÇÜRÜMEK ile OLGUNLAŞMAK arasındaki farktır. İyi bir meyve olmaya bak! KAZANILMAK istenen ödül ol!”

Çeviri : 15 Ders – Altıncı Ders – Pook’un Kitabı

Çeviren : İsimsiz Adam

Mahmut’un Notu :

Geçenlerde Pook’un bir sözünü tweet attığımda İsimsiz Adam rumuzlu okur instagramdan bana mesaj atarak, Pook’tan çeviri yapmam gerektiğini ve sitede Pook çevirisi olmamasının büyük eksiklik olduğunu söyledi. Ben Pook’u sonradan okuyan biriyim, okur 2000lerin başından biliyormuş. Dediği doğru. Pooksuz kırmızı hap sitesi olmaz. Kendisine çeviri yaparsa yayınlayacağımı söyledim. Sağolsun en güzel Pook yazılarından birinin en güzel yerini çevirmiş.

Bilmeyene tanıtayım, Pook, 2000 – 2006 yılları arasında SoSuave adlı PUA / Seduction Art forumunda yazan ve olayı PUA’dan kendini geliştirmeye, iyi çocukların derdinin teknik bilmemekten daha büyük olduğuna ve iyi çocuğun toplumda daha temel bir cinsiyet politikası kayması (feminizm ve cinsiyet sosyal inşaadır politikası) nedeniyle toplumca “üretildiğine”, kendine odaklanmaya çeviren esrarengiz kişidir. Kırmızı hap ilkin Sosuave PUA forumunda yavaş yavaş şekillenen fişten çekilme kavramı ile ortaya çıktı ama temellerini ilk atan Pooktur.

2006 yılından sonra kısa bir süre sonra bir blog açmış ama sonra tamamen ortadan kaybolmuş.

Kırmızı Hapın ağa babası, sonradan SoSuave forumunda moderatör olan Rollo Tomassi olarak bilinir ama Pook Rollo’dan öncedir.

Pook’un kitabı, Pook’un SoSuave yazılarının derlenmesi ve özellikle 15 Ders kısmı zamanının çok ötesinde. Şiddetle tavsiye ederim. Türkçesi yok ama İngilizcesi bedava olarak şu sitede. The Book Of The Pook.

Seni karın beta yapmadı : Sen KENDIN YAPTIN

“Her erkeğin doğası, onu lider olmaya çağırır. Diğer erkeklerin reisi anlamında lider olamasa bile, her erkek evinin reisidir. Evinin koruyucusudur. Karısının ve çocuklarının yanlış yola sapmasını engeller, onlara yol gösterir ve doğanın meyvelerini çekirgelere ve kasırgalara karşı korur.” – Pook

İnsanların, genellikle dile getirdiklerinden farklı olan, kırmızı çizgilerini test ederek onların gerçek sınırlarını ve beklentilerini anlamaya çalışmak, evrensel bir insanlık özelliğidir.

  • Oyuncaklarını toplamayı ya da yatağa gitmeyi reddeden bir çocuk.
  • Hız sınırını aşan bir sürücü
  • İşine geç gelen bir çalışan ya da çalışanına ekstra para ödemeden ondan gece geç saatlere kadar çalışmasını isteyen bir patron.
  • Kendisi daha kolay alabilecek iken kocasından kendisi için bir şeyi getirmesini isteyen, ya da aylık harcama bütçesini aşan, ya da aylarca seks yapmayı reddeden kadın.
  • Kız arkadaşının cinsel kırmızı çizgilerini sürekli zorlayan bir erkek arkadaş.
  • Sofradan yemek çalan bir köpek.

Test edilenler eğer makul sınırlar ve sonuçları bastırırlarsa, ki yetkin bir erişkinden beklenen budur, karşılıklı olarak kabul edilebilir kurallar konulur ve doyurucu ilişkiler kurulabilir. Ama insan sürekli olarak bu sorumluluğundan feragat ederse, kötü sonuçlar ortaya çıkar :

  • Çocuklar, ebeveynlerine saygı duymayan şımarık veletlere dönüşürler.
  • Herkes hız sınırlarını aşmaya başlar ve bazıları öyle aşar ki ölümlü kazalar artar.
  • Çalışanlar işe geç gelmeyi alışkanlık haline getirirler. İşverenler işçilerini sömürmeye başlarlar.
  • Kadın kocasına olan tüm saygısını ve arzusunu kaybeder ve seks hayatı ölür. Bbazı durumlarda kadınlar kocalarına kötü davranır ve onlara duygusal şiddet uygular.
  • Kız arkadaş cinsel istismara uğrar.
  • Cesar Milan gelip de onlara alfa davranışları öğretene kadar, köpek sahiplerine dünyayı dar eder.

Makul sınırlar ve beklentiler dayatmak, tüm yetişkinlerin tüm ilişkilerde temel görevidir, özellikle de evlilikte. Birçok nedenle (çatışma korkusu, safsalak romantik aşk kavramı, iyi çocukların “gizli anlaşmaları” ile (*) istediklerini alma çabası, oneitis tek boynuzlu atının kendisini terk edeceği korkusu ya da kendisini sekssiz bırakacak korkusu, vs …) bazı kocalar, hayatlarının başka alanında gayet sınırlar koyabilen adamlar iken, yetişkin ve evli bir erkeğin ödevi olan bu “makul” sınırlar koyma işini evlilik içinde yapmaktan çekinirler. Bu adamların karıları, bu zayıflığı, insan ilişkilerinin normal akışı içinde cereyan eden bu bilinçaltı sınır test etme süreci sayesinde fark ederler. Bilinçsiz olsa da bu testlerin çok az dirençle karşılaşması onları ilişki yıpratıcı bir yere götürür.

Kendi bağımsız iradeleri olmadığından ve sürekli başkalarının çerçevesine girerek onların ihtiyaç duydukları onaylarını arayan, bildiğimiz çerçevesiz ve alıngan betalar yanlışlıkla tüm iradeyi ve sorumlulukları başkalarına yansıtırlar. Bu adamlar özellikle karılarının kazara ya da fırsatçı bir şekilde sınırlarını test etmelerini, ya da onların kendine güvensiz ve kaygılı davranışlarını, kendilerini betalaştırmak için bilinçli bir şekilde açılmış bir savaş sanarlar. Gerçekte ise sebep – sonuç ilişkisi tam tersidir; erkeği betalaştıran süreç, kendi gizli anlaşmalarına uymaya kendilerini adamaları ve oneitis karılarını sinirlendirmekten ya da kaybetmekten korkmalarıdır.

Bu standart beta davranışı, örneğin bir kocanın, kendine güveni olmayan, sürekli endişeli ve bağımlı karısının sınır testlerini asla sınırlarını dayatmakla karşılamamasına ve bu nedenle de kadını bu ultra efendi salağın bir açıklık / bir yön göstermesine muhtaç bırakarak kadının  gittikçe daha fazla sınırda kişilik bozukluğu davranışları göstermesine neden olur.

Bizim bahtsız (kırmızı hap) militanları ise kadının çerçevesinden bakmaya devam ederek ve temel iradeyi ve kötülüğü kocaya değil de kadına atarak (böylece de erkeğin egosunu okşayarak) buldukları çözümler, kadını değiştirmeye odaklıdır, erkeği değil. Bu militanların bulduğu çözümler kadının egosunu kırmak üzerinedir. Bu hem faydasızdır hem de zaten erkeğin kontrolü dışındadır. Üretken olmayan ve kendi egonuzu sıvazlamaya yönelik bu düşünce tarzına karşı koyun.

Bir daha bu forumda asla “karım beni betalaştırdı” demeyin. Bu erkek hamsteringi (rasyonalleştirme makinesi) ve sizin ilerlemenize engel olan bir bencillik (solipsizm). SİZ kendiniz BETALAŞMAYI seçtiniz, süreci SİZ, iyi çocuk gizli anlaşmaları stratejisi ve oneitis eşinizi kızdırıp kaybetme konusundaki hastalık seviyesindeki korkunuz ile bu noktaya sürdünüz .

İyi haber ise şu : kendinizi kendi ellerinizle betalaştırdığınız için, süreci tersi şekilde işletmek de yine sizin ellerinizde.

Çeviri : Your wife didn’t make you beta; YOU did

(*) İyi çocuk gizli anlaşmalar (nice guy covert contracts) – Dr. Robert Glover‘ın meşhur eseri “No More Mr. Nice Guy”, gizli anlaşmaları şöyle tanımlar : iyi çocuğun karşı taraftın farkında olmadan karşı tarafla yaptığı şu 3 anlaşmadır : eğer iyi / efendi / kibar davranırsam, insanlar beni severler (ve benimle seks yapmak isterler); eğer insanların ihtiyaçlarını karşılarsam onlar da benim ihtiyaçlarımı karşılar; eğer doğru şeyleri yaparsam, hayat kolay olur.

Uzun süreli ilişkide kadın erkek düşünce şekli

Uzun süreli ilişkilerde erkeklerin çoğu ilişkiye daha kuşbakışı ve uzun vadeli bir şekilde bakarlar. Popüler deyişle erkekler olaya büyük resim açısından bakarlar. Erkekler İlişki yatırımı, mantıklı önceliklendirmeler, ileriye yönelik planlar yapmak, vs … gibi düşüncelere meyillidir. Örneğin erkek bakış açısından bugün herhangi bir şekilde başarısız olursam ya da hata yaparsam bunca yılın ilişki yatırımı benim bu hatamı fazla fazla telafi edecektir gibi bir çıkarım yapar. Erkek, hatun şu an bana kızgın olabilir ama geçmişteki mutluluğu düşünüp kısa sürede sakinleşecektir diye düşünür.

Fakat kadınları düşünce yapısı erkeklere göre daha ayrıntıya ve kısa vadeye odaklıdır (kadınlar uzun vadeli / büyük resim açılı, erkekler kısa vadeli / ayrıntı seviyesinde düşünemez demiyorum, ama erkeklerin eğilimi uzun vadeli, kadınların eğilimi ise kısa vadeli düşünmektir). Kadınlar iletişimin ve deneyimin belli bir zaman içinde onları nasıl hissettirdiğine daha fazla odaklıdırlar ve iletişim / deneyim her zaman bir duyguya göbekten bağlıdır.  Örneğin evlilikte kadın bir olaydan dolayı kocaya kızdığında, kadın o anda erkeğe sanki bütün evlilik boyunca öfkeliymiş, erkek tüm evlilikte öyle davranmış ve davranmaya devam edecekmiş gibi hissedecektir.Kadın erkeğe bağırabilir, erkeği dırdır seline boğabilir ve götün teki olduğunu iddia edebilir. Erkek isterse o ana kadar dünyanın en mükemmel kocası olsun, o gün sıçmıştır ve sanki hergün sıçan bir erkek gibi görünür. Ama aynı koca birgün sonra eğlenen ustalık ve kino yardımı ile hatunu çevirdiğinde, sanki dün adamı neredeyse boşayacak kadın kendisi değilmiş gibi kocası ile birlikte olup onu ne kadar sevdiğini söyleyebilir. Bu davranış şekli erkeğe tamamen yabancıdır. Kadınlar daha irrasyonel ve ana odaklıdır. Şu an nasıl hissettikleri onların tüm gerçekliğini tanımlayabilir. O gerçeklik ise bugün ak yarın kara olabilir.

Bu nedenle de kızgınlık anında kadınla tartışmaya girmek bir erkeğin yapmaması gereken büyük bir hatadır. O kızgınlık anında kadın erkeğin geçmişte yaptıklarını zerre umursamaz / umursayamaz. O an gerçeklik kızgınlıkla tanımlıdır. Bu nedenle de bir erkekle tartışırken ecnebilerin DEER dediği Savun – Açıkla – Mazur Göster – Rasyonelleştir (SAMR), erkeğin yapabileceği en büyük hatadır! Siz bunu nasıl yaparsanız yapın, SAMR boyun eğmek demektir.

SAMR davranışından kurtulmak kolay değildir. Erkeklerin kadınlarla başarısız olmasına neden olan davranışlarının hemen hepsi gibi bu da erkeğin kadına, kendisini iyi hissetmek için kadının onayına muhtaç olmasından kaynaklanır. 5 yaşından itibaren feminen öncelikli propoganda işe beyni yıkanan birçok erkek için kadın onayı olmadan kişisel değer yoktur yani kadın onayı olmadan kendilerini değerli hissedemezler.

Erkek SAMR işine giriştiğinde, SAMR işine girişen bir erkeğin gerçekte olduğu şey kadının önüne apaçık serilir : zayıf bir erkek. Kadın açısından erkeğin o an zayıflık göstermesi, erkek her zaman zayıftı olarak algılanır. Oysa erkek değişen rüzgarla sarsılan zayıf bir ağaç değil, fırtınalar karşısında tutunabilen sağlam bir kaya olmalıdır.

Bir kadın, kaprisleri, istekleri ve sürekli değişen ruh hali ile sizin üzerinizden geçmeyi istemez. Kadının duyguları kasırga, ruhu ise kundakçıdır. Kendinizi onun fırtınalarına karşı duran bir kale duvarı gibi düşünün. Güçlü rüzgarlar ve en kötü dürtülerinin yarattığı fırtınalar karşısında tutunabileceği bir kaya aradığında, orada siz olmalısınız … güçlü, sağlam, sarsılmaz ve yerinden oynamayan.
Amcığın 16 Buyruğu

Erkeğe ne kadar garip görünse de, kadının bu tür gelgitleri sadece doğal değil aynı zamanda büyük ihtiyaç duyduğu, ilişkisinde bulamazsa saçma sapan dizilerde aradığı bir şeydir.

Erkeklerin burada yaptığı hata, kendi makro düşünüş şekillerini terkedip – feminen yetiştirilişlerinin de etkisi ile – kadının o kavga anındaki şiddetli duygusal tepkilerini makro ölçekte bir problem olarak algılamaktır. Bu borsada oynayan ve uzun vadeli yatırım yapan yatırımcının, anlık ve keskin bir düşüş ile paniğe kapılıp hisseleri satmaya çalışmasına benzer. Böyle bir duygusal zayıflık yatırımcıyı kötü yatırımcı, erkeği ise kötü bir erkek yapar (erkek olmakta kötü).

İki kutupluluk sağlıklı bir ilişkinin çekirdeğidir.
Amcığın 16 Buyruğu

Günümüzün kadın – erkek eşittir (aynıdır anlamında eşittir) propogandası hem kadınların hem de erkeklerin kafalarını karıştırıyor ve onların ilişkilerini sabota edecek şekilde davranmasına neden oluyor. Daha önce “bu ne ya bununla mı uğraşacağım ben?” diyen gençlik bu yazıyı okuduğunda “böyle insan mı olur ya, ben kadınlardan en uzağından MGTOW olacağım” diye şikayete başlayacaktır. Oysa bu iki kutupluluk (erkeğin uzun vadeli / makro kadının ise kısa vadeli / mikro bakış açısına odaklanması) kadın ve erkeğin ilişkide birbirini tamamlamasını sağlar. Unutmayın ki ilişki burun buruna koklaşmak için değil çocuk yetiştirmek için var ve insan yavrusu tek ebeveyn tarafından bakılmak üzere dizayn edilmemiş 15 senede olgunlaşan (tarihsel olarak 8 – 9 çocuk yapıldığından toplam 23 – 25 senelik bir süreç) bir varlık olduğundan insanın kadın ve erkeği birbirini tamamlar şekilde uzun süre birbirini tamamlayacak şekilde 2 kutuplu olmaya meyillidir (*). Erkek uzun vadeli makro perspektifi sağlar iken kadın ise kısa vadeli ve mikro perspektifi sağlar ki ikisi de gereklidir.

Örneğin çocuğu olan erkeklerin bileceği gibi bir çocuğun ateşi 39 dereceye çıktığında kadın genellikle panikler. Erkek ise daha sakin olmaya meyillidir. O anda erkek uzun vadeli ve makro seviyede bakar ve bu ateşin belli şeyler yapılınca düşeceğini varsayarak daha sakin kalır ama kadın sanki çocuğun ateşi hep 39 derecede kalacakmış gibi endişelidir. Bu tür bir hastalık durumunda erkeğin sakinliği ve kadının paniği birbirini dengeler. Erkek evde kalıp ateşi düşürecek şeyleri yapmayı akıl eder ya da gidilecekse acile gitmek ve o süreçte yapılacak şeyleri planlamak ile ilgilenir. Kadın ise çocuğu o an rahatlatmak ve ateşi düşürmekle. Böyle bir senaryoda erkek genellikle fazla rahattır, kadın ise fazla endişeli. İkisinin birbirine dengesi ise olması gerekendir.

Kadının duygusal gelgitlerinden etkilenen erkek, duygusal olarak zayıf  bir erkektir. Kadının kavga olarak erkeğe fırlattığı şey, gel benimle kavga et çağrısı değil, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde attığı shit testtir.

İlişkide olduğunuz kadının kısa vadeli / makro bakış açısına meyilli olduğunu, bunun sizin bakış açınızdan farklı olduğunu unutmayın. Kadının sizin gibi düşünmesini, yani erkek olmasını beklemeyin. Dırdıra ve kavga çıkarmaya meyilli hatuna karşı çenenizi kapalı tutmak en etkin yöntemdir. Sular durulunca o anın ateşinin söneceğini bilen sakin ve tecrübeli bir erkek olmak yerine, yıllarını kadın onayına muhtaç geçirmiş bir erkek olarak o ateşin ısısına dayanamaz yanarsanız, kadın bilinçaltında sizden tiksineceği için bu tür patlamalar çoğalacaktır.

(*) – 25 senenin sonunda da torunlar başlıyor yani tarihin büyük bölümünde ömür boyu süren bir süreçti bu.

Çeneni kapalı tut

Kırmızı hapın birinci kuralı, çenenizi kapalı tutmak olmalı. Dövüş klübü hakkında asla konuşma. Dövüş klübü hakkında asla konuşma.  Dövüş klübü hakkında asla konuşma. Kendi sikine sıkma.

Kırmızı hap davranışlarla gösterilir, açıklanıp hakkında konuşulmaz. Bu kırmızı hapa yeni başlayanları bırakın uzun süredir kırmızı hap bilen adamların bile yapmakta zorlandığı bir kuraldır. Zira eğer kırmızı hapı davranışlarınla gösteremiyorsan, aslında kırmızı haplı değilsindir (ya da en azında konuşmak zorunda kaldığın alanda değilsindir) ve bu açığını kapamak için konuşman gerekmektedir.

Kırmızı hapı sosyal çevrenizde konuşmayın. Ama özellikle de kız arkadaşınıza ya da karınıza açıklamayın. Kırmızı hap olun. Davranışlarınızla gösterin. Uygulayarak gösteremiyorsanız, anlatarak hiç gösteremediğiniz gibi, ültimatom vermiş olur ve tam tersini gösterirsiniz.

Bugün bu “çeneni kapama” konusuna ilişkiler çerçevesinden bakarak örnekler vereceğim. Bu kural özellikle ilişkisinde dırdır ve kavga bol olan adamların hayat kalitesini ciddi oranda arttırabilir. Birçok erkek evli ya da uzun süreli ilişki içinde mavi haplı iken kırmızı hapa uyanıyor. Halihazırda karısının saygısızlığına ya da dırdırına maruz kalan erkek için zor bir durum bu. Kırmızı hapı okuyunca “evin reisi ben olmalıyım / ilişki benim çerçevemde olmalı” diyor ama bu öyle hemen olabilecek bir şey değil. Kadın o aşamaya erkeğin küçük küçük shit testlerle dürtüp her seferinde 5 cm geri adım attırarak gelmiş ama erkek artık 10 km geride. Bu da iki üç sıçrayışla alınacak bir mesafe değil. Shit testlere göğüs gere gere, her seferinde 5 cm değil ama taş çatlasa 30 cm ileri giderek alabileceği bir mesafe.

Erkek tabii ki 2 haftada kırmızı hapın kendisi olamayacağı için aynı davranışlara da artık kör olmadığından “bana bak bundan sonra bana evin reisiymişim gibi davranacaksın” gibi işi söze dökecek ama hayır. Bu iş konuşarak, kavga ederek olmaz. Çeneni kapayıp yaparak olur.

Erkek mavi haplı bile olsa ilişkinin bu aşamasında karısı ve kız arkadaşı ile sık sık kavga ediyor olabilir. İlgi yönetimini bilmeyen erkek, kavganın kadına yoğun ilgi vermek olduğunu, bu nedenle de kadınla kavga ederek, bir şekilde o kavgada üstün gelse bile, kadını ödellendirip daha fazla kavgayı teşvik ettiğini bilmez. Erkeklerin bir diğer problemi de kadınların düşünce yapısı açısından kendileri ile eşit (aynı) olduğunu sanmalarıdır. Erkek için sorun çividir, bu da barizdir ama kadın için sorun çivi değildir. Erkek sorunun mantıklı nedenlerine inip kadını ikna etme çabasına girse de kadın beyni böyle çalışmaz.  Karınız ya da kız arkadaşınız sizinle kavga ediyorsa çenenizi kapayın. Onunla ağız dalaşına girmek ve birbirinize bağırıp çağırmak sizi bir yere götürmeyecek. Yaptığınız tek şey her şeyde kendini kurban ve haklı gören biri ile ağız dalaşı. Bunu yaptığınızda ne olacak sanıyorsunuz? Ben söyleyeyim, hatunu kendini daha fazla kurban ve haklı hissetmesi! Kavgada verdiğiniz ilgiyle beraber bu, size daha şiddetli kavga olarak geri dönecektir.

 Sorun çivi değil!

Yeni uyanan erkeklere tavsiyem kavgaya girmeyin ve kavga çıkarmayın. Eşiniz bir dahaki sefere sizi aşağıladığında, sizinle bir şey yüzünden kavga etmek istediğinde, sizin yeterince iyi olmadığınızı ima ettiğinde, veya herhangi bir sebepten size kızdığında ne bir açıklama yapın ne de sorular sorun. Onu memnun etmeye de çalışmayın. Çenenizi kapatın. Eğer bulunduğunuz bağlamda tam sessizlik sizi moron gibi gösterecek ise “anladım” ya da “ilginç” gibi şeyler söyleyin ama ağzınızdan anlamlı bir kelime çıkmasın. Bu da bir çene kapamadır.

Eskiden böyle şeylerle kolayca tahrik edip ilgi sağdığı inek – pardon erkek – çenesini kapayınca kadın ısrarla “neden konuşmuyorsun?” ya da “bir şey söyle” gibi şeyler söyler. “Dinliyorum” ya da “diyecek bir şeyim yok” deyip geçin.

O nedenle de “kavga edip ağzının payını vermezsem ezilmez miyim” gibi bir yanılgıya kapılmayın. Size bunu bir erkek yaptığında kavga edersiniz bir çocuk ya da kadınla yaptığında kavga ederseniz komik duruma düşersiniz. 2 yaşında bir kız çocuğunun öfke nöbetini ya da kavga kışkırtmalarını bir baba nasıl karşılarsa öyle davranın. O çocuk ile kadının öfke nöbetinin amacı aynı : ilgi çekmek ve istediğini elde etmek ki buna sizin duygularınıza hakim olamayıp öfkelenmeniz, üzülmeniz hatta ağlamanız da dahil. Kadın beyni erkek beyni gibi çalışmaz ve sizin bunu bilmeyip kadının yaptıklarına, onları size yapan bir erkekmiş gibi sinirlenmeniz, kavgayı kazansanız bile sizin kaybetmenize yol açar.

Çenenizi kapatın, duygusal tepki vermeyin ve o öfke nöbetlerinin, kışkırtmaların sönüşünü izleyin. Bu hemen olmaz, bazen haftalar ya da aylar sürebilir. Ama genelde bir iki aya kalmaz bu tür dırdır ve kavga azalmaya başlar.

 Bill Burr Meriçler ve kızgın karıları / kız arkadaşları

Üstad Bill Burr’un dediği gibi siz kavgaya girmediğiniz zaman ne yapabilir? Döner tekme ile duvara mı yapıştıracak? Kim dedi size tekvando şampiyonu ile evlenin diye? 🙂 Seksi mi kesecek? Bir süre elinize mesai yaptırın, ya da bunun için kurulu müesseselere başvurun. Trip mi atacak, dırdır mı yapacak? Bunun karşısında sakin kalamayacak kadar duygusal güç yoksunu iseniz zaten bir ilişki ve evlilik size her zaman kabus olacaktır.

Eğer sizin bu sakinliğiniz karşısında aşırı bağırıp çağıran ya da hır çıkaran ve fiziksel şiddete başvuran bir kadınla iseniz, öncelikle o kadın kız arkadaşınız değil eski kız arkadaşınız olmalı. Hem de hemen şimdi. Karınız ise de işiniz daha zor ama o kadın da eğer bir aya medeni bir insan gibi davranmaya başlamıyor ise korkarım eski karınız olma yoluna girmeli.

Günümüz erkek düşmanı aile yasalarını erkek aleyhine kullanan kadınlar yüzünden bu tür şiddet gösterilerinin korkusu ile kadına karşı koymacak erkekler olacaktır. Mesela evden çıkarken kadın engel olmaya çalışırsa ne yapacaksınız? Burada bir arkadaş kız arkadaşı ile kavga ettiğini ve benim tavsiye ettiğim gibi evden çıkmaya çalışırken kızın fiziksel olarak engellemeye çalışması yüzünden arbede çıktığını ve kızın kendisini karakola şikayet ettiğini anlatmıştı. Bu durumdan kurtulmanın bir yolu var. Cep telefonu.

Bir kadın ne zaman sizin fiziksel olarak üzerinize gelirse ya da siz ne zaman aranızda geçen olayın kadın tarafından çarpıtılıp yasal olarak aleyhinize kullanılacağını düşünürseniz cep telefonunuzu çıkarın ve hatuna göstere göstere video çekmeye başlayın. Birinden gizli onun çekimini yapmak yasal değil ama burada gizli çekim yapmıyorsunuz. Kıza göstere göstere çekiyorsunuz. Kız üstünüze atlayıp teli almaya çalışacaktır ya da “ne yapıyorsun sen?” diye soracaktır. Gerçeği söylemenize bile gerek yok, “sakinleş sana izletmek için çekiyorum. Gör nasıl gözünün döndüğünü” falan deyin. Telefonu elinizden düşürmesini engellemek için göğüsünüze yakın tutun. 99%unuzun hatununda o telefonu sizden alacak güç yoktur merak etmeyin. Siz telefona çekim yaparken sakin olun, en teslimiyetçi halinizle alttan alın ve asla hatuna “orospu vs …” demeyin. Olduğunuz şeyi, yani kadın şiddetinin kurbanını oynayın. Erkeğin kurbanı oynamasının farz olduğu ender durumlardan biridir bu.

Kurabiye bekleyen akıllı oğluş, sen de kapa çeneni

Evde kırılan bir şeyi onardığınızda, işinizde başarılı bir şey yaptığınızda, arabanın motorundaki sorunu kendi kendinize çözdüğünüzde, partnerinize gidip annesinden onay ve takdir bekleyen oğlan çocuğu gibi anlatmayın. Siz erkeksiniz ve işlerinin ve hayatının kontrolü elinde olan bir erkek için sıradan şeyleri onay malzemesi yapmayın.

Zehirli Dişilik Üzerine

Erkek aslanlar vahşi, kana susamış ve odaklanmış canavarlar olabilirler. Zehirli (toksik) eğer böyle tanımlamak isterseniz.

Fırsat verildiğinde, erkek aslanlar kontrolünü ele geçirdikleri sürüdeki yavru aslanları öldürürler. Çocuk katliamı yaptıklarında, yeni çocuksuz kalmış dişi aslanlar, yeniden kızışırlar. Kızışan dişi aslanlar yeniden hamile bırakılırlar. Bu, hepimizin üstünde hemfikir olacağımız üzere, oldukça rahatsız edici bir özellik ve bazı insanların aslanları daha kötü görmesine neden olabilir.

Fırsat verildiğinde, modern insan erkeklerinin büyük çoğunluğu böyle bir şey yapmayacaktır.

Erkeklerin kalıtsal olarak zehirli (toksik) olduğunu iddia edenler, ironik olarak, biyolojik özcülük yapıyorlar. Ve bu konuda da oldukça kötüler. Aslanları olduğu gibi insanları da evrim inşaa etti. Ama insanların çok daha uzun çocukluk dönemleri var ve nesiller birbirleri ile daha uzun süre içiiçe yaşıyorlar. İnsanlar daha karmaşık ve daha çok fikri paylaşıp aslanlardan çok daha istikrarlı topluluklarda yaşıyorlar. Evrim insanlara gelişim süresince kişiliklerini geliştirme konusunda diğer türlere göre çok daha fazla derecede  kapasite verdi. Bu nedenle ve çok az insan kültürü böyle davranışları tolere edebileceği için, erkeklerin büyük çoğunluğu bebekleri öldürmez ve öldüremezler veya onların yas tutan annelerine tecavüz etmezler.

*   *   *

30 yıl önce, Los Angeles’ta genç bir kadındım. LA’de genç bir kadın olmak demek sürekli izlenmek demektir – normlardan sapıyor musun diye izlenmek, gelecekte meşhur olma potansiyelin var mı diye izlenmek, zayıflık işaretleri için izlenmek. Bir kadına sadece görünüşü için bakılabilirdi. Maalesef şimdi veya geçmişte LA’in en meşhur endüstrisi kadınların sürekli dikkatli olması gereken bir mekan yaratıyordu. Gözüm hiçbir zaman film endüstrisinde olmadı ama bu kültür her yerde idi.

2 anektod yeterli olacaktır. Birgün güneşli bir Batı LA mahallesi olan mahallemde yürürken bir filmin plaj sahnesinde figüran arayan biri yanıma yaklaştı. Daha ağzımı açıp soru sormaya fırsat bulamamışken, bana nereye gideceğimi, günlük ücreti ve benden bekleneni söyledi : diğer benzer şekilde giyinen insanlarla ortalıkta bikinili dolaşmak. Kelimenin tam anlamı ile beni yukarıdan aşağıya süzdü ve kaşlarını çatarak bana üniversite okumaya ihtiyacım olmadığını söyledi. Plaj sahneleri benim geleceğim imiş ve oradan kim bilir nerelere gidebilirmişim – kim bilir? Daha iyi plaj sahneleri muhtemelen.

İkinci anektod : lisede iken dondurma satmak veya VHS kiralamak yanında yaptığım part-time işlerden birisi de kalburüstü organizasyonlarda garson olarak çalışmaktı. Kokteyl saatinde klasik siyah – beyaz elbise içinde ortalıkta tepsi ile dolaşırdım ve yemek saatinde de yemekleri masalara taşırdım. İç mekanlarda olan organizasyonlarda erkek katılımcılar beni sıklıkla durdurup muhabbet ederler ve telefon numaramı isterlerdi. Bunu yapmamalarını dilerdim ama ortada bir risk de yoktu. Bir gece Universal Studios için bir organizasyonda çalışıyordum. Hollywood ile alakası olmayan bir grup tarafından düzenlenen organizasyonda klasik görevimi daha geniş bir alanda yapıyordum. Mutfak daha uzakta idi, katılımcılar daha uzak aralarla mekana yayılmışlardı ve onları bir arada tutacak duvarlar da yoktu. Masa servisi başlamadan iş arkadaşlarımızla tepsilerle ufak atıştırmalar taşıyorduk. Bu organizasyonda duvarların olmaması ise tehlikeliymiş meğer. Genç bir erkek – benden yaşlı ama 30undan genç – beni bir şekilde kalabalıktan kopardı. Ortamda çok aydınlık değildi ve adam bana çok yakın duruyordu. Bana yırtıcı gözlerle baktı ve köşeye sıkıştırıp üstüme yaslandı. İşler daha ileri gitmeden kaçmayı başardım.

Bu olay, o zamanlar henüz bu kelime icat edilmemişti ama zehirli erkeklik (toxic masculinity) idi.

Evet, zehirli erkeklik diye bir şey var. Ama terim silah olarak kullanılmaya başlandı. Hiçbir özen gösterilmeden her erkeğin üzerine atılmaya başlandı. Terim ilk ortaya çıktığında oldukça odaklı idi – birçok erkek grubunda, fırsatını buldu mu elini izni olmadan bir kadının kıçına koyacak bazı erkekler vardır değil mi? Zehirli / toksik diye ayrıştırılan bu adamdı. Böyle adamlar – ve çok daha kötüleri – varlar. Tabii ki. Ama her erkek grubunda böyle bir adam var mı? Hayır yok. Bu zehirli erkeklik (toksik maskülenite) artık ayrım gösterilmeden kullanılıyor ve dayatılıyor. Artık özensizlikten bahsetmiyoruz, tamamen yanlış kullanımdan bahsediyoruz.

Çoğu erkek toksik değil. Erkek olmak onları toksik yapmıyor, bir insanın “beyaz” olmasının onu ırkçı yapmadığı gibi. Bir dakikalığına terimler üzerinde uyuştuğumuzu varsayalım : erkeklik toksik maskülenite ile dişilikten daha fazla ilişkili mi? Evet. Fiilen terimin kendisi erkek olmak ile alakalı ve erkekler bu şekilde, kadınlara göre daha fazla davranacaklardır. Burdan yapılan mantık sıçraması ise tüm erkeklerin toksik olduğu. Ama toksik maskülenitenin tartışıldığı topluluklardaki erkekler tam tersine anlayışlı, eşitlikçi ve tamamen toksik olmaktan uzaklar.

İyi erkeklere toksik demek herkes için zararlı. Mağdur edebiyatı ile gücü ele geçirmeye çalışanlar hariç.

Gerçek mağdurların olmadığını iddia etmiyorum ya da bu mağdurların duygusal, fiziksel, yasal, tıbbi vs desteği haketmediğini söylemiyorum. Kadınların çoğunun ve belki hepsinin erkeklerin bir alt grubu tarafından rahatsız deneyimlere maruz bırakıldıkları gerçeğini de küçümsemiyorum. Ama tüm kadınlar mağdur değiller. Ve de tahmin ediyorum ki bir erkeğin elinde gerçekten mağdur olan kadınların çoğu da kendilerini dünyada kurban olarak tanımlamak istemiyorlar.

Bütün bunlar bizi pek de tartışılmayan bir konuya getiriyor : zehirli / toksik dişilik.

Seks ve cinsiyet rolleri yüzbinlerce yıllık evrim süreci tarafından şekillendirildi. Aslında hayvansal soyağacını da katarsanız yüz milyonlarca yılda. Bu rollerin özellikler şu an hızlı değişim halinde ama antik gerçekler hala varolmakta. Tarihsel iştah ve arzular hala yerlerini koruyorlar. Heteroseksüel erkekler güzel kadınlara bakmaya devam edecekler özellikle de o kadın a) güzel ve ateşli ise ve b) aktif olarak güzelliğini sergiliyorsa. Sergilemek bakışlara davetiye çıkarır.

Ateşli olmaya vurgu yapan dişilik kendini tamamen vitrine koyar ve hem doğurganlığın hem de acil cinselliğin reklamını yapar. Bu örneğin daha fazla vücut bölümü göstererek ya da cinsel alıcılık sinyallerini boyayarak erkek bakışlarını çeker. Bunun ise belaya davetiye çıkarmak olduğunu iddia edeceğim. Hayır, hatunun kendisi aranıyordu demedim. Ama şunu dedim : hatun kendisini daha fazla gösterirse tabii ki daha fazla bakış çeker.

Çekiciliğin vurgulanması ve öne çıkarılması kendi başına toksik değildir ama şahsen ben buna saygı göstermiyorum ve hiçbir zaman da saygı göstermedim. Çekicilik solar gider, bilgelik ise büyür – aklı çalışan genç kadınlar ise buna göre yatırım yaparlar. Dişilik erkeklerin provokatif bir vitrin gösterisine bakmaları üzerine tepki gösterip erkekleri iğdiş etmeye çalıştığında ise zehirli hale gelir.

Sınırı nerede çizeceğimiz aklı başında insanların bile üzerinde anlaşamayabilecekleri bir soru ama iki kalın, parlak çizgi üzerinde çoğu insan hemfikirdir : her kadının eğer istemiyorsa dokunulmamaya hakkı vardır; ve zorla alınan taviz, muhtemel kariyer ilerlemesi için cinsel faydalar istenmesi kabul edilemez. Ama kadınlar cinsel olarak seçilmiş anatomik bölgelerine vurgu yapan çok fazla cinsellik sergileyen elbiseler giydiklerinde ya da eli kulağında bir orgazma işaret eden makyaj yaptıklarında, erkeklerin buna bakmamalarını talep etmek zehirlidir – evet zehirli.

Genç kadınlar çok büyük bir cinsel güçleri var. Kendisine karşı dürüst herkes bunun farkında : kendi kültürlerinin güzellik normlarına yakın ve cinsel baharlarındaki kadınlar başka hiç kimsede olmayan bir çeşit güce sahipler. Ve kesinlikle bu gücü yönetebilecek bilgelikten de yoksunlar. Zehirli dişilik, çekiciğilin en yüksek oranda sergilenmesi ve erkekler kendilerine akranları gibi davranmayınca mağdur ayağına yaymak şeklinde, bu gücün kötüye kullanılmasıdır.

Aktif bir şekilde erkek bakışı çekerek erkeklerde açlık yaratmak ve sonra erkeklerden böyle bir açlık duymamalarını talep etmek- bu zehirli dişiliktir. Erkeklere boyun eğdirmek, fiziksel, entellektüel, vs güç sergilediklerinde onları iğdiş etmek – bu zehirli dişiliktir.  Erkeklerin sadece erkek oldukları için toksik olduklarını söylemekte ısrar etmek ve sonra da kadın – erkek ilişkilerinin gerginleşmesine şaşırmak – bu zehirli dişiliktir. Bu, çok az kişinin faydalandığı ama faturanın hepimizce paylaşıldığı bir oyun.

*   *   *

Yurt dışında çalışma gezilerinde birinde, giyinme ile daimi problemi olan bir öğrencim vardı. Hiçbir zaman yeterince giyinmiyordu. Zeki, fit ve güzel bir kızdı ama her zaman çekiciliğini afişe etme peşindeydi. Latin Amerika’nın balta girmemiş ormanlarında saha çalışması yaparken bana geldi ve yerel halkın erkeklerinin kendisine bakıp durmalarını bana şikayet etti. Diğer hepimiz oldukça aseksüel ve sıradan saha giyisileri içinde iken kızımız mayo ile geziyordu. “Üstüne bir şeyler giy” dedim kendisine. Donakalmıştı. Benim erkekleri değiştirmemi istiyordu, onlara gözlerini nereye çevirmeleri gerektiğini söylememi bekliyordu. Burası onların evi idi, biz ise misafir. Ve adamlardan bir misafir çıplak olarak yanlarında belirince erkeklerin değişmesini talep ediyordu.

Bu olaydan bir süre önce, tropik ormanlarda yürüyüp zehirli kurbağaları inceliyordum. Zehirli kurbağaların seks yaşamını araştırıyor, cinsel partnerlerini ve yaşadıkları bölgeyi nasıl seçtiklerini bulmaya çalışıyordum. Çocuklarına nasıl baktıklarını ve bunun genel olarak evrim açısından ne anlama geldiğini araştırıyordum.

Araştırmam sonucunda, kısmen de olsa, erkek kurbağaları için ne kadar çok bölgelerini koruma ve başarılı olma yöntemi olduğu ortaya çıktı. Zehirli Madagaskar kurbağalarının başarıya giden bir sürü değişik yolu vardı. Hem doğal hem de cinsel olarak erkek kurbağalar yüksek kalitede bölgeleri ellerinde tutabilerek ya da hiç bir bölgeye sahip olmayarak da (fakat daha sinsi olarak) başarılı olabiliyorlar. Stratejilerdeki bu büyük çeşitlilik ve değişik koşullar altında değişik stratejiler kullanabilme, hayvan davranışları ve oyun teorisi alanlarında üzerinde iyi çalışılmış şeyler.

Bunun hayvanlarda doğru olduğunu biliyoruz, insanlar neden daha az esnek olsunlar ki? Kadın olmanın bir sürü yolu var, erkek olmanın da. Bunlardan bazıları kendilerini kullanan bireyler dışındaki insanlar için kötü olan yollar. Dünya ekolojisine egemen olmuş sosyal bir tür olarak sadece bencil ve rekabetçi değil, işbirlikçi bir şekilde de davranabiliriz ya da davranmalıyız. Toksik erkeklik ve toksik dişilik, özleri itibarı ile bencil modlar ve bunları kullanmayanlar için yok olması gereken davranış modları.

*   *   *

Toksik maskülenite terimini popüler hale getiren hareket ile baktıkları her yerde “beyaz ırk üstünlüğü” gören hareket aynı araç ve sonuçları paylaşıyorlar. Kesişimciselciler (Intersectionalists) şu retorik hile konusunda hep aynılar : tarihi olarak ezilen bir grubun bir üyesi tarafından ortaya atılan her iddia sorgulanamaz bir doğrudur. Bu iddiayı sorgulamak ise bir ezme hareketidir.

Bu da güç elde etmek için yalan söylemeye hazır herkes için kapıları açar. Eğer iddiaları sorgulayamazsan, her türlü iddia ortaya atılabilir.

Sonuç? Irkçılık yaygın bir şeydir. Tüm erkekler toksiktir. İtiraz ediyorum – ama itiraz etmene izin verilemez. Oyun teorisini bilen herkes bu oyunun nasıl biteceğini bilir : masum kişiler sahte iddialar ile şeytanlaştırılırlar ve cadı avına maruz kalırlar. Cinsel saldırı gerçektir ama bu her cinsel saldırı iddiasının gerçek olduğu anlamına gelmez.

Bunu söylemek zorunda olmak bile çok korkunç ama dünya zeki ve merhametli, kadın ya da erkek başka insanlarla diyaloğa açık erkeklerle dolu. Cinsiyete özgü toksik davranış, benim şahit olduğum kadarıyla, çoğunlukla kadınlar tarafında. Tüm erkekler toksik ve tüm kadınlar kurban mı? Hayır.

Çeviri : On Toxic Femininity

Heather E. Heying Evergreen State College’un eski bir çalışanı ve evrimsel biyoloji profesörü. University of Michigan’dan Biyoloji doktorası alan Heying, Madagaskar’daki araştırmalarını ve hayatını yazdığı Antipode kitabının yazarı. Twitter @HeatherEHeying

Klark Kent’in türküsü

Lois Lane Süpermen ile tanıştığında, Süpermen suçlularla savaşıyor, elleri ile çeliği bükebiliyor, lokomotifleri durdurabiliyor, tek sıçrayışta gökdelenden gökdelene atlayabiliyor ve uçabiliyordu! Ve Süpermen Lois Lane ile tanıştığında onun aklını başından aldı, dünyasını sarstı ve o da Lois’e aşık oldu zira Süper-MEN dediğin böyle yapardı. Bir yıllık birlikteliğin ardından Lois, Süpermen ile ilişkisinde bir şeylerin eksik olduğunu fark etmeye başladı.

“Neden suçlularla savaşmak için sürekli dışarda olmak zorunda ki?”

“Maço olduğunu neden sürekli kanıtlamak zorunda? Bu egosunu mu sarsıyor.”

“Feminen tarafı ile bağ kurmalı.”

“Ya benim ihtiyaçlarım?”

“Neden o da olgunlaşıp düzgün bir işe girmiyor?”

“Günüm geçiyor, üstüne alması gereken bazı sorumlulukları var. Ne zaman bir yüzük göreceğim?”

Sonunda bu dırdır Süpermen’i pes ettirir ve Süpermen Lois’in isteklerine (zorlamalarına?) boyun eğer. Zaten eninde sonunda “büyümesi” gerekli değil midir? Zaten doğru olan budur. Ve Süpermen ismini Klark Kent olarak değiştirir (Süper-MEN çok fazla erkek böbürlenmesi bir isim zaten) ve büyük şehirde gazeteci olarak iş bulur. Klark X-Ray görüşe ve lazer yayabilen gözlere sahip olmasına rağmen gözlük takmaya başlar zira Lois gözlüklerin onu kalburüstü, entellektüel gösterdiğini düşünür. Ayrıca Lois Klark’ın gözlüklü halini sevmektedir.

Zaman su akıp gider ve Lois ile Klark evlenirler. Evliliklerinin 5. yılında Lois sıkılmaya başlar. Klark çok sıkıcı ve sıradandır. Onun uçabildiği günleri, çıktıkları zaman yaptığı o komik çelik sütun bükme gösterilerini özlemeye başlar. Klark bunları uzun süredir yapmamıştır. Yapamayacağından değil ama Lois kızacak ve ukala davranırsa o akşam yanına yanaşmayacak diye korktuğundan. Aslına bakarsanız Lois zaten eskiye göre Klark ile cinselliği yarı yarıya azaltmış durumdadır.

Bir hayır gecesinde Lois, zengin ve yakışıklı Bruce Wayne ile tanışır. Bruce karanlık, gizemli ve oldukça fittir! Bruce uçamaz ama birçok başka yetenek ve güce sahiptir. Suçlularla savaşmaktadır! Maske giyio kısa ve anlamlı kelimelerle konuşmaktadır ve kelimelerini boşa  harcamaz. Bruce gözlük takmaz Lois’in istediği değil kendi kafasına esen zamanda gidip gelmektedir. Bruce, her karşılaştıklarında Lois’in omurlarından aşağı  (ve uzun süredir gıdıklanma yaşamayan yerlerinde) titreşim yaratır.

Haftalar birbirini kovalar. Birgün Daily Planet gazetesinde haftada 60 saatlik haftalar sonunda (o lüks apartman dairesi kirası ucuz değildir) Klark metro ile evine döner (uzun süredir uçmak söz konusu olmadığı için). Yolda Lois’e süpriz yapmak için bir demet gül alır (Lois’e kendi feminen yanını gösterdiğinde Lois’in kendisinden uzaklaştığını düşünür) . Dairesine girdiğinde amacı Lois’e süpriz yapmaktır ama asıl süprize uğrayan zavallı Klark olur. İçeri girdiğinde Bruce Wayne Lois’i murfak masasında domaltmaktadır. Bruce pantolonunu yukarı çekmeye çalışırken Klark, ağzı bir karış açık ve dili tutulmuş vaziyette kalakalır.

“Bunu bana nasıl yapabildin? Birbirimiz için bu kadar çok şey ifade ederken! Bruce kendini ortamdan çıkarmaya çalışırken Klark ağlamaya başlar. Klark duyarlı yanını göstermek adına bugünlerde çokça ağlamaktadır.

“Böyle bir adamda ne buldun?” der Klark, ilköğretim öğrencisi kız çocuğu gibi hıçkırırken.

“Ben … ben kendime hakim olamadım” der Lois umursamadan. “Batman bir süper kahraman.”

Ve tehlike de budur, nerede sen bitersin ve o başlar? 5 yıl kadar önce Identity Crisis yazısını yazma sebebim buydu:erkekler kendilerini, kadının yakınlığına sürekli layık olmaya çalışacakları bir pozisyona koyuyorlar ve kadınlarda anlaşılabilir bir şekilde, kadın çerçevesinin kontrolü eline almasını sağladığı ve cinsel seçilim açısından kendilerine yardımcı olduğu için bu pozisyonu teşvik ediyorlar. Çoğu erkek bunun kendilerine daha fazla kadın yakınlığı olarak döneceğini düşünürlerse kendi hayatlarında temel değişiklikler yapmaya meyilliler. Gerçekten motiveler mi yoksa bunun kendilerine seks olarak döneceğine mi inanıyorlar – A + B = Seks?

İşin en sinsi yanı da şu : erkek kadın yakınlığından ne kadar yoksunsa, kadın için yaptığı değişikliklerin aslında gerçekten istediği şeyler olduğuna o  kadar fazla inanır. Ne zaman bir erkeğin ya da kadının “ilişkimiz için çaba harcıyoruz” ya da “ilişkiler çok fazla emek ve fedakarlık ister” dediğini duysam, bunun hemen her zaman erkeğin kadın idealine göre değişmesi ve taviz vermesi anlamına geldiğini görürüm. Erkek “yontulmuştur”, bozuktur ve değişime ihtiyacı vardır. Bu erkeğin kendisinde gerçekten bir sorun olduğuna inanması aşırılığına kadar gidebilir. O, kadının gerçekliğine uymalıdır zira feminen gerçeklik, doğru gerçekliktir. Acı uyanış ise kadının “yonttuğu” kocasının, başlangıçta arzu duyduğu adamın tamamen zıttı olduğunu keşfetmesi ile gelir.

Çeviri : The Ballad of Clark Kent

Rollo Tomassi : Kırmızı Hap camiasının en önemli figürlerinden biri olan Rollo Tomassi'nin The Rational Male kitabı her erkeğin okuması gereken başucu eseri. Oldukça popüler olan The Rational Male bloğunun da sahibi de olan Rollo, The Rational Male - Preventive Medicine (Volume 2) ve The Rational Male - Positive Masculinity: Positive Masculinity (Volume 3) adlı kitapları ile ilk kitabındaki fikirleri daha da geliştirdi. Rollo Tomassi'yi burada Rollo Tomassi etiketinde de takip edebilirsiniz.

Erkeğin ilişkide kırmızı çizgilerini çizmesi

Johnny DeLusion şöyle bir tweet atmış :

Bir kadın sana değer veriyorsa, sen söylemeden, hoşuna gitmeyen tüm davranışlarını düzeltir.

Ciddi ilişki düşünen gençler buna dikkat etsin.

Uzun süreli ilişkilerde gerçekten de dikkat edilmesi gereken bir olgudur bu. Kadın eğer erkeğe erkek olarak değer veriyorsa, erkeğin hoşuna gitmeyen davranışlarını kendi kendine düzeltir. Peki erkek söylemeden erkeğin hoşuna gitmeyen davranışların hangisi olduğunu nasıl bilecek?

Böyle bir kadın bu gibi durumların çoğunda erkeğin hoşuna gitmeyen davranışını erkeğin bakışından ve rahatsızlığı sonucu ortaya çıkan ruh halinden kapar ve ona göre düzeltme yapar. Örneğin beraber dışarı çıkacaksınız ve çok mini giyinmiş olsun. O eteğe bakışınızdan gider değiştirir (ya da bir daha giymez).

Bazı durumlarda ise kadın erkeğin rahatsız olacağını önceden kestirip harekete geçer. Örneğin normal zekaya sahip her kadın ortalama Türk erkeği olan erkek arkadaşının Instagramdaki bikinili fotoğrafından hoşlanmayacağını bilir. O nedenle de kadının erkeğe değer verdiği ilişkilerde o fotoğraflar hesaptan kendiliğinden kalkar. Bir daha aynı tip fotoğraflar postalanmaz. Aynı şekilde sürekli story atmak, fotoğraf atmak gibi alışkanlıklar da kendiliğinden gider.

Bu tweet altında bana şöyle bir soru soruldu :

Ultimatom vermeden, beğenmedigimiz davranışlarını ona nasıl aktarırız?

Her durumun kıza sözsüz aktarılamayacağının farkındayım. Ama bu duruma gelmeden birkaç aşama atlanmıştır genelde ve bunları atlamamış olmanız lazım.

Birinci savunma hattınız sizin gerçekten bir değeri olan, cinsel pazar değerini yaşına göre tepeye çıkarmış bir erkek olmanız. Günümüzde bir kadının maskülen ve kendini gerçekleştiren bir erkek bulması, bir erkeğin dört dörtlük bir kız bulmasından daha zor. O nedenle de aslen değer vermediği erkek ile çıkan ama bunu da erkeğin burnundan getiren oldukça fazla sayıda hatun var. Siz bu erkeklerden olmamaya bakın. 36 yaşında CPD zirvesine çıkmak yerine göbekli, bezgin, gym yolu görmemiş, para kazanmaktan başka artısı olmayan bir erkek olursanız, göreceğiniz standart muamele bu zaten. Ya bekar kalacaksınız ya da size saygısı olmayan bir kadınla beraber olacaksınız.

İkinci savunma hattı ise o ilişkiye hiç girmemek. Örneğin yukarıdaki örnekte ilk savunma hattı, Instagramda sürekli vücudunu teşhir eden, ilgi avlayan hatunla zaten uzun süreli ilişkiye girmemeniz. Beğenmediğiniz davranışı belki de size o kızı baştan elemenizi söylüyordur. İlgi budalalığı, instagram modelliği, kızdan çok erkek arkadaşı olması, teke tek erkeklerle çok görüşüyor olması, aşırı kıskançlığı, başka insanlara karşı kaba davranışları, vs … Bunlar sonradan düzeltmesini isteyeceğiniz beğenmediğiniz davranışlar değil, size aslında o kıza hiç bulaşmamanız için birer kırmızı alarmdır.

Ŭçüncü savunma hattı ise yukarıda belirttiğim gibi kızın kendiliğinden bazı davranışlara sizin için son vermesidir. Hepimiz biliyoruz ki erkek arkadaşı ya da kocası olan bir kadının bekarken yaptığı ama birliktelikte yapmaması gereken şeyler vardır ve bir kadın eğer ciddi ilişki yaşayacaksa bunları bırakmalıdır. Bu herkesin bildiği ama yazılı olmayan bir şeydir.

Ŭçüncü savunma hattında öncelikle yapmanız gereken şey, daha önce de belirttiğimiz gibi uzun süreli düşündüğünüz kızla ilk 4 – 5 ayınızda kızı ve kızın uzun süreli ilişki materyali olarak değerini ölçmektir. Bunun anlamı bu 4 – 5 ayda uzun süreli ilişki yaşamanız ama eğer kızın değerlendirmeden kalabileceği ve kızı bırakacağınız ihtimalini hep canlı tutmanızdır. Bu 4 – 5 aylık dönemde kızın bahsettiğimiz gibi kendiliğinden yapmasını beklediğiniz şeyler olmuyorsa, burada düşünmeniz gereken şey kızın (en azından sizin için) uzun süreli ilişki materyali olmayabileceğidir. Örneğin o bikinili fotolar kalkmıyorsa, ilk aklınıza gelen şey erkekadam.org’a gelip “ağabey kıza o fotoları kaldırması gerektiğini nasıl hissettiririz” gibi abuk bir soru sormak olmamalı. İlk aklınıza gelen şey kızın sizin için uzun süreli ilişki materyali olmayabileceği olmalı.

Dördüncü savunma hattı, bakışlar ve davranışlardır. Bunu en sağlam ilgi yönetimini stratejik kullanarak sağlarsınız :

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Eğer kadına iyi zamanlarda, beğendiğiniz şeyleri yaparken dengeli bir ilgi gösteriyorsanız, beğenmediğiniz davranışı yaptığında ilginizi çekmeye ve birden soğumaya hem krediniz olur, hem de çektiğiniz ilgi hemen hissedileceğinden kadın kendini otomatik olarak size göre ayarlar. Beraber olduğunuz kadın aptal değil. Erasmus’a gitmeyi planlıyorum dediğinde bunu onaylamadığınızı gözünüzden anlar. Eğer bunu bir daha açarsa ilginizi çekerseniz ağzınızı açmanıza bile gerek yok. O bu ilginin neden birden çekildiğini anlar.

Ve son olarak da Rollo Tomassi’nin “anlatma – yap” kuralını uygulamanız gerekebilir. Diyelim ki hatun ben Erasmus’a gitmek istiyorum diye ısrar ediyor ve siz de buna karşı çıkıyorsunuz. Bu gerginlik tırmandığında “Erasmus’a gitmeni istemiyorum, gidersen bu ilişki biter” diye ultimatom vermemeniz lazım. “Erasmus’a gitmeni istemiyorum” demeniz ve ultimatom kısmını söylememeniz lazım. Eğer Erasmus’a gitmek istemediğinizi bildiği halde gitmeye karar verirse o zaman ilişkiyi bitirirsiniz. Bu aşamada kız Erasmus’a gitmeyi ya da sizinle kalmayı seçer.

Örneğin hatun size saygısız. Saygı bir erkeğin kazandığı birşeydir, sorarak aldığı ya da kıza “ya saygı ya ben” diye ültimatom vererek elde ettiği bir şey değildir. Bu nedenle de kıza ültimatom verirseniz, kızın size saygısı daha da azalır. Aslına bakarsanız kız belki de size saygısını kaybettiğinin farkında bile değildir ve bunu konu ederek kızın bilinçaltında giden bir olayı ona da farkettirip daha da hızlandırabilirsiniz.

Yapmanız gereken kız size saygısızlık yaptığı zamanlara kızı tolere etmemeniz. Bakışlarınızla ve hatta sözel olarak “böyle davranmayı kes” demeniz yeterli. Böyle davranmayı kesmez ise ne yapacağınızı ise söylemeyeceksiniz (ultimatom). Eğer buna devam ediyorsa da elinizde ise kızı postalamanız elinizde değilse kendinizi hemen kızın yanından postalamanız yeterli. Asla nedenini açıklamadan (bana saygı göster diye dilenmeden). Daha önceden belirtmiştik, ültimatomlar özellikle sevgili ya da evlilik hallerinde erkeğin karizmasına zarar verici şeylerdir.

Bir örnek daha vereyim ya da daha önce vermiştik tekrarlayalım. Diyelim ki hatun sizinle seks yapmaya isteksiz ve seksi hep siz başlatıyorsunuz. “Ya seks yaparız ya da …” diye ültimatom vermek ya da seks istediğinizi sözel olarak belirtmek zararlıdır. Sonuçta evli ya da uzun süreli ilişki içinde iseniz birbirinize başkaları ile seks yapmama sözü veriyorsunuz. Bu madalyonun diğer yüzünde ise birbirinize seks sözü vermiş oluyorsunuz. Eğer karınız ya da kız arkadaşınız böyle bir sözleşme yokmuş gibi davranıyorsa ne söyleyeceksiniz? Tabii ki hiçbir şey. Uzun süreli ilişki erkeğin ilgi, kadının seks verdiği  bir alışveriş gibidir (kabaca böyle yoksa erkek de seks, kadın da ilgi verir ama iki cinsiyetin karşıdan beklediğinde öncelikler farklıdır). Alışverişin kadın tarafı artık vermiyorsa, erkek tarafının yapacağı şey kendi verdiğini geri çekmektir. Birincisi, asla seks başlatmazsın ve kadın ne zaman başlatacak beklersin. Birden bire seks istemeyi bırakmanın kendisi zaten kadına sözle söyleyemeyeceğiniz kadar güçlü bir mesajdır. İkincisi ise ilginizi kadından özellikle dışarıda uzun süre kalacağınız alanlara kaydırmanızdır. Bu dışarıda daha fazla zaman geçirmenin korku oyunu olduğunu da söylemeye gerek yok. Ve son olarak eğer düzelme olmuyorsa sözel olarak “ya seks yaparız ya da boşanırız” diye ültimatom vermezsin. Bir avukata gidersin ve boşanma işlemlerini başlatırsın.

Tekrar edeyim. İlişkilerde erkeğin kırmızı çizgilerine saygılı bir kadınla birlikte olmasının en sağlam yolları (a) erkeğin öncelikle ilişki materyali bir kadını seçmesi ve ilişki materyali olmayan bir kadını elemekten korkmaması ve (b) kırmızı çizgilerini sözel olarak belirtmek yerine kırmızı çizgilere yaklaşmanın ve o çizgileri geçmenin sonuçlarını kadınına yaşatmasıdır.

Kırmızı çizgi ihlali sonrası ise yumuşak bir sonraki yöntemini kullanabilirsiniz.

Çoğunuzun bu konuda elinin kolunun bağlı olmasının nedeni kızın sizi seçmeyip çizgiyi aştığında kızı bırakma cesaretinizin olmaması. Kızı illa bırakmayacaksınız belki ama mesele kırmızı çizgi (çerçeve) olduğunda bunu göze alacak cesaret lazım. Cesaret eksikliği kadar önemli bir problem de feminen öncelikli toplumun kadını ölçüp biçme fikrinden erkeği utandırması. Bu belki daha güçlü bir problem. Birçok erkeğin bu konuda bocalama nedeni kıza kırmızı çizgi çizmekten utanması ya da utandırılması. Kızın çok fazla erkek arkadaşı olmasından rahatsız olsa da bunu korktuğundan değil de geri kafalı olmaktan utandığı ya da utandırıldığı için belirtmeyebiliyor. Bu tür utançlarınızı sorgulayın ve sizin kendi kendinizi kurban etmeniz temelli olanları atmaya bakın.

 

İlgi Yönetimi 2

Bir önceki yazıda ilgi yönetimi konusuna girdim ve ilginin ne zaman verilip ne zaman verilmeyeceğini ayarlama konusuna değindim. Bugün ise yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

Günümüz sosyal medya dünyasında kadınların ilgiye ulaşması çok kolay. Günümüzde sosyal medyanın kadınlar üzerindeki etkisi pornonun erkekler üzerindeki etkisine benziyor. Doğal arzuları sekse limitsiz ulaşmak ve birçok kadınla birlikte olmak olan erkekler, online porno ile buna sanal olarak ulaşabildiklerinden, gerçekten sekse ihtiyaçları yokmuş gibi davranıp ilerde cezasını çekecek olmalarına rağmen 20lerinde pornoyla idare edebiliyorlar. Aynı şekilde doğal arzuları ilgiye limitsiz şekilde ulaşmak olan kadınların sosyal medya ile beraber buna ulaşabilmeleri, kadınların gerçek dünyada erkek ilgisine ihtiyaçları yokmuş gibi davranmalarına neden olabiliyor. Daha da kötüsü, ilginin sosyal medyadan ve instagramda vakit öldüren mavi haplı aç erkeklerden akıyor olması kadınların kendilerini cinsel pazar değeri ölçeğinde gerçekte olduğundan daha yukarıda sanmalarına neden olabiliyor.

Kadınların kendi kafalarında oluşan sosyal medya gazlı cinsel pazar değeri gerçekçi değil ve birçok kadın 30larına geldiğinde o ilginin sanal olduğunun, cinsel pazar değerlerinin sandıkları kadar yüksek olmadığının hızlıca farkına varacaklar. Ama bu finali günümüzde 20lerinde olan bir kadına anlatmanız çok zor. O nedenle o sanal ilginin HB6 iken HB8 “yaptığı” hatun kendisini HB8 sanmaya bir süre daha devam edecektir.

Simdi konuya gelelim. Siz ilginizi çektiğinizde, kadın neden instagramdan o ilgiyi bulabileceği sürüye koşmasın? Böyle bir ortamda ilgiyi çekmenin erkek için yarardan çok zararı olmaz mı?

Bu konuda ilk savunma hattınız şu : instagramda veya sosyal medyada ilgi budalası olan hatunlarla uzun süreli ilişkiye girmeyin veya evlenmeyin. Örneğin instagramda 1,000den fazla takipçisi olan veya takipçilerinin çoğu erkek olan, instagramını bariz poposunu ve dekoltesini sergilediği fotoğraflarla dolduran, takipçisi erkeklerin aç iltifatlarını kalp veya gülücüklerle karşılayan kızlardan uzun süreli ilişki materyali çıkmaz. Bu tip kızlar popüler olduklarından ve her yerde karşınıza çıktığından günümüzde azıcık güzel olan tüm 20likleri böyleymiş sanma aptallığını yapmayın. Kızların çoğunun 200 – 300 kişinin takip ettiği ve hatunların bir kere bile popo sergilemediği instagram hesapları var ya da inanmayacaksınız ama bazı hatunların instagram hesabı bile yok.

Yukarıda bahsettiğim kadın tipi ile kısa süreli bir şey yaşayacaksanız buyrun önden gidin. Oyun ve yürüme ile ilgili öğrendikleriniz bu hatunlarda da çalışır ama uzun süreli ilişki istiyorsanız ilgi orospusundan uzak durun.

İkinci savunma hattınız daha zor : ilginizi değerli hale getirmek. Günümüzde erkek ilgisi piyasaya o kadar büyük miktarlarda sürülüyor ki değeri sürekli basılan para gibi ayaklara düştü. Ama neyse ki erkek ilgisi toptan bir para birimi değil, her erkeğin ilgisi ayrı bir para birimi. Sizin ilginiz eğer sürekli piyasaya sürülüyorsa değer olarak düşük olacaktır, mavi haplı sürünün ilgisi gibi. Sizin yapmanız gereken ilginizin değerini arttırmak. Bunun için de yapmanız gereken iki şey var : (1) ilginizin (sizin gözünüzde ve) gerçekten bir değeri olması ve (2) ilginizin piyasaya sürdüğünüz miktarının az olması. Aslında bu ikisi birbiri ile alakalı ve ikincisi ancak birincisinin sonucu ise işe yarayabilir.

Seks ve İlişkilerin Temel İlkesi yazısından :

Bir erkek olarak sizin zaman ve emeğiniz en değerli kaynaklarınızdır. Bu kaynaklarınızı “işler yapmak” için kullanırsınız – özellikle de hayattaki amacınızı gerçekleştirecek işler. Bu nedenle bu zaman ve emeği bir başkasına verdiğinizde, o kişinin bu muazzam armağana saygı duyması ve takdir etmesi gerekir.

Bir kadınla ilişkinin yönetiminin temeli budur. Kadınınızın sizin zaman ve emeğinizi takdir etmesini ondan taviz vermeden beklemelisiniz.

Bazı erkekler zaman ve emekleri için takdir beklemezler. Bu erkekler kadınların ilişki kapısından kolayca geçmesine göz yumarlar. Hiçbir kriterler, duvarları, bariyerleri yoktur. Bu erkeklere meriç ya da beta uydu erkek denir. Friendzone denilen bir dördüncü dünya ülkesinde yaşarlar genelde.

Bazı erkekler ise zaman ve emekleri konusunda aşırı korumacıdırlar. Kadınlara genelde geçici seks vizesi verirler ve bir iki pompa bastıktan sonra da bu kadınları sorgusuz sualsiz bu sınırdışı ederler. Bunlar  yanlız kovboy alfalardır.

Siz muhtemelen bu ikisinin ortasında bir yerde olmayı tercih edeceksinizdir. Yani bir kadınla romantik ilişkiye girmek isteyeceksiniz – ama ancak o bunu hakederse. Unutmayın, sizin masaya koyduğunuz şey (zaman ve emek), kadının masaya koyduğu şeyden (seks) daha değerli. Erkek kadınla birlikte olmak isteyebilir, ama buna ihtiyacı yoktur. Kadının ise erkeğe ihtiyacı vardır (en azından büyük çoğunluğunun).

Evet, sizin ilginiz yani dikkatiniz sınırlı. Hayatta bir amacınız varsa, o amaç için çalışıyorsanız kadına verdiğiniz ilgi ve zaman o amaç için çalışmaktan fedakarlık ederek verdiğiniz zamandır. İş dışı bütün zamanını televizyon veya bilgisayar başında geçiren, pornoya veya oyuna harcayan, tembellik yapmaya kullanan erkeğin kadına yönelteceği ilgisi değersizdir zira (a) değersiz şeyler yapmaktan arttırılmıştır ve (b) boşa harcandığından siz değerli bir erkek değilsinizdir.

İlginizi değerli yapmak istiyorsanız öncelikle zamanınızı, emeğinizi ve dikkatinizi değerli bir amaca yöneltin. Kendi zamanınıza ve dikkatinize önce siz değer verin. Henüz yüksek değerli bir erkek olmasanız bile o yolda yürüyen ve potansiyeli olan bir erkek olun. Kendi kafanızda en azından. Disiplinli bir şekilde yaptığınız şeyler olsun.

Dikkat edin bunların kadınlarla ya da kadınların sizin ilginize olan tepkisi ile zerre alakası yok. Tamamen sizin kendinize bağlı ve kırmızı hapta sık sık söylediğimiz gibi buraya kadınlar yüzünden gelseniz de temelde probleminiz emeğinize ve zamanınıza saygısızlığınız, kendi zamanınızı ve emeğinizi değersiz görmeniz ve sonuc olarak da kendinizi değersiz görmeniz.

Vereceği ilginin ve ilişkinin kadınların gözünde değeri olmayan adamlara bakın. Hemen hepsi zaten kendi zamanına ve dikkatine değer vermeyen, disiplinsiz, tembel ve zamanlarını boşa harcayan adamlar. Buraya kendi zaman ve emeklerine yani kendilerine değer vermemeye devam ederek kadınların kendilerine değer vermesini sağlayacak mucizeler aramaya geliyorlar.

Kırmızı hap bundan acı ve uygulaması zor işte. Kadınları suçlamak kolay, “ben kendime değer vermiyorum ama olsun asıl mesele bu orospuların bana değer vermemesi “ gibi aptalca bir anlamı olmasına rağmen. Kırmızı hap ise suratına bir ayna tutuyor, “birader kadınlar sana ve dikkatine değer vermiyor tamam da bunun nedeni senin kendine ve dikkatine değer vermemen olabilir mi” diyor. Bu mesajı kabul etmek ciddi anlamda kişisel sorumluluk ister, sonrasında harekete geçmek ise disiplin, sabır ve çalışkanlık. Keşke mucize hap olsaydı gençler. Satar milyarder olurdum.

Neyse, konuya donelim. İlginizi bir kez bu şekilde değerli kıldıktan sonra zaten otomatik olarak kısıtlayacaksınız ama ek olarak da kısıtlamanızı, her durumda ve sürekli kadına yöneltmemenizi tavsiye edeceğim. Öncelikle amacınız ve hedefiniz için çalışmaktan arta kalan ilginin odağında kadın olmamalı. Bu kalan ilginizi arkadaşlarınız, hobileriniz ve kadınınız paylaşmalı. Haftada bir kere de olsa erkek arkadaşlarınız ile çıkıp erkek erkeğe yaptığınız aktiviteler olmalı. Bilgisayar başında olmayan bir hobiniz olmalı.

Dikkat edin, kadına ilgisizlik kasın demiyorum. Öncelikle siz ilgisiz imajı çizmek için ilginizi piyasadan kasarak çekebilirsiniz ama eğer ilginizi değerli yapacak bir misyonunuz yoksa hem bu ilgi çekme esnasında kendi kendinizi yersiniz hem de zaten değerli olmayan bir ilginin kadının gözünde de değeri yoktur. Ha çekmişsiniz, ha vermişsiniz.

İlgi kısıtlamaya kasmak  yerine ilginizi hedefiniz, hobileriniz, arkadaşlarınız ve kadınınız arasında paylaştırırsanız, hedefiniz harici ilginin çoğunu kadınınız bile alsa o ilgi kısıtlıdır ve değerlidir. Bu şekilde kasmadan ilginiz kısıtlanmış ve değerlenmiş olur.

Ve son olarak da ilginize para gibi davranın. Biriktirin, boşa harcamayın. Sağlam bir amaca, hobilere, arkadaşlara vs … harcadığınızdan artanı da bilinçli harcayın. Instagram popolarına like, bir yere gitmeyecek ve nextlemeniz gereken hatunlara zaman olarak harcamayın. Kavgalara, karşılıklı mesajlaşmalara harcamayın. Hoşunuza giden davranışları ödüllendirmeye, sizin zamanınıza değer veren hatunlara, vs … için harcayın.

İlgi Yönetimi

Kadınların kadın – erkek ilişkilerinde peşinde oldukları temel şeyin ilgi, erkeklerin ise seks olduğu bilinen bir kırmızı hap önermesi. Bu tabii ki kadının sekse, erkeğin ilişkiye ihtiyacı yok anlamına gelmez ama kadın için seks, erkek için de ilgi ikinci plandadır.

İlgi, kadının ilişkide aradığı en önemli fayda ise onun yönetimini öğrenmek, kadına yürüyen ya da kadınla uzun süreli ilişki içindeki birçok erkek için çok önemlidir. Fakat maalesef çoğu erkek ilgi yönetimi konusunda çok kötüdür ve yapılması gerekenin tam tersini yapar.

Birçok erkek kız arkadaşı ile arası iyi iken, kız kendisinin üstüne düşerken temel bir hata yapar ve kadına ilgi vermeyi bırakır. Birçok erkek bunu kadın ilgi çekmek için sorun çıkarana kadar yapar ve hır çıktığında da tam tersi kadına ilgi göstermeye başlar. Bu ilgi illa “tamam hayatım haklısın” diye hatunu onaylamak şeklinde olmak zorunda değildir. Hır çıktığında kavga etmek, kızla dakikalarca soğuk bile olsa mesajlaşmak şeklinde de olabilir. Bunlar da kadın için ilgidir ve kadınlar kavga şeklinde ilgiyi bile ilginin hiç olmamasına tercih ederler.

Yapmanız gereken tam tersidir : kadına iyi zamanlarda yeterince (abartmadan) ilgi göstermenin yanında, kadın sizin için bir şey yaptığında ilginizi arttırmak, kadın hır çıkardığında ya da hoşunuza gitmeyen bir şey yaptığında ise ilgiyi azaltmak veya tamamen geri çekmek. Aynı şekilde özellikle sizin için yaptığı ekstraları ilgi ile ödüllendirmek ama hataları ilginizi tamamen çekerek karşılamak.

Öncelikle daha önce seks ve ilişkilerin temel ilkesinde bahsetmiştik, kadının kız arkadaş seviyesine çıkması için seksten ve güzellikten fazlasını masaya koyması lazımdır. Günümüzde maalesef kadınlara erkek için bir şey yapmaması gerektiği öğretiliyor. Instagramda girin kadın hesaplarına bakın, squad yaparken kıçını pazarlayanından hanım hanımcığına kadar hemen hemen tüm kızların fotoları tamamen kendilerine ve yaptıkları aktivitelere yönelik. Kadınların profillerinde cinsel pazar açısından reklamını yaptıkları tek şey kendileri. Açtığı bir böreğin, yaptığı bir yemeğin fotoğrafını (memelerini sergilemek için böreği dekolteye tutan ablaları saymazsak) koyan kadın profili en son ne zaman gördünüz?

Kadın sizin için ekstra şeyler yapıyorsa kız arkadaşınız olur (ya da olmalıdır) ama eğer uzun süreli ilişkiyi mutlu yürütmek istiyorsanız sizin de bu ekstraları ödüllendirmeniz sizin lehinize. Örneğin bir akşam size gelirken yemek paketletip getirdi ise üstünden çok geçmeden bir yemek yedirin. İlla çiçek falan alacaksanız mesela size yemek yaptığında ya da evinizi temizlediğinde alın, kavga ettikten sonra almayın. Kavga sonrası kıza jest yaptığınızda hatuna “kavga çıkarırsam çiçek alırım” diye öğretmek ne kadar akıllıca?

Aynı şekilde hatunun yanlışlarını kavga (=ilgi) ile ödüllendirmeyin. Bu gibi durumlarda elden geldiğince ağzınızı açmadan ilginizi geri çekin. Hatun dırdır mı yapıyor, sudan sebeplerle hır mı çıkarıyor? Evliyseniz ağzınızı açmadan anahtarınızı alın çıkın ve 2 – 3 saat geri dönmeyin. Kız arkadaşınız ise kısa bir süre ortadan kaybolun. Ultimatom vermeyin. Tartışma çıkarmayın. Eğer kız bu konuda kavga çıkarmıyor bile olsa kavgayı siz çıkarmayın.

İlgiyi bu şekilde yönetmenin en büyük faydası, bir müddet sonra istediğiniz şeylerin olmasını ve istemediğiniz şeylerin olmamasını ağzınızı bile açmaya gerek kalmadan sağlayabilmenizdir. Tabii ki bu 100% çalışan bir yöntem değil ama çalıştığı kadarı bile oldukça işe yarıyor olacaktır.

Bir sonraki bölümde yönettiğiniz bu ilgiyi nasıl değerli kılacağınıza, ilgi yönetimi konusundaki modern zaman problemlerine ve bunları nasıl aşabileceğinize değineceğim.

2. discord faciasının ardından …

Geçenlerde discord grubu ile ilgili şunu yazmıştım :

Hele şu ilk discord grubunda şahit olduğum çoğunluk yok mu! Arada iki üç olgun ses ama çoğunluk az çok kızlara ve kızlarla başarılı betalara kıskançlık kusmaya gelmiş omega gamma adamlar. Ona buna beta alfa rütbesi, sen betasın ben alfayım vs … Ezeceksin, köpek edeceksin, üstünlüğünü göstereceksin, köpek çekeceksin vs … vs … He ya emin olsunlar ezerler.

MIT son discord faciasını şöyle özetlemiş (ikinci gruba bir kere bile girmedim) :

Mahmut abi tam da bu discord grubunda yasanilanlardan dolayi sizden bir ricada bulunacaktim isterseniz bu yorumu ayri bir yaziya tasiyip cevaplandirirsiniz isterseniz de burada(yazi olmasi cidden cok daha iyi olur). Ben discord grubunun adminlerindenim. Sitenin de müdavimlerindenim haliyle (daha once nerdeyse hic yorum atmiyordum cunku gerek gormuyordum zaten yeterince izahat var diye). Muhtemelen de o “gruptaki birkac olgun ses” diye bahsettiklerinizden de biriyim. Sitenin takipci kitlesinin bircogu discord grubumuza girdigi icin okuyucu kitlesi hakkinda ister istermez bilgi sahibi olduk. Anlatacagim olaylarin baslangici sizin alfaligin ne olduguna dair cevirdiginiz yazilar ile basladi. Bastan kendimi soyle izah edeyim anlattiklariniz yanlis degil ama yanlis anlasiliyor. Yani efendi olmak/iyi olmak demek sunepe ezik cesaretsiz hayata karsi durus sahibi olamamis bir kisilik olmak gibi algilaniyor. Zaten bu algi sizin Dark triad dosyasini acmanizla da doruklara ulasti. Bircoklarinin kafa yapisi pozitif maskulenitenin muphem ve ornegine somut olarak da pek rastlanilmaz bir kavram oldugu (olmayacagini soyleyenler bile gordum), hatta alfa denilebilecek tiplerin de ancak “Dark Triad” kafa yapisindan olabilecegi gibi sacma sapan yerlere kaydi. Birakin ergenleri 20lerinde akli basinda sandiklarimiz bile bu tip hareketler sergilemeye basladilar. Birbirlerine “abilik” taslamalar, 8-10 yas buyuklere bile sokak arkadasi gibi hitap etmeler, “baskasinin cercevesine girmemek”(!) icin {hata yapti mi alttan alirsa veya biri ikaz etti mi hatasini kabullenirse hazretler baskasinin cercevesine girmis oluyorlarmis} normal bir sohbette bile harakete varabilecek sozler sarf etmeler/asla hatalarini kabullenmemeler {kafalarindaki alfa erkekler(!) hata da yapsa kabullenmezmis, yani sicarsa temizlemez sivarmis}, birisi yardimci olmaya kalksa benim senin aklina mi ihtiyacim var git isine ayaklari ve benzeri bircok sacmalikla karsilasmaya basladik. Tum bunlarin yegane sebebi kendilerince mucizevi çare, en kestirme yol olarak gordukleri dark triad denilecek bir kişiliğe bürünmek. Bu sayede mıknatıs gibi kızları çekeceklermiş, acımayıp ezeceklermiş, köpek edeceklermiş, aldatacak hatta yeri gelecek baslarindan def edecek ama o derece alfa olacaklarmis ki kiz yine köpek gibi ayaklarina gelecekmis filan ahahah. Abi vallahi en ufak abartı yok bu anlattıklarımda. Nolur rica ediyorum şuna dair özel bir yazı yazın. Farklı farklı yazılarda ve yorumlarda cevaplar verdiniz bu kafalarla sağlam alay ettiniz ama parçaları birleştirip de ders çıkartabilecek tipler değiller. Lutfen buna dair özel bir seri yapın. Bu elemanlar dark triad olacağım ayağına “asshole” olmak yolunda ilerliyorlar. Hatta bircoklarinda ne yabanci dil ogrenme gayreti gordum ne fitness yapma gayreti ne de kitap okuma aliskanligi kazanmak gayreti. Sadece game taktikleri almak istiyorlar.(Yani vucut yapmis statu kazanmis ahlak seviyesi yuksek maskulen biri olmak degil de sadece game ile kiz avlamak. Statu ve tip ve derece saglamsa oyun o derece basit oynanir diye bir turlu kafalarina sokamadik. Yani iyi game yetenegi varsa cristiano ronaldo ile denk hatunlar kaldirabilirlermis 🙂 ) Gerçekten ben usandım ve bu yuzden discord grubunda nadiren aktif olmaya basladim. Isin sonu “ne diye durmadan mahmut abiden alinti yapiyorsun o peygamber mi” laflarina filan vardi. Yani hoslarina gitmezse siz de solda sıfırmışsınız :). Mazuratim bunlardan ibaret beni cok iyi anladiginizdan eminim. Simdiden teşekkür ediyorum ve daha çok kişisel gelişim çevirileri beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Saygılarımla …

Ben dark triaddan zerre hazzetmeyen biriyim ve sitede 550den fazla yazım var ama bu konuda tek yazı yazmadım. Hank Moody ve SVBG bulaşmasalar iyi ederledi.Dark Triad sevmememin sebebi sadece ahlaki değil aynı zamanda dark triad erkeği alt rütbeye düşüren bir şey.

Şevket’e katılıyorum :

O dark triad çevirileri benim fikrime göre gereksizdi. Dark Triad mıdır ne boktur, kerameti kendinden menkul bu lavukları burada analiz etmenin mantığı neydi? Ortaya “dark triad olucem ben” diyen ergenler türedi.

Dark triad güç değil güçsüzlüktür. Seni erdemli alfaların hapishanelerinde fare gibi yaşamaya yöneltecek bir psikolojisinin nesi beğenilir anlamam. Benim gençliğimde bize ezik sünepeler diye bakan birkaç dark triad tanıyordum. Biri 32 yaşında uyuşturucu artı alkolden ölüp kemiklerine kadar çürüyeli çok oldu, biri hapiste çürüyor diğeri ne yapar bilmem ama sefil bir işte çalışmıyor olsa kesin bilirdim.

Şunu hatırlatayım :

Rollo’ya katılmakla beraber bir şey eklemek istiyorum. Erkeğin kendisini tamamen Alfa siker tarafına odaklaması, erkek için, yaşınız ilerledikçe anlayacağınız bazı sebeplerden tehlikeli. Örneğin “kadının kafasına yumruğu vurup sikecen, işin bitince hemen kapıya koyacan ve arkanı dönüp yatacan dostum” tadında yazan bir sürü kırmızı hap yazarı var piyasada. Bunların bazıları ileri gidip “sabıkan olacak, tehlikeli olacan hacı, gökten başına am yağar” bile diyebiliyorlar. Evet,  şu yazıdaki Corey oğlumuz gibi saf alfa siker modunda takılırsanız gökten başınıza am yağabilir ama bu moda kapılıp da 30larında ser sefil ya da en azından evine yeterince ekmek götüremeyecek bir işte, hayatın başka zevklerini yaşayamayacak gelir grubunda kendini bulan adamlar biliyorum. Tehlikeli, heyecanlı, dolu dolu yaşayacağım derken 20lerinde geberip giden ya da sabıka kazanıp hiçbir eli yüzü düzgün işi olamayan adamları saymıyorum bile.

Corey’e bakınca hemen iki şey aklınızdan geçiyor : Birincisi, bu çocuğa am yağıyordur. İkincisi ise, bu çocuk büyüyünce kendinin bile işine yaramayacak bir adam olacak. Evet, Corey tarzı alfalıkla bolca kadın sikmek zevkli bir olay ama kırmızı hap bu değil. Dahası, kırmızı hapı böyle yaşamak sizi başka ve çok güzel zevklerden de mahrum bırakabilir. Örneğin baba olmak, çocuklarına iyi bir hayat sağlayabilen ve iyi örnek olabilen bir baba olmak. Ya da erkeklerin saygı duyduğu, erdemli bir alfa olup, gecenin ışıklarını lüks bir penthouse apartman dairesinin balkonundan içki içerek izlemek. Yarın dünyanın öbür ucuna uçup, tropik bir adada güzel bir villada yıldızları izlemek. Ne bileyim, bol kaynağı olan, kendi hayatını egemenliği altına almış, erdemli bir erkek olmak işte.

Not : Ben baltamı her zaman yanıma almadığım ya da kız arkadaşımı saçından çekerek değil elinden tutarak eve götürdüğüm için bunlar bana da muhallebi çocuğu derler. İlginçtir ben ara ara discord tarzı yazıları silsem de oradaki omega – gamma yoğunluğu yorumlarda yok. Oraya doluşup yorumlardan neden uzak duruyorlar merak ediyorum.

Şevketin dediği doğru sanırım :

“Discord’taki yoğunluk neden yorumlarda yok”
Çünkü omega-gamma zihniyetli yorumlar yapan ergenleri burda fena haşlıyorsun, çocuklar da gidip bu tür forumlarda saçmalamalarını sergiliyor.

“Siteden attım” dediğin Forever Alpha denen çocuk, kaç defa Discord’dan atılmasına rağmen farklı rumuzlarla tekrar geldi. Adminlere özel mesajdan yalvarıyordu, “benim tek rahatladığım yer burası” felan filan diye. Gerçekten sorunlu, rahatsız kişilikler bunlar.

Doğrudur. Ben yinede çoğunluk olmaktan ziyade sesleri çok çıkan ve bu nedenle diğerlerini sistemden hızlıca uzaklaştıran insanlar olduklarını düşünüyorum. Yani ilk discord grubunda yüzlerce kişi vardı ama bütün muhabbeti ve özellikle de bu tip dark triad hastalıklı muhabbetlerini iki üç düzine adam çeviriyordu.

O dark triadçı, kafaya vurup sikip atmalı, köpek etmeli arkadaşların da kendilerini orta vadede ortalama bir mavi haplıdan daha aşağı seviyeye çekecek saçmalıkları bırakıp kırmızı hap dengesine gelmelerini umuyorum.