3 iş kuralı

Kendini dün ne olduğunla karşılaştır, bugünkü başkaları ile değil yazısında azar azar daha iyiye gitmekten bahsetmiştik. Bugün bunun pratik uygulamalarından birinden bahsedeceğim : 3 iş kuralı. Bu kuralı ben kendim de iş yaşamımda uyguluyorum o nedenle hakkında bir iki laf edecek kadar tecrübem de var.

3 iş kuralı (Rule of 3) aslında üretkenlik alanından bir kavram. J.D. Meier’in Getting Results in Agile Way kitabından. Hedef planlamayı çok basite indirgeyen bu kuralın uygulaması da basit :

  • Bugün bitmeden başarmak istediğin 3 şeyi günün başında yaz.
  • Bu hafta bitmeden başarmak istediğin 3 şeyi haftanın başında yaz.
  • Bu ay bitmeden başarmak istediğin 3 şeyi ayın başında yaz.
  • Bu yıl bitmeden başarmak istediğin 3 şeyi yılın başında yaz.

Pratikte ise gün başında başarmak istediğin sadece 3 şey olmuyor tabii. Öncelikle bitirmek istediğiniz şeyleri hiç ayırt etmeden yazma alışkanlığı edinin. Bu günümüzde basit bir To-Do uygulaması ile çok kolay. Bir işin kafanızdan yazıya dökülmemesi halinde o iş arka planda zihin enerjinizi yiyor.

Kaydettiğiniz ise sonuç olsun, yapılacak şey değil. Örneğin “Mehmet Beyi ara” diye kaydetmeyin. “Mehmet Bey’den faturanın ne zaman geleceğini öğren” diye kaydedin.

Bir kez tüm işleri kaydetme alışkanlığı edindiğinizde yapacağınız yanlış ise her şeyi yapmaya çalışmak. Bunun yerine listeden en önemli ve faydalı 3 işi seçiyorsunuz ve yapıyorsunuz. Başlangıçta elinizde büyük bir liste olacak tabii ve günde 3 iş bitirmek listeyi hemen eritmeyecek. Hatta listeye günde 5 şey giriyorsa liste şişebilir bile. 3ten şaşmamaya çalışın. Zira bir süre sonra düzenli ve azar azar yapmak listeyi eritiyor. Ama illa arttıracağım diyorsanız 4 ya da 5 kuralı uygulayabilirsiniz. Önemli olan sayının az olması ve sabit olması (azar azar ama hergün).

Dönem başı belirlediğiniz 3 başarıya sadık kalmaya çalışın ama eğer daha önemli bir şey çıkarsa onu listeye koyup bir şeyi çıkarmaktan çekinmeyin.

Pareto Prensibi

3 iş kuralı günde sadece 3 iş yapacaksınız anlamına gelmez. Verimlilik açısından 3 işi kesin yapacaksınız anlamına gelir. Vaktiniz varsa diğerlerini de yapabilirsiniz ama bu 3 işi kesin yaparsınız ama diğerlerini yapmayabilirsiniz. Kural Pareto prensibi ile de alakalı.

Pareto prensibine göre yapacağınız işlerin 20%si, üretilen değerin 80%ini üretiyor. Benim okuduğum ve kendi tecrübe ettiğim ise yapılacak işlerin 3’ü değerin 90%ını üretiyor. Benim kendi açımdan günde başarmam gerekenler 8 – 12 ayrı işe bölünebiliyor ve ortalamasına 10 dersek bunların 30%si (3 iş) değerin 90%ını üretiyor. Diğer 7 işi ertelemem çok büyük kayıp değil iken 3 işi ertelemem problem oluyor.

Yine gözlemlediğim bir  şey ise toplantılarda sadece bu 3lülerin sonuçlarının hesabını vermem gerektiği. Patronlar bütün yaptıklarımı takip edemiyorlar ve genelde zaten en tepe 30%un hesabını bekliyorlar.

3 iş kuralı uzun yapılacak işler listesinin bunalımını da alan bir şey. Listeye baktığınızda ne kadar uzun olursa olsun siz sadece 3ünü yapacağınız için gereksiz strese girmiyorsunuz.

Hangi 3?

Yapmanız gereken işlerden 3ünü seçme yöntemi basit. Tüm yapacaklar listenize bakın ve bugün yapabileceklerinizi ayırın. Bu listeden şu soruya cevap 3 iş seçin :

Bunlardan hangi 3ünü bugün yaparsam, gün sonunda iyi bir gün geçirdim derim?

Bu soruya cevap 3 tane işi alın. Tabii ki hatalı seçim yapacaksınız ama bir sürü de doğru seçim yapacaksınız ve doğru seçimleriniz azar azar birikecek. Eğer yukarıdaki soruyu hafta, ay ve yıl (ben çeyrek olarak da yapıyorum) bazında da sorarsanız, uzun yapılacak işler listesinin stresi ile uğraşmadan azar azar ama katlanarak gelişirsiniz.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

54 thoughts on “3 iş kuralı”

  1. Bundan sonra kişisel gelişim yazılarının altına yazılan “abi konuyla alakasız ama bir kız var …” ya da genel olarak kadın – erkek ilişkileri soruları / yorumları silinecektir. O tür soruları ilgili olduğu bir yazının altına yazın.

    1. Çok doğru. Ben yorum ve soru yazacaksam, o konuyla ilgili açılmış eski bir makaleyi bulup yazıyorum.
      Bu da bir disiplindir. Hayata karşı tutumunuzu ele verir.

    2. verdigin cevaplari okuyabilmek icin yazilari yayindan 2 gun sonra okuyan biriyim. fikir guzel ancak benim gibiler eski yazilara yeni yazdigin cevaplari farkedemez. sağda cevaplarini gorebilecegimiz bir bolum olsa, bazi cevaplarin paragraflarca yazidan daha etkili, o açidan.

  2. Mahmut abi şöyle bir durum ortaya çıkıyor bende ara sıra:
    Şimdi günlük program yapıyorum. Genelde günün 10 saatine yayılan bir program. Dakik gibi işlemeye çalışıyorum. Yalnız bazen mecburi durumlar ortaya çıkıyor. Örnek olarak saat 10-11 arası program içindeki en önemli işi çalışırken aksilik çıkabiliyor ve kalkmak durumunda kalıyorum. Mesela saat 11.30 gibi döndüğümde de saat 10’daki programdan mı devam edeyim yoksa saat 11.30’da yapmam gereken şeyi mi yapsam diye ikilemde kalabiliyorum.
    Yarıda bıraktığım programdan devam etsem bu sefer program sekteye uğruyor, yarıda bıraktığım işten sonraki işten devam etsem bu sefer de yarıda bıraktığım iş öylece kalıyor.
    Bazen bu durumla karşılaşabiliyorum. Çözüm önerin nedir abi?

    1. Bazen karşılaşıyorsan nasıl hallettiğinin önemi yok. Sürekli karşılaşıyorsan gerçekçi plan yapmıyorsundur. Ben mümkünse elimdeki işi bitirmeden diğerine geçmem.

      1. Bazen karşılaşıyorum. Bense iş yarıda kaldıysa programın akışını bozmamak adına diğer işe geçiyordum. Buna dikkat edeceğim bundan sonra. Teşekkürler abi.

      2. 3 İş Kuralı’nı az önce tekrar düşündüm.
        1-) Kaydettiğiniz şey yapılacak işten ziyade sonuç olsun dedin. Örneğin “bugün 3 saat x dersine çalış.” yapılacak iş oluyor. Peki bunun sonuç olarak yazılışı nasıl olur?
        2-) Neden “Mehmet Bey’i ara.” yerine “Mehmet Bey’den faturanın ne zaman geleceğini öğren.” yazmalıyız? İkisini de yazsak aynı amaca hizmet ediyor.

        Aydınlatırsan sevinirim abi.

        1. Orada aslında belirtilen o işi yaparken amacından sapmaman. İşinin ne zaman ve ne sonuçla bittiğinin farkına varman. O işleri hazırlarken düzgün bir program yapman lazım ve neler kazanacağını bilerek yapman lazım. Örneğin şu kadar ders çalışacağım yerine bugün calculusten şu konuyu öğreneceğim demek çok daha sonuca odaklı bir hedef olur ve gerçekten o konuyu bitirmeden tik atmanın önüne geçer. Öbür türlü verimsiz bir 3 saat geçirirsen ve listeye dönüp bakarsan ne yapmış olduğunu hatırlamazsın. Umarım kendimi doğru bir şekilde ifade etmişimdir.

  3. Ben bireysel olarak Asana denen bir program kullanıyorum bu iş için. Herkese tavsiye ederim mobil/masaüstü versiyonları var. Iş için ise daha gelişmiş yazılımlar kullanıyoruz ama genel anlamda faydasını gördüğüm şey şu: Eğer işin yapılmasının önünde bir engel varsa o iş “Open” pozisyonunda kalmasın “Pending” / “Stuck” vs. bir etiket girin ve sebebini not olarak ekleyin. Işin bitimini hızlandırmıyor ama yapılacak işleri önceliklendirirken baya bir faydalı oluyor.

    1. Eline kağıt kalem al kendinle konuş
      1 neden ders çalışmam gerek amacım ne
      2 disiplinimi kaybettiren şeyler ne
      3 beni dersten uzak tutan şeyler ne
      Soruları kendine göre çoğaltabilirsin ama en önemlisi madde bir. Geçici gazlar ve motivasyonlar ise yaramaz önemli olan sağlam bir amaç belirlemektir. Yaz tatilinde günde üç saat çalışınca bugün iyi çalıştım diyordum şu an en kötü günüm 3-4 saat. 8 saate kadar varıyorum.

  4. Selamlar Mahmut abi.
    Daha fazla anlayabilmemiz için örnek olarak hazırladığın 4-5 tane 3 iş’lik durum yazar mısın ?

    Örneğin;
    1-) Ders Çalışacağım yerine, Bugün Matematik – İngilizce ve Türkçe çalışacağım.
    2-) Salona girip ağırlık kaldıracağım.
    3-) Temizinden kuşa asılıp, bi osbir çekeceğim.

    Gibi şöyle 🙂

  5. Trp yi alalı 1,5-2 sene oldu çokça araştırma yaptım okudum konuştum öğrendim ama bu aralar halen bazı sorulara cevap bulamadım

    Bazı insanlar neden diğelerine göre daha HIRSLI daha ÇALIŞKAN bunun sebebi nedir ?

    Bu kişiler biraz daha mı Darktriad
    Yoksa iyi bir yetiştirilme tarzı mı?
    Geçmişten gelen yokluk eziklik hırsı mı?
    Güce paraya duyulan sonsuz aşk mı ?

    50-60 yaşında milyonerler tanıyorum adamlar halen sabah 7-8 de işin başında
    Bu motivasyonun bu azmin sebebi nedir?

    Bu insanların bir de zeki olanları var
    140 IQ üstü ve haftda 100 saatten fazla çalışıyorlar
    20+ sene yapınca hiyerarşide %1 liği de zorluyorlar
    Belki de halen oradalar bilemiyorum
    Boğaziçinden bazı arkadaşlarım hem türkiye derecesi yapıp üstüne çap yapıp GP yüksek zaten , baya iyi sporcu olmalarına anlama verememiştim
    Sosyal çevre de iyi onlarda

    Sormak istediğim şey :

    1.İnsanların çoğu neden böyle değil?

    2.Sürekli çalışmak,başarıya obsesifçe saplanmak normal mi ?

    3.Motivasyon konuşmacıları o insanlar gibi olmamızı mı istiyerek nereye varmak istemektedirler ?

    4.Neden başarı için yetiştirilip buna rağmen halen rahatlık bölgesindeyiz?

    5.Ne yapmalıyız ?

    6.Değişim neden zordur ?

    7.Erkekadam sitesine gelenlerin öncelikleri , en süper kişisel gelişim çevirisinin bile altına
    “Yaaaa hele geç bunları hatunlardan haber ver Mahmut “ minvalinda olup
    “Onu bunu boşver de bir kız var aynen ben BEN “ gibi saygısız ego patlaması sorular soruyorlar ?

    Bu karar iyi oldu hatta geç bile kalındı

    1. Serdar Kuzuloğlunun bahsettiği
      “Bizim herkesten daha fazla amaç ve hırs sahibi olmamız lazım “ demesindeki mevzu yüzde %100 doğru

      Berbat hayatlar yaşayıp halen halimizden memnunuz ?

      İnstagramda lambo,ferrari, deniz manzaralı villalar, Squattan Basket Topu gibi kalçaları olan mankenler , şehirler , ihtişamı fotoğrafı beğenerek onlara sahip olamazsınız gençler

      Muhtemelen onların sahipleri de İlkel Alfalar

      Ve sosyal medya vs. zerre umursamıyorlar

      Güçlerine güç katıyorlar siz uyumaya devam ederken

      Neyse sakinim

      1. Ben lark dostum ben bu konuda yetişme tarzının çok önemli olduğunu düşünüyorum benim çok tanıdığım var cebinde beş kuruş yok ama bu bile onu çalışmaya hayatını değiştirmeye itmiyor ancak en yakın arkadaşım gibi bir çok tanıdığım kişi de var maddi olarak çok rahat olmalarına rağmen adamlar hırslı zaten zengin milletine zenginsin desen hasiktir lan neyim var ki benim çeker çoğu. Yetişme tarzı çok önemli bence.

    2. Alakasiz yazilarin altinda kiz meselesi ya da kopek ederim aslinda abuklamasi yazanlari silmek cok zevkli imis. Keske daha once yapsa idim.

      Milyoner, 60 yasinda ve sabah 6da isinin basinda diye bahsettigin sekilde caliskan adamlar erkek nufusunun binde biridir. Bunlarin eline balta ver, onune orman koy tum agaclari kesene kadar duramazlar. Bu tur asiri caliskan erkek olmak nadirdir, 99.9%niz boyle degil ve olmayacak zaten. Yani hepinizin CEO olmasi mumkun degil. Zaten biri sizi o makama getirse stresine ve calisma gerekliliklerine dayanamazsiniz.

      Calışkanlık ve zeka başarıyı belirleyen en önemli 2 öğe. Bunlar kişilik özellikleri ile alakalı. Bazı insanlar çok zekidir ama çalışkan değildir, bazıları tam tersi. Bazılarında ikisi de yoktur ve bazılarında 2si de vardır. Jung’un kişilik kuramı ile alakalı şeyler bunlar.

      Çoğunuz milyoner olamayacaksınız. Türkiye’de 1 milyon Dolar ve üzeri parası olan 140,000 kişi var sadece. Aile olarak baksan bile binde 1.75. Bu rakam girişimci kültür olmadığı için az. Eğer TR rekabetçi olsa idi muhtemelen 10 – 20 katı olurdu ama o da yüzde 1.7 – 3.5. Fakat olmak ister misiniz ayrı konu. Burada sorun şu : hergün düne göre binde bir iyileşsen ve bunu hergün yapsan 5 sene sonra nerede olursun? 10 sene sonra nerede olursun? 20 sene sonra nerede olursun? Ortalama insan günde 8 saatini boşa harcıyor. Yıllar önce beraber çalıştığım bir patron bana Türkiye’de ortalama çalışan bazen 10 saat ofiste durur ortalama 3 – 4 saat çalışır demişti. Rakam bu kadar kötü mü bilmem ama benim sonra şahit olduğum kötü olduğu. O kadar zamanı heba etmesek mesela 6 değil 3 saati boşa harcasak, diğer 3 saat, senede 1095 saat eder. 136 iş günü! 6 iş ayı! Ortalama bir ofis çalışanına göre yılda 6 ay daha fazla çalışmak bir insanı nasıl daha ileri fırlatmaz bilemiyorum. Kısaca azar azar ama azimle ve düzenli çalışmak çok güçlü bir dönüştürücü.

      Biz burada motivasyondan değil disiplinden bahsediyoruz. Ben şahsen motivasyonla ilgilenmiyorum. Saplantılı bir şekilde ölümüne çalışmaktan değil sadece gerekli işleri yapıp azar azar gelişmekten bahsediyoruz. Değişimin zor görünmesinin sebebi modern dünyada başarının motivasyon ve büyük sıçramalara bağlı gibi gösterilmesi. Başarı disipline ve azar azar değişmeye bağlıdır. Ani değişim ve motivasyon kaypak kavramlar. Disiplin ve azar azar değişmek daha sağlam.

      Narsisizm ile ilgili çok büyük bir yanlış anlama var. Narsisist iken şansına olağanüstü bir yeteneği veya zekası olan azınlığa bakıyorsunuz ama normal bir insanın narsisizmi başına beladır. Zira o azınlığa insanlar yetenekleri dolayısı ile katlanır, normal narisiste ise acımaz. Ben 17 yaşındayım Mahmut Abi çok narsisistim diye böbürlenen genç Allahtan değil, kendini öyle sanıyor. Eğer gerçekten narsist ise ne kendisini geliştirmek isteyecek ne de kimse onu geliştirmek için uğraşacak ve çoğu narsist gibi yokolup gidecek.

        1. BenLark; hazır şu an sitede güncelleme konusunda durağanlık varken, şu fikirlerinden istifade edelim. Mahmut hoca ne dersin, bir kaç makale yayınlasan BenLark’ı da yazar kadrosuna alsan ne iyi olurdu.

        2. Başarı üzerindeki ana faktörleri soracak olsalar; 1-kaynak çeşitliliği, 2- bu kaynaklara erişim imkanı, 3-bu kaynakları kullanma yeteneği, derdim. Hepsi önemli. Bazıları neden hırslı bazıları neden tembel sorusu 3 numaraya giriyor. Yetiştirilme tarzı ve özellikle erken çocukluk çağının bunda etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. Özgüveni aşırı artı veya aşırı eksi yönde sakatlanmamış bir çocuğun yetişkinlikte hayatını düşüncesizce harcayacağını sanmam. Bu, berbat bir çocukluk yaşamış biri başarılı olamaz anlamına gelmiyor, çünkü yetişkinlik devri geçmiş travmalarla bilinçli şekilde mücadele etme devri. Ama işi çok daha zor.

  6. Mahmut Abi merhaba,

    En son yazı bu olduğu için yorumu buraya bırakıyorum.

    Blog içerisinde bazı yazıların altında çok güzel yorumlar oluyor. Yorumda yazılanla ilgili aklımda kalanlar oluyor fakat bir süre sonra hangi blog yazısının altında olduğunu hatırlayamadığım için dönüp yorumu bulmak zorlaşıyor.

    Bunun için websitesine yorumları da tarayan bir arama özelliği eklenmesi mümkün olabilir mi?

    1. merhabalar ben de bundan bahsedicektim aslında 🙂 okurların sormak istedigi soruları sorabileceği kendi aramizda bazi konular hakkında düşuncelerimizi paylaşabilecegimiz bir forum olsa çok güzel olurdu

  7. BenLark,
    Bunun doğuştan gelen bir özellik olduğunu okumuştum. A tipi ve B tipi kişilik profilleri var araştırabilirsin. A tipi profildeki insanlar bir şeyi başaramayacakları kesin olsa dahi hala onu istemeye devam edebiliyorlar.
    Hayattaki başarıya doğuştan gelen faktörlerin etkisi elbette var ancak araştırmalara göre örneğin 120 IQ ya kadar başarı ve zeka düzenli oranda artıyor. 120 nin üzerinde ise bir orantıya rastlanmamış.

  8. Bence bu tarz yazıların altına salak salak “abi biz kız var 23.45° açıyla baktı. Bana yd mi attı?” tarzı yorumları genelde 17-20 yaş arası atıyor.

    Kırmızı hapı gerçekten sindiren kişi meslek konusuna ve gelişim konusuna daha çok eğilir.

    Bu tür mavi haplı soruları genelde eli s*kinde gezen ergenler atıyor. Şebnem Ferah’ın”içine girdiğin küçük kaygan deliği yeni ve büyük bir dünya mı sandın” dediği gibi o deliği dünyanın en önemli olayı görüyorlar.

    1. +1500

      Ne olursa olsun hayatin her alaninda erkek adam olmayi ogrenmek…asil mesele bu.edebiyat bolumu okudum ama sikeyim shakespear i.olay adam olmakta…

  9. Mahmut abi;

    2 aydır işlerime çok güzel odaklandım. Derslerime çalışıyorum, ağırlık kaldırıyorum ve enstürman çalmaya başladım. Arkadaşlarım partilere giderken, yatarken ben sürekli bir şeyler yapıyorum işler tıkırında ama;

    Kendimi iflah olmaz bir beta gibi hissediyorum ve psikolojik açıdan sürekli daha fazla dibe çöküyorum. Zihin yapım bok gibi, kendi kendimi aşşağılık psikolojisine sokuyorum, birisi benden sırf daha yakışıklı ise onun hakkında kötü düşünüyorum mesela.

    Bunun sonucu olarak da insanlar benden uzaklaşıyor, sevilmeyen bir insan oluyorum her ne kadar bu aptal düşünceleri yansıtmamaya çalışsam da. Kırmızı hapı almadan önce böyle değildim, şimdi sürekli insanların bana saygı duymasını, kızların bana ilgi göstermesini bekliyorum bir nevi ilgi mantaklığı her ne kadar bütün bunların saçmalık olduğunu bilsem de bu açlığı dindiremiyorum amk. Bi yerde bi muhabbet dönüyorsa dahil olmak için çağrılmayı bekliyorum. Bence bu tarz aptalca şeyler asıl sorun değil, başka temel bir sorunun semptomu ama asıl sorunun ne olduğunu bilemedim.

    Yardım edersen sevinirim abi

    1. Bahsettiğin aşağılık kompleksi ve tembellik. kırmızı hap senin sadece 2 ay çabalayınca saygı ve ilgi bekleyen aşırı ezik yanına ışık tutmuş. Ŭstelik ilgi beklemek (=dilenmek) ve saygi beklemek (=dilenmek) bu öğretiden çok nadiren çıkarılan sonuçlar.

      Saygı beklenmez veya istenmez. Hak edilir. Ilgi istenmez ya da beklenmez. Hak edilir. Bunları hakeden biri olmak yıllar sürer.

      Bu işi kaldıramayacak olana samimi tavsiyem kırmızı hapı takip etmeyin. Size zarar veriyorsa zararlıdır. Özellikle de alçakgönüllü olamayacaksanız götün tekine dönerdiniz.

      Şu dilenme ezikliğini nasıl bastırırsın bilemem ama bastırman lazım. Yoksa bence KHyı bırak ve bulaşma.

      1. Sorun şu ki, KH’ye yeni başlayanlar genelde birkaç ayda Cengiz Han olmayı bekliyorlar. Darktriad biri olup (şu sözcüğü de Allah kahretmesin HAHA) kadınlarıyla ve yanına aldığı birkaç bilge kişiyle ”tüm dünyanın ona itaat ettiği” bir sistem yaratmayı hayal ediyorlar..

        Arkadaş da buna benzer bir hataya düşmüş, olsun. Zamanla, başarının kolay kazanılan bir şey olmadığını, aslında ”olmak” diye bir şeyin olmadığını, zira bunun hiç bitmeyen bir yol olduğunu, önemli olanınsa ”süreç” olduğunu kavrar. Yeter ki kendine odaklansın, gelişim sürecini dikkatli şekilde kontrol etmeyi ve sabretmeyi bilsin!

    2. 2 ayda mucize beklememen lazım. Ve ayrıca kadınların ilgisini önemsememelisin. Mahmut abi götün tekine dönersiniz demiş götün tekine dönmek sadece kızlarla ilişkilerinde işe yarar sosyal hayatında sana zara verir. Kız arkadaşlarınıza karşı götün teki olun onun haricinde efendi olun.

      1. Götün tekini tanımlayın. Kendini merkeze koyan erkeğe kadın göt der. Tanımınız buna uyuyorsa içinizden atamadığınız mavi hapı yakaladınız demektir. Olay götlük değil kadın gibi düşünmeniz.

  10. Mahmut bey, üstteki arkadaşın yazdıkları bir yana, sence Kh’i alıp, işin piçliğini öğrenip, götün teki olmak, o kadar da kötü birşey mi?

    ya da şöyle toparlayacak olursam, biraz göt olmak, belki de bizim için faydalıdır ne dersin?

    Ha bu arada Tom Torero ile ilgili şahsi fikrini merak ediyorum, beğenerek takip ediyordum, çizgisini de kendime yakın bulurdum, fakat, bir video gördüm gündüz oyunlarında kast ajanslarından oyuncu kiraladığına dair (orada aktrist demiş ben bu anlamı çıkardım).

    bu konuda ne düşünüyorsun? Buna cevap verdiği bir video falan varmı? aradım bulamadım.

    1. Nerede ve kimlere karşı göt olacağını bilmen lazım. Sadece flörtlerine karşı tepeden bakan göt biri olmanız lazım. Tutup da diğer erkeklere götün teki gibi davranırsanız zararlı çıkarsınız.

      1. Çoğu erkek gibi kendi zihin merkezine kendini koymaya feminenleşme yüzünden götlük demiyorsan götlük kadınlarla ilişkilerde de size zarar verir. Birgün kadınla çocuk yapıp yetiştirebileceğim bir ortam kurmayacağım ben ya Darwinin çıkmaz sokağıyım ya da genlerimi berbat bir aile ortamında ruhu ezilmiş sefillerde devam ettireceğim demiyorsanız tabii.

  11. Götlükten kastım, biraz daha Makyavelizmin dibine vurup, yükselirkenbaşkalarını ezmek pahasına bunu yapmak, vs.

    Bu arada Tom Torero ile ilgili düşüncelerini halâ merak ediyorum, kast ajanslarından oyuncu kullandığına dair duyumun vs varmı?

    1. Infidel serisinde kullandığı söyleniyor. Sanırım orada kullanmış ama diğerlerinde kullanmamış. Artık PUAları pek takip etmiyorum.

      Ilişkilerde yararlı götlük nedir? Bahsettiğin hayatta götlük. Bu kafadaki adamı özel bir meziyeti yoksa toplum parçalar. Milyonda bir olan erkeklere özenip bunu uygulamaya çalışan adamlar var ama göt olayım derken hakkaten göt olurlar. Milyonda birlik adamların meziyetleri için götlüklerine katlanıldığının farkında değiller.

      Ilişkilerde yararlı götlüğe örnek?

      1. Diğerlerindeilerin gerçek olduğunu düşünüyormusun?

        Yok ilişkilerde değil, hayatta yükselmek ilerleme amaçlı götlüklerden bahsediyordum.

      2. Mahmut abi bana kalirsa iliskilerde götlük yalnızca cerceveyi kaybetmemeye yarar ama sağlıklı bir ilişki olması çok zor.

        Bunu iki uctan ortayı bulmak zor olduğundan yapıyorlar ve aşırı uç daha kolay geliyor, dengeyi sağlamak hem biraz tecrübe gerektiriyor hem de daha zor olduğundan kolay olan aşırı uç seçimi söz konusu oluyor. Diğer uç ise kızı zihin merkezine koyan, eski mavi hap zihniyeti. Ondan uzaklaşmak isteyen deneyimli olmayan kırmızı hap okuyucusu öteki uca kaçıyor, zaten dengeyi bulmak tecrübe gerektirdiğinden ve daha zor olduğundan burada kolaya kaçma durumu da var.

  12. DAYGAME İÇİN KANAT ARANIYOR. ( İstanbul)

    Arkadaşlar selamlar. İstanbulda olup kırmızı hap hakkında belli bir birikime ulaşmış ve bilgi sahibi olan, kültürel olarak iyi seviyede olan bir kanat arıyorum. Hem daygame için kanat hem de kırmızı hap pratiğini tartışacabilecegimiz bir dost…

    Kırmızı hap pratiğini tartışacağımız dostluklar edinmek iyi olur.

    Mümkünse üniversite öğrencisi ya da lisans mezunu olursanız daha iyi anlaşırız.

    hukukculawyer @ gmailcom

  13. Mahmut abi Fitness hakkında bilgili misin,bilgin varsa neden bizi aydınlatmıyorsun ?
    YouTube da çok bu işi yapanlar var ama sen biraz sorgulayıcı yaklaşıyorsun ve körü körüne atlamıyorsun diye düşünüyorum oyüzden bizi bu konuda bilgilendirir misin

  14. Öncelikle sizlere teşekkür etmek istiyorum .6 aydır askerdeyim ve kırmızı hapı 1 ay önce keşfettim(bilin bakalım neden 😂). Askerde olduğumdan dolayı bol bol okuma fırsatım oluyor ve kendimi gelistirmek konusunda bayağı bir ilerleme kaydettim (107 kilodan 86 kiloya düştüm ki bu 4 aylık bir süreç , kitap okuma ,ağırlık , mastrbasyon cok fazla azaldı 2 haftada bir felan).
    Beytüşşebapta oldugum için Çarşı iznim olmayınca denemem için fırsat olmuyor ama suan watsapp ta 3 tane tabak çeviriyorum(tabi sanal tabak olayı varsa 🙂) . Askerlik bitince ne olacağını çok merak ediyorum ve kapanışı tekrar teşekkür ederek kapatmak istiyorum .. Sağolun ADAMLAR !!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *