Eskilerden biri

Herkese Selam

Erkek Adam bloğunu 2 ay dan beri yazıları ve yorumları izliyorum. Burada yazılan konular ve yorumlarda geçen terimlerin çoğuna yabancıyım. Okudukça gerçekte ne anlatılmak istendiğini anlıyorum. Yaşım 54. Erkek Adam veya Alfa derken Adamın erkekliği olarak anlıyorum..

Bildiğim şudur. Erkek adam hiç bir kayıtla kayıt altına alınamayan ve veya gücü nispetinde kayıt altına girmeyendir. Kendine ait bir doyum noktası yakalamaya çalışandır. Kendine ait doyum noktası. Bütün mesele bu. Bunu kimse bilmez görmez anlamaz. Anlatamazsın gösteremezsin. Sadece yaşarsın. Doyumsuzlukla yada doyumla. Bu Blogtaki arkadaşlarımız doyumsuzluklarının farkına varıp (kırmızı hap tabiri ile) doymak istiyor(uz).

Gerçekler zordur. Gerçekleri bilmek çok zordur. Gerçekleri yaşamak çok çok zordur. Gerçekleri hazmetmek gerçekten çok çok çooook zordur.Özellikle genç kardeşlerimiz hazır bazı bilgileri alıp matematik kuralları gibi formüller uygulanınca olacak zannediyorlar.

Yaş 54. İlk tokatı (Okul yılları öğretmenlerimizden yediklerimizi saymazsak) terör yıllarında altı üstü benden iki üç yaş büyük birisinden yemiştim. İkincisini de sıkıyönetim zamanlarında bir askerden yemiştim. İlk dayağımı döveceğimi zannettiğim bir yaşıtıma daldığımda yemiştim. gerçekler zordur. Hazmetmek dahada zor. Sonra ne oldu. 54 yaşıma kadar atmadağım yemediğim dayağın hatti hesabı kalmadı. Ve şu oldu. Dayağa doydum artık isteğim kalmadı. Doydum yani. Ama hala içimde kavgalarda gururumun kibrimin zorla kırılışının hüznünü veya iyiki daldım lan iyiki dövdüm lan dediğim sevinçlerim var.

Yaş 54. İlk cinsel temas farkındalığım ortaokulda şakalaşırken bir kızın kalçasına götüne her ne ise hafif bir temas ile ikimizdede bir şeylerin anlık değişimini gözlemlememdir. İlk kız ile çıkışım 16 yaşında çalışmaya başladığım iş yeri karşısındaki fabrikadaki bir kız gördüm o da beni gördü gösterdim kendimi ve yanımdakilere dönüp (yaklaşık 20 kişi kızları seyrediyoruz) şu kıza bakan olursa anasını sikerim lan oldu. Ve kıza 8 ayda 11 kez arkadaşlık teklif ettim. Sonunda kabul etti. Kızı Fabrika çevresinden başka bir yere götüremedim. Zibidi adam ne ister. O zamanlar sinemaya götür orasını burasını ellemek ister. Yada çalı dibine götürüp sikmek. Olmadı o zaman şunun farkına vardım. Ben bunun yanında ne duruyorum lan dedim.ve alternatif ihtiyacı hissettim. Ve kızı sessiz sedasız bıraktım. Alternatifler istiyordum. Çünki silah arkadaşım hücüm hücum diyordu. O zamanlarda erkekçe gibi dergiler vardı. Pembe aşk romanları vardı. Bunları okudum. Bu yüzden mahalle arkadaşlarımdan biraz dışlandım birazda ben istedim. Ve şunu anladım. Kadınlarda erkekler gibi cinselliği var. İstiyorlar yani. onlar istiyor ben istiyorum. Yürü be oğlum (siz yürüme diyorsunuz bakışmayada yürüme davetiyesi) 26 yaş evlenesiye kadar yürüdüm. bu arada çalışmaya devam baba parası yemedim. Arkadaş çevresi değişti. Uğrak mekanlar değişti. Hepsi için artı mücadele gerekti. Kadına doydum mu bilmiyorum.

Evlendiğim kız da fabrikadaki kızdı geldi beni nasip ile kısmet ile buldu.(Uzun hikaye) 3 tane 2 kız 1 erkek evlatımız var. Ben 49 yaşımda iken o kanserden vefat etti. Hanımdan Allah razı olsun bende razıyım. Çünkü erkek olarak kadından alabileceğim herşeyi aldım. Ve CPD (diyorsunuz) ikimizinde düşük değildi. Şunu gördümki feminen kadın ile herkes birlikte olabilir. Doyarmı doyar. Bende doydum.
Şimdi ikinci evliliğimi yapıyorum büyük bir mücadele içindeyim. Çünki feminist erkeksi benimle aynı yaşıt boşanmış 2 çocuğu olan cpd yok denecek kadar az bir kadınla evliyim. Ben istedim onunlada doyuma ulaşacağım.
Yaş 54 ilk müteşebisliğimi 26 yaşımda evlenmeden 3 4ay önce yaptım. İşyeri sahibi oldum. İşimi severek yaptım. Çok çalıştım. 3 iş yeri batırdım. Çok kazandığım zamanlar oldu. 50 kuruşa muhtaç olduğum zamanlar oldu. Şu an 4. işimi kurmalımıyım diye düşünüyorum. Şu var ki çalışma hayatı adamın erkekliğinde en belirgin öğe buradaki doyum ve varlığınız birçok şeyin belirleyicisi oluyor. Mutlaka disiplin şart kendi bedeniniz ve psikolojiniz üzerinde disiplin uygulayamazsanız hemen hemen hiç birşeyde başarıya ulaşmanız mümkün görünmüyor.
Bunları neden burada yazdım bilmiyorum. Galiba burada bana benzeyen adamlar var. Paylaşmak istedim.
Ayrıca Alfa terimine takılıp Alfa olmak isteyen arkadaşlara küçük tavsiyeler

1 – önce dayak yiyeceksiniz. Ve hazmedeceksiniz. dayak yemekten korkuyorsan unut hayal kurma.

2 – Kimseye muhtaç olmayacaksın. Bu yüzden iş hayatımız önemli ister disiplinle ister hedefinle kimseye muhtaç olma.

3 – Kadınlar hiçbir zaman Sümsük, Sürtük, Orospu, Güzel, Hanımefendi,Tatlı olmadılar (Fahişelere karışmam). Onlara bu sıfatları veren (takan değil) erkeklerdir. Çünki onların doğaları gereği potansiyellerinde mevcut. Erkek bunları açığa çıkarır. Ayrıca Kadınlar Kadınlarımız Annelerimiz Hala Teyze Abla Kızkardeş ve Kızlarımızdır. Varın ne söylerseniz şimdi söyleyin.

4 – Sağlığımız ve Zamanımız en büyük sermayemizdir.

Bir anım ile bitireyim bir gün namaz kılıyordum.
Birden aklıma hiç kadınla yatmamış bir erkeğe kadın sıcaklığını nasıl anlatabilirim. diye düşündüm.

Kalın sağlıcakla

Konuk yazar : eskilerdenbiri

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

97 thoughts on “Eskilerden biri”

  1. Yazı ile alakasız yorumları sildiğimden yorumu sildim ama yazı olarak bizimle alakalı ve faydalı olduğundan konuk yazıya taşıdım.

    1. Mahmut abi farklı bir yazının altında iki soru sormuştum birinin cevabını konuk yazarımız sayesinde aldım fakat sorduğum diğer sorunun cevabını düşünmeme rağmen bulamadım. Geçenlerde konuştuğum kızlardan biri ile buluştuk kahve içiyorduk ve aynı yerde bir arkadaşım ile denk geldik o da belli bir süre bizimle oturdu bu sırada kızın hareketlerinde ona karşı bir eğilim olduğunu gözlemledim bunu fark ettikten yaklaşık yarım saat sonra ofisten çağırmışlar gibi yapıp kalktım ve onları orada bıraktım daha sonra kız akşam mesaj attı geçiştirdim ve tekrar yazmadım. Doğru hareketi yaptığımı düşünüyorum fakat aklımı kurcalayan bu acaba bir shit test miydi ? Kalkıp gitme sebebim arkadaşım ile ilgilendiği için sinirlenmiş olmama değildi benim yerime onun ile ilgileniyorsa orada bulunmamın bir anlamı olmadığını düşündüğüm için gittim. Sence doğru hareket bu muydu yoksa farklı şekilde mi davranmam gerekirdi ?

    2. Mahmut bey sizlerle paylaşmak istediğim yazımı buraya koyduğun için teşekkür ederim. Yalnızlığım içinde yalnız olmadığımı fakettirdiniz.

    3. Yazı oldukça güzel
      1.maddedeki dayak yiyeceksiniz sözü bana fight club da kavga etmekten korkan Edward Norton u anımsattı

      Kadınları yaftalayan erkekler de CPDsi düşük kendine bir haber erkekler olduğu konusunda hemfikirim
      Kadınlar hipergamiktir ve bu özellik yüzünden çokça yaftalanma yaşanıyor
      Zayıf , fakir , bakımsız , cahil , korkak biriysen hiçbir kadın sana bakmayacak elbette başka erkeklere gidince de kadınlar
      “vay orospu demek bana vermedin ona veriyorsun ha “
      durumuna yol açıyor

      Aslında kadınlar değil bu özelliklere sahip hiçbir erkeği ailesi dışında kimse takmaz
      Başarı güç statü sembolü olmak böyle bir şey
      Burden of Performance…

      Ayrıca öğretmenlik konusunda şunu söylemeliyim

      Gerçekten fedakar , işi bilen hocalar var ve halen de old-school şekilde işlerini yapıyorlar
      Ben bile halen ilkokul hocamı görünce oturup muhabbet ederim bizim dönemden arkadaşlar da halen sorar onu

      Ama genel olarak öğretmenlerle hep problem yaşamışımdır
      Lisede hoca kaldırıyor beni
      Bilmediğim halde bana soruyordu amk
      Rezil etmeye çalışıyordu

      Tarihçiler, ingilizceciler , edebiyatçılar hepsi

      Laf atmaya çalışanlar , ezmeye çalışanlar daha nicesi

      Son olarak
      Öğretmen alım kriteri çok yüksek olmalı
      Kişiliği gelişmemiş aptal öğretmenlerle uğraşmak hele ki lisede bin türlü sorunla uğraşan gençler için çok zor…

      Alfa konusu ve erkek shit testi yazılarını okuyan arkadaşlara uyarı!!

      Bir ortamda size yapılan shit tesleri umursamadığınızda bile halen üstünüze geliyorlarsa bir şeyler kökünden hatalıdır
      Onu düzeltin

  2. 1 – önce dayak yiyeceksiniz. Ve hazmedeceksiniz. dayak yemekten korkuyorsan unut hayal kurma.

    Bu kısım cidden kendi yaptığım hatayı fark etmemi sağladı hata yapmaktan veya bazı durumlardan zararlı çıkmaktan çekindiğim (korktuğum) için bir çok şeyi atladığımı fark ettim.

  3. En önemli kısmı sonu olmuş “Birden aklıma hiç kadınla yatmamış bir erkeğe kadın sıcaklığını nasıl anlatabilirim. diye düşündüm.”

  4. Önemli bi konuya deginmek istiyorum. Bir çok kiside ayni seyi yasiyor yada yasamistir. Ben bi ortama girdigim zaman genelde diger erkekler bana dusmanlik eder. En uzun boylu ben oldugum icin belki tehdit algiliyolar olabilirler bilmiyorum. Neyse gelip bana atiyorum bi kusurum varsa dalga gecmeye calisiyolar fln. Bende bitane gecirip yerde kivranislarini izliyorum. bir ogretmen olarak şiddeti meşrulaşmurmak istemem tabi ama bunun konusulmasi lazim. erkek shit testi yazisinda bu duruma deginmis Mahmut bey. Ama o yazi tam bi sacmalik. Bi erkegin en buyuk dusmani diger erkeklerdir. Bunu cani gonulden soyliyebilirim. Erkekleri öldüren yine diger erkekler. Kimi kimi sikayet ediyorsunuz arkadaslar. Bi ogretmen olarak soyluyorum tek bir kiz ogrenciden saygisizlik gormedim su ana kadar. Erkek ogrencilerin ise acik konusuyorum hayvandan hic bi farki yok. Biraz uzun bi yazi oldu kusura bakmayin. Ama bu sitede ciddi bi erkek seviciligi var. Dusmaninizi izi taniyin arkadaslar.

    1. Aynen erkek shit testlerinden kalıyorsun. Yani bel bağlanamaz ve uzaklaştırılası birisin. Sorun sensin yani. Her girdiğin ortamda bu sorun olunca bu ortamlardaki tek ortak noktanın sen olmandan anlaman lazımdı. Ŭstelik ana babasının devlete ve sana teslim ettiği çocukları kız erkek diye ayıran; erkek öğrencilerine hayvan diyen ama duygusal güçsüzlüğünü ve alaya cevap verecek ince zeka yoksunluğunu şiddetle örtmeye çalışan asıl hayvan sensin. Bal gibi de şiddete meyillisin.

      Bir erkeğin en büyük düşmanı diğer erkekler sanan diğer erkeklere düşman ve uyumsuz adamlardır. Senin böyle yazman normal zira senin dünyan bu.

      Erkeklere düşman olan sensin.

      1. Sınıf öğretmeni seni bir ortamda görmeyi çok isterim. Manevralarını, yetkinliğini. Uzun boylu olduğun için içine düştüğün kompleksi. Erkek seviciliği mi?!! Sesli güldüm sesli!!

    2. Daha de da bağlacını yazmayı bilmiyor ve maalesef bu adam öğretmen.
      Senden yetişen çocuktan ne hayır gelir be kardeşim, yazık?

  5. Merhaba Mahmut Yöneticim

    Bloğu tekrar ettim ve biraz kafam karıştı.

    Ben genellikle dişilerin isteklerini hiç yerine getirmiyorum ve kendimi dişilerin gözünde ulaşılamaza getiriyorum ve benim için bazen yüzüme bazen arkamdan bad boy/asi diyorlar.

    Sorum şu, hiç umursamaz ve asi davranışlarıma devam mı edeyim yoksa bu umursamazlığın yanına ona ilgi duyduğumu göstereyimmi ?

    Ve blogda dişilerin alfa veya altın , beta omega kavramlarıyla ilgili bir şey bulamadım, böyle bir şey var mı yoksa mit mi ?

    1. Kadınlara dişi diyen adamın burda işi olmaz. Git bu saçmalıkları öğrendiğin TMCA sultana sor. Yanlış yerdesin.

      1. TMCA sultan kim maalesef bilmiyorum Googleda göstermiyor, ayrıca dişi demenin neden etik olmadığınıda çıkaramadım.

        Disiplin hakkındaki sorularımı yanıtlamıştın ve gayet güzel uyguluyorum hayatımda, doğru yerde olduğumu düşünüyorum.

        Her neyse, bu soruyu kendim deneyip öğreneceğim galiba.

      2. sevgili mahmut abi , dişi kelimesine karşı olumsuz tutumun tcma denyosundan geliyorsa böyle düşünmen doğal ( av malzemesiymiş gibi bir imaj yaratmıştı ) fakat ben dişi kelimesi konusunda seninle aynı görüşte değilim , tabi bunlar küçük ayrıntılar ama ” kadına dişi diyen adamın burda işi olmasın ” gibi bir çıkış yaptığın için değiniyorum .

        neredeyse tüm canlıların bir erkeği bir dişisi olur , başka bir canlıya dişi derken hakaret olmuyorsa insanın dişisine diyince de olmamalı – yada bir çözüm önerisi olarak adil olalım başka canlılara da adam kadın diye sıfatlar koyalım 🙂 – . insan kendini diğer canlıların erkek ve dişilerinden yüce ve üstün bir konuma koyduğu için ( saçmalık ) erkeğine adam dişisine ise kadın demiş ama bu kelimenin mantığı tamamen türsel bir masturbasyon , kendimizi daha iyi veya değerli hissetmek için uydurduk . bu dünyada var olan her şey insan içindir anlayışına epey yakın , hatta bu anlayışın kökenine insek , kaynağından sümerliler ve semavi dinlerin fışkıracağına neredeyse eminim .

        diyorum ki kasmayalım abi bu kadar , adamdı kadındı bu sıfatlar bizi doğadan yaşamın kendisinden soyutlayan şeyler , hayali bir tahta oturtuyor insanı . biz memeli familyasından insan türünün erkek cinsiyiz onlarsa aynı türün dişileri her türün dişileri ve erkeklerine mahsus belli karakteristik özellikleri olur fakat insanın algı dünyası adam kadın minvalinde döndüğü için bu bilgiyi unutmuş gibi . sanki doğal bir canlı değilmişcesine bir hayale kapılabiliyor ki bence kapitalin mavi haplı erkek yaratma projesinin çekirdeği burada .

        aslında hepimiz , biyolojik canlılar olduğumuzu tam olarak idrak edebilsek , bu farkındalıkta kalsak kırmızı hapı daha iyi özümseyebiliriz . ben kırmızı hap ve evrimsel biyoloji- evrimsel psikoloji alanlarının yan yana durması taraftarıyım bu açıdan bir kadına dişi demekte hiç bir sakınca görmüyorum aksine kadını bir kar tanesi yada tanrıça imajına sokmamak için güçlü antibiyotik .

        1. Kadına dişi diyen adam kendi zayıflığını karşısındakini aşağılayarak dengelemeye çalışan adamdır. Bu tür aşağılama ihtiyacı sizin kadına dominant bir pozisyona gelmek için onu aşağılama ihtiyacı hissetiğinizi yani sizin aşağılık kompleksi çektiğinzi gösterir. Bu kompleksi ele almak yerine zayıflığını erdem sanmanın nesi kırmızı hapla alakalı bilmiyorum. Kırmızı hap bir denge işidir. Kar tanem – bir tanem radikalleri ile sikerim lan dişi radikalleri kırmızı haplı değildir. En azından ben öyle saymıyorum ve burada onlara yer vermiyorum.

          Anladığım kadarıyla siz benim derdimi kartanelerimize nasıl dişi dersiniz alınganlığı sanıyorsunu. Benim derdim pratik. Bu dişi ağızlı adamlar aşağılık kompleksi kusarak girdikleri her ortamı boka çeviriyorlar ki ilk discord grubuna ne olduğunu görenler ne demek istediğimi anlarlar.

          Dişi tayfanın burada yeriniz yok. Ama kar tanesi bitanesi kadınlarımıza dişi dediğiniz için değil. Her ortamı bombok ettiğiniz için.

          1. mahmut abi sen ne yaptın allah aşkına . baya boş yapmışsın , büyük boş yapmışsın hemde . bir kere saygılı üslubuma karşı tamamen saygısız bir üslupla konuşmuşsun , ikincisi ön yargılı-beni belli kalıplara sokarak konuşmuşsun , üçüncüsü doğrunun tekeli sanki senin elindeymiş gibi konuşmuşsun , bunların alayı safsata çok yanlış düşünmüşsün , tabi olabilir de böyle şeyler mükemmel değiliz insanız . senden her daim übermenş olmanı beklemek hem hayalcilik hem de sana haksızlık olur . sana saygım var üstümde emeğin var hakkın var bu sitedeki herhangi biri yazsa uğraşıp cevap hazırlamazdım ama hem saygı duyduğumdan hem de kendimi ifade edebilirsem beni anlayabileceğini düşündüğümden , yani sensin diye yapıyorum bunu baştan söyleyim .

            öncelikle kendimi açıklayayım :

            tcma’cıymışım gibi cevap vermişsin kesinlikle değilim zerre haz etmem , 2012 senesinde hem sosyal psikolojiye ilgim başladığından hem de incici olduğumdan tanıyorum lavuğu iki hafta-bir ay kadar aralarında bulundum tarikat kurmaya çalışan bir ergendi o zamanlar , kandırılan insanlara durumu anlatmaya çalıştım dinlemediler , sonra ne oldu kurdu mu bilmiyorum .

            discord grubundaki dişicilerdenmişim ( sikerim lan dişi radikalleri ) gibi cevap vermişsin kesinlikle değilim .

            yazdığım şeyden bunu nasıl çıkarabildin hayret ettim , he yalan yok ben kadın ve erkeğin eşit olduğuna inanmıyorum , iki cinsin birbirine denk olduğunu savunuyorum . sadece insan dişi ve erkeğinde değil tüm evrende aynı sistematik dönüyor , yin yang . bu yüzden ne erkeği kadından ne kadını erkekten üstün görürüm , yerine zamanına göre birbirinden farklı üstünlükleri olduğunu ve bu yönleriyle de birbirini tamamladıklarını düşünüyorum ister gündüz gece olsun , ister neşe hüzün , ister erkek dişi . kadınlara bir öfkem kinim yok geceye de yok hüzüne de yok .
            siteye seyrek uğruyorum o grupta hiç bulunmadım . başkasının sıçtığı boku da bana temizletmeye çalışma onlarla aynı anlamdan bahsetmiyoruz ( av malzemesi ) dişi derken .

            şimdi şu safsatalarına bir bakalım :

            ” Kadına dişi diyen adam kendi zayıflığını karşısındakini aşağılayarak dengelemeye çalışan adamdır ”

            niye abi dişi demenin nesi aşağılama oluyor ? aldığı kaynağı kendi içinde dönüştürüp bu kaynakla bir can üretme yeteneğine sahip olan bir varlıktan bahsediyoruz ( sadece insan için degil canlıların çok büyük bir kısmı için böyle ) bu nasıl bir aşağılama olabilir ? ” dişisin hani şey ya hayvan hani bak senden üstünüm şimdi 😀 ” abi bu saçma bir diyalog yalnız böyle bir aşağılama olmaz mantık yok burada !
            kaldı ki sen allah mısın da bir insanın kullandığı bir kelimeden onun karakter zayıflığını yaşadığı travmatik deneyimleri falan çözüyorsun ( üstteki eleman asi bed boy falan hadi neyse bir şeylerle ele vermiş de sen alayına söylüyorsun bunu ) öyle bir şey yok .

            ” Dişi tayfanın burada yeriniz yok ”
            kendi kafanda ” dişi tayfa ” diye bir imaj üretmişsin bunun üzerinden insanları etiketleyip sallıyosun bu tutum indirgemeci , ötekileştirici ve tamamiyle yanlı . yani kim abi bu dişi tayfa neye benziyor ne yapıyorlarda beni bunlara yakıştırdın . siktiğimin discordundaki iki tane on sekiz yaşında velet yüzünden dişi tayfa mı olduk amınakoyayım . senin kafandaki dişi tayfa ben değilim seni öfkelendirmişler anlıyorum , denyoluk yapmışlar ama bunun yükünü bende harcarsan hakkımı yersin yapma . bence onların kast ettiği dişi kelimesi hani piliç dersin ya kadına ” şurdaki piliçlere bak ” gibi öyle bir dişi kelimesini kullanıyorlar benim kullandığım dişi kelimesi onlarla uzaktan yakından alakası yok . tabi bunun şekilciliğini yapanlar vardır ” abi dişi diyorum kıza çok coolum ” falan ama öyle bir şey de yok yani kadın da derim kız da derim hanım da derim dişi de derim kimseye sormayacağım hangi kelimeyi kullanacağımı . bu yüzden afaroz edilceksem de afedersin ama sikerim böyle sitenin anasını kendinizi peygamber sanmayın amınakoyayım

            ” Her türlü dişi mahlukata eğilimli gibi konuşan adamları büyük bir zevkle engelledim ve engellemeye devam edeceğim ”
            bu bir safsata ama bu konu hakkında konuşursam senle harbi kavga edicez , saygısızlık yapmışsın tek söyleyeceğim bu .

            sürçi lisan ettiysem affola , umarım derdimi anlamışsındır mahmut abi saygılar …

          2. Evet üzgünüm ki son paragrafta sen discordu bok eden dişicilerdenmişsin gibi yazmam hata idi.

      3. Regl karilar gibi bir uslupla cevap vermissin yakismadi Mahmut. Velev ki Tcma ustasindan ogrenmis olsun sonucta buraya yolu dusmus bir seyler ogrenme cabasi var. Belki ilk kaynagi tcma’ydi ve onun uslubu adamda yer etti. Ki tanimadigini da belirtiyor adam. Olay nedir, yazan adam kimdir bilip bilmeden bu kadar onyargili bir cevabini ilk kez gordugum icin sasirdim.

        1. Regl karı sensin. Biz burada kadın erkek ilişkisi üzerine tartışıyoruz. Her türlü dişi mahlukata eğilimli gibi konuşan adamları büyük bir zevkle engelledim ve engellemeye devam edeceğim. Gitsinler kendi çiftliklerini kurup tartışsınlar.

          1. Ben sizler gibi 25 yaşlarında değilim, 16 yaşındayım, daha liseyi bitirmemişken kırmızı hapı yalayıp yutmamı nasıl beklersiniz ? Daha tanışalı 6 ay bile olmadı. Bir şeyler öğrenip kendimi geliştirmeye çalışıyorum, belki sitenin “30luk abisi”nden bir şeyler kaparım diye düşündüm. Giderim illimitableman’den orijinal Metin okurum ha belki yarım saat daha fazla vakit harcarım ama buradaki gibi dırdır çekmem. Neymiş efendim, dişi değil kadınmış. Neymiş efendim tmca mı tcma mı ne boksa tarikatından bir gavatmışım.

          2. KH ile ilgili kullandığın kelimeler (dişi, altın) TMCA çıkışlı. Farkında değilsin belki ama kaptığın bölüm TMCAlı.

            Sorum şu, hiç umursamaz ve asi davranışlarıma devam mı edeyim yoksa bu umursamazlığın yanına ona ilgi duyduğumu göstereyimmi ?

            Kızlara ne gösterdiğin o kadar önemli değil. Senin kafa yapın önemli. Kızlarla başarı istiyorsan ilgi göstermen şart zira yürümeyi ve yükseltmeyi erkek yapar. Sadece ulaşılmaz takılırsan senin peşine düşmezler. Ŭstelik çoğu beta reddedilme korkusundan öyle davrandığından araya kaynarsın.

            Önemli olan reddedilmekten korkmamak ve gereğinden fazla yatırım yapmamaktır. Bu iş denge işidir.

            Dişi hitabının etikliği beni ilgilendirmiyor. Kızları kendi CPDlerinin bir tık altına indirmek ve üzerlerinde etki kurmak için aşağılamak zorunda kalan adamın bunda başarılı olması genelde kendisi için kötüdür zira daha bir hiçken am ile ödüllendirilirse içinde bulunduğu durumdan tepeye çıkması zorlaşır. Bu tür aşağılamaların çoğunun aşağılık duygusunu ya da mavi haplı hayallerin öfkesini bastırma aparatı olduğunu gözlemlemiş biri olarak 100 hatun yerine 20 hatunla yatma pahasına o kompleksi yok etmeyi tercih ederim.

    1. Son kısımda Namaz kılıyor yani Allah’a konsanstre olmuş durumda, şeytan gelip kadın ve seksi kullanarak aklına giriyor.

      yani sürekli kadın ve seks düşünürseniz hayatınız açısından kötüye gidersiniz, kendinizi yada inandığınız doğruları düşünmekten vazgeçmeyin, ayık olun demek istiyor.

  6. Red Pill’i farklı farklı yerlere çekenler, yanlış anlayanlar için güzel bir yazı bence.

    Çalışkan, inandığı değerlerin arkasında duran, istediği hayata sahip olmak için geri durmaktan çekinmeyen, yer yer kendini sorgulayan erkek adam abimize saygılar

  7. Ne işte nede başka bi yerde hic bi ortamda baska erkeklerle ugrasmadim laf sokmaya calismadim. Hatta hic slm vermeseler muhattap olmam. senin Shit test dedigin kötü niyet. Sen hic bu pisliklere denk gelmemissin, umarim da gelmessin. Yine söylüyorum bi erkegin en buyuk dusmani diger erkeklerdir. Sanildigi gibi kadinlar yada mavi sacli sisman feminist kiz degil. Herkese iyi aksamlar.

    1. Birincisi sinif ogretmenleri Turkce’yi boyle kullaniyorsa o sinifa yazik amk gecmis olsun.(-de, -da’lar Allaha emanet, soyl”i”yebilirim, muhat”t”ap vs.) Gelelim asil kisma. Ulan yukarida sacmalamissin adam cok agir bir sekilde agzinin payini vermis. Daha niye gelip yarrak delisi orospu gibi ayni muhabbeti acip rant kasmaya calisiyorsun? Madem erkeklerle muhatap olmuyorsun hepsi kotu niyetli daha niye erkek ortaminda bos yapip ilgi cekmeye, sorununu cozdurmeye calisiyorsun. Muhatap olma burayla amk. Hepimiz senin dusmanin oldugumuza gore sana buradan tavsiye cikmaz. Ne yaptigini da anlatma bize cunku dusmaniniz ve senin kotulugunu istiyoruz. Buraya bir ton adam cok sacma veya gereksiz seyler yaziyor(abi bi kiz var ben bunu nasil sikerim orneklerindeki gibi) ama senin kadar aptal, kendini bir sik sanip her seye alinan, aglak ve ozguvensiz bir sigiri ilk kez goruyorum. Adam gibi gelip sorsan yardimci olunur herkes fikrini beyan eder. Gelmis erkek ortaminda erkek shit testi yazilarini okudugun halde erkeklerin hepsi oc diyen, gotune saglam tekme yemis karilar gibi agliyorsun. Uzun boyunu posunu siktigim keske sana soyle bir blof atsam da yumrugu nasil geciriyorsun bir gorebilsem. Saglam gecirsen iyi olur. Hadi rica ediyorum siktir git bos yapma su guzel ortamda.

  8. Mahmut Abi çok iyi çok hoş ama yeni bir format yapsan bize çok ama çok yardımcı olursun.Evet güzel bu öğretiyi öğreniyoruz fakat biliyorum ki ben ve benim gibi arkadaşların en büyük sıkıntılarından biri olaya giriş ve bazı noktalarda söylenecekler.Gelmeye çalıştığım konu şu ki: Picking up mantığı ile kendi uyguladığın metotları,giriş konuşmalarını,sıkıntılı anlarda yaptığın hareketleri veya etkileyici konuları gibi somut bilgiler ve öğretiler vererek çok yardımcı olabilirsin bize.Umarım dediklerimi ciddiye alırsın ve bunun hakkında birşey yaparsın çünkü ihtiyacımız var.Teşekkürler !

  9. Yazıların eski yolundan çıktığını düşünüyorum, açıkçası eskisi gibi değil ve bu hali beni rahatsız ediyor. Bu yorumumu da yanlış anlamanızı istemiyorum, sizler düşünce yapımın oluşmasında güzel bir rol oynadınız ve genç bir kardeşiniz olarak (17) hakkınızı nasıl öderim bilmiyorum. Cidden kırmızı hap beni büyük ölçüde değiştirdi, elbette bunu da bir travma (bkz: oneitis) tetikledi ve arayışa geçtim. Hasbelkader benim durumumdan ve üzüntümden haberdar bir arkadaş bana kırmızı hap linki attı. İlk zamanlar bünye kabul etmese de, daha sonra büyük oranda içselleştirmeyi başardım. Fakat dedemin bir lafı vardır, akıllı adam hepsini okur yarısını benimserse benimser demişti koca çınar. O adamın sigara içişi bile bende hayranlık uyandırıyor, neyse konumuza dönelim. Sahalara indim, kızlara adım attım ve reddedildim. Yılmadım ve düzenli olarak insanlarla tanışmaya devam ettim, sosyal becerilerimi kuvvetlendirdim. Daha sonra parkta yürürken spor yapan güzel bir kız gördüm, tanışmam gerektiğini düşündüm ve hemen 3-4 saniyede bir yalan uydurdum. Yanına gidip merhaba dedim tok bir sesle ve dik bir vücut diliyle, omuzlarım gerideydi ve göz teması kuruyordum. O da merhaba deyince, ona tarz olarak çok benzeyen kız bir arkadaşımın olduğunu ve doğum gününün yaklaştığını, bir türlü karar veremediğimi söyledim. Bir süre üzerine paslaştık ve yalan olduğu için konunun üstünü pek açmadım, fakat konu konuyu açtı ve sohbet ettik. Daha sonra numarasını aldım ve gittim. O kızla ilk cinsel tecrübemi yaşamıştım, shit test ve son dakika direnci dolu haftalar geçirtti bana. Kızlar konusunda hissizleşmiştim aslında, seviştikten 1 hafta sonra onu ondan güzel bir kızla aldatmıştım. Biliyorum pek etik değil, fakat ne kadar arsız piç olursan o kadar değerli oluyorsun. Hatta bu iki kızı aynı masada oturtmuşluğum var. Bunu neden yaptım bilmiyorum, fakat bana en ufak rahatsızlık vermedi aksine hoşuma gidiyordu. (2. olan 1. den tırsıyordu, 1. biraz balıktı) neyse efendim, kızların peşinde koşan ve kendi ilgisini bedavaya peşkeş çeken bir meriçtim, son yaşadığım travmatik olay (Tanrıçamın ağzıma sıçarak beni reddetmesi) beni tetikledi. Üzgünüm kızlar, bir canavar yarattınız. Şu an buyum, kendi ilgi alanlarıma yoğunlaştım. Hatırlarsanız Uydu erkeklik yerine onurlu reddediliş diye bir yazı var sitenizde, onu yazan genç benim , toplantım var deyip masadan kalkıp giden deli de benim eheheh. İletişimi orada kesmiştim. Bu arada eski nick’imi unuttum. Kırmızı hap beni kadın üstadı yapmadı evet, zaten 17 yaşındayım ve gerçek kadınların (20-25 yaş) gözünde bir değerimin olmadığının da farkındayım, yaşıtlar ne için var? 😀 Kadın üstadı olmadım ama meriç de değilim, onurlu bir yol bu. Benim yolum. Teşekkür ediyorum bol bol.

  10. Merhabalar abilerim benim şöyle bir sorunum var kız arkadaşım benim üzerimden ilgisini biraz çekse hemen aklım ona takılı kalıyor başka işler yaparken bile aklıma o geliyor sürekli benimle ilgilensin istiyorum , acaba benden soğudu mu diye düşünüyorum

  11. Mahmut abi beynimi zorla bir şeye yapmaya iterken bir süre sonra çok sıkılıyorum ve kendimi uyurken buluyorum sorunluluklardan kaçıp uykuya yöneliyorum napmam lazım?

    1. Muhtemelen birden ve topyekün başlamışsın. Aşamalı başlaman lazım. Sitede disiplin ve irade yazısına bak. Jordan Peterson yazılarından bazıları da bu aşamalı disiplinden ve kendine köle muamelesi çekmemenden bahsediyor.

      1. Topyekün başlamadım ama istikrar da yoktu ve kendimi artık hayvan gibi zorlamam lazım .Bir de bazen hedeflerim aklıma geliyo çalışıyorum sonra hedeflerimi unutuyorum saçma geliyo ve çalışmam da azalıyo neden hedeflerim için bazen iştahlı olurken bazen duyarsız oluyorum?

        1. Ortalama her disiplinsiz insan bahsettiğin gibidir. Disipline bel bağlayacaksın, iştaha değil. Çok el bebek gül bebek büyüyorsunuz, zora gelemiyorsunuz maalesef. İlla iştah olacak, motivasyon olacak …

          Hayvan gibi zorlamaya kaldıysan işin zor, tamamen disipline dayanman lazım ama abanacak bahsettiğin irade çoğu insanda yoktur.

    2. Yarın bir meslek sahibi olduğunda canım sıkıldı bugün işe gitmiyorum deme lüksün olmayacak en azından bu lukse sahip olacak az insan var yani eğer kendi işinin patronu değilsen. O yüzden bugün de yapman gerekenleri canın sıkılsa bile yapmak zorundasın. Sorumluluklarını yerine getirirken keyif almayı bekleme . Doktorun verdiği ilaç gibi düşün tadını sevmesen de sağlığına kavuşmak için içmek zorundasın

  12. Konuyla değil ama yorumla alakalı bir sorum var benim. “sinif ogretmeni” rumuzla arkadaşın yorumuyla alakalı. Benim istemeden yaptığım bir huyum var. Mesala bu arkadaş 24 yaşında olduğunu söyledi ve meslek sınıf öğretmenligi. Eskiden itibarı olan bir meslekti ama şimdi değil. En azından ben bizim nesilden adamın buna benzer bir mesleği olması için başarılı olmaması gerektiğini düşünüyorum.
    Sormak istediğim soru; ben böyle adamlarla tanıştığımda ya da bir şekilde aynı münakaşa ortamında bulunduğumda istemeden küçümsüyorum. Yani söylediği şeyler komik geliyor ya da ne bileyim cevap vermiyorum falan. Sadece meslek olayında da değil mesela adamın bir kusurunu yakaladığım zaman insanları üzmek hoşuma gidiyor. Ama tekrar söylüyorum isteyerek yaptığım bir şey değil bu kendi aileme de yapıyorum. Benim için bir zararı olmuyor ama değer verdiğim insanlar şikayetçi. Özellikle kırmızı hapla tanıştıktan sonra inanılmaz arttı bu. Çok ufakken de böyle bir huyum vardı 6-7 yaşlarına kadar sonra geçmişti. 6 yaşına kadar ailemden ayrı yaşadım bu arada. Sen de psikolog falan değilsin kusura bakma ama daha önce sitede bu narsizm gibi konularla ilgili çok yazı yazılmış. Hem konuya hakimiyet bakımından hem de yaş bakımından benden daha tecrübeli adamlar var burada. Benim yazılardan anladığım kafanın böyle kötülüğe çalışması iyi bir şey. Ben insanlarla yeni tanıştığımda ilk gözüme çarpan kusurları oluyor, daha sonra bunlarla ne kadar takıntılılar zayıf yönleri neler hep arka planda aklımı kurcalıyor. Ama hayat filmlerdeki gibi değil bunları kullanmıyorum. Bu huyum iyi bir şey mi bana iş hayatında faydası olur mu yoksa üstüne düşmeli miyim yardım ederseniz çok güzel olur.
    Meslek avukatlık(stajyerim şu an)
    Bir de Araplarla ticaret yapıyoruz yan meslek olarak.

    1. Böyle şeyleri genelde kendi eziklikleri ile yüzleşemeyen ve kendisinin bilincine bile zor görünen karakter zayıflıkları olan adamlar yaparlar. Birinin kusuru genelde kendimizin aynada yansıması olduğunda bize batar. Örneğin kırmızı haplı olduğunu iddia eden bir erkeğin kıza uşaklık eden mavi haplıya ya da ukala bir kıza sinirlenmesi, kendi kırmızı hapından emin olmamasından, her an geri düşeceğinden korktuğu çukuru gösterdiğindendir. Yansıtmadır yani.

      Sınıf öğretmenliği çok önemli bir meslek aslında. Ben olsam maaşlarını 3 katına çıkartır ama işe alış kriterlerini daha acımasız yapardım. İşini iyi yapan bir sınıf öğretmeninin ürettiği katma değerin sen avukatlık ya da ticaretle yanından geçemezsin. Ya da ben yaptığım IT işi ile. Ama maalesef çoğu sınıf öğretmeni ciğeri beş para etmez adamlar.

  13. Yukarıda öğretmen arkadaşa belki de üslubundan dolayı biraz fazla yüklenilmiş, ki ben de bir Öğretmenim, kendisine tam olarak katılmasam da, özellikle Türkiyede kadınları şımartıp, götünü kaldırıp, bu hale getirenlerin ahmak hemcinslerimiz olduğunda sanırım hepimiz hemfikirizdir.

    Gerçek resim kullanmayı gerektirmeyen bir sosyal medya ortamını kullanıyordum bir aralar, biyomda erkek olduğumu belirtmeden önce kız sanıp şiirlerle girizgah yapan angutlar bile vardı, erkek olduğumu profilimde belirttikten sonra bile kadınmısın-erkekmi diye yazan ya da bodoslama yazanlar oldu.

  14. Abi yazdığından karşımızdaki kim olursa olsun ne olursa olsun fikirlerine, düşüncelerine saygılı olmamız gerektiğini çıkarıyorum. Bu mantık da bana çok ters geliyor işte. Öğretmenlik için söylediklerinde haklısın bence de toplumda en fazla para kazanması gereken meslek ama somut olana bak öğretmen olmak için üniversite sınavında nerdeyse barajı aşman yetiyor. Benim şu ana kadar red pillden çıkardığım yeri geldiğinde yukarıya çıkmak için insanları ezmesini bileceksin ve bundan rahatsızlık duyman içindeki alfaya hakaret. Ama yeri geldiğinde de kendi çıkarların adına takım adamı olmayı da bileceksin. Ben yaptığım işi de özellikle yazdım ki avukatlıkta iyi yalan söylemeden büyük başarı elde etmek çok zor. Yani bunlar red pill için çok abes seylerse ben baştan işi çok yanlış anlamışım. Ben Türkiye’deki rekabet ortamında başarılı olmak için böyle hareket etmenin doğru olduğunu düşünmüştüm. Dark triad ile ilgili yazıları okurken doğru yolda olduğumu düşünmüştüm. Hatta son 1 yılda (kırmızı hapla tanıştığımdan beri) kendi küçük çevremde çok büyük başarı elde ettim. Yapana kadar yapmak yazısından beri vicdanımı acıma duygumu köreltmeye çalışıyordum. Senin aslında olman gereken kişi bu çocukken de böyleydin zamanla bu özellikleri kendi lehine çevirmeyi de öğreneceksin diyordum kendime. Bunlar kendi ezikliğimden mı kaynaklanıyor şimdi. Bir yorum atarsan gerçekten sevinirim.
    Bu arada hayat filmler gibi değil kullanmıyorum yazmışım, o kullanamıyorum olacak yazdığımın anlamı çok değiştirmiş.

    1. Hay sizin şu alfanızın ta amına koyayım. Çok yakında bırakacağım bu işleri böyle yorumlar yüzünden. Okumayın böyle kırmızı hap falan bünyeniz kaldırmıyor.

      Yukarı çıkmak için yenmesini bileceksin, çalışmasını bileceksin, ağ kurmasını bileceksin. Allahtan bu ezeceksin diyen adamların çoğu ağ kurmayı beceremeyip herkesçe dışlandığundan karınca gibi ezilirler sonunda. Türkiye böyle ezen – ezilen abuklamakları ile köklerine kadar çürümüş bir ülke. Hiç değer üretememesi tesadüfi değil.

      Bin kere söyledik. Doğada böyle ezerim yükselirim diyen alfa şempanzelere ne olduğunu anlattık. Dünyanın istersen en alfası olsun, 3 tane omega bir araya gelip parçalarına ayırırlar, ezerim geçerim diye büyüklenirken diğerleri için sıfır değer yarattığından parçalarına ayrılırken kimse yardımına gelmez. İnsanlar şu şekilde takımlaşır :

      http://erkekadam.org/2018/05/09/maskulinitenin-evrimi/

      Çoğunuz daha birgün bile kendi hayatını kazanmamış hatta daha çocuk olduğunuz için değer üreten insan takımları ile tecrübeniz sıfır. Ama insan alfasını kurt veya goril alfası ile karıştırırsanız büyük sıçarsınız benden söylemesi.

    2. Anlama kapasiten sadece kaba siyah – beyaz düşünmeye mi yetiyor? Ben kollektif olarak sırf grubuna bakarak küçümsemeyin dedim ya nedense bu hemen adama kim olursa olsun saygı duyun anlamına geliyor! Mesela adamın kişiliğini ve değerini bilmeden cahil cahil küçümseyeceğine verilere göre küçümse, nötr kal ya da saygı duy diye bir mekanizma fazla karmaşık (!) maalesef.

  15. İğrenç bir yazı yazan adamın cahilliği ve meriçliği her satırdan damlıyor böyle bi hata yapmazdın sen Mahmut Hocam. Okumayınız

    1. Az gelişmiş ülkenin taze soğan eliti, adam eskilerden tabii ki full kırmızı hap olmaz ama 100 Dolara bahse direrim o meriç etiketini sana yedirir. Bu yoruma itibar etmeyiniz.

    2. “iğrenç bir yazı” diyecek kadar beğenmediysen ya sayfayı terkedersin ya da kendi düşüncelerinin olduğu açıklamada bulunursun. Beğenmediğin yazıya laf edip adminin sayfasında admine laf atmak nedir entel dantel kardeşim benim ?

  16. Sitedeki samimi yazılardan biri tebessümle okudum, ağlak ergenlerden gına gelmişti.
    “abi en alfa benim ama olmuyoğğ:(”

  17. Elinize sağlık, güzel yazı. Ayrıca yaşadığım çevrede sinemaya kız götürmek, hala onur duyulası bir şey. Ülkemizin doğusunda bu konular hala aynı seviyede hatta daha kötü. En kralından muhafazakar tanıdıklarım bile çocukları kız bulamadı diye yakınıyorlar. Ben evlenmeyeceğim diyenleri anlarım ama ortalama biri öyle ya da böyle artık kızlara yürümek zorunda. Anneme söylerim bana bulur dönemi sanırım bitti.

  18. Engin, çok büyük yanlışın var, bu cehalet kokan şeyleri nereden öğreniyorsunuz bilmiyorum ama
    , bırak barajı aşmayı pek çok branşta bi tarafını yırtsan devlete atanmak zor.

    Bir de çalışan bir öğretmen olarak, adeta bir linç kampanyasıyla karşı-karşıyayız, işin angaryası, siyaseti, müfredatla sınırlı kalmamız, pek çok yönden elimizin-kolumuzun bağlı oluşu gibi sana bir ton sebep sayabilirim.

    Ben de öğretmenler odasında Müge Anlı izleyen tiplerler karşılaşınca utanıyorumda ne yaparsın ki öğretmen de bu toprakların insanı, alışkanlıklarında, davranışlarında bu milletin geri kalanından ayıramazsın ve bahse girerim bu söylediklerimi her meslek grubunda bulabilirsin.

  19. Makaleyi ben de beğendim, Tabi halalarımız, teyzelerimiz kısmı hariç, kimse neticede kendi halasını teyzesini kastetmiyor

    Bu arada Da’lar ayrı yazılır, yukarıda ayırdığımı sanarken ayırmamışım, günahımı da çıkardığıma göre işime devam edebilirim 🙂

  20. Sevgili abimiz güzel yazmış ama 3 çocuğu olan 54 yaşında bir adam neden bir daha evlenmek ister açıkçası anlamlandıramıyorum.

    Hadi sevgili yap, aynı evde yaşa vs. de neden yasal bir sorumluluk altına gireceksin ki?

  21. Cevaplamalımıyım diye düşündüm. Hayatın gerçekliği açısından cevaplamalıyım dedim.
    Iyku rumuzlu arkadaş için bilgilendirmedir.
    -Hadi sevgili yap, aynı evde yaşa vs. de neden yasal bir sorumluluk altına gireceksin ki?
    Sevgili yapmak, aynı evde yaşamak, veya tabak çevirmek, erkek olarak sorumluluğumuzu yokmu ediyor.İsteyerek veya istemeyerek doğurttuğun çocuğun Anne Baba ihtiyacı sorumluluktur. Çocukların maliyeti Kadın maliyetinden kat be kat fazladır. Hayattan korkarakmı yaşamalıyım.
    -3 çocuğu olan 54 yaşında bir adam neden bir daha evlenmek ister
    Çünki 54 yaşındayım. 24 yaşında 300kg deviren adam şimdi 30 kg taşımakta zorlanıyor. Testosteron seviyem düşüyor. Hayatımın son yıllarına girerken Çocuklar vasıtası ile Kendimi işe yaramaz bir şekilde huzur evinde bulmak istemiyorum. Bana güç verecek mücadele edebileceğim birşeyler lazım.
    Dikkat edersen yazımda bana huzur ve mutluluk verecek bir eş le eşleşmedim.
    Şimdi ikinci evliliğimi yapıyorum büyük bir mücadele içindeyim. Çünki feminist erkeksi benimle aynı yaşıt boşanmış 2 çocuğu olan cpd yok denecek kadar az bir kadınla evliyim. Ben istedim onunlada doyuma ulaşacağım.
    Umarım yeterli gelmiştir.

    1. Cevap için teşekkürler üstad. Benim yaşımdayken anlaşılmaz olan bir durum ama tabiki sizin yaşınızda olunca farklı bir bakış açısı olacaktır. Bunu anlamak için dahi sizi dinlemek iyi bir tecrübedir. Yeniden tesekkurler

  22. Terbiyesizlik yapma Mahmut simdiye kadar saygiyla destekledim seni abuk sabuk konuşup asap bozma. her mecrada seni savundum kendimden de kendindende şüpheye düşürme sen beni nereden bileceksin ki meriçligime bahse gireceksin. Meriçlik içeren yazı koyarsan onca zengin icerigi birakip yorumu yaparim çizgine dönmen için bir uyarıdır. yazıların bir senede degişti artık politik doğruculuk filtresine takılıyorsun eski mahmut hocama dönmen dileği ile…

    1. Terbiyesizlik yapan sensin durduk yere 54 yaşında adama cahil diyorsun meriç diyorsun. Sen tanımadığın etmediğin ve standart eski toprak dayıya meriç dedin sonra okuduğunu anlamadan “benim meriçliğim falan” abukluyorsun.

      Aslına bakarsan burayı okuyan kitlenin önemli bir kısmını tanımlayabilecek ve politik doğruculuğun tam tersi bir tanım yaptım.

      1. Sazanlığım için özür dilerim.
        Bir insan ihtiyacını karşılayacak çok hayvan bulabilir; ama bir insanın, düşüncelerini paylaşacağı bir insana ihtiyacı vardır.

  23. Güzel bir hayat tecrübesine dair yazı. Paylaşan abimize teşekkürler. Burada yanlış bir bilgi olduğunu düşünmüyorum.

    Tartışma konusu olmuş o sebeple değinmek istiyorum. Bahse konu abi buradaki birçok kişiden muhtemelen daha alfadır, okumuş mu bilmem ama yaşı ve tecrübesiyle buradaki çoğu kişiyi cebinden çıkartır.

    Yalnızca, ben de 3 çocuğum var iken, 54 yaşında evlilik yükünün altına kendimi bir kez daha sokar mıydım bilmiyorum ancak bu da abinin kendi tercihidir. Bunun sebebi evliliği yalnızca çocuk sahibi olmak için düşünmemdir.

    1. Eskilerin deyimi ile evlenmeden dost hayatı yaşamak ayıplanacak bir şeydi. Evlenmem seks yaparım hedefini herkesin inanç sistemi kaldırmaz. Yaşı 50nin üzeri olanlar için birlikte olmak demek çoğunlukla evlilik demekti.

      Bu tür yorumları yazarken Türkiye’de yaşadığınızı ve kıyı şeridi haricinde de oldukça tutucu yerler olduğunu unutuyorsunuz.

      1. Mahmut abi, aslına bakarsan benim de inanç sistemime aykırı olmakla beraber bu ortam beni ya MGTOW’a ya da evlilik dışı cinsel ilişkiye yöneltiyor, kendi adıma başka da seçenek bulamıyorum.

        Bu ortamda, feminenlikten çokça uzaklaşmış, adeta erkek gibi davranmaya başlamış kızlarla evlenmek ve aile kurmak çok zor, en azından benim gibi ataerkil bir insan için. Devir çok değişti, artık görücü usulü bile bozuldu. Erkeklerin maruz kaldığı boşanma ve nafaka tecavüzü de ortada maalesef…

        30-32 yaşından sonra muhtemelen görücü usulü, ataerkil bir ailede yetişmiş, benim çerçeveme girecek ahlaklı bir kız bulup asıl amaç çocuk sahibi olmak için evleneceğim, yürür ise aile hayatı fakat yürümez ise boşanma ile sonuçlanacak…

      2. Bunu herkes unutuyor. Bence bu sitenin yazarları da bunu hep unutuyor. Anadolu’da yaşıyorsanız game nighthmare modunda. Sokakta kadınlar size mesafeli durur, kızın ailesinin haberi olacak diye ödünüz kopar. Siz her kadın hafifmeşrep sansanız da gerçekten muhafazakar bir kadını alfa olsanız dahi sekse ikna edemezsiniz. Türkiye’de red pill hakkında yazacak arkadaşlar bunu unutmasın.

  24. Burada yazarı eleştiren arkadaşların unutmasın ki eskilerdenbiri 54 yaşında. O gençken ne internet vardı ne de kırmızı hap. Red pill açısından bakarsak davranışları hatalarla dolu elbette. Örneğin bir kıza değil 8 kez ikinci kez bile arkadaşlık teklif edilmez. Bir kız için asla “şu kıza bakan olursa anasını sikerim lan” denmez çünkü bir kadın için kavga etmek pussy on pedestal durumudur.

    Şu kısım beni acayip güldürdü hocam namaz kılarken aklına bu mu geliyor yahu?

    “Bir anım ile bitireyim bir gün namaz kılıyordum.Birden aklıma hiç kadınla yatmamış bir erkeğe kadın sıcaklığını nasıl anlatabilirim. diye düşündüm.”

    Kendine iyi bak siteyi iyi oku İngilizce bilmiyorsan hemen öğren çünkü çok bilgi eksiğin var.

    1. Eyvallah
      Siteyi okuyorum ve ilgi çekici buluyorum. Günümüzde erkek nasıl olunur, olmalıdır sorularının çoğuna cevap vermektedir. Bununla birlikte olmazsa olmazda değil. Pratiğe dökülmüş ama toplumsal veya sosyal sonuçları netleşmemiş bir inanç sistemine dönüşmek üzere gibi bir sonuç çıkarmam mümkün.
      Hoşuma giden tarafı erkekliklerini arayan ve kendilerini bu yolda yetiştirmeye çalışan adamların olduğunu görmektir. 90 yaşıma da gelsem bu mesele bitmez bir ihtiyaçtır. Bu ister Namazda camiide ister kilisede ister evrim inancında bu böyledir. Kalkmışın dini imanı olmaz. Nasihatını aldım eksiklerimi tamamlamaya çalışıyorum.

  25. Yazı oldukça samimi ve motive edici.İtiraflar ve tecrübeler paylaşılmış bir “eski topraktan”.Bu siteyi güçlü kılan da bu yazıların çokça olması zaten.Kendimize ve insanlara karşı ne kadar dürüst olursak bu yolda o kadar başarılı olacağız…

  26. Mahmut abi ve diğer arkadaşlar bir konuda yorumunuzu merak ediyorum. Memur olmak vizyonsuzluk mudur ? “Zeki adam memur olmaz” önermesine katlıyor musunuz?

  27. bir kaç gün önce merak edip tinder yükledim, ordan oraya atlaya atlaya tinder profili nasıl olmalı vasıtasıyla yolum bu siteye düştü. bir sürü yazı yazılmış çoğunu henüz okumadım sizin buradaki tam amacınızı da anlayabilmiş değilim. herhalde herkes karı kız tecrübelerini bilhassa hayat tecrübelerini paylaşıyor, yaşça ufaklarda nasihat alıyor. konsepti doğru anlamışsam çok hoşuma gitti. benim yaş 30 çok görmüş geçirmiş bir adam sayılmam ama ben de bu eskilerden abi gibi edindiğim tecrübelerimi paylaşayım dedim.
    Ankara’nın kasaba sayılabilecek bir ilçesinde nispeten muhafazakar bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. babam da annem de memurdu. maddi açıdan çocukluğum boyunca neredeyse hiç sıkıntı çekmedim. zaten yaşadığımız yer alabildiğine bozkır yakında bir tane gölet var canın sıkıldı mı çık kedi köpekle oyna ya da diğer bebelerle balık tutmaya git. cennet gibi bir yerde büyüdüm yani. lise çağına geldiğimde kuleli askeri lisesini kazandım. anam biraz mırın kırın etti babamsa çok gurur duydu. sonuç olarak hakkınızı helal edin dedim yanlarından ayrıldım. mülakatlarda da sıkıntı çıkmadı. askerliği anlatamayacağım kadar çok sevdim. sevdiğin işi yapınca doğal olarak başarılı oluyorsun. ama şans işte harp okulunda işler değişti.
    babam okumayı çok severdi bizim evin koridorunu boydan boya kaplayan bir kitaplığı vardı. ben ufakken alt raflardaki kitapları alır yırtarmışım. anam evden ayrılırken: oğlum asker olma sen bebekken Kur’an yırttın ölürsün demişti. hiç bir zaman dindar biri olmadım doğal olarak aldırmadım. hatırladıkça gülüyorum. büyüklerinizi dinleyin kardeşlerim adamların bir bildiği var da konuşuyorlar.
    neyse işte harp okulundayken sınıf okulum hukuk. Anadolu üniversitesinde bir yandan ya hukuk bitiriyorum. hedefim askeri hakim olmak. zaten herkes geleceğin YAŞ üyesi olarak görüyor beni. izne geldiğimde çevremdeki insanların, özellikle kızların ilgisini görmeniz lazım rüya gibi. dedim ya işimi anlatamayacağım kadar çok seviyorum. ara sıra hala rüyamda görürüm o zamanları. çok mutluydum. derken Ergenekon patlak verdi ve nasıl olduysa geldi beni buldu. içeri girdik, çıktık hukuk fakültesini sivilden iyi kötü bitirdim. ama iş bulamadım çünkü eski hükümlüyüm. en sonunda aygaz firmasında asgari ücretle işe başladım. tüp dağıtıyoruz, montaj yapıyoruz vs. bu arada madem kızlarla ilgili anılarımızı anlatıyoruz; o zamanlar residanslar yeni yapılıyor bizim orda. residansın bir tanesi ev tüp götürdüm. resepsiyonda benim yaşlarda çok güzel bir kız var. omzumda tüp kıza böyle residanslarda da hep sizin gibi güzel bayanlar çalışıyor dedim. kız güldü falan ordan bu memlekette cehapeli teyze diye tabir edilen -herhalde menapozdaydı kahpe- bir kadın geçiyor. kadın geldi yanıma -ben hala kundakta bebek taşır gibi tüple geziyorum- delikanlı dedi buralar senin harcın değil hiç uğraşma dedi kızın önünde. bana bu hiç koymadı çünkü cesurum ve mutluyum 😀 . düşebileceğim en dip noktaya düşmüşüm zaten YAŞ üyesi olacakken evlere tüp götürüyorum. benden çok daha zor şartlarda yaşayan insanlar tabi ki olmuştur. ama bu mantık mücadeleye devam edebilmemi çok kolaylaştırdı. zaten çok uzun sürmedi bu durum. gittim kazandığım parayla özel güvenlik sertifikası aldım. akabinde de iş bankasında çok iyi bir maaşla işe başladım. daha sonra babam sağolsun onun arkadaşı bir avukatın yanında staja başladım. yanlış hatırlamıyorsam baroya kaydımın tamamlandığı hafta bir tane miras davası yakaladım. davayı bile açmadan karşı tarafla anlaştık ve elime hiç görmediğim kadar para geçti.
    o ara devremden bir arkadaş Eskişehir’de yazılımla uğraşıyor. Ankara’da karşılaştık biraz sohbetten sonra karı kız konusu açıldı. o kadar aksiyonda ben tamamen unutmuştum kadınları. devrem dedi ki Eskişehir’e gel benim müdavimi olduğum bir mekan var kız düşürürüz. şimdi müdavim,mekan,kız falan deyince insan bar,pavyon,disco gibi yerler düşünüyor. pezevenk beni simit sarayına götürdü. masaya oturunca elemanlar ooo abi hoşgeldiniz falan diyor, masada simidimiz çayımız eksik olmuyor ama nihayetinde biz elli altmış kişilik koğuşlarda kalmış adamlarız. abaza olmak o askeri çevremizde bir gurur kaynağıydı. lisedeyken bir kere escorta gittim milli oldum diye statüm yükselmişti. biz kimiz ki simit yerken bir yandan kız düşürelim. işte hayat sürpizlerle dolu bunun en açık örneğini orada gördüm. yan masaya kızlı erkekli bir öğrenci grubu oturdu. kızlardan biri yükseklik korkusundan bahsediyor. ben de atladım araya direk
    -gel seni paraşütle uçaktan atalım bir daha korku morku kalmaz dedim.
    masadakiler ne iş yaparsın falan sorular sordular. sonra biz de simitlere geri döndük ama kızı gözüme kestirdim. ama kızın hiç ilgisi yok arkadaşlarıyla sohbet ediyor. kız motosikletten bahsetmeye başladı. çok seviyorum falan diyor. ben yine atladım araya
    -ben de motor almayı düşünüyorum dedim. şu kadara en iyi ne alınır. parayı yüksek bir rakam söyledim ortalama bir araba parasıydı herhalde o zaman. benim de ufakken kısa bir dönem sanayide çalışmışlığım var. ordan konu açıldı sonuç olarak yine herkes kendi masasına döndü. ben de şansımı denedim aga siktir et dedim. daha sonra masadakilerin çoğu kalktı. benim yürüdüğüm kızla başka bir kız kaldı.biz de tavla oynuyoruz. oyunun en hareretli kısmında kız arkadaşına bir olay anlatıyor bir mekana gitmişler elemanın biri kızdan numarasını istemiş bu da bir numara yazıp vermiş. sonra diyor ki:
    +ben manyak mıyım tanımadığım adama numaramı vereyim.
    o kadar fukaralıktan sonra elime para geçmesinin verdiği özgüvenden mi yoksa kadın vücuduna hasretten mi bilmiyorum bana bir harekete geçme isteği geldi.
    zarları olabilecek en karizmatik şekilde tahtaya yuvarladım ve kıza döndüm:
    -bunu anlatmayaydın iyidi tam da numaranı isteyecektim.
    kız bir şoka uğradı benim arkadaş da kızın arkadaşı da şoka uğradı. itiraf etmek gerekirse ben de şoka uğradım. ama kız arkadaşına dönüp:
    +yani zevklerimiz uyuşuyor askerlere de hep ilgim vardı. kendince kılıfına uyduruyor durumu kahpe. neden olmasın dedi ve telefonunu uzattı. ben de numarayı yazıp kendimi aradım. isim ne dedim havva diye de kaydettim. benim amacım tamamen kendime gözüme kestirdiğim bir kızın numarasını alabileceğimi kanıtlamaktı. bundan sonra tavlaya devam ettim yan masaya bakmadım bile. tavla bitince de kalktık ben albatros otele doğru geçtim hala açık mı bilmiyorum arkadaş da evine geçti. otel odasında televizyon izlerken kız mesaj attı. bir motosiklet fotoğrafı bunu alabilirsin fiyatına göre çok iyi falan yazıyor. bende
    -yarın akşam 8’de aynı yerde buluşuruz bakarız yazıp uyudum.
    ertesi akşam sekize doğru kız seni bekliyoruz yazdı. mekana gittiğimde 5-6 kişi vardı kızla beraber. kız ayağa kalktı tam elini uzatacakken belinden kavradım yanaklardan öptüm. diğerleriyle de tokalaştım. masadakilerden erkeklerden biri siyasi mevzulardan açtı konuyu ben de zamanın da doğuya çok gitmiştim gördüklerimi anlattım. masadaki benim kız hariç diğerleriyle o kadar samimi olduk ki kızı nerdeyse unutacaktım. bunlar kalkınca kızla baş başa kaldık. dedim ki
    -acıktım ben buraları bilmiyorum beni güzel bir yere götür ben ısmarlayacağım.
    kız internetten bir yerlere baktı yola çıktık. yolda giderken düşünüyorum ben bu kızı benim otele götürsem kız baya güzel bir içim su sabaha kadar yılların intikamını alırım, ama olay yaklaştıkça korkuyorum lan ben bu kızın kesin ya bir tarafını kırarım ya öldürürüm yanlışlıkla bu gece diyorum. bir daha hapse girmek te istemiyorum şimdi hele ki otelde çok görgü tanığı da çok kaçış yok yani.
    ben kafamda bunları düşünürken kız:
    +seninle önemli bir şey konuşmam lazım.
    -ne konuşman lazım. -içimden şansını sikim enver iyi gitti sikiş diyorum.-
    +şimdi hazır değilim yemekten sonra konuşuruz.
    yemeğe pahalı bir dönerciye gittik. hayatımda yediğim en güzel dönerdi. tam dönerle mest olurken kız ağlamaya başladı. ben dönerime devam ettim. kız döneri bıraktı ben bırakamadım çünkü çok güzeldi.
    kız:
    +hazır mısın konuşmaya?
    cevap veremedim. ağzımda döner vardı. kafamı salladım.
    +ben evliyim.
    -tamam.
    zaten yolda sikiş olmayacağını anlamıştım. nedeni ne fark eder ki ben hayatımın en güzel dönerini yiyordum o ara.
    kız ondan sonra neler anlattı neler. 18 yaşındayken evlendirilmiş. babası hapisanede şişlenip öldürülmüş. kocası mafyaymış evden kaçma mı dersin annesinin intihara kalkışması mı dersin ne ararsan var. bir yerden sonra kız o kadar şiddetli ağlamaya başladı ki döneri bırakmak zorunda kaldım. ben döneri bitirmeyi başardım, kız iki lokma alıp koydu kenara tam onunkini de yemek için hareketlenirken kız nolur kalkalım lütfen hava almam lazım çok kötü oldum gibi bir şeyler söyledi. ustaya şunu paket yap da diyemedim
    kalan döneri bırakıp çıktık. kızdan ayrılırken refleks oldu yine belinden kavradım öptüm sonra da bir daha karşılaşmadık. o yaz aynı devremle dedik ki Antalya’ya gidelim rus sikelim. şans işte otel,araba her şeyi ayarladık gittik Antalya’ya rus uçağını düşürdüler rus krizi çıktı. sahiller, oteller, gece kulüpleri bomboş. otelde çalışanlar ve biz varız sadece. geceleri çalışanlarla hatta bir gece otelin sahibi de geldi sahile rakı masası kurup içtik bir hafta. nashira otel recep ivedik 1 filminin çekildiği. rus kızlarına değişmeyeceğim kadar güzel bir tatil oldu. daha sonraları yaşıtım kızlarla da ilişkim oldu benden yaşça küçük olanlarla da oldu. hayatıma giren hiç bir kadını evlenecek kadar sevemedim. uzun süreli bir birlikteliğim de hiç olmadı. küçük yaşta ailemden ayrılmama bağlıyorum bu eksikliğimi. benim için sıkıntı olmadı ama anam torun isteyip duruyor. kadınlarla o zamandan beridir problem yaşamadım. zaten Anadolu’da yetişmiş ergenlikten çıkana kadar neredeyse kadın görmemiş adamım. bana belli bir seviye üstü her türlü aynı gibi geliyor. ama dikkatimi özellikle çeken bir nokta var kadınlar mücadele ruhu yüksek adamları çekici buluyor. Ne iş yaptığımı, hayatımı kadınlarla paylaşırken bunu lehime kullanmayı çoğu zaman başardım.
    ankara’ya döndüğüm zaman devrem bir yerden iyi para bulmuş, yanıma geldi. bu arada bendeki para nerdeyse olduğu gibi duruyor. para harcamayı bilmem zaten öyle lüks düşkünlüğüm de yoktur. devremle konuşurken anamın milli eğitimde çalıştığı zamanları hatırladım. dedim ki koyalım paraları ortaya kredi de çekelim, bir dershane açalım eğitimde iyi para var. anamın çevresi sayesinde öğretmenleri, yönetmelikleri, müfredatı ayarladık kısa sürede. ticaret tescilini falan da ben hallettim. yaklaşık 4-5 ayda krediyi kapattık. çok iyi para kazandık. hapse ilk girdiğimde arkamdan konuşanların, gelip ne oldum demeyeceksin diye kendince nasihat verenlerin gelip borç istediği oldu. hiç kimseyi geri çevirmedim gücüm yettiğince. tekrar eskisi gibi çevremdekiler saygı duymaya başladı, babamın dahi bir iş yapılacağı zaman gelip bana danıştığı oldu. kazandığım parayla bir ev bir de araba aldım. kız kardeşimi yurt dışında okuttum. gerisinin hepsini dağıttım. dedim ya borç isteyen kimseyi geri çevirmedim. hayat çok garip çünkü beyler gerçekten ne oldum demeyeceksin. çok zengin olduğunun ertesi günü işler birden boka sarabiliyor. nitekim öyle de oldu işler çok iyi giderken bu seferde fetö çıktı, dershane battı. 150.000tl kadar bir borç üstüme kaldı. evimin üstüne arabamın üstüne haciz konuldu. sonuç olarak ev gitti.
    tekrar ailemin evine taşındım. bir geçe karanlıkta oturup dertli dertli sigara içerken bir yandan da ulan Kur’an niye alt rafa koyarsınız, çocuk bu ne bilsin böyle felaketlere sebep olacağını diye anama kızarken babam geldi yanıma.
    *hayırdır Karadeniz’de gemilerin mi battı. dedi.
    derin bir nefes çektiğimi hatırlıyorum sigaradan, dışardan objektif bir gözle bakınca yazarken de fark ettim baya mücadeleci bir adammışım. kaderime razı olmamışım. ama tam o nefesi çektiğim zaman unutmam imkansız o anki duygularımı, çok umutsuzdum. ne yapsam en başa dönüyordum. o zamanlar kılıçlı dövüşlü Ertuğrul diriliş gibi programlar revaçta. rahmetli de herhalde ordan etkilenmiş, elini omzuma koydu
    *oğlum sen tam bir savaşçısın, seninle gurur duyuyorum dedi. 😀
    kendince espri mi yaptı mı bilmiyorum ama söylediği kıvılcım oldu. dedim ki lan bir kere batıp çıkmışım bir daha yaparım. babam bu olayın üzerinden 1 yıl falan sonra vefat etti. Allah rahmet eylesin istemeden bile olsa tam kırılma noktasındayken beni kurtardı. hakimlik savcılık sınavına girdim, kazandım ama sabıkadan dolayı almadılar. yılmadım tekrar avukatlığa başladım. edindiğim iyi kötü çevreyi iyi kullandım tekrar sermaye biriktirdim. önüme çıkan ilk fırsat kat mülkiyetindeki açıklıklar oldu. Türkiye’de çok yeni gelişmeye başlayan bir sektör. Cambridge üniversitesinden eğiticilik sertifikası aldım ve kendi yönetim şirketimi kurdum. Türkiye’nin ilk sertifikalı yöneticilik kursunu açtım. hayal bile edemeyeceğim kadar statü sahibi oldum. hayal bile edemeyeceğim kadar para kazandım. 3 katlı bir evim var iki tane arabam var bir tane yazlığım 50 dönüme yakın arazim var 3 tane bürom var. hiç birinin değeri milyonlar etmiyor ama benim için rüya gibi bir yaşam. Tabi bu kadar beni doğal olarak çok yordu. Ülsere yakalandım, doktor kansere çevirebilir dedi, günde 3 pakete yakın sigara içiyorum, özellikle yüzüm stresten herhalde çok yaşlanmış. Yaşımı söylediğimde insanlar en az 40 gösteriyorsun diyorlar.
    şuanki ekonomik kriz işleri çok kötü etkiledi. batmamak için boğuşup duruyoruz. batsak da sorun değil çünkü aklım köşesinde hep şu düşünce var:
    HAYAT BİTTİĞİ YERDEN YENİDEN BAŞLIYOR…

  28. ulan yorumları okudum valla canım sıkıldı. bu nesli böyle yapanın da yaptıranın da anasını sikim. yorumunu görünce sevindiren de var ama genel durum içler acısı. adam yazmış 3 işyeri kurdum batırdım. bir Allah’ın kulu da sormamış abi bu işler ne ile alakalıydı, üniversiteye gittin mi, gitmediysen 3 iş kuracak kadar kendini nasıl geliştirdin diye.- yazan olduysa görmedim özür diliyorum o kişiden.- kimse mi merak etmez lan. ezikliğini paylaşan öğretmen mi dersin, avukat olmak için yalan söylemem lazım diyen mi dersin, içerik yok diyen mi dersin. bu ne lan böyle. 54 yaşında adam gelip buraya yazı yazmış. hiç mi bir şey kapamadın birader. mal gibi okuma azcık anlam ara. adam dayak yemeden başarılı olamazsın demiş. sen bunu 3-5 kişiden tekme tokat dayak yemek olarak anlarsan içerik sana boş gelir tabi. adam hayattan dayak yemekten bahsediyor, bir kere dibe batmayı göze alman lazım diyor. lan adam 54 yaşındayım diyor. 54 yıllık bir tecrübe lan.ben hayal bile edemiyorum 54 yaşımdaki halimi amk. sen emin ol öğrenebileceğin bir şey vardır böyle bir tecrübeden.
    ama genel sıkıntı da bu zaten kültürümüzü unutuyoruz. İngilizleri düşün bu adamlar neden sence kendinden 20 yaş büyük adama ismiyle hitap ediyor. çünkü bu adamların tarihinde soyluluk diye bir kavram var. statü doğumla kazanılıyor. peki biz niye hiç kan bağımız olmayan insanlara amca, abi gibi lakaplar takıyoruz. çünkü bizim tarihimizde sınıf ayrımı diye bir kurum yok. bir insanın yaşı büyükse o insan saygıyı hak ediyor. bu yüzyıllardan beri var olan bir kültür. boş yere çıkmamıştır ortaya amk. illaki birinin bir bildiği vardır.
    yalan söylemeden avukat olamayacağını düşünen arkadaş. 8 yıllık tecrübeyle söylüyorum, yok öyle bir şey. senin düşünce tarzına sahip insanların kafası zehirli amına koyayım. adamın biri çok güzel bir cevap vermiş. üretimden bahsediyor. madem hukuk okudun biraz etrafındaki yaşamı gözlemle amk. bak kardeşim bütün iktisadi dünya tarihinde zaman mekan fark etmez üretim toplum olarak yapılır. sen ortaya ne çıkarırsan çıkar bu tek bir insanın eseri değildir. piyasadaki bütün metalar farklı farklı insanların birikimlerinin kümülatif bir etkiyle bir araya gelmesinden oluşur. yazdığın kalemden tut içtiğin suya kadar tek bir insanın eseri olan hiç bir rasyonel ticari değer bulamazsın. yaşamını devam ettirmek için diğer insanlara, toplumun parçası olmaya muhtaçsın. aslında senin ortaya koyduğun her meta senden öncekilerin ona bir şey katmış olmasıyla meydana gelir.
    sen avukatlığı çok yanlış anlamışsın. avukatlık, tecrübene, birikimine ticari bir değer verip onu satmaktır. sende olmayan bir malı bir adama satmayı taahhüt edersen yarrağı yersin. barodan atarlar adamı.
    senin hor gördüğün bir inşaat işçi bile insan. insanı insan yapan entelektüel birikim yapabilme yeteneğidir. sen bu adama bir kere yalan söylersin, iki kere söylersin, üçüncü de adam sattığın malın ayıplı olduğunu fark eder. bir daha o adamdan dava alamazsın.
    avukatlık insanlık tarihi boyunca yapılan en meşakkatli mesleklerden biri olmuştur. bunun getirdiği bir sorumluluk var. tabi sizin gibi zehirli zihniyetli adamlar böyle kutsal görevlere getirilince memlekette ne yargı ne nizam kalıyor.
    biri cahillikten diye yazmış. birader bunun kaynağı cahillik değil. böyle önüme geleni asarım keserim diyen adam hakikaten güzel bir dayak yememiştir. lan keşke iki kişi olsaydık da biraz daha az dayak yeseydim dememiştir.
    sen git mikro-makro iktisatı, genel kamu hukukunu yeniden al. herhalde yeni müfredatta sadece liberal temelli özel hukuk okutuluyor. sizin zihniyette adamlar hukuk fakültesinden çıkmazdı yoksa.

    1. Milli Eğitim Bakanlığı
      Aslı şu olmalıydı. MİLLİ ÖĞRETİM BAKANLIĞI
      Doktor, Avukat, Öğretmen, Tüccar, Mühendis İşçi, vs.vs. öğretiliyor bunlar. Dayatılıyor. Bunlardan biri için diploma kaparsan statü sahibi olur Toplum hiyerarşisi içinde kendine yer kaparsın. Ciklet reklamındaki gibi cillop bir karı çikleti çiğne hayatın mutlu olsun.
      Kendini tanı, kendini öğren. Kendini bil. Kendine gel. Müfredatta var mı böyle dersler, diplomalar.
      Hayatın müfredatında doğduğun andan öleceğin ana kadar bu dersler mevcut. Üstelik diplomada vermiyorlar.
      Kim nereden çıkarttı bilmiyorum. Mutluluk denen bir şey. Eşşeklerin samanı, Tavşanların havucu. Mutluluk alışverişi. Gerçi bunu bende tam anlamlandıramıyorum. Ama materyalleri çok. (Para, Statü, Am, göt, çocuk, kadın, erkek, din, evrim, bilmek, övünmek vs.Say sayabildiğin kadar.)
      Kısacası hepimizin götüne şemsiye girmiş. Birde üstüne açılmış. Çıkartmak için ıkınıyoruz ama kan sızıyor. Şemsiye çıkmıyor. Şemsiyeyi çıkarmak için daha büyük göt lazım. Acaba boğazköprüsünün direkleri ile antreman yapsam çıkarmı diye düşünmeye başladım.
      Daha fazla felsefe yapmayayım. Şemsiyemi seveyim.

  29. Herkese selam.Mahmut abi, babyface dedikleri bir suratım var.19 yaşındayım.Sakal vs tık yok.
    Çocuksu olmaktansa daha erkeksi bir yüzüm olmasını isterdim.Spor yapıyorum sıska vücudumu en azından fit yapmak için ama yüzüm çok çocuksu dediğim gibi.Tavsiyen-iz var mı?

    1. Değiştiremeyeceğin şeyler yokmuş gibi davranmak en mantıklı stratejidir. Birincisi karşı cins sizin sandığınız kadar takmaz ikincisi de sen takmazsan kızlar da sorun etmez. Evet kel, orta gelirli, kısa boylu veya köse olduğun için bazı kızların radarından 100% çıkarsın ama kırmızı hapta önemli olan havuzdur, tek tek kızlar değil (kendilerini önemli olacak hale getirecek çabayı gösterene kadar en azından).

      1. Aşkın metafiziğini okudun mu Mahmut Abi? Schopenhauer bazı fiziksel özellikleri olmazsa olmaz diye vermiş(geniş omuz, dar kalça, yüz, kemik yapısı vs.). Sen ne düşünüyorsun?

  30. Tamamen beta bir hayat hikayesinin altında alfa tavsiyeleri. Şaka mı bu. 54 yaşında çocuklu bir kadının beta öder’i olmak neyin nesi? Erkeğin Yaşlılıkta yalnız kalma korkusu feminist bir söylem değil miydi? Namaz kılarken kadın sıcaklığı neden aklına gelir? Hadi geldi diyelim bunu neden başkasına tarif etme ihtiyacı hissedersin ki? Blog amacından sapıyor. Çizgiyi koruyalım lütfen.

    1. Alfa – beta ile mavi hap – kırmızı hap aynı şeyler değiller. Alfa mavi haplı olabilir, beta kırmızı haplı. Olayı çok fazla karıştırıyorsunuz.

      1. Tamamen olaydan bagimsiz soruyorum, alfa bir kafa yapisi degil miydi? Kirmizi hapli, kirmizi hap kafa yapisina sahip birisi nasil beta olabilir?

        Alfa belki sosyal koşullanma ile mavi hapli olmuş olabilir ama onceki verdigin bilgiler dahilinde kirmizi haplinin beta olmasi celisiyor, cunku alfa bir kafa yapisidir demografik degil demistik.

  31. Mahmut abi bu yazıda anlatılanlar bal gibi mavi hap. Hem de en mavisinden. Yazarının 54 yaş olması birseyi değiştirmiyor. Kendisi kırmızı hapın söylediği herşeyin tersini yapıyor. Ağır oneitis var. Kadınları çok ciddiye alma var. Defalarca çıkma teklif ettim diyor. Her hareketi hatalı. Şunları 25 yaşında biri yazsa ağır meriç derdik. Kimseye meriç diyehakaret etme hakkımız yok elbette. Şunu ekside biri yazsa sen dalga geçmeyecek miydin allah aşkına

    1. Yorumu görünce dilini değiştiriyorsun hemen. Yazan kırmızı haplı değil belki ama muhtemelen alfa. Çoğunuz kırmızı haplı betasınız yazıp çiziyorsunuz ama mavi haplı alfanın yazmaya hakkı yok? Ben yazıyla dalga geçsem geçerdim, hoşuma gitti ki yayınlıyorum.

        1. Bir yazıdan işinize yarar tarafları alıp beğenmediklerinizi atın. Hala gelmiş adamın bir iki hareketini bugün yapılmış gibi eleştirip işinize yarayacak kısımları yokmuş gibi eleştiriyorsunuz. Ince ayrıntılarda boğul git ama benim vaktimi boşa harcama daha.

          Sitenin gidişatını beğenmiyorsanız gelip okumazsınız olur biter.

  32. BEN KADAVRA DEĞİLİM.
    Ben kadavra değilim. Kimse bana yorum yapsın veya not versin diye o yazıyı paylaşmadım. Zaten konu yazısı olarakta paylaşmamıştım. Çok nadir dir özel hayatımı ortaya koyduğum anlar. O da özel kişilere olmuştur. Mümkünse o yazıyı ve yorumları silin lütfen. İnternette , Sosyal medyada , kitaplarda Erkeğe ait davranışları ne olması gerektiği burada anlatılmış anlatılıyorda ve kendime yakın buldum. Kırmızı hap ve Erkek Adam bloglarında Allah yok din yok görüşleri ve evrimsel bir yapıda olmasına rağmen konu erkek adam olunca doğrunun nereden geldiğinin önemi yok dedim. Hoşuma gitti erkekliğini arayan adamların olduğunu görmek. Birileri kafa patlatmış. Pratiğe dökmüş paylaşıyor işte. Faydalanmak isteyen faydalansın diye.
    Ben 16 yaşımda bunları yaparken bu yorumları yapanların %90 ı babalarının taşşaklarında vitamin bile olmamıştı. Ayrıca bir adamın hayatını 3 satırda anlayabilecek insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Ben anlamam öyle batıdan getirilmiş kırmızı mavi alfa beta işlerinden .
    Burada anlatınlar erkek için eyvallah , toplum için vah vah , görünüyor bana. Feministler nihilistler eşcinseller de böyle kendine has görüşlerle ortaya çıktı şimdi toplum projeleri olarak önümüzde duruyor. Nereye savrulacağız bakalım. Buradaki fark erkeğe hitap ediyor olması umarım biz erkekler medeniyetler zincirindeki sorumluluklarımızı unutmayız, savrulmayız inşallah.
    Dediğim gibi kendime var olan hiyerarşide bir yer edinmek için o paylaşımı yapmadım. Mümkünse bu yorumumdan bir hafta sonra silinebiliyorsa silin lütfen.

  33. Selam. Uzundur yorum yazmıyordum, zira bir süredir post da yok.

    Abimiz, bizim “eski kafa” dediğimiz abilerimizden, buraya kendi tecrübelerini yazmış, iyi de etmiş, sağolsun, eksik olmasın.

    Fakat, alfalığın dayak ve şiddetten geçtiğine dair tespitine katılmıyorum. Şöyle bir ayrım var: Bence de her erkek, 30 yaşına kadar en az bir veya iki kere “hayatının dayağını” yemelidir. Bakın atmalıdır demiyorum, yemelidir diyorum. Bunu tecrübe etmek de bence erkekte olması gereken bir şey. 7 kişiden 20 dakika boyunca tekme yemek de bunlardan biri. O varoş tiplerin giydiği sivri burun ayakkabıyı icat edenin varoluşunu sikeyim. Fakat, hayatı veya alfalığı dayak üzerinden tanımlamak biraz yanlış. Zira o zamanları geçtik sayılır. Muhtaç olmayıp, kimseye eyvallah etmemek kısmı doğru. Erkeğin belini en çok bu büker.

    Abinin anlattığı zorlukların yanından bile geçememiş adamlar, kalkıp koskoca adama “beta, meriç ve mavi haplı” demişler, ona iyi güldüm. Siz 16 yaşındayken odanıza kapanıp 31 çekerken basılmamak için soğuk terler dökerken, bu adam fabrikada ağır işlerde çalışıyormuş, bilin istedim. Ayrıca kavga gibi ciddi bir mevzuda geri yapmayıp, hem atmış hem de yemiş, gördüğüm kadarıyla zerre de eyvallahı olmayan bir adam. Siz, bulunduğunuz ortamda tartışma çıksa, nabzınız çılgın atar amk. Birine laf sokmadan önce, dönüp kendinize aynı lafları bir sokun. Zorunuza gitmiyorsa, sorun yok. Diğer türlü hiç yazmayın daha iyi.

    Abinin zamanındaki ortam ve şartlara buradaki çoğu arkadaşı bıraksak, neler yaparlardı acaba?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *