O İstediğini alacak! Bunu Kabul Et ve Umursamayı Bırak

Etrafta birçok eleman 27 yaşındaki atlı karıncaya biner gibi takılan hatunun 30 yaşına gelip duvara çarparak yaşayacağı duvar sendromunu ve geçmişi ile ilgili yaşayacağı pişmanlığı düşünüp mutlu oluyor. Ancak siz eşitlikçi karma (ÇN:Karmic Fairness) kafasında düşünen bazı kötü haberlerim var.

Hiç de öyle olmayacak. Hepsi birer betaya kapak atacak!

Hani şu partide 3 elemana birden vurduran hatun vardı ya? 30 yaşına geldiğinde kendine bakir bir beta sağlayıcı bulup kendine 30 bin liralık çiçek ve büyük bir düğün yaptırıp, eşiyle ayda yılda bir seks yapıp, alfa s*ki aramaya devam edecek ve ondan hamile kalacak sonra da boşanıp betaya nafakayı geçirecek.

Adamın suratında şişe patlatan kızı hatırladın mı? Eleman karşılık verdiği an beyaz şövalyeler tarafından linç edilecek.

Okulda güzel bir hatun vardı hani? Betalar manyak gibi ödevlerine yardım etti. Şimdi feminist önceliği tanınmış bir şekilde İntel’de çalışıyor. Çünkü kadınlar daha fazla iş hayatında yer almalı.

Uzun lafın kısası senin o kızın başına gelecekleri bilmen ve bunan sinir olman diğer 1000 tane aç betanın hatunun hizmetinde olmadığı anlamına gelmiyor.

O yüzden hayatına devam et. Onun ikinci X kromozomu ona birçok avantaj sağlayacak. Bunu düşünmeyi bırakmalısın. Nasıl doğacağımızı seçme şansımız yok maalesef.

O yüzden hayatına devam et. Onun ikinci X kromozomu ona birçok avantaj sağlayacak. Bunu düşünmeyi bırakmalısın. Nasıl doğacağımızı seçme şansımız yok maalesef.

Afrika’da aç bir çocuk olarak dünyaya gelebilirdik.

Bir çocuk asker olabilirdin.

Kuzey Kore’de doğmuş olabilirdin.

Prenses Diana’nın en büyük oğlu olabilirdin.

Evet yeryüzü acımasız ama buradan bakınca hiçbirimiz fena şartlarda yaşamıyoruz. Hatta gayet iyi durumdayız. Doğum haklarımız üzerinde değil de kendi hayatımız üzerinde kontrol sahibi olduğumuzu anlamalıyız bence.

Senden üstte ve altta olan insanlar var. Bu sadece kadınlar erkekler arasında değil, bütün sosyal sınıflar arasında olan bir şey.

Bırak sinirin itici gücün olsun. Onu nasıl kullanacağını öğren ve yoluna daha anlamlı şekilde devam et.

Bazı insanların daha az emekle hep daha fazla kazanacağını ne kadar erken kabul edersen o kadar hızlı yakınmayı bırakıp kendini geliştirmeye başlarsın.

Çünkü yakınmak feministlerin işi.

Sinirden çıldırmak sana yardım etmeyecek. Sadece olaylara daha fazla acı bir şekilde bakmanı sağlayacak ve seni en hızlı tüketecek şeylerden birisi de budur.

Çeviri: She’s Going To Get Away With Whatever She Wants. Accept It. Stop Caring.

Çeviren : Jagdpanzer

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

66 thoughts on “O İstediğini alacak! Bunu Kabul Et ve Umursamayı Bırak”

  1. Mahmut Abi sana bir sorum var şahsi gözükse de birçoğumuz bu konuda ölçü nedir karar veremiyoruz .kızın giyinişine ne derecede karışmalıyız sahil deniz faktörü de dahil.ve erkeklerle olan arkadaşlığına falan yaklaşımımız ne olmalı onlarla herhangi bir etkinlik yapmasına veya kız erkek karışık arkadaş gruplarında takılmasına ne demeliyiz

      1. dün gece çok aradım ,aradım bulamadım 🙂 Mahmut Abi hatırlıyorum lakin külliyatın birikmesi ile bulması zorlaşıyor biraz yorumları

    1. Neym seni pek görmüyorduk son zamanlarda neyse sana bir sorum var.

      Sen hep “bir kadın ile erkeğin seks yapması için östrojen ve testosteron yeterlidir” dersin ama ben buna katılmıyorum. Ben göt göbek salacam, asgari ücrete çalışacam, bakım yapmayacam, işim gücüm porno 31 oyun olacak sonra da Adriana Lima bekleyeceğim. Sen buna cidden inanıyor musun?

      1. Kardeşim çok özür diliyorum. Mal gibi bir soru bu. Adam testosteron diyor. Sen sırf erkek olarak doğduğun için testosteron içerliyorum sanıyorsan çok büyük yanlışlardasın. Göt göbek saldıysan zaten yağ tulumusun, ağırlık çalışmıyorsun ve testo yerlerde geziyor. Asgari ücrete çalışmak kötü birşey değil ama sen boş vakitlerinde kendini geliştirmeye vakit ayirmiyorsan mücadele ruhun yok testo yine yerlerde. Bakim yapmiyosan demekki kendini sevmiyorsun, kendini sevmeyen insanı bir başkası neden sevsin? İşin gücün porno 31 ve oyun ise : 31 testoyu zaten diplerde gezdiriyor, oyun bagimlisiysan kendini disiplin etmekten yoksun bir insansin demektir ki bhnlar düşük testo alametleri. Adriana Lima? Sen anca burdan Sinop limanına gidersin kardeşim. Yani Neym im bahsettiği Testo = Erkek olmak değil. Senin XY kromozomuna sahip olman yetmez. Bu dünyada bende varım demek için diğer XY lerden ayrıcalıkların, en azından çoğundan ayrıcalığı olmalı. Herkesin yaptığını yaparak farklı yere gidemezsin. Ney orada Erkek olmak derken ERKEK ADAM olmaktan bahsediyor.

        1. Sorumu götünle okumadığından eminmisin zira “kilolu bile olsan kızlar sana ilgi duyar” diyen kişi ben değilim Neym inanmayan açar bakar eski yorumlarına

      2. Kardeşim bu nasıl bir soru allah aşkına. Gidiceksin sporunu yapacaksın, ders çalışacaksın/iş yerinde yükseleceksin, mast yapmayacaksın, ortamlara girip karı avlayacaksın olay bundan ibaret ve bu senin testosteronunu baya bir artırıyor zaten. Sen ne kadar çok zorluğa katlanırsan o kadar çok çekici olursun ve adam da bundan bahsediyor zaten. Kızlar sana sen erkek doğduğun için değil, erkek olduğun için verir. (Yaz bunu güzel lafahaha)

        1. Sen “kari” avlamaya devam et genco belki bigun iyi exp kasarsin chardan chara kosarsin amcik beyinli seni

          Kari avlamak nedir amk.sen bi kiza yaklasirken kafanda bu varsa ve cidden amacina ulastiysan tebrik ederim yoksa yanlis yoldasin ben soyleyim.

      3. Oyunu olan maskülen bir adam için göt göbek çok da sorun olmaz. Bedenine daha iyi baksa daha avantajlı olur mu, olur. Kafanızda belli bir tek tip resim çizip bunun dışına çıkarsam vermezler gibi bir yanılgıya düşmeyin. Yani o zihniyetle kaslı bir abazan olmaktan öteye geçemezsiniz. Çikonun tekiyseniz öyle kalın demiyorum ama ne çikolar ne bastıbacaklar gördüm ilik gibi hatunları ayıklayan. Kadın testonun kokusunu aldı mı brad pitt gibi görür. Kaslar tamam para var tip var jip var ama içerisi zayıfsa olmaz yani bütün bunlara sahip olmak testonun ille yüksek olacağı anlamına gelmez. Değişkenlerin bu kadar keskin hatları yok ama duygusal güç sabittir.
        int main (void)
        {
        int ciko = 3;
        int const *duyg_guc=&ciko;
        *duyg_guc=10; // 10/10
        ……
        ……
        }
        Olmuş mu hocam 🙂

        1. Ben neredeyse obez ama oyunu olan birini tanıyorum. 40 yaşında 90 kilo ve 175 boy. Kız arkadaşı 27 yaşında HB7. Kilosu tabii ki ayağına bağ ama abi PUA olmasa da kırmızı haplı bir kafası var. Kadınsız kaldığını görmedim.

  2. Yazıda geçen birşey dikkatimi çekti.İki eş arasında karşılıklı geçimsizlik olduğunda ve iki eşte bir işte çalışıyorken ayrıldıklarında kadına kesinlikle nafaka veriliyor mu?

    1. Şayet daha az kusurlu ise ve gelir seviyesi olarak daha aşağıda ise kadının maaşı olsa bile kendisi için nafakaya hak kazanır. Çocuk varsa hele hiç kaçışı yok. Hem kadın İçin hem çocuk için nafaka çıkar. Kadın evlenene kadar çocuk reşit olana kadar nafaka sürer.

    1. Kesinlikle ihtiyacın var kullanmalısın. 6 ay kadar kullandım mavi haptan sonra o kadar iyi geldi ki. Mavi haptan kırmızı hapa geçiş için aşama oldu benim için. Faydalı haplar bunlar. Kullanmadan önceki halime göre oldukça neşeli enerjiğim. Bu durum zaten sosyal ilişkilerine yansıyor. Fakat manita varsa pek önermem cinsel istek sıfıra düşüyor çünkü.

    1. Eğer erkek 25 yaş üstünde ise ve kendi evi (ya da en azından paylaştığı bir evi) olmayan erkek için bu ciddi dezavantajdır, CPDsini düşürür. Üstüne lojistik problemdir yani dediğin gibi nerede seks yapacaksın.

  3. Geçen aldığım “Kadın beyni – Erkek beyni” (yazar: Serkan Karaismailoğlu) isimli kitabın bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim. Bu metini sitede paylaşırsanız diğer hemcinslerim için faydası olacağını düşünüyorum. Kitapta daha bir çok kadın-erkek hakkında işe yarar bilimsel bilgiler mevcut. Bu yazı paylaşılırsa onları da yorumlara yazağım.

    —————————————————————————
    – Bir Kadını Tatmin Etmek İmkansız mıdır? –
    Çok geniş bir yelpazede hemen hemen tüm erkeklerin kadınlar hakkında fikir birliği gösterdiği bir mesele vardır. Genellikle de şu şekilde dile getirilir, “Kadınları tatmin etmek imkansız abi”. Bu konuda böylesine bir fikir birliği olunca insanın aklında bir şüphe oluşmuyor değil. Gerçekten de durum böyle midir? Yani kadınlar gerçekten de sürekli tüketen ve hiçbir şeyden memnun olmayan varlıklar mıydı? Keşke bu soruya “Ne alakası var canım, olur mu öyle saçmalık” diye cevap verebilseydim. Ama bu sorunun cevabı tümüyle zamana bağlıdır ve sorduğunuz döneme göre değişiklik-göstermektedir. Çünkü kadınların gerçekten de tatmin olma ihtimallerinin teorik olarak imkansız olduğu zamanlar da bulunmaktadır sevgili okuyucu. Ne demek istediğimizi daha net anlatabilmek için madde bağımlılığı konusuna bir göz atmamız gerekecek.

    Madde Bağımlılığı

    Doksanlı yılların en iddialı yapımlarından olan “Zor Ölüm (Die Hard serisi bizler için efsane olmasının yanında, Bruce Willis gibi müthiş bir insanı hayatımıza sokmuştur. O dönem biz kendisini “Mavi Ay” adlı diziden tanıyor olsak da filmlerde yaptığı kahramanlıklar ile o dönemdeki tüm çocukların idolü haline gelmişti. Bruce Willis ile ilgili şu an aklımda kalan en önemli ayrıntılardan biri de her yeri yakıp yıktıktan sonra yak-ilgi o sigaradır. Elemanımız John McClane (Brııce Willis’in “Zor Ölüm” serisinde canlandırdığı karakter) sigarayı içine öyle bir çekerdi ki sanırsınız evrenin tüm lezzetlerini bir araya toplayıp içiyordu.

    O dönem, filmlerin ve dizilerin şu ankinden çok daha kuvvetli etki gücüne sahip olduğu dönemlerdi ve büyük şirketler bunu inanılmaz sömürüyordu. Ağzımız açık izlediğimiz tüm kahramanlar; alkol, sigara, uyuşturucu bağımlısıydı ve düzgün bir insandan kahraman olamayacağını o günlerde öğrenmiştik. Fakat Hollywood uyguladığı bu politikada önemli bir detayı ıskalamıştı. Her ne kadar filmlerde, dizilerde, kliplerde madde bağımlılığı daha çok erkeklerle özdeşleştirilmiş olsa da bugün aslında durumun böyle olmadığını biliyoruz. Yapılan çalışmalar son 10 yılda sigara, alkol ve marihuana kullanımının kadınlarda erkeklerden daha fazla olduğunu göstermektedir. Birçok araştırma aslında kadınların bağımlılığa daha yatkın olduğunu ve bu durumdan erkeklere nazaran daha fazla zarar gördüğünü ortaya koymuştur. Bu durumun oluşmasının en büyük nedeni dişilerin ürettiği cinsiyet hormonlarının beynin ödül devreleri üzerine olan ilginç etkileridir.

    Östrojen adlı hormon her ne kadar kadınlık hormonu gibi bilinse de aslında erkeklerde de bulunmaktadır. Kadınlardaki miktarı erkeklerden çok daha yüksek olan bu hormonun, beyindeki ödül merkezleri üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. örneğin bu konuda, sıçanlarda yapılan ilginç bir çalışmaya göz alabiliriz.

    Aslında çalışmaya geçmeden bir konuya açıklık getirsek hiç fena olmayacak. Yaptığımız söyleşilerin bazılarında “sıçan” kelimesinin kimi dinleyiciler tarafından kaba bir kelime olar algılandığını fark ettim. Hatta sırf isminin kaba olduğunu düşündüğünden birçok kişi bu hayvanlara fare deyip geçmektedir. Ama bu büyük bir yanlıştır. Sonuçta bir insana maymun demek neyse sıçana da fare demek odur. Bunun dışında kişiler sıçanın İngilizce karşılığı “rat” kelimesini kullanıma sokmak isteseler de çok başarılı olamamışlardır.

    O nedenle ben orijinal isim olan sıçanı kullanmayı tercih ediyorum. Bu kısa hatırlatmadan sonra tekrar sıçanlarda yapılan o ilginç çalışmaya dönelim. Tıpkı insanlarda olduğu gibi sıçanlarda da keyif verici maddelere karşı bağımlılık göstermek söz konusudur. örneğin kokain, amfetamin gibi bağımlılık yapan maddelerin verildiği sıçanlar, tam anlamıyla bir bağımlı haline gelirler. Eğer bu maddelerin verilmesini keserseniz, sıçanlar, suyla, yemekle olan ilişkisini keser ve kafesin her yerinde bu maddeleri arama eğilimi gösterirler. Yani söz konusu bağımlılık olduğunda insana oldukça benzeyen bir davranış sergilemektedirler. Bunlara ilaveten dişi sıçanlarda yapılmış bir çalışma, olaya çok daha farklı bir açıdan yaklaşmamıza neden olmuştur. Kokain ya da amfetamine alıştırılmış dişi sıçanlar, önce bağımlı hale getirilmişti. Daha sonra yukarıdaki örnekte de olduğu gibi bu maddeleri vermeyi kestiklerinde sıçanlar bu maddeleri bulmak umuduyla kafesin her yerini didik didik etmişlerdi. Daha sonra deney ekibi bu dişi hayvanların yumurtalıklarını çıkarmıştı. Yumurtalıktan çıkarılan hayvanlarda, ilginç bir şekilde maddeleri arama eğilimlerinin azaldığını tespit etmişlerdi. O zaman bunun anlamı, dişinin yumurtalıklarında bir madde vardı ve bu madde bağımlılıkta rol oynuyordu. Dişinin yumurtalıklarına baktığımızda en çok göze çarpan madde burada üretilip vücut dolaşımına verilen östrojen hormonuydu.

    Acaba sıçanların bağımlı oldukları maddeyi artık aramamalarının sebebi östrojen miydi? Çünkü yumurtalıktan çıkarılan sıçanda östrojen üretimi büyük miktarda ortadan kalkmıştı? Bunu anlamanın tek bir yolu vardı. Oda yumurtalıktan alınan bu dişilere dışarıdan östrojen hormonu enjekte etmekti. Eğer dışarıdan östrojen verdikten sonra sıçanlar tekrar bağımlılık yapan maddeleri arama eğilimi gösterirse o zaman şüpheliyi suçüstü yakalamış olacaktık.

    Bunu öğrenmek isteyen deney ekibi, yumurtalıkları çıkarıldığı için artık kafeste kokain aramayan dişi sıçanlara östrojen enjekte etti. Vücuduna östrojen enjekte edilen sıçanlar tekrardan kafesin her yerinde kokain aramaya başladı. Bu sonuca göre madde bağımlılığı ile östrojen hormonu arasında çok net bir ilişkinin olduğu kesinleşmiş oldu. Bu bilgi yukarıda da bahsettiğimiz şekilde, kadınların madde bağımlılığına neden erkeklerden daha yatkın olabileceğini açıklamaktadır. Çalışmanın detaylarını incelediğimizde yumurtalıkları alınmış bu sıçanlara östrojen verdiğiniz zaman, dopamin seviyesinin artmış olduğunu görüyoruz.

    “Dopamin nedir” diye merak edenlere şöyle açıklayalım: Hani çok klasik bir soru vardır ya “Bana mutluluğun resmini çizebilir misin” diye. Aslında o mutluluğun resmini çizemem ama sana formülünü verebilirim. Bu formülün büyük bir kısmını iki molekül oluşturur. Bu moleküllerden birinin adı dopamin diğerinin adı ise serotonindir. Özetle dopamin, beyninizdeki ödül merkezlerinizi aktive ediyor ve mutluluk duyuyorsunuz. Dişi sıçanlardaki östrojen hormonu dopamin seviyesini artırdığından dolaylı mutluluğu daha kuvvetli yaşamanıza neden olmaktadır. Yani normalde tüketirken zevk aldığınız bir maddeyi, östrojen varlığında tükettiğinizde çok daha fazla zevk alıyorsunuz. Bunun sonucunda da kaçınılmaz olarak o maddeye karşı bir bağımlılık riski oluşabiliyor. Sonuç olarak vücudunuzda ne zaman östrojen artışı olsa yaptığınız iş ne olursa olsun o işten inanılmaz bir zevk alacaksınız. İşte bu nedenle kendilerine, östrojen verilen sıçanlar tekrardan madde bağımlısı oluyordu. Peki, buradan insanlar için nasıl bir çıkarsama yapabiliriz? Yukarıdaki deneyden net anladığımız özet, bir kadında östrojen ne kadar fazla olursa yaptığı iş ne kadar az eğlenceli olsa da büyük bir keyif alacaktır. O zaman erkekler olarak cevabını öğrenmemiz gereken en önemli sorunun “Kadınlarda östrojen hormonunu nasıl artırırız” olduğunu düşünebilirsin.

    Sevgili erkekler bu mesele için kendinizi laboratuvara kapatıp hayatınızı bilime adamanıza gerek yok. Zira östrojen hormonu kadınlarda belirli zamanlarda yeterince yüksek bir seviyede üretilmektedir. O nedenle burada senin için önemli olan asıl soru “Nasıl arttırırız” değil “Ne zaman artar” olacaktır.
    ————————————————————————

  4. Yaw neyse kendimi yazdım yazıya yorum yazmayı unuttum.

    Burada sanırım “oh olsun duvara tosladılar” mentalitesine giren yoktur girende de sorun aramam zira onlar betalara kalıken biz altın çağımızı yaşıyor olacağız.

    1. Haftada ikiyi geçme.
      Pornografi ve erotik görsellerle ilgilenmeyen biri zaten haftada ikiden fazla 31 çekme ihtiyacı hissetmez.

    1. Valla ben hiç kızgınlık taşımıyorum hem de zerre kadar, zira eşyalar için kendini harap etmeme gerek yok. Kadınlar ellerindeki fırsatı değerlendiriyorlar onları suçlayamayız.

  5. Mahmut abi bi sorum olacak.Gayet güzel bi ilişki içerisindeyim şuan derslerime odaklanıyorum sporumu yapıyorum vesaire red pill felsefesinin ana düşüncesi olan kendine odaklanmak kısmında da her şey süper. Bendeki tek sorun güven sorunu. Sanki herkes bi ibnelik yapacak gibiyim sevgilimle gayet iyiyiz ama nası olsa ayrılcaz şimdiden ayrılıyım kafam rahat yaşıyım falan diyorum bazen kendi kendime bu durumu nasıl yenebilirim veya yenmeli miyim ?

      1. Anladım olayı. Aslında bunun sebebi ayrıldıktan sonra yaşayacaklarımdan korkmam olabilir bence. Şüphelerimi elimden geldiğince yenip devam edeceğim

  6. Bu yazıyı sorana bir sorum var:
    Ya biz o betalar gibi olmayı reddediyoruz diye üzerimize betaları salıyorlarsa
    O zaman da mı susup bekleyeceğiz?
    Bu noktada kafam hep error veriyor :/
    Betalarla nasıl baş edeceğiz sahiden?
    HERKESE SORUYORUM SON SORUYU

    1. Betaları üstünüze orta dünyada mı salıyorlar? Betalar meydan muharebesi mi yapıyorlar. Bu yazıda bahsedilen şeyi düşüneni betalara mı dövdürüyorlar? Kim bunlar? Ne diyorsun?

      1. Topluca topluma ve büyüklere kötüleme ve dışlama girişimleri, tonla yalan ve sahte dedikodu falan. Güçleri yetse o dediğini de yapacaklar bildiğim kadarıyla.
        Abi her şey mükemmel de benim kafama işte bir tek bu nokta yatmıyor be

  7. Mahmut abi
    Simdi gay den alfa olur mu ? Ve sürekli farklı kızlarla ilişki bir süreden sonra hayvani dürtülerle hareket etmemize sebeb olmaz mı ? Mesala arada sevgiyi çıkar hayvani görüntüye dönmez mi sex, duygu yoksa birde parçalamalı gruplu iliskiler.. Umarım anlatabildim.

    1. Kimse sevgiyi çıkarın demiyor, dikkat edersen ben burada tek bir kere bile fuckbuddy ya da FWB gibi saçmalıkları savunmadım. Toplumda sevgi diye pazarlanan ve bizim aşk dediğimiz Disney masalıvari saçmalıktan uzak durun. Yani hobi olarak yine sevin ama tam zamanli is haline getirmayin olayi.

      Sevgisiz de bal gibi seks olur ve öyle hayvanlaşmazsın ama sevgi duymayın diye bir kural yok. Tabak çevirin demek ard arda farklı kızlarla yatın demek değildir. Evli ve uzun süreli ilişki içinde olmadığınız zaman asla bir kıza odaklanmayın, belli bir yaşa kadar uzun süreli ilişkiye girmeyin (paralel 2 – 3 kız olabilir ama gidin 20 hatunla yatın demiyoruz). Girecekseniz de 2 – 3 kıza yazın ve kendini en kanıtlayanı kız arkadaş yapın.

      Zaten statüsü iyi bir erkekseniz doğal seyir her zaman kızlardan birinin diğerlerini hayatınızdan çıkaracak kadar sizin için uğraşmasıdır.

  8. mahmut abi daha önce bir yabancı dil öğrenmek için ortalama gereken süre 1000 saat teori + 500 saat pratik demiştin. yanlış veya eksik bir bilgi varsa düzelt abi. bu süre bir yazılım dili öğrenmek için ne kadardır? her yazılım dili için aynı süre mi gerekir? bu durum yabancı bir dil öğrenmek için tam olarak ne kadar zaman alır? ve bu saatler bizi o dilde iyi mi yapar yoksa başlangıç – ortalama arasına mı sıkıştırır, bu konuda detaylı bir bilgi verir misin? veyahut bununla ilgili bir yazı kaleme alır mısın

  9. ayrıca gözünü sevim şuraya bir şeyler sorarken artık e mail yazma zorunluluğu olmasın. sürekli o boşluğu dolduruyoruz. bu ve website yazan kısma gerçekten ihtiyaç var mı? bunları kaldıramaz mısın? yanlış anlama beni çok rahatsız ediyor illaki rahatsız başka arkadaşlar da vardır

  10. Toplanın la dün başıma gelen çok ilginç bir olayı anlatıcam.
    Dün yaklaşık 1.5 aydır görüştüğüm bir kızla evimdeydik. Sabah kızın telefonuna birisinin mesaj attığını gördüm mesajda ‘günaydın hayatım’ yazıyordu. Tabi hiç birşey çaktırmadım, kahvaltı falan ettik, çay içtik, dizi izledik vs. Daha sonra kız çıkmak için hazırlandı, dedi ki ben gidiyorum. Dedim gelsene bi nereye gidiyosun. Eve gidiyorum dedi(ama yüzde 1 kilo makyaj). Sakin bir şekilde, telefonuna gelen mesajı gördüm şimdi siktir git dedim. Ne gördün söyle gibisinden bişeyler söyledi, dedim ki görmemem gereken birşey gördüm işte git dedim. Daha sonra yanından kalkarak kapıyı açtım ve içeri geri gelerek koltuğa uzandım, gitmesini bekliyorum. Lakin kızın evin içinde yaklaşık 5 dakika oyalanması sonucu sinirlerim attı kapıya gittim ve kızı dışarı doğru iterek çıkarmaya çalıştım( hiçbir şekilde şiddet kullanmadım tabiki) kız çıkmadı, beni itti falan zorla evden dışarı çıkarıp, kapıyı yüzüne kapadım. Bu olayın gecesinde bir numara beni aradı ve Emniyetten aradığını, kıza 3 ay yaklaşma cezam olduğunu, ifadeye gelmem gerektiğini falan söyledi :d bana ilk başta biraz fake gibi geldi çünkü normal bir numaradan arandım, kızın kuyruk acısı diye düşündüm. Bu sabah 155’i arayarak numarayı sordurdum, bu kişinin polis olma ihtimali yüksek dediler. Zaten kıza yaklaşmak gibi bir niyetim yok, sorun şu ki aynı iş yerinde çalışıyoruz, bugün olaylar biraz büyüyecek gibi ve işten çıkarılma ihtimalim olduğunu düşünüyorum. Hayatımda yaşadığım en saçma olaylarda top 3’ye oynar.

    1. Burada yazılan birçok şey öylesine şeyler değil. Yılların ve yüzlerce erkeğin tecrübesi sonucu oluşmuş ilkeler.

      1. Iş yerinizdeki hatunlardan uzak durun. Sadece işinizi kaybetmezsiniz, feminist HR departmanları kadınları her şeyi taciz diye gazlıyorlar.
      2. Aldatan kadını terk etmek.

      1. Bugün yöneticimle konuyu görüştüm. Adam bana hak verdi. Kız karakola verdiği ifadede ben istemeden bana sahip oldu, bakireliğimi kaybettim falan demiş. İş çıkışında karakola giderek karşı şikayette bulunacağım. Tecavüz ettiğim biri heralde onlarca kez evime girip çıkmazdı(şahitlerim var allahtan) ayrıca elimde fotoğraflar ve whatsapp yazışmaları bulunuyor. İftira ve adam karalama suçundan şikayette bulunacağım bugün. Ruh hastasına denk geldik iyi mi.

  11. Mahmut abi aklımı kurcalayan bir şey var? cafe düğün yada benzeri ortamlarda başka masadaki kıza yürüme ihtimali yokken(herhangi bir sebeple olabilir) YD alsak bile sürekli bakışmalı mıyız sence? ben açıkcası arada kaldım sürekli bakışmak insanın ister istemez özgüvenini artırır sonuçta beğenildiğini görüyorsun ama aynı zamanda da betalık-muhtaçlık gibi oluyor… sen de dersin?

    1. Sürekli bakışıp yürüyememek insanın özgüvenini azaltır. Yürümeyeceğin kıza bakıp durmak en beta adamın bile yaptığı bir aktivite zaten.

      1. Kız sana bakıyorsa nasıl gidip konuşmazsın amk. Eskiden kafelerde saatlerce kızları keserdim, biri göz teması kursun diye. Hem de mavi haplı ağır beta iken. Bir saniye bana baksın, hemen tetikteydim, yanına gideyim diye.

  12. işte şu sınırın ötesine geçiyor dediğim makalelerden biri bu, 30 yaşından sonra gidip 1 betaya kapağı atmak istediğini almak değildir, Ayrıca kadınları sorumsuzca davranışlarından dolayı sorumlu tutmayan bir düzen halihazırda var zaten, üzerrine tuz-biber ekmemek lazım, hemcinslerimize götünüzü kaldırıp kendine yatırım yap demekten bir an bile geri kalmayalım kabul, fakat, kadınların sorumsuz davranışlarını da ayyuka çıkarmaktan geri durmamak kaydıyla, çünkü erkekler arasında ciddî bir uyanışa ihtiyaç var.

  13. Abi benim olayım da konuştuğum kızlarla genelde kanka moduna düşüyoruz. Çok iyi bir tipim yok konuşma konusunda iyi laf yaptığımı düşünüyorum fakat espiri yapma eşiğini aşınca flört olmaktan çıkıp kankalığa geçiyoruz. Potansiyel kanka imajı varmış gibi hissediyorum artık ve kızlar yanımda o kadar rahat ki sanki erkek arkadaşıymış gibi sarılıp öpüyorlar kız arkadaşıymışım gibi dedikodu yapıyorlar. Ben ne onların isteklerine göre hareket etmiyorum üstlerine oynuyorum falan ama sadece gülüp eğleniyoruz hiç bir değişiklik olmuyor. Kızların kankası olmaktan nasıl kurtulabilirim.

    1. Kimse seni zorla kanka yapamaz. Kizlarla neden samimilesiyorsun ki? Basindan niyetini belli et ve buna acik olmayanla zaman gecirme.

    2. Espri yapıyorsum da, uslucan esprileri mi yapıyorsun, yoksa puşt, hınzır esprileri mi yapıyorsun? Kanka moduna attıklarına göre 1. Seçenek ağır basıyor.
      Mesela; “pelinsu, dip boyan gelmiş kız” felan mı espri tarzın?

      1. Yok genelde kıza göre yapıyorum puşt esprileri kaldıracaksa ya da oraya zaafı varsa oradan yükleniyorum eğer niyeti varsa zaten tepki göstermiyor bir şeylerin olması daha kolay olur diyorum da espiri konusunu abartınca seviye atlıyoruz çok gülüyoruz

  14. Mahmut abi okulda, sokakta, otobüste etrafımda bu kadar beyaz şövalye ve feminist kız varken herhangi bir tartışma konusu açıldığında fikrimi beyan etmeden durayim mı yoksa linç yeme uğruna da olsa doğru bildiğim şeyi savunayım mı ? Biraz inatçı bir insanım ve bu tür konularda kızlara yaranmak için feminist olan erkeklere ve erkekler ölsün demiyorum vs vs diye boş atan kızlara sinir oluyorum ve inatçılıgima yenik düşüyorum tavsiyen nedir

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *