Tek taş pırlanta yüzük neden alınmaz?

Bugün zorla da olsa ödeyebilene sanki zorunlulukmuş gibi algılanan tek taş pırlanta yüzük, feminen öncelikli propogandanın beyin yıkama kabiliyetine en güzel örneklerden biri. Bu “adet”, elmas üreticisi De Beers’in 1938 yılında elmas fiyatlarını şişirmek ve yeni pazar açmak için yaptığı bir reklam kampanyasından geliyor, öyle romantik bir geçmişi yok (nişan yüzüğünden bahsetmiyorum, sorsan “başlık parası mı ne kadar çağdışı” diyen modern kadının başlık parası olan tek taş pırlanta yüzük adetinden bahsediyorum).

Bugün beyaz yakalı bir erkeğin 3 maaşını bu saçmalığa gömmesi bekleniyor. Gömmeyin. Bu yaşıma kadar gelmiş ve evlenip boşanmış biri olarak övündüğüm şeylerden biridir, gücüm yetse de “bana kimse o taşa o kadar para verdiremez” deyip bunun arkasında durmuş olmam. Almadım, almayın, aldırmayın.

Her neyse, yazıyı yazma sebebim, aşağıdaki tek taş yüzük reklamı (alt yazıyı açın). JamesAllen.com firmasının “How Do You Know If A Girl Loves Her Diamond Ring” adlı reklam filmi (“bir kızın tek taş pırlanta yüzüğünü sevdiğini nereden anlarsınız”).  Rollo Tomassi’nin sıklıkla bahsettiği ve son zamanlarda utanmazca ortaya sürülen açık hipergaminin (göstere göstere alfa siker beta öder) iyi bir örneği.

 

Hatunun kucağında bir gece hopladığı Jose de beğenmiş! Ne kadar romantik değil mi? Yüzüğü veren sünepenin diz çökerek attığı bekleyen beta (ya da yavru köpek) bakışına, hatunun eski erkek arkadaşı ve Jose’nin resmedildiği zengin alfa – fakir ama piç alfa tiplerine dikkat.

Günümüzde reklamcılar alıcısı aslında erkekler olan bir ürünü satarken bile erkekleri aşağılayıp dalga geçmekten gocunmuyor.

Kadına tek taş alan bizden değildir.

Kadına diz çökerek evlenme teklif eden bizden değildir.

Tek taş kollektif yapılan shit testlere iyi bir örnek. Diz çökerek evlilik teklif etmek de.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

31 thoughts on “Tek taş pırlanta yüzük neden alınmaz?”

  1. Yine güzel bir yazı,buna yakın birşey paylaşalım bende.

    2 hafta önce uzaktan akrabam bir kız hollandada türk çocukla nişanlandı.nisandan önce kizin ozellikle pahalı ayakkabı istediğini ve 3 yıldır erkeği peşinde kosturdugunu söylediler.Nisan fotosunu gösterin dedim,fotoda zafer bakışı atan beta ve vücut dilinden anladigim çocuğun yanında istemeyerek resim çekildigi bariz fiziki temastan kaçınan bir kız.bu nisan max 1 ay bile sürmez dedim ve herkes buz kesti.3 hafta sonra ayrılık haberi ve bunu nasıl bilebildin soruları soran blue pill ordusu 😀

    1. Evi olmamak 22 yaşın üzerinde işi gücü olan bir insan için kabul edilemez. Ekonomik özgürlüğünü kazanamamış genç arkadaşlar için birşey diyemem ama para kazanıp ailenizle yaşıyorsanız daha çok para kazanıp yalnız yaşamalısınız.

    2. Yaşına bağlı. Ama alt yapısı yetersiz yapar. Erkeğin bir an önce kendine ait bir evi olmalı. Buna tek alternatif yine bekar ev arkadaşı ile kendine ait odasının olmasıdır.

  2. Merhaba mahmut abi. Konuyla alakasız ama bir soru sormam gerekiyor.

    Üç gün önce tanıştığımız kızla bugün ikinci buluşmamızi gerçekleştirdik. İlk buluşma ısınma turlariydi. İkinci buluşmada ise birkaç kez olmak üzere french kiss ile bitti. İkinci buluşma f close ile bitebilirdi ama kız uzun süreli ilişki ve yatırım bekliyor. Yani tam ikinci aşamaya gececeğimiz sırada” biz neyiz şimdi ” gibi sorular sormaya başlıyor. Şunu net olarak söyleyebilirim kıza uzun süre beraber olacağımızı sezdirdigim anda kendini bırakacak ama kesinlikle böyle bir şey sezdirmedim tam tersi isim bitince gidecek bir izlenim bıraktım ve o da sikilip bırakılmaktan korkuyor. Ayrıca okullarımız açılacağı için bir hafta sonra farklı şehirlere dagilacagiz.

    Bu kalkanı nasıl kırabilirim ya da nextlemeli miyim? Şimdiden cevaplarınız ve eleştirileriniz için teşekkürler.

    1. Tatlı-sert. Bir öyle, bir böyle. Söylediklerin maskülenliğini korusun fakat davranışlarında onu sahiplenebileceğine dair mesajlar gönder bilinçaltında. Bunu bir haftalık süreçten bahsettiğin için söylüyorum, hatunu tamamen belli bir evreye getirdikten sonra ilişki kapısını arala, seks kapısı açılana dek bekle.. Seks kapısından içeri gir, seviş ve bir mühlet sonra kızı bırak gitsin. Yalan söyle yani, basit. Bu soruyu sorarak dahi vakit kaybediyorsun, sana uzun süreli ilişkiden bahseden hatunun doğru erkekle çatır çatır sevişeceği aşikar. O iş french kiss ile başlayıp, üç yıllık ilişki olarak devam etmez. Belki fahişe kalkanı devreye girmiştir, bilemeyiz.

      1. Aslında tam olarak öyle yaptım. Sözlerimde kıza çok net bir şekilde uzun ilişkiye girersek onu aldatacagimi, mutsuz edeceğimi, ortada birakacagimi ima ettim ama hareketlerim henüz mavi hapın etkisinde olduğum için yumuşadi. Mesela kızla otururken kıza fazla eğildim, çok fazla ilgi gösterdim (kız biraz gergindi gevsemesi için) vs. Sanırım olayın bu noktaya gelmesinin sebebi benim. Ayrıca aklımdan yalan söyleyip, umut verip sikip gitmek geçmedi değil ama henüz dark triadi bu kadar icsellestiremedim 😀
        Son olarak kız fotoğraflarımı annesine falan göstermiş annesi de çok beğenmiş falan. Bu sabah öğrendim bunları. Tünelin ucu bombok bir yere çıktı. Sanırım sonunda Şener Şen kaçışı yapacağım 😀

        1. Sözlerinle kendi kendini ayağından vurmuşsun. “Uzun süreli ilişkiye girersen falan onu aldatacağını, mutsuız edeceğini ima” etmeyi falan “ben alfa sikerim” demek sanan çok ama tek yaptığın hatunu korkutmak olmuş. Bunu yaptıktan sonra hatunun seninle birlikte olmasını bekliyorsun. Geçmiş olsun.

          Dante’nin söylediklerine de kesinlikle karşıyım. Kızı sikmek için yalan söyle diyor ama böyle bir şeye ne gerek var ne de etik bir şey. İnsan oyun ile kendinin olduğundan daha iyi olduğu izlenimi verebilir ama çulsuzun tekiyken dokturum demesi ya da sikip bırakacak iken uzun süreli ilişki vaadi vermesi gibi yalanlar o adamın oyununun ya da kişiliğinin yetersiz olması demektir. Yalan söylemene gerek yoktu. Ağzını açıp kıza gereksiz uzun süreli ilişki sözü vermemek yeter iken muhtemelen karizma yaptığını sanıp sözlerinle aldatırım, mutsuz ederim gibi aptal şeyler ima etmişsin.

          Peki bunu niye yaptın? Ben sana söyleyeyim. Sadece duruşun ve hareketlerinle alfa maskülen erkek izlenimi verebileceğin konusunda kendine güvenin yok ya da gerçekten öyle bir izlenim veremeyeceksin. O nedenle de “söze” başvuruyorsun ama …

          “Ben güçlüyüm” demek zorunda kalan erkek 90% zayıf bir erkektir.

          “Ben uzun süreli ilişkide aldatırım, mutsuz ederim” diyen erkek 90% kızın içine düşüp aldatılmaktan ve mutsuz olmaktan korkan erkektir.

          Sözlerin ultimatoma girer. Kadın – erkek ilişkilerinde ultimatom zayıflık deklerasyonudur. Söze dökme zorunda kaldığın anda işin bitmiştir zaten.

          NEXT eyle. Ya da ağzını bu konularda açmadan devam et. Tabak çevirirken uzun süreli ilişki içine girmemenin yöntemi basit ve Rollo’nun dediği gibi kıza ikiniz bir şeymişsiniz yalanı söyleyerek değil bu konuya girmeyerek olur. Sen aslında bu konuya girmeyebilirdin ama kendin girmişsin (kıza sağlam kazık değilim diyerek).

          NOT : Biz neyiz lafını duyduktan sonra genellikle o kızla olmaz. Ama genellikle.

          1. Haklısın. Kendi ayağıma sıktım. Ama bunları kendimi güçlü göstermek için yaptığımı düşünmüyorum. Bu söylediğim şeyleri ortada hiçbir şey yokken söylemedim. Kız konuşma arasında gelecege dair hayallerinden bahsediyordu, falda çıkan uzun süreli ilişkiyi ikimize uyarliyordu vs. (falaaddin senden nefret ediyorum) ve bunları tanışalı henüz iki gün olmuşken yapıyordu. Ben de uyarı niteliğinde, kıza ümit vermemek adına yaptım. Çünkü üzülmesini istemedim. Dantenin aksine merhametli bir insanım. Kızla konuşurken inanılmaz bir ilgi ve şefkate ihtiyaç duyduğunu sezdim ve ona bunları veremeyeceğimi belirtmek için bu yönteme başvurdum(çünkü uzak mesafe ilişkisi istemiyorum). Yani bir nevi cingirakli yılanın kuyruğu gibi. Yalan söyleme gibi toplara girmem mümkün değil zaten. Dantenin yöntemleri beni çok cezbetmiyor. Neyse artık bu saatten sonra yapacak bi şey yok. Ayrılmadan önce son bir buluşma ayarlayıp nextlemeyi düşünüyorum. Bakalım ne olacak.
            Eleştiriler ve tavsiyeler için tekrar teşekkürler.

          2. Farketmez. sessizce gülümseyerek dinleyeceksin ve zorlarsa da kibarca çok hizlisin yavaş diyeceksin. Kıza “ben ne olursa olsun kucagina atlamak iatedigin alfa sikerim kenarda tutacagin beta oder degilim” demeye calismissin ama bunu demen (1) tam tersi oldugunu gosterir ve (2) oyle olsaydin bile cogu hatun hic evcillestiremeyecegi adama ya bulaşmaz ya da bir tadina bakip birakir.

  3. Bu nasıl bir reklam amına koyim lan!!! Şu reklamın iğrençliğine bak.
    “hatunun eski erkek arkadaşı ve Jose’nin resmedildiği zengin alfa – fakir ama piç alfa tiplerine dikkat.” Mahmut abi alıcısı erkek olan bir ürünü nasıl aşağılıyolar!!? Çok güzel vurgulamışsın bu cümlende.
    Ben halen inanamıyorum. Bu kadar olmaz, erkekleri aşağılayarak taşşak üstüne taşşak geçmeleri. Bu reklama bu sitenin kırmızı haplı okurları bile bir şey dememişler(çok az yorum gelmiş bu kadar önemli bir gerçek ap açık ortada olmasına rağmen). Resmen gelebileceğimiz en son boktan noktaya gelmişiz. Erkekleri bu kadar ağır “aşağılayarak taşşak geçmeleri” kadınlardan ve insanlardan nefret etmeme sebep oluyor. Reklam çok şey anlatıyor. Anlamayanlar 1000 kez tekrar başa sarıp izlesinler. Hayrınıza olur.

    1. Cok az yorum gelmis lafindan kastin youtube’ta ise oyle bir ortamda yorum yazip gercekleri anlatmak hem vakit kaybi hem sacmalik olur. Burayi kastediyorsan yazi yeni yazilmis ve onceden tektas mevzusu ile ilgili birkac paylasim yapildi. Sorular sorulup mevzu anlasildi. Bu video bir nevi o postlarda anlatilanlarin pekistirmesi. Ayrica konusmaya gerek yok. Izleyip aynen amk vay ibneler aklimizla dasak geciyorlar deyip akilda tutmak uzere gecmek lazim.

  4. Bunun istisnası yok mu (yüzük almaya meraklı değilim zaten)

    Statün yüksekse bile almayacak mıyız, kızın tepkisinde değilim gösteremedikten sonra ne boka yarar statü?

    1. Hiç anlamam o işten. Çok sevmeme rağmen pat diye “içmiyorum lan bunu, içersem yaşlanınca çok acı çekerek öleceğim” diye bıraktım. Öyle bir yol yordam denemedim. Denediğim zamanlar bırakamamıştım zaten.

  5. Mahmut abi evlilik hakkında ki metinleri okuyordum ne diyim evlilikden korktum vallahi mutlu bir evlilik hayatı sürdürmek imkansız mı ? Yaşım genç soru saçma ise tecrübesizliğime ver 😀

  6. Manitalar günü yaklaştığına göre, bununla ilgili bir yazı paylaşmak lazım oldu. Aşağıda alıntıladığım yazıyı bir “kadın” yazmış. Adı Ezgi Akgül. Facebook sayfasını inceledim. Ortalama bir maskülist erkek gibi paylaşımlar yapıyor. Takdir edilesi. Yazı şöyle:
    “Erkeği önünde diz çöktürüp evlenme teklifi aldı diye bunun çok romantik olduğunu zanneden kezopatralar ile kucağında kalp olan Çin malı oyuncak ayı aldı diye kendini romantik zanneden kekoreçlerin cahillikleri ölümüne yarışır.

    Ama asıl cahillikte zirve tek taşın karatı oranında aşkın boyutunun ölçüldüğü günümüz ilişki anlayışına ait.

    Kendi kendilerine ilişkileri nasıl ilerlerse ilerlesin isterlerse 14 Şubatta el ele uçurumdan üstlerinde aynı desen ve aynı renk o iğrenç kombinlerle atlasınlar, bundan banane bizene! Öğretilen romantizm ritüellerini olması gereken doğru davranışlar biçiminde algılayıp ve bu da yetmezmiş gibi topluma bunu yaymasınlar yeter.

    İlişkilerimizin içine sıkışan leş para olgusunu öylesine sistemli ve kararlı bir biçimde bize dayattılar ki artık aşkı meta ile bitiştirmeden evlenemiyoruz bile. O tek taş olmadan evlenmeyi bırak tek taşı başkasının tek taşından küçük diye nişan atan kadınlar biliyorum.

    Bir tüketim ürünü ile kendi değeri arasında korelasyon kuracak kadar kendisine saygısı olmayan bir insan ile değil evlenmek, koz maça oynarken bile eş olmak istemememiz lazımken biz tutup bu insanları çocuklarımıza anne/baba diye seçiyoruz.

    Kaldı ki yüzüğün üzerindeki pırlantanın karbonun allotroplarindan biri olan elmasın kesilmiş hali olduğu, aynı karbonun kömür ve grafit de oluşturabildiği gerçeği ortadayken metanın ne olduğu, maddenin hangi özelliklerinden dolayı kıymetlendiği tartışmaya her zaman açık.

    “İhi İhi bij ondan diilki aşkımıjın şembolü güjel olşun falan filan İhi ihi” diye iddia edenleri zirkon yüzük ile aşklarını ölümsüzleştirmeye davet ediyorum.

    Şunu çok net söyleyebilirim.
    Ucuz diye aşağıladığı zirkon taşlı bir yüzüğü parmağına takmayan kadın kendi değerini meta ile ölçecek kadar cahildir. Aynı zamanda “bana ucuz bir yüzük alacak kadar değer veriyorsun” diyorsa hastalıklı romantizm öğretisinin ve uzun soluklu bir pazarlama stratejisinin lağamıdır, foseptiğidir.

    Çok mu abarttım? Hayır!

    Sizin o olmazsa kendinizi olmamış hissettiğiniz elmas özellikle Sierra Leone başta olmak üzere Afrika ülkelerinde ve geri kalmış birkaç ülkede ülkenin fakir insanları çok zor sağlık şartlarında çalıştırılarak çıkartılıyor. Daha da kötüsü bu ülkelerde iç savaş hüküm sürmekte, bu iç savaşlar hiç bitmesin diye büyük elmas şirketleri tarafından destekleniyor.

    Bitti mi? Bitmedi!

    Bu ülkelerde zor şartlarda çalışmayı veya asker olup savaşmayı kabul etmeyenlerin elleri kesiliyor ve yine bu ülkelerde nüfusa göre sakat olma oranı bir hayli yüksek.

    Bitti mi hala? Hayır devam ediyor!

    Son yıllarda bu yaşanan insanlık dramına karşı elmas için yeni bir sınıflandırma tanımı ortaya çıkmış kapitalist insan vicdan sesini bastıracak yeni bir yol bulmuş.

    Bu sınıflandırmaya göre 2 çeşit elmas var, bunlar savaş (conflict) ve savaş-dışı (conflict-free) elmalar. Savaş (conflict) elmasları elmas şirketlerinin desteğiyle ülkede iç savaş çıkartılarak ve ülkenin insanları çok zor sağlık koşullarında zorla çalıştırılarak elde ediliyor. Savaş-dışı (conflict-free) adı verilen elmaslar ise çıkarılırken çalıştırılan insanlar sağlıklı koşullarda ve ücretli olarak çalıştırılmakta, aynı zamanda ülkede herhangi bir çatışma veya iç savaşa neden olunmuyor. Ama savaşarak çıkan elmalar daha pahalı.

    Mutluluğunuzu ve aşkınızı fakir Afrika ülkelerinin insanlarının kanıyla üretilen bir meta ile sembolize edecek kadar hıyarsanız ben bilmem de bari utanıp cehaletinizi kendi içinizde yaşayın.

    Çocuklarınızı bu rezil açık hava tımarhanesinin elit görünümlü ancak meta tabanlı öğretilerinden koruyun. Gerçek güzellik meta olamayacak kadar yükseklerde.
    Zaten o kadar yükseklerden getirildiyse bir ip parçası bile değerlidir.

    Aşkı yerin 300 metre altında arayan insan zaten gerizekalıdır hem aşktan hem diğer her şeyden muaftır, ellemeyin! ”

    Ezgi Akgül

  7. Mahmut abi sana danışmak istediğim bir konu var. Ben mavi hapın içine hapsolmuş loser bir insandim. Bu siteyi tanıdıktan sonra hayatımda bir çok şey değişti. Tabi ister istemez yılların toksinini atmak kolay olmuyor. Ara ara tekrar patlak veriyor mavi hap etkileri. Bunun değişmesi için çok çaba sarf ediyor kendimi geliştiriyorum. Okulumu dahi bu sitenin verdiği ozguven sayesinde bitirdim diyebilirim. Bu sene artık ortalama seviyelerde maaşı olan (4-5 bin civarında) bir işe girip hayatıma tamamen düzene sokuyorum. Asıl konu ise benim bu gelişimim sonucunda ailem potansiyel evlilik adaylarını öne sürmeye başladılar. Aslında gelisimimi tamamlamadan bu işlere girmeyi de planlamiyordum ama objektif bakınca son zamanlarda bulunamayacak bir aday çıktı karşıma. Oneitis dusuncesiyle bakmıyorum olaya sadece potansiyel eş adayının bir çok artisinin ve bu devirde bulunmayan ozelliklerinin olması beni bu düşünceye itti. Aday kız profilini cikarmam gerekirse; şuan 18 yaşında(arada 7 yaş var), ortalamanin üzerinde bir güzelliğe sahip (cevremdeki kızlarla kiyaslayinca bâyâ iyi), ailesi tam olarak ev işlerini öğrenecek şekilde yetiştirmiş (ailesini tanıyorum), aileden çekinme durumu fazlasıyla hakim, en iyi özelliklerinden biri; sosyal medya kullanmamış hiç (beyni yıkanmamış halde), bir işte çalışma gibi bir durumu olmaz büyük ihtimalle (bu durum iyi mi kötü mü karar veremedim) ve köyde yetişmiş bir kız. Kötü yanı ise kızla oturup konusmuslugum yok bu durum bir bilinmezlik yaratiyor ve uzaktan akraba olmamız gelecekte aramizda olabilecek problemlere karşı, ailelerin müdahil olma durumu beni rahatsız ediyor(ailesi beni fazlasıyla sever ama gelecekte ne olacağı belirsiz). Gelecekte böyle bir adayi tekrar bulabilir miyim bilmiyorum lakin kırmızı hapı tam olarak sindirmeden ve bolluk mentalitesine geçmeden bu işlere girismem ne kadar doğru olur onu da bilmiyorum. Kızın çalışmamasınin ekonomik olarak bizi rahatsız etmesiyle, calisinca olacak sorunları kiyaslayinca da tam bir sonuca varamiyorum. Sonuç olarak böyle bir olaya sence girismeli miyim yoksa daha hazır degil miyim böyle bir duruma? (Kız ben olmasam başkasıyla olur. Tek seferlik bir şans bu olay, bunu da göz önünde bulundur lütfen.)

    1. Bu konudaki fikrimi biliyorsun. Tam kendini gerçekleştirmeye başlamış iken evlenirsen kendini gerçekleştirmen çok zorlaşacak. Fakat “çok gençsin daha ne evlenmesi?” benim fikrim ve benim tavsiyemi al ama kendin karar vermek zorundasın. Öncelikle her kararda, o kararı en kırmızısından versen bile, bir fırsat maliyeti vardır. Şu yaşında evlenmenin fırsat maliyeti olduğu gibi, bahsettiğin kızla evlenmemenin de dediğin gibi iyi özelliklere sahip bir kızı elden kaçırmak gibi bir fırsat maliyeti de var. Bana sorarsan ikinci tercihin riski daha az ama burada kar zarar hesabını senin yerine kimse yapamaz. Evet eğer eninde sonunda evlilik ve çocuk istiyorsan belki bu kız iyi fırsat (ama sen daha pişmedin o ayrı).

      Dediğim gibi kırmızı hap mantığında sorunun cevabı basit. Evlenmek için çok gençsin. Kız senle olmasa başkası ile olur ama sen de bu kız olmasa başkasını bulursun. Mesele o değil.

      Eğer hemen hayır demeyeceksen o zaman şunlara dikkat et. Kız çok genç. Ergen daha. Neden bu kadar erken evlendiriliyor? Çok muhafazakar bir çevrede misiniz? İkincisi kızla henüz konuşmamışsın. Senle kendi isteği ile mi evleniyor, bir sevdiği var mı, vs … Sen üniversite mezunusun kız ise lise mezunu kalacak muhtemelen. Çalışacak mı? Kadının çalışması daha mantıklı. Bunları öğrenmen ve anlaman en az 8 – 9 ay. Sen daha konuşmamışsın bile. Eğer hemen hayır demeyeceksen önce bir iki kere görüşseniz de sonra bu soruları sorsan?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *