Red Man Group Episode 27 Notları – Bin tavizle betalaşmak

Red Man Group Episode 27 – The Curse of The Thirsty Beta podcastında Black Label Logic Carl, bin tavizle betalaşmak kavramını (betatization by 1000 concessions) anlatıyor :

Carl : “Bununla anlatmak istediğim, çoğu erkeğin olaya bir beta olarak başlamadığı. Eğer küçük erkek çocuklarına bakarsanız, neredeyse alfa olduklarını gözlemlersiniz. Eğer 3, 4 veya 5 yaşlarında iken bakarsanız. Ama zamanla bu alfalık tüm sistem, ilaçlar, vs … ile bu çocuklardan sopalanarak atılır.

Ama “bin tavizle betalaşmak” ile spesifik olarak anlatmak istediğim, bir erkeğin alfa iken bir ilişkiye girmesi ile beraber huzur için küçük, önemsiz ama sürekli tavizler vermesi. Örneğin kadını drama yaratıyorsa, başından savmak için bir şeye evet demesi, …

Evet bunu herkes yapar ama olay kaynayan kurbağa deneyi gibi bir şey. Bu “hey, gym’e gitmek yerine neden bugün benimle evde kalıp televizyon izlemiyorsun?” daveti üzerine gymi birgün atlama ile başlayabilir. “Neden dışarı çıkıp bir şeyler yapacağımıza, eve yemek ısmarlamıyoruz” ile devam eder. Sonra bir bakmışsın ki şişkonun teki olmuşsun, kadının senden tiksiniyor, kadın şişko ve o nedenle sen de onu sikmek istemiyorsun, vs …

Kadınlar içgüdüsel olarak kendilerini yıkıcı yaratıklar ve alfa bir erkeği alıp onu betaya çevirdikten sonra bu erkeğin kendisini değiştirmesine izin verdiği için erkekten tiksinerek adamın kıçına tekmeyi basacaktır. ”

Rollo Tomassi : “Bu Güzel ve Çirkin hikayesinin çirkin tarafının çirkin bir uzantısı. Kadınlar süpermen, tarzan tarzı alfa bir adamın peşinden koşarlar ve … bu birçok romantik romanın formülüdür. Kadın bu dizginlenemez alfa erkeği bulur ve her ne sihirli yöntemle olursa olsun bu kadın o dizginlenemez erkeği evcilleştirebilecek tek kadındır. Eleman ele avuca gelmez barbar ve vahşi adamdır ama kadının feminen ruhu sayesinde ya da bir şekilde evcilleşir. (Jordan) Peterson ara ara bu konuya değiniyor ama bu çok yaygın bir hikaye formülü. Ama Carl’ın demeye çalıştığı özellikle bu çağda her şey sosyal medya ya da globalizasyon ile aşırı abartılmış vaziyette.

Bu hikayenin çirkin bir yanı da var. Süpermen bir kere Klark Kent olmaya doğru bastırıldığında, oradan nereye gidiyor? Daha da kötüye : tembelleşiyor, şişmanlıyor, vs …

Bir erkek bu çizgiyi kırmadığı ve kendi kimliğini koruma konusunda ısrar etmediği sürece gideceği yer orası (şişman Klark Kent).

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

46 thoughts on “Red Man Group Episode 27 Notları – Bin tavizle betalaşmak”

  1. 5 yaşındayken denize gittiğimizde kızlara açıp pipimi gösterir ve bundan acayip hoşlanırdım. Anlatılanla alakası var mı bilmiyorum ama aklıma direk bu olay geldi. swh

  2. Ben 5 yaşında çok dikbaşlı ve ele avuca gelmezdim. Kızları genelde sinirden ağlatırdım. İlkokul öğretmenim çok sert ve dayakçı bir kadındı ve annemin deyişi ile beni 2 senede kuzu gibi yapmıştı. Kendisini hiç sevmem ve ilkokuldan mezun olduktan sonra bir kere bile görmedim. Babam gençken çok kabadayı, korkulan bir adamdı, annemin beni evcilleştirmesine izin vermedi ama devlet baba daha güçlü, muallimi ile beni 2 – 3 seneye betalaştırdı. 😀

    1. Mahmut Bey maskülenlik testesteron amacıyla gençlerin dövüş sporlarına gitmesi çok hatalı

      Boks kickboks thai-boxing gibi sporlar kafaya feci darbe veriyorlar

      Erkeğin zekası onun her şeyidir

      Her darbede sinirler hasar alıyor

      Siz siz olun beyninizi servetiniz gibi muhafaza edin.

      Türkiye ve dünya şampiyonu dövüşçülerke tanışıp muhabbet ettim ve gördüm ki adamlar dövüşmek dışında beyin fonksiyonları gayet kötü .Unutkanlık başlamış

      Jijutsu wing chun krav maga iyidir onun dışındakiler adamı siker

      1. Profesyonel dövüşçü olun ringe çıkın demiyoruz birader, dövüş sporunu ringe pek çıkmadan yapabilirsin. Profesyonel dövüşçü değilsen bahsettiğin risk çok çok az.

        1. Sadece yastık mı dövüyorsun idmanda ?
          Sparingler , karaciğere alınan aparkatlar , ön tekmeler daha nicesi…

          Daha etkili dövüş bilmek daha iyi
          Krav maga , thai-chi , wing-chun, jijutsu,..

          Kickboks gibi sporlar öğrenilmeli ama uzun vadede adamı mahveder

          Ayrıca türkiyedeki hocalaın çoğu kendi sporcularıyla ilgilenip , diğer insanlara para gözüyle bakıyor.

          Kafaya alınan darbelerlein zararı ile ilgili türlü araştırma yapıldı son dönemlerde

          Beyni hasarlı , kavgacı , öfkeli maskülen alfa olmak nedir aq

          1. Kickboks muay thai tekvando wushu türlü sporlar yaptım ama gel gör ki beyin hasarına ne gerek var Allah aşkına ??

            Sparinglerde 40 yaşında adamdan burnumuza yumruk yada karnımıza tekme yemenin kime ne faydası var ??

            Sanki her gün biriyle kavga ediyoruz

            En son 3-4 sene önce hatta daha fazla oldu kavga edeli

          2. Hocam her olayı abartıp en uçlara çekmeseniz olmaz. Sizin bu radikal uçlarda sallanan kafalarınızla işiniz zor. Artık yapmıyorum, yapsam da evet yastık döverim, belki kafalık ile bir iki dövüşe çıkarım. Krav maga falan yapmayın diyen mi var? Risk toleransınız ne ise onu yapın.

            Siz her kapıdan çıkarken bugün bana kamyon çarparsa diye de korkuyorsunuzdur.

        2. Kesinlikle.yanlarinda hatun varken satasan uc bes ezik beta gorunce dovus sanatlarinin degerini,ne demek oldugunu anlarlar.

          1. Dövüş sporları önemli ona bir şey diyen yok

            Kafaya darbeli sporlar ilerde sıkıntı çıkarabilir
            Beyne hasar alınca geri dönüşü olmuyor

            Dövüş sporu diyince aklına boks vs geliyorsa sadece , o senin problemin

    2. Hocam peki küçük çocukları nasıl yetiştirmeliyiz? Yanlış hareketlerinde hiçbir şey yapmamalı mıyız? Yaparsak da nasıl yapmalıyız? Bir çocuk sahibi olarak soruyorum size.

    3. Ben de öğretmenimden tiksinirdim, daha sonra sokakta gördüğümde surat yaptım, göt gibi kaldı şerefsiz. Sakin bir çocuktum çok ezdi beni cuğu.. Anne konusuna gelince anneler zaten erkek çocuklarının, yani evlatlarının en büyük düşmanıdırlar, elinden geldiğince kendileri gibi korkak evlat yetiştirirler.. Hele bir de adamdan boşanmışlarsa!!

  3. Bugün babalar sağolsun betalaştırma işini ele almış vaziyetteler. Bu konuda daha önce şunu yazmıştım ki buna benzer çok şey gördüm :

    Kız babası olarak çocuk parklarını turlayan biriyim ve sahada durum kötü beyler. Elbette doğal 5 yaş alfalığı hala mevcut ama çocuklar hiç yetişkinsiz oynayamadıklarından erkek çocukların sürekli törpülendiğine şahit oluyorum ve 5 yaşında bile betalaşmış bir sürü çocuk görüyorum. Bu çocukların babası olacak sümsüklerden birini birgün tepeleyeceğim sinirden. Oğlan benim kıza hakettiği bir kabalık yapıyor ben (biraz kızım kendi başının çaresine bakmayı öğrensin biraz da haksız birşey yaparsa karşılığını göreceğini bilsin diye) ağzımı açmıyorum herif gelip çocuğa zorla özür diletiyor. Ne olursa olsun kızlara öyle davranmamalıymış. Embesil herif kendi oğlunu iğdiş ediyor.

  4. Kadının isteklerinin çıkarlarımız doğrultusunda olmadığı ve bizi programlamaya yönelik olduğu noktaları kavrayabilmeli ve bunları bertaraf etmeliyiz buraya dek tamam. Pekala, konuya bambaşka bir noktadan bakacak olursam kendi adıma söylüyorum bunu; Stoik bir perspektif ile ilişkilerin yönlendirilmesi mümkün müdür? Ben buyum, benden ancak bu olur, işine gelirse gibi bir tavır eğer kendimize yaptığımız yatırım doğru yönde ilerliyorsa bir artı mıdır? Yoksa ilişki dinamiğini tamamen terk etmek midir? En nihayetinde kendimize özgü davranışlarımız var ve değiştirilemez, bundan kimin rahatsız olduğu ve bize zarar verip vermediği ile ilintili olarak umurumuzda olmamalı.

  5. Kadının isteklerinin çıkarlarımız doğrultusunda olmadığı ve bizi programlamaya yönelik olduğu noktaları kavrayabilmeli ve bunları bertaraf etmeliyiz buraya dek tamam. Pekala, konuya bambaşka bir noktadan bakacak olursam kendi adıma söylüyorum bunu; Stoik bir perspektif ile ilişkilerin yönlendirilmesi mümkün müdür? Ben buyum, benden ancak bu olur, işine gelirse gibi bir tavır eğer kendimize yaptığımız yatırım doğru yönde ilerliyorsa bir artı mıdır? Yoksa ilişki dinamiğini tamamen terk etmek midir? En nihayetinde kendimize özgü davranışlarımız var ve değiştirilemez, bundan kimin rahatsız olduğu ve bize zarar verip vermediği ile ilintili olarak umurumuzda olmamalı.

    1. Ben buyum, benden ancak bu olur, işine gelirse gibi bir tavır eğer kendimize yaptığımız yatırım doğru yönde ilerliyorsa bir artı mıdır?

      Artıdır ama bu bahsettiğin şeyi söze dökmeden ve eğer illa dökeceksen hatun inada bindirmediği sürece tatlı dille anlatman lazım. Söze dökmemek en incelikli sanattır. Zira bunu söze dökerek yapmaya çalışan erkek, genellikle “davranışları ile gösterecek gücü olmayan erkek”tir.

  6. Mahmut abi merhaba,
    Uzun süredir siteyi takip ediyorum ve hayatımda çok iyi değişikler oluyor. Teşekkür ederim.

    Aklıma takılan 2 soru var:

    1) Vicdan kavramının red pill’de bir açıklaması var mı? Bu konuyu hiç erkek adam perspektifinden düşündünüz mü?
    Kıskançlık ve Evrim konulu o aydınlatıcı yazı gibi, Vicdan ve Evrim yazısı olsa eminim herkes için çok faydalı olurdu. Vicdan nedir? Vicdan neden var? Vs vs(Bu konuda armut piş ağzıma düşçülük yapmadan, önerdiğiniz bir kitabı bile okuyabilirim.)

    2) Bu soru biraz değişik gelebilir 🙂
    Yazılarınız sonrası dinlediğim müziklerin hepsinde bir duygusallık farkettim ve rahatsız oldum. (Kadınlar, aşk, üzüntü vs vs)
    Bu Blues’da da modern alternatif akımlarda da var.
    Siz ne tür müzik dinliyorsunuz? Önerebileceğiniz grup, tür var mıdır?

    Desteğiniz için teşekkür ederim.

  7. Ben 7, 8 yaşında 20 yaşıma kadar bir çok çete kurmustum okulda ve mahallede. Hepsinin anneleri toplanıp oğullarımizi ( kizlarimizi ne goturuyordum kardeşş ) yoldan çıkarıyor diye bi ara toplu şikayet etmişler di. Babam o an bana bakıp gülmeye başlamıştı abilerim falan hep gülme seansı gibiydi :)) suan univ de yim dur bakalım anlatırım sonra .

  8. mahmut abi ve arkadaşlar;fikrinize ihtiyacım var:
    herşeyi tiye alan bir mahallede yaşıyorum. 35 oldum, hâlâ beni tiye alma cesareti gösteren insanlar bitmedi.
    çevrem bana takilan oç’lerle dolu.
    bı yol gösterin, lutfen.
    nasıl davranabilirim

    1. Sizinle taşak geçenlere tekme tokat saldırmak yapabileceğiniz en büyük betalıktır. Taşağa taşakla karşılık verilir. Çocukluk arkadaşlarımla en büyük zevklerimizden biri uygun şartlar oluştuğunda (biri birşey zırvaladığında) birbirimizi itin götüne sokmaktır. Tabii ki tamamen şaka yollu. Ama bazen sinirden kıpkırmızı yapacak kadar da ağır. Taşak geçmeyi öğrenin, fiziki saldırı bu durumda feminence olur.

    2. 1- Bodybuilding ya da Fitness ile hacim kazan.
      2- Hazir cevap olmaya calis, olamasan bile gecilen tassagin altinda kalma.
      3- Kesinlikle hicbir siddete basvurma bu sadece seni suclu gostermekle kalmaz mahallende seni seven insanlari da kaybetmene neden olur.

      Eger 1’i yaparsan etrafindaki insanlarin sana karsi nasil degistigine sasiracaksin.

      Sadece 2’yi yaparsan, insanlar senin degistigini, eskisi gibi olmadigini ve kendi yaptiklarini gormezden gelerek sana kabalastigini soyleyecekler.

      Ama 1 ile 2’yi ayni anda yaparsan yani biraz hacimlenip uzerine de hazir cevapliligi eklersen. Sana saygi duymaya baslayacak ve bilincaltlarinda zaten boyle bir adamin bu karakterde hazir cevap kendini begenmis oldugunu dusunduklerinden seni cok sert yargilamayacaklar.

      Sayfa acildigi ilk gunden beri Admin bosuna bagirmiyor agirlik sporu agirlik sporu diye, bu isin bir hikmeti var ama cok zorlu ve acili bir yol.

  9. merhabalar,

    İlaçlar kısmına takıldım ben , mesela çocukluktan beri ara ara bile olsa anti depresanlar kullandım. Bir çırpıda hepsini tüm antidepresanları sayabilirim neredeyse şimdi ilaçlar nasıl beta hale getiriyor. Ben de çocukken çok yaramazdım ve çok ilginçtir çocukluğumu hatırlayanlar yaramaz halimi gayet seviyorlardı , bazen düşünüyorum ilaçları kullanmayıp yaramaz olarak kalsam daha mı iyi olurdu 27 yaşında üniversite bitirememiş iş güç sahibi biri olmayan biri olmak yerine. Hayatta nedense karşılaştığım her şey şu ilaçları kullanmaya itti beni belki kullanmam lazım bilmiyorum; kepçe kulaklı biriydim ameliyat oldum ama hala özgüvensiz biriyim hala birileri dalga geçecek gibi hissediyorum.

    Bir arkadaşım çocuk yakışıklı, şeytan tüyü müdür artık nedir bilmiyorum çocuğa kızlar yazıyor tindarda rahat eşleşiyor buluşuyor, cafede gördüğümüz kızı instada bulup ekliyor kabul ediyor kızlar aaa bıyıkların kaşların çok iyiymiş diyorlar çocuğa nargile stili var çocukta bu da kızların hoşuna , bu elemamn benim en yakın arkadaşım ben yanında ezik gibi hissediyorum amk, ben mesela bir kaç kıza yürüme denemesinde bulundum birinden telefon aldım nasıl aldım bilmem, arkadaşta diyor ben varken de yanında kıza yürü dedim sen varken veya başkası varken de olmaz o iş. Benim sayemde tanıştığı kıza yazıyor mesela, kız bunu doğru düzgün tanımıyor bu da mesajları atıyor bana , kız nerdeyse üstüne atlayacak. Bu durum nasıl bir durum sence mahmut abi. Kısacası sanki herşey beni depresif olmaya yöneltiyor.

  10. mahmut abi kızla ilk bulusmada kızı tavladıktan sonra müsait ev yoktu arabayla tenhaya gittik. yiyişme aşamasını ilerletemedik kız biz şimdi neyiz hesabına geçti. ben de savuşturmak icin diğer kızlardan bahsedince kız ciddiye aldı onlardan vazgeçmen gerek felan dedi. ben dalgYa devam ederken arada öpüyodum felan. kız sadakat beklediginden bahsedince ben de daha fazla direnemedim ciddi moda geçip sadakat istiyosan itaat edeceksin dedim. sonra geç oldu diye kızı eve bıraktım sonra konusalım dedi. şimdi ne yapmam gerekiyor bilemedim.

    1. Rollo’nun bir lafi var. ” Ultimatom acizlik itirafidir” der. Sadakat istiyorsan itaat edeceksin hem bu acizlik itirafina girer hem de pazarlik yapmak acizligine.

      Sana daha once de soyledim. Senin ofke ve daha genel bir kendini kontrol problemin var. Gereksiz yerlerde karacahil mahalle kapadayisi atari yapiyorsun ve universiteli bir kizin yaninda sosyal statünü yere seriyorsun.

      Daha genel bir ofke yonetim problemin var. Bunun icin bir psikolog gormen yararina. universitede bir tane olmasi lazim.

      1. ne alaka yahu öfke problemi felan olmadı bahsettigim kısımda pek tartısılmadı. gayet eğlenceli ve esprili şekilde konusuldu bu konular. arabadayken polis gelmeseydi devamı da gelecekti ama kız benim harem yalanına inandığı icin alternatif olmak istemedigini, benim bunu düşünmem gerektigini söyleyip konuyu erteledi.

        1. Ciddi moda geçtiğini söyleyen sensin, ben değil. Öfke ya da değil, kırmızı hapı söze döktüğün ya da senin yaptığın gibi pazarlık ültimatomu verdiğin anda kendi kendinin ayağına sıkarsın.

          ÜStelik yalan söylüyorsun, haremin de yok. Yani hareketlerine yansıyıp seni onaylayacak bir arka plan da yok.

    2. Bu arada “kızlardan” bahsetmen çok çok çok büyük hata. Tabak çevirmek erkeğin kendi psikolojisi için vardır. Gerçekten alfa karakterli bir erkek kızların birbirini fark etmemesi için elinden geleni yapar. Kızlara birbirlerini ima eden ya da daha doğrusu ima eden erkek alfa taklidi yapmaya çalışan betadır ki kadın tarafından da aynen öyle algılanır. Hiçbir alfa 3Some fantazisine uygun olmadığı sürece tabaklara birbirini söylemez, ima etmez. Tabakları inkar eder. Alfa davranışı budur. Tabakların birbirini bilmesinü, haremi falan betalar yapar.

      Kırmızı hapın birinci kuralı kırmızı haptan bahsetmemektir.

  11. kız yüksek meziyet- düşük drama filtresinden çok rahat geçiyordu. bazı ufak tefek uyarılar olması dışında (baba figürü eksikliği, Büyük Ailevi sorunlar gibi) kırmızı alarm hiç yoktu.
    ciddi ilişki materyallerini de ben daha talep bile etmeden direkt sunuyordu.
    ayrıca menzilci mollaların elinde büyüdüğü içinde temiz bir geçmişe sahipti ve baya muhafazakardı. (beş vakit namaz, kuran, abdest, kadınların kısır günü dini sohbetlerinde hoca olarak anılan biriydi)

    bir yıllık karşılıklı tanımadan sonra
    Ailemle bile tanıştırmıştım.

    ama gel gelelim ki ben bir deistim. yaratıcıya inanıyorum ama benim için dinler birer insan uydurmasıdır. ve kızda deist olduğumu bir gün öğrendi…

    zaten öğrendiği gibi de ağlamaya başladı telefonda.
    dini kurallara göre evlenemezmişiz, nikah kabul olmazmış. vs. vs. açıkçası durum o kadar trajiktiki benim bile gözümden birkaç damla yaş gelmişti. 3-4 gün daha ağlamasını duydum, birşeyler yapmamı istedi. Allah’ı ve peygamberi kabul ediyorum desen bile yeterli vs. üstü kapalı kandır beni diyordu yani neredeyse.

    ama ben bir türlü bunu kendime yediremedim. ve sonunda hiçbir şey demeden ikimizde birbirimizi arayıp sormayı bıraktık. ne ben mesaj attım ne o aradı. sessiz bir unutma sözleşmesi gibiydi. ama cidden düşündükçe hala hafiften gözlerim dolar. (imkansızlık karşısında insan psikolojisi gerçekten çöküyor.)

    şimdi aradan geçmiş 3.5 yıl, hala benim müslüman olmam için dua ettiğini duyuyorum. kendi inançlarına göre hayırlı bir şekilde bana kavuşmak için hasret duyduğunu öğreniyorum.
    Elim numarasına gidip gidip geliyor. sizce ne yapmalıyım? pandoranın kutusunu açtığım anda işin tüm büyüsü bozulacak bunun farkındayım, ama din gibi kuvvetli bir konuda çerçeveyi yıktıktan sonra toparlama ihtimalim var mıdır? ben sadece bunu merak ediyorum. hemde işler kötüye gidip tüm çekiciliğim yok olsa bile yine de kızın içindeki ukte artık son bulabilir. 3.5 yıl epey yorucu bir süre… bir nevi kazan-kazan.

    siz ne dersiniz?
    yorumlarınızı bekliyorum.

    (olabildiğince düzgün ifade etmeye çalıştım. yanlış kelime kullanınca başka yöne gidebilecek bir konu çünkü. umarım durumu net bir şekilde özetleyebilmişimdir.)

    1. Ver yolu bu ne yaa, kendi prensiplerin doğrultusunda yaşa, kadının isteğine uyarsan inancını değiştirirsen zaten sen betakarotensindir..

  12. İlkokul birinci sınıftayken sınıfta 3 arkadaşım vardı .Ömer Cemil İbo

    Bunlarla kavgalı da olsam sıra arkadaşlarım olduğu için alttan alıyordum.Bu çocuklar süzme sapık ve aptaldı.Yıllardan beri yaramaz hiperaktif diye adlandırılan beni bile geçmişlerdi.Ben insanlara zarar vermeyen bir tiptim oyuncaklara ota bka sarardım ama insanları rahatsız etmemek üzerine eğitilmiştim.

    Bir gün sınıda girerken bu 3 tane aptal dedi ki
    “Bak karşıda giden kızı görüyorsun , sırayıla koşacağız onu öpüp sınıfa gireceğiz” dediler.
    Çocukluk aklı işte aq “Tamam “ dedim

    3 ü koşup kızı öpüp sınıfa girdi kız onlara bir şey demedi.
    Ben de koştum ama tam yaklaşmışken öpmekten vazgeçmiştim.

    Sınıfın güzel kızlarından birine yürümüştüm bir ara sonra sınıftaki herkes beni linç etmişti
    Montumla yere yatırıp tekmelemişlerdi

    Daha sonraları asker eşi olan sorumsuz kadın öğretmenim ise zaten seneye giderim kafasıyla , bir kargaşa esnasında kafamı sınıf tahtasına vurmuştu.

    Küçüklükten gelen obez yaramazlık ve derslere adanmışlık , Özgüvenimi yerle bir etmişti…

    Bu süreçte yani ortaokul lise vs hiçkimse de demedi “aga kendini düzelt bu böyle olmaz “
    Gelen vurdu giden vurdu amk

    Zamanla düzeldi her şey

    Ergenlik travmaları , akran zorbalıkları vs her şey bilinçaltımı sikti attı.

    Ama ilk saha raporumu bilenler bilir
    -Sadece tecrübe et – yazısını

    İlk buluşmaya giderken geçmişe ettiğim küfürleri sayamam bile amk

  13. Anger management ile ilgili bir konu başlığı açılsa güzel olur..
    Gerçi duygusal güç mevzusu içselleştirilirse bu konu temelde halledilmiş oluyor fakat bizim toplum olarak evrildiğimiz noktaya bakarsak öfke yönetimi önemli bir eksik olarak orada duruyor.

  14. Mahmuttt!

    Kurtulmak istediğimiz hatunlara sümsük beta rolü yapsak işe yarar mı?

    Yarasa da ne kaybederiz?

    Kadın milletinin bir kısmı güzel güzel konuşmaktan anlamıyor.

    Tersleyince de daha beter koşuyor.

    Hep tavlamayı yazdınız. Birazda ayrılmayı yazın.

    1. Yarar ama sen mış gibi yaparak, bir kadını reddedecek bile sertliğe sahip olmayarak betalaşırsın. Bazı hatunlardan ayrılmak zordur. Yapacak bir şey yok.

  15. Hb9 yürümesi;

    Beach e öğleden sonra gelen ve geldiğinde tüm hatunları panik içinde ‘ben de güzelim, bana da bak’ a sürükleyen hb9 a yürüyeyim dedim.

    1.80 boylarında ayağından sacına herşeyi güzel bir kız.

    Ben 1.75 boyunda hafif adeleli, baklavaları biraz belli olan, hafif kır saçlı 36 yaşında adamım. Ama herkes 28-30 yaşında gösterdiğimi söyler:)

    Geçen gün musallat olan hb6,5 un mesaj ve aramalarından fırsat bulunca ve söz konusu kız mesajlaşmalarına ara verince(sürekli telefonuyla oynuyordu) gittim yanına.

    Beach deki şemsiyelerin sorunlarından bahsettim:)(cidden)

    Hatun bir konuşmaya başladı. Bırbır bırbır. Şöyle de böyle de, şu oldu bu oldu. Ağzım açık kaldı, hazırlıksız yakalandım ve o an bu sitede hb8-9 lara kimse yürümez, o yüzden daha sıcak davranırlar muhabbeti aklıma geldi.

    Doğruymuş.

    Tam o sırada muhtemelen sürekli mesajlaştığı 2 tane manken gibi herif gelince konu dışı kaldım. Karizmayı bozmadan çekildim.

    Sonra tekrar grubun içe gidip kızdan şarj istedim, gayet sıcak ve istekli bir şekilde ilgilendi.

    Sonuç olarak bi bok olmadı ama çok güzel kızlara az kişi yürür, daha cana yakın olurlar tezini kendim tecrübe etmiş oldum.

    Ayrıca beach deki diğer kızlar bu olaydan sonra daha daha gözümün içine bakar oldu.(bana öyle gelmiş de olabilir:))

    Sonra şarjını geri götürdüm, bay bay laştık.

    Yarın tekrar yakalarsam hazırlıklı olacağım:))

  16. Başına bir bela gelmesin diye korkak yetiştirmişlerdir. Anneler hep böyledir. Kendilerini bir ömür koruyan sistemi evlatlarına da uygulamaya kalkarlar. Bir söz var ya “Kaçanın anası ağlamaz.” diye.
    Sorun annelerde değil, anneye erkek çocuğun eğitimini veren zamanımızın gereklerinde. Eskide boşanma da olsa, baba ölse de, erkek çocuğu dede, amca, abi vs. yetiştirirdi. Önce çekirdek aileye evrildik. Feminizmin yeni hedefi ise çekirdek aileyi de yıkmak. Anne – evlat tipi aile ve koruyucu aile.
    Daha kötüsü de var. Hollanda ve Almanya’ da son sürat giden bir aile tipi daha oluştu: Anne ya da baba çocuklarından birine bir hata işledi ya; (okuldan geç almak gibi, tokat gibi) tüm çocuklar ellerinden alınıyor. Kura ile çocukları olmayan başka ailelere veriliyor bu çocuklar. Daha çok eşcinsel ailelere yani.

    https://m.haberler.com/escinsel-ailelere-verilen-turk-cocuklar-belcika-4344650-haberi/

    https://eksisozluk.com/hollandada-turk-cocuklarin-ailelerinden-alinmasi–3746715

    Feminizmin yeni hedefi bu. Fazla sürmez bize de gelir. Olmaz denen neler oldu.

    1. Muhafazakar hükümetin feminist kadın bakanı Fatma Şahin; PKK yandaşı sosyalist feminist derneklerle masaya oturup İstanbul Sözleşmesini ve 6284 nolu kanunu çıkarttı.
      Erdoğan, feminazi örgüt KADEM’in başkanlığını yapmış bir kadını Aile ve Kadın bakanı olarak atadı.
      Yine Erdoğan; geçen AK Parti komgresinde kadın MKYK sayısını epey arttırdı.
      Yani muhafazakar müslüman bir hükümet tarafından gerçekleştirilen hamleler.
      Erdoğan’ın eşcinsellik aleyhine konuştuğunu hiç duymadım. İktidara gelmeden önce 2001 yılında Abbas Güçlü ile yapılan programda bir gencin sorusu üzerine “eşcinseller gibi tüm ezilenlerin haklarını savunacağız” demişti.
      AK LGBT’liler denen bir grup ibne, gökkuşağı paçavrası ile Erdoğan’ın mitingine en ön sıralardan katılmış, müslüman Erdoğan, kendisine tezahürat yapan bu sapıkları eliyle selamlamıştı.
      Bu saatten sonra Türkiye’ye gelecek hiç bir şey beni şaşırtmaz.
      Nitekim evlilerin zina cezasını da 2004 yılında kaldırmadılar mı? Biri karını senin evinde düdüklese, polisi arayamıyorsun artık.

  17. Bak sana bir haber dha. Geçen hafta (Ağustos 2018) haberi:

    Açılan bir boşanma davasında, kocanın eşine şiddet uygulamak için üzerine yürümesi bile boşanma nedeni kabul edildi. Kararda, kocanın karısının üzerine yürümesi “Fiziksel şiddet” sayıldı.

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, şiddet uygulamak için karısının üzerine yürüyen kocayı suçlu buldu.

    Karısının üzerine yürümeyi boşanma nedeni kabul eden Yargıtay, bu kararıyla kadına karşı şiddet davalarında emsal bir karara imza atmış oldu.

    Olay Bursa’da meydana geldi.

    M.A. tartıştığı karısının üzerine yürüdü. Şiddet uygulayacağı sırada, eşi S.A yan odaya kaçarak yardım istedi.

    Olay sonrası boşanma davası açan S.A.’nın açtığı dava reddedildi.

    Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadınları sevindirecek bir karara imza attı.

    Daire, hiçbir şekilde şiddete geçit verilmemesi gerektiğinin altını çizdiği kararında şu görüşleri dile getirdi: “Davalının davacının üzerine yürümesi fiziksel şiddete yönelik bir davranış olduğundan Yargıtay uygulamasında evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma davasında boşanma konusu davranışlardandır. Davalının dövmek için eşinin üzerine yürüdüğü ve evden kovduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir”

    Bu kararla birlikte, eşinin üzerine yürümek boşanma nedeni sayılacak.

    https://www.haberturk.com/yazarlar/yasemin-guneri/2120605-esin-uzerine-yurumek-siddet-sayildi#
    Yorumum şu: Orada bulunanlar ya da kadının tek taraflı ifadesi, kabul görmüştür. Şiddet görecekti, neye göre, kime göre. Daha olmamışı olmuş kabul etmişler. Kadını haklı çıkarmak için ne gerekiyorsa yapılıyor. Bu devirde evlenmek ve çocuk yapmak yanlış bir iş oldu.
    Erkeği yaktılar. Kusurlu olduğu için çocuğu alamaz, bir ömür anasına ve çocuklarına nafaka öder, maddi ve manevi tazminat öder, mahkeme, bilirkişi, icra, vekalet masraflarını öder. Çocuğunu da göremez muhtemelen. Kanuni düzenleme falan hikaye. Su tersine akmaz. Hedefi anlattım size. Hedef evrensel bir hedef.
    Hangi iktidar, yönetici ve adli erkan buna hayur dese gider. Hakimin başka şansı yok. Hedefe gelirsek:
    Çocuklar ve kadınlar üzerinden erkekler vergi ödeyecekler. Her 3 çocuktan 1’i eşcinsel (Hollanda) kabul edilecek ve 7 yaşında bile translığa geçiş (ingiltere) yapabilecekler.. Buna itiraz etmeyecek ailelere (Almanya) verilecekler. Çocuklar mutlak korunacak ve Erkekler betalaştırılıp cinsellikten uzaklaştırılacaklar. Erkekler üreten ve vergi veren komik varlıklar olacaklar. Kadınlar 40’ına kadar ailesiz cinsel özgürlük elde edecekler (Sonrasına plan yok). Kızlar 12 yaşında bile 19 yaş altıyla çiftleşebilecekler. (Norveç)
    Türkiyede iktidar değişiklikleri önemli değil. Bu iş parti, ideoloji, din vs.yi aştı. Türkiye gibi müslüman ülkelerde kanuni boşluk, ictihat, hakim takdiri, aflar ve zinanın kaldırılması gibi kanuni tanımsızlık üzerinden gidilecek.
    Anlatırım uzun gider.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *