Bu Ne Diyo?

Birinin yüzüne baka baka yalan söylediniz mi hiç? Arkadaşınızı, sevgilinizi ya da konuştuğunuz herhangi bir insanı aptal yerine koydunuz mu? Feminize olmuş medyanın çirkefliğine, ikiyüzlülüğüne illa ki tanık olmuşsunuzdur ama bu gerçekten başka bir şey. İngilizcede ” cringe” denilen bir kavram vardır. Başkası adına utanmak anlamına gelir. Ben bunu feminizm içerikli görsel, işitsel her öğede iliklerime kadar hissediyorum. İnanılmaz yalanlarla örülü, erkek düşmanı safsatalarla, kurban felsefesinden hareketle gözümüzü boyarlar. Bunu o kadar ustaca yaparlar ki, en büyük yalanlarını ideoloji olarak benimsemişlerdir.

Onedio.com, mor bülten, feminist gündem, 5 harfliler gibi çeşitli feminist medya unsurlarını takip ediyorum. Üniversitede aldığım toplumsal cinsiyet ve medya derslerinin etkisiyle konuya yabancı olmamakla birlikte, söyledikleri şeylerin tutarlılığını ve gerçekliğini ölçüp tartmaya çalışıyorum fakat neresinden tutarsan tut, elinde kalıyor. Hep tek taraflı, hep erkek düşmanı, hep öfke ve hırs temeline oturtulmuş çarpık fikirlerle karşılaşıyorum. Yalanlardan kurulu mağdur edebiyatı beni sinir ediyor. Yaşadığımız dünyada ciddi anlamda ezilen ve ikinci sınıf insan muamelesi gören erkeklerken, erkeklerin hep avantajlı konumda, hükmeden, otorite ve güç sahibi insanlar gibi yansıtılması bana mide bulandırıcı geliyor. Bir sistem düşünün ki, erkeklerin intihar oranı %70 küsürlerde, iş kazalarında ölenlerin %93’ü erkek, savaşlarda ölenlerin %99’u erkek, erkekler kadınlardan ortalama 6 sene daha az yaşıyor, bir erkek bir kadına göre aynı suçtan hapse girince %60 daha fazla hapis yatıyor, her 4 evsizin sadece 1’i kadın. Erkeklerde oyun ve porno bağımlılığı gibi psikolojik sorunlar had safhada ve hala kadınların ezildiği iddia ediliyor. Daha da beteri, bu fikirlere muhalif olduğunuzda, erkek düşmanı, faşist, yobaz, geri kafalı oluveriyorsunuz. Sırf bu yobaz tutum bile feminizmin şövenist bir fikir akımı olduğunu gözler önüne seriyor.

Feminist medyanın, özellikle onedio.com’un idealize ettiği erkek tipine bakınca hayret ediyorum. O videolarda oynayan kadınlar, kadraj inip de gerçek hayata geçiş yaptıklarında bu adamlardan tiksiniyorlar. Bakın, bu adamları ” beğenmiyorlar” demedim. Bu adamlardan ” tiksiniyorlar” dedim. Karakteri elinden alınmış, cinsiyeti bastırılmış, doğası yerle bir edilmiş erkek, kadınların görmeye bile tahammül edemediği erkektir. Çoğu kadın bu tip erkekleri son çare olarak bile tercih etmeyecektir. Kariyeri, parası, statüsü ne kadar iyi olursa olsun bu adamlar erkek olarak değer görmezler. Meta olarak kadınların hayatında yer ederler ve bu yer, paranın, statünün, kariyerin bittiği yerde sona erer. İşte tam da burada red pill’in en önemli ilkesi devreye girer: Bir kadının ne dediğine değil, ne yaptığına bakılmalıdır.

sonsuzluk ve bir gun
twitter: sonsuzluk_vbg

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

4 thoughts on “Bu Ne Diyo?”

  1. Hayatın her alanında erkek düşmanlığını ensemizde hissediyoruz aslında. Bir erkek karısını terkettiğinde sebep ne olursa olsun toplum onu suçluyor. Ama kadın terkedince %90 erkeğin zulmünden kaçtı, kendini kurtardı deniyor. Oturup aglamamiz lazım halimize ama onu bile”erkek adam ağlamaz” diye elimizden alıyorlar.

    Red pill sadece bir kız tavlama sanati olarak degerlendirilmemeli. Dünyayı ve insanlığı eviren ve bu zamana getiren erkeklerdir. Avcı toplayıcılıktan sanayii devrimine kadar geçen 200.000 yıllık sürede bütün zorlukları biz göğüsledik. Şimdi keyfini feminizm sürmekte.

    Erkekadam.com a hoşgeldin sonsuzluk ve birgün….

    1. “Hanımcılık kazanacak” diye saçma bişeyi alttan alttan iteleyen bir ergen yuvasıdır Onedio. Editörlerine ve yazdıkları gönderilere bakarsanız, buram buram erotizm ve seks kokan gönderiler yazdıklarını anlarsınız. Feminist hatunları ezelden beri komik bulurum. Onlara hükmedecek kadar güçlü ve yakışıklı bir erkek buldukları an, duvardan duvara emmeli gömmeli, işemeli sıçmalı (abartmıyorum) seks yapıp, o adamların ayaklarını bile yıkarlar. En kral geyşalar, en azılı feministlerden çıkar arkadaşlar, aklınızın bi köşesinde dursun.

      1. Hadi ya? Hocam ben tinder’da ucundan feminist olacağını sezdiğim hatunları (burnunda öküz halkası olanlar, çok kısa saçlılar, saçlarını pamuk şeker renklerinde boyayanlar, profillerinde feminist olduklarını söyleyenler, vs …) direk sola atıyorum 😮

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *