Annelik Üzerine

Bugün anneler günü. Hani şu, ana gibi yar olmaz denilen kadınların… Bu söz, kesinlikle doğru. Sizi bu hayatta kimse anneniz gibi karşılıksız sevmeyecek. 50 Yaşına da gelseniz anneniz sizin sağlığınız, moraliniz, huzurunuz için endişelenecek. Hatta birkaç istisna dışında nasıl olduğunuzu önemseyecek tek kadın anneniz olacak.

Kırmızı Hap’ı almadan önce tüm erkekler, hayatına giren doğru kadının onları anneleri gibi karşılıksız seveceğini düşünürler ve buna göre davranırlar. Sonunda da hüsranla karşılaşırlar. Sizin sevgili, eş dinamiğindeki rolünüz, ilişkiye yön veren, sorumluluğu göğüsleyen, etkin bir karakter olmanız. Aksi taktirde hipergaminin gazabına uğramak kaçınılmaz olacaktır. Annelik rolü, hayatınızdaki kadının sadece çocuğunuz için sergileyebileceği bir rol. Bu rolü koca rolüyle karıştırmamak gerekiyor.

Annelik, günümüzde giderek etkisi azaltılmaya çalışılan, kadının çaresizliği gibi lanse edilen önemli bir müessese. Bunun önemi kuşkusuz çok sonra anlaşılacak. Kadınlara dayatılan, 30 yaşına kadar gez, toz, önüne gelenle yat zihniyeti, kadının kendisi başta olmak üzere topluma zarar veriyor. Aileler kağıttan kule gibi yıkılırken yalnız büyüyen coçuklar, ruhsal bunalımı kolay kolay üzerinden atamıyorlar.

Kıssadan hisse: Annenize gereken saygıyı ve sevgiyi gösterin. Onun tüm kadınlardan daha değerli olduğunu da unutmayın.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

22 thoughts on “Annelik Üzerine”

  1. Kıssadan hisse’nin sonuna şu da eklenebilir:

    “Ama bir ana kuzusu da olmayın.”

    Bence bir erkek 19-20 yaşında geldiğinde annesiyle çok çok yakın olmamalı. Çünkü bazı anneler annelik iç güdüsüyle oğluna göstermesi gereken ilginin dozunu abartabiliyor ve oğlunu dizinin dibinden ayırmıyor, istemeden de olsa onun bir hanım evladı gibi yetişmesine sebep oluyor. Bu erkeğin maskülenitesine ciddi zarar veren bir şey.

    1. Dogru. Akdeniz ulkelerinin anneleri ile ogullarin belli bir yastan sonra mesafeli olmasi sart. Ozellikle evlenmeyi dusunenlerin.

      AkdeniZ ulkelerindeki ana sevgisi sorunlu. Anneye kufur cinayet sebebidir (kuzeyde bu durum yok), anne kutsaldir, vs. Bunun bir dengesi olmali.

  2. Mahmut abi
    Benim annem 40 yaşında çalışan bi kadın anti depresan kullanıyor tembelliği seven babamla ayrı çok mutsuz ve çok yalnız bi kadın
    Ben bu yıl 18ime gireceğim fakat annem beni çok küçümsüyor
    Annem kararları erkeğin vermesi gerektiğini biliyor ve sesini çıkartmıyor evde tek erkek ben olmama rağmen kararları ben değil bizimle birlikte yaşamayan dayımlar teyzemler veriyor onların diğer kuzenime karışmayıp bana karışması da benim gururuma değil sinirime dokunuyor
    Benim babam da kesinlikle betalık üzerine kitap yazılsa kitabın kahramanı olurdu korkak duygusal göbekli spordan kaçan çok kibar yeniliği kabul etmeyen başkalarından onay bekleyen birisi
    Annem de babam da beni çok bunalttı kendilerini kurtarmak istemeyen iki insan ikisi de yalnız
    Ben ilerde kendi evliliğime mi bakıcam işime mi bakıcam çocuklarıma mı bakıcam yoksa kendisine saygısı olmayan anne ve babama mı?

    1. Kardeşim benim annem hayatta değil ama şunu söyleyebilirim en yakın fırsatta ailenden ayrılmanı isterim. Patolojik bir şey var ortada çünkü. Hiç de sorumluluk hissetme, sen onların hizmetçisi değilsin. Onlar seni istedikleri için yaptılar o yüzden kendin ol. Kendini var et.

      1. Annesi yanlis birsey yapmamis. Daha yeni 18 yasina girmis bir cocuk yerine kararlari en yakin akraba erkeklwrin vermesi anormal degil. Bu yorumu yazan cocuk ayrinti vermemis. 18 yasin standart isyankatligi da olabilir. Patoloji anlasilmiyor hemen. Tek payoloji babasinin cocuklari yetistirmiyor gibi durmasi ama o babanin ilgisiLigi mi annenin bulastirmamasi mi belli degil.

        1. En basit örneğiyle bizim ev 2-3 ay önce boyandı fikri ben koydum ortaya fakat ben dediğimde evin boyasında ne var dendi dayım geldi baktı evet bu evin gerçekten boyanması gerek demesiyle boyandı ev
          Annemle babam arasında sıkıntı yok istediğim zaman istediğim yerde kalıyorum
          Benim evdeki olayım söz geçirmek değil sigara alkolüm sinir patlamalarım da yoktur fakat yanlışın var
          Sana doğru gelebilir ama bi işi sadece duymayla karar vermek doğru olmaz. olayı yaşamak gerekir söz sahibi olmak için
          Benim bu zamana kadar dayımla fikir ayrılığım olmadı. Zaten dayım bizim ev içinde kendi sözünü geçirmedi hiçbir zaman hep ahmet haklı dendi
          Ailem arasında bu sizin düşündüğünüz gibi değil benim düşündüğüm şekilde olmalı dediğin her şey oldu ama bunu ben söylediğim için değil dayım söylediği için.
          Teyzem bizden 600-700km uzakta yaşıyor geceyi arkadaşımda geçirmek için ben annemden değil teyzemden izin alıyorum.Teyzemin ne olacak çocuk gitsin arkadaşına o da eğlensin demesiyle oluyor her şey

          1. Neden annen karar vermiyor bilmem ama daha resit biri degilsin ve bu kararlari senin degil ds bir yetiskinin vermesi normal. Seni sinir etse de olmasi gereken bu.

      2. Hocam görüşün için teşekkür ederim
        Tüm akrabalarım büyüyünce ailene kim bakıcak tabiki sen bakıcaksın yalnız mı bırakıcaksın diyor ve gerçekten baydılar beni
        Ben bu siteye şanseseri rastladım yoksa büyük sıçmıştık

  3. Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar. Benim doğumumdan beri yanımda olan, bana canından can katan, acımı benden daha fazla hisseden, sevincimi benden daha fazla yaşayan ilk, son ve tek insan. Kadınlar sanırım annelik ile farklı bir modda yaşıyorlar, annelik öncesi ve sonrası ikiye ayırmak lazım niteliklerini.

  4. Adam reşit olmuş zaten 18 yaşındayım diyor, 30 yaşını bekleyecek hali yok ya, bir de ttabii detaylar lazım.

    Erkekn yaşta karar sürecine dahil olmak, ayaklarının üzzerinde durmak iyidir, yoksa 30 yaşında dahi çocuk gibi davranırsın.

    1. Sırf 18e donmek ile olmuyor o iş. Lisede muhtemelen ve hiçbir ekonomik bağımsızlığı yok. Hala evin çocuğu. Reşitlik yaşla.değil kendi ayağının üzerinde durmayla kazanılır.

  5. Hocam Breaking bad dizisini biraz açarmısınız en iyi dizi demişsiniz. İşimize yarayacak şeyler nelerdir dizide dikkat etmemiz gereken noktalar nelerdir.

  6. mahmut abi sana bir sorum var. herhangi kötü bir durumda olduğumuzun sorumlusu sadece biziz diyorsun ya, ben red pill’den sonra çok fazla anneme ve babama suç yükler oldum. evet çoğu şey benim sorumluluğum ama anne ve babaya düşen çocuğu doğru tarafa yönlendirmek olduğunu düşünüyorum. bu imkanı ve gücü kendilerinde görmeme rağmen misal çeşitli
    doğru alışkanlıklar erken saatte kalkma, sigara içmeme, diş fırçalama gibi. genelde ebeveynler çocuklarını kıyaslarlar ve bunun ben tam tersini yapmaya ve ikisinden de nefret etmeye başladım. hakikaten bütün sorumluluk bizde mi? çünkü bir çıkmaza girdim. ben biraz geç mi akıl mertebesinde yükselme yaşadım yoksa doğru yönlendirilmediğimden ötürü mü?

    eskiden sevmediğim ama red pill’den sonra tam bir alfa olduğunu anladığım eniştem ile babamı kıyasladım ve durum tam tersine döndü. sanırım depresyon aşamasından daha çıkamadım. senin yorumun nedir?

    1. herhangi kötü bir durumda olduğumuzun sorumlusu sadece biziz diyorsun ya, ben red pill’den sonra çok fazla anneme ve babama suç yükler oldum.

      Tam olarak öyle demiyorum, suçlusu sen değilsin ama içinde bulunduğun durumdan çıkma sorumluluğu senin. Sen erkeksin. Bir erkek olarak senin düşmen, harcanıp gitmen falan toplumun umrunda değil. Benim düşmemin ya da başka bir erkeğin düşmesinin umrunda olmadığı gibi.

      Kırmızı hap romantik bir akım değil. İçinde bulunduğun dünyayı veri kabul edip burada nasıl yukarı çıkarım diye bir yol planı yapma akımı. Çoğu insan gücünün yetmeyeceği şeyleri değiştirmeye zihin enerjisi harcar ki aslında bu kendini değiştirmeme bahanesidir. Örneğin askerlik yazısında ben askerliğin zorunlu olmasını veri alırken biri gelip “askerlik zorunlu olmamalı neden bunu tartışmıyoruz?” derken askerlik zorunlu iken nasıl en iyi planı yaparım diye düşünmek yerine askerlik kaldırılsın diyerek plan falan yapmayabiliyor.

      Aynı şekilde ailen bir veri. Çoğu insanın ailesi tarafından çşitli seviyelerde kötü yetiştirildiği de bir veri. Enerjinin sınırlı olduğu da bir veri. Sen bir yandan ailenden nefret ederken bir yandan “durum bu burdan yukarı nasıl çıkarım” diye plan yapamazsın. Birinden birini bırakman lazım. Hayatın boyunca ailenden nefret edebilirsin ama bu arada da sokaklara düşebilirsin. Annen baban göçüp gittikten sonra kimse seni takmaz. Sorumluluk sende derken bunu diyoruz.

      Depresyondan çıkmanın yolu, dünyanın masalsı yorumundan kurtulman. Aileni, gerçekte olmayan bir ütopyayla değil, ortalama Türk ailesi ile kıyaslaman lazım. Herkesin mükemmel ailelere doğmadığı gerçeğini görmen lazım. Mükemmel aile olmadığını görmen lazım. Hayatın adil olmadığını görmen lazım. Senden daha kötü çöpleri çekmiş insanları görmen lazım (örneğin aile bireyi tarafından tecavüze uğrayan, terk edilen, vs …). Bu durumdan bile hayatlarının sorumluluğunu alıp çıkan insanları görmen lazım. Bu dünyanın o ya da bu şekilde ızdırap dolu olduğunu ve adil olmadığını görmen lazım.

      Tıpkı kadın doğasını görünce bunalıma ggirip kadınlardan nefret eden adamın doğayı kabul edip kafasındaki masalsı mükemmelliklerin çocukçalığını anlayarak bunalımdan ve öfkeden kurtulacağı gibi, sen de bunalımdan çıkarsın.

      1. Bu yorumu herkes çok iyi idrak etmeli. Şartların sorumlusu biz değiliz ancak bu şartları kabullenip ona göre konum almak bizim sorumluluğumuzda.

  7. Mahmut abi, benim de bir sorum olacak,

    Kendini sahaya inmek veya ilişki yaşayacak düzeyde hissetmemek, bunun farkında olmak durumunu herkes yaşamıştır, yaşıyordur. Böyle olduğunda, bir kızın beni beğenip hoşlanması, ilgilenmesi bana sahteymiş gibi geliyor. Hemen defensive pozisyona geçiyorum. Burada da bahsedilen, “maskülenlik seviyesine” ulaşmadan ben sahaya çıkmayı uygun görmüyorum. Yeterli seviyede olunmamasına rağmen bir kızın ilgileniyor olması (ya da öyleymiş gibi görünmesi) manipülasyon mudur?

    1. Yeterli seviyede olunmamasına rağmen bir kızın ilgileniyor olması (ya da öyleymiş gibi görünmesi) manipülasyon mudur?

      Olmak zorunda değil.

      Kendini sahaya inmek veya ilişki yaşayacak düzeyde hissetmemek, bunun farkında olmak durumunu herkes yaşamıştır, yaşıyordur.

      Bunu hiçbir zaman hissetmezsin zaten. Erkek hissederek ya da motivasyonla değil, yapmak istemekle yapar. Faakt eğer durumun vahim bir pozisyondan geliyorsan, 6 ay sıkı bir gelişimden sonra başlamak daha sağlıklı.

      1. Demek istediğim ortalamaya yakın bir bütünlük içerisinde gelişmek, ardından maskülenliği arttırmak ve diğer tüm özellikleri geliştirmediğimi biliyorum. Böyle seviyelere gelmeden bir kızdan hoşlantı veya ilgi görür gibi olunca, kızın olta attığı betaymışım gibi hissedip, tırsıyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *