Robert P. Murphy – Gençlere tavsiyelerim

Son birkaç yıldır gençlere bedavadan finansal tavsiyeler veriyorum. Tavsiyelerime ise genelde şöyle giriyorum : “Size hayatınızla ne yapacağınızı söylediğim için kendimi komik hissediyorum, ama kel olduğum için biliyorsunuz daha yaşlı ve endişeliyim.” Bu yazıda, tavsiyelerimi özetleyeceğim. Bunları daha geniş kitlelere yayılacak şekilde özetlemek konusunda rahatım zira bunlar oldukça tutucu tavsiyeler ve her durumda faydalı olabilirler. Fakat benim Batı ekonomileri ile ilgili karamsar görüşümü göz önüne alırsanız bunlar oldukça önemli tavsiyeler.

Daha fazla birikim yapın.

Bir insanda gelecek için birikim yapma bilgeliği ve disiplini varsa, bu insanın ileride daha yüksek yaşam kalitesine sahip olacağı genel bir bilgidir. Ama yüksek tasarruf oranlarının kişinin gelecekteki geliri üzerindeki etkisini görmek için sayısal bir örneğe bakmakta fayda var – kitabımın 10. Bölümünde detaylandırdığım gibi. Albert Einstein’ın dediği gibi, evrende bileşik faizden daha büyük bir güç yoktur.

Aynı zamanda insanlar, ana akım medyadan gelen telkinler yüzünden birikim yapmaktan utanmamalıdırlar.  Kitabımda açıkladığım gibi, herkes kendi yaşam kalitesini daha fazla birikim yaparak arttırabilir. Başka deyişle, Alice’in kendi gelirinin daha büyük bir kısmını biriktirmesi yüzünden bir yerlerde Bruce’un daha fazla borç içine düşmesi ve hayat kalitesinin düşmesi gerekmez. Toplum gerçekten de net olarak birikim ve yatırım yapabilir. Yani herkes çalışanları daha verimli yapan üretim araçları üzerindeki hakkını arttırabilir.

Bugünkü ekonomik gerilemede, insanların tasarruf yapıyor olması daha da önemli. Keynezci uyarıların tersine, aileler ve şirketler daha fazla tasarruf yaparlarsa ekonomik düzelme daha hızlı yaşanır.

Birden Fazla Gelir Akışı Geliştirin

İnsanlar daha fazla birikim yapın tavsiyesini duyduklarında genellikle öğle yemeklerini evden getirdikleri sandviç ile yapmak gibi tasarrufları düşünür. Daha fazla tasarruf yapmanın en bariz yollarından biri gereksiz harcamalardan kısmak olsa da, daha fazla tasarruf yapın derken kafamdaki asıl yol bu değil. Eğer bir insan her ay gerçekten daha fazla miktarda para biriktirmek istiyorsa bunun en iyi yolu giderden kısmak değil geliri arttırmaktır. Özellikle genç insanlar (benim bu yazıdaki hedef kitlem) için, zaten giderden kısacak pek fazla fırsat yoktur. Ama prensipte bir insan için ne kadar kazanabileceğinin üst sınırı yoktur. Beni yanlış anlamayın. 22 yaşında ve dişe dokunur geliri olmayan bir erkek spor arabalara ya da nezih bir mahallede kiraya büyük miktarda para harcıyorsa, daha ucuz bir yere taşınması ve aracını daha ucuz ve yakıt tasarruflu bir araçla değiştirmesi daha akıllıcadır. Ama bu tür hemen yapılabilecek şeyleri yapsalar bile herkes – özellikle de genç insanlar – nasıl daha fazla gelir elde edebilecekleri üzerinde kafa yormalıdırlar.

Şu an zaten bir ofiste çalışan adamın geceleri garsonluk yapmasından bahsetmiyorum. Kafamdaki bu değil. Bunun yerine genç insanlar bir sürü girişimci işleri denemeliler. Kendilerine başka bir patron daha aramak yerine, gençler kendilerinin patronu olmayı düşünmeliler. En azından birkaç sınırlı alanda.

Bu söylediklerim bazı insanlara korkutucu geliyor ama dikkat ederseniz pek çok genç farkında olmasalar da girişimciler : çocuk bakan veya komşusunun çimlerini para karşılığı biçen her genç bir girişimcidir. Bu çocuklar fısıltı gazetesi ile müşteri bulurlar ve sağladıkları servis için direk ödeme alırlar. Her girişimcinin yaptığı gibi.

Bu tavsiyeyi konuşma yaparken verdiğimde bazı öğrenciler bana ne yapmaları gerektiğini soruyorlar. Kısa cevap şu : “Bilmiyorum, bunu sizin bulmanız lazım”. Girişimci çevresine bakar ve insanların ihtiyaç duyduğu, halihazırda ellerinde olmayan ve ellerine geçmesi için para ödeyecekleri ürün ve servisleri bulur. Bu para eğer girişimcinin zamanına ve yatırımına değecekse girişimci kolları sıvar. İnsanın yapacağı mükemmel girişimi bulana kadar düşünmesini tavsiye etmiyorum. Tam tersine, zamanınızı çokça kapsamadığı sürece birçok girişimi denemek daha mantıklı. Gereken yetenekleri, kendine güveni, müşteri talebini ve bu talebe cevap verecek karlı ürünleri düşünme yetisini kazanmak birçok deneme – yanılmayı gerektirir.

Bu yazıdaki tüm tavsiyelerim gibi, birden fazla gelir kanalı yaratmak her zaman akıllıca birşey olmuştur. Ama günümüz ortamında bu oldukça kritiktir. Bugün “iyi ve sağlam” bir işi olan biri bile gelecek sene ne durumda olacağını kestiremez. Haftasonu girişimini bugünden başlatan bir genç, eğer  işten çıkarılırsa yarın hemen genişletebilir. Ama örneğin köpek gezdirme girişimine bu sene başlamayan genç, gelecek sene işler kötüye gidip işsizlik 12%ye çıktığında işe girişirse, binlerce işsizle rekabet etmek zorunda kalacaktır. Ekonomi hala iyi iken girişime başlayıp geliştirirseniz, ekonomi kötüye gittiğinde elinizde hazır bir müşteri tabanı olacaktır.

Tavsiyemi tekrarlayayım. Aylık bütçenize bakıp “şu kadar kazanıyorum o zaman şundan ve bundan keseyim ve kenara 250 Dolar atayım” gibi bir  yöntemle para biriktirmeniz tavsiyesini vermiyorum. Daha çok “şurada tasarruf edip kenara 100 dolar atayım ve sonra her Cumartesi 3 ev temizleyeyim. Masrafları ve her haftasonu güzel bir yemeği çıktıktan sonra elimde biriktirmek için 600 Dolar kalsın” gibi bir yöntemi tavsiye ediyorum.

Televizyonunuzu satın

“Herkes – özellikle de gençler – daha fazla para kazanmak konusunda beyin fırtınası yapmaya başlamalılar.”

Size verebileceğim en yalın tavsiye, yeni gelir kanalları bulmak için evdeki televizyonunuzu satmanız. Ben benim televizyondan master yaparken sıklıkla yaptığım taşınmalardan birinde kurtuldum. Önce bir süre psikolojik çekilme yaşadım ama şu an biri evime televizyon koysa midem bulanır. Televizyonun verimliliğimi ne kadar öldüreceğini tahmin bile edemiyorum. İnsanlar favori TV dizilerini bilgisayarda izleyebilir. (*)

En az bir aylık masraflarınızı karşılayacak kadar nakit biriktirin

Bir kişi her ay para biriktirmeye başlarsa bu parayı nasıl kullanmalı? Bence ilk adım – Dave Ramsey gibi görünmeden söylemeye çalışayım – bir ay yetecek kadar parayı biriktirmektir. Kişinin kendi tercihine göre para yastık altına ya da bankada mevduat hesabına konulabilir.

Bunu yapmanızın amacı maaş gününden maaş gününe yaşama alışkanlığını kırmanız. Bu tip bir hayat tarzı 3 nedenden dolayı zararlıdır : en barizi, böyle bir yaşam en küçük bir parasal sorunda kişiyi zora sokar. Beklenmeyen bir masraf ya da işten çıkarma karşısında bu kadarlık bir emniyet bile çok yararlıdır.

Ama bir aylık parayı kenara koymanın 2 nedeni daha var. Böyle bir paraya sahip olan kişi faturaların ay içinde birikmesine izin verip onları topluca ödeyebilir ve böylece sürekli bankaya (fiziksel ya da online) gitmek zorunda kalmaz. Kişi sürekli para akışını dengelemeye çalışmak yerine işine konsantre olabilir.

Diğer bir sebepte, maaş bordrosuna bağımlı yaşamak girişimci ruha zararlıdır. Ay sonunu getirme mantalitesi yerine bir aylık birikimi olan insan için önümüzdeki bir ayın masraflarına sahip olmak ile 2 ayın veya 3 ayın mastaflarına sahip olmak arasında fark yoktur. Kişinin bir kere tüm ödeme ve harcamalardan sonra bile elinde koca bir ay için para kalırsa, o para gizemli bir şekilde artarak daha fazla ayı karşılayacak hale gelir.

Zekat ver Ya da Bağış Yap

Size mantıksız görünebilir ama inançlı biri zekat verdiğinde (ya da inancı olmayan biri bağış yaptığında) bir şekilde insanın elinde aydan aya daha fazla para oluyor. Sanırım zekat gibi insanın elindekinin belli bir oranını bağışlamak, o insanın parasını daha iyi yönetmesini sağlıyor.

Daha genel olarak, kişinin dikkatini kendi benliğinden dışaroı yöneltmesi onun ufkunu genişletiyor ve kişinin düşünmeden harcama yapmak gibi davranışlarını kısıtlarken daha fazla gelir için yapması gereken ekstra işi yapmasını sağlıyor.

Bu son madde, depresyonda ve ciddi maddi sıkıntı içinde olanlar için çok önemli. Onları orada tutan sebeplerden biri de, bilinçaltlarında bir yerde, faturaların mutfak masasında birikmesine izin vermeyen ve hayatlarını yoluna koymuş insanlar gibi stressiz yaşamayı haketmediklerini düşünmeleri. Dini ya da seküler bağış yaparak kişi kendinden nefret etmeye harcadığı zamandan kısarak başkalarına yardım etmeye odaklanır.

Değişken Faizli Borçtan kurtulun

Kişi elinde belli bir miktar birikim yaptıktan hemen sonra tüm bileşik faizli borcunu ödemelidir. Bunun en başta geleni de her ay faiz binen ve faizi güncel rakamlardan hesaplanan kredi kartı borcudur. Eğer faizler artarsa oradaki borç bir anda ödenemez noktalara çıkabilir. Bu ise daha önce kredi kartı borcunu döndürebilen birçok kişiyi iflasa sürükleyecektir.

Değişken faizli borçtan kurtulmak illa onu ödemekle olmaz. Kişi borcu sabit faize geçirebilir.

Gümüş ya da altın alın

Bir aylık nakitten ve borç kapadıktan ve değişken faizli borçtan kurtulduktan sonra paranızın bir kısmı ile altın ve gümüş alın. Gerçekten elle tutulur yatırımlar yapma konusunda oldukça öğreticidir.

(*) – Bugün bu tavsiyeye sosyal medyadan ve bilgisayarda vakit öldürmekten uzak durun da eklenebilir.

Çeviri : My Advice to Young People

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

38 thoughts on “Robert P. Murphy – Gençlere tavsiyelerim”

  1. Saha raporu
    Selamlar abi en son sadece hb7 ve üzeri kızlara daygame yapmaya çalışmamın bir problem olduğunu söylemiştin ve ben de zorla da olsa dışarıda hb7 altı kızlara yürümeye çalıştım.

    Sonuç; az kıza yürüdüğüm için pek bişey çıkmadı ve biri sokağın ortasında sapıkmısın sen her hoşlandığın kıza böyle mi yaklaşıyorsun falan diye bağırdı çağırdı. Neyse bunu bi geri dönüt olarak yazmak istedim ve asıl saha raporunu anlatıyorum.

    Kız hb6.5 (çok kısa bir etek giymiş ve hala betalığın kalıntıları sanırım bu tarz giyinen kızlar bir tık daha önde oluyor gözümde)
    Ben yaş 22 boy 1.80 2 yıldır ağırlık kaldırıyorum ve mekana idmandan hemen sonra gittiğim için baya pumplıyım.
    Dans gecesindeyiz .

    Kızla birlikte başlangıç grubunda olduğumuz için hadi gel şu öğrendiklerimizi deneyelim diye kaldırdım dansa ve bir sürü IOI aldım ( O kadar gürültüde sürekli sohbet etmeye çalışıyordu benimle, soru soruyordu, gereksiz temasta bulunuyordu vs.)
    Dışarı çıkalım mı dediğimde olur dedi sonra mekana geçtik buraya kadar herşey normal.
    Mekana oturunca bir arkadaşımı çağırsam sorun olur mu dedi. Bende olmaz dedim. (Gerçekten bilemedim ne diyeceğimi)
    Sonra işin daha kötü tarafı mekana gelen arkadaşı erkek çıktı. Çocuk cılız görünümlü tam bir beta ve gelir gelmez dedikodu yapmaya başladılar. Ben ne kadar çerçevemi sıkı tutmaya sinirlendiğimi belli etmemeye çalışsamda sohbet dışı kalmanın gerginliği vardı üzerimde.
    Kalkıp gitmeyi düşündüm. Gitmedim.

    Kız niye bu kadar sessizsin dediğin de ne yapayım siz eskileri konuşmaya başladınız ( kızın hoşlandığı bir çocukla ilgili konuştular) nerden katılayim sohbete dedim.
    Ve kendimi gerçekten kötü ve çaresiz hissettim.
    Ordan kalkınca kızın arkadaşını postaladık biraz tutmayalım dedik.

    Turlamaya başladığımızda benim eve (aslında arkadaşımın evinde kalıyordum onada söylemiştim)geçelim mi dedim kızda yok ya turlayalim sonra sen beni eve bırakırsın dedi. Bende ısrar etmedim. Kızı evine kadar olmasada baya mahallesine kadar götürdüm(götürmem mi demem gerekiyordu karar veremedim).

    Kız bi ara yürürken ben kursu bırakıyorum birdaha görüşemeyiz belki gibi bişeyler söyledi bende kısmet dedim. Ve kızın numarasını falan istemedim.

    Kırmızı haptan sonra ilk buluşmamdı. Üzülmedim gece saçma sapan geçti diye ama çok garip hissettim.
    Yorumlarsanız çok mutlu olurum.

    1. HB7 altini guzel bulmamaniz problem. Zorla olsa da diyorsun ya. O klasik dusuk rutbeli betalara ozgu guzellik tapinmasi ile hb7 ustu kiz tavlayamazsin ya da tavlasan bile o kizin ayak paspasi olursun.

    2. Mini etek giyen ve cinselligi daha acikta olan kiza ilgi gostermen betalik degil. ilgi gosterip yanasamaman betalik olurdu.

    3. Sokakta bagiran mala acilista ne dedin ya da durusun nasildi? HB7 ustu kizlar yurumeye daha sicaktir ama onlarla sonuca gitmek cok daha zordur. HB7 alti icin tam tersi.

      1. Karşıdan geliyordu önünde geçtim 3 metre falan kala pardon merhaba dedim (dik duruyordum, gülümsüyordum , kıza eğilmedim, ses tonum yerindeydi)
        Kız durdu ve kafasıyla ne var der gibi işaret yaptı.
        Hoş gözüküyorsun da merhaba demek istemiştim dedim.
        Yaa çekil şuradan sen sapıkmısın. (Burdan sonrasını benden uzaklaşırken bağıra bağıra söyledi)
        Sen her yolda hoşlandığın kıza böyle mi geliyorsun . Ve benim duyamayacağım kadar uzakta hala bişeyler söylüyormuş(beni uzaktan izleyen 2 arkadaşım duymuş)

        1. Tersine çatmışsın da erkeklerle sorunlu feminist sayısı hızla artıyor. 2 – 3 seneye sokakta yürümek zorlaşacak.

          Ben genelde karşımdaki kıza tespih testi yaparım. 100% güvenli değil ama hatunun eline tespih versem yakışıyorsa kızdan uzak dururum. Senin bu hatuna tespih gider miydi? 😀

          1. Aksine uzaktan gelirken sevecen görünüyordu ama durdurduğum andan itibaren sanki bi canavara dönüştü çok değişikti ya 🙂

  2. mahmut abi, netten hatunla tanışıp reelde ilk buluşmada soğuk ve çekinik olmamın sebebi reddedilme korkusundan mı kaynaklı? yoksa birçok hatunla nette/telde deli gibi sohbetim oluyor ama reelde gorunce hatunlar hiç o tipe benzemiyosun diyolar gibi vucut diline giriyorlar, ya da açık açık soyleyenler de oldu. mesela, çok esprili ve negli yaklaşıyorum ve bu da onların dikkatini çekiyor buluşuyoruz. bunu reele nasıl aktaracağım? o yazdığım kişi gibi olmak istiyorum, ben aslında öyle biriyim ama dışa aktaramıyorum.

  3. Hocam görememiş olduğunuzu düşünerek tekrar yazıyorum. Ben 16 yaşında bir lise öğrencisiyim. Bilirsiniz bu yaşlarda okullarda çıkma meseleleri falan olur. Benim yanıma bazen kızlar gelip muhabbet açmaya falan çalışıyor ya da ıoı yollasalarda ben kızlarla tekrar yanlarına gidip konuşmaya çekiniyorum. Hele hele kız grubunun yanına gidip hiç konuşamıyorum bunu nasıl yenebilirim. Yardım ederseniz mutlu olurum.

    1. Bizim bahsettiğimiz yürümeler okulda yapılmaz. Kızlarla konuşmaya çekiniyorsan aşmanın yolu kızlarla konuşmaya çalışmaktır. Piyanoyu bok gibi çalıyorsan eğer iyi piyano çalmanın piyano başına oturup berbat çalsan da hep daha iyi çalmayı denemekten başka yolu yok. Bizim bildiğimiz yok en azından. Ne yaparsan yap gidip konuşup reddedilmeyi göze almadığın sürece yürüme korkunu yenemezsin.

      Ama dediğim gibi bizim dediğimiz tarz yürüme ne sizin yaş grubunuza ne de okula uygun.

  4. Saha raporu-İlk plaj yürümem
    17 yaşımdayım. Arkadaşla beraber denize gelmiştik. Trp okumuştu azıcık ama kendi halinde pasif ilgili bir çocuktu. Biraz yüzelim ve insanlarla takılalım dedim denize girdik hava sıcaktı ama deniz dalgalıydı. Ben de dalgayla beraber süzülüyordum. İki hb 6 kız gördüm kıyıya yakınlardı dalgayla oynuyorlardı arkadaşa el ettim yanlarına gidip bu kadar uzaktan dalganın keyfini çıkaramazsınız ki süzülmeyi biliyor musunuz? Dedim. Ay yok biz korkuyoruz yüzme bilmiyoruz dedi. Bizim boylar +185 kızlarla biraz negleştik boylarından dolayı ilgilerini çektik birbirlerine bakıp gülüşmeye başlamışlardı bir ara (ikisinin de kocaman göğüsleri vardı) birinin bikinisinden göğsü ortaya çıkınca bizim yanımızda çiçek açtı diye şakalaşmışlardı hatta. O sırada 4 kişilik erkek grubu (yaşlar 25-35) bize selam verdiler işte gençler güreşelim falan diye biz de yanlarına gittik ikisiyle güreştik. Yendik diğerleri beni kastederek boya bak izbandut gibi ben bununla yapmam dedi. Kızlara döndüm o korkuyormuş hadi final maçını birlikte yapalım dedim bunlar gülüşüp kendi aralarında konuşmaya başladılar. O adam geldi bana çıkışmaya başladı gel istersen kumda güreşelim falan sen ne ayaksın biz adapazarı çocuğuyuz dedi. Olur dedim. Diğer erkekler de kızlarla biraz diyalog kurmuştu. O sırada kızlar denizden çıktılar. Grubun iri yarı olan adamı bana sen de baya hızlısın kızlara iyi yürüdün dedi bu işler böyle dedim adamlar bizi gaerlemeye çalışıyordu kızlarla rahatça konuşmamız ortamda onlar gibi yaşça büyük “abiler” varken zorlarına gitmişti herhalde. Denize açıldık biraz. Kızlar geri döndü ama biz uzaktaydık bu grup onların yanına gitti bir süre sonra beraber yüzmeye başladılar iri yarı olan bir kızla elleşmeye bile başlamıştı. Burdaki en büyük hatamız adamlarla fazla vakit kaybetmemizdi. Kızlar çıktığında biz de çıkmalıydık.

    1. AMOGlanmışsınız. Yaşınız küçük, başınıza çok gelecek. Evet orada olma amacınız kızlar sizin güreşle işiniz ne? AMOG Alfa Man Other Guy demek. Sizi egale edecek ortam alfası (gerçekte alfa olmasa da o bağlamda).

  5. Hocam ben uzun zamandır okuyorum burayı da benim bir sorum olacak. Hocam hep dark triad tan felan bahsetmişsiniz ama hocam en bu şekilde psikopatlık piçlik yapamıyorum içim el vermiyor birilerini duygusal olarak incitirim diye korkuyorum bir de burada ne öğrenirsem sevmediğim insanlara bile dik yürümeyi vs öğütleyip onlarında hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyorum. Birde arada bir tabiki de piçlik yaptığım zamanlar oluyor. Sizce ben bu şekilde davranarak kızlar konusunda başarılı olabilir miyim ya da alfa olabilir miyim

    1. Aslolan maskülen olmak. Bu alfa – beta cidden benim artık çeviriler hariç kullanmayı sevmediğim birşey. Psikopat olmanıza gerek yok …. AMA … eğer şu aşağıdaki profile uyuyorsan evet kırmızı haplı, maskülen bir erkek olamazsın :

      Ama abi vicdanım elvermiyor?

      … Vicdanım sızlıyor diyenler aldatan erkek arkadaşlar ya da kocalar değil. Onlar vicdan falan düşünmüyor bile. Vicdanı sızlayanlar, hiçbir kadınla ilişkisi olmayan ve kısa sürede de bu medeni durumu değişecek gibi durmayan erkekler. Bu erkeklerin vicdan dediğinin vicdan olmadığına eminim.

      Peki nedir bu? Söyleyeyim. Birtanesine (oneitis) ihanet sonucu duydukları suçluluk duygusu. Yani, olmayan bir şeye karşı.

      Oğlumuz, uzaktan bir kızı istiyor, ona küçük adımlarla yürüyor. Oğlumuz farkında değil ama birtanesi olmuş bile. Evet oğlumuzun problemlerinden biri de, kızlara yürüyecek cesareti olmadığından, yeni kızlara yürümemek için birtanesi bahanesini kullanıyor. Yani, bu durumun sebeplerinden biri korkaklık. Ama yine aynı derecede sorun ise bu kutsal birtanesi / kartanesi miti. Ya bu kız O özel kadın ise (ki kızımız tam o anda muhtemelen tabak çeviriyor).

      Ya üzülürse diye düşünenler de az değil. Ya bu kızların hepsi üzülürse. Birincisi, bu bir rekabet oyunu. Bazıları bu maçı kaybedip üzülecek. Ne yani, kadın milleti üzülmesin diye siz kaybetmeye mi razısınız?

      Bakın dikkat edin, siz üzülürken kızların sikinde mi, gidin siz de üzün demiyorum. Oyunun kuralı bu, her maçı herkes alamaz. Üzüntü oyunun doğasında var. Siz yine de yenmek için oynamalısınız.

      Kısacası, bekar bir erkeğin birden fazla kıza aynı anda yürümesi, bu devirde oyunun kuralı. Oyunu size böyle oynatmayan ise vicdanınız değil, çocukluğunuzdan beridir “20li yaşlarında kendilerini keşfeden kızlara kalabalık olmayıp 30larında onlara sponsor olacak” uslu bir koca olmanız için size işlenen feminen buyruk. Bu buyruk, hem erkeklerin hem de kadınların geleneksel sorumluluklarına bağlı olduğu, olmadığı zaman ise toplumun baskı yaptığı zamanlarda en azından erkeğe aile babası, toplumun üretken bir bireyi saygısı ve aile saadeti getiriyordu.

      içim el vermiyor birilerini duygusal olarak incitirim diye korkuyorum bir de burada ne öğrenirsem sevmediğim insanlara bile dik yürümeyi vs öğütleyip onlarında hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyorum

      Kendi zihin merkezinde sen ve senin ihtiyaçların varmış gibi görünmüyor. Bu kadar az bilgiden çıkarım zor ama başkaları incinecek diye yenmekten çekiniyorsan kızları bırak hayatta başarılı olamazsın.

      Kadınların (en azından sizin hedef sınıfınızdaki kadınların) geleneksel rollerinden azad olduğu devirde sizin bunlara sadık kalmanızın beklenmesi, bunun size böyle öğretilmesi, sizin bunu vicdan meselesi yapmanız, ahlaksız bir kültürel propaganda. Bunu takip etmek de size ancak hayal kırıklığı getirir.

    2. Alfanin teki kardeşim şu mahmut abiye yine doğru söylemiş demekten bıktık..ama adam yine doğru söylemiş yorumunda sen onetis pozisyonyonunda sın..teşhisini yine doğru yapmış..senin yapmadığını benim beraber takıldığım benden 8-10 yaş büyük evli abilerim yapıyor ve bende yanlarında takılıp kendimi geliştiriyorum..haa çokta iyi ve keyifli oluyor..iyi kötü bir arabam var, adam bana hadi bu akşam bi mekana gidip eğlenelim diyor,tabi benim canıma minnet,mekana varırsın masaya bira çerez gelir yada başka ne istersen tabi garson gelir hatun gelsinmi diye sorar..gelsin dersin 20 tl komik bi bahşiş verirsin garsona..Hatun gelir dans eder karşında,sende eşlik edersin artık dokunurmu sun ellermisin sana kalmış 20 ila 50 tlde hatuna verirsin o gece iki kişi taş çatlasın 150-200 tl masraf niçin tabiki hatunları tanıyıp ertesi gün evine yada başka bir yere götürmek için. ..seni hatun begenirse zaten(cam yarması gibiysen ,yada dışa dönük isen işin kolay )para bile almama ihtimali var..bu bahsettiğim abiler hep öyle yapıyor..evde yenge tâbi alışmış “boyun devrilsin de eve geleme, arabanın altında kal inşallah filan sonra benim kocam iyidir ya aslandır evimin direği falan vs vs..yani sen evli degilsin sorumlulugun yok kimseye bağlı değilken bu halde olman kötü..bak biz bile artık ufak ufak işi çözmeye basladık..bu tavsiyelerim sana degil sadece bütün burada yazan bütün arkadaşlara..

  6. Bu yazının altı alakasız yorumlarla doldu.

    Daha önce bahsetmiştim. Zamanında gençken ek iş yaparak uzun süre ayda ekstra 500 USD kazanmıştım. 20lerinin ortasında bir adam için 500 USD (neredeyse 2500 TL) ek gelir hiç fena değil. İngilizce olarak gezi sitelerine yazı yazıyordum ve çeviri yapıyordum. Bir süre sonra haftada bir adet yazı verdiğiniz düzenli müşterileriniz oluyor. Kelime başına 1 cent ödüyorlar ve bir yazı 2000 kelime yani 20 USD olabiliyor. Eğer para biriktirmek istiyorsanız gelirinizi arttırmaya çalışın.

    Yeri gelmişken öğrenci iken yaptığım ve bolca da hatunla karşılaştığım işler oldu. Bunlardan biri, fuarlara eleman sağlayan bir adamın listesinde olmaktı. Onlarca fuarda çalıştım. Sabah servisle gider akşam servisle gelirdik. Fuarlarda gördüğünüz bu mini etekli güzel hatunlar da bu adamın listesinde ve serviste idi. Anket işi de fena para getirmiyordu ve kadının bol olduğu bir yerdi.

    Sonra part time yazılım şirketlerinde çalışmaya başladım ve üniversitenin son 2 senesinde güzel para kazandım.

  7. The Red Pill i anlayan gençlerin büyük kısmının mevzuyu götüyle anladığını farkettim.
    Adamlar finansal açıdan tavsiye verip yorum yapıyor .
    Fikir alışverişi yapılacağı yerde ;
    abi bi kız var, saha raporu vs. sikimsonik sorular soruyorlar.

    Nasıl daha iyi hayat yaşarım?
    Antalyada 5 yıldızlı otelde nasıl 2 hafta tatil yapacak seviyeye gelirim?
    Tatile New York a , Barselonaya nasıl gidebilirim ?
    Daha üst model arabaya jeeplere nasıl binebilirim diye sormuyorlar …

    Gtü boklu egoist ,ilgi orospusu , ilgi manyağı bir kızı NASIL SİKEBİLİRİM DİYE SORUYORLAR AMINAKOYİM

    Kadınlar amaç değil anlayın bunu
    Sen gözle görülür değer kazan
    Bu soruları Mahmut Abiye sormazsınız zaten

    Mahmut Abi bence the red pillin diğer yüzünü de tanıtmalısın
    Zaten bu postlar hak ettiği değeri görmüyor da neyse…
    Ellerinde olsa sikinin peşinde koşup değer kazanmayacak genç kaynıyor ortalık…
    Yeah sekssss amk !!

    ha öyle mi mallar ?!!
    Bu yurdum gençleri kırmızı hapı çoook yanlış anlamış çok…

    1. Hocam bunlara ağırlık vereceğim. Kış geliyor gençler birkaç sene çok zor zamanlar geliyor. Ama daha önemlisi iyi kazanan biri olarak söyleyebilirim ki finansal güç her alanda hayatınızı kolaylaştırır.

      1. Hocam insan bir hasta oluyor prof ile anlaşıyorlar ameliyat başı 20-30 bin tl istiyorlar ve adamlar kuruş
        İndirmiyor kuruş

        Paranın insana katacağı en büyük fayda hasta olunca göreceği sağlık hizmeti olabilir..

        Gidiyorsun bir hastaneler zincirine doktor muayenesi sadece kontrol bile 1000 tl…

        Gidemezsen iyileşemezsen yarım adam olup kalıyorsun…

        Paranın önemi…

    2. TRP camiasında hakim olan “tip ve para önemsizdir” e noldu peki? Sürekli ikiyüzlülük dönüyor bu konuda.

      1. Kimse tip ve para önemsizdir demedi. Herşey değildir ve başka şeylerle dengelenebilir. Hayata siyah – beyaz bakanlara bunu anlatmak zor tabii.

      2. Maskülenlik yoksa, oyun yoksa tip hiçbirşeydir, getirdiğinden çok götürür. Yapamıyorum çünkü tipim veya param yok sadece bahane. Kadınlar erkek olsun nefes alsın kıvamındalar artık. Berkecanın kaç dil bildiği ne kadar güzel karakterli olduğu hiçbirinin umurunda değil. Olay kadın götürmekse eğer çok yanlış bakıyorsunuz. Konu kas değil, iq değil, nasıl davrandığın. Ne söylediğin değil nasıl söylediğin önemli. Tavır yani. Kadını dominantlık ıslatır, ister boxer ol ister coder.

        1. Hani diyorsun ya abi bi kız var..Sen istersen 8 senedir tanı o kızı tavrın eğer ulan anca sana sıra geldi ise o koşarak gelir, ama mk karı yok bi de şansımı seninle deneyeyim dersen olmaz o iş. Karı 150 kilo olsa aynı yokluktan verir.

  8. Babadan hiçbir şey kalmayacak biri olarak neyin girişimini yapacağımı merak ediyorum. Sermaye olmadan iş kurulmuyor diğer türlü borca gireceksin tutmazsa eksi üstüne eksi. Bir şekilde yolumuzu bulmamız lazım ama nerden

        1. özel ders mesela. sermaye gerektirmez. Bu adamın içunde bulunduğu Avusturya Okulunda girişimin büyüğü küçüğü olmaz.

          1. Aynen o kafamda var. Şimdi mesleğim dışında bir el gelir için düşünmeyi doğru bulmuyorum çünkü önümde bir sınav aşaması var her şeyden önce bunu halletmek lazım. Henüz 21 yaşında biri olarak hayat beni hiç korkutmuyor desem yalan olur. Çulsuz olmak hele ki yaşıtların baba parası ile rahat olurken çulsuz olmak koyar adama. Bu yaşlarda normal mi bilmiyorum ama biraz karamsarlık var

      1. Matematik kadar olmasa da Türkçe’nin de özel ders durumu az çok var oraya yönelmeyi düşünüyorum. Özel ders ile aylık gelirini iki katına çıkaran çok öğretmen var

        1. Türkçe öğretmenliği okuyorsan sana harika bir tavsiyem var.Kendini egit.Yetişkinlere diksiyon,iletisim cocuklara drama tarzında dersler ver. Senin alanına uygun para kazanırsın,sosyal cevren genisler.Bir ise yarama ihtiyacini da tatmin edersin.

          1. Evet güzel fikir. Ben kompozisyon ve yazı dersini de düşünürdüm. Türkiye’de pazarlamak zor olsa da yazı yazmabilmek çok önemli bir yetenek. Mesela düzgün e-posta yazabilmek işte yükselmek için önemli bir yetenek.

  9. Aykut Karaalioğlu izlediğim bir videoda şöyle kısa bir anektod anlatmıştı; Amerika’da meşhur altına hücum döneminde en çok parayı altın arayanlar değil onlara kürek satanlar kazanmış.

  10. Lütfen daha fazla kişisel gelişim yazısı paylaşın.

    Oldukça fazla kadınlarla ilgili yazı mevcut.

    Daha çok para nasıl kazanılır, statümüzü nasıl artırırız, maskülen benlik, kendimizi geliştirmemin çeşitli yolları..

  11. Mahmut abi selamlar,
    yarın üni sınav sonuçlarım belli olacak ama kafamda 2 soru var:

    Eğer puanım yeterli olursa düşük mertebeli şehir dışı 4 yıllık bir devlet ünisi mi(istediğim kaliteli bölümden tabi), yoksa İstanbul içi(yaşadığım şehir) güzel denebilecek, aynı bölüm için 4 yıllık en az %50 burslu özel bir üni mi?

    Eğer şehir dışı seçersem, birkaç arkadaş bulup ayrı eve çıkarak Survival modda yaşamayı düşünüyorum – ki hayattan bezmemişsem her zaman elimden her iş gelir- ve elbette yakınlarda bir spor salonuna da yazılırım ama İstanbul’da dediğim gibi özel üniyi seçersem, mesafe ne olursa olsun biraz “evden okula-okuldan eve” durumu olması kaçınılmaz.(doğduğumdan beridir yani yaklaşık 20 yıldır bu evdeyim ve 5+1 olmasına rağmen artık beni sarmıyor mk evi 🙂 )

    Not: Puan istediğim bölümlerde yalnızca 2 yıllıklara tutarsa nasıl bir yol izlemeliyim? Bizimkilerin benim mezuna kalmamı zerre destekleyeceklerin(hal ve tavırlarından) zannetmiyorum ki bütçemiz de hem abimin düğününden hem de diğer masraflardan dolayı oldukça kısıtlı. (35 yaşında evlenme kararı aldı ama bu siteyi ona bilerek tavsiye etmedim. Neticede bizimkilere en acilinden mürvet lazım ki beni bi 15 yıla kadar sıkıştırmasınlar 😀 )

    Part time iş+mezun, sence 20 yaşını doldurmasına az kalmış biri için mantıklı mıdır? İyi avlar, bol kazançlar. 🙂
    (Buraya parantez açmalıyım ki, okulu 11.sınıfta çeşitli sebeplerden dolayı maalesef ki 1 yıl dondurarak ilk yurtdışımı yapıp çeşitli sertifika programlarında bir süre bulunduğum için yaş biraz büyük, yoksa Anadolu lisesinde 2 sene üst üste son gün ders notu kontrolüyle okul 3.lüklerim vardı, tipik sınıfta kalan biri değilim)

    1. Bu soruları senden başka kimse cevaplayamaz. Çok özel, cevabı sadece soranı ilgilendiren ve sadece soranı tanıyan birinin yorum yapabileceği soruları cevaplamıyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *