En Büyük 500 Özel Sektör Şirketinde Aylık Net TL Maaşlar (2018 Mart)

Aşağıda İnsan Kaynakları Şirketlerinin ve Capital dergisinin araştırmaları neticesinde Türkiye’nin en büyük 500 özel sektör şirketindeki maaşlar yer alıyor. Veriler Mart 2018’e ait.

En Büyük 500 Özel Sektör Şirkerinde Aylık Net TL Maaşlar (2018 Mart)
Pozisyon En Az En Çok
Üst Düzey Yönetici
Yönetim Kurulu Başkanı 47,000 145,000
Yönetim Kurulu Üyesi 8,500 95,000
Genel Müdür 30,000 105,000
Genel Müdür Yardımcısı 18,750 55,000
İnsan Kaynakları
İnsan Kaynakları Direktörü 15,000 34,000
İnsan Kaynakları Müdürü 10,500 27,000
Yetenek Gelişim Yöneticisi 6,000 12,500
İnsan Kaynakları Uzmanı 4,250 9,000
Kalite Yöneticisi 5,500 12,000
Bordro Uzmanı 3,250 6,250
Bilgi İşlem
Bilgi Teknolojileri Direktörü 14,500 34,000
Bilgi İşlem Müdürü 11,500 29,000
Üst Düzey Sistem Programcısı 9,500 19,000
Analist Programcı 7,250 13,000
Sistem Analisti 5,250 11,000
Network Mühendisi 5,250 10,500
PC Destek Yöneticisi 3,500 7,700
Sistem Operatörü 3,250 6,700
Teknik Destek Operatörü 3,000 6,000
Satış
Satış Direktörü 15,000 39,000
Satış Müdürü 10,000 28,500
Bölge Satış Müdürü 7,500 20,000
Satış Temsilcisi / Yöneticisi 4,250 10,000
Telesatış Operatörü 2,750 4,800
Pazarlama
Pazarlama Direktörü 17,500 38,000
Ürün Grup Müdürü 10,500 25,500
Ürün Müdürü 6,250 16,500
Müşteri İlişkileri Yöneticisi 6,000 10,000
Halkla İlişkiler Müdürü 6,500 11,000
Pazarlama Araştırma Uzmanı 4,500 9,500
Halkla İlişkiler Uzmanı 4,000 8,250
Hukuk ve İdari İşler
Hukuk Müşaviri 11,000 61,750
Kıdemli Avukat 6,500 12,500
Avukat 2,500 8,500
İdari İşler Müdürü 7,500 17,000
İdari İşler Yöneticisi 5,500 11,000
İdari İşler Uzmanı 2,800 6,500
Bina Yöneticisi 5,500 7,500
Finans
Finans Direktörü 16,500 39,000
Mali İşler Müdürü 11,000 24,500
Muhasebe Müdürü 7,700 17,500
Bütçe Kontrol Müdürü 7,500 11,500
Bütçe Uzmanı 2,800 8,000
Finans Analisti 5,000 11,500
Muhasebe Şefi 5,250 9,500
Muhasebe Uzmanı 3,250 6,600
Muhasebe Elemanı 2,750 5,000
Satınalma ve Lojistik
Satınalma ve Lojistik Direktörü 15,000 33,500
Satınalma Müdürü 9,000 23,500
Satınalma Yetkilisi 5,250 12,000
Lojistik Yetkilisi 3,850 9,500
İthalat Uzmanı 3,850 8,000
Üretim
Üretim Direktörü 13,500 34,000
Fabrika Müdürü 12,500 26,000
Üretim Müdürü 8,250 22,000
Kalite Müdürü 6,500 17,000
Üretim Şefi 5,850 11,500
Endüstri Mühendisi 3,750 10,000
Üretim Planlama Uzmanı 3,500 9,000
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

118 thoughts on “En Büyük 500 Özel Sektör Şirketinde Aylık Net TL Maaşlar (2018 Mart)”

  1. Ben de tam bu konuyla ilgili bir soracaktım. Bilindiği gibi bazı şeyler emek istiyor, birden tepeye çıkmak çok zor . Çıksan bile ani yükselişlerin düşüşü de ani oluyor. Sorum şu; şu an aktif olarak çalışan bir insanın gelirini katlaması ile henüz iş hayatına yeni girmiş birinin belli bir sermayeye sahip olması aynı zorlukta mıdır? Yani 0 dan 5 e gelmekle , 5 i 10 yapmak. Hangisi daha çok çaba ister ?

    1. Kurumsalı bırakıp Xin peşinde koşan gençlerin 95%i aslında disiplinden, çalışmaktan ve hiyerarşi içinde olup yükselmenin yükünden kaçar. Tembeldir, zora gelemeyendir, vs … 5%i ise gerçekten yetenekli ya da yeteneği paraya çevirmek için gerekli disiplin ve çalışkanlığa sahiptir. O gençlere tavsiyem 95% ilk gruba dahil olduklarının bilincinde olmaları veya en azından motivasyonlarının ne olduğunu iyi bilmeleri.

      1. Kurumsal hayat adamın ruhunu hadım eden bir maymunluktur. Deus ex kardeş, sadece kendine hesap verebilmeyi göze alabiliyorsan müziğe yönel. Ha ailene sağa sola yük olup borçla harçla bu işe gireceksen yapma.

        Ha bence en temizi önce kurumsal denen öğütücüye girip varsa borcunu harcını kapatıp düze çıktıktan sonra yandan yandan hayatını idame ettirecek gelire kavuşuncaya kadar müziğe kaymak.

        Disiplin önemli tabii, ama şu da var Mahmut Ab: https://www.rooshv.com/the-high-cost-of-working-40-hours-a-week

        1. Kurumsal hayat adamın ruhunu hadım eden bir maymunluktur. Kurumsal hayat maymunluk falan değil. Kendi deneyimlerinizi başkalarına yansıtmayın. Müzik yapacağım diye maymun olup ser sefil yaşayan da çok gördük.

  2. Yukarıdaki kazançların çoğu, ortalama bir insanın ömrü boyunca toplu halde göremeyeceği miktarlar. İşte azimle birleşen, disiplinle şekillenen ÇALIŞmanın farkı ortaya çıkıyor. Ufuk açıcı bir araştırma olmuş, teşekkürler.

  3. 1.Girişimcilik hedefiyle , genç yaşta farklı fikirler peşinde koşup sürekli yeni şeyler denemek mi ?

    Yoksa

    İş hayatına girip en az 5 sene tecrübe sonrası girişimci olmak mı ?

    2.Udemy , khanacademy gibi sitelerden alınan eğitimler ile asgari iş yapma becerisi kazanabilir miyiz ?

    Yapabilenler var mı ?

    3.Finansal özgürlük sizde ne anlam ifade ediyor Mahmut Abi ?
    Bende “siktir git seviyesi “ ni çağrıştırıyor

    1. Bana göre finansal özgürlük yatırımlarından gelen getirinin ana parayı yemeden masraflarını karşılayabilir hale gelmesidir. Ayda 2000 TL ile yaşayabilen ve yatırımlarından 2000 TL getiri alan adam finansal olarak özgürdür, ayda 10,000 TL harcayan ama bunun 2000 TLsi yatırımlarından gelen adam özgür değildir.

    2. Bence girişimciliğin mantıklı iki yolu var : kredi ya da yatırımcı ile finanse edilen bir girişim kurup onu büyütmek ya da normal işte çalışırken kenarda girişimcilik yapmak.

      Eğer agresif şekilde aramanıza rağmen iş fikrinize yatırımcı bulamıyorsanız ya çok istisna bir adamsınızdır (çok küçük ihtimal) ya da iş fikriniz karlı değildir (büyük ihtimal).

      1. Parası olan adamın hata yapma özgürlüğü var.Başarılı girişimcilere bakınca ya çok iyi bir fikir yada sağlam kaynakları olduğunu gördüm

        Sıfırdan yükselen biri için iş dünyasında network ve para biriktirip bu işlere girmesi daha mantıklı galiba.

        Boğaziçi IE mezunu bir abi vardı 2001-2003 mezunuydu.
        New Yorkta ünlü bir bankanın Quantı idi.Gerçekten muhteşem bu seviyede olmak >> Girişimcilik :))

  4. Sürekli girişimcilik, kurumsalı terk etme gibi şeylerden bahsediliyor özellikle kendi yaş grubumda bunu net bir şekilde görüyorum. Ben yatayım para kazanayım kendi işimi kurayım CEO olayım parayı bulayım muhabbetlerinden geçilmiyor ortalık.
    Bak dostum, eğer sen sabah 9 da mis gibi ofisinde olmaktan korkuyorsan, genel müdürün sana fırça çekmesinden bunalıyorsan sen ne iş kurabilirsin ne de başka bir şey… Çünkü iş dünyası çok vahşi olabiliyor. Bununla ilgili bir yazı kaleme almayı planlıyorum.

    1. Kurumsalda 9 – 7 ofise gidip toplasan 4 – 5 saat çalışıp şikayet eden adamlar, girişimci olunca günde 10 – 12 haftada 60 saat çalışmalari gerektiğini görünce patır patır dökülüyorlar sonra 😀

      1. Kesinlikle öyle. Bizim vatandaş girişimciligi bakkal açmak gibi bir şey sanıyor ki bakkal bile olsan iki gün dükkanı açma bak bakayım müşteri kaçıyor mu kaçmıyor mu . Herkes girişimci olmak zorunda da değil her insanın ayrı bir önceliği var. Ayda beş bin kazanıp gezen , dilediği hayatı yaşayan adam mı; yoksa ayda 10 bin kazanıp işten hayata vakit bulamayan adam mı ? Ben birinci seçeneği tercih ederim. Girişimcilik araç değil amaçtır bana göre.

        1. Çoğu insan aynı zamanda üst düzey yöneticileri ofisinde ayaklarını masaya atıp viski içerken bir yandan minionlarına emirler veren bir yandan da duvardaki tahtaya dart atan rahat adamlar sanıyor :)) Sanırım bizim memlekette ofis işi tarihi olarak memuriyet ve bürokrasi olduğundan ve bürokraside tepede adamlar yolsuzlukla beslenip çalışmadıklarından bu algı var. Yukarı çıktıkça para artmıyor sadece, sorumluluk, stres ve çalışma saatleri de artıyor.

          1. Aynen katılıyorum. Mesela bir firmanın CEO’su aslında oranın en fazla sorumluluk alıp çalışanı oluyor aslında. Her şeyden haberdar olmak zorundasın şirketi ileri götürmek zorundasın vs vs…

      2. Avukatım kurumsal bir ofiste çalışıyorum. Günde en fazla 4 saat aktif çalışırım geri kalanı işte erkek adam bloglar takılmaca. Patronum ben 6.30da çıkarken saat 9da çıkar ha patrondur istediği zaman gider bir avrupa yapar gelir. Bunlar güzellikleri ama kendi ofisimi açsam para kazanmak için o saatlere kadar çalışmak gerekir. Müvekkil tutuklamaya sevkedildi diye saat gecenin 2 sinde ifadeye gitmek zorunda olursun. Kendi ofisini açan arkadaşlarım benle aynı kazanıp (ilk 3-5 yıl böyle olur) çok daha fazla çalışıyorlar. Girişimcilik o kadar da kolay değil. Ama tabi kendi adıma yapmak zorundayım ileride. (ofisin aylık cirosu 500-600 bin)

      3. mahmut iyi diyosun haftada 60 saat doğru (60 dan da fazla olabilir ) fakat bunu 1 yıl yapıyosun bunu sürekli 60 saat çalışmıyorsun . tabi riski şu startup 1 yıl sonra batabilir çıkabilirde batarsa , götünde yerse başka bir fikir bulup aynı şekilde 1 yıl daha yardırırsın bence heyecan verici bir fikrin peşinden koşup onu gerçekleştirmeye çalışmak .

  5. Düşük rakamlara bakınca hımm çok da fazla değilmiş diyorsunuz. Yükseklere bakınca da bu paraları almaları normal diyorsunuz.

    Şu rakamları TL cinsinden yazmışlar ki çok görünsün. Ama ilk 500 deki firmaların çoğu aynı zamanda yurt dışında iş yapan firmalar. ve ne yazık ki euro veya dolar bazında alınan maaşlar pek de iyi sayılmaz.

    İlk 500 böyle ise kobilerde falan işler nasıldır kim bilir

        1. Yurt dışında yaşıyorsa kafasında çevirmeye engel olamıyordur. 12,000 TL diye değil 2,000 Avro görüyordur o rakamları.

          1. İnsanlar hayatın ciddiyetinin farkında değil. Benim babam işçi , günde 10 saat inşaatta çalışarak ayda maksimum 2500 2700 civarı bir para… Buraya gelip de şu para mı bu para mı diyen adam ya götü rahat büyümüştür ya da hayatında para kazanmamıştır

          2. Robert Greene Parayı değil Mülkiyet kavramına sahip olmamız gerektiğini söylemişti

            ‘Başkalarının yanında çalışarak en değerli zamanımızı enerjimizi başkalarına veriyoruz ama işleri bitince bizden daha genç daha enerjik birini bulunca bizi eleyeceklerinden’söz etmişti

          3. Mahmut hocam niyetim kimseyi kırmak değildi böyle bir şey olmuşsa sürçü lisan affola. Ben o rakamları ülkenin en zengin 500 şirketini baz alarak yaptım.

            Bu rakamlara göre en çok kazanan yönetim kurulu başkanı 145 bin, 150 bin gibi bir rakam kazanıyor. Bunu dolara çevirirsek 30 bin dolar gibi bir rakam yapıyor. Şimdi bu rakam ülkemizde tabiki çok yüksek ama bu rakamı şöyle düşünün. Türkiye dünyanın tamamı olsa bu rakam bill gatesin aldığı rakam. ve bu rakam birinci ligde oynayan bir yabancı futbolcunun aldığı rakamdan daha az. Örneğin galatasarayda ilk on birde oynayan pek çok oyuncu bu rakamdan fazlasını kazanıyor.

            Daha düşük rakamlara geldiğimizde de dediğin gibi 12 bin lira kazanan adam Türkiye standardında iyi kazanıyor tabiki ama gavurun parasıyla bu para 2 bin lira olunca biraz umutsuzluğa kapılıyor insan.

            Ben sadece bunu söylemek istemiştim. Maybe one day’in babasının kazandığı parayı da küçümsüyor değilim. Sadece çok daha fazla kazanılması gerektiğini söylüyorum.

        2. Beden gücünün saati birkaç dolar ama BEYNİN SAAT EDERİNİ ürettikleri belirler
          Bu söz Bill Gates e ait olmalı

          Sadece departmanda insan olsun diye duruyorsan zaten az maaşa talim edeceksin
          Beden gücü zaten pek değerli değil
          Şirketler de bunu bilir

          Zekana yatırım yapıp ve Skepticonun da dediği gibi ‘Kimsenin bizden alamayacağı şeylere sahip olmaya çalışırsak’ işte o zaman değer sahibi oluruz

          Kimse sonradan Cerrah olamaz çünkü en az 10 yıllık bir emek vermen lazım
          Zanaat gibi

          Para deneyimi mezun olmadan kazanılmalı

          Hayata bakış açımı değiştirmişti

          1. Kimse sonradan ;

            Avukat olamaz o mesleği yapmak için
            Hukuk okumanız lazım
            O diplomanın olması lazım

            Doktor olamaz sonradan
            Diploma lazım TUS lazım
            İt gibi çalışma geçmişi lazım
            Tecrübe lazım

            X şirketinin Y departmanında olmak için spesifik bölüme gerek yok

            Bankada çalışan ODTÜ Maden Mühendisi analist de var
            Boğaziçi Ekonomi mezunu adam da

            Şirketlere , pozisyonlara bakıp kariyer seçmek aşırı hatalı değil mi ?

            Yazılımcı alaylı olabilir
            Bölümünü okumamış adam patronunuz olabilir çünkü kendini geliştirmiştir

            Üniversite eğitimine “boş iş”diyenlerin demek istedikleri sanırım bu olay

            Senin 4-5 sene ömür çürüttüğün ünide “başkaları senin yapacağın dala odaklanıp o alanda çok yol kat edebilir “
            Sen mezun olunca sudan çıkmış balık gibi

            Sonradan Alaylı adamlarla
            yarışacağınız bölümü okumanın mantığı bence yok

            Diplomayla iş yapılacak meslek lazım

            Üstad fikriniz nedir ?

          2. Google Facebook gibi firmalar bile diplomadansa Tecrübe ve yetenek aramaya başladıysa bu zamanda sıkıntı var demektir

            Türkiyede %80 den kurtulmanın tek iyi yolu da

            İYİ BİR ÜNİVERSİTE KAZANMAK

            Ünilerde az çok network,kişisel gelişim, kütüphane imkanlarıyla hız kazanılabilir

            Garaj da yok ki oturup startup kuralım

            Serdar Kuzuloğlunun dediğine geldi yine olay

          3. Burda zeka ile para kazanmaktan ne anladığımız da önemli. Zekanı başkasının işine kullanıyorsan , büyük paraları o görüyorsa zeka kullanmanın kol gücünden tek farkı daha fazla kazanmak oluyor. Elon Musk da zeka ile kazanıyor onun yanında çalışan bir yönetici , menajer de . Yani yine beklenti meselesi.

          4. BenLark dediklerine katılıyorum, pratik yapan ve tecrübeye sahip olan yazılımcı daha fazla kazanır, daha fazla değerlidir. Ama bu demek değildir ki üniversite okuyup boşuna 4-5 yıl boşa harcamak size her zaman eksidir. Üniversiteye ve şehre biraz bağlı olsa bile, dışardaki adamın erişemeyeceği üniversitenin sana sunduğu fırsatlar ve bunlarla da tecrübe kazanarak, yani demek istediğim eşzamanlı çalışarak kendine değer katabilir yazılımcı.

            Ayrıca bu şekilde okurken çalışmış biri olarak söylemeliyim ki, dışarda kendini geliştirmeye çabalayan biri veya işe girmiş bir yeni mezuna göre zaten öğrenci olduğun için firmalar sana öğretme ve şirketi benimsemen üzerine yoğunlaşıyorlar. Bir nevi eleman yetiştirme gelecek için ve bu süre içinde senden illaki şirkete bir değer katmanı beklemiyorlar. Diğer durumlarda bu tarz bir aktif olarak piyasada rol alan bir şirketle öğrenme ortamına ulaşamazsın ulaşsan da bu ücretli olur.

          5. 4-5 sene üniye ömrünü veriyorsan o diploman işe yaramalı kardeşim

            Teknik bölüm okuyup Unileverde , P&G de satış pazarlama, McKinseyde danışmanlık yapacaksan o bölümü sakince yere bırak evlat

          6. Teknik bölüm okuyup Unileverde , P&G de satış pazarlama, McKinseyde danışmanlık yapacaksan o bölümü sakince yere bırak evlat

            Ne alaka? Teknik bölümde okuyup o dediklerini yapan elemanlar hele iyi bir üniversitedense 30larının sonuna doğru bir şirketin CXOsu veya VPsi olur.

          7. McKinsey nin birkaç sene önceki Ceo su Boun Eee mezunu biriydi
            Tercihlere yorum yok tabi

            Diploma alıyorsak madem önceliğimiz o diploma ile iş yapmak değil midir ?

            “Ben felsefe/öğretmenlik/terapi/vs… okuyorum ama bölümümü sevmiyorum başka meslek yapacam “
            E madem 4-5 seneyi niye sktin?

            Üni okuyan her genç kendine sormalı
            “Her gün gidip geldiğim seneler harcadığım üniversiteden sonra, bu meslek ile ilgili iş yapabilecek miyim ? Bu sürede zanaata yönelsem sırf tecrübemle bile mezun halimden daha parlak bir gelecek bekler mi beni ?”

            Doktorun rekabet kitlesi diğer doktorlar

            Avukatın diğer Avukatlar

            X mesleğin rakibi yine X meslek olmalı

            Fark yaratıp hiyerarşiyi zorlayabiliriz

            Aksi halde hep bir bocalama hissi

  6. hizmet sektöründe süründüğüm 20 li yaşlarımda en büyük hedefim haftasonlarını kendime ayırabileceğim düzgün bir titleı ve toplum nezdinde prestiji olan kurumsal bir yerde bir pozisyon bulabilmekti. bu hedefimi ancak tam 30 yaşımda gerçekleştirebildim. türkiye şartlarında 2018 aralık ayı itibariyle mobbinge maruz kalmadan 9-5 mesai haftasonu tatil masa başı işte 3000+ maaş alıp bundan şikayet eden adam beyinsizdir. haftada 40 saat çalışmaya 3000+ maaş alıp “hedef ve ideallerimi gerçekleştirecek vakit bulamıyorum.” diyen adamın önce zaman yönetimi konusunda kendisini geliştirmesi gerekir. insani çalışma saatlerim sayesinde agresif bir biçimde ingilizce çalışabiliyor, ayrıca vücut geliştirebiliyorum. bu kırmızı hap sistematiği ile tanıştıktan sonra kendimde gördüğüm en büyük iki eksiği kapatmak için çalışabiliyor, ayrıca sosyal rekabette var olabiliyorum anlamına geliyor. benim için yeterli.
    hedeflerinizi gerçekçi olarak belirmediğinizde toslayacağınız duvarının karşısında, “dişil hormon duvarı”nın esamisi okunmaz. hayat bunu en sert biçimde öğretir. sahip olduklarınızın kıymetini anlayın…

  7. Kendi işinizi yapacaksanız da o iş dalında büyük bir şirkette 5 sene kadar çalışın. Hem işlerin nasıl döndüğünü öğrenin hem de network kurun. O işi yapıp para kazanan insanlar nasıl sıkıntılar çekiyor onu da görün.

    Burada iş tecrübelerim, çıkışlarım, inişlerim, şirket kurup kapatmalarım, vs… hakkında destan yazmak istemiyorum. Dinleyin abinizi:)

  8. En azından 3-4 sene kadar ekonomik buhranda olacağımızı düşünerek kurumsalı bırakmayı düşünen zeki dostlara akıllı olmayı tavsiye ediyorum.
    3-4 sene boyunca metaya değil de kendine yatırım yapan düzlüğe çıkınca çok rahatlayacak mevki ve gelir olarak çok yükselecektir. 2019da bu maaşlara %15-18 artış gelse dahi yurtdışı muadil işlere göre devede kulak para kazanacağız ve her geçen gün paramız kur karşısında eriyecek. Gün defansif davranma günü kendine yatırım yapma günü gibime geliyor bir süre için.
    Dil öğrenin, yazılım öğrenin, işinizde kilit noktaları öğrenin heyecan aramaya gerek yok

    1. Asgari ücret de arttı
      İş verenler ürünlere zam yapmaya başlar yakında
      Boğazda Kafede bir çay artık 20 ₺ olur 👍🏻

      1. Doktorum orta sınıfım işe başladığım tarihten beri her gün fakirleştiğimi hissediyorum. Sağolsun devletim vergi sopasını sadece bordroluya vuruyor.

          1. Pratisyen maaşı min 7-8 bin
            Uzman maaşı min 10-12 binden başlıyordu geçen sene.
            Üst limit pratisyen için 10-12 bin
            Uzman için yok 😅

  9. Bu yazının altına gelip de oneitislerini ya da hatun muhabbetlerini yazanlara sözüm : yorumlarınızı çöpe atıyorum. Alakalı bir yazının altına yazın.

  10. Abi 25 yaşına gelip de sadece yarım yıldan bile az üniversite tecrübesi olan(sağlık sorunu yüzünden), ana kuzusu zora gelemeyen,sırtını babasına dayamış,işsiz,güçsüz biri için ne önerirsin ? Yani şu yazdıklarını görünce vay be diyorum 🙂 kafayı oyunla ve kızlarla bozmuşum sadece sosyalleşme ve değişiklik göstermem haftada 4 5 kere spora gitmem işte . E iş olmayınca,para olmayınca,halen aileyle yaşayınca insan özgür olamıyor,güçlü olamıyor . İster istemez anne babanın onayını alma uğraşındasın her yaptığın şey için . Disiplin de yok yani yaşayan ölüyüm . Bunun dışında porno,uykusuzluk,kızlar konusunda kırmızı hap farkındalığında olan,işin temelinin bolluk mentalitesi olduğunu bilen ama bu saydığım özellikler yüzünden gerçek sahada bir kız bulup o olsa da olur diyip yokluk mentalitesine girmek .

    1. Tüm eksiklerinin farkındasın aslında. Burada Mahmut abinin sana söyleyeceği bir şey yok, sihirli bir tarif değil mi kırmızı hap şunu iç geçsin şeklinde. Uykusuz musun? Erken yat erken kalk ve günün verimli sabah saatlerini iyi kullan. Porno mu izliyorsun? İzleme. Yabancı dilin mi eksik? Öğren. Zora gelemiyor musun? Kendini zor durumlara sok ve içlerinden çık. Kimse zora gelebilen birisi olarak doğmaz, en azından çoğunluk. Kendini zorla alırsın, sınırlarını zorlaya zorlaya genişleteceksin. Disiplinin yoksa disiplini elde edeceksin. Planlı, saatli ve zor yaşa. 1 senede büyük bir değişim göreceğinden eminim. En büyük motivasyonun da 2-3 sene sonra kendini nerede görmeyi umut ettiğin olsun

  11. Özel sektörle ilgili tecrübeli,bilgi sahibi olan abilerimiz var burada peki devlette çalışma hakkındaki düşünceleriniz nelerdir devlette çalışan veya daha öncesinden tecrübe sahibi olmuş olan varsa işin gerçekleriyle ilgili bilgilendirmelerde bulunsalar şahane olurdu gerçekten.Yorumlarda D’artagnan ”türkiye şartlarında 2018 aralık ayı itibariyle mobbinge maruz kalmadan 9-5 mesai haftasonu tatil masa başı işte 3000+ maaş alıp bundan şikayet eden adam beyinsizdir.” demiş.3000+ maaş 8-5 mesai ve haftasonu imkanını devlette çalışarak yakalayabileceğimizi düşünüyorum özel sektör kadar yükselme ihtimali yok belki fakat iş tecrübesi olan abilerimizin yorumlarını okuyunca daha öncesinde cahil kafayla yapmam dediğim işlerin aslında kimilerinin hayali olduğunu görüyorum ve hayatı daha da gerçekçi görmeye başladıkça bu işlerin kıymeti artıyor bu konu hakkında iş hayatını az-çok görmüş olan büyüklerin yorumlarını merak ediyorum.

    1. Devlet işinden kasıt klasik memurluk ise bence son tercih, yani mecburi istikamet. Memur olarak doğmuş insanlar var ve o bitki örtüsüne hemen uyum sağlayan insanlar bunlar. Kötülemek falan değil böyle yazmamım sebebi. Herşey her bünyeye göre değil onu anlatmak istiyorum. Kaldı ki önümüzdeki yıllarda bildiğimiz o klasik devlet anlayışı da değişebilir. Yani eski yasla sırtını gerisini merak etme durumu geçerliliğini kaybedebilir. Kendini kendine yaslamak en doğrusu şahsi fikrim.

    2. Goggle a memur maaşları yazın. Devlet, belediye, kamu şirketlerinde de aşağı yukarı o maaşlar alınıyor. Çalışma koşulları da iyidir.

      Bazı yüksek karlı kamu şirketleri prim de dağıtır.

      Fakat günümüzde buralarda yükselmeyi bırak işe girmek için bile bazı ek şartlar gerekir. Çok az bu şartlara uymayan adam vardır. İyi ve işinde yetkin insanlardır hepsi, fakat rekabet kısmında bypass yapılabilir.

      Ha, Aselsan a elektronik mühendisi alırken bypass yapmazlar tabi ki. Sadece işinde iyi olup olmadığına bakarlar. Ama bunlar özel teknik pozisyonlar.

      Devlette yükselme imkanı yok diye bir şey de yok. Bakan olmaya kadar yolu var işin. Hatta Demirel DSİ, Özal DPT nin başıydı siyasetten önce. Kılıçdaroğlu SSK, bugün ki bir çok bakan da kamu şirketlerinde yöneticiydi.

      1. Cevabın için teşekkürler abi.hedeflediğim yerler öncelik dışişleri bakanlığı olmakla beraber mit,ab bakanlığı veya diğer bakanlıkların ab bölümleri.bu kurumlarda çalışmanında klasik memuriyetten daha farklı olacağını düşünüyorum şahsen

    3. Sana deneyimlerimi anlatayım sen kendin belirle. Ben mühendisim. Mezun olduktan sonra 1 yıl özel firmada demiryolu yenilenmesinde şantiye şefi olarak çalıştım. Para iyi ama mesai kavramı yok, şartlar çok zor v.s. Sonra 2 yıl devlette kontrol mühendisliği yaptım. Devlette anladım ki ne kadar iş yağtığın önemli değil maaşın zaten sabit, mobbinge maruz kalman muhtemel, yükselmen için yeteneklerinin teknik değil daha farklı olması gerek, hafta sonların sana ait ama sınırlı olan bütçeni iyi idare etmen gerekirdi. Ve bu bana göre değildi. 4 sene önce ayrılıp kendi mühendislik firmamı açtım. Ve kendimi iş anlamında asıl bulduğum yer yine kendi işim oldu. Kendi işini yürütmek, mühendisliğin yada vasfın ne ise bunun yanına işadamı ünvanını eklemek çok zormuş bunu şu an geriye dönüp bakarak anlayabiliyorum ama ben bunu yapmayı başardım. Tabi devlette 40 yılda kazanacağımdan çok daha fazlası parayı 4 yılda kazanmam ayrı bir artı benim için. Yani dostum özetle devlet memurluğu, girişimci olup kendi işini yapma, kurumsalda ya da özelde çalışabilme tamamen kişinin karakterine ve mesleğine göre değişir. Bunu da sadece kendin bilebilirsin..

  12. Aklıma şu takıldı; Endüstri mühendisi çok farklı alanlarda iş yapabiliyor (üretim,pazarlama yönetim) direk endüstri mühendisi diye yazılıp diğerlerine kıyasla az maaş alması biraz ters geldi. Bilgisi olan var mı?

    1. Sen onu genel mühendislik dalları olarak düşün.

      Yeni mezun o maaşı alır.

      Ama zaten 3-5 sene içinde şef-müdür-bişey olursun.

  13. Eğitimli kesimin aklına iş hayatı denince neden hep ofis, cam o plazalar gelir? Herkes fiyakalı döşenmiş iklimlendirmeli ve kısa tayyör giymiş hatun iş arkadaşlarının bulunduğu ofiste PC karşısında çalılmaktan başka bir iş ortamı hayal edemiyor. Geçen sene Ericsson genel müdürlüğümde yöneticilik yapan bir ablayla tanıştım. İşimi sorarken “ofisin nerdeydi” dedi. Gülerek “benim ofisim yok, atölyem var, Esenyurt’ta. Mavi yakalıyım ben” dedim.
    Mühendis olacaksanız eğer; fabrika müdürü veya üretim müdürü olamazsanız, bir ustadan az maaş alırsınız.
    Bir maden mühendisi tanıdığım ŞOK, bir jeoloji mühendisi yanıdığım ise BİM’de kasiyerlik yapıyor.

    1. O konuda da yazacağım. Youtube’da ne kadar kazanıyor serisinden berber, wafflecı (favorim adam 40000 TL net kazanclı), vs … ne kadar kazanıyor derleyeceğim.

  14. Müzisyen, profesyonel sporcu, profesyonel sporcu koçu, Makro Marka ve Rota Management şirketler grubu kurucusu, kalite ve risk yönetimi uzmanı, stratejik yönetim uzmanı, kurumsal strateji danışmanı, Cafe FLU ve Rotaile Yapım Şirketi kurucusu ve aynı zamanda rap müzik sanatçısı olan Bulut Sedat Alpman’ın ”Nasıl zengin olunur?” sorusuna verdiği cevap :

    https://www.youtube.com/watch?v=uhol68vP6zw

  15. Mahmut abi, tasarımcı olma gibi bir planım var (graphic design, illüstrasyon, iux arayüz tasarımcılığı gibi gibi daha tam manasıyla ne istediğimi bilmiyorum, üniversite sınavına tekrardan hazırlanıyorum). Sence yanlış bir istek mı benimkisi. Bilmiyorum, kamu yönetimi, maliye, iktisat benim ilgimi çeken bir nokta değil oysaki ortaokul yıllarından bu yana üstte sözünü ettiğim iş kollarında çalıştım veya bulunma fırsatım oldu. Kafam biraz karışık, sence bu yolu tercih edersem beni ne tür sorunlar bekler diğerlerine nazaran?

    1. Bu mesleğin yapan birisiyle görüş. Sana artılarını ve eksilerini anlatır. Tercih yaparken en iyi senaryoyu değil, en kötü senaryoyu göz önünde bulundur.

  16. Herkes derdini yazmış bende yazayım.Fotoğrafçılıkla ilgieniyorum aynı zamanda iletşimfak .4.sınıfım 3-4 yaşırmadan ödül falan aldım.Ancak görüyorum ki gelecek bu sektör olmayacak. Olsa bile isim yapmış markalar harici kalmayacak.Bu bağlamda başka yerlere yönelmek istiyorum.Tabiiiii ki bulamıyorum.Yurtdışında yaşamayı düşünüyorum.UK’de ve bir kaç avrupa ülkesinde bulundum.Vasıf kasmadanda gitmenin pek mantığı yok benim gibi bir çok arkadaş vardır.ayrıca Mahmut abi ve diğer arkadaşlara teşekkür ederim siteden sürekli yazılar okuyorum.

  17. Herkeste bir ofis bir plaza beklentisi var galiba siz plaza dili edebiyatı ile konuşan pelinsular berkecanlar olmamaya bakın. Masa başı iş sizi bir süre sonra köreltir (yazılım ve tasarım hariç bunlar konu dışı ) . Çalıştığınız işin sahasında aktif olmasanız bile sahayı iyi tanıyın ve öğrenin . Teknik bir iş yapıyorsanız işi bir süre yaptıktan sonra geliştirme + pazarlama + iyileştirmeye ve son olarak yönetmeye odaklanın . Sektörünüzde network mutlaka yapın , dil öğrenin , iş yapılırken kullanılan programları öğrenmeyi bırak kurulumu nasıl yapılıyor kurarken ayarları nasıl oluyor ?, sorun çıkınca çözme kapasitem var mı ? Bu sorulara cevap arayın kısaca kendi göbeğinizin bağını kendiniz kesmeye çalışın . 3000+ paralar büyük meblağlar değil sadece hayatta kalabilirsiniz .

  18. Henüz üniversitede olmayan arkadaşlara sesleniyorum: Meslek olmayan bölümlere girmeyin. Aile dostumuz olan büyük bir holding sahibinin yeğeni, uluslararası ilişkiler bitiren oğlunu işe aldıramıyor. Düşün Sabancı’yla konuşuyor ama almıyorlar.
    O meşhur akademisyen olma hayalleri birkaç yıl sonra ”ben kaçıncı sınıftım?” sorusuna evriliyor. O eğlenceli ama sefil öğrenci hayatı bir anda kyk borcu+askerlik+kpss+yabancı dil kursuna dönüşüyor. Gençliğinizi çöpe atmayın. Ayrıca o başarı hikayelerinin altında sandığınızdan çok çok çok daha fazla fedakarlık, azim, radikal karar, şans ve UZUN YILLAR var. Tabii ki sevmediğiniz işi yapın demiyorum ama Türkiye gerçeklerini de göz ardı etmeyin.
    ”ben bilgisayar oyunu üreteceğim ve bir gün zengin olacağım”.
    Yani çok çocukça anlatabiliyor muyum.

    1. Bunu muhtemelen çok tepki çekecek bir yazı olarak ele alacağım. Dediğine katılıyorum. Bir erkeğe ekonomi hariç sosyal bilim okumasını tavsiye etmem. Bir de istisnaları olabilir ama bir bölümün kadın nüfusu toplam nüfusunun 75%inden fazla ise erkek olarak oradan uzak durmanızı tavsiye edeceğim. Kadının çok erkeğin az tercih ettiği bölümler genelde rahat ama kazancı veya iş potansiyeli az işlerdir.

      1. Mehmet Özün babası Mustafa Öz Tıp okuduğu dönemde çok yoksulluk çekmiş bunu şu sözlerle anlatır

        -1İNÖNÜ’DEN STETOSKOP-
        Çok zor koşullarda okumuş Mustafa Öz. Bazen komşunun oğlunun eski ceketini giymiş, bazen de yardımla gelen paltolardan battaniye yapmış, ortaokul çağlarından itibaren çalışmış, para kazanmış. Hiç şikayet etmemiş, belli ki hayat üzerine geldikçe o tırnaklarını geçirmiş, çaresiz kaldığı da olmuş elbette: “İkinci sınıfın başındayım, kitap alamıyorum, derslerde not tutuyorum. Ama anatomi dersinde bu söz konusu olmuyordu. Anatomi atlasına ihtiyacım vardı o dersten geçebilmek için. İsmet İnönü’ye bir mektup yazdım, durumu anlattım. Bir süre sonra Dolmabahçe’den gelip beni buldular. Bir yetkiliyle Saray Kitapevi’ne gittik bana atlas ve stetoskop alındı, hâlâ odamda duruyorlar.”-

        Mustafa Öz dünyanın ve Türkiyenin en başarılı Cerrahlarından biri.Amerikada Çift dal ihtisası yaptı ve Boğazda 2 tane yalısı olduğunu söylemişti

        İşte bu adamların adaptasyonu ve fedakarlıkları iradeleri herkese örnektir…

      2. Abi eğer çoktan okumaya başladıysak ne yapalım ben uluslararası ilişkiler okuyorum dediğin gibi kadın nüfusu fazla ve çok sayıda ui mezunu var özelde hangi alanlarla çalışılabilir veya çalışılabilir mi?

        1. Hangi okulda okuyorsun? İsim yapmış bir okul mu?

          İngilizceni geliştir. Mezun olduğunda ileri derecede ingilizcen olsun. Yapabiliyorsan çift anadal yap. Bir de çalışmak istediğin sektörü belirleyip daha okulun bitmeden ücretsiz staj yapmaya başla. Çevre edin falan.

  19. Öncelikle mahmut abi sana ve erkekada.org’da emeği geçen herkese minnettarım, bazı şeyleri fark edip hayatımı olumlu yönde geliştirmemde bayağı bir katkı sağladınız.18 yaşımdayım psikoloji okumak için üniversiteyi bıraktım ama kafamı kurcalayan şeyler var, Türkiye’de meslekte gelişmek için küsüratlı eğitimler alman lazım onu da geçtim verdiğin emeğin karşılığı taş çatlasan ayda 10k oluyor o da okul sonrası 10 yıl tecrübeden ve kendi kliniğini açtıktan sonra oluyor. Onun yerine yurt dışı daha mantıklı geldi örneğin usa’da 4000 dolar kazansan da alım gücün daha yüksek olucak ancak amerikada türk bir psikolog tercih edilir mi? nasıl bir ön yargıyla karşılaşırım, tercih edilir miyim bunları kestiremiyorum. Yurt dışı tecrübene dayanarak bir kaç şey söyleyebilir misin? ve benim yaşımda olan, buna benzer durumda olan gençlere tavsiyelerin nedir abi?

    1. ABD tecrübesi ve psikolog tanıdıkları biri olarak yorumda bulunayım.
      Klinik psikolog olmak isteyip ciddi maddi külfetli eğitimleri alırsan (grup terapileri, sosyodrama vs.) çok iyi paralar kazanıyorlar yoksa.
      yabancı olarak ABDde tercih edilmem diye bir durum olacağını sanmıyorum çoğu eyalette ABD dışı doğanların oranları en az %20. Ama tabi meslek dolayısı ile anadil düzeyinde İngilizce gerekir.

      1. Hocam internette Amerika’da cerrahlar yıllık ne kadar kazanıyor diye baktığımda şöyle bir şey çıktı:

        Surgery – General $226,000 $291,000 $520,000
        Surgery – Cardiovascular $336,000 $515,000 $811,000
        Surgery – Neurological $354,000 $541,000 $936,000
        Surgery – Plastic $237,000 $412,000 $820,000
        Surgery – Vascular $270,000 $329,000 $525,000
        Urology $261,000 $358,000 $619,000

        Sırasıyla yeni başlayanlar, orta ve maksimumu yazmışlar.

        Yıllık 936 bin dolar mı kazanıyorlar? Böyle bir şey mümkün mü? Bana abartılıyor gibi geldi. Bir de Türkiye’den Amerika’ya gidip cerrahlık yapmak mümkün mü? Hiç denk geldiniz mi göçmen cerraha? USMLE hakkında bilgim var ama buradan oraya gidip cerrahlık yapabilen birine hiç denk gelmedim. Bu konuda gözlemleriniz neler?

        1. Doktorlar daha bilgilidir bu konuda ama Amerika’da Hindistan’dan giden cerrah çok Türkiye’den neden olmasın. Cerrah 1 milyon dolar gelir tepedeki cerrahlarındır ama bana abartı gelmedi.

          1. Evet abi Hindistan’dan giden varsa Türkiye’den neden olmasın. Umut verici. Bol bol çalışmak lazım.

          2. ABD tam kapitalist bir ülke. Yani sağlıkçıları yetiştirmek yerine en iyilerini dışarıdan alıyorlar. Bunların çoğunluğu Asyalı olmakla birlikte çok ilginçtir ki dünyada en iyi doktorlar Pakistan, Afganistan gibi ülkelerden çıkıyor. Türkiye ise diş hekimliğinde dünyada 2. seçilmişti diye okumuştum.
            Fakat ABD’ye gitmek öyle kolay değil. Bizim sektörde çeşitli sınavlara sokuyorlar, bir 4-5 yıl daha eğitim almanız gerekiyor, yine sınavlara sokuyorlar, sertifikalar almanız gerekiyor. Ve bunlar çok zorlayıcı süreçler. Ayrıca her eyaletin sınav sistemi farklı. Dökeceğin parayı saymıyorum bile.
            Kaldı ki Türkiye’de kendi polikliniğini açmış olan uzman bir hekim ayda 100 bin liraya yakın (bazen daha fazla veya az) kazanıyor. Bir yerden sonra tüm dünyada kaymak tabakaya ait oluyorsun yani (dediğin gibi ”göçmen cerrah” diye bir kavram yok). Amerika gibi yerlere sadece konferans, sertifika veya gezmek için gidiyorsun. Ama bunun için koskoca bir gençlik feda ediyorsun işte…

          3. Amerika da hintli cerrah çok ve tercih ediliyorlar. Çünkü pratikleri daha iyi. Amerika da yetişmiş bir cerrahın etik kanunlarından dolayı tecrübe kazanması zor oluyor. Hintliler ise zebil gibi ameliyat yaparak yetişiyor. Türkiye de ortalama doktor kamuda 10, özelde 15 bin civarı kazanabilir. Amerika da gelir yıllık bakılır ve en az 250 bin civarıdır.

        2. Bunlar brüt ve yıllık sayılar %30 civarı vergi düşün.
          Ben usmle sınavına hazırlandım 6 ay kadar. 4 aşamalı sınav ile ABDde denklik alınıyor. Sınavda aşırı bir zorluk yok ama hastanelerin cerrahi bölümlere asistan seçme aşamasında ABD dışında eğitim almışlara kapıları çok başarılı puanlar ve araştırmalar, stajlar yapmadıysa kapalı (örneğin 2017 30 küsür ortopedi kontenjanına alınan 1 kişi)
          O yüzden bu maaşlar ABD mezunu olup üstüne usmlelerde yüksek başarı sağlamış hekimlerin aldığı paralar.
          Cerrah olmak için okuduğumdan Türkiye sınavına (tus) çalışmaya döndüm ama dahili bölümler için ABdeye gitmek hayal değil gayet kolay ve bu paralar olmasa da Türkiye’deki doktorların dudağını uçuklatacak düzeyde kazanç elde edilir.

      1. Gayet de alakalı. İş hayatında alfa kafa yapısına yada beta kafa yapısına sahip adamlar yok mu? Bunların iş hayatındaki ilerleyişi, yapabilecekleri ve başarısı da aynı değildir herhalde…

        1. Robert Kiyosakinin
          “Zengin Baba Fakir Baba” adlı kitabını okuyunca Alfa ve Beta mentaliteli Babalar olarak sınıflandırabilirsiniz

          Trpnin en büyük kitlesi baba figürü eksik olan gençler ise The Red Pill , Zengin-Alfa mentaliteli Baba olarak nitelendirilebilir

          1. Yazı zaten iş hayatında maaşlar ile ilgili ki ben iş hayatıyla alakalı sordum. Ayrıca alfa beta sınıflandırmasını çoğu kişi burada öğrenmiştir. Bu alfa beta erkeklerin kızlar ile ilişkisinde geçiyorda iş hayatında niye geçmesin? Sonuçta alfa beta muhabbeti bir düşünce yapısı değil mi?

        2. Ben bu konuda bir yazı hazırlamıştım.

          Çok uzun ve teknik oldu.

          Dedim bu site de bunu başından sonuna okuyacak kimse yok.

          3 saattir boşuna yazıp durdum diye kendime kızdım sonra:)

    1. Beta ve başarılı bir mühendis-girişimciysen Steve Wozniak; alfa ve başarılı mühendis-girişimciysen Steve Jobs olursun.
      Önemli olan başarılı olabilmek.
      Beta da olsan elinde altın bilezik ve çalışma azmi varsa senden faydalanmak isteyen üstler-rakipler mecburen seni hiyararşinin üst basamaklarına taşımak zorunda kalacaktır.

  20. Mahmut abi aklıma geldi de Jordon Peterson’un Hayatın 12 Kuralı kitabından çeviriler yaparsanız güzel olur bence. Daha önce dördüncü kuralı çevirmiştiniz. Henüz İngilizcesi tam olmayanlar için makbule geçer

  21. Para kazanma ve kaybetme ile alakalı çok şey yazmak istiyorum ama meslek icabı -15C de sahadayım keyfim yok ve yorgunum. Sizleri tecrübelerimden faydalandırmak isterdim, kısaca şöyle diyebiliriz.

    Kendi iç dünyanız da kalmak şartı ile,
    Kadınlarla ilişkiler bolluk mentalitesi ile,
    Parasal ilişkiler yokluk(!) mentalitesi ile,

    Parayı hedefleyen insanlar 2 çeşittir.
    1- Direk parayı hedefine koymuş, paranın kokusuna duyarlı olanlar.
    2- Zanaat, sanat edinip bu yollarla para kazanmayı hedefleyenler.

    1. Hayatta hedef para olmalı kadınlar değil. Paran ve başarın olduktan ve sen onları önemsemedikten sonra onlar sana gelir.

  22. Selam. Yurtdışında ücretsiz üniversite okumak mümkün müdür? Yani okul harcı dışında, konaklama yeme içme gibi şeyleri eğer kabul edilirse yanında kalabileceğimiz aileden temin edebiliyormuşuz bir bilgin var mı Mahmut Abi? Yani kısacası sadece harç parasıyla yurt dışında okumak mümkün mü?

  23. Merhaba arkadaşlar madem konu para kazama ben de şu acıdan yaklaşmak istiyorum .
    Sans oyunlari hakkında fikirleriniz nelerdir?
    Ben açıkçası şans oyunlarından daha da acayim iddaa ve at yarışından para kazanma yolunu seçtim.
    ve inanılmaz bir disiplinle bunu yapıyorum. tez canlı biri değilim. aceleci ve çaylak biri de değilim .
    0 dan 5 gelmek mi
    5 i 10 yapmak mi
    işte nu noktada 0 dan 5 e gelmeye çalışıyorum.
    bu zor süreci başarırsam ( hafta ay yıl farketmez)
    gerisinin çok daha rahat geleceğini düşünüyorum .
    ayrıca kısa vadede milyonlar kazanma hedefim yok .
    ilk etapta yıllık 50.000 tl kafamdaki rakam bu. 2019 2020 arasında bu hedef için çalışacağım.
    Sadece şunu meral ediyorum.
    okuduğunuz makalelerde kitaplarda yazılarda şans oyunlarından düzenli gelir sağlayan insanlara denk geldiniz mi . yani yüzde 95 ı kaybedebilir. ama yüzde 5 de olsa bu işi başarabilen var mi ?
    teşekkür ederim simdiden .

    1. Şans oyunlarında düzenli kazanan kişiler olsa idi şans oyunları iflas ederlerdi. Başlangıçta 1% bile düzenli kazansa bu durdurulamaz yayılırdı. Bir şans oyunu uzun süredir piyasada ise düzenli kazancı sağlayabilen tek kişi, şans oyununun tüzel kişiliğidir.

    2. dostum gel seninle yazı tura atalım.

      yazı gelirse sen bana 2 lira ver, tura gelirse ben sana 1 lira vereyim.

      şans oyunları özetle budur gel benden oyna para yabancıya gitmesin.

      1. 2 lira diyerek insaflı davranmışsın. 100’e 1 falan oran vermelisin. bu heriflerin kaybettikleri kazandıklarından fazla.

  24. tabiki en güzeli bir zanaat sahibi olmak ama ben iddaa ve at yarisinda israrciyim .
    kısa vade bir para kazanma aracı değil ama ek gelir olabilir lakin uzun vadede belli bir tarz ile kazandırabilir. bu söylediklerimi yıllardır oynayan biri olarak ve pek de kazanamayan biri olarak söylüyorum . hekesin görüşüne saygılıyım . burda yazılar harika herkese tesekkurler

      1. Mazinga
        özel bor sistemim yok.
        Sadece ilkelerim var .
        bilinen liglere oynuyorum .
        bilinen takımlara oynuyorum.
        aceleci davranmıyorum.
        spor toto mantığında 4 maçı yaya yaya oynuyorum . şifrelerim
        sabir kararlılık .
        kaybetmeyi kafaya takmıyorum . kaybedeceğim miktarı kafamda belirliyorum (simdilik aylik 400 tl maksimum )
        kaybetsem de heyecana eğlenceye sayıyorum.
        hirs yapmıyorum.
        isin sırrı yüksek misli de kuponu denk getirmek.
        yani 100 defa 10 misli kupon tutturmaktansa 1 defa 1000 misli kupon tutturmak. O 1000 i de maaşından çolugunun çocuğunun riskindan değil belli bir kasa yaparak basmak .
        Sadece sans oyunlari değil zanaat öğrenmek kitap okumak sağlıklı beslenmek egzersiz yürüyüş vb hayatı kaliteli yaşamak lazım .
        minimalist bir felsefe icerisindeyim. yabancı dil konusuna çok katılıyorum . yabancı dil de lazım .
        profosyonel bir bahisçi olmak
        profosor olmaktan daha anlamlı geliyor bana .
        saygılar

  25. İktisat’tan yeni mezun, okul boyunca mali müşavirin yanında hem tecrübe edinip hem de para kazandım.Ofis işi yarı-profesyonel hatta 0 profesyonel bir iş olduğu için bu tarz büyük firmaların finans sektörüne nasıl giriş yapabilirim, neler bilmem, yabancı dil dışında nelere sahip olmam gerekiyor öğrenmek istiyorum.bu konuda bilgili tecrübeli arkadaşların görüşünü almak isterim.

  26. 10 yıldır polisim. Şuan maaş 5 bin tl.
    Geçen gece 12 de oturdum düşündüm para meselesini. Biraz da hayatımı.
    Ulan on yıl oldu kenarda köşede birikmiş paran yok, evin yok hâlâ kiradasın dedim kendi kendime. ayağımı yerden kesen bi arabam var sadece. Onu da abimin zoruyla almıştım.

    Bugün karnımı doyurup yarın Allah kerim demişim hep. Aydan aya çıkarmışım kendimi.

    Ulan tamam artık para biriktirecegim dediğim her ay başka bir delikten akmış paralar.

    Arkadaşlarım gibi kredi çekip ev araba almadım. Ölene kadar da çekmem zaten. Hoş kredi çekmeden de bu zamana kadar birşeyler biriktirmiş olmam lazımdı.

    Mesleği sevmiyorum. Gecem gündüzüm belli değil. Uyku düzeni olmayınca huzurum da olmuyor. Önüme baska bir iş fırsatı çıkmasını dört gözle bekliyorum. Yine de idare ediyorum.

    Annem babama benzedigimi söyler. Elin bol der.

    Bu para biriktirme disiplinini kazanmak o kadar da zor olmasa gerek.

    Hazır yeni bir yıl başlıyor. Sınamak için iyi zaman. Bakalım seneye aynı durumda mı olacağım.

  27. Ekonomi ve Finans sektörünü görünce yüzümde gülücükler açmadı değil.Geleceğin meslekleri olan görülen “Bilişim” ve “Ekonomi” alanlari gerçekten okuyupta pisman olmayacaginiz bir bölüm bence.Geriye dönüp “4 yil 5 yil verdim ama değdi.” diyebileceginiz bir bölüm seçin genç arkadaslar.Pismanlik yasamayın.Sahsen ben yaşamıyorum arada düşünüp iyi ki ekonomi okuyorum diyorum arada kendime.Geleceği mutlaka düşünmeniz lazım.

    1. Beslenme ve sağlık dışında olabildiğince MİNİMAL olmak gerekiyor bu dönemde çünkü bunlar optimal düzeyin altına inince gereken tedavi-çözümler aşırı masraflı ve geri dönüşümü olmayan bir sürece girebilir

      Giyim gibi konularda onarıma ihtiyaç var sürekli yeni kıyafet almak bu dönemde cep yakar.
      Tek çözüm daha fazla kazanmaya odaklanmak ki İNTERNET büyük hazine online para kazanmak kolay ama zaman istiyor

      Masraftan kısarak köşeye para atma dönemi bitti sanırım
      Daha fazla kazanarak bu açığı telafi etme dönemi

      Zenginin daha zengin fakirin da FAKİR olduğu döneme girdik

  28. Kalite danışmanlığı yapan bir şirketim var 2012 de yeni kurduğumda sabah 9 da ofise gelip gece 10 da çıkıyordum hayallerim böyle değildi şu an yanımda 4 kişi çalışıyor ve ben elemanlardan önce ofis teyim ve haftada 2 gün herkesten sonra cikiyorum
    Kısacası ayakta kalmak için elemanlarından daha fazla çalışmak kendi alanına herkesten daha fazla hakim olmak gerekiyor ha ayda 15 k kazandığım zaman da oldu 120 k da
    Ama işlerin takibini bıraktığında 2 ay sonrasını karanlık görüyorsun sonuçta essek gibi çalışmadan bir yerlere gelinmiyor

  29. Merhabalar.Ben universiteye hazirlanan bir gencim.Hayalim hep temel bilim dali matematik okuyup buyuk calismalara teoremlere imza atmakti hala da oyle ama ekonomik yonunu dusununce bazen karamsar olabiliyorum.Bilgisayarlara da ilgim var ama bilgisayar mühendisliği secersem hayatim boyunca icimde hep bir burukluk olarak kalacak ama ekonomik yonden diğerine kiyasla daha iyi.Yol gösterecek bir buyugum yok mu? Ya da tavsiyesi olan?

  30. bir şey soracağım. benim bir hastalığımdan dolayı(bipolar bozukluk) askerliğe gidememe, çürük raporu alma durumum var. sizce çürük raporu alsam bu iş hayatımı etkiler mi? açıkçası askere gitmek istemiyorum ama bir danışayım dedim.

    1. Birçok beyaz yakalı işte olmaz sanırım. Tanıdığım bir düzine eleman var çürüğe çıktı. Bir eksi etkisi olduğunu görmedim.

      Sen yine de bipolar olduğunu her yerde açık etme.

  31. Askerlikten konu açılmışken yazmak isedim. 2015’de Bedelli Askerlikten faydalandim. Fakat sonrasinda olan terör olaylari neticesinde nasi bir bok yediğimi anladim. Bu işin vicdani yönü beni 4 senedir mahvetti. Kendimi affedemiyorum. Çoğu kez Asal’da bozdurmaya çalıştım, doğudaki birliklere mesaj gönderdim gönüllü olarak misafir edebilirler mi diye. Olmadı. Cimere yazdım ordan da red geldi. En son yoğun depresyon ve intihar düsünceleri yüzünden Ruh sağliğinda Ekt aldım ve ilaç kullanmaya başladım. İşim yok kız arkadaşım yok omega filanim sanirim. Bu sitedeki yazılardan çok faydalandim ama algıları açık biriyim ve realite acıtıyor. Daha önceden yazmıştım yeri geldi yumruk yumruğa kavga ettim amirlerle iş yerinde. Her zaman iyilikten naiflikten dürüstlükten yana oldum. Ama yoruldum artik öldürdüler beni ışığımı söndürdüler. Çok dağınık anlattim kusura bakmayin. Sanırım benim konuda yapilabilecek fazla birsey yok ama yardımlara açiğım. Tesekkür ederim.

    1. aslında istanbul’dan kaçmak istiyorum. bunun en rahat yolu kamu’da işe girmek. yoksa özel sektörde daha çok çalışmak istiyorum ama istanbul dışı özel sektörde işe girmek zor takdir edersiniz ki.

  32. İşte bu site bu yazılara ağırlık vermeli. Sizin ihtiyacınız olan bunları bilmek. Maalesef bu tip yazıların bile altına gelip sevgilisi ile yaşadığı sorunlar hakkında soru soranlar var. Sizi shit test, dread gameler değil bunları bilmek kurtaracak.

    Mahmut abi bu tip yazıların devamını bekliyorum. Bunun yanında red pill’in game yerine kişisel gelişime odaklanan siteleri hangileri; isimlerini verebilir misin? Benim gördüklerim hep game hakkındaydı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *