Jordan Peterson – Başarı, fedakarlık, çalışmak ve hazzın ertelenmesi

Fedakarlık ve çalışmak arasında bir fark yoktur. İkisi de sadece insanlara özgüdür. Bazen hayvanlar da sanki çalışıyorlarmış gibi davranırlar ama yaptıkları sadece doğalarının dikte ettiği hareketleri yapmalarıdır. Su samurları barajlar inşaa ederler. Su samurları, su samuru oldukları için barajlar yaparlar. Barajı yaparken akıllarından “şu an kız arkadaşımla bir sahilde olmak isterdim” diye düşünmezler.

Fedakarlık, çalışmak, basitçe hazzın ertelenmesidir ama bu fedakarlığın ruhu paramparça edebilecek ciddiyetini anlatmaya yeterli olmayan bir tanımlamadır. İnsanlık için hazzın / ödülün ertelenebileceğinin keşfi, zamanın ve sebep – sonuç ilişkisinin keşfi ile beraber oldu. Ya da en azından bilinçli insan davranışlarının nedensel gücünün keşfi ile.

Çok çok geride kalan geçmişte, gerçekliğin sanki kendisi ile pazarlık edebileceğimiz bir şeymiş gibi kurulu olduğunu farkettik. Şimdi doğru davranarak, dürtülerimizi kontrol ederek, başkalarının durumunu da göz önüne alarak gelecekte, henüz daha varolmayan bir zaman – mekanda, ödüllendirilebileceğimizi keşfettik. Anlık zevklerimizi kontrol altına almaya ve organize etmeye başladık ki diğer insanlarla ve gelecekteki kendimizle çatışmayalım.

Bunu yapmak, toplumu organize etmekten ayrıştırılamayacak bir davranıştır. Bugünkü çabalarımızla geleceğin kalitesi arasındaki neden – sonuç ilişkisinin farkına varmamız, sosyal sözleşmeyi motive etti. Bugünün emeğinin çoğunlukla başkalarının verdiği “söz / vaat” olarak güvenilir bir şekilde stoklanmasını sağlayan organizasyonu oluşturdu.

Bir şeyi anlamak, çoğunlukla onu söze dökebildiğimizden çok önce anladığımız şeye göre davranmak şeklinde ifade edilir. Bir çocuğun anne veya baba rollerinin ne olduğunu anlatabilecek kelimeleri kazanmasından çok önce anne – baba taklidi yapabilmesi gibi. Tanrıya kurban vermek, ertelemenin yararlılığını göstermek için ilk zamanlarda oluşturulan karmaşık bir ritueldi.

Avı öldürünce dibine kadar lapur lupur yemekle etin bir kısmını ateşte buhulayıp akşama yemek ya da orada olmayan birine vermek üzere kenara ayırmak arasında çok uzun bir zaman dilimi vardır.

***

İnsanın bir şeyi kendi kullanımın ya da başkası ile paylaşmak için kenara ayırmayı öğrenmesi çok uzun zaman aldı. Aslına bakarsanız bu ikisi aynı şey zira kendi kullanımınız için saklamanız aslında başka biri olan gelecekteki kendiniz ile paylaşmak için kenara ayırmanız demektir. Elinin altına gelen her şeyi bencilce hemen mideye indirmek çok daha kolay ve daha büyük ihtimalle yapılacak şeydir.

Ödülün ertelenmesi ve bunun bir konsept haline getirilmesinin her adımı arasında uzun bir zaman dilimi vardır. Kısa dönemli paylaşım, gelecek için stoklamak, o stoğun kayıt olarak temsili, gelecekte para olarak temsili en sonunda da bunun bankada para biriktirmek şeklini alması adımları arasında uzun yüzyıllar vardır.

Atalarımız kaderi tayin eden gücü, sanki başka bir insanmış gibi kendisiyle pazarlık yapılabilecek, takas yapılabilecek bir ruh olarak kişiselleştirdiler. Ve inanılmaz olan şu ki bu işe yaradı. Bunun nedenlerinden biri, geleceğin genellikle sizin geçmiş davranışlarınızın her ayrıntısını izleyen insanlardan oluşmasıdır. Buradan yükseklerde oturan ve insanın her hareketini takip edip sonradan başvurmak üzere kaydeden tanrıya ulaşmak zor olmadı.

Peki neyi feda edeceğiz? Küçük fedakarlıklar, küçük ve tekil problemleri çözmek için yeterli olabilir. Ama daha büyük fedakarlıklar, daha büyük ve karmaşık bir dizi problemi aynı anda çözebilirler. Bu tür fedakarlıklar daha zordur ama daha yararlı olabilirler.

Tıp okulunun gerektirdiği disipline adapte olmak, üniversiteli genç parti hayvanının zevk dolu hayat stili ile çok ciddi bir şekilde çatışabilir. Gençliğinin tadını çıkarmak yerine disiplinli bir şekilde çalışmak, genç üniversiteli için büyük bir fedakarlıktır ama bir doktor gerçekten de ilerde evine yemek götürebilir. Uzman bir doktor olmak için yapılan fedakarlık, uzun süreli ve büyük bir fedakarlıktır.

Evet, fedakarlıklar, geleceği daha iyi yapmak için gereklidirler. Ve daha büyük fedakarlıklar daha iyi olabilirler.

***

Hazzın ertelenmesinin faydalı olacağının bilsek de, bu erteleme en antik ve temel hayvani dürtülerimizle çatıştığı için uygulamada büyük güçlükler yaşarız. Hayvani dürtülerimiz bizi her zaman anında ve zaman kaybetmeden tatmin olmaya zorlarlar. Özellikle de uzun süreli olarak bir şeyden mahrum kaldığımız zamanlarda. İşi daha da karmaşıklaştıran bir şey de, bu tür bir haz ertelemenin, ilerdeki ödülü garanti edecek bir sosyal stabilizasyona ihtiyaç duymasıdır. Kenara attığınız herşey ilerde yok olacak ya da çalınacak ise, tasarruf etmenin bir manası yoktur.  İşte bu nedenledir ki bir kurt, tek seferinde 9 kilo eti mideye indirecektir. Kurt, “böyle hayvan gibi yediğim için kendimden nefret ediyorum, birazını gelecek hafta için saklamalıydım” demez.

Peki bu kadar imkansız görünen iki başarı, ödülün ertelenmesi ve toplumun stabilizasyonu, nasıl oldu da aynı anda meydana geldi. Hayvandan insana doğru gelişimsel ilerlemeyi yazalım. Yazacaklarımız detaylarda yanlış olabilir ama buradaki temayı açıklamak için doğru bir yaklaşımdır.

Birincisi, elde fazladan yiyecek olması gereklidir. Mamutların ve diğer büyük otçulların etleri bunu sağlayabilir. Zamanında çok mamut yedik. Muhtemelen hepsini yeyip tükettik.

Büyük bir hayvanın avlanmasından sonra elde fazladan et kalır. Bu başlangıçta kazara olabilir ama zamanla “daha sonrası için”in yararı takdir edilmeye başlar. Bununla paralel belli bir fedakarlık fikri de oluşmaya başlar. “Eğer bir kısmını sonra yemek için bırakırsam, şu an canım hepsini yemek istese bile, ilerde aç gezmek zorunda kalmam”.

Bu fikir sonraki aşamaya evrilir. Eğer bir kısmını sonraya saklarsam, aç gezmem gerekmeyecek. Yakınımdakiler de aç kalmayacak. Buradan da şuna evrilir : “bütün bu mamutu tek başına yiyemem ama hepsini saklayamam da. Belki bir kısmını başkaları ile paylaşabilirim. Belki bu başkaları, onlarla mamutu paylaştığımı hatırlayacaklardır ve kendilerinde fazla mamut olduğunda ve bende mamut eti olmadığında benimle paylaşacaklardır. Böylece şimdi de yemek yerim, sonra avlanamasam bile yemek yiyebilirim. Hiç fena alışveriş değil.”

“Belki bu şekilde paylaştığım insanlar bana güvenmeye başlayacaklar. Belki sürekli olarak alışveriş yapabileceğiz. Böylece mamut gelecekte mamut olur. Gelecekteki mamut ise kişinin itibarı olur.” Bu sosyal sözleşmenin ortaya çıkışıdır.

Paylaşmak, değer verdiğin bir şeyi verip karşılığında hiçbir şey almamak değildir. Aslında paylaşmayı reddeden her çocuk, bunun olacağından korktuğu için paylaşmayı reddeder. Paylaşmak, doğru şekilde yapıldığında, ticareti ateşler. Paylaşamayan, alış veriş yapamayan çocuk, arkadaş edinemez. Zira arkadaş sahibi olmak bir çeşit alışveriştir.

***

İnsanlık başarılı insanların başarılarını ve başarısız insanların yenilgilerini binlerce yıl boyunca gözlemledi. Bu gözlemlerimizden şu sonucu çıkardık :

  • Başarılı olanlarımız hazzı / ödülü erteleyebilenlerimizdir.
  • Başarılı olanlarımız gelecekle pazarlık yapanlarımızdır.

Başarılı olanla başarısız olan arasındaki fark nedir? Gelecekte daha iyi bir ödül için, hemen şimdi duyabileceğin hazdan ve ödülden fedakarlık edebilmektir.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

27 thoughts on “Jordan Peterson – Başarı, fedakarlık, çalışmak ve hazzın ertelenmesi”

  1. güzel bir yazı.Dürtü kontrolü zayıf ,uzun vadeli olarak bir işe kendini vermekten yoksun,kendini frenleme mekanizması zayıf psikopatlarda olamayacak yetiler bunlar.Tabii ki ben klinik psikopatlıktan bahsediyorum yoksa somut veri olmadan her önüne gelen manyağı veya istismarcıyı psikopat sanan kendini insan sarrafı sanan tiplerin bahsettiklerinden değil.

  2. Bu adama saygı duyuyorum.Zira kötü durumda olan kendimede saygı duymamı sağladı.Söylemleri öyle tutkulu ve oyle gerçek ki.Kıçımı kaldırım sorunlarımla yüzleşmemi sağlıyor.Cidden Jordan Reis ve Mahmut abi herseyden öte kendinizle gurur duymalısınız .duyun da.Kötü durumda olan insanlarin hayatına dokunuyorsunuz.Eskiden yaşadığım hayat için hep baskalarına nefret duydum.Sevgilim terk edince kadınlara nefret duydum babamın vesayeti yüzünden kendimi baskılanmış hissedince aileme nefret duydum toplumdaki çarpıklıklar için ülkeme nefret duydum.Red pill birseyleri anlamamı sagladı şimdi sorumluluğumu kabul edip toplum aile ve kadınlarla daha barışık biriyim.Toplumun umursamadığı yaşadığı bunalım,varoluş azabından kafayı sıyırmak üzere olan bir psikopattan zayıf,güçlü yanlarını sorumluluklarını kabul eden,harekete geçen kendini adam hisseden bir bireye dönmesine yardimci oldugunuz umursadıginiz icin size minnettarım.Geçen sene işsizdim bu bir senedir çalıştım Kpssden 90 aldım bir okulda hizmetliyim.Kardeslerim okuyor aylık 2 bin lira para gondermeye başladım aileme.İşten zaman kaldığı zamanlarda ingilizce ögreniyorum bir yandanda yarıda kalan lisans egitimim bu donem bitecek.Batıda grup terapileri yapanlar(adsız alkolikler vs ) var ulkemizde yok.onu ulkemizde de uygulamaya gecirmeye calisorum kendime bunu amac edindim hem meslegimi yapacam hemde lisans meslegimin alanina giren yardima ihtiyacı olan insanlarla grup terapisi yapmayı planlıyorum.Amacım bunlar simdilik.Kendisine hayrı olmayan insanların kendine hayırlı olması lazım tek ihtiyaclari belki benimde ihtiyac duydugum bir rehberlik.

  3. “Tıp okulunun gerektirdiği disipline adapte olmak, üniversiteli genç parti hayvanının zevk dolu hayat stili ile çok ciddi bir şekilde çatışabilir. Gençliğinin tadını çıkarmak yerine disiplinli bir şekilde çalışmak, genç üniversiteli için büyük bir fedakarlıktır ama bir doktor gerçekten de ilerde evine yemek götürebilir. Uzman bir doktor olmak için yapılan fedakarlık, uzun süreli ve büyük bir fedakarlıktır.”

    This is the reason of that I am Socially awkward.

  4. Mahmut abi, eski okulumda daha önce birkaç defa gördüğüm ancak mavi haplı lavuğun teki olduğum için gerçek hayatta sola atıp geçtiğim hatunu instagramda gördüm. Hatunu takip ediyorum, o da beni takip ediyor. İki fotoğrafı vardı, ikisine de like attım. Niyetimi az çok anlasın diye. Kıza DM’den yazacağım ama sohbete nasıl gireceğimi bilemedim. Daha önce konuşmadık bile. Belki biraz yüz aşinalığı var. Bunun gibi izlediğim 2-3 kız var. Sırayla hepsine yürüyeceğim ama sohbete nasıl girmeliyim bilemiyorum. Tinder mesaj oyununu kullanmak mantıklı olur mu? Yoksa seni beğendim tanışalım gibi bir giriş mi yapayım? Sokakta yürüme cesaretini bulamayınca en azından Instagramda yürüyeyim dedim. Bu arada “bi kız var abi” klasiği sanılmasın!

    1. Kızla gerçek hayatta karşılaşma ihtimalin varsa bence internetten yürümemelisin. İnternetten yapılan yürümeler özellikle ülkemizde erkeklerin (görsellerde çok yüksek statü gösteremiyorsa) 1-0 hatta 2-0 geride başlamasına sebep oluyor.

      Hiçbir şey yapamasan da hafif gülümseyerek “Merhaba, keyifler yerinde mi?” de… Ne kaybedeceksin ki?

    2. Mahmut abi hafif negli şekilde giriş yaptım, teşekkür etti. Şimdi yürüyorum, geç cevap veriyorum. Allem edip kullem edip bana numaranı borçlusuna getireceğim konuyu. Bakalım numarayı aldıktan sonrada senin yaptığın gibi buluşmaya taşımayı amaçlıyorum. Hafif serseri serbest biraz da özgüvenli takılmaya çalışıyorum. Bakalım ne olacak.

    3. Abi senin gibi hızlıca numaraya getirdim lafı. Kız kabul etmedi. Bence oyunu iyi oynadım, yapacak bir şey yok. Erkeğiz ne de olsa, reddedileceğiz.

    4. Instagramdan kizlara like atmayi birakin. Biraz kırmızı hap görmüş biri bunu neden yapar bilmem. Like atarak kıza tek gösterdiğin onu likelayan mavi haplı beta sürüsünde bir koyun olduğun.Tamam şu yazdıkların zaten öyle olduğunu gösteriyor da neden bunu kıza da ilan etmek zorundasın ki? Bir kıza ne yazacağım diye düşüne durduğun zamanda kendini betalaştırıyorsun ki ağzından ya da klavyenden erkekçe bir şey çıkması mümkün değil. Karşısındaki kızın tepkisinden korkan erkek ne kadar maskülen davranabilir ki?

      İstediğin gibi gir. Fotoğraftan bir konu bularak gir mesela. Ama bu mavi haplı korkaklıkla pek bir verim bekleme. Daha doğrusu önce o korkaklığı at.

  5. Beyler bir oyunda bir kız tanıdım ki tabak çevirme konusunda hepimizi sollar. Discorda yazdım buraya kopyalıyorum.

    Oyunun adı Bully bu arada,içinde Red Pill’le ilgili çok şey bulacaksınız.

    Jimmy Hopkins bu kızın takıldığı piç elemanla tanışır. Bu eleman der ki “bu “slut” beni boynuzluyor” ve bizden de ss almamızı ister. Bakarız ki kız cidden zengin elemanın biriyle bunu boynuzluyor. Ss alırız ve elemana götürürüz. Eleman da bize der ki “o zengini buraya getir dövecem” bizde getiririz ve bir güzel döveriz elemanla beraber. Sonra eleman kızla ayrılır ve kız bize yazar,der ki “eşyalarım Johnny (piç eleman) de kaldı. Kızın eşyalarını elemanın evinden kaçırırız (bir boss fight’ta yaparız tabii,herşey “slut” için). Sonra zenginler “sen bizim patronumuzdun (uzun hikaye,kısaca bunları benzettik ve başlarına geçtik) neden onlara destek çıkıyorsun” der. Sonra da gider Johnny’in elemanları ile kavga ederiz. Bu sırada zengin eleman kızla görüşmeye devam ederken ineğin biri gelir ve iki gerizekalı boynuzlandıklarını öğrenir. Kız ineği derş çalıştırmak için kullanmıştır. Ama Johnny de bunu duymuştur ve o iki elemanı okula götüremezsek öldürecektir. Onları kurtarırız. Sonra kız Johnny’e der ki “Jimmy ile bisiklet yarışı yap,kazanan beni alır”. Yarışı kazanır ve kızı alırız. Sonra zenginler ve piçler (oyunda “greaseball” olarak geçiyor yanlış hatırlamıyorsam) birbirlerine girer bu kız için. Biz kavgayı ayırmaya çalışırken Johnny ile karşılaşır ve kavga ederiz. Adam bizi benzetecekken polisler gelir ve onlardan kaçarız. Sonunda yine Johnny ile kavga eder onu benzetiriz. Johnny der ki “kız senindir ne yaparsan yap” ama bizim eleman “o slut senin olsun ben senden senin patronun olmak istiyorum” der.

  6. Başarılı olanlarımız hazzı / ödülü erteleyebilenlerimizdir.
    Başarılı olanlarımız gelecekle pazarlık yapanlarımızdır.

    Örnek olarak?

    1. Yukarıdaki doktor adayı örnek mesela.

      Şu an yaz tatilinde miskin miskin yatmak, oyun oynamak vs … yerine (zamanını haz veren şeylerle harcamak yerine) üniversite sınavına çalışmaya başlamış liseli (yaz tatillerimi sınava çalışmak için feda ediyorum ama karşılığında gelecekte iyi bir üniversite istiyorum pazarlığı) örnektir.

      1. Kesinlikle Mahmut abi. Lise 3 biterken üçgenin alan formülünü bile bilmeyen bir loser öğrenciydim (sene 2010) bir yaz oturdum ders çalıştım. Arkadaşlarım denize giderken halı sahada top kovalarken ben ders çalıştım, test çözdüm. Dershaneye giderken yolda sürekli ilerdeki kaliteli hayatımın hayalini kurar kendimi motive ederdim. Sadece bir senelik yoğun tempo çalışma ile ülkenin en iyi hukuk fakültelerinden birini kazandım. 4 senede okul bitti, fakülte zamanlarında aman aman kendimi yıpratmadan normal yoğunlukta ders çalıştım. Mesleğe başlayınca da yoğun mesailere ve insanların kaprislerine ilerde refah düzeyi yüksek yaşamıma giden yolda ufak tefek taşlar diye göz yumdum. Henüz 2 yıllık bir avukatım ve aylık gelirim 7 8bin civarı. Biraz disiplinle insanın başaramayacağı bir şey olmadığını düşünüyorum.

  7. Yapacağın fedakarlığin büyüklüğü hedefinle doğru orantılıdır. Bir erkek her zaman yüksek hedefler belirlemeli ve aynı zamanda kazanmaya oynamalı. Bu hayatta ya kazanan olursun yada kaybeden. Ya çekiç olursun yada çivi.Çünkü en iyi ikincilik diye bir şey yoktur. Tarih her zaman birincileri hatırlar. ” ömür boyu eşek olacağına bir kaç yıl ineklemen daha iyidir. “

  8. Geleceğin belirsiz ve milyonlarca olasiligin kol gezdiği o sisli vadide, yaşamayı umut ettiğin o anı yaşatmak suan ki var olan ve yaşanan anından fedakarlık etmek , başarısızlık riskini göze almak,ve buna ragmen henüz var olmamış bir geleceğe yatırım yapmak.Iste tüm mesele bu. Düşünün ki bir de yatırım yapmasaniz kaderiniz o milyonlarca olasiligin elinde bir oyuncak olacaktır. Olasılıklara yön vermez iseniz onlar size yön verecektir.

  9. Bende vesvese hastalığı şiddetli bir şekilde başladı. Hiç bir şeye odaklanamıyorum şuan. Geleceği aşırı düşünüp planlamaya çalışmanın sonu psikiyatrist odasında bitiyor. Asla şuanda olamıyorum hep bir adım ilerisindeyim, geleceği kontrol altına almaya çalışıyorum. Doktor sadece şuanı düşün dedi. “Ben devlet hastanesinden özel muayenehane açma fikrine geçene kadar nasıl açacağıma dair kafamda birşeyler kurmadım, ne zaman zamanı geldi ki o zaman planlamaya, bunu düşünmeye başladım sen de bundan sonra eylemlerinde böyle yap. Kafanı ilerisindeki olasılıklarla yorma” dedi. Bu yazı politik doğruculuk bence, biz robot değiliz. Öyle olmaya çalıştığımızda ruhumuzda ağır hasarlar meydana geliyor. Kendinizi güçlü insan olmaya(fiziksel, psikolojik güç) zorlayabilirsiniz. Ama bu zorlamanın sonucu gerçekle yüzleşince kötü senaryolarla karşılaşabilirsiniz. İnsanın özünde ne varsa o’dur. Farklı biri olmaya çalışmak, öyle davranmak çaresizlik içinde kalıp da bu sarmaldan kurtulamayınca katlanılmaz bir hal alıyor . O zaman zayıf biri olduğunuzu ve kendinizi kandırdıgınızı anlıyorsunuz. Ben size gerçeklerden bahsediyorum. Bu yazıyı yorumlarda yayınlayın lütfen, insanlara hayal satmayın. Gerçekte olmadığı biri gibi davranmasını bekliyorsunuz insanlardan. Sonuçlarını da bilsinler. Bu hayatta hüsranla da karşılaşılabileceğini bunun da hayatta normal bir durum olduğunu göz önünde bulundursunlar.

  10. Hocam o zaman kadın erkek ilişkilerinin de üniversite dönemindeki bir çocuk için ertelenmesi gerekmiyor mu? Yani kızlara harcayacağımız vakti derslere vs vermek?

    1. Türk gençliğinin derdi gerçekten radikal uçlardan başka bir alternatif görememesi. Ya ak olacak ya kara. Ülkenin politik aptallığı herkesin gündelik hayatına işlemiş.

      İlla söylemek gerekiyor. Uykudan fedakarlık etmesi gereken öğrencinin üniversite dönemimde hiç uyumaması gerekiyor mu? Yemek yeme hazzından fedakarlık etmesi gereken şişman birinin zayıflayana kadar açlıktan ölmesi gerekiyor mu?

      1. Yemek yemek uyku vs zorunlu ihtiyaçlar. Biraz agresif bir cevap olmuş sanki sorulan üsluba karşı… Sormamın nedeni kendi yaptığınız çevirilerden birinde bundan bahsedilmesi

        (Tamam, her kadın sizi çekici bulmayacak ama artık en azından artık kadınlara pazarlayabileceğiniz bir şeye sahipsiniz. Ama en azından artık 18 – 19 yaşında bir oğlan olmayacaksınız. Gençleri kızdırmak istemem ama o yaşlarda durum bu maalesef.)

        Bu yaşlarda cpdmiz en düşük seviyelerde iken (kızlarla başarı oranımız daha düşük iken) neden kendimizi ileride cpdmizin normalde olacağından daha üst seviyelere çıkarmayalım? Dikkat çekmek istediğim nokta buydu.

        1. Olay da o zaten kardeşim. En az 25-26 yaşlara kadar sadece kendini dizginleme amaçlı yani bir nevi ara gazı olacak fırsatları değerlendirmek.
          Kız tavlamayı amaç edinmek, uçkura duyulan düşkünlüğün verdiği acizlikten başka bir şey olmaz.
          Erkek adam her alanda değerini yükseltmeye çalıştığı vakit zaten kızların gözünde diğerlerinden birkaç adım öndedir. Bu da fırsatı doğurur.
          Biz de fırsatları(fırsattan kastım mümkün olduğunca enerji ve zaman israfı yapmadan değerlendirmeliyiz

  11. Selam abi uyku hakkinda birkac birsey soylersen veya kisada olsa bir yazi cok memnun kalirim. Internetten arastirdigimda genelde kocakari ilaclari cikiyor karsima. Vucut calisiyorum vucudumuda gerektigi kadar yoruyorum lakin uyku duzenimi hala oturtamadim sabahlari uyanmak biryana alarmi dahi duymadigim zamanlar oluyor

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *