MGTOW nedir?

Eğer The Red Pill camiasını takip ediyorsanız MGTOW kavramını duymuşsunuz. MGTOW, Men Going Their Own Way (Erkekler Kendi Yoluna Gidiyor) kelimelerinin baş harfleri. Bu akım genellikle web siteleri, sosyal medya ve özellikle YouTube ortamında toplanan ve erkekleri romantik ilişkilerin ve evliliğin tehlikeleri ve külfetleri konusunda uyaran ve bunlardan uzak durmasını öğütleyen bir akım.

Akımın bir benzeri Japonya’da herbivore man (otçul erkek) olarak bilinen ve kızarkadaş ve evlilik olayından kendilerini tamamen soyutlayan erkekler olarak uzun süredir var. Ama Japonya’daki “otçul erkekler”, Japonya’nın gerçekten adamı doğduğuna pişman edebilecek salaryman (maaşla çalışan) hayat biçimine bir tepki iken MGTOW Batı’da 3. dalga feminizme tepki olarak ortaya çıkmış bir hareket. Temel felsefe şu : 3. dalga feminizmin yol açtığı kadının erkeği donuna kadar soyduğu boşanma yasaları, tecavüz kültürü zırvaları, aşırı hipergamik yaşam tarzı gibi etmenler yüzünden romantik ilişkilerin ve evliliğin maliyet – kazanç ve risk – kazanç açısından bakıldığında bir erkek için girmeye değmeyecek müesseseler. Akımın içinde her türlü erkek var. Boşanma müessesi ile çocuklarının velayetini, mallarının yarısını kadına vermiş ve maaşının çoğunu nafaka falan olarak veren erkeklerden daha genç ve kadınların 20li yaş ultra hipergamik yaşam tarzından canı yanmış erkeklere kadar birçok insan var.

MGTOW’un seviyeleri de var. En aşırı uçta kadınlarla her türlü ilişkiyi bırakan erkekler bulunuyor ki bunlar önemli oranda sosyal hayattan da çekiliyorlar. Ama önemli miktarda MGTOW erkeği kadınlarla kısa süreli ilişkiye devam ederken uzun süreli ilişkiyi ve evliliği reddediyorlar.

MGTOW her ne kadar feministler ve bazı kadınlar tarafından çocukluktan çıkamayan, sünepe erkekler topluluğu olarak aşağılanmaya çalışılsa da (ki grubun içinde bu tür erkek sayısı da oldukça fazla), MGTOWcuların genel olarak kadınlardan uzak durmasının sebebi daha derin. Bu klasik utandırma taktiklerine karşı ABD’de MGTOWcuların cevabı şu : “Biz ergenliğe takılıp kalmış erkekler değiliz. Biz bu yolu seçtik zira çevrede arzu edilebilir Amerikalı kadın kalmadı. Hepsi erkekleri kullanmaya programlamış.”

Maalesef modern, özellikle Batılı kadınların artan oranda çoğunluğu konusunda benim ve bu kadınlarla ilişkiye giren birçok erkeğin gözlemi de aynı. 20li yaşlarındaki Batılı kadınlar ya şişmanlar (artan oranda da obezler) ya da erkek gibi yaşama ve davranma hevesiyle insana kadınmış gibi görünmüyorlar. Hızlı ve bol içkili hayat, fazla partnerli seks hayatı ve bol bol güneş banyosu nedeniyle de 30unu geçen ortalama bir Batılı hatun genelde 40lı yaşlarındaymış gibi görünüyor ve fiziksel olarak çekici değil. Tamam bazı erkekler gerçekten sünepeliğinden MGTOW olsa da önemli bir miktarının bu kadar az fiziksel çekiciliği olan ve feminen olmayan ve üstüne de evlilik konusunda korkunç olan bir kadını hayatına sokup kahrını neden çekeyim mantığı çok anlaşılmaz değil.

Mgtow Building Wealth and Power: For Single Men Only adlı kitabın kapağı

Evlilik konusunda korkunç olmaktan ne demek istediğimizi, Huffington Post’da Melanie Höglind adlı feminazinin yazdığı şu yazı ile açıklayalım. Why I question my marriage regularly? (Neden evliliğimi sürekli sorguluyorum?) :

Evliliğimi sürekli sorguluyorum. Kocamla onun inatçılığı yüzünden kavga ettiğimizde ve beni odanın içinde eşyaları fırlatmama neden olacak kadar çıldırttığında, barışçıl bir şekilde bir arada yaşayabilir miyiz diye soruyorum kendime. Beni hediyelere boğmadığı ya da bütün isteklerime boğun eğmediği zaman hayalkırıklığına uğradığımda, “bana istediğim herşeyi verebilecek kapasitede mi?” diye soruyorum kendime. Eğer iş oraya gelirse, ona ihtiyacım olmadığımı biliyorum.

Bu yaratığı kaynaklarını sömürme ve genlerini gelecek nesillere aktarma ile ödüllendiren zavallı meriç yerinde olmak yerine MGTOW tercih eden erkek sayısı artıyor. Suzanne Venker’in The War On Men (Erkeklere Açılan Savaş) yazısında genel olarak manosphere neden var, neden MGTOW gibi oluşumlar var açıklıyor. Erkeklere neden kadınlarla ilgilenmediklerini soran Venker şu cevabı almış : “Çünkü kadınlar artık kadın değil.”

“Erkekler bıkkın. Kendilerinde sürekli bir sorun olduğunu duymaktan bıkkın. Kadınlar mutlu değilse bunun sebebi kendileridir diye duymaktan bıkkın.”

MGTOW ve evlilik

Bütün bu yazılanlarda gerçeklik payı var. Evli ve çocuklu hayatı ve sonrasını yaşamış, boşanma müessesinin erkek aleyhine nasıl gelişebildiğini, çocuğun bir kadın tarafından nasıl erkeğe karşı koz olarak kullanılabileceğini tatmış bir abiniz olarak MGTOW yaşıyorum (kısa süreli ilişki temelli) ve MGTOW’a sempati duyuyorum. Fakat genç erkeklerin bu tür acılara maruz kaldığı için öfkeli olan ve bu öfke temelli tavsiyelerde bulunan abilerin MGTOW tavsiyelerine karşı da dikkatli olması taraftarıyım.

Zira genç MGTOWcular maliyet – zarar analizi yaparken sanki 40 – 50 yaşına kadar yaşayacaklarmış gibi davranıyorlar, 50 yaşından 80 yaşına kadar çocuksuz ve ailesiz yaşamanın ne demek olduğunu etraflıca düşünmeden plan yapıyorlar (boşanmış MGTOWcular ise bir yerlerde çocukları olmasının verdiği rahatlığı es geçtiklerinden bundan pek bahsetmiyorlar).

MGTOW’a giren ve evlilikten ağzı yanmış abilerin çoğu (buna ben de dahilim) maliyet – risk / kazanç konusunda yanıyor zira şu aşağıdaki basit tavsiyeyi izlemiyor :

Bir erkek, 30 yaşına kadar tek eşli, uzun süreli ilişkiden uzak durmalı (MGTOW), 35 yaşına kadar evlenmemeli (yarı MGTOW).

Bu tavsiyenin sebebi ise kadın düşmanlığı değil, pratik : Erkeğin cinsel pazar değeri 36 – 38 yaşında tepeye çıkıyor ve bir erkeğin bu tepe noktasında eş seçmesi, ona seçebileceği en iyi eşi seçebilme imkanı sağlıyor. Buna bir de uzun süreli ilişkinin ve evliliğin 35 yaşına kadar erkeğin kaynaklarını (zamanını ve parasını) sömüreceği (böylece de 38 yaşında CPDsi yerlerde sürünen bir patates olma şansı artacağı) ve onu riski az bir eş seçmeye hazırlayan tecrübelerden mahrum bırakacağı gerçeğini ekleyin.

MGTOW ve seks

MGTOW’da aşırıya kaçmanın bir diğer problemi de 3. dalga feminizm nedenli kadın narsisisminden kaçayım derken, bir erkeğin hayatını düzenlemede en sağlam itici güç olan acımasız ama doğal cinsel seçilim  mekanizmasından mahrum kalması. Zira bizi erkek egemenlik hiyerarşisi içinde yükselmeye iten itici güç bu seçilim.

Şimdi yazacaklarımı, kadınlardan kendilerini tamamen soyutlayan veya soyutlamayı planlayan MGTOWcular için söylüyorum : Aslolan kadınlarla ilişkiye girebilecek iken kadınlardan kendini soyutlamak. Yoksa, hiçbir kadın tarafından seçilmeyen biri iseniz, burada kadınların aşırı istekleri / kezbanlıkları yüzünden seçiliyor olmanız ihtimali az, sizin seçilmenizi sağlayacak bir değer üretmekten (ya da bunu yansıtacak özdisiplinden) yoksun olma ihtimaliniz ise azımsanamayacak kadar çoktur. Yapmanız gereken kadınlara küsüp kendinizi otobur erkeğe çevirmek değil, kendinizi geliştirmektir (spora başlamak, the redpill camiasını okumak, işinizde / okulunuzda tepeye oynamak, vs.).

Not : MGTOW konusunda yazılmış Mgtow Building Wealth and Power: For Single Men Only adlı bir kitap mevcut.

 

 

 

 

 

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

5 thoughts on “MGTOW nedir?”

  1. MGTOW şu ana kadar bana en yakın gelen oluşum aslında. Fakat benimki burada açıklanana göre biraz daha farklıca: (ya da bana öyle geliyor olabilir) Ben tamamen sistem dışı biriyim. Burada bahsedilen şeyleri biliyorum, farkındayım ve korkunç şekilde bana tiksinç geliyor (tiksinçlik kelimesini kullandığına göre hala mavi hap etkisindesin dediğinizi duyar gibi oluyorum) Ama bu sadece benim ahlak kavramıma, yetiştiğim kültüre uymuyor. Aynı zamanda inançlı biriyim, Allah’a ve dini öğelere çok saygı duyuyorum, ama seküler biriyim. Yine de genel ahlak yapımla örtüşmediği için bunlar bana tiksinç geliyor. Bundan dolayı kadınlarla mesafeli değilim, ama aklımın bir köşesinde her zaman hipergami geliyor ve konuşup söyledikleriyle aslında gerçeği yansıtmadıklarını biliyorum. Komple bir boşvermişlik içindeyim bu konuda. Dışarıdan izliyorum sadece; izledikçe verdiğim kararın doğruluğu her seferinde ispatlanıyor. Bunun sisteme, hükümete, devlete (yazılardan birinde olan bitenin sebebini başka durumlara yüklemenin tipik bir beta davranışı olduğu yazıyordu, evet) kadar uzanan kısımları var. Aklıma şu soru da geliyor: Toplum sonradan mı bu hale geldi, yoksa zaten hep böyle miydi? Tüm bunları toparlayınca, ortaya inanılmaz yorucu ve sonu gelmeyen bir nehirde kürek çekiyormuşum hissi veriyor. O yüzden kendimi komple sistemden (evet, bildiğiniz sistemden) soyutladım. MGTOW muyum? Yoksa değil miyim?

    1. Hocam burda bu kadar hipergami vurgusu yapmamiz erkekleri bu mekanizma konusu da bilinclendirmek. Fakat biz hipergamiye insan turunun saglikli sekilde devami icin kadin tarafina yerlestirilmis bir algoritma olarak bakiyoruz bu nedenle sirf mekanizma kadin tarafinda diye kadinlari suclamaya ya da kadin dusmanligi yapmaya karsiyiz. Biz kadinlari oldugu gibi seviyoruz, cennetten dusme melekler olarak gormeden, durtulerini nilerek. Ama tabii ki kadinlarin cogunu seviyoruz, 3. Dalga feminizm ve cinsel devrim kaynakli bilincli narsisizme ve uluorta hipergamiye ve bunu pompalayan fem power kadinlarini sevdigimizi soyleyemeyiz.

      Kirmizi hap sonucu mgtow, tabak cambazi ya da uzun sureli iliski adami olmak erkegin secenegi. Biz de cogunluk gibi tabak cevirmeyi tercih ediyoruz ama herhangi birinin digerine ustun oldugunu dayatmiyoruz.

      Toplum muhtemelen avci – toplayicidan tarima gectiginden beridir bir miktar boyle ama bizim temel problemimiz feminizm ve cinsel devrim sonrasi taslarin yerinden oynamasi ve daha fa yerine oturmamasi. Cogu erkek ozellikle bunun farkinds degil zira babalarimizin neslinden bu nesle oldu tum bu degisim ve bizim onumuzde bir model yok.

  2. Alfa erkeği tanımlayan bir Youtube videosunun yorumlarından birinde bahsediliyordu MGTOW. İlk defa orda okudum. Yorumculardan birinin verdiği linke tıkladığımda bu sitede ki hipergamiyi tanımlayan blog yazısı çıktı karşıma. Aslında süreç odaklı kadın beyninin bariz ”oyun kurucu” olduğunu biliyordum ama o blog yazısında daha da ufkum açıldı ve diğer yazılarla açılmaya devam etti. Her zaman geniş düşünen fotoğrafa dışarıdan bakan bi gözlemci olarak ”oyunu kuran kazanır” mantığında olduğum için ikili ilişkilerdeki iniş-çıkışlara dahil olmadım bu yüzden 25 yaşındayım ve sadece iki kız arkadaşım oldu, her ikisinde de ilişkiyi bitiren taraf ben olmadım ama kendimi kesinlikle suçlamadım. Kendimi hiç bir oluşuma ya da ideoloji ye ait hissetmem ama MGTOW, RedPill ve bu blog yazılarının da kaymağını almam gerektiğini düşünüyorum. Sizce daha çok eksiklerim var mıdır? Eğer yoksa veya çok azsa kadınlar konusunda otorite olmam için MGTOW öğretilerinin hangi aşamasından devam etmeliyim? (Makale,kitap ya da blog yazısı)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *