İntihar çözümü bölüm 1 – Erkek olmaktan utanç duymamak

Modern erkek intihara meyilli.

Erkeklerin kadınlara göre dört kat daha fazla intihar ettiğini biliyor musunuz?

Bu durum bazı soruların sorulmasını gerektiriyor : Bu rezil noktaya nasıl geldik? Erkeklerin bu intihar eğilimlerini besleyen sosyal faktörler nelerdir? Ve en önemlisi bu rahatsız edici trendi tersine çevirmek için ne yapılmalı?

Aramızdaki feministler suçu benim ve Hunter gibi diğer erkeklere hayatlarının sorumluluğunu ellerine alıp ailelerinde ve toplumda hakettikleri rolü, maskülenitelerini özgür burakarak geri almalarını söyleyen erkeklerin üzerine atmak konusunda oldukça hızlılar.

İntihar kabul edilemez, bencil bir zayıflık gösterisi ama bazılarının duyguları incinecek diye doğruyu konuşmamak da öyle.

Bu nedenle hiç sakınmadan söyleyeceğim : erkek, kendi yaşamındaki problemlerin hem kaynağı hem de çözümüdür.

Peki erkekler yaşamlarının sorumluluğunu ellerine almaları gerektiği söylenir söylenmez kendi hayatlarına son vermeye koşacak kadar yumuşaklaştılar mı?

Sanmıyorum. Bence olay erkeklere gerçeğin söylenmemesinin kaçınılmaz sonucu.

Bizim sürekli konuştuğumuz kişisel sorumluluk erkek intiharı salgınında önemli bir katkı sağlayıcı olamaz. Bizim mesajımız zaten neredeyse duyulmamış bir şey. Erkeklere kendi hayatlarının sorumluluğunu ellerine almalarını söyleyen her Craig James ve Hunter Drew’e karşı, onlara hayatlarını değiştirmek konusunda hiçbir etkileri olmadığını anlatan binlerce kişi var. Erkeklere anlatılan, hayatlarındaki hoşnutsuzlukların hepsinin başkalarının ya da başka şeylerin suçu olduğu.

Yeterince para kazanmıyor musun? Sen tepe 1%’in diğerlerine kırıntıdan başka bir şey bırakmadığı, açgözlü kapitalist toplumun kurbanısın.

Şişman, güçsüz ve tipsiz misin? Olay genetik. 5,000 kalorilik fast food’un ve kolanın bununla zerre alakası yok.

Seninle çıkacak çekici bir hatun bulamıyor musun? Sebebi tabii ki toplumun kadınları güçlü, fit, sağlıklı ideal erkekler – senin olmadığın her şey olan erkekler – peşinde koşacak şekilde programlaması.

Günümüz toplumunun bariz eğilimlerinden biri, bireylere mağduru oynamalarını ve hayatında yolunda gitmeyen şeylerin kendi sorumluluğu olabileceği fikrinden uzak durmayı öğretmesidir.

Erkeklere doğumlarından itibaren bir sürü yalan söyleniyor. Onlar da sonunda ne olduklarına ve hayatlarının nasıl olacağına karar verecek bu yalanları içselleştiriyorlar. Fakat kendilerine öğretilmeyen şu ki gerçekliği inkar ederek yaşamak çok yıkıcı sonuçlar doğurur.

Kişisel sorumluluktan azad edici fikirlerin toplumu erkekleri doğal maskülenliklerinden uzaklaştırıyor ve onların liderlik etme, hata yapıp öğrenme ve daha iyiyi arama dürtülerini köreltiyor. Onları daha iyi günlerin geleceğine olan inancın az olduğu, amaçsızlık ve özyıkım dolu bir yola sürüklüyor.

Erkeklerin kendi hayatlarına son vermelerinde bizim gibi adamların rolü olduğu fikrini reddediyorum. Tam tersine, çözümün bizim gibi adamlarda olduğuna ve bunu bencilce kendimize saklamamamız gerektiğine inanıyorum.

Kısacası, kendini kayıp, amaçsız, depresyonda ve intihara meyilli hisseden biraderlerime sesleniyorum : kendinizi hırpalamayın.

Otantik maskülanitenizi ortaya sürerek hayatınızı doyumlu yaşama zamanınız sonunda geldi. Ve bu, sırf erkek olduğunuz için duymanız gerektiği söylenen utançtan kurtulmakla başlar.

Erkeklere konuşmayı öğrendikleri zamandan itibaren söylenen şu : cüretkar, iddialı, atılgan, rekabetçi olmak ya da tamamen gerekli olduğu zamanlarda bile şiddete başvurmak, hem kendileri hem de toplum için zehirli bir davranış.

Erkekler kendilerini sadece yaşayan Y – kromozomu taşıyıcıları pozisyonuna atan bu “utancın” gölgesinde yaşıyorlar. Genç ve hassas beyinler, yalanlar “gerçeğe” dönüşene kadar yalanla dövülüyorlar. Algılanan, gerçekliğe dönüşüyor.

Ve sonunda elimizde hiç görülmemiş oranda cinsel disforiden müzdarip erkek var. Sözde ADHD teşhisi konup maskülen enerjileri ilaçla uyuşturulan erkek çocuklar var. Bacaklarının arasında vajina olan insanlarca yayılan yalanlara karşı çıkınca kadın düşmanı ve mansplainin ile yaftalanan genç erkekler var.

Dahası, bir erkek bir kadına her tecavüz ettiğinde, her katliamda, her erke şiddetinde, erkek olmaktan dolayı grupça suçlu oldukları söylenen yetişkin erkekler var. Biliyorsunuz şu toksik maskülenite boku.

Erkeklere onları kendileri yapan her şeyin toksik maskülanite olduğu söylenip duruyor. Sonuçta elimizde hiç beceremeyecek olsalar da kendi maskülenitelerini kazıyıp atmak için fazla mesai harcayan erkekler kalıyor. Ama bunu denemenin bile maliyeti çok yüksek.

Günümüzde erkekler intihara meyilli, nasıl olmasınlar?

Ama sebep erkeklerin maskülenitelerini özgürce ifade edebilmeleri değil. Tam tersine, masküleniteleri onu söndürmeye yeminli bir toplum tarafından bastırıldığı için intihara meyilliler.

Erkekler zayıf, ürkek ve iğdiş edici paraziti yok etmeleri için derinlerden bağırıp yalvaran ruhlarına rağmen etraflarındaki dünyaya meydan okumaktan korkan tavşanlar.

Bize söylenenin aksine çözüm, erkekleri daha güçlü yapmakta, onları daha da iğdiş etmekte değil.

Erkek olarak doğmaktan utanç duyuyorsanız, utancın sizin dünya ile etkileşiminizi, diğerleri eğer maskünitemi özgürce açığa vurursam ne der korkusu ile bastırmasına izin veriyorsanız, bugün burada buna bir son vermeniz gerekiyor.

Cüretkar ve açık seçik bir şekilde konuşmanın, disiplinli bir hayatı yaşamanın, vücudunuzu maskülen enerjinizi ortaya çıkaracak şekilde eğitmenizin zamanı geldi. Ve bu arada eğlencenize bakmayı da unutmayın tabii ki.

 

Moloz yığını içinden gülümsemeye başlamanızın zamanı geldi. Korku ve korkaklık yerine, belirsizlik karşısında, güçlük karşısında, maskülenitenizi düşmanlaştıranlar karşısında cesaret ve irrasyonel kendine güven gösterme vaktiniz geldi.  Sizin maskülen doğanızı 100% ortaya çıkarmanız konusunda sizi utandırmaya çalışanların tepesine binme ve bunun için asla özür dilememe zamanı geldi.

Erkek olarak doğmuş olmakta utanacağınız hiçbir şey yok. Aslında bizim erkek olmanın değerini alaşağı etmeye çalışma cürreti gösteren bu korkak ve özgüvensiz linç sürüsünü utandırmamız lazım.

Erkeklerin başkalarının kendileri hakkında söylediği yalanlar gibi anlamsız şeyler yüzünden kendilerini öldürmeleri beni sinirlendiriyor. Ama bugün durum maalesef bu.

Başkalarının düşüncelerinin hayatınızı istediğiniz gibi, kendi koyduğunuz standartlara göre yaşamanıza engel olmasına asla izin vermeyin.

Başkalarının sizin hakkınızdaki düşünceleri veya sizden beklentileri yüzünden kendi hayatınıza son vermek, zihinsel köleliğin en yüksek seviyesidir. Bir erkek olarak nasıl yaşayacağınıza dair beklentilerin tek kaynağı siz olmalısınız. Bu sizden başka kimsenin sorumluluğu değil.

Ya kendi kişisel inançlarınıza göre yaşarsınız ya da maskülenitenizi çöpe atıp başkalarının beklentilerini tatmin etmek üzere yaşatan bir piyon olarak.

İkinci bölümün konusu bu olacak. Ama ikinci bölüme kadar, özür dilemeden maskülenitenizi ortaya çıkarmaya, kalıbınızı kırmaya sizi sırf erkek olduğunuz için tepeden bakmaya çalışan aptallarla dalga geçmeye başlayın.

Çeviri : The suicide solution Part 1 : Shunning the shame of being a man

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

60 thoughts on “İntihar çözümü bölüm 1 – Erkek olmaktan utanç duymamak”

  1. Kedileri / Köpekleri seversin ama ters hareket yaparsan Hırrlar
    alanına girersen savunur yine agresfileşir

    Erkek canlılarda bir nevi maskülenite sürüngen beynin işlevi gibi ama süper modern olalım derken bu kısmı es geçiyorlar

    Üzülerek söylüyorum ki
    Sıradan hayvanın bile varsa eğer maskülenitesinden aşağı seviyeye çekmeye çalışıyorlar

    Vur kafasına al ekmeğini erkeklerinden olmak…

  2. “bebek yeni doğduğu zamanlarda rahatsız olduğu acı çektiği durumlardan kurtulmak üzere ağlar
    büyüyüp ergenliğe eriştiğinde ağlama ve şikayet iç içedir
    şikayet etmek ağlamanın yetişkincesidir
    şikayet edip de istekleri karşılanmadiginda şikayetin dozunu arttırır tıpkı bebeğin maması verilmediğinde ağlamanın dozunu arttırıp kendini o yana bu yana çarpması gibi
    nihayet istekleri karşılanmayan yani koca bebek olmakta ısrar eden yetişkin intihar eder
    intihar etmek üzerinde edebiyat kasacak romantik bir mesele değildir.
    buyumemis olgunlaşmamış bebek kalmış ego’nun çocukça bir davranış biçimidir.
    bünyesi büyük; beyni, bilgisi küçük kişiye ahmak denir. intihar etmek ahmaklıktır.” ekşi sözlük-kullanıcı :cirrus

  3. İntihar edenlerin %90i fakirlikten intihar ediyolar buna hic suphem yok. Adamin bi evi yok ki seks hayati olsun. Sonra malin biri kalkip ona sen betasin, eziksin o yuzden seks yapamiyosun diyo. Bak bak bak ! Ne kadar rasyonel bi dusunce. Arkadaslar maddi durumu iyi olan bi adam intihar etmez. Maddi Durumunuzu duzeltmeye calisin. Eviniz olsun hergun seks yaprsiniz. .
    Önce ev.
    Bu salakca intihar dusuncelerini duymamis olim.
    Bi ogretmen olarak soyluyorum bunu. Para butun problemleri çözer.

    1. Para ile bütün problemlerin çözüleceğini sandığına göre senin hayatta hiç paran olmamış sanırım.

      Fakire betasın ondan seks yapamıyorsun diye yazan malların yazılarının altına yazsana bu yorumları. Kendi kendine ne ötüyorsun anlamadım.

      Konuya gelince. Gelir seviyesi düştükçe intihar oranı artar. Ama görece gelir de önemli. Örneğin herkesin fakir olduğu bir yerde intihar oranı, çoğu insanın fakir ama bazılarının çok zengin olduğu ve zengin olma yolunda bariyerler olan yerlere göre çok daha azdır.

      Erkeğin en azından bir evinin olması ve faturalarını ödeyebilir halde olması önemli.

    2. Öğretmensin biraz rakamları ve verileri araştırarak konuş :

      Erkek intiharlarının nedenleri arasında ise ilk sırada yüzde 23’le ekonomik nedenler geliyor. İkinci sırada yüzde 19,2 ile psikolojik rahatsızlıklar, üçüncü sırada yüzde 15,4 ile psikiyatrik hastalıklar bulunuyor.

      Türkiye’de intihar nedenleri

      Neymiş? Erkek intiharlarında en yüksek neden ekonomik olsa da senin hiç şüphen olmadan kıçından salladığın 90%ın yanından bile geçmiyormuş. Google diye bir şey var, işkembeden cahil cehaleti sallamadan bir baksan böyle küçük düşmezsin.

      1. Bunun korelatif bir iliski oldugu bence cok asikar. Maddi durumun psikolojik ve psikiyatrik rahatsizlari indirgeyici ve yukseltgeyici etkisi var. Ornegin maddi durumun iyiyse psikolojik destek alip intihar dusuncesinden kurtulma ihtimalin artar. %90 her ne kadar yuksek bir oran olsa da konusma sirasinda oranin yuksek oldugunu belirtmek icin kullanilmasi problem degil. Burada mevzu fakirligin intihar egiliminin en buyuk yordayicisi olmasi. Arkadas da bunu belirtmis. Kucuk dustugu bir durum yok. Her ne kadar sitede salak sacma yorumlari olan biri olsa da bu konuda buyuk oranda hakli. Hatta kendini kucuk dusurmedigi tek yazisi bu olabilir. (Sinif ogretmeni nickli eleman “erkeklerin en buyuk dusmani erkeklerdir” diye iddiada bulundugu baska bir yorum daha var. Kanser olmak istemiyorsaniz okumayin)

  4. Mahmut abi üniversite sınavına çalışıyorum. Yazılım düşünüyorum. Yazılımın hangi alanlarını tavsiye edersin?

  5. Yazının DEHB kısmına kesinlikle ve kesinlikle ve kesinlikle ve kesinlikle katılmıyorum. DEHB’nin yaptığı tek şey zarar vermek, hele hiç bir şeye odaklanamamanın (adı üstünde “dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu”) ve etrafta sürekli deli danalar gibi gezmenin neresi maskülnite orayı anlamadım? Ağır DEHB ve ilaç kullanmayı kesin şekilde reddeden (ilaçlar insanı mallaştırıyor, tamam dikkat eksikliğini düzenle ve aşırı hareketi durdur dedik te bu ilaçlar bildiğin beyni durduruyor amk) biri olarak birileri bana neden DEHB=Maskülnite demek anlatırsa sevinirim

    1. ADHD diye gerçekten bir hastalık var ama Amerika’da azıcık hareketli her erkek çocuğuna o teşhis konuluyor. Adamın derdi o. Yoksa hastalığı inkar eden yok.

      1. Sadece amerikada değil, sırf ilkokulda zayıf not alıyor, derslerine iyi çalışamıyor diye çocuğuna ilaç yazdırana kadar psikiyatr psikiyatr dolaşan sürüyle anne var. Hele bi de bunun aynı güne randevu alıp, kendine antidepresan, çocuğuna concerta yazdıran tipleri var ki, görünce çıldırıyorum.

  6. Başkalarının duaları, sizin dualarınız değildir!
    Hayatın temel kurallarından biridir. Gerçekleşmesi başka insanlara bağlı hayaller kurmamak.

    1. İyi de büyük hayalleriniz varsa illa başkalarına ihtiyaç duyacaksınız, şirket kurmak istiyorsanız o şirkette çalışacak insanlar lazım, kariyer yapacaksanız iyi bir şirkette çalışmak için kendinizi geliştirmeniz gerekecek iş kurslarına gideceksiniz onlarda da iyi eğitmenlere ihtiyaç duyacaksınız. Sorun insanlara ihtiyaç duymakta değil kendini insanlara kullandırtmak.

      Hiç yoktan ezik olma hayalıiniz bile varsa ölene kadar evde 31 çekip asosyal takılırım bile diyorsanız porno yıldızlarına ihtiyaç duyacaksınız.

      1. İlk düğme yanlış iliklenince sonrası da arkadan geliyor. Giyilen eğri bir gömlek. Bırak böyle kalsın demekte o kadar eğri bir kabul. Rahatsız olmayan varsa öyle kalsın tabiiki.
        kimseye ihtiyacının olmaması güzel de eğer öyle sanıyorsan büyük sıkıntı.

  7. Evet hic zengin olmadım çunki Türkiye zengin olmanin önünde bariyer olan ülkelerden biri Yanlis mi biliyorum ? Googleda okudugun herseye inanmamalisin. %19 luk kesimin psikolojik rahatsizliklarinin temelinde fakirlik var.

    1. Tabii ya, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine inanmayacağım da araştırmadan, sorgulamadan öten rasyonalite cahili sana inanacağım. Verdiğim rakamlar TUIK verisi, merak edip de okudun mu acaba.

      Sen daha önce de böyle milyonerler konusunda kıçından salladıydın sonra Türkiye’de milyoner oranının nüfusun 0.17%si olduğunu görünce oturduydun. Sen yat kalk senin gibi adamları haketmedikleri halde sınıf öğretmeni yapan sisteme dua et.

      1. Mahmut abi psikoloji ve psikiyatr sorunlar da biraz parayla ilgili. Para tüm sorunları çözmüyor da çoğunu cozuyor. Mesela ben ailemin beni betalastirmasindan bahsettim. Ailemden ayrı eve çıktığından beri psikoloji olarak o kadar hızlı yükseldim ki. E benim içinde para lazım. Önce sağlık sonr a para. Dertlerin %80ini çözebiliyorsun.

        1. Paranın, ünvanın, makamın ve gücün herşey olduğunu söylemek nasıl bir zihniyettir? Dostum bak erkekleri intihara iten şeylerde dışsal faktörler illa ki vardır. Ama asıl neden içseldir, düşüncelerindedir. Bunun da genelde asıl kaynağı yetiştirilme tarzındandır. Alanen yazmış adamlar daha ne desinler??

    2. Zamanında mum ışığında ikinci el kitaptan ders çalışarak türkiyenin en baba okullarını kazanmış okumuş biri olarak yazıyorum. kazandığım okulda üst ranzamda kalan arkadaşın abası valiydi, o dönem tv lere çıkıyordu. ben onunla aynı hayalleri paylaşabiliyordum. üstelik eğitimin eşitsiz olduğu iddia edilen bir dönemdi. biri fakirliği, zartı zurtu bahane ediyorsa net şekilde g.tü yemiyordur. herif sağırken besteler yapmış, 300 yıl sonra hala başyapıt olarak dinliyoruz. oturduğu yerde tanrıdan başka kimse dünyayı değiştiremez.

  8. İntiharın bir başka sebebi ise kadınların sürekli arkadaşları tarafından pohpohlanması ama erkeğin yalnız kalıp tüm suçun kendinde olmasına inanması. Ahmet aKural Sıla olayı gibi düşünün. Kadınlar erkeğin sinirlerini zıplatmak için elinden geleni yapıyor. Duygusal olarak güçlü olacağız tek şart bu

  9. Sonunda beklediğim yazı! Bu konu gerçekten önemli. Erkeklik sorunlarının görünmeyen yüzü aslında. Ondan dolayı çok gündeme gelmez ama maskuliniteyi tartışmak gerekiyorsa ilk bu intihar vakalarından başlamalıyız diye düşünüyorum nedenine gelirsek çünkü erkek intihar oranlarının günden güne sayısı artıyor. Bu arada AHDH nedir?

    1. ADHD’nin türkçesi DEHB(Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu), kısaca birşeye odaklanamama ve sürekli aşırı enerjik olma (Kendimden örnek: Evde en az 2 saat aralıklı olarak deli danalar gibi geziyorum zira duramıyorum.)

      1. Bende de var o insana insanligini sorgulattiriyo.hayatimda 1 donem tavan yapmisti ilk opucugumu aldiktan sonra 2 gun evin icinde anlatilmaz sekilde enerjiktim yine kafam rahat ve relaxken rahat duramam cocuklugumdan beri evin anasini aglatirim meger hastalikmis o 🙂 yeni ogreniyorum

        1. Ve bu konu mukemmel bir sekilde karsima cikti.daha gecen gun travis fimmel (ragnar lothbrok) un bazi roportajlarinda farkettim.bir kisi de yorumlarda bahsetmis adamda dikkat daginikligi hiperaktivite bozuklugu var surekli kafasi iyi gibi gozukuyo diye.sonra dedim ki e aynisi bende de var.o an kafam karisti e her an her saniye maskulen olacaktik peki ben bu icimde biriken enerjiyi nasil aticam diye.kendimi bazen sacma sapan seyler yaparken buluyorum sonra hiperaktivite gecince o anlari hic yasamamis gibi saniyorum cunku maskulenlige ters dusuyo. o kadar kasmak benim icin saglikli degil gibi cunku aslinda hareketli ve eli kolu rahat durmayan biriyim bunu insanlarin karsisinda saklayarak kendime eziyet mi etmeliyim yoksa bu hiperaktiviteyle barişik mi olmaliyim?cunku bi ortamda istemeden elim yuzume falan gidiyo rahatsiz izlenimi veriyorum ve surekli de kafam “karsiya iyi bir izlenim verme” olgusunda.bu konuda fikirleriniz neler?

  10. Mesele her zaman olaylar ve insanlar değil. Mesele o zorluğu aşsa bile bir anlamı olmadığını fark etmek. Artık içte o isteğinin son bulması üstüne düşen o sorumlulukları bırakmak daha iyi şeyler olacak olsa bile hepsini reddetmek ve aynı şekilde giden yaşamı biraz daha erken bırakmak.

    Aslında hiç bir şekilde farklı kızlarla birlikte olmak zengin olmak daha fazla sertifika alıp yükselmek istemiyorum. Evet içimizde bunu isteyen bir kısım var ama aynı zamanda o sorunların temeli. Her iki kısımda arafta kalmak böyle bişey. Ne bir ermiş ne de bir günahkarım hangisinin gerçekten olunacağı erkeği yoruyor. Belki de en iyisi artık zihni bırakıp biraz da maneviyat gerek sanki ama içi boş olan değil sahiden olan. İşte o da farklı bir yol haritasında gidilir

  11. merhaba hocam, geçmişte yaşadığım olayları çok düşünüyorum. yaptığım hatalarda takılıp kalıyorum. işler birazcık kötüye doğru gitse hemen duygusal olarak çöküyorum. yaptığım ufak bir şeyden dolayı suçluluk duyuyorum, üzülüyorum. alınganım, bazen annemin, babamın sözlerine bile alınıyorum ve kafaya takıyorum. başarısızım. yalnızım. arkadaşım yok. ufak bir iyiliği gözümde büyütüyorum. doktora git demeyin zaten gidiyorum. sevgili bul da demeyin onu da yapamam.

    maskülen doğanızı %100 ortaya çıkarmanız konusunda sizi utandırmaya çalışanların tepesine binme zamanı demek kolay. bunu nasıl uygulamaya koyacağız? yani evet ben de intihara meyilliyim. 2 kere ciddi bir şekilde intiharı düşündüm. ufak bir sorunla karşılaştığımda bile moralim allak bullak oluyor. ve bu durumun ilaç tedavisi dışında nasıl düzeleceğini gerçekten bilmiyorum.

      1. okudum, uygulamaya çalışacağım. faydalı yazılar. sizce yazmak psikoterapist rolünü gerçekten görür mü? şu ana kadar hiç psikoterapi almadım. aralıkta randevum var. gitmeye bile çekiniyorum açıkçası. psikoterapi ile ilgili sizin görüşünüz nedir?

        bir de bu alınganlık, duygusallık ve duygudurum bozukluğum hakkında ne söyleyeceksiniz?

        1. Dostum hiç boşuna gitme derim. Bu tarz hastalıklarda sorunu sen çözebilirsin ne kadar ağır olursa olsun. Jordan petersonun bu konuda yapılması gerekenlere dair yazısı vardı onu oku derim.

        2. Psikoterapiye mutlaka git. İnsanlar normalde birine anlatmadan ve yazmadan düşünemezler. Sen psikoterapide biriyle konuşarak aslında çözümü düşünebilir hale geliyorsun. Jordan Peterson’un yazma olayı da aslında aynı ama iyi bir psikoterapist seni daha iyi yönlendireceltir. Mutlaka git.

          1. Psikoterapistlerin hemen hemen hepsinin mavi hapçı olduğunu düşünüyorum. Allah aşkına TV’de çıkan herhangi bir psikolog, evlilik danışmanı, psikiyatristi dinleyin. Hep erkeklere betalığı öğretiyorlar. Erkek çocuklarını betalaştırmada da yetişkin erkekleri meriçleştirmekte de bunların çok payı var. Psikiayatriste gidin ilaç kullanın ama psikologlara sakın gitmeyin. Onların söylediklerine uyarsanız tam mavi hap adamı olursunuz.

        3. Yazmak kesinlikle iyi gelecektir. git herhangi bir sözlük sitesine yaz. onaylı-çaylak diye düşünme yaz. birilerinin görmesini istemiyorsan git bir kağıda yaz. iyi gelecektir. belki de her şeyi terapiste söylemek istemeyeceksindir. ama anonim kaldığın, seni kimsenin tanımadığı ekşi, uludağ gibi sözlüklerde canın ne isterse çekinmeden yazabilirsin. nasıl olsa kimse seni tanımıyor.

          YAZMAK SANA İYİ GELECEK KARDEŞİM. MUTLAKA YAZ.

          1. Psikoterapistin betalik ogretmesi? Ne alaka amk. Adam oraya “teach me sensei” mantigiyla mi gidiyor sanki. Psikoterapi ulan bu iliski tavsiyesi istedigin falci kadin degil. 3-5 tane tv soytarisini gorup herkese bok atmayin. Cogunun egitimi bile yok psikoloji veya terapi alanlarinda. Dertleri halkin dikkatini cekecek seyler soyleyip reyting kasmak. Trt’de bir toparlak vardi Zafer diye. Her gun baska bir konuda psikolojik danismanlik yapiyordu tv’den. Psikoloji diplomasi bile olmadan. Her neyse konuya donelim. Adam yazmis bak arkadasim vs. yok diye. Kiminle konusup rahatlayacak bu adam. Hayvan degiliz sonucta degil? Konusup rahatlamaya, sosyallesmeye de ihtiyacimiz var. Kafaniza bir seyi kaziyorsunuz(psikoterapistler betalik ogretiyor vs.) sonra alakali alakasiz farketmeden o konunun gectigi yerde yapistiriyorsunuz onlar soyle bunlar boyle diye. Adam ne yazmis once bi okuyun. Problemi neymis bi bakin, empati kurun. Hemen bence soyle bence boyle diye bilmislik taslayip buyuk bir kitleye sallamadan once buradaki adamin problemine odaklanin. Bence de kesinlikle gitmelisin. Kesinlikle bir seyler degisir. Terapistin hicbir etkisi olmasa bile dedigim gibi icini dokup biraz rahatlamis olursun. Her turlu win.

  12. İntiharı düşünüyorum ama sebebi maskülen olmamaktan değil. Hayatım boyunca yaptığım şeyler yüzünden. Şu lanet 19 yıllık hayatımda işlediğim suç sayısını inan bilmiyorum, hayatım boyunca yaptığım tek şey başkalarına ve kendime zarar vermek. Betalığım yüzünden neredeyse bir çocuğu kendim gibi soya oğlanı yapacaktım, Allah’tan babası maskülen biri de bana benzemedi. Hırsızlık, cinayete teşebbüs (birkaç defa), zorbalık (ben de zorbalığa uğradım ama galiba haklılar, zira ben de kendimden güçsüzlerle dalga geçtim), devlet malına zarar vermek ve burada bazı sebeplerden dolayı yazamayacağım birsürü suç. Daha kötüsü ne biliyor musun? Hiçbirinden pişman değilim ve ve çoğundan gurur duyuyorum. Hayatta faydamın dokunduğu işlerin sayısı işlediğim suçların sayısının yanında devede kum tanesi kalır.

    Ve daha fazla zarar vermemek için kendi hayatımı sonlandırmayı düşünüyorum, çünkü başka yolu yok. Ya kendimi etrafa daha fazla zarar vermeden durduracağım ya da birsürü insanın hayatını mahfettikten sonra öleceğim.

  13. Eskiden zengin olmanin önümdeki bariyerin Kapitalizm oldugunu dusunurdum. Kapitalizm konusunda 2 aydir arastirma yapiyorum. Bize anlatildigi gibi canavar bi ideoloji olmadigini gordum. Gercekten kisinin refani yukseltebilecek en yegane sistem.

  14. Dün gece bir şarkı açtım.Bende anısı olan bir şarkıydı.Önceden dinler, hatalarımı, içinde bulunduğum duruma söver,güler, bir iki damla yaş akıtırdım.Aşk acısı, hayatın zorluğu gibi şeyler.Yılda bir iki defa nadiren de olsa yapardım bunu.
    Dün gece yine o şarkıyı açmıştım dediğim gibi.İçinde olduğum hayata baktım, gayet iyiydi.Kontrol tamamen bendeydi sanki.Elimde gibi hissediyordum.Daha önce canımı yakan şeyleri düşündüm; önceki aşkımı, birkaç ilişkimi…
    Şarkı defalarca çaldı.Üzgün, depresif bir ruh halinde oturuyor olsam da, ağlayamadım, dünyayı başıma yıkamadım ağır düşüncelerimle.

  15. Psikoterapi iyidir, fakat
    , gerçekten işini bilen birine gitmek lazım, ben gittim geçen yıl, fakat
    , tamamen kurtulamadım olumsuz düşüncelerden malesef, bir an kurtulduğumu sanıyorum, başka bir an yeniden hortluyor.

  16. seks yapamadığı için intihar ediyor diyen var amk. çok büyütüyorsunuz seksi kafanızda ya da kafanız çok küçük.
    fakirlik ayrı konu. aslında bir erkek için fakirlik de çok büyütecek bir mesele değil en azından benim için. ama bakacağın bir ailen, çocukların varsa durum biraz farklı. anlayışsız bir kadın, her boka özenen veletler, patlak kredi kartları insanı intihara götürebilir.

    1. Bir sey diyecegimde yayinlanmaz diye yazamiyorum amk. Adamlar seks yapamadigim icin intihar edecegim demiyor. Seks yapamadigi ve bunu sorun haline getirdigi icin intihar eden insanlar var diyorlar. Dogru okumayi ogren sonra kasilirsin “seksi gozunuzde buyutmeyin” diye.

      1. Bu arada Elliot Rodger, the incel movement, incel killers tarzi aramalar yaparsan boyle seylerin yasandigini gorebilirsin cok bilmis, kafasinda buyutmeyen buyuk kafali beyimiz

      2. “seks yapamadığı için intihar edenler ” ile “Seks yapamadigi ve bunu sorun haline getirdigi icin intihar eden insanlar var ” arasında ki fark ne aptal herif. burası facebook değil. bana cevap verme. konu hakkında görüşlerin varsa onları yaz.

  17. Mahmut abi.Bazen çok çirkin ve kısa boylu hissediyorum kendimi.
    Yerle bir oluyorum desem cuk oturur.
    Yıllardır sevgilim yok.
    Çünkü muhabbetim de düzgün değildir. Kadinlarla aram olmadı.
    Neyse zaten usengecim bir de.
    Hiç bir bok yapmam. Saçımı yapar otururum.oyun oynarım. Aynada kendime bakarım .boş adamım yani.
    Gelip buraya laga luga yapacaklar yok tıp önemli değil vsvs.
    Ama öyle değil işte.
    Olmadı mı olmuyor.
    Haa bence iyiyim. Ama ne bileyim yok . İş yok bende.

    1. Tip çok kötü ise, piçlik derecesi fırlamalık düzeyinde olması gerekli. Çakal olması gerekir yani. Ya da statü. Adnan Bıçakçı çirkin, kısa boylu bir adamdı ama serveti sayesinde 50 kadınlık bir haremi vardı.

    2. İmtihan bu. Allah böyle yaratmış. İmtihanı geçmeye, ibadet etmeye bak. Uzun boylu yakışıklı olan da zinadan zinaya koşup imtihanı kaybederek cehennemlik olabiliyor. Var herşeyde bir hayır.

    3. Dostum, öncelikle o üşengeçlik ortadan kalkacak. O üşengeçlik ortadan kalkacak.

      Burada yazılan yazılar, kadın, kız götürmek için değil, kaliteli bir erkek, kaliteli bir insan olmak ile ilgili.

      Sen öncelikle kendine yatırım yap, işini ayarla, maddi durumunu arttırmak için çalış, B düzeyinde İngilizce öğren, enstrüman çalmayı öğren, giyim kuşama önem ver. Herkes gibi olmak istemiyorsan marjinal giyin. Bandana tak misal, saçını bandanayla sar misal, deri kolye, deri bileklikler tak, iki üç tane güzel yüzük tak. Jean pantolon altına topuklu çizme giy. Siyah renkli sweat, tshirt, uzun kollu gömlek giy. Renkli, alacalı bulacalı giysi giyme. Farkındalık yaratmak için çalış.

      Girdiğin ortamda da farkındalık yarat. Bir kere özgüvenli ol. Ortamdaki insanlar senin farklı bir insan olduğunu bilsinler. Seni merak etsinler.

      Yazacak o kadar çok şey var ki dostum, şimdilik burada kesiyorum.

      O üşengeçlik ortadan kalkacak.

      Selamlar.

  18. Kötü bir insan mıyım acaba? İyi bir insan da değilim galiba. İnsan mıyım acaba sorusuna da yanıt bulamadım. Neyim acaba?
    Psikoloğa gidip sorunlarım var dedim “hangimizin sorunu yok ki, hepsi geçer” dedi gönderdi. Şimdi daha iyiyim. Profesyonel destek şart.
    Kimse halimden anlamıyor diye üzülüyordum meğer anlaşılacak bir halim yokmuş içim rahatladı.

    1. Bence salt iyi insan ya da kötü insan yok. İnsanın içinde hem iyi hem kötü aynı anda var. İyiliğin kökeni diğer insanlarla işbirliğini sağladığından dolayı olabilir. İyi kaplan ya da kötü kaplan olabilir mi? Ceylanı paramparça edip mideye indiren bir kaplana kötü diyebilir miyiz? Ceylan açısından kötüdür oysa kendi açısından iyidir. Bizim ekstradan hayal gücümüz, soyutlama becerimiz var. Böyle olması hem çok faydamıza hem de başımızın belası. Kaplan ben şimdi kötü mü ettim diye düşünmez ama biz düşünüyoruz. Ayrıca (en başta kendimizi olmak üzere) kandırma ustalarıyız. Bence kaplanın derdi çok ama kafası rahat. İnsanoğlunun ise hem derdi çok hem de kafası karışık.

  19. Öncelikle bazı istisnalar gibi intihar konusunda ben de baya bi kafa yoranlardanım. Ama psikolojim falan bozuk olduğundan değil fakir olduğumdan hiç değil, ona alıştık çok şükür… sadece felsefe ile aram iyidir ve bence insanın bu hayatta en önemli 2 soru varsa sorması gereken, oncelike descartes’in sorduğu” ben var mıyım?” Sorusu ve ikincisi ise ” intihar etmek mantıklı mıdır ?” Sorusudur. Ve bu konu da ikincisi ile alakalı. Ben öncelikle bir çok işte çalıştım , inşaattan tutun da seyyar satıcılığa , garsonluğa, market kasiyerliği vb. bi ton işte çalıştım ve buralarda da bir sürü arkadaşlık kurdum , kendimden yaşça büyük ve küçüklerle .Ve burada ki hayatlar hiç te kolay hayatlar değil ama insanlar birşeylere tutunuyorlar, bu konuyu daha irdelersek bence ortaya basit mi matematik hesabı çıkar : ” artılar , eksiler ve nötr ” bu olay da şöyle ; örnek vermem gerekirse ben inşatta çalışırken ordaki çalışan adamaların g*tü s*ikiliyor bu kadar net ve açık söylüyorum. Sürekli kirli ve terliler ( eve veya koğuşa gidene kadar tabi) bu da yetmezmiş gibi toplum tarafından dışlanırlar sırf o inşaat elbiseleri üstünde var diye , ne fikirlerine saygı duyulur ne yaptıkları işe ama halbuki toplumun en güçlü, en maskülen erkeklerinin çok fazla bir kısmını içinde barındırır. Disiplin , kaba kuvvet ve o pislikte yaşamaktan kafayı sıyırtmayacak kadar da duygusal güç ( bu adamlar o zorluğu ölene kadar yapacaklarının bilincinde insanlar ,çünkü ne bi meslekleri ne de bi zanaatları var .ve sabahtan akşama kadar patates cipsi yiyip oyun oynayıp ta depsesyona giren adamaların aksini hayata dört elle sarılırlar). Ve arti eksi olayına dönecek olursak. Mutsuzluk, acı , keder, zorluk bunlar eksi ise; zevk, huzur, mutluluk, rahatlık vb. Bunlarda artilar ve nötrü ise ölüm diye kabul edecek olursak ( şimdilik dinleri bu işin dışında tutuyorum ..). Özetle eğer ki hayatınızın tamamı eksi ise ve gelecekte artılara dair umut yoksa intihar edersiniz , sonuçta artı nötürden, nötr de eksiden büyüktür. Ve bu şekilde eğer haytınız tamamen eksiler ile var ise ,aslında mantıklı olan intihar etmektir. Sizde duymuşsunuzdur ergenlerin bu hayatın amacı nedir diye sorduklarını ve o ergen çok büyük istisnalar olmadığı sürece ( filozoflar ) bu soruya hiç cevap veremezler ve büyüdüklerinde bile bu soru cevapsız kalır ama bu adamlar yaşamaya devam eder, hiç bir zaman bu soru mesele olmadı,asıl mesele ölüm oldu , bu hayatta mümkün olan bütün zevklerin tadılamaması ve bunun sürdürelememesi oldu, insanalar hiç ölmek istemedikleri , ve zamanın da kısıtlı olduğunu bildikleri için tüm güzel kadınları s*kemeyip tüm zevkleri tadamazlar ve bunu sürdüremezler ,bundan dolayı da rahatsız olurlar , depresyona girerler moralleri bozulur vs. çünkü ölüm nötr dür ama artı nötrden büyüktür …veya ölümden sonra tüm hissiyatları eksi olacağından korkarlar . İnşaatçılara dönecek olursak.
    Bu inşaatçılar günde 10 12 saat çalışıyorlar ve intihar etmiyorlar .. bu aslında mantıksız gibi görünüyor ama değil… çünkü bu adamın 12 saat eksisi varsa 1 tane çikolata alıp eve gittiğinde de çocuğundan aldığı bir tebessüm vardır ve kendini önemli değerli hisseder bu da bir artı. Ve,her artı ile her eksi aynı olamaz. Tıpkı güneşin ışığıyla mum ışığının aynı parlaklıkta olmayışı gibi. Eğer ki evli değilse 2 3 günlük kan ter içinde kazandığı parayla gider eskort tutar ve bu onun bütün o çektiği eksileri karşılar, veya işteyken bi arakdaşı bir espri yapar o bütün günün sıkıntısını unutturur ona… Aslında mitolojide bir öykü vardır:” tanrılar ,koca bir taşı sürekli bir dağın tepesine çıkartan daha sonra tekrar yukarı çıkarılsın diye tanrılar tarafından aşağı itilen ( taş) ve bu döngünün sonsuz olduğunu bilen adama bir özgürlük verirler; istersen seni yok edelim veya bu büyük taşı kan, ter ve zorluk içinde sonsuza kadar yukarı çıkar demişler.. adam taşı yukarı sonsuza kadar çıkarmayı kabul etmiş belkide nedeni zirveye ulaştığında içinde oluşan koca bir artı tüm eksilerini yok ediyordur onun. Yani özetle hayatımızda yapmayı sevdiğimiz veya bize yararı olduğunu düşündüğümüz şeylerin ( örneğin spor önce eksidir sonra da artı )hemen hepsinde zevk alırız. Ve bu da bizim intihar etmememiz için daha dogrusu toplumun çok çok buyuk bir yüzdesini hayatta tutar. Asıl bulmamız gereken veya insanın amacının ölümsüzlük olduğunu düşünüyorum belki de teknoloji ve bilimle beraber her şeye cevap olabilir hem de her şeye. Ama bana soracak olursanız intihar edilecekse bile şuna bir cevap bulunamazsa olmaldır ” artılar , eksiler veya nötr bunlara karar veren şey nedir? Bunlar neden değerlidir ki? Yani mutluluk için çalışıyoruz bazen elde edip bazen edemiyoruz ama neyden mutlu olunup neyden olunmayacağını siz değil evrimsel ihtiyaç ve zevkler karar veriyor bunlarda en temel olan benim olabilecek en iyi şekilde varlığımı sürdürmem ve üremek ,neden mantıklı olsun ki .benim var olmam neden mantıklı olsun ki ?evrimsel bir mekanizma ile var oldum veya beynimde salgılanan bir parça hormon neden değerli ve hakikat olsun ki? ve bunların olması mantıklı veya mantıksız diyemiyorsam neden kendime ait tek şeyin yani irademi bu zevklere ulaşmak için kullanayım ki? mantıklı şeyler yapabilecek tek şey o. ve onun da ruh hali nötr o ne mutludur ne de mutsuz aslında aynı ölüm gibi tek farkı orda bir yerde var olduğunu hissedersin… aslında insanların hiç bir seyin anlamı yok derken ve depresyondayken dedikleri şey bu. Çünkü içlerindeki iradeyi belkide benim diyebilecekleri tek şey olan iradelerini neden onları iyi veya kötü hissedip etkilediğini bilmediği şeyler için kullanmaktan bıkmıştır. Ve asıl ruh hallerine dönmek isterler yani nötr e . Ve bu arada ölüm olunca bir şey duşünemezsin diyebilirsiniz ama üzgünüm ki düşünce bile sizin uremek ve yaşamanız içindir ve irade düşünmek değildir ….ama ben duyguların içinde de bir mantık olduğunu düşünüyorum , daha tam kanıtlayamasam da örneğin yaşamak ve var olmak mantiklı ise o zaman olabildiği kadar üremekte mantıklıdır, çunkü bütün potansiyel iradeleri uyandırmak gerekir ve yaşam mantıklı . Veya belki duyguların mantığı iradeyi hiç sönmemek için ayakta tutmak yani beden içinde var olan iradenin varlığını sürdürmek. Sonuçta mutlu olunan şeylerin nedeni sizin var olamanız için gerekli olaması veya üremek. Gerçi bu mutluluklara sanat ve uyuşturucuyu katmıyorum bence onlar dışarıdan müdahale olduğu için verdikleri güzel hissiyatların acıktığın için yemek yemek gibi bir insana doğrudan faydası olduğunu düşünmüyorum daha çok dolaylı olabilir örneğin sanatın el becerisini geliştirip veya hayal gücünü genişletmesi gibi bunlar da beyin için önemli şeyler .yani daha konu konuyu açar misali aslında girmek istediğim onlarca konu varda baya bi uzattım sadece demek istediğim intiharın nedeni olsa olsa bundan olabilir öyle maskülenite eksikliği veya feminizm etkisinden değil..

    Bu arada mahmut abi ,hala kızlara yürüyoruz falan da ,arada şöyle hissediyorum : “yani daha önce çok darıldığım bir arkadaşımla tekrar konuşmaya devam etmek istiyorum ama o da sürekli bana ana avrat küfür ediyormuş gibi “yani arada diyorum ki tamam kızları istiyorum ama kızlar da benim sınırlarımı onları istediğimden daha fazla zorluyorlar. Adamın moralini bozuyorlar örneğin bazısı ” cidden rahatsız ediyorsun şu an, şurdan gider misin!!! “demesi gibi ve kendi 6 kişilik kız gurbu yanındayken yapmıştı , ama sizin dediğiniz tavsiyeye uyuyordum yani grup kızlara kolay kolay yürümemek ve yürünülürse de sağlam bir oyunla ben de aynen yapıyordum ama o hedefimde olmayan çirkin tüm oyunu mu bozdu ( çirkinler ölsün😂) Sizce bu olduğunda ne yapmak gerekir … ve son bir soru daha hocam . Sizin dediğiniz kendi ortamında kızlara yürumeyin eğer başarısız olunursa diğer kızlarda da sürü psikolojisi oluşur ayşenin istemediğini ben ne yapayım gibi. Ama ya basarılı olacağımı biliyorsam yürüyeyim mi hocam ?? ( bu arada 25 oldu yürüdüğüm kız sayısı hocam , azı gitti çoğu kaldı 🙂

    1. Hayatta anlam ve sorumluluk ciddi artılar ve o bahsettiğin adamlarda genelde ikisi de var. Anlamsızlık ve sorumsuzluk hayatı erteleyenlerin lüksü.

      Kadınların lafıyla duygusal olarak sarsılmayacaksın. Tabii o aşamada ben olsam kibarca peki deyip giderdim. Sonuçta kendi keyfin için yapıyorsun bunu. Keyif bozuyorsa devam etmenin anlamı yok.

      Başarılı olacağını bilse kim yürümez de o güven genelde boş çıkar. Yani sorunun cevabı bende yok.

  20. Aynen hocam anlam ve sorumluluk çok büyük artılar. Hele de ne yapman gerektiğini ve nasıl yapman gerektiğini ayrıca neden yaptığını bilip te sonucundan emin olduğumuz şeylerde huzur buluruz, örneğin namaz kılmak gibi ne yapmanı nasıl yapmanı ve neden yapman gerektiğini bilirsin ve sonucunda ödül sonsuz hayatta cennet olur bu sayede bu iş için çalıştığınız için huzurlu olursunuz. Veya tıpa hazırlanan bir öğrenci günde 10 saat çalışır, programlı çalışır ve sonucunda ne olacağını bilir ve yatağına yatıp uyuduğunda ise huzurlu uyur. Sadece ne yaptığımızı neden yaptığımızı ve nasıl yaptığımızı bilip sonucundan emin olmak aslında her derde deva(yani bence mesele din de değil sadece yol haritanın belli olması).

    Bende orda çok bozuntuya vermedim hocam, zaten benimde biraz işim var falan dedim öyle gülümseyerek görüşürüz diyip gittim.. ama sanırım biraz daha geliştirmek gerekicek yalnız 2 kez başarılı oldum ,bi numara bir tane inst. aldım ama ikisiyle de olmadı cocky- funny yapayım derken ikisininde bokunu çıkardım kızın biri mesajda , tipin iyi ama karakterini sevmedim çok ukalasın vs dedi. Digeride ” bu numaraların diğer kızlarda da işe yaradımı ? vs. bi ton shit test attı yüzüme karşı ( teorikte okuduğumu pratikte görmeye daha hala alışamadım fhhsgs )ben de öyle gülüp geçiştirdim ama sanırım onu da batırdım.Neyse artık düşe kalka öğrenicez yapıcak bir şey yok sonuç olarak türkiye de düzenli bir seks hayatı hemen her erkeğin sorunu ve ben bunu çözmeye niyetliyim. Erkekadam sitesi dışında da bir çok kitap okumak istiyorum OYUNU tüm yönleriyle öğrenmek için ama ingilizcem yok bir de belki bir umut 1 2 sene geliştirip ceviri falan yaparız diye vs.

    Ben de çok riske etmeyip sosyal ortamımdaki kızlara tam olarak emin olmadığım surece yürumem sonuçta ” denizde balıktan çok ne var ki” istanbul da kız deniz de balık
    var …

    Ama hocam bu kız meselelerinden daha fazla, eminim burda da çoktur , üniversite öğrencisiyim ama ciddi manada daha 2. Sınıfın başlarında olmama rağmen kendi işimi yapmak
    Istemiyorum ve iki üç yıl sonra da eve ekmek gerekicek aile sonuç olarak benim elime bakıcak ve ben bu durumdan baya bi rahatsızım , yani okul bitince ne yapacağımı da biliyorum staj falan dolayısıyla da. Benim memuriyetle işim olmamalı yani alıcam 4 5 bin ama yani benim istediğimin çok altında daha geçen sene bi arkadaşım fırında börek ustası gel öğreticem sana 3 ayda öğrenirsin 1 senede kendini geliştirirsin alırsın 3.500 dedi ben gitmedim bir arkadaşı gönderdim çocuk usta oldu çıktı yani 1000 tl fazla almak için 16 sene okuduysak lanet olsun bu işe.. yani demem o ki hani bir ara sitede paylaştığınız river mıydı tam hatırlayamadım öyle bir siteden para kazanmakla ilgili işte ingilizce ceviri falan demiştiniz , acaba bunun gibi mesela daha ünüversite yıllarında ufak ufak yapıp ta daha sonra girişimcilik vs. ye çevirip ordan devam etmek gibi işler hakkında var mı tavsiyeniz yani dil ögren, bi müzik aleti çal olmadı barda falan çalarsın veya vücut calış sermayen varsa spor salonu açarsınız vs. Değilde daha böyle öğrencilere ýönelik ve büyutebileceğimiz iş veya uğraşlar biliyorsanız paylaşırsanız çok sevinirim hocam..

    1. Bahsettiğin girişimcilik daha çok kazandırabilir ama risklidir. Işleri karşılaştırırken mezun olunca ne alacağınla değil 40 yaşında çocuklar okula başlarken ne alabilirsin ile karşılaştıracaksın. Hala bugünün parasıyla 4500 5000 alacaksan eğer benim tavsiyem bir şeyin ustası ol daha iyi. Ama çalışkan ve zeki bir adamın iyi bir üniversite ve arz – talep dengesi talep yönünde çok olan bir alan ile 3500 TL ile başlayıp 30unda 8000 TL, 40inda 20000 TL ve üstü görmesi çok mümkün.

  21. Sınıf öğretmeni
    “bir öğretmen olarak bunu söylüyorum”demek düşündüklerinin doğru olduğunu tasdiklemiyor.
    Siteyi iyice okuyup içselleştirirsen
    sen bile “bir öğretmen olarak” daha çok şey öğrenmen gerektiğini gayet rahat anlamış olursun..

  22. Antidepresan konusu açildi mi bilmiyorum fakat Jordan Peterson reisin dedigi gibi intihar dusuncen varsa umrumda degil kullan diyor. kendisi de kullaniyor . Ben de oyle yaptim bazen insan gucsuzlugunu ve acizligini kabul etmek zorunda. Okb teşhisim var. Kabullenemediğim bazi konular var kendimle ilgili. Jocko babanin “Depression Lies” olayini depresyonun dibindeki bir insanin görmesi mümkün değil çok zor. Bu durumda da yapilmasi gerekeni yapin ve bir psikiyatr ve psikolog ile durumu görüsün. Benim durumda spor yapiyordum fakat bunu mecburen depresyona girmemek amaciyla yapiyordum. 2-3 gün yapmaz isem anksiyete basliyordu. Sonuçta bel agrilarim sebebiyle biraktim ve depresyon basladi. Mide bulantilari, ögürmeler falan derken antidepresana basladim. Sigara, alkol de ayri bir anksiyete-depresyon kaynagi. Ama iste bir anda değisemiyor insan zaman gerekiyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *