Hipergami üzerine birkaç not

Bu blogda en çok işlediğimiz konulardan biri hipergami. Hipergamiyi bu kadar işlerken oldukça fazla sayıda da negatif örnek veriyoruz. Birçok kırmızı hap sitesi de böyle. Bizim hipergamiyi bu kadar yoğun işlememizin sebebi, hipergami kadın – erkek ilişkilerinin kadın tarafında çalışan oldukça güçlü bir dürtü olmasına ragmen erkeklerin büyük çoğunluğunun tamamen bir haber olduğu birşey olması.

Yalnız hipergami ile ilgili şu aşağıdaki açıklamaları da yapmamızda yarar var zira hipergami çok yanlış anlaşılan bir konu.

Erkek tarafında çalışan ve maksimum fazla sayıda çekici kadınla seks yapma dürtüsü gibi hipergami de biyolojimizin derinliklerinden gelen ve türün devamı ve gelişimi için orada bulunan tarih öncesi bir algoritma. Bu nedenle biz hipergami konusunu işlerken kadınlara negatif bir gözle bakmıyoruz zira bu algoritma insan ırkının bir özelliği, kadınlar tarafında çalışıyor olsa da tür olarak bir özelliğimiz. Kadınların cinsel seçiciliği ve hipergami tek tek erkek bireyleri yakan bir mekanizma olsa da muhtemelen bugün ortak atamızdan 6 milyon yıl önce ayrıldığımız şempanzeler gibi olmamamızın en büyük sebebi. Yani evet birey olarak canımızı yakabiliyor ama hipergaminin nimetlerini de yemiyor değiliz.

Kırmızı hap nedeniyle fem-matrixin fişinden çekilen her erkek, hipergami gerçeğinin farkına vardığında, belli bir kızgınlık evresi yaşar ve bu dönemde de kadınlara büyük kuşkuyla hatta bazen düşmanca bakar. Bu fişten çekilme sürecinin doğal bir aşaması ama buraya fazla takılmayın.

İkincisi, hipergami dürtüsünün var olması, kadınınızın sizden daha alfa bir erkek ile ilk fırsatta yatağa atlar demek de değil. Siz nasıl önünüze çıkan her güzel kadınla seks yapmak istemenize ragmen medeniyet, aile ve ilişki sözleri ve karşınızdaki kadının size olan isteği gibi etkenlerle bu dürtünüzü gayet kontrol altında tutabiliyorsunuz, kadınlar da birçok durumda hipergami dürtüsünü kontrol altında tutabiliyorlar. Yani hipergami yüzünden tamamen kontrol manyağı, aşırı kıskanç birine dönüşmeye gerek yok (dozunda kıskançlık hem kadınlar tarafından arzu edilir hem de hipergamiyi kontrol altında tutmak için gerekli olsa da). Kadınlar bir melektir aşırılığından hepsi hipergami şeytanının etkisindeki iblislerdir aşırılığına savrulmayın.

Hipergaminin var olması sizin için öncelikle şu anlama gelmeli : ilişki ve evlilik, bir erkeğin öyle “oh artık yan gelip yatarım, göbeği salarım” diyerekten alfalığı bırakacağı bir kurum değil. Zaten birçok erkeğin en çok yandığı senaryo ilişkiye gayet alfa girmesi ama ilişki içinde betalaşarak terk edilmesi, boynuzlanması ya da ayak paspası olması.

Üçüncü bilmeniz gereken şey ise, feminizm ve cinsel devrim sonrası bir geçiş döneminde yaşadığımız ve bu dönemdeki kargaşada hipergaminin fem – merkezli bir propogandanın merkezinde olması. Erkekler artık hipergaminin alfa siker beta öder denklemindeki beta olmaya meyilli yetiştiriliyorlar. Feminizm ve günümüz mesleklerinin karmaşıklığı kadınların ve erkeklerin doğal evlenme ve çocuk yapma yaşını 30lara öteliyor. Erkekler mesela 1950lerde 25 yaşında olgun ve CPDsi tepede oluyorken bugün bu 35 ve üstüne çekilmiş durumda. Fem – merkezli propaganda kadınları 20lerinde hiç bağlanmadan ve evlenmeden hayatı ve ilişkileri “keşfetmeye” davet ediyor ama kadınların erkeklerden biyolojik farklarını görmezden gelerek. Ortalama bir erkek 30larında hala karşı cins için çekici iken maalesef biyolojik mekanizmalar sonucu kadınların aynı lüksü yok. Bunu dengelemek için ise ortada dönen ve oldukça başarılı olan fem – merkezli propaganda erkekleri CPD değerinden bihaber tutmak, sosyal baskı ile kendi yaş grubunda kadınlara itmek.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

4 thoughts on “Hipergami üzerine birkaç not”

  1. Selam hocam;

    Son olarak gönderdiğim maile istinaden çok açıklayıcı bir yazı olmuş:) Açıkçası bunu kabul etme safhası da sıkıntılı dediğiniz gibi. Ama yine de, evli kadınların gördükleri ilk alfadan aldıkları o hayvani dürtüsel çekimin tesiri bence sanılandan daha çok. Hatta “o adamı nasıl arzuladım?” diye suçluluk duygusuna kapılanlar bile var. Benim naçizane tavsiyem de şudur: Kuyruğunuzu sürekli dik tutamıyorsanız, kadınlarla ilgilenmeyin. Kitap okuyun, bir bilim dalına meraklı olun, dil öğrenin (Red Pill öğretisine sadık kalın) Ama bu konularda sporla veya gelişerek de olsa kadınlarla başarısız ilişkiler kuruyorsanız, efendi gibi sahadan çekilin derim. Çünkü malumunuz, kadınlarla olan ilişkilerde birden fazla faktör vardır: Para, mevki, meslek vb gibi. Birincil faktörler olmasa da, yardımcı faktörler de gayet önem arz ediyor. Red Pill ve MGTOW’dan farklı olarak;

    Gelene hayır demeyin, ama gidip kimseye de zarflamayın.

    (Red Pill felsefesine çok aykırı konuşmuş olabilirim, ekşide okuduklarım ve burası ile birlikte öğretiyi tam anlamıyla anlamaya çalışıyorum. Şunu da belirteyim, bazı benimsemediğim noktalar da var. Ama parçalar yerli yerine oturuyor, uyanıştan sonraki soğuk duş için buradaki yazarlara teşekkür ederim, takipte kalıcam, ellerinize sağlık.)

    1. Hocam selam,

      Kuyruğunuzu dik tutmayı öğrenemezseniz, bu hayatı ya sömürülen ya da yalnız bir beta olarak yaşamak zorundasınız. Ancak kuyruğunuzu dik tutmak çok da zor değil. Kafanızda oluşan romantizm akımını temizleyip, hormon seviyenizi ortalama bir seviyeye çekerseniz kuyruğunuzu dik tutmak hiç de zor değil. Benim görüşüme göre, bizim burada yazdıklarımız erkek doğasının ta kendisi, size rol yapmayı değil kendiniz olmayı öğretmeye çalışıyoruz.

      Demek istediğim şu, bir erkek yıllarca romantizm, feminizm gibi akımlarla zehirlenmezse ve vücüdunda hormonel bir sorun olmazsa zaten olacağı erkek burada yazanlardan çok da farklı değil. Zaten bu yüzden bütün red pill öğretilerinde ilk kişisel gelişim adımlarından biri vucüt geliştirmedir. Vücut geliştirme testesteron seviyenizi ideal seviyeye taşıyabilecek, çevreden aldığınız ilgiyi arttırabilecek, kadınların dırdırını önemsemeyecek kafa yapısına gelmenize yardımcı olacak en iyi çözüm (en hızlı ve en kolay demiyeceğim çünkü biraz acılı bir süreç). Elbet hatun tavlama v.s. konularında daha rafine bilgiler veriyoruz ancak özünüzde burada anlattıklarımızdan farklı insanlar değilsiniz. Biz sizi fabrika ayarlarınıza döndürmeye çalışıyoruz.

      1. Feedbackler için teşekkürler hocam. Direkt olarak tecrübe ettiğim bir olayı bugün sizlerle paylaşacağım. Reddit’teki kötü tecrübelerin bir benzeri gibi. Muhtemelen burada da belki yazmak istersiniz,

        Ellerinize sağlık.

  2. Erkek ve kadının aldatması bir değil kesinlikle, birkaç şey daha söyleyeyim.

    Feminizm ve benzeri şeylerden etkilenmemiş, doğasına uygun yaşayan bir topluluk düşün, herkes burada fabrika ayarlarında yaşıyor.

    Ve evlilik kurumu üstünden gideyim,

    bir erkek, eşini, daha güzel bir kadın gördüğü zaman aldatır

    bir kadınsa, daha alfa bir erkek gördüğünde

    Erkek ve kadının önünde başka birisiyle birlikte olmaması için birçok sebep var doğrudur, yani belki gerçektende direkt olarak aldatmaz ama bir kadın, bir erkeğe göre daha çok aldatır.

    Aldatmak ve aldatma algısı benim üzerinde durduğum bir konu, bu tür meselelerle uğraşırken.

    Kadınlar, özellikle günümüzde daha çok aldatıyor, sebebi beta erkeklerdir evet doğru ama insan vücudu plastize dediğimiz bir yapıyla çalışır, en çok ne yaparsa o yönde ilerler.

    Olumlu düşün olumlu yaşa, siyah köpek beyaz köpek, ne ekersen onu biçersin…

    bu gerçektende böyle işler, eğer bir kadın -beta erkeklerin çokluğundan dolayı da olsa- yüksek bir aldatma oranına sahipse, karşısına çıkan alfa erkeği normalde olacağından çok daha kolay bir şekilde aldatacaktır.

    Tekrar okuyun, aldatmaya alışmış bir kadın, eskiden alfa bir erkeği aldatmayacak yapıda olsa dahi, çok aldatmışlığın getirdiği durumlarla eşinin “alfa olup olmadığına” dikkat etmeksizin yinede aldatmaya meyilli olacaktır.

    Yine bir betaya göre daha zor aldatsada, geçmişteki aldatmışlık sayısının çokluğuyla doğru orantılı, alfayı da aldatma ihtimali yükselir

    Ayrıca bir erkek, güzel bir kadınla seks yapmak için yine medeniyet, din, kültür, gelenek gibi birçok sebeple yatamayabilir ancak bir kadının, aldatmama sebeplerinden biri olan “kaşar” damgası yemeyi “feminizm” le veya benzeri etki oluşturacak, rahat aile yapısı, anneden veya yaşadığı çevreden aldatmayı öğrenmiş olmak ve bizzat şahsen defalarca aldatmış biri olarak bu “kaşar” damgasını önemsememeye başlar ve tabiri caizse alfa olmasına bile gerek kalmadan, erkeği aldatır.

    İşin özetiyse,

    “Erkekler iki aldatır, kadınlar dört ancak kadınlar daha az yakalandıkları ve erkekler daha çok yakalandıkları için bu oran toplum tarafından, erkek iki – kadın bir diye gösterilir.

    Aldatmak demek aldatırken yakalanmak demek, kimse yakalamadıysa aldatmak olmaz.

    Kadınlara güven konusunda çok daha uyanık olmalısınız, artık alfalıkta yetmeyecek.

    Belkide dünyanın sonudur?

    Selam.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *