Kadın ve Erkeklerin İlkel İçgüdüleri

Aşağıdaki bölüm Imran Khan’ın 1 Ocak 2010 tarihinde yayınlanan ve gelecek 10 yılla ilgili artık korkutucu derecede isabetli kehanetler içeren Erkek Düşmanlığı Balonu (Misandry Bubble) yazısından birebir çeviri. Ben bu yazıyı ilk okuduğumda Ocak 2010da yazıldığına inanamamıştım. Erkek Düşmanlığı Balonu, kırmızı hap öğretisinin bir bütün olarak birarada yer aldığı ilk makale ve birçoğu için kh manifestosu. Din ve kırmızı hap ilişkisine dair soru soranlar için birkaç cevap da var.

Burada ara ara “bundan böyle yüzde 20 alfa harem yapar siker hacı, yüzde elli de anca evlenip beta öder olursa” diye yazanlara gelsin. Belki dediğiniz olur ama o alfalar ve haremleri anca mağaralarda, sazdan evlerde, nükleer savaş sonrası dünya konulu filmlerindeki (mad max gibi) distopyalara benzer cehennemlerde çiftleşir.

Genetik araştırmalar gösteriyor ki, modern zamanlardan önce, kadınların yüzde 80’i çoğalabilmiş iken erkeklerin sadece yüzde 40’ı çoğalabilmiş. Bundan çıkarılacak en bariz sonuç, en tepedeki erkeklerin birden fazla kadını varken, alttaki yüzde 60’ın hiçbir çiftleşme şansı yoktu. Kadınlar açıkça tepedeki erkeği birden fazla kadınla paylaşmaktan gocunmadılar ve ‘alfa’nın dört karısından biri olmayı, ‘beta’nın hiç bölünmeyen ilgisine tercih ettiler. Kadınlar için çekiciliklerine göre erkeklerin en tepe yüzde 20’sindeki erkekleri, ‘alfa’ erkek olarak tanımlayalım ve ortadaki yüzde 60’a da ‘beta’ erkek diyelim. Dipteki yüzde 20’nin ise bu konuda bir fonksiyonu yok.

Goriller, şempanzeler ve ilkel insan kabileleri üzerindeki araştırmalar gösteriyor ki erkek, önüne gelenle yatan ve çok eşli cinsiyet. Bu, modern okuyucu için süpriz değil. Ama aynı araştırmalar gösteriyor ki, kadınlar tek eşli değil de hipergamikler. Başka deyişle, bir kadın belli bir zamanda tek bir erkeğe çekilmiş olsa da, değişik erkeklerin statü ve servetleri dalgalandıkça, kadının ilgisi düşüşteki erkekten yükselmekte olan erkeğe kayabilir. Alfa erkek saflarında devir (saflardan düşme – saflara girme) çok fazla ve kadınlar da bunun şiddetli bir şekilde farkındalar.

Bu nedenle kadınlar tek eşli ilişkiye ilk girmek isteyen olmalarına rağmen ilişkiden ilk çıkmak isteyenlerdir. Bu doğru ya da yanlış değil, tamamen doğal. Yanlış olan, kadınları evliliği bozduğu için utandıran geleneksel baskılar tamamen kalkmış iken, bir erkeği sosyal ve kültürel baskı ile, utandırarak, ‘bağlanmaktan korkmakla’ suçlayarak ya da ‘Peter Pan Kompleksi’ gibi uyduruk şeylerle evlenmeye zorlamaktır. Boşanmaların yüzde 90’ı kadınlar tarafından başlatılmasına rağmen. Dahası, bir kadın bağlılığı yokettiğinde, çocuklar büyük zarar görürler ve kadın şimdi ve gelecek için terk ettiği erkekten para talep eder. Evlenmeyi reddeden bir erkek ne masum küçüklere zarar veriyor ne de yıllarca bir kadına para ödemek zorunda değil. Bu absürt çifte standardın, topluma gözle görünmeyen ama büyük zararları var.

‘Beta’ erkekleri, kendilerini idare edecek kadarından çok daha fazlasını üretmeye teşvik etmek ve aynı zamanda kadınların hipergami dürtüsünü kontrol altında tutarak çocukların biyolojik babalarından kopmamasını sağlamak için, tüm ana dinler, iki cinsiyetin birbirleri ile yapıcı bir şekilde beraber olmasını zorlayan ve ilkel dürtüleri cezalandıran bir kurum inşaa etmişlerdir. Bu kurumun adı “evlilik”tir.  Tek eşli evliliği dayatan toplumlar, tüm beta erkeklerin eş sahibi olmasını garantileyerek, modern zaman öncesi üretken olmak için hiçbir motivasyonları olmayan bu erkekleri üretken olmaya teşvik etmişlerdir. Bunun karşılığında da kadınlar kendilerine kaynak sağlayacak, koruyacak bir erkek ve çoğunlukla yoksulluğa mahkum evlenmemiş kadınlardan daha yüksek sosyal statü kazanırlar. Bütün bir insan nüfusuna uygulandığında, bu sisteme “uygarlık” denir.

Bu formülü çok az sapma ile uygulayan bütün toplumlar büyük başarılar gösterip yüzyıllarca ayakta kaldılar. Tek eşli ilişkinin çeşitli insan topluluklarında nasıl benzer doğaya sahip oldukarı  oldukça çarpıcı bir gerçek. Bu formülden sapan toplumlar, hızlıca yokedildiler. Cinsler arasındaki bu ‘anlaşma’ beta erkekler, 35 yaşının üstündeki kadınlar ve çocuklar için oldukça avantajlı olsa da, alfa erkeklerin ve 35 yaş altı kadınların (ilkine göre sayıca çok az bir topluluk) aktivitelerini sınırlandırdı. Bunun tersi olan uygarlık öncesi toplumda, alfa erkeklerin 3 ya da daha fazla kadını kapatması, yaşlananı atıp daha gencini alması ve bu arada beta erkek yığınlarının az sayıda arta kalan / yaşlı kadın için birbirini yemesi oldukça kaotik ve istikrarsızdı. Beta erkekleri saldırgan ve üretimsiz bırakan bu sistemde, alfa erkekleri tarafından çöpe atılan anneleri de ser sefil bir hayata mahkum ediyordu. Sonuç olarak, geleneksel uygarlık kontrollerini kaldırırsanız, erkeklere ve kadınlara ne olur?

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

34 thoughts on “Kadın ve Erkeklerin İlkel İçgüdüleri”

  1. Zaten o yüzde 20 alfa -50 beta denklemi toplumu tek katmanlı sandığı için batıyor. Her kadının yüzde 20si aynı değil, kadınlar da kimin kendilerine bakacağının farkında. Yine her erkek de her toplulukta aynı yüzde içerisinde kalmıyor, kendisine olan talep değişiyor.

    1. 20% – 80% olayı, MeToo hareketinde de görüldüğü gibi 3. Dalga feminizmin hedefi. Beta erkekler hiçbir şekilde kadınlara yürüyemesin istiyorlar. Kafalarının basmadığı şey ise bunun global nükleer savaş ayarında bir uygarlık yıkıcı olay olduğu. Yani kendileri eğer sadece 20% ile çiftleşmeyi gerçekleştirirlerse, 80% kuzu kuzu sular ve elektrikler aksın, ürünler hasat edilsin, market rafları dolsun, yerin derinliklerinden petrol ve madenler çıksın, uçaklar uçsun, kar taneleri ve kocişlerinin arabaları yol alsın diye saat gibi çalışır sanıyorlar.

  2. bu evliliğe ceza gibi bakan kişiler bence çok saçmalıyorlar. insanın bir ailesi olması,çocuklarının olması kötü bir şey mi? bir hayat arkadaşı olması kötü bir şey mi?

    1. En küçük aile krizinde kadını “boşan, süresiz nafaka ile yaşa” diye teşvik eden sistemin kurbanı olan erkek ve çocukların sayısı arttıkça evliliğin aile, çocuk ve hayat arkadaşı gibi getirilerinin çekiciliği; ağır nafaka koşulları ve çocukların acı çekmesi gibi tehlikelerini dengeleyemeyecek.

      1. İşte kırmızı hapın amacı da kadının dürtülerini kontrol ederek evlilikte bu kozları kullanmasını engellemek. Hatta Rollo “evliliği kötülüyorsun ama sen evlisin, ne iş?” sorusuna “Erkekler 30 yaşına kadar tabak çevirip kadınları tanımak ve kendi çerçevesini kadına kabul ettirmek şartıyla evlenebilir” diye cevap vermişti bir yazısında. Bunları bizde hala süren aile yapısı ve namus kavramının baskısıyla birleştirdiğimizde evliliğin en azından Türkiye için yürütülebilecek bir durum olduğunu düşünüyorum. Özellikle de ufak muhafazakâr şehirlerde.

        1. Peki bu muhafazakar kısmın gelecekteki durumu nedir paşam? Batılı kültürün/Emperyalizmin etkisiyle yozlaşıp değerlerini kaybetmesi mümkün müdür?

          1. Kaybedenler var tabii ki. Ben akademide çalıştığım için bunu daha rahat gözlemliyorum. Feminist fikirlerle evlenmekten uzak durup evliliği kocaya kölelik gören çok kadın oldu etrafımda. Ama evlenip çocuk sahibi olanların sayısı kesinlikle daha fazla.

            Bir ara şu sunum çılgınlığı vardı, herkes dalga geçmişti ama bence o durumlar hala umut verici, kadınların hala evlenip kocalarına karşı güzel şeyler yapma isteği duyduğunun kanıtı. Elbette abartılı örnekleri var ama evde sofra kurmayı bile eril tahakküm sayan feminiklerle evleneceğime sunumla uğraşan bir kızı tercih ederim.

  3. nafaka ve tazminatın kaldırılması bu işi çözer. eli ayağı tutan bir kadının ne nafaka ne de tazminat alması lazım. ayrıca evlenen kişilerin sahip oldukları mal veya mülkten karşı tarafın hak almaması lazım. bu düzenlemeler türk aile yapısını düzeltir.

  4. YouTube’da ki “ERKEKLER NEDEN ÜSTÜNDÜR?” videosu hakkında ne düşünüyorsun? Böyle videoların çekilmesi taraftarıyım. Gerçekleri halka anlatmalıyız. Ama özünde pek realist olmayan yeni dünya düzeni bu tür videolara engellemeler getiriyor.

        1. videodaki güç kavramı tanımsız bırakılmış. ama facebook sayfalarında bunun tanımını yapıyorlar. akılda soru işaretleri kalmasın

        2. Aramalarda görünmemesi saçma ama videoyu gülünç. Videoyu yapanlar feministlerin düştüğü apex fallacy’ye düşmüşler. Kadınları, erkeklerin 0.01%ini oluşturan bir azınlıkla karşılaştırıp, erkekler üstündür diye bir sonuç çıkarmışlar. Feministler de yapıyor bunu, bence kötü niyetlerinden. Tarihte kadınları, tarihin monarşisinin erkekleri ile karşılaştırıp, baskı altındalardı diyorlar. Oysa aynı devirlerde (videodaki kadınlar tarih boyunca cariye, köle, temizlikçiydi vs …. dedikleri devirde) erkeklerin 99%si de kadınlardan daha az sefil olmayan hayatlar yaşayan toprak köylüsü, köle, temizlikçi falandı.

          Şöyle anlatayım : Ortalama erkek ve kadın IQsu aynı. Erkeklerin ezici çoğunluğu, cognitif olarak kadınlardan farklı değil. Ama erkekler uçlarda daha fazla temsil ediliyorlar. Yani en yüksek IQlu en tepe 1%in ezici çoğunluğu erkek. En düşül 1%in erkek olduğu gibi. Bu nedenle CEOların çoğu erkektir mesela. Feministler buna kafayı takar ama aynı nedenle evsizlerin çoğu erkektir, o ucu es geçerler.

          Erkekler kadınlardan üstün değil. Erkeklerin küçük bir azınlığı, erkeklerin 99%sinden ve kadınların 99.9%sinden daha üstün. Yani o videoya, erkekler üstündür, ben erkeğim o zaman kadınlardan üstünüm sonucunu çıkaracak arkadaşlar fena halde yanılıyor. 99%niz muhtemelen o üstün azınlığa dahil değilsiniz, kadınlara bir üstünlüğü olmayan 99% yüzdenin elemanısınız.

  5. Aslında kapitalizmde de avcı toplayıcı döneme göre değişen fazla birşey yok eskisen kabilenin şefleri avcıları güçlüleri alfalaro tekel kurmuşkem şimdi ceolar başkanlar müdürler patronlar yani hiyerarşi ve sınıfsal olarak üstte olanlar tekel kurmuş durumdalar. Kurumsal firmalarda yeni başlayan bayan personel ile kaşar erkek müdür birlikteliklerini çok duyuyorum . Bizdeki fark tek eşlilik baskısıyla evlilikle sonuçlanmasıdır müdür üstü pozisyondakiler sekreter ve diğer personellerle harem kurabiliyorlar

  6. Merhaba beyler. Eleştiriler yapmaya sizi harcamaya geldim. İlk önce bir adam akıllı anlayalım bu hapı.

    Redpill dediğimiz kırmızı hap hayata bakışı temel de 2 farklı perspektife bölüyor. Kırmızı olanlar acı,hoş olmayan,görünenin ardında ki gerçekler, mavi olanlar ise hayal dünyası,yanlış inanç ve umutlar olarak tanımlıyor. Matrix filminden aşırılma bir kavram.

    Acı gerçekleri ise benim redpill komünitesinde gördüğüm kadarıyla hep kadınlarla ilişkiler üzerine ve “kadın doğasına” dair. Kadın doğasına dair şeyler zaten çok gizli bir sır değil ve redpill buna bir şey katmıyor.

    Temel teorilerini evrimsel psikolojiden alıyor. Evrimsel psikoloji bilim camiasında sahte bilim olarak görülüyor ve pek ciddiye alınmıyor. Evrimsel psikolojiyi severim ama hipotezleri test edilebilir değil ve aşırı hikaye, varsayım ve soyutlama üzerine kurulu. Test edilebilirliği ve yanlışlanabilirliği düşük. Yanlışlanabilirliği gelecekle ilgili olsa bile kompleks durumlarda evrimsel psikoloji biraz basit kalıyor. Bir erkek ve kadın doğası genetik,biyolojik olarak var ama kültür,inançlar ve ekonomik şartlar da insan doğasının bir parçası.

    Redpill Amerika kökenli bir alt ideolojik hareket. Kökeninde muhafazakar izleri ve insan doğasına dair bazı şeyleri barındırıyor.

    Redpill pua kültüründen kendi kökenini alan, daha çok erkek-kadın ilişkilerine dair analizlerini içeren bir oluşum. Pua kültürünün iflas etmesi veya popüleritesini kaybetmesinden sonra ortaya çıkan daha radikal bir anonim fikir topluluğu. Daha çok amerika da özellikle NY ve California temelli çünkü burası olabildiğine özgür bir eğlence/tüketim şehri. Modanın,eğlencenin ve tüketim kültürünün başkenti. Burada erkekler özgür ortamda kadın tercihlerini görmüş ve ona göre analiz kasıyorlar ancak beni şaşırtan bişey yok. Az sayıda güzel kadının kendilerini tercih etmemesine öfkelenen bir erkek grubu ve stratejiler geliştirip o kadınları sikip atmayı bir başarı olarak gören bir din.

    Redpill kavramı aslında çok güzel ama sadece kadın-erkek ilişkilerine indirilen kişisel gelişim kültürü(amerikan kültürü) ve pua kültürüyle birleşmiş bir kırma. İsterdim ki ekonomik ve insana dair daha derin eleştiriler içeren bir şey olsaydı. Sadece am ödüllü bir pua artığı olması sıkıntılı ve kişisel gelişimin çıkmaz sokaklarında dolanan bir zırva olmuş halde.

    Asıl redpill az sayıda güzel kadını erkeklerin istemesi ve çoğunun elde edemeyecek olmasıdır. Güzel kadın oranı %10 kadarsa %90 erkek isteğine bunu karşılayamazsınız. Arz talebi karşılayamaz bu kadar basit. Zengin olmak ise am sikmekten daha zor. Orada başarı ise yıllar sürer kimse redpill öğrenip ne playboy olur ne zengin. Zaten bunu doğal olarak yapan elde tutan erkekler var. Redpill ise alt grupta kalan erkeklere üste çıkma umudu satıyor. Yani %8 erkek zenginse siz bu grubu %50’ye çekemezsiniz. Birisi zenginleşirse diğerleri fakirleşir.

    Kişisel gelişimden çıkması ise trajedi. Gerçekleri öğrenip başarı elde etmek anlaşılabilir ama insan bu sistemi değiştirmek isteyecektir. Sosyalist hareketler bunu denese de tabi bu başarısızlığa mahkumdur çünkü insan aç gözlü bencil bir varlık çıkarcı. Alın redpill size gidip dandik kaynakları okumanıza gerek yok.

    Türkiye de redpill olur mu? Ahahahaa. Ülke de akp %50+ oy alıyor ve ülkenin %70 kadarı muhafazakar. Ülke ekonomik olarak kötüye çöküşe gidiyor ve sosyolojik olarak sıkıntılı.

    Sanayi devrimini yaşamamış, aydınlanma çağını yaşamamış, modernleşememiş bir ülke.din sosyal hayatı domine ediyor ve ataerkil bir kültürü var. Son 20 yılda gelişen teknoloji sayesinde birazcık kapitalist pazar haline gelerek gelişmiş gibi görünen bir ülke. Sen muhafazakar ülkede daha aydınlanma yaşamamış yobaz dolu ülkede redpillcilik yapıyorsun😂 ulan salaklar ülkede feminist mi var ? Heralde gördüğünüz feministler sadece twitter ve facebookta ki sayfalar. Halk dinsiz diye chp’ye oy vermiyor siz feminizm böyle şöyle diye bik bik ötüyorsunuz. Resmen 1. Dünya ülkesinin gündemini 3. Dünya ülkesinin gündemine taşıyorsunuz. Adam Los Angeles ta bollukta yaşıyor, her yer eğlenceye göre dizayn edilmiş vs türkiye de ise asgari ücrete çalışan milyonlar ve fakirlik var. Siz kalkmış bu sosyo-ekonomik farkı atlayıp kadın doğası diyorsunuz. Belki los Angelesta ki adam haklı olabilir ki orada kadın özgür amcığını istediğine veriyordur ama türkiyede toplum baskısı bunu engelliyor. Mini etek giyen kadına tekme atılan ülke burası lan. Daha kadınla erkek toplumsal hayata eşit katılamıyor.genç kızlar akşam 9-10 da evde olmadığında babası ve annesi kıza dünyayı dar ediyor.

    Türk redpillcilerin kadınlara ve feministlere sarmadan önce muhafazakar,gerici,Milliyetçi fikirlerle kapışması gerekiyor. Burası eğlence kültürünün başkenti olan bir yer değil. Muhafazakârlığa sıfır eleştiri yapıp sanki her şey yolundaymış ekonomi vs her şey iyiymiş gibi feminizmle kafayı bozmakta ilginç. Adamlar modernleşme yaşamış, sonra post-modernleşme olmuş ve şimdi post modernleşmeyle hesaplaşıyor biz ise ne sanayileşmişiz ne modernleşmişiz. Ülkeye şeriat gelmesini isteyen %30-40 lık bir kesim var. Siz de seks yapamamanızı hipergamiye bağlamışsınız ne kültüre eleştiri var ne bişey. Seks yapamamayı tamamen erkeğin omzuna yükleyip gençlere stres yarattırıyorsunuz. Bu toplumda seks tabu si çıkıp “cum bucket” “alfa dul” vs diyorsunuz da toplum zaten bunlara izin vermiyor. Los Angelesta skoru 100+ olan kadınla üniversitede 3-5 elemanla yatmış kızı aynı kefeye koyuyorsunuz. Türkiye de cum bucketi resmen bakire olmayan hatuna diyiceksiniz😂. Zaten ülkede bakirelik sıkıntı erkekler bakire olmayan kadınla evlenmek istemiyor. Tr de kimse aa bakire değil ne güzel demiyor. Bu da anca ekşisözlük gibi türkiyenin belki %5 kadarını temsil eden bir yerde tartışılıyor.

    Erkekler feminenleşti feminizmle demek nedir amk😂 türkiyede yolda bakınca kavga çıkaran adamlar mı feminenleşti? Kız arkadaşına mesaj atanı döven mi? Kız kardeşinin sevgilisini tehdit edenler mi feminen erkek? Nerde feminen erkekler ben niye görmüyorum her yer agresif erkeklerle dolu? Haa avrupada medeniyetle nazikleşmiş kibarlaşmış erkeklerle siz türk erkeğini bir sanıyorsanız hayal aleminde yaşıyorsunuz demektir. Trafikte adam vuruyorlar amk ülke de siz feminen beta erkeklerle dolu biz size erkek adam olmayı öğreticez demek nasıl bir saçmalık lan😂 tv de kurtlar vadisi bu ülkede 15 yıldır tutuyor. Sürekli rajonlu asmalı kesmeli vurmalı diziler tutuyor. Nerde feminenlik ? Heralde kadıköy de barda bira içerken karşı masada kıza kankalık yapan berkecanlara bakıp genelleme mi kasıyorsunuz 😂

    Türkiyede redpill olmaz. Muhafazakar kültürün olduğu özgürlüğün olmadığı yerde olmaz. Ekonomik olarak berbat olan yerde olmaz.

    Alkol pahalı tüketim pahalı ekonomi boka giderken kişisel gelişim zırvalarıyla zengin olamazsınız. Bu ülkede bu işler kirlidir amerikada ki zırvacıların zengin oluşu gibi şeyler buralarda olmaz.

    Daha damsız mekana giremiyorsunuz adamlar avrupada amerikada binlerce mekana rahatça giriyor. Seks yapamamanızın nedeni belki kadın doğası olabilir ama kültürle de alakalı. Kültürle hesaplaşmadan olmaz bu işer.

    Bu eleştirimin 1. Partı diğerleri geliyor 😉

    1. Özet geç birader, eleştiri yazacağım diye Manas Destanı yazmışsın. Bunu okuyup cevaplayacağıma 2 tane yazı yazarım.

    2. Güzel kardeşim kadınlar dünyanın her yerinde aynı şeyi ister ve benzer erkek türlerine benzer tepkiler verir. Red pill de temelinde erkeklerin bunu anlamasını sağlayan bir oluşum. Kültür sadece kadınların doğal içgüdülerini ne kadar çıkarabiliceğini belirler, kadınların bakış açısını değiştirmez.

      İdeoloji demişsin de ideolojilerin lideri olur, red pill için böyle bir figür yok, bilim gibi teorilerini yanlışlanması veya onaylanması üzerinden ilerliyor.

      Son olarak özgür toplum, mini giyen kadınlar dövülüyor falan tam feminik ağzı. Senin dediğin özgür toplum feminiklerin hayali zaten. Gençken istediğimize verelim ondan sonra da yaşlanınca erkeklerin birisi bizi alıp ömür boyu baksın. Yani alfa siksin beta ödesin. Kimse de sırf amı var diye kadınların tercihlerini sorgulamasın. Kusura bakma da öyle özgür bir dünya yok. Muhafazakar diye aşağıladığın toplum yapısı binlerce yıldır kadının hipergamisini bir nebze dizginliyor ve dünya daha yaşanır hale geliyor.

      Umarım dediğin “özgür” topluma kavuşuruz, sen de yürüdüğün kadının sırf seni beğenmediği için attığı taciz iftirasıyla uğraşırsın ve onun meriç destekçileri tarafından linç edilirken bu dediklerini hatırlarsın.

      Ha bu kadar yazdım ama benim tahminim burada yazılanlara dayanamayıp kırmızı hap eleştirisi yapmaya gelmiş taklidi yapan bir feministsin 😁😁

      1. Ne feministi? Feminizmi sevmem post modernizimle beraber ancak bunlar 1. Dünya ülkesi tartışması.

        Kadın ve erkeğin kültürleri aşan bir doğaları var zaten evrimsel psikoloji hipotezlerini biliyorum. 2 defa evrimsel psikoloji dersi aldım. Redpill olsa olsa bu teorilerin aptalca ve yanlış anlaşılmış hali olabilir.

        Alfa beta zaten saçma sapan bir kavram. Bunu ilk kurtlarda ortaya atılan bir teoriydi. Sonra erkek egosu aldı patladı gitti kelime.

        Alfa siker dediğiniz şey pek makul değil. Alfanın ne olduğu belirsiz zaten. Yakışıklı kaslı uzun boylu adam mı alfa yoksa lüks arabası olan zengin adam mı? Mahalle kabadayısı mı alfa? Cumhurbaşkanı mı alfa yoksa başbakan mı? Alfa kelimesi zaten sıkıntılı ne bok olduğu belirsiz. Çirkin ve fakir erkeklere tip ve para önemsiz davranışlarını düzelt alfa ol demek tamam da bu bile kadını garantileyen bişey değil.

        Redpillin tek amacı daha çok kadınla sikişen erkekler yaratmak ama bunu bir grup yaptıkça diğerine bişey kalmaz. Matematiksel ve istatiksel olarak imkansız.

        Redpill fazla hedonist bir kültürde şekillenmiş. Tüm derdi erkeğe güç,am ve statü sağlamakla ilgili. Zaten buna sahip olanlar var. Bu erkeğin içgüdüsünde var. Kimse sikik redpill blogu okuyup zengin olmuyor. Bunun içinde buna gerek yok.

        Özgürlük olmadan refah olmadan nasıl seks yapacaksın aptal herif? Türkiyede insanlar özgür değil ki seks hayatları olsun.baskı yüksek ve seks pahalı. Redpillciler ilk önce muhafazakâr kültürü eleştirip kadına özgürlük sağlamalı ki onu tavlayabilsinler. Daha bara tek erkek almıyorlar siz alfa ol kız tavlarsınız diye taktik veriyorsunuz😂 22 yaşonda ki kız babasından izin almadan doğum gününü barda kutlayamıyor sizin üstatlarınız las vegasta yaşayıp daha çok hatun nasıl hoplatırım diye kafa yoruyor.

        Kadınlar belirli üreme stratejileri izliyor bu zaten doğa da var. Ancak alfa siker beta öder sıkıntılı.

        Şimdi alfa erkeği harem kurdu diyelim. Yani 1 erkek olarak 3-4 kadın aldı. Neyse pompadan sonra hepsi hamile kaldı. Taa avcı toplayıcı dönemde tek erkek nasıl bu kadar velete bakıcak? Beta bi karıyla evlendi 1 çocuğu var ona bakıyorken, Alfa 4 çocuğa bakıcak. Resmen evrimsel stresi 4 katına çıktı. Diğerleri de sen alfasın al kaynakları kullan mı dedi sanıyorsunuz. Olum evrimsel psikoloji de babalık yatırımını öğrenin. Bu işler alfa sikere bakmaz. Beta dediğiniz grupta uyanık fazlasıyla ki üremekte sıkıntı yaşamamışlar. Zaten alfa stratejisi başarılı olsa %80 alfa olurdu ama beta stratejisi daha başarılı.

      2. Redpill Eleştirmeni kırmızı hapın Türkiye’de ABD’de uygulandığı gibi uygulanamayacağını söylüyor. “Her sevgilim en genç üçüncü buluşmada benle seks yapsın ama evlenirken bakire ya da çok az seks yapmış bir kadınla evleneyim” anlayışının ilk kısmı zor uygulanır diyor. evlenene kadar insanların ortalama seks partneri sayısı konusunda ciddi ve güvenilir bir anket göremedim ama tahminim ülkedeki azınlığın cinsel olarak aktif bir hayat yaşadığını tahmin ediyorum. (ABD’de de dahi 30 yaşına gelip seks yapmamış olanların sayısı %10 gibi) Kısaca burada verilen stratejileri herkesin uygulaması gibi bir durum olamaz. ABD’de de “evlenirken bakire ya da çok az seks yapmış kadınla evleneyim” uygulanması çok zor bir şey.

        Ayrıca red pill’in erkek hakları açısından çözüm sunduğunu görmedim. Daha çok “sistem böyle berbat sen de bu berbat sisteme ayak uydur” kafasının hakim olduğunu görüyorum.

    3. muhtemelen liboş solcu,kedileri seven cumbucket bir hatunun yorumlarını okudunuz. eğer tam tersi ise yani erkekse,durum daha da vahim dostum.

      1. Etiketleme olayına girmeyelim. Aslında biraz baktım argüman yazmış bir sürü ki bu iyi bir şey ama “sizi harcamaya geldim” diye giren birini ciddiye almak için çaba harcamak lazım ve yazı uzun yazınca okuyasım gelmedi.

    4. Şu kısmı cevaplayayım :

      “Temel teorilerini evrimsel psikolojiden alıyor. Evrimsel psikoloji bilim camiasında sahte bilim olarak görülüyor ve pek ciddiye alınmıyor. Evrimsel psikolojiyi severim ama hipotezleri test edilebilir değil ve aşırı hikaye, varsayım ve soyutlama üzerine kurulu. Test edilebilirliği ve yanlışlanabilirliği düşük. Yanlışlanabilirliği gelecekle ilgili olsa bile kompleks durumlarda evrimsel psikoloji biraz basit kalıyor. Bir erkek ve kadın doğası genetik,biyolojik olarak var ama kültür,inançlar ve ekonomik şartlar da insan doğasının bir parçası.”

      Özellikle solun geniş bir bölümünün (hepsinin değil) dramı oldu bu. Yıllarca evrim teorisi inançları ile çelişen adamları, evrim teorisine karşılar diye gericik ile suçlarken, evrim teorisi kendi hümanist inançları ile çelişince bir anda bilim dışı oldu.

      Bu tartışmayı Her Betaya bir eş yazısında şöyle yazan biriyle yapmıştı daha önce (o yorum serisini okumanızı tavsiye ederim):

      “Evrimsel psikoloji hipotezleri üzerine felsefe inşaa etmişsin ancak evrimsel psikolojinin sahte bilim kategorisinde olduğu ve bilim camiasında ciddiye alınmadığını bilmiyorsun.Bilim felsefesi okumaları yaparsan bilimsel metot problemi ve bilim-sahte bilim ayrımını öğrenirsin …”

      Ben de şunları yazmıştım. Bu arkadaşa da cevap olacaktır :

      Ooo, bir adet evrimsel psikoloji sahte bilimdir insanı damladı sonunda 🙂 Evrimi nedense boyundan aşağısında çalışan ama iş beyne ve psikolojiye gelince çalışmıyor sanan bir sürü bilimadamı olduğu doğru ama evrimsel psikoloji ciddiye alınmayan sözde bilimdir ne demek yahu?

      Eleman şunu yazmıştı :

      “Hipotezlerin çoğu test edilebilir değil bu onların yanlışlanabilirlik ilkesiyle çelişiyor. O yüzden bilimsel bir değeri yok.”

      Asıl cevap şurada :

      “Evrimsel psikolojinin fizik, kimya gibi bilimlerden ziyade ekonomiye ve paleontolojiye daha yakın olması onu sözde bilim yapmaz. Geriye dönük bilimlerin hepsinde olduğu gibi hard data toplamak zor ve deney yapma olanakların kısıtlı. Şimdi iyi dinle burayı, yanlışlanabilirlik ilkesi konusunda ders vermeden önce, evrimsel psikoloji teorileri geleceğe yönelik (yanlışlanabilir) tahminler yapabilir ve bu nedenle de gerçek bilimdir. Evet geçmiş davranışlar fosil bırakmaz ve evet proxy kullanmak gerekebilir (cross species analysis gibi) ama bunlar paleontoloji ve astrophysics gibi bilimler için de geçerlidir ve onlara sözde bilim demiyoruz.

      Senin gibi güya bilimadamlarının ekonomiye, astrofiziğe ve paleontolojiye değil de evrimsel psikolojiye sözde bilim demesinin sebebi, kafanızdaki ideoloji ile örtüşmemesi olmasın?”

    5. Türkiye de redpill olur mu? Ahahahaa. Ülke de akp %50+ oy alıyor ve ülkenin %70 kadarı muhafazakar. Ülke ekonomik olarak kötüye çöküşe gidiyor ve sosyolojik olarak sıkıntılı.

      Sanayi devrimini yaşamamış, aydınlanma çağını yaşamamış, modernleşememiş bir ülke.din sosyal hayatı domine ediyor ve ataerkil bir kültürü var. Son 20 yılda gelişen teknoloji sayesinde birazcık kapitalist pazar haline gelerek gelişmiş gibi görünen bir ülke. Sen muhafazakar ülkede daha aydınlanma yaşamamış yobaz dolu ülkede redpillcilik yapıyorsun …

      Türk redpillcilerin kadınlara ve feministlere sarmadan önce muhafazakar,gerici,Milliyetçi fikirlerle kapışması gerekiyor. Burası eğlence kültürünün başkenti olan bir yer değil. Muhafazakârlığa sıfır eleştiri yapıp sanki her şey yolundaymış ekonomi vs her şey iyiymiş gibi feminizmle kafayı bozmakta ilginç. Adamlar modernleşme yaşamış, sonra post-modernleşme olmuş ve şimdi post modernleşmeyle hesaplaşıyor biz ise ne sanayileşmişiz ne modernleşmişiz. Ülkeye şeriat gelmesini isteyen %30-40 lık bir kesim var.

      Hocam şu yazdıklarında kullandığın basma kalıp kavramlardan, toplumun dinamiğinden zerre kadar haberdar olmayan, kendi dar çevrelerinde birbirlerine toplasan 10 tane olmayan köşeyazarlarının yazılarını paslayan, geri kafalı olmasına rağmen kendini ülkenin en çağdaş, aydınlanmış insanları sanan az gelişmiş ülkenin taze soğanları grubuna dahil olduğun belli …

      Türkiye toplumu ile ilgili yazdıklarının çoğu yanlış, bilgisiz ve ideolojik körlük dolu. Ama sana bunu anlatmak imkansız. Sesi yüksek çıkan bir azınlığa mensupsun, haliniz içler acısı ama farkında değilsiniz. Sizin tayfa en son gördüğümde Ekşi Sözlük’te “Türkiye’den siktir olup gitmek” tadında başlıklara salya – sümük “gidiyoruz, arkamızdan ağlayacaksınız nankörler” tadında şeyler yazıp anlamadıkları memleketi terk ediyorlardı akın akın. Bence sen de değerlendir bu opsiyonu.

      Neyse, burada politikadan daha önemli işlerimiz var o nedenle bu konuya girmeyeceğim daha.

      1. Hocam muhtemelen burada yazılanlar işine gelmediği için erkek taklidi yaparak savunmaya gelmiş bir feminist bu eleştirmen arkadaş. Çünkü “hatunların özgürlüğü yok muhafazakar toplum izin vermiyor ühühü” zırvası tam onların ağzı. Ekşide red pill başlığında aynı argümanlarla saldırıyorlardı, oradan tanıyorum. Buraya da ne zaman gelecekler diye bekliyordum, damlamışlar hemen.

        Red pill abd Özgür kaldığı için çıkmışmış. İşte özgürlük olunca kadınlar bokunu çıkarıp hipergamiyi açıkça yaşadığı için olabilir mi?!! Türkiye’de de aynısı olsun, alttaki betalar yaşlanınca bize baksın biz de gençlikte yüzde 20lik kaymak tayfa ile günümüzü gün edelim derdinde bunlar. Bunu da modern toplum diye yutturuyor. Çıkıp üç beş adam buna dur deyip çözüm sununca ve gençleri bilinçlendirince de işlerine gelmiyor tabii.

        Özetle: parazit yapma, yallah ekşiye.

        1. Erkek mi kadın mı bilmem ama “Türk redpillcilerin kadınlara ve feministlere sarmadan …” kısmından sonrası bayağı kadın bakış açısı ile yazılmış.

          Neyse daha argümanlarına cevap yazacaktım ama “harcayacağım”, “aptal herif”, “salaklar” gibi ergen üsluplularla vakit kaybetmeye gerek yok. Bir insanın argümanı ne kadar boşsa, karşısındakine hakaret ve çamur atma isteği o kadar fazla.

          Ekşi değil burası. Eğer canı çekiyorsa, bu ergen üslubu ile blog yazar, orada bize karşı argümanlarını yazar ve milleti şenlendirir.

          1. Yaygınlaşmak konusunda biraz hakkı olabilir ama tamamen de değil. “müslüman mahallesinde salyangoz satıyorsunuz” demek istemiş, belki kısmen haklı olabilir. %80’inin eğlence anlayışı dobloya atlayıp, gördüğü çimenlikte mangal yapıp, haftasonları 30 kişi AVM gezmek olan bir halka red pill’i anlatmak çok ama çok uzun süreler alabilir. Belki bizim torunlarımız bile anlatamayabilir.

            Olayı siyasete bağlamak istemiş, ama Red Pill bunlarla ilgilenmiyor. Siyaset, sağ-sol veya ranttan daha fazlasını ifade ediyor bence.

            Gerçekten toplumsal anlamda da gelişmiş ve refah olayını artık rutinleştirmiş ülkelerde böyle konuların ortaya çıkması, tartışılması ve uygulanmaya çalışılması da normal. “Millet aç aç” sığlığı yapmak
            istemezdim ama damacana, ördek, pet şişe, ağaç kovuğu ve çiftlik hayvanlarından oluşan uzun bir listemiz var toplumca. Sosyal medyayla, o da “elaleme rezil olmayalım” korkusuyla medenileşen geri kalmış toplumlarda Red Pill öğretisini öğretmek dediğim gibi çok uzun zamanlar alır. Kırsaldaki “atıp patlayan” gençliğe bunu anlatmak haliyle yorucu olur. Ben işyerinde postları okurken ustalardan biri “erkekadam ne la, ibne mi olucan ahhasdfjkfdsa” deyip, diğerlerine de anlatmıştı. Uzunca tshak malzemesi olmuşluğum
            vardır işyerinde.

            Red Pill’in öznel şekilde Türk toplumuna ciddi bir eleştirisini görememiş olmam da ayrı bir konu. Üstelik skeptico’dan da böyle bir eleştiri de gelmedi. Gelmeli mi? Bence gelmeli ama olmasa da olabilir.

            Sokakta baktın diye adam öldüren o güya erkeksi erkeklerin çoğunluğunda gizleyip bastırdıkları bir eşcinsellik dürtüsü olduğunu da ekleyeyim. Sinirli, kavgacı veya sorunlu olmak tam manasıyla alfalık belirtisi değildir. Bıyıklı, göbekli koca koca dayıların içlerinde yaşayıp gizlediklerini görseniz, ağzınız uçuklar. Herkes önünü ilikliyor bu abileri görünce.

            Türkiye gibi hala hatır gönül işlerinin dönüp şark kurnazlığının tavan yaptığı ülkelerde gerçek anlamda maaşlı çalışarak zengin olmak bir hayal. Pek tasvip etmediğim pareto analizi (%20 – %80 kuralı)
            ülkedeki hatta dünyadaki ekonomiye hakim durumda. Sosyal medyada abartı şekilde ve sinir bozucu tiplerin yaşadığı hayatları sürekli izliyoruz, siz de görüyorsunuz.

            Red Pill de zaten “uçucaksın” demiyor kimseye, kendi de demiş zaten; alfalık değişken bir kavram. Böyle komplike ve değişkenleri bol bir kavramda o bahsedilen “alfa grubunda” da değişkenler olacak.
            Red Pill, erkeğin yaşadığı populasyon içerisindeki sirkülasyona dahil olabilmesini istiyor zaten.

            Red Pill, salt olarak “nasıl Dan Bilzerian olunur?” gibi sığ bir düşünce de gütmüyor. Aşırı mıymıy, mızmız ve kadınsı davranan erkeğe, hiç yoksa erkek gibi davranmasını söylüyor. Para ve kadın fazla materyalist. Feminenleşmiş adam, paraya veya kadına ulaşamayıp, en azından erkek gibi davransa dahi Red Pill başarıya ulaşmış demektir.
            Red Pill’in salt olarak aldığı odak noktası kadın ve para değildir.

            Başkasının genleri için enerjinden, psikolojinden ve maddi gücünden vazgeçmeyi çok başarılı buluyorsan, UNICEF iyi niyet elçisi olabilirsin.
            Malum, Afrika’da aç kalan çocuklar var. Ama herkes de kendi hayatıma devam etmeli. Herkes özel olduğunu düşünür ve genlerinin devam etmesini ister. Çok tabii bir istektir. Red Pill benim bu zamana kadar zihnimde oturtamadığım çok fazla şeyi tematik olarak öğretmiştir. Tamamen doğrudur diyemem, ama yüksek çoğunluğu doğrudur.

            Nefretinizi illaki dökecekseniz, bunu sağlam argümanlarla yapın. Meramınızı nasıl ve ne şekilde anlattığınız da önemli.

          2. Hocam başkası neden yazar bilemem ama ben kırmızı hapı tüm toplumu kucaklayacak, ülkemizi mutlu ve ataerkil yarınlara ulaştıracak bir öğreti kurmak için yazmıyorum. Amacım basit : hayatında mavi hap sebepli tıkanıklık yaşayan erkeklere, bizim hiç sahip olmadığımız bir maskülinite bakış açılı baba / abi figürü tavsiyesi sunmak. Hadi memleketteki 14 – 44 yaş arası erkeklerin yüzde 10u için bu bilgi birşey ifade eder diyelim. Çok daha fazla ama neyse. 2 milyon adam eder. Başkası gitsin en dandik ekşi sözlük yazarının bile cılkını çıkardığı muhafazakarlıkmış, az gelişmişlikmiş, sokakta yan baktı diye adam döven itlermiş gibi ulvi konularla uğraşıp bu erkeklerin umurlarında olmayan dertlerini görmezden gelsin.

            İşin aslı ben burda yazmaya başladığımda ayda bir iki bin erkek gelir ve yararlanır diyordum. Eylülde 2000 kişi gelip 10 bin sayfa girişi yapınca o noktaya ne kadar hızlı geldik diyordum. Geçen ay 36 bin kişi gelip 173 bin sayfa gezdi! Her ay ikiye katlanıyor ve nerede durur bilmem ama bu sayı bile benim yazma motivasyonum için yeterli.

            Bu tür yorumlar yapan insanların bu kadar kolay “bırak bu değersiz ve geçersiz konuları sen en dandik okey masalarında kafa yorulan ulvi meselelerimize bak” diyebilme sebebi, burada yazılanlardan faydalanan erkeklere ve onların dertlerine zerre kadar değer vermemeleri.

    6. Türkiyenin geçmişte yanlış yaptığı veya yapılmaya zorlanarak modernleşememesini, Amerika gibi gelişmiş ülkelerle karşılaştırarak ilişkiler konusunda pekiştirme düşüncen oldukça zavallı ve klasik, kalıplaşmış bir kişi olduğunu gösterir.( Yani aa bak geri bir ülkeyiz demekki herşeyimiz ahlakımız, inancımız onumuz bunumuz yanlış hemen değiştirmeliyiz diyen bir soytarısın )

      Bunun gibi çıkarcı tipler güç nerdeyse orda olmak isterler. Hani filmlerde baş karakter kimse ona aşık olan klişe kadınlar vardır ya ha onu kastediyorum.

      İkinci olarak hipergami konusunda senin dediğin gibi düşünelim. Senaryo şöyle bak :

      Kızlar özgür, hipergamileri yok, 10-13 yaşlarında cinselliği gelir gelmez sexlere başlasınlar, 17-20lerde +45 lerle yatsınlar. Sonra 30 larına gelsinler ve herşeyden bi haber saf bir salakla evlenip krediyi dayasınlar buna. İlişki esnasındada aldatmalar, küçük kaçamaklarda olsun (hani moderniz ya böyle şeyler vız gelir bize) Sence böyle bir ilişkiden gelecek çoçuk o….. olmazda ne olur?

      Sizin gibi iki yüzlü insanlar her ne kadar kabul etmek istemesede feminikleşmiş ve sadece işine gelen şeyleri kabul ederler. Ufak tefek gereksiz gruplarının yaptığı şeyleri işinize yaratıp diğer önemli konulara saçıyorsunuz.

      Ve şu redpill eleştirne gelirsek bana kalırsa daha çok kadınla sikişmek yerine asıl amacı daha az kadınla ama olabildiğince kaliteli ve uzun bir ilişki yürütmektir.

      Bir de şu saçma kendini beğenen, peygamber sözleri gibi yansıtmaya çalıştığın(sizi harcıyacam, siz aptallar vsvs) üslubundan vazgeç. Seni herkese kafa tutan gittiği yolda ayakta duran bir kişiymiş gibi göstermiyor aahhahssxcjfn Daha çok vasıfsız, basmakalıp, bir iki tane işe yarar bilgiyle diğer bütün düşüncelerini desteklemeye çalışan bir ezik gibi gösteriyor.

  7. Bu site fikirlerimi büyük ölçüde değiştirdi. Fakat kafamda hala soru işaretleri var.
    Bir soru cevap yayını yapsak harık olur.

  8. Nafaka ve Nazminatı kaldırabilecek hatta kaldırmayı teklif edebilecek bir merci var mı şu anda? Adamın götünü keserler valla.

    Şu hikayede sosyal medyanın payını çok büyük görüyorum. Her zaman dhaa yakışıklısı daha kaslısı daha zengini bir tık ötede. Bunları kolaylıkla elde ettiğini görebilen kadın neden sünepeler ile takılsın ki? Görmezden geldikleri şey ise bu çok talep gören erkekler ile uzun vadeli bir şey yaşayamayıp kullanılıp atıldıkları.

    Kırmızı hapı ucundan da olsa alan birinin bir daha ilişkilere eskisi gibi bakması mümkün değil. Şu dakikadan sonra saf salak aşık olmak falan zaten hikaye. Evlenmeyi teklif etme ihtimalim sıfır. fakat evliliğe doğru gidiyor gibi gözüken uzun bir ilişkim olursa evlilik imaları olursa gerçekten şunu sorarım. “Seninle neden evleneyim?”. Bu sorunun tatminkar bir cevabı yok gibi beyler. Erkenden kendimizi heba etmeyelim. Evlilik çok korkunç bir olay değil gibi. Fakat o imza çok büyük bir risk. İmza atmadan evlilik hayatı sürecek bir kadın da bilemiyorum.. Hayal gibi. Garantici çıkarcı varlıklardan bahsediyoruz.

  9. Yukarıda Red pill eleştirisi yapmaya gelen sikik şöyle demiş “Asıl redpill az sayıda güzel kadını erkeklerin istemesi ve çoğunun elde edemeyecek olmasıdır.” birader şişman sakat hasta falan değilse az da kendine bakıyorsa kadınların iyi kötü bir gideri olabiliyor. mevzu senin dediğin gibi değil malesef. Az sayıda güzel kadın var onu elde edemiyoruz ühü ühü durumu yok.” ben bana öğretildiği gibi düzgün bir adam oldum fakat ben elimi sikerken Mahmut neden dört karıyı sikiyor?” diyen ve gerçekleri görmeye başlayan erkekler var.

    “Türkiyede redpill olmaz. Muhafazakar kültürün olduğu özgürlüğün olmadığı yerde olmaz.” hemşerim bu bahsettiğin kültür kısmen de olsa baskılayabiliyor dürtüleri. Fakat kadının doğası Amerika’da da aynı burada da aynı. Etkilenme oranı değişebilir ama sen çıkıp orada var burada yok diyemezsin. Dersin de ciddiye alınmazsın söyleyeyim.

    ” Erkekler feminenleşti feminizmle demek nedir amk😂 türkiyede yolda bakınca kavga çıkaran adamlar mı feminenleşti?” Senin erkeklik ile femimenlik anlayışın şu ve devamındaki paragraftan bayağı anlaşılıyor. Erkek olmak dediğimizde bizim aklımızdan geçen kadın dövmek yolda kavga çıkarmak yan bakana saldırmak değil. Sen bayağı yanlış anlamışsın. Erkek nedir bunu da biz anlatmayalım sen penisi olana diye kodla kafana geç.

    Son olarak şuna değinmek istiyorum. “Los Angelesta skoru 100+ olan kadınla üniversitede 3-5 elemanla yatmış kızı aynı kefeye koyuyorsunuz. Türkiye de cum bucketi resmen bakire olmayan hatuna diyiceksiniz😂.”
    Birader bahsettiğin baskıcı kültür var ya hani. Akşam geç geldiğinde bile sıkıntı yapan, bakire eş isteyen VS VS.. bir Türk kızı bunca baskıya rağmen, hakim kültüre ters olduğunu bilmesine rağmen, ileride yaşayacağı sıkıntıları az çok tahmin etmesine rağmen 3-5-7 partner değiştirebiliyorsa(ki genelde bu dalgaya giren o sayıyı da geçer) biraz uçlarda yaşıyordur. Burada 10 partner ile ilişki yaşayan kadını Amerika’daki 100+ ilişki yaşayan kadına eş değer tutmak mantıksız değil. Hatta o Amerikalı örneğine uzak tutmak daha tutarsız. Bunun dışında daha da önemli bi kısım var bak. Amerika gibi rahat kültürlerde seks olağan gözükürken bizim insanlarımız ciddi anlamlar yüklüyor. Amerikalı abla ile bizim Türk kızlarında cinselligin bıraktığı iz aynı olmuyor haliyle bu varan bir. Daha da kötüsü salt çoğunluğun seksi olağanın dışında gördüğü için bahsettiğimiz üstteki (alfa dedikleri) en iyi erkeklerle yaşamaya çalışıyor. Ferrariye binen ablaya bir daha Mercedes de gelse yetmiyor. Al sana buradan nurtopu gibi bir alfa dul. Tatminsiz, geçmişe özlem duyan, depresif bir abla. Çoğunluğun gıpta ettiği Harika bir Mercedes olabilirsiniz. Fakat abla Ferrari’ye layık olduğuna bir kez inanmış. Şu denklemi bi düşünün derim.

  10. Harika açıklayıcı bir yazı olmuş. Çok şey anlatıyor ve bilimsel olarak bir çok kanıtla beraber gözlerimizin önüne seriyor.

    Bakın arkadaşlar beni yanlış anlamayın ama sizlere bir şey söyleyeceğim.

    33 yaşındayım ve bir şirkette yönetici olarak çalışıyorum. Altımda çalışan 100’e yakın insan var. Bu insanları tanıyorum. Bu insanların sevgililerini ve arkadaşlarını tanıyorum. Arkadaşlarının arkadaşlarını da işim gereği tanımak zorundayım. Bütün mülakatlara yazılı ve sözlü olarak ben ve IK’daki yani insan kaynaklarında ki personel girer. İnsan kaynaklarını bilerek kadın alırım. Çünkü erkekler hakikatten 2 bayan personel işe alınacaksa güzel olanı işe alıyorlar nitelikli olanı değil. Kadınlar birbirlerini çok iyi tanıyorlar. İş görüşmesinde bile işve cilve yada fiziksel görünüşüyle bir yere gelmek isteyen kadınları direk şap diye anlıyorlar. Hele benim gibi 40 yaş üstü bir IK’ya sahipseniz.

    Yaklaşık 10 senedir de bu sektörün içindeyim. Hayatımda hiç bir zaman , çalışma hayatımdan önce bile 80/20 kuralının değiştiğini, hipergaminin değiştiğini ve alfa siker beta öder kuralının değiştiğini görmedim. Erkekler artık bu şekilde yaşamaktan vazgeçmez ise böyle de devam edecek. Eğer sizde iş hayatında bir yerlere gelirseniz mutlaka IK’yı kadın, müdürlerinizi veya müdür yardımcılarınızı erkek alın. Neden derseniz; Kadınlar , kadınlardan emir almaktan nefret ediyorlar. Zannediyorlar ki ne kadar okursa okusun kaç dil bilirse bilsin ve ne kadar tecrübe sahibi olursa olsun yada niteliği ne olursa olsun bütün kadınlar aynı olacaklar. Birbirlerinin açıklarını arıyorlar resmen ya. Fiziksel görünüşünden vuramazsa niteliğinden, niteliğinden vuramazsa fiziksel görünüşünden ve hiç bir şey yapamazsa çamur – iftira atıyorlar. 10 sene içinde sadece 1 kere bayan müdürle çalışmayı denedik. Şirkette iç savaş çıkıyordu. Birbirlerini çok iyi tanıyorlar. O yüzden birbirlerinden nefret ediyorlar.

    Çok fazla uzatmadan şunu demek isterim. Eğer kırmızı hapla daha önce tanışmış olsaydım hayatım çok daha güzel olacaktı. Şu anki hayatımdan memnunum. Çünkü memnunluk yada mutluluk seviyem var erkek olduğum için. İşlerim yolunda gitmese bile yine kendimi bir şekilde düzlüğe çıkarmak için gayret ederim ve başaracağıma eminim. Kadınlar gibi mutluluk yada tatmin seviyesi sonsuz olan bir cins değiliz biz erkek milleti. Lakin ilişkilerim de davranışlarım , kırgınlıklarım, yorgunluklarım, tecrübelerim, bakış açım ve en önemlisi kız arkadaşlarım çok farklı olacaktı. 5 sene oldu kırmızı hapla , mgtowla ve redpill felsefesiyle tanışalı. Hayatıma o kadar ama o kadar çok fazla şey kattı ki…Sizlere çok teşekkür ediyorum. Kendinize çok iyi bakın ve kırmızı haptan şaşmayın.

    Saygılarımla

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *