Kırmızı Hapın 50 Tonu Bölüm III

  1. Bir kadının çekiciliği mutluluğundan, erkeğinki ise özgüveninden gelir. Sürekli avutulmayı bekleyen bir kadın, tıpkı ürkek bir adam gibi, çekiciliğini kaybeder.
  2. Erkekler değer kazanmak, kadınlar ise değerini korumak zorundadır. Kadının yaşı sorulmaz lafı buradan gelir. Zamanın geçmesi kadından çok erkeğe yarar.
  3. Bir kadını sürekli özlüyorsanız, onu zaten kaybetmişsiniz demektir. Bırakın gitsin. Sürekli özleyen taraf o olmalıdır. Yarışmacı değil ödül olun. Ödüller asla kaybetmez, yarışmacılar ise çoğu zaman kaybeder.
  4. Erkekler söz konusu olduğunda kadınlar piyano başındaki Mozart gibidir. Erkekler doğayla oynar, kadınlar erkekle. Erkeğin hedefi medeniyet, kadının hedefi erkektir.
  5. Ukalalık erkeğe yakışan ama kadının üstünde eğreti duran bir kıyafettir. Ukala erkek kadınlar için çekiciyken ukala kadın erkeklere çekici gelmez.
  6. Bir erkek karşısındaki kadını âşık etmek için ondan daha ukala olmalıdır. Kadınlara değer verilen kültürlerde kadın erkekten daha ukaladır, dolayısıyla böyle ortamlarda çoğu erkek kadınlar tarafından çekici bulunmaz.
  7. Erkeğin kadına göre daha ukala olması kadının dış görünüşten kazandığı üstünlüğü büyük ölçüde dengeler. Kadın da erkek kadar ukala olursa bu denge kaybolur. Kendini olduğundan büyük görmek bir erkeğin sevişme şansını asla azaltmaz.
  8. Bir kadın ona istediğinden daha az ilgi göstermenizi arzular. İstediği kadar ilgi göstermeniz durumunda ise arzusu kaybolur. Kadınlar, her dediklerini yapan erkeklerin ilgisini değersiz bulurlar. O yüzden tutumlu davranın; çünkü bir erkeğin ilgi bakımından çok cömert olması kolayken çok tutumlu olması diye bir şey söz konusu değildir.
  9. Kadınların beklentileri ve liyakatleri genelde birbirine denk değildir. Beklentileri her zaman layık olduklarını aşar.
  10. Eğer bir kadın kendi kararlarından ötürü erkeği suçlayıp sorumluluğu üzerinden atmak için bir sebep arıyorsa mutlaka bulur. Çünkü kadınlar daima sorumluluktan kaçarlar ve yaptıklarından dolayı hesap vermekten nefret ederler.
  11. Kadınların sizi hedefinizden uzaklaştırmak gibi bir huyu vardır, buna izin vermeyin.
  12. Genç kızlar ve kadınlar arasındaki fark, erkekler ve oğlan çocukları arasındaki fark kadar büyük değildir.
  13. Bir kadının görünürdeki ahlak anlayışı aslında erkekleri utandırıp caydırmaya çalışan bir mekanizmadan fazlası değildir. Düşüncelerinizden utanmayın, yoksa kadın suçu size yıkmaya kalkar.
  14. Kadınlar zayıf bir erkeği çekici bulamazlar; ancak erkekler kadınların narinliğini çekici bulur. Dolayısıyla cinsel açıdan eşitlik söz konusu değildir; çünkü kadının arzu duyması tamamen erkeğin yükü sırtlayarak güçlü olmasına bağlıdır.
  15. Bir kadınla erkek arasında sorun çıktığı zaman hatanın hep erkekte olduğu düşünülür ve sorunu erkeğin çözmesi beklenir. Suçun çoğu kadında da olsa toplum nezaket icabı bunu reddeder ve erkeğin sorumluluk almasını ister. Buradan yola çıkarak insanların bir kadını mantığa davet etmektense erkeği baskı altına almanın daha kolay olduğuna inandığını söylemek herhalde abartı olmaz.
  16. Kadınlar ilişkileriyle, erkekler başarılarıyla var olur.
  17. Kadının acizliği, sempati ve yardım etme isteği uyandırır. Erkeğinki ise, yardım edenler olsa da, tiksinti uyandırır. Bağımsız olmak kadınlar için bir tercihken erkeklerin böyle bir seçeneği yoktur.
  18. Kadına ihtiyaç duyan bir erkeği hiçbir kadın istemez. Kadınlar kendilerine muhtaç değil sadece kendilerini arzulayan erkekler ister. Bir kadına ihtiyaç duymak onu kaybetmenin en kısa yoludur, arzunun ihtiyaca dönüşmesine tahammül edemezler.
  19. Kadınlar daha muhtaç ve bu yüzden de daha tehlikeli olan taraftır. Çünkü büyük ihtiyaçları karşılamak büyük düzenbazlıklar gerektirir.
  20. Mantık erkeklerin âlamet-i farikasıdır, kurnazlık ise kadınların. Strateji de erkek aleminin ustalığıdır.
  21. Bir kadının cinsel cazibesi her şeyi elde etmesini sağlar. Bu yüzden çirkin kadınlar sefalet içindedir. Kadınlar bir erkeğin arzusunu uyandırarak istekleri ve duygusal ihtiyaçlarına ulaşırlar. Erkeklerse kadının arzusunu sadece cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için uyandırmaya çalışır.
  22. Kadınlar, statüsü düşük erkeklerin kendilerine ilgi göstermesinden tiksinirler, bunu da ahlak kılıfına uydurarak dile getirirler. Aslında bu tiksintinin temelinde güçlü bir adam tarafından seks objesi haline getirilme arzusu yatar. Zayıf adamın eli boş kalırken güçlü adam tüm cinsel isteklerini yaşar.
  23. Değerli bir adamı elde edebilmek kadınların tek varlık sebebidir; fakat hiçbir zaman en iyisini elde ettiklerinden emin olamazlar.
  24. Bir balkon, içinde otururken sokaktan bakıldığındaki gibi etkileyici görünmez, hipergami bunun farkında değildir.
  25. Günümüzde kadınlar erkeklerin yeterince erkek olmadığına ve erkekler de kadınların yeterince kadın olmadığına inanıyor. İki görüş de doğru, çift cinsiyetlilik çağımızın vebası.
  26. Bir kadın hiçbir şey yapmadığınız halde sizi aldatmakla suçluyorsa büyük ihtimalle kendi sadakatsizliğini size yansıtıyor demektir. Derhal terk edin.
  27. Kadınların oğullarını başarısızlığa sürüklemesinin sebebi, olaylara sadece kadın bakış açısıyla yaklaşmalarıdır. Sadece annesi tarafından büyütülen ve etrafında örnek alacağı bir adam olmayan erkek çocuklarının başarısız olması kaçınılmazdır. Bir anne oğlunu ne kadar sevse de ona tam anlamıyla rehber olamaz; çünkü erkeğin varoluşçu bakış açısını anlayacak soyut düşünce sistemine sahip değildir. Bu bir tercih değil kadın doğasının eksiğidir.
  28. Bir kadın eski sevgilisinin kendisinden sonra gelişmesini istemez, çünkü onu terkederek doğru tercihi yaptığından emin olmak ister. Yoksa hipergamisi yara alır ve hareketinden büyük bir pişmanlık duyar.
  29. Bir kadının vicdanına güvenerek doğru şeyi yapmasını beklemek salaklıktır.
  30. Kadın ne kadar zekiyse duygularını mantık kisvesine o kadar çabuk büründürür.
  31. Kadınların ruh eşi dedikleri erkekler, bilinçaltında yarattıkları yüksek statülü adamlardır. Erkeklerin ruh eşi yoktur, hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları kadınlar vardır.
  32. Bir erkek kazansa da kaybetse de risk almak zorundadır. Kayıtsız ve pasif kalmak kadınlara has bir ayrıcalıktır. Erkeğin performans yükümlülüğü vardır. Risk almak erkeklerin en temel özelliğidir. XY kromozomlarına sahip olmak bunu gerektirir. Uyuşuk ve tembel erkeklerin eli boş kalır.
  33. Erkeksi davranan kadınlar, kötü bir erkek örneğidir; çünkü erkeğin mantığını ve sorumluluk duygusunu almadan sertliğini sergilemeye çalışırlar.
  34. Bir kadın istediğini vermeyen erkeği sevmez; ama istediğini hiç direnmeden veren erkekten tiksinir.
  35. Bir kadın yaşlandıkça yüksek statülü bir adamla evlenme ihtimali azalırken yaşlanan erkeğin daha iyi bir eş bulma ihtimali artar. Kadınlar ilişki konusunda erkeklere göre daha zeki olduğundan kendi değerleri düşerken değeri yükselen erkekleri bağlayabilirler.
  36. Doğurganlık ve güzellik konusunda zaman kadının değil erkeğin tarafındadır. Kadınların ilişkiyi sürekli bir üst seviyeye taşıma çabası değerlerinin hızlıca düşmesinden kaynaklanır.
  37. Alfa erkek basit konularda gücü kadına bırakıyormuş gibi yaparken (perdenin rengini seçmesine izin vermek gibi) ciddi konularda ağırlığını koyar. Böylece kadın önemsiz konularda bile olsa gücün kendinde bulunduğunu sanarak egosunu tatmin eder.
  38. Eğer kazanan bir erkekseniz kadın en ufak sorununuzla bile ilgilenir; ama kaybederken ölseniz umrunda olmaz.
  39. Kazanan bir erkeğin kaba ve kural tanımaz olma lüksü vardır, hatta böyle durumlarda erkek hata yapsa bile kadın özür diler. Ama kaybeden bir erkekseniz kadın kendi hatalarından bile sizi sorumlu tutar.
  40. Kadınının karşısında zayıf kalan erkek, çocuğuna boyun eğerek hem onu hem de kendisini felakete sürükleyen ebeveyn gibidir.
  41. Bir erkek nasıl ki seksi kolayca elde edemiyorsa kadın da bağlılığı kolayca elde edemez. Erkekler kadını seks için baştan çıkarır, kadınlar da erkeği ilişki için baştan çıkarır. Kadın kur, erkek yatırım yapar.
  42. Duygusal olarak ne kadar ulaşılmaz olursanız kadın size o kadar yakın olur.
  43. Bir erkeğin benliğini kadın etkisinden korumasının tek yolu kadının amigdalasının yüzde 99’unu şok etmektir. Geriye kalan yüzde 1 zeki, psikopat veya mazoşist olur.
  44. Masumiyet kadınların en büyük illüzyonudur. Hele bunu özellikle ön plana çıkarıyorsa kesinlikle illüzyondur.
  45. Size âşık olmasını istediğiniz kadınlara karşı asla doğruları söylemeyin. Kadınlar bu dürüstlüğü kaldıramaz; çünkü kendilerini rahatsız edici bir gerçekle yüz yüze getiren erkekleri düşman olarak görürler.
  46. Kadınlar ayrılığı erkeklere göre daha çabuk atlatır; çünkü duygusal boşluklarını dolduracak birini bulmaları daha kolaydır, daha az yatırım yaparlar ve en beğendiği yönlerinizi bile unutacak şekilde hafızalarını yenilerler.
  47. Kadınlar iyi bir hizmetçi ve kötü bir efendidir. Bir kadına güç vermek felaket doğurur.
  48. Kadınlar her daim gücünüze sadıktır. Güce sahip olmak kadınlara sahip olmak demektir. Gücü bir kez kaybederseniz ihanete hazır olun.
  49. Yüksek enerjili dominant bir adam değilseniz kadınlar sizi sevmez. Kadınlar, ancak kendilerinden daha merhametsiz erkekleri sevebilirler. Böyle bir kişiliğe sahip olmadan başlanan her ilişki, aşka değil ekonomik çıkarlara dayalıdır.
  50. Bekâr kadın kendisine yatırım yapılmasını sağlayamamış kadındır. Bekâr erkek ise bu yatırımı yapmayandır.
Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Çeviri Manyağı

Sitenin anti-feminist ve gözlemci abisi, kardeşi. Kendisine thalesengeditor@gmail.com adresinden karı-kız meseleleri için ulaşabilirsiniz.

44 thoughts on “Kırmızı Hapın 50 Tonu Bölüm III”

  1. Eline sağlık, her erkeğin bu seriyi en azından birkaç kere okuması gerekli diye düşünüyorum.Kafamda birkaç soru işareti var.Anladığım kadarıyla kadınlar kendilerine duygusal olarak yatırım yapmayan ve kendilerine minimum seviyede ilgi gösteren erkeklere daha çok ilgi duyuyorlar.Ancak onlardan uzak durunca onlarda yaklaşmıyor.

    Şahsen çok güzel kızlara onları umursamadığım imajını çok sağlam verebildiğimi düşünüyorum.Ancak böylede sadece Ego tatmini oluyor.Nasıl bir erkek hem kıza ilgi göstermez hemde onunla iletişime geçebilir ki? Yani bir kıza yürüyerek ona ilgi gösterebileceğim kadar gösteriyorum zaten.Neden devamında benim bir ödül olduğum düşüncesine kapılsın ki? Zaten konuşan ve iletişimi başlatan benim.

    1. Kızla iletişime geçmeden kendini çekersen tabii kızın umrunda olmaz. İlk adım erkeğin görevi. Ama ilk adımı atmanın amacı kıza yaranmak değil “bak burada değerli bir adam var” mesajı verip kızın ilgisini çekmek. Ondan sonra ilgini kızınkinden daha az tutman lazım.

      1. Hocam peki sessiz adamı oynamak konusunda ne düşünüyorsun? Az konuşan kişi olmak iyi midir? Kimileri sakini oynayın derken kimileri sosyal olun diyor.Senin düşüncen ne?

        1. Sosyal olmak daha iyi, sessiz adamın eğer dış görünüşü iyi değilse pısırık görünür. Ama kızla birebir konuşurken onun daha fazla konuşmasını sağlayın sessiz kalmak işine yarar.

    2. Kızı umursamayıp sikine takmamakla, kıza bu özellikleri olupta yaklaşan erkek arasında fark vardır. Birinci erkek büyük ihtimal kasıntıdır.

    3. Bu yürüme paradoksudur. Erkek yürümesi gereken taraf iken nasıl “ilgisiz” olacak? İlgisiz olamazsın ama şu 2 şey olmalı kendi içinde :

      1 – Ben ondan daha iyiyim : sırf güzel diye bir kadını üstün ya da melek farzetmek bence en sefil beta düşüncesi. Aksi ispatlanana kadar kendini bu kızdan daha iyi farzetmen lazım ki doğru olan bu. Sen kendini biliyorsun. Kız ise bilinmeyen. Güzelliğe nötr olamayan erkek kızlara doğru ruh hali ile yaklaşamaz.

      2 – Kızı test etmek. Yukarıdaki ruh halinin doğal sonucu. Sen bu kıza ilk yaklaşansın ama onun senin gibi bir ödüle layık olup olmadığını anlıyorsun. Sonuçta sen kendini geliştirmek için çok çalışan, erkeklerin 90%sinden daha cesaretli birisin. O nasıl biri acaba? Tabii disiplinli biri değilsen böyle hissetmen zor. Eğer yaşça daha olgun ve birşey sahibi isen onu kendi içinde kullan. Üniversite okuyorsan mesela TR erkeklerinin 89%sinden daha eğitimlisin. Dün buraya bir arkadaş yazmıştı. 26 yaşında, 183 boyunda ve avukat. Ben böyle biri olsam bir kıza yürürken kafamın bir tarafında sürekli “ben 26 yaşında 183 boyunda avukatım görelim bakalım sen nesin?” plağı çalardı 🙂

      Bunlar kartları senin eline verir. Özellikle yürüme davetiyesi atan bir kızla konuşurken.

  2. Hocam bugün sevdiğim bir arkadaşımdan sevgililer günü kadını hoş etmelisin (içinden gelmese bile kutlamalısın,yemeğe götürmelisin) gibi şeyler duydum çünkü ben hiç girmem o şeylere, hayatımda kadın varsa da özel hiçbirşey yapmam. Böyle hareketler erkeğin değerini düşürür bence, şahsen bugünü umursamamanın hiç negatif etkisini de görmedim. Bu arkadaş kadın düşürme konusunda iyidir bu arada, uzun ilişkileri hep hüsran oldu ama. Kadına arzulandığını hissettirebiliyorsan zaten, böyle saçmalıkların haneye eksi yemek dışında bir getirisi olur mu?

    1. Muhtemelen tipten kurtardığı için başlarda kızı götürüp ardından böyle kadına değer ver saçmalıkları yüzünden ilişkinin devamını getiremiyordur bence. Kadın size tamamıyla aşık hale gelmeden yapılacak romantik hareketler beta olarak algılanır ve elinizde patlar.

  3. bu işin sonunda kadın düşmanı olacağım gibi geliyor, yavaştan tiksinti duymaya başladım. acaip derece de solipsist ve pragmatistler. bu da hayatta kalma içgüdüsü ve genlerini koruma içgüdüsü olabilir. lakin maskenin altındaki kimliği görünce insanda harbi tiksindirici duygular uyandırıyor. içten pazarlıkçı ve çıkarcılar. 60 yaşındaki evli ve 1 oğlan babası olan Yunan dostum bana hep şunu söylerdi “kadınlar sadece seks için vardırlar (yaşıyorlar)” bence cümleden öteye bakamıyorum artık kadınlara.

    1. Bende yavaştan o tarafa geçmeye başladım. Kadınlar fazla pragmatist ve güvenilmez. Erkeğin hep şu filmlerdeki kötü adam olmasını arzuluyorlar.Bunun tek alternatifi olarakta zengin erkeği kabul görüyorlar.

      Dostlar bana kalırsa özellikle 20li erkek kardeşlerime sesleniyorum aşk, meşk, uzun ilişki falan vs gibi risklerden uzak durun. Ben hep uzun ilişki düşünen adamdım ama şimdi anlıyorum ki uzun ilişki 28+larda gelecek bir kart.

      Hedefinize giden yolda kadınların önünüze çıkmasına izin vermeyin.Ha kadınlarla çıkmayın demiyorum ama ya kısa sürede bağlanmadan çıkın yada istediğiniz erkek potansiyeline ulaşana kadar sadece gözlemleyelin.(tabiki de sürekli gelişin)

      Bu yaşlarda çıkıpta 6 yıl oh kebap mis gibi ilişkim var demeyin sonra birden statü bahanesine hayatınız kayar :/

    2. Bu bilgilerle sizin yaşınızda iken ilk karşılaştığımda kızlar acayip gözümden düşmüştü ama sıradan insanlığa düşürmüştü ve bu da kızların yanında heyecanlanmamı bitirmişti. Hatta kendimi onlardan daha iyi görmeye başlamıştım ki bu da bana avantaj sağladı.

      Fakat sıradan kızlara öfkelenmeyin. Dünya bu, şartlar bu. Zamanında bir budist rahipten duymuştum. “Herkes dünya çok kötü bir yer oldu deyip duruyor. Burası samsara (ızdırap diyarı), ne zaman iyi bir yerdi ki?”

      1. Bi de gençler siz twitter’da instagram’da gördüğünüz ilgi orospusu tiplere bakıp da umutsuzluğa düşmeyin. Evet kadınlar hipergamik vs deyince insanın morali bozuluyor ama hala tanışınca gayet güzel ilişkiler kurulacak kızlar mevcut. Yapmanız gereken mümkün olduğunca kız tanıyıp seçici olmak. Tecrübe çok önemli, her seferinde daha iyisini bulmaya başlıyorsunuz.

      2. O zaman takip ettiğim ve entrylerin altına imzağımı attığım bir sözlük yazarından gelsin:
        bok gibi param var, sefa pezevengiyim, kapitalistim, 40 yıllık sikiciyim, hayatım ıslak amcıkların içinde sırt üstü yüzerek geçti. kadınların peşinde koştuğu zengin aile oğlancığı da oldum, kadınların alay ettiği fakir amele de oldum, kadınların evlen benimle diye yalvararak kapısında yattığı, rakip kadınların saçını başını yolduğu varlıklı, karizmatik, gözde bekar iş adamı da oldum.

        istediğim her kadını sadece birkaç cümle ile baştan çıkaracak kadar yakışıklı, karizmatik, ağır eğitimli, yüksek bilinçli, gezip tozan, lüks içinde yaşayan tam bir orospu çocuğuyum.

        doğduğum andan beri red pill feslefesine sempati duyuyorum. evet, anamın götünden çıktığımdan beri kadınlardan tiksiniyorum. kadınların iç yüzünü ortaya döken her akımı, insanoğlu medeniyetinin doğru yolu bulma çabası içindeki değerli bir hamle olarak görüyorum. kadınlardan tiskiniyorum. ama ne yazık ki malafingom hala taş gibi ve kadınları yatağa atabilmek için onlardan tiksindiğimi belli etmeden sinsice rol yapmam gerekiyor, o nedenle gerçek hayatta trp söylemlerini kullanmıyorum.

        robotlar gerçek kadınlar kadar iyi seks yapabilmeye başladığında, ortamların amını götünü kıra kıra kadınlara karşı devrimi başlatacak uyuyan hücreyim.

        sözlüğün zengin koca avcısı leş karıları da boşuna mesaj atmasın, buradan hiçbir kadınla buluşmuyorum, görüşmüyorum, diyaloğa dahi girmiyorum. enerjinizi boşuna bana harcamayın ablalarım.

        kadın düşmanlarını sivilceli moron ergenler gibi göstermeye çalışan dezenformasyonlara inanıp da bu felsefeden korkan ergen oğlanlara da bir mesajım var. milyarlarca dolar serveti kontrol eden dünyanın en zegin iş adamları, en karizmatik adamları, en güçlü insanları, hayran olduğunuz pek çok erkek, neredeyse bütün bilim adamları, hatta bilim kadınları, bakın bilim kadınları diyorum, aslında kadın düşmanıdır ama bunu hiçbir zaman sesli dile getirmezler, aksi halde kalabalık moronlar sürüleri tarafından lince uğrayacaklarını bilirler.

        hayatını bilim üretmeye vermiş, kalın ders kitapları arasında ömür geçirmiş, en büyük eğlencesi kütüphanede sabahlamak olduğu için partilere gidememiş, hoşlandığı çocukların inek diye alay ettiği, üniversitelerde bilim peşinde hayat harcayan kadınların, bütün ömrünü makyaj, moda, magazin pisliği, dedikodu, pop şarkıcılarının ve topçuların hayatını takip etmekel geçiren moron karıları sevebileceğine gerçekten inanıyor musunuz? dünyanın en büyük kadın düşmanları, bilim kadınlarıdır.

        dünyanın düzeni, maalesef, tüketici kadın kavramı üzerine kuruludur. kadınlara mal satabilmemiz için onların aptal olması gerekiyor, aksi halde bugün varolan şirketlerin %90’ı iflas eder. dünya ekonomisi çöker, bugün bildiğimiz dünya düzeni biter. komünizm benzeri, karne sistemine dayalı, muhtemelen blockchain sistemiyle işleyecek bir “ne ürettiysen o kadar tüketebilirsin” sistemine geçiş yapmak zorunda kalırız. o yüzden, yasalar kadınları dünyanın en büyük servetini koruyormuş gibi “korur.” yani onların akıllanmaması, bilinçlenmemesi, o dev tüketici kitlesinin kaybolmaması için her şeyi yaparlar. işte bu yüzden dünya düzeni kadınlara düşmanlığınızı açık açık beyan etmenizi hiç hoş karşılamaz. bunu yaptığınız anda sizi sapık, tecavüzcü, mal, sivilceli ergen, pis şişko, katil, manyak, şizofren gibi imgelerle itibarsızlaştırır.

        henüz gençseniz, aklınızı kullanın. kadınlara tapınmayın, kadınların sizi cinsel dürtüleriniz nedeniyle tuzağa çekip hayatınızı çaldığı düzene kendini kaptırmayın. sinsi olun. akıllı olun. ne yazık ki yasalar sizin yanınızda değil ama bu köle düzeninden kurtulmamıza az kaldı. sikiniz amcıkların içinde ama gönlünüz direnişte olsun.

    3. Yani kadınların gerçekte ne olduğunu görüpte kadın düşmanı olmak, bir akrebe niye soktun beni diye kızmak gibi bir şey. Buna gerek yok kadınların doğası böyle. Kadın düşmanı olmanın aksine onları böyle kabul edip sevmeniz lazım.

  4. “Masumiyet kadınların en büyük illüzyonudur. Hele bunu özellikle ön plana çıkarıyorsa kesinlikle illüzyondur.” yediğim kazık ve yine sonrasındaki illüzyonu anımsadım :)) eski günler..

    Yukarıda sessiz adamı oynamaktan bahsedilmiş. Şahane bir tip, zengin bir görüntün yoksa ezik, pısırık der geçerler dostum. Vücud dilinden seni anlayamazlar. Keza şekil bir model değilsen kimse sikine de takmaz..

  5. hocam anladığım kadarıyla büyüme aşamasında yakınında bir erkek figürü olmadan büyüyen erkek çoçukları hayata çok geriden başlıyor ve kapanmadı zor olan yaralar alıyor. Bu yaralar kişinin geri kalan tüm yaşantısına nüfus ediyor. (iş,aşk,sosyal). Kendimden örnek vermem gerekirse annem ve kız kardeşimle büyüdüm baba figürü (dayak,alkol,hayatta dikiş tuttramamış,metres hayatı olan,defalarca cezaevine girmiş çıkmış, faydasız bir insan). tüm ergenliğim babam gibi olmayacağım ben motivasyonu üzerine kuruldu. Büyük resme baktığımda iyi bir üniversiten mezun olup alanında lider firmada çalışmaya başladım, hayatım düzene giriyor gibi, hobilerim var, kendimi geliştirmek için tüm kaynaklarımı kullanmaya çalışıyorum. Fakat olmak istediğim kişiye evrilmeye
    çalıştığım her an, geçmişin yaralarının bıraktığı izleri görüyorum ve flashbackler yaşıyorum. Aşağılık kopmleksim, üzerimde eğriti durduğunu düşündüğüm yıllardır onaramadığım özgüvenim (dışardan belli olmasa bile), ufak bir hareketimde annemin babanın kanını taşıyorsun işte neolcak şaşırtmadın gibi sözleri ve benzer bir ton şeyi bilincimden silemiyorum, onaramıyorum. Babam gibi olmayacağım diye çıktığım bu hayali savaşta çok toprak,ganimet (meziyet) kazanmış olsam da başkentimi yitirmiş bir devlet gibi hissediyorum. Nasıl hissettiğimi tam olarak aktaramamış olabilirim fakat çok insanın benzer dertlere sahip olduğunu düşünüyorum. aileiçi şiddet,kumar, anne-babanın birbirlerini aldatması,boşanma,öldürmeye teşebbüsler,baba figürünün olmaması, özgüvensiz yetiştirilen çoçuklar, uç noktada ekonomik sorunlara maruz kalma vs gibi şeylerle 25 yılı geride bırakmış biri olarak zihnimdeki hesaplaşma (kendimle,babamla,hayatla)
    hiç bitmiyor. Benim gibi hayatının büyük bir bölümü benzer sorunlara maruz kalmış insanlar için bir çıkış yolu yok mu sence?

    1. REDD Merhaba. “ufak bir hareketimde annemin babanın kanını taşıyorsun işte ne olcak şaşırtmadın gibi sözleri ve benzer bir ton şeyi bilincimden silemiyorum” dostum annenin etkilendiğini bile bile(bunu tahmin etmeme, anlamama ihtimali düşük bence) bunlara vurgu yapması çok ilginç. Aklıma skepticonun dırdır(shit test) başlığında narşist anne-erkek çocuk yazısını getirdi. Çok alakalı mıydı bilmiyorum fakat akşama doğru bakıp aktarmaya çalışacağım.

      Şu söyleyeceklerimi bir çok erkek onaylamayacaktır. Şuna değineceğim annelerimiz de birer kadın. Onları da yeri geldiğinde herhangi bir kadın gibi idare edebilmek, testleri savuşturmak lazım . Anne dahi olsa sınırlarını bildirmeli, arada diş göstermeli diye düşünüyorum. Kendi yuvasında dahi kendisine saygı duyulmasını sağlayamayan bir insanın ev dışında bunu sağlaması zor. Kendi kalesinde(evinde) saygı görmeyen bir insanın dış dünyada bunu sağlaması, içselleştirmesi zor..

      Sorun site yazarlarına idi sanırım. fakat bir yoldaşın olarak fikirlerimi belirtmek isterim. Saygılar.

      1. Linç edilme pahasına söyleyeceğim bunu ama özellikle Türkiye’de anne ergenlikten itibaren araya mesafe koymazsan erkeğe yarardan çok zarar veren biri. Araya mesafe koyun. REDDin durumunda anneler biliyorum. Bu annelerde babaya olan nefret erkeğe olan nefrete dönüşür ve bu nefretin de muhatabı en yakındaki erkek olan oğlan çocuğu olur. Evde baba figürünün kadın ruhsal dalgalanmalarını bastırmadığını ve küçücük çocuğun bir de.bunlara maruz kaldığını düşün.

        Ama anneyle ve ablayla uğraşmak REDDin durumda kolay aslında. Onlara haddini bildirmeye gerek yok zira 25 yaşında bir erkeğin artık anne ve kız kardeşi ile aile olmaması lazım. İyi kötü farketmez.

    2. Benim sen olayları rasyonelize edemiyorsun ya da olduğu gibi kabullenmek istemiyorsun. Kadınsal düşünceler, nörobiyolojik hormonlar ve duygusal çerçeveden bakman bunu gösteriyor. Baba figürünün olmayıp anne ve ablalarla yetişme sendromu sen de fena zehirlenme bırakmış. Ben senin yerinde olsam uzun periyotlarla kendime uygulayabileceğim hedefler koyarım. Bunların dışında hobilerime vakit ayırırım ve aklında dünyayı gezmek gibi bir planın varsa onu gerçekleştirmek için uğraşırım.

      1. Bu dediğin zehir Türkiyede çoğu erkeğin içinde var. Türkiyede baba inanılmaz fonksiyonsuz, kesinlikle rol modeli falan derdi olmayan ve çocukları anneye bırakmış bir figür. REDDin yaşadığı durum kötü ama şansına TRda yaşıyor. Babası böyle sorunlar çıkarmayan elemanlar bile o kadar rol.modelsiz ve kadın elinde büyümüş ki sandığı kadar geride değil aslında.

    3. Sözlerinin Erleri yazısını okudun mu? Senin ve Türkiye’de oranı yüksek olan senin gibiler için yazıldı o.

      http://erkekadam.org/2017/11/27/sozlerinin-erleri/

      Çıkış yolu var ama daha zor tabii. Öncelikle hemen evlenme. Senin durumunda bir erkeğin temel problemi masküliniteden nefret etmek ve kadınları üzememektir. Kadınlar bu ikisini sömürür. Bu mantalite ile evlenilen kadın genelde ruh hastası çıkar.

      Rollonun o yazıda dediği çok doğru. “Acımasız ve deneyime dayanan gerçekler ile ergen bakış açısının bu zehirinden çıkmaları mümkün olabilir. ” Senin tek farkın ortalama bir erkeğin kadın doğasını anlaması için 2 kazık yemesi gerekiyorsa senin 3 kazık yemen gerekiyor. KH bilgisi ve senin geçmişinden gelen davranışların nasıl başarısız olduğunu bizzat yaşarsan düzelirsin.

    4. Bu arada. Anlattıklarından gördüğüm kadarıyla acilen annen ile arana mesafe koyman lazım. Ayda 1den fazla görme anneni. Gerekirse şehir değiştir. Bu çok önemli bunu yapman lazım.

      Benim peder beyin durum seninki kadar ağır değildi ama sana benzer bir durumu ben de yaşadım. Güven bana, anneni sev, sırtını dönme ama.hayatından çıkar. Buna ağır bir.duygu sömürüsü ile karşılık verecektir hazır ol. Eğer.duygu sömürüsünü aşarsa seni aşağılayarak çemberde tutmaya çalışabilir. Buna da hazır ol.

      Gerçi 25 yaşında her Türk erkeğinin annesinden uzaklaşması lazım. Bu sana özgü birşey değil.

      1. Üniversiteyi aile ile aynı şehirde bile olsa birkaç arkadaş bulup ayrı eve çıkarak okumak ve bir daha da baba evine dönmemek en doğru hareket. Yok başım sıkışırsa ailem var falan gibi düşüncelerden acilen sıyrılmalı.

    5. Bu arada iyi bir üni ve iyi bir kariyer ile TR erkek egemenlik hiyerarşisinin tepe 5%sine girersin zaten. Alfa siker beta öderin betası ol demiyorum ama tepe 5% içinde olduğun gerçeğini ukalaca hiç aklından çıkarma.

      1. Hocam yazdıkların haklı, linç falan edileceğini sanmıyorum çünkü anneler dediğin gibi 50 yaşına da gelsek ben anneyim deyip her bokumuza karışıyor.

        Dediğine bi ekleme yapayım. Muhafazakar anne de narsist anne kadar sıkıntı. Sırf kendi düşünce yapısına uymuyor diye bir kızla ilişkini sürekli eleştiriyor. Halbuki sen kırmızı hap almışsın kızı idare etmeye çalışıyorsun ve kendine de arzuyla bağlıyorsun. Geçmişte yediğin hatun kazıklarından sonra ilk defa adam akıllı ve ağırlığını koyup saygı gördüğün, sadaka öpücüğü ile idare etmek zorunda kalmadığın bir ilişki yaşıyorsun. Ama anne hala 1950’lerin “kızla erkek evlenmeden görüşmez” kafasında olduğu için (çünkü kendi öyle evlenmiş, en ufak itirazda biz sevgili olup mu evlendik diyecek) sana sürekli laf sokup ahlak dersi verince insan sikerim ilişkisini de evliliğini de moduna giriyor.

        Benden resmen bir hatunu tamamıyla aşık etmeden, vajinismus mu çıkacak, erkeklerden korkan paranoyak manyağın biri mi çıkacak, ya da vücudu arzu duyamayacağım biri mi çıkacak bilmeden körlemesine evlenmemi bekliyor. Kaç kere kadın erkek ilişkisi dinamiğini anlattım, tamam evlilik ben de istiyorum ama bir kızla en azından 2 sene çıkmadan, tanımadan, bana olan arzusunun devamını görmeden asla görücü usulü evlenmem dedim. erkek girişken davranıp bir şeyler yapmazsa evlilik mutlu olmaz dedim. Hala sen bekle kısmetin seni bulur kafasında. Ona kalsam zaten daha bulacak amk ufacık memleketinde tanışacak güzel bir hatuna zaten zor denk geliyordum artık nereden bulacaksa beni.

        Annemi dünyada kimseye değişmem, herkesin annesi de öyledir eminim ama yukarıda çeviriye de yazdığım gibi bir annenin kadın bakış açısıyla erkek işine karışmaktan vazgeçmesi lazım. Zaten eleştirilerine kulak asmayıp memnun olduğum ilişkimi devam ettirdim, şimdi o da sağlam durduğumu gördüğü için artık eskisi kadar kızamıyor. Fakat başta yaşanan sorunları hatırladıkça hayatıma müdahale edildiğini düşünüp öfkeleniyorum, elimde değil.

    6. https://kirmizihap.org/dirdir-8-bolum-anne-cocuk-dinamigi/ burada anne-erkek dinamiği var. Bunun dışında dırdır başlığının anne-kız dinamiği(anne çocuk dinamiği esasında ikisi de) ve diğerlerini de oku derim boş bir vaktinde. kendinden bir şeyler bulacağına inanıyorum.

      Hayatın boyunca baban gibi olmaktan kaçmışsın. Babana benzediğin iması bile seni yaralıyor. Bir şekilde boşanmak zorunda kalan çiftlerde annenin babayı öcü olarak empoze etmesi anlatılır bu mecralarda denk gelmişsindir. Sen de buna maruz kalmış olabilir misin ? Babanın evden kopmasına ve aile babasından uzak bir profil çizmesine sebep olan hareketler tek başına babanın hatası mı? Annenin buradaki rolunü hiç düşündün mü? Ben baba ile zamanında çok çatışmış aylarca görüşmemiş biri olarak, baba ile barışık olunması gerektiğini savunuyorum. Baban gerçekten benzetilmesi bile tiksinç bir insan mı bunu objektif bir şekilde değerlendir derim.

  6. MGTOW dürtülerim tekrar devreye girdi şu seriyi okuyunca. Yine “attığım taş kaçırdığım kurbağaya değmeyecek” demeye başladım ve sanırım haklıyım. Kadın düşmanlığına evirmeyin; nefret ve saldırganlık, ilerleyen süreçte başınıza dertler açabilir. En fazla kendinize zarar verirsiniz.

    Kendime kadar yaşayıp, göçüp gitsem daha iyi galiba. Bunlar çok yorucu ve uğraşmaya değmez. Ama yine de neyin ne olduğunu bilmek her zaman iyidir.

    Mahmut abi, maillerine bir bakar mısın?

  7. Bugün aklıma geldi bir erkek çıtasını Alfa’lığa yükselttiğin de beta olma durumuna tekrar düşer mi? Alfa oyununu hayatı boyunca sürdürebilirliği var mı?

    1. Düşer tabii. Alfa safları çok dinamiktir. Çıkmak zor düşmek kolaydır. İlişkiye alfa girip betalaşan çoktur mesela.

      1. Alfalığın da seviyeleri var sanki. Yani daha üst seviye bir alfa alt seviye birkaç alfayı bastırıp yönetebilir ama bu alt seviye alfaların betalaştığı anlamına gelmez herhalde. Bir de sigma hadisesi var enteresan.

  8. @Piskletci
    Teşekkür ederim tüm yorumların için “Kendi yuvasında dahi kendisine saygı duyulmasını sağlayamayan bir insanın ev dışında bunu sağlaması zor. Kendi kalesinde(evinde) saygı görmeyen bir insanın dış dünyada bunu sağlaması, içselleştirmesi zor.” şu sözüne yüzde yüz katılıyorum.

    ” Babana benzediğin iması bile seni yaralıyor” evet ne zaman benzer sözleri duysam ilk olarak zihnimde verdiğim savaşı kaybetiğim, başarısız olduğum ve babama benzediğim düşüncesi parlıyor ve zaten yamalar içerisinde olan kendime saygım,özgüvenim bir bıçak darbesi daha alıyor.

    Anne ve babamı değerlendirirken de objektif bakmaya çalışıyorum . Açıkçası nerden baksam ikisi de elimde kalıyor.

    @Erkek Adam
    Tavsiyelerin için çok sağolasın dostum. Sitedeki tüm yazıları okudum tekrar tekrar arada dönüp okuduğum oluyor. Verdiğin linkleri bir kez daha okuyacağım ilk fırsatta. Üniversite döneminde tek başıma eve çıkmıştım 5-6 sene uzak durma imkanım oldu fakat tekrar eve geri dönme kararı almamın sebebi harcamaları kısıp birikim yapmak. Pilot olma gibi bir hedefim var bir sürecin içersindeyim olurda ulaşamazsam, yurt dışında şansımı denemeyi düşünüyorum. Bu birikime ihtiyacım olacak. Bir süre daha maalesef aynı evi paylaşmak zorundayım. İletişimi min indirmek yapabileceğim birşey. Onun dışında başka ne yapabilirim bilmiyorum.

    yorum yapan diğer herkes de sağolsun.

  9. Bu yazıyla beraber bu sitenin değeri arttıkça arttı. Çeviriler inanılmaz kaliteli olmaya başladı her yazıda insanlar bu kaliteyi beklemesin sonra 🙂

  10. Manosphere camiası olarak araştırmalar yapıyoruz kitap okuyoruz kendimizi geliştiriyoruz.
    Peki bunca gelişim normal bir erkek ve kadın ilişkisi içerisinde biz erkeklerin olması gereken seviyeye çıkması için mi yapılıyor yani kaybedilen benliğimizi bulmak için mi yoksa kadın erkek ilişkisini tamamen erkek lehine çevirmek mi ?
    Çok düşündüm ama bir cevap bulamadım

  11. Hocam ben 18 yaşında ve yazılarınızı 5 aydır ilgiyle takip eden birisiyim. Aklıma takılan bir soru var. Kırmızı hapı yutan erkeklerin daha çok MGTOW eğilimli olması Turkiye’de yaşadığımız için mi? Çünkü ben ingilizce blogları da takip ediyorum ancak bu şekilde değil onlar için durum. Ben mi yanlış değerlendiriyorum acaba?

  12. Arkadaşlarım hepinizin anlattığı hikayeler ve Sizler çok değerlisiniz Çünkü çok güzel şeyler anlatılıyor ve çok güzel bir şeyler yazılıyor Bu blogta ama şehir ortamında yaşadığınız için benim gibi küçük bir kasabada yaşamadığınız için çok çok mutlu olmalısınız. Ortamımda bir bilemedin iki kız var.. geçen Çok komik bir şey oldu çalıştığım firmada Dağ başı bir yer öyle söyleyeyim masa başı bir işteyim muhasebeci hatun kişi ve beş kişiyiz toplam da çok yakışıklı larda var vasat da var erkekler içinde muhasebeci hatunla iyiyiz..bizden hariç birde şantiye ekibi var diğer elemanlar..bu hatun şantiye ekibinden hızlı horoz diye bir abi var ..hızlı horoz vurucuymuş ben 1 ay sonra geldi bende yeniyim ama abi meşhur muş..küfürbaz her gece içen 5 yada 6 evlilik yapmış bir sürü çocuğu olan 65 yas civarı birisi hatun ofisteki diğer tanıdığı yakışıklı lardan borç alıp ilk önce herifle otele gidip orada yiyişip yiyişip geldi sonra bu abi hatuna herkesten para toplatıp çekti gitti..tabi bunların çoğunu sonradan öğrendik..😁bu hatuna yakın bi yakışıklı kardeşim de birgün benim degerimi anlayacak gibi bir laf etti..yaşlı çirkin evli sahtekar acımasız bi adam yakışıklı dürüst on numara deyebilecegimiz bir kaç kişiýe nal toplatıp çekti gitti hatta hatun benide götür demiş ama..😁 yorumları nızı bekliyorum

  13. Hocam daha da detaylı ve birçokları var bende tabi içinde birazcık bende varım ama utanır insan söyleyemez herşeyi😀

  14. Hocam herifi gorsen zayıf çelimsiz birisi ama hızlı horoz işte öyle söylüyor lar..inanılmaz küfürbaz.
    Bizim yakışıklı erkekler bu hatunun yanında ağzını açmazken efendi ve terbiyeliyken cici çocukken hatun bunları hiç görmedi loser oldular gözünde…

    1. Zaten bizim gerizekalı erkeklerimiz nezaketle, saygı göstermekle hatun düşürülemeyeceğini anladıkları gün kırmızı hapın en yüksek dozunu almış olacaklar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *