Sosyal dominantlık ve dominant olmanın yolu

Dominant olmak konusunda çok soru geliyor ve çoğu sorudan anlaşıldığı kadarıyla dominant olmak oldukça yanlış anlaşılıyor. Bu sadece bize özgü bir problem değil. Global kırmızı hap camiasında oldukça yanlış anlaşılan bir kavram dominantlık. Çoğu erkek dominantlığı astlarına ya da içinde bulundukları grubun daha az dominant erkeklerine karşı emirler yağdırırken yanlarındaki kadının onları izlemesi ve bunu sosyal statünün bir kanıtı olarak görüp o adamla hemen yatma isteği duyması gibi algılıyor. Arkadaş grubunda nasıl dominant olurum sorusu soranların çoğunun bu yanlış anlamaya sahip olduğunu düşünüyorum.

Nasıl sosyal dominant olunur sorusu mesela Eğlenen Ustalık yazısında çok gelmişti. Bir başka sıkça sorulan soru da erkeklerin erkeklere nasıl davranması gerektiği konusu. Bunlar genelde dominantlıkla ilgili ve soruların cevapları basit, ama uygulaması çok zor.

Dominantlığın en önemli 2 kaynağı ve geliştirme yöntemi vardır : Disiplin ve duygusal dokunulmazlık.

Disiplin

Disiplinli olmak, kendine egemen olmak demektir. Kendine egemen olamadan dominant olmaya çalışan erkek dışarda anca dominantlık taslar. Sonunda da tabii grup tarafından ağzının payı verilir. Nasıl daha dominant olurum sorusunu soran adam eğer disiplinli değilse, yani yapmak istediği şeyleri (örneğin ağırlık kaldırmak, derslerine çalışmak, vs.) yapması gereken zamanda yapmayı ve yapmaması gereken şeyleri yapmamayı beceremiyorsa (sigara içmemek, porno izlememek, vs), sorusunun cevabı basit : disiplin. Disiplin yoksa, dominant olmak da yok. NOKTA. En azından kendini disiplin altına almadan dominant olman mümkün değil. Hayatının disiplin altına alamadıktan sonra, şöyle kazak erkek davranayım, şöyle sert erkek olayım diye tüyolar aramak nafile çaba. Tekrar ediyorum. Disiplin yoksa dominantlık da yok. Eğer grup içinde ezilen biriyseniz tabii diklenmeniz gerek ya da grubu terk etmeniz. Ama disiplinsiz biriyseniz, ne yapacağınız ya da yapmanız gereken şey belli. Disiplinli olmak. Disiplin yoksa, niye dominant değilim diye sormak çok absürt. Ya da disiplinli olma kısmından kaytarıp yine de dominant olmanın yollarını aramak.

Duygusal Dokunulmazlık

Dominant olmanın çok sevdiğim bir tanımı daha var :

DOMİNANT OLMAK demek en temelde kadınların ve aslında diğer herkesin üzerinizde, özellikle ama özellikle, psikolojiniz ve duygularınız üzerinde, hiçbir ETKİ VE GÜCÜNÜN OLMAMASI demektir.

DOMİNANT OLMAK demek sizin üzerinizde sadece sizin gücünüzün olması demektir. Ben buna DUYGUSAL DOKUNULMAZLIK da diyorum. Duygusal gücün bir alt kümesidir.

Bu ikisi üzerine ek olarak sorumluluk almaktan ve karar vermekten de çekinmezseniz, grup içinde dominant biri haline gelirsiniz. Unutmayın, insan topluluğu kurt sürülerinden çok daha karmaşık bir sosyal grup. Özellikle kaba ve açık güç gösterileri şeklinde dominantlık, topluluk tarafından reddedilir.

Dominant olmak, emir ve istek yağdırmaktan ya da insanlarla ağız dalaşına girip zaferle çıkmaktan çok daha fazlasıdır. Dominantlık disiplin ve duygusal dokunulmazlıktan geldiğinde konuşmanıza, suskunluğunuza, kıyafetinize, kariyerinize, sosyal statünüz gereği muhatap olduğunuz insanlara karşı tavırlarınıza, hoş gördüğünüz veya görmediğiniz şeylere yansır. Hareketlerimiz ne kadar dışa dönük olursa insanların (ve özelinde kadınların) o kadar dikkatini çekeriz gibi bir düşüncemiz var; fakat aslında insanlar hareketlerimizin ince ayrıntılarına düşündüğümüzden çok daha fazla dikkat ediyorlar. Yani az hareketle çok iş başarmak mümkün ki dominant ve karizma birinin alametifarikası budur.

Bu açıdan baktığınızda, dominant olmanın neden kontrol manyağı ya da aşırı kıskanç olmak ile ilişkili olmadığını anlarsınız. Kontrol manyağı ve aşırı kıskançlık ÖZGÜVEN eksikliği göstergesidir. Bir erkeğin kadınını kendine gerçekten bağlayacak arzuyu onda uyandıramaması / uyandıramayacağına inanması ve bunun yerine o bağı zorla kurma ihtiyacının sonucudur. Dominantlıkla da alakası yoktur.

Bu dışa dönüklük ve güç gösterisi yanlış anlamalarını şu tür sorularda hissedebilirsiniz:

hocam peki alfa erkeği arkadaşlarına karşı nasıl davranıyor?? Bütün betaları etkisi altına mı alıyor yoksa onların yanında normal mi takılıyor? Veya arkadaşlarını vezir/rezil yapabiliyor mu? Kısaca arkadaşlarının yanında nasıl davranıyor.

Öncelikle bu sitede defalarca belirttik. Alfa davranışlara sıfattır, insanlara değil. Tamam alfa erkek lafını biz de çok kullanıyoruz ama bunu kullanırken bu ayrım hep aklımızda. Alfa davranışlar ve alfa davranışları çok daha fazla ve tutarlı şekilde sergileyen erkekler vardır ve biz bunlara alfa diyoruz.

İnsan alfası deyince kafanızda kurt sürüsünün alfası gibi bir erkek canlanmasın. Birincisi, insanda alfa davranışları, alfa kurt gibi arada sırada diğer kurtları ısırıp haddini bildirerek olmaz. Yukarıdaki gibi disiplin ve duygusal dokunulmazlıkla, grup içinde ittifakları koruyup beslemek ile olur.

İkincisi, insan gruplarında birden fazla alfa karakterli erkek olabilir. Elit komando takımlarını düşünün. Hepsi alfa, bir liderleri olmasına rağmen. Öyle ben lider olacam, gruba sözümü geçireceğim yoksa betayım, ben lidersem alfayım gibi absürt düşüncelere en güzel cevap.

Şu bir gerçek : Eğer karakter olarak kadınların “iyi çocuk” diye tanımladığı bir insansanız, sadece kadınlarla değil herkesle dominant olmalısınız. Ama dominantlığın anahtarı disiplin ve duygusal güçte (duygusal dokunulmazlık). Boş efelenmelerde ya da ezme / ezilme mekanizmalarında değil.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

33 thoughts on “Sosyal dominantlık ve dominant olmanın yolu”

  1. Alfa olmak ile alfalık taslamak farklı şeyler. Alfa olan birey küçük süs köpekleri gibi ona buna carlayıp durmaz. Bu aksine kadınlar üzerinde olumsuz bir etki yapıyor.

    Onun yerine yeri geldiğinde muhabbete girip, ağır abi takılmak daha çok işe yarıyor sanki.

  2. bu benim eskiden çok yaptığım bir hataydı. bir gruba girdiğim zaman konuşkanlığım ve organize becerilerim sayesinde herkesi etrafıma toplardım. ama çok dik başlı ve agresif olduğum için etrafımdaki insanları aşağılamaktan, dalga geçmekten veya onlara baskı kurmaktan geri durmazdım. bir kaç ay grubun lideri, bütün planları yapan kişiyken aniden kendimi yapayalnız bulurdum.
    ha, ben bunları bilerek yapmıyordum. genel olarak bir huzursuzluğum vardı ama yazıda anlatılanları birebir yaşadığım için örnek olsun diye paylaşmak istedim.
    yukarıda yazılanlar benim gözlemleyerek keşfettiğim ve iç huzurumu yakaladıkça daha fazla uygulamaya başladığım şeyler ve kesinlikle katılıyorum.

  3. Hocam iyi günler.2 haftadır yazılarınızı takip ediyorum.24 yaşındayım şimdiye kadar girdiğim her sınıfın,okulun,basket takımının,sosyal çevrenin en ezik sizin deyiminizle en beta adamı olmayı başardım.26 yaşında üniversiteden mezun olacağım.Şimdiye kadar kız arkadaşım olmadı.Arabam ya da evim yok.300 TL kazandığım bir işim var.Üniversite yemekhanesinde bulaşıkları düzenliyorum.Alkolü bırakalı 6 ay oldu.3 gündür sigara içmemeye çalışıyorum ve günlük olarak şınav çekiyorum,porno mastürbasyon ikilisinden uzağım.Gün boyunca kullandığım kelime sayısı 200 ü geçmiyordur.Monk mode yazısında yazanları uygulamaya çalışıyorum.Bunu buraya yazma sebebim gün içinde aklıma gelen düşünceler.Kendim için iyi bir şey yapıtığımda şınav çektiğimde,ders çalıştığımda,Bitik erkeklerden 30 sayfa okuduğumda kafamın içinde güçlü ve bitmeyen bir ses çok geç olduğunu söylüyor.Artık hayatımı değiştiremeyeceğimi,her şeyin bitmiş olduğunu söylüyor.Bununla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum.

    1. Daha 24 yaşında sana çok geç diyen o sese siktir çek, orta parmağını göster, amk de. Nasıl başedersinden ziyade bu sesi dinleyecek kadar aptal olmaman lazım sonuçta üniversite okuyorsun. 34 yaşında bir miktar geç belki ama 24 yaşında? Saçmalama.

      Hocam o içindeki sesi dinleme. O sesi bir yazıda biz troll olarak tanımlamıştık. Onun görevi statükonun değişmesine karşı çıkmak. Aslında ruh sağlığını korumak gibi ulvi bir görevi var ama her türlü değişime de saldırması ile meşhurdur. 26 yaşında mezun olduğunda tamamen haplansan (2 senede), daha Cinsel Pazar Değerin başlamadan pişmiş oluyorsun.

      1. O iç sesin sülalesini sikeyim. Tövbe ya. Akıl sağlığını ve ruhsal bütünlüğü korumakla görevli ama böyle de mallıklar yaptığı oluyor.

      1. Bir miktar geç dedim çok geç demedim 🙂 Bu yaştan 50 yaşına kadar hala 25 – 30 yaş bandında kızla çıkabileceğin için sorun değil.

    2. 22 yaşımda geç olduğunu söylemeye başladı o ses. 25 e kadar geç dedi.
      şimdi 26 oldum.hala bir şey yapmıyorum ama pek sesi çıkmıyor artık.
      Neye geç ? Ölene kadar geç yok bu işte. ya da zik kalkmayana kadar. Ya da akıl almayana kadar desek daha doğru 🙂

    3. Dostum eğer İzmirdeysen destek falan arıyorsan ya da wing man yaz buraya

      İsmime tıklayınca mail adresimi görebilirsin sanırım

  4. Hocam iyi çoçuk kısmında takıldım ben. Bu sadece hedeflerimiz olan kızlar içinmi geçerli yoksa tüm kadınlar içinmi? Mesela geçen bir arkadaşın annesiyle tanışmıştım, oldukça hoş bir kadın sohbet ettik falan sonrasında arkadaş annem senin için ”iyi çoçuk, bununla istediğin zaman görüşebilrisin hatta bizim evde yatılıya kalabilir” gibi bir şey demiş. Şimdi burda efendi çoçuk izlenimi verdiğimimi düşünmeliyim yoksa fazla ayrıntıyamı girmişim?

    1. Hocam öyle bir yazmışsın ki teyzemizin üzerinde gözü var gibi anlam çıkıyor 😀 Anneleri takmayın, genç kızlardan bahsediyorum.

  5. Dominant olmanın çok sevdiğim bir tanımı daha var :

    DOMİNANT OLMAK demek en temelde kadınların ve aslında diğer herkesin üzerinizde, özellikle ama özellikle, psikolojiniz ve duygularınız üzerinde, hiçbir ETKİ VE GÜCÜNÜN OLMAMASI demektir.

    Sır bu işte hacılar, bu kafaya ulaşabilirseniz uçarsınız.

  6. Konuyla alakası yok sizden bir ricam var site yöneticileri.

    Siteyi daha da geliştirin. Üyelik alma olsun, üyeler arası mesajlaşma olsun. Üyelerin kendi profili olsun ve kendi profiline yazılar yazabilsin, takipçiler sadece çeviri ve sizin yazilarinizi değil, TRP’yi yutalı çok olmuş ve kendini baya geliştirmiş insanların tecrübesinden de faydalansın. Bildirim sistemi gelsin, yorumlarimiza verilen cevapları kaçırmayalım, like butonu gelsin;yazı ve yorumlara layk basabilelim.

    The Red Pill öğretisinin, bilgeliğinin Türkiye üzerinde ki en iyi-ciddi sitesi olsun burası.

    Bunları yaptiktan sonra emin olun üyeler ışık hizinda artis gösterecek. İyi yazarlar da burada tecrübelerini daha rahat aktaracaktır.

    Böyle bir hedefiniz var ve bunun için para lazım ve onun için mi patreon hesabı açtınız? Bilmiyorum.

    Ancak değişim şart. Artık sadece yazı-yorum ikilisinden ibaret olmasın şu site, karşılayamiyor ihtiyacı. Cidden karsilayamiyor.

    Lütfen bu dediklerimi dikkate alınız. Sitenin gelişmesi ve daha ayrintili bir platform haline dönüşmesi şart!

    Kodumun kadinlarkulubu denen saçma sitede bile kadinlar sorunlarini paylaşıyor mesajlasiyor,olaylari anlatiyor.

    Neden biz erkeklerin böyle yapacağı bir site olmasın amk, neden sadece çeviriler ile yetinelim? ERKEKLER KULÜBÜ niye olmasın. Taabi ki gerçek erkekler! Meriçler-betalar-white knight’lardan arınmış, TRP bilgeliği ile donanmış erkeklerden bahsediyorum.

    Arkadaşlar yorumuma katilan takipçi varsa destek çıkabilir. Bence bu konuda Mahmut Beyin kafasını şişirmeliyiz. Çıldırtmaliyiz. “Sikerim ulan tamam” diyerek yapmasına ikna etmeliyiz. Çok daha güzel olacak çünkü.

    1. vallahi nasıl olur bilmiyorum ama burası benim hayatımı değiştirdi. ERKEKLER KULÜBÜ olabilir. yazdıklarına katılıyorum. ama daha iyisi olsun derken inci sözlüğe döner diye korkularım da yok değil. eğer öyle bir şey olacaksa kesinlikle kimlik kontrolü yaş sınırı getirilmeli. teyzeme sakso çektirdim hikayeleri görmeyelim burada.

      1. Kimlik kontrolü ile yaş sınırına falan gerek yok, akıl yaşta değil baştadır.

        Buraya kaydolacak olan 16 yaşında TRP yutmuş bir adet liseli, yine buraya kaydolacak 24 yaşındaki karı savunucusu bir meriçten daha çok katkı sağlar.

        Parazit yapanda banlanır, zor değil. Bu site yöneticileri zaten meriçi-betayı 5km öteden sezer. Bok atmak isteyenin atacağı yorumu 10km öteden sezer. Kesilir önü, liseliler basacak falan filan diye bu tarz efsane bir fikirden vazgeçmek cidden KORKAKLIK, HATTA İLERİ GİDİYORUM Gerizekalılık olur.

        Çok şey istemiyoruz, sikik sikik oyun muhabbetlerinin döndüğü FORUMLAR VAR, millet lol tartışıyor,cs go paylaşımı yapıyor falan filan.

        Onların bile bu tarz bir platformu varken bizim neden olmasın, biz neden az imkânlar ile yetinelim?

        Bu site, bu hâliyle belki ilk zamanlar yeterliydi çünkü sadece çeviri ve öğrenim süreci üzerineydi. Ancak artık takipçilerde temel mantık oturdu, kırmızı hap mideye indi. Kimse “terim” sormuyor, herkes kırmızı hap ve terimleri hakkında bilgi sahibi. Artık gelişim ve tecrübe aktarımı hâkim bu siteye, yorumlardanda anlayabiliyoruz.

        Ve sadece yorumlar bu gelişim-tecrübe aktarımı sürecini karşılayamıyor.

        Üye alımı açılması gerek, her üyenin kendi profili olması gerek, her üyenin kendi profili birer blog sayfası gibi olması gerek. TRP Camia’sındaki istediğimiz insanı, bu site altında bir yan kol olarak takip edebileceğiz yani.

        1f’yı, Lütfü tellioglu’nu, Skeptico’yu.. Bunların dışında hâlen daha tanımadığımız fakat TRP’yi çoktan yutmuş, sadece ekşi sözlükte yazılar yazmamış bilge insanların (buna dahilim) BURASI SESİ ve PLATFORMU olabilir.

        Bu şekilde Türkiye’de manosphere “erkekadam.org” adı altında tek sitede toplanır. Herkes farklı birer blog açmaya kalkmaz.

        Video bölümü olur, orada sadece video çevirileri ve ibretlik videolar falan paylaşılır.

        Anlatabildim mi? Bunlar sadece şuan düşündüğümde ortaya çıkan fikirler. Daha çok şey eklenebilir. Siktiğim kezbanların, feminazilerin, meriçlerin, oyun bağımlısı loserlerin bile kendine özel tartıştığı platformlar falan varken. Biz gerçek hayat hakkında kendini geliştirmeyi düşünen insanların neden güzel bir platformu olmasın? Bunu o salaklar hak ediyorda biz mi hak etmiyoruz?

        Bu iste GELİŞTİRİLMELİ. Kesinlikle, işte o kadar. Üyelik sistemi gelmeli ve her üye kendi profilini blog şeklinde kullanabilmeli, üye olanların attığı yorumlara cevaplar gelince BİLDİRİMLER gelmeli, like butonları olmalı.

        Ayrıca “çeviri” diye ayrı bir kısım daha da açılabilir. Burada sadece ErkekAdam-ÇeviriManyağı’nın çevirdiği şeyleri okuyoruz. Sanki bu camiada ikisinden başka ingilizce bilen yokmuş gibi. Bu çeviri kısmında üyeler de boş vaktinde önemli yazıları çevirip siteye yazabilir.

        İçerik geliştirmek işte budur. Bu camia altında yazanları, ekşi sözlük cehenneminden kurtarmak ve tek site altında toplamaktır. Hayali bile güzel şu yazdıklarımın ya, YAPIN AMINA KOYİM YAPIN. Maddi desteğe ihtiyaç varsa atalım bir şeyler topluca, elimizi taşın altına koyalım. Zamanında online oyundaki karakterine İTEM almak için belki de BİNLERCE LİRA DÖKEN LOSER HERİFLER, Size sesleniyorum: Gerçek oyun olan bu hayattaki karakteri geliştirecek, size özgüven itemi ve bilgelik itemi sağlayacak olan bu sitenin gelişmesi için niye para atmıyorsunuz amk!

        Eğer bu yöneticiler bu heriflerden para gelmesini beklerse daha çok bekler. Mahmut hocam siz işe koyulun ve yapın şu dediklerimi lütfen, cebinizden gitse bile. Bilgisayardan bir gram anlamıyorum anlasam bu işlerin nasıl olacağı hakkında daha çok bilgim olur ne gerekli falan diye. Sadece fikir söylüyorum. Siteyi geliştirin.

        Bu fikirler hanginize kötü geldi takipçiler? Desteğinizi bekliyorum.

        1. Sayılı başlıklar açılmalı

          -Daygame
          -Tecrübeler (alt kategorilerde ilk tecrübe gibi ayrılmalı ilk başlayanlara ilham olunur )

          Gibi gibi

          1. Ya güzel fikir aslında ama sitenin okuyucu kitlesinin artış hızını bilmiyorum fakat düzenli bir şekilde yavaş yavaş arttığını düşünüyorum. Sitede bir anda dediğiniz gibi değişikliklerin yapılması vs siteye anlık okuyucu akımı yaratabilir. Kırmızı hap bence aramızda kalmalı ve hakeden, bir şeylerin ters gittiğini düşünüp araştıran veya arkadaşının önerisi üzerine gelen tiplerle yükselmeli. Bu hap deşifre olursa erkekler bilinçlenir bu güzel bir şey ama bayada bir tepki toplayabilir bu site. Onu geçtim anlık deşifre kızlara yansır ve aralarında feministçilerin nasıl saldırılar atacağını düşünemiyorum bile.. Yalnız kendimize özel profil ve bloglar kısmı oldukça makul görünüyor.

          2. Site şu an aylık 300 bin pageview alıyor. Sanırım düzenli okur sayısı 5 – 10 bin arası.

  7. Bir sorunum var. Çevremdeki erkekler hareketlerimi taklit ediyorlar.Bu olay beni rahatsız ediyor.Ve bu taklit eden kişilerde genellikle ezik tipli bireyler oluyor.Elemanları da kırmak istemiyorum ama ne bileyim çok garip bir his sınıfta 17 erkek varsa 10 nunda kendi hareketlerimi görüyorum.Oturuş şeklime laf eden bir eleman aynı benim gibi oturuyor. Önce eleştiriyorlar karakterim duvar gibi olduğundan geri sekiyor. Ve aynı hareketi yapmaya başlıyorlar.Ve sürekli çok karizmasın yakışıklısın vs. bu konu da amenna hoşuma gidiyor xd.Mahmud abiden cevap bekleniyor. Bilgisi olan herkes yazsın yardımlaşalım.Bu yazı baya kaliteli olmuş.

      1. Hayır neden edeyim. Şuan daha mutlu oldum kendimi daha özel hissettim.Ve kanıtlamak gibi bir derdim yok.Yorumun için teşekkürler.Bunları birebir yaşıyorum.Peki neden böyle düşündün ?

        1. Burda yazdığın yorumların hemen hepsinde bu şekilde taklit ediliyorum, bana bakıyor, kızlar abaza abaza kesiyor, saygı uyandırıyorum vs. gibi şeyler yazıyorsun da. Paranoya çağrıştırıyor. Bunları bir uzman psikoloğa sormanı tavsiye ederim. Onlar da bu tür problemlere çözüm gösterebilirler.

  8. Benim bu şeyleri buraya yazmam bana bir katkı sağlıyor mu? Hayır.
    “düzenli ve sürekli sabuklamaların, bencillik, güvensizlik, kuşku ve bilinçsiz suçluluk duygularının yoğun olduğu bir ruh hastalığı.”yeni bir şey öğrendim bir ara psikoloğa da giderim bakalım neyin nesiymiş.Ama olabilir.Bu arada tespitlerin güzel bu da yaşından kaynaklanıyor sanırım.

  9. Mahmud abey bende paranoya varmış. Harbiden de bunun bana zararı olur mu? Darktriad testi diye bir şey vardı onu da yaptım değerler 3 özelliğe de sahip olduğumu gösterdi.https://openpsychometrics.org/tests/SD3/ . Sırasını hatırlamıyorumm ama 3.4 -4-3.0 gibi bir şey çıktı. Paranoyanın faydası oldu bazı durumlarda sırlarımı paylaşmama gibi. Çok ta aşırı değil yerinde gibi bir şey bende.Bu yazdıklarımı yorumlarmısın abey.

  10. özet: disiplin ve kimseyi siklememek.

    Benim kendime sürekli hatırlattığım bir şey de bencil olmaktır. Bencillik çoğu kişi tarafından kötülük gibi algılanır ama bence insanın mutlu olmasını sağlayacak temel şeylerden biridir. Tabi burada açgözlü bir bencillikten bahsetmiyorum. Her konuda önceliğin kendi hayatın,hislerin ve düşüncelerin olması durumundan bahsediyorum. Bencil olursan eğilip bükülmezsin ve doğal sonuç olarak dominant da olursun.

    1. Bencillik konusunda sana katılıyorum. Ama kendini zihinsel odağına koymak ve başkasını bu odağa koymayı reddetmek bencillik bile değil. Gelecekte sana bağımlı çocuklar olacak ve o çocukların dayanağının kaya gibi sağlam ve ihtiyaçlarını karşılayabilen bir baba olmasını sağlamak erkeğin sorumluluğu, bencillik değil.

  11. Sosyal dominantlığı çok iyi özetlemişsin. Bunun üzerine düşünceler katarak geliştirebilir bir ilke oluşturulabilir lakin başat özellikleri iki temel başlıkta toplamak doğru bir fikir.

  12. geçen gün ilk defa gittiğim spor salonunda kalabalık bir bodyci grubu vardı. en az 3-4 senelik spor geçmişleri olduğu belliydi. hepsi maskülen görünümlüydü ama birbirlerine sürekli ama sürekli belden aşağı şakalar yapıyorlardı. en irileri, adam 3 metre genişliğinde vardı sanırım swh, hepsine köpek çekiyordu sonra hepsi buna yalaklanıyordu falan ama abi midem bulandı. ben önceki hayatımda asosyaldim. babamdan uzak büyüdüm. çevremde genelde kadınlar vardı. tamam bu zaten benim en büyük sıkıntım da bu adamların muhabbetleri çok itici geldi, paso gürültü, ibnemsi şakalar falan. normali bu mu yoksa entelektüel bir maskülenlik mümkün mü?
    babamı düşünüyorum. salondaki adamlar gibi değil. maskülen biri ama hiç saçma sapan davranışlarını görmedim. onun arkadaşlarının da öyle. belki de bizim nesille alakalıdır. bahsettiğim adamların en büyüğü 30 yaşında falandı.

    haha bir ihtimal daha geldi aklıma, özeleştiri olsun, acaba ortamda benden maskülen adamlar olmasından mı rahatsız oldum. onların rahatlığını görüp kompleks mi yaptım?

    1. Entelektüel maskülenlik tabiki mümkün. Hatta olması gereken o. Senin dediğin adamlar merdiven altı salonlarda body yapan barzolar, hiç muhatap bile olma sen onlarla. Bu tarz adamların iyi vücutları olmasına rağmen, kadınlarla durumları kesattır çünkü sadece bedenlerini geliştiriyorlar, karaktere kattıkları sıfır. Bunlar genelde cahil, kültürsüz, hayatında 50 sayfa kitap okumamış adamlardır. Zaten konuşma tarzlarından bile anlarsın her şeyi. Entelektüel maskülen olarak aklıma gelen en büyük örnek Atatürk. Bir erkek aynı anda hem bu kadar asil hem de bu kadar maskülen olamaz herhalde. Kompleks mi yaptım diye sormuşsun. Hayır, kompleks falan değil seninki. Emin ol, o ortamdaki insanların %90’ı o adamlardan rahatsız oluyordur. Arkadaşlar eğer maskülenliği kabadayılık, barzoluk, het höt demek falan olarak anladıysanız çok çok yanlış anlamışsınız demektir. Maskülenlik böyle bir şey değil.

Leave a Reply to Neym Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *