Erkekliğin 7 ölümcül günahı

Erkek olmanın ne demek olduğuna dair sonu gelmez tartışmalar sürerken ve erkeklik üzerinde bir anlaşma sağlanmamışken, erkekliği tanımlamak için maskülinitenin antitezi olan özellikleri tanımlamaktan başlayabileceğimize inanıyorum.

Aşağıda, bugünün erkekleri arasında salgın haline gelen yedi özelliği yazacağız.

1. Kendine Acımak

Burada listelenen 7 günah içinde, bu en hastalıklı olanı. Bu günahı işleyen erkek, kendisini bir kurban olarak görmeyi seçerek, ağlamak, şikayet etmek ve öfke nöbeti geçirmek gibi acıma duygusu yaratmasını umduğu hareketler icraa eder. Kendisi için üzülen erkek, kendi durumunu değiştirmek için hiçbir harekette bulunmayan erkektir. Hayatının neden bu kadar ızdırap dolu olduğunu anlayamayan erkek, kendi ızdırabını arttırmaktan başka bir şey yapmaz. Kendine acımak, kendi mezarını kendin kazmak gibi bir şeydir. Kendine acıyan her kimse, bu sert dünyanın acımasızlığını hakeder.

2. Rahatlık

Rahatlık, amaçsızlık ve boyun eğme ile aynı şeydir – temelde denemeden pes etmektir. Halinden memnun erkek, dışardan bir şey dürtmedikçe tepki vermeyen bir aylaktır. Katolik kilisesinin orjinal 7 günah listesinde bu, miskinliğe denktir.

Modern toplumumuzun temel problemi, erkek için (en azından fiziksel olarak) aşırı rahat olmasıdır. Geçmişte erkekler sırf zorunluluktan, maskülin enerjilerini sürekli işe koşmak zorundalardı yoksa hayatta kalamaz ya da yeni yerler fethedemezlerdi. Ama bugün, böyle bir zorunluluk yok. Çoğu erkek, güvenli ve konforlu ortamlarda çalışıyorlar ve işleri için çoğunlukla fiziksel hiçbir güce ihtiyaç duymuyorlar. Bununla beraber erkekler kendilerini eğlendiren elektronik ekranlarla çevrililer ve bu da onların fiziksel olarak dejenere olmalarına neden oluyor. Fiziksel dejenerasyonu ise zihinsel dejenerasyon takip ediyor. Bir kez tuzağa düştü mü erkek, azıcık çabayı bile büyük bir yük gibi algılıyor.

Rahatlık bir yaşam biçimi olamaz. Dini inancınız olsun olmasın, bir amacınızın ve itkinizin olması lazım. Dindar bir erkek, Tanrısı tarafından kendine çizilmiş yolu bilir; ateist ise kendisinin takip edeceği yolu kendi yaratmalıdır. İki durumda da, tüm erkekler, içlerindeki tutku ateşini sürekli canlı tutmalı ve hiç durmadan yollarında yürümelidirler.

3. Korkaklık

Korklar yaşarken bin kere ölürler. Kaderini korkularının eline bırakan bir erkek ise köleden başka bir şey değildir.

Korku, harekete geçmeyi çarpıtılmış ve abartılmış bir imgeyle bastırarak, erkeği gülünç bir şekilde kontrol eden bir hiledir. Gerçek şu ki, korktuğumuz şeylerin büyük çoğunluğu öldürücü değildir. İlkel zamanlarda bizi bekleyen tehlikelerin aksine, günümüzde risk olarak algıladığımız şeylerin hemen hiçbiri bizi fiziksel zarar veya ölüm riskine sokmaz. Buna rağmen erkekler kaç kare sokakta beğendikleri bir kıza yürüme  ya da zehirli politik doğruculuk diline karşı çıkma fikri karşısında korku içinde kalırlar? Kaç kere kaybetme ve alaya alınma korkusu ile bir şeye başlamadan vazgeçerler?

Korku da acı gibi hayatın önlenemez bir parçası. Cesaret, korkunun olmaması değil, korkuya rağmen harekete geçebilmektir. Çoğu erkek, daha fazla konsantre olarak ve amaçları için daha fazla bastırarak korkunun yüzüne gülmeyi öğrenebilirler.

4. Dikkati Dağılmışlık

Düşünürseniz, tüm hayatınız zaman ve enerjinizin odaklanması üzerine. Odaklanma olmadığında, hayatınızı boşa harcıyorsunuz. Dikkat dağınıklığı, disiplin eksikliğinin en kolay göze görünen işareti ve bu günümüz dünyasında her geçen gün daha da artan bir problem. Herkes, elektronik cihazların alarm ve sesleri ile dikkati dağınık bir şekilde yaşıyor.

Dikkatinizin dağıldığı her anın kayıp olduğunu bilin; verimliliğinizi kaybedersiniz, zamanınızı kaybedersiniz ve misyonunuza doğru olan yönünüzü kaybedersiniz. Bunlar cep telefonu, televizyon ve internet gibi küçük dikkat dağıtıcılar olabilir ya da kötü kişisel bütçe yönetimi ya da zehirli kadınlar gibi büyük dikkat dağıtıcılar olabilirler.

Dikkat süreniz sınırlı. Dikkat dağınıklıklarını hayatınızdan çıkararak ya da kendinizi dikkat dağıtıcı ortamlardan çıkarara dikkat sürenizi canınız gibi savunun. Ne üzerine odaklanırsanız osunuz, dikkatinizi nereye yönelttiğiniz konusunda sorumluluk sahibi bir kişi gibi davranın.

5. Bağımlılık

Bağımlılık ve düşkünlük aynı elmanın iki yarısıdır. Bir erkek kendisini uyuşturmak için madde bağımlısı olabilir ya da nesnelere, kişilere veya olaylara fazlaca düşkün olabilir. Hangisine bağlanırsa bağlansın, düşkün olduğu şeyin kendisine mutluluk ve tamlık getirdiğini düşünür. Ama acaba öyle mi?

Budist öğretiye göre, düşkünlük tüm ızdırapların kaynağıdır. Dışsal onay ihtiyacı olan erkek zincirlere vurulmuş biridir ve rüzgarda savrulan bir yapraktır. Düşkünlüğün sadece arzu nesnelerine karşı olmayabileceğini aklınızda bulundurun; öfke, intikam, acı, üzüntü ve geçmişten gelen ve gelecekte olacak herşeye pişmanlık ve endişe şeklinde bağımlı olabilirsiniz.

Unutmayın : Beraber sürüklenmemek için, bırakıp gitmeniz lazımdır.

6. Zayıflık

Zayıflığın birçok çeşidi vardır ama hepsi eşit şekilde zararlıdır. Fiziksel zayıflık bir erkek için kesinlikle kabul edilemez ve bunu daha ayrıntılı açıklamaya gerek yok. Zihinsel zayıflık ise daha aldatıcıdır. Bu, ruhunuza her an sızabilecek bir şeydir, özellikle de savunmasız olduğunuz zamanlarda. Erkek olarak, başınıza ne gelirse gelsin üstesinden geleceğine inanmalısınız. Bunları her zaman istediğiniz gibi çözemeyebilirsiniz ama her zaman güç ve cesaret gösterebilirsiniz.

Zayıflık ruhunuza, rica minnet de sızabilir. Buranın okuyucuları için feminist buyruğun oyunlarını tekrar listelemeye gerek yok. Sadece kendinizi bunlardan birine boyun eğerken bulursanız hemen bırakın.

Erkekler güçlü doğmazlar. Fiziksel güç gibi, zihinsel zayıflığı yenmenin de tek yolu adım adım kendinizi güçlendirmenizdir : saçma sapan şeylere “hayır” demeyi öğrenin. Çizginizi çizin ve kendiniz için ayağa kalkıp dik durun. Rahatsız edici ve korkutucu şeylerden kaçmak yerine onlara meydan okuyun. Saçma özürler uydurmayı bırakın ve harekete geçin. Zayıflıklarınızı yenmek için sınırlarınızı zorlamalısınız; kendinize sürekli “alfa” olduğunuzu söylemeniz sizi “alfa” yapmayacaktır.

7. İradesizlik

İradesizlik / irade gücünün eksikliği, burada yazan tüm günahların anasıdır. İrade gücü olmayan bir erkek bir erkek değildir. Erkeği iten bu ateş olmadan, hiçbir şey mümkün değildir. Günümüz erkeği ve özellikle genç erkekler için bu erdemi bulup ateşlemek daha zordur. Günümüz Batılı toplumlarında erkekler, hak sanrısı içindeki kadınlara ve cinsel sapkınlara yer açmak için halı altına süpürülmüşlerdir. Masküliniteyi yok etmeye yeminli günümüz feminize toplumunda, çoğu erkeği bıkkın, savaşı bırakmış ve moralsiz görmek şaşırtıcı değil. Durum ne kadar kötü olursa olsun, bu üstesinden gelinmesi gereken bir durum, kenarda matem tutulması gereken bir durum değil.

İrade, geliştirilmesi güçten daha zor bir şey. Bazı erkekler güçlü bir irade ile doğmuş gibidir ama irade geliştirilebilir. Yukarıdaki bazı önerileri yaparak ve her günün bir öncekinden daha iyi olması için çabalayarak, çelik iradenizi yavaş yavaş geliştirebilirsiniz. Diğer muhteşem erkekleri okuyarak onları rol modeli yapmak ve bu şekilde gerçek hayatta olabilecek bir akıl hocası gibi kullanmak ve diğer destekleyici erkeklerle takılmak iradeniz için iyidir. Ve son olarak unutmayın : asla vazgeçmeyin. Hiçbir koşulda vazgeçmeyin, hayat buna izin vermez.

Çeviri : The 7 deadly sins of manhood

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

28 thoughts on “Erkekliğin 7 ölümcül günahı”

  1. Çok ateşleyici bir yazı teşekkürler Mahmut Abi. O kadar site,kitap okudum. Hiçbiri burası kadar etkili olmadı bende. Yorum felan yapmıyorum ama tüm yazılarını okudum. Günde 3-4 kere mastürbasyon, 2 paket sigara, kumar, alkol hepsi vardı bende sayenizde mastürbasyonu haftada 3-4’e indirdim. Sigara günde 1.5 paket, her gün oynadığım kumarı haftada 1-2 gün oynamaya başladım. Alkolüde 2 haftada 1 alıyorum. Bunu sizin disiplin yazılarınız sayesinde başardım ne zaman zorlansam beyinme DİSİPLİN diye bağırdım. Kendimden bahsetmem gerekirse kızlar konusunda başarısız değilim onlara önceden de nasıl alfa gibi yaklaşacağımı biliyordum ve uyguluyordum. Benim eksiksiğim bu bahsettikleriniz disiplin,amaçsızlık vs. Lütfen biraz daha disiplin, hayatı yönetme konusunda yazılara yer verin. Teşekkür ederim

    1. Sevgili dostum, beynine bir şeyi zorla dayatma, bu ters tepebilir. Çünkü sinir sistemine ters bir etki de bulunuyorsun. Bir şeyi daha verimli hale getirebilmek için arzulamak lazım, duygusal dinamik bu konu da çok önemli bir rol sağlıyor. İstediğin bir madde ya da hedef ile ilgili aranızda duygusal bir his vermesi gerekli ki, etkili olsun. Örneğin alışkanlıklarından bahsettin; burada arada bir duygusal dinamik oluşmuş ki sen alışkanlıklarına devam ediyorsun, ödül döngüsünü bu yoldan doyurmak sakat iş, lakin sinir sistemine de bir şeyi zorla yaptıramazsin. Yavaş yavaş + duygusal dinamik. Bunu unutma.

      1. Yapılması gerekli bir işi yapmak için keyfinin gelmesini beklerse daha çok bekler. Eylem istekten, disiplin ise motivasyondan önce gelir. Ben 4 yıl sigara içtikten sonra sigarayı bir günde bıraktım ve şu an 11 aydır ağzıma sürmedim.

        1. Katılıyorum ben 7 yıl içtim hem alkol hem sigara. En son günde 3 paket sigara ve haftada 6 gün ağır alkol kullanımı ile devam ediyordum ve 1 günde bıraktım. Tam bir yıl oldu hâlâ arada canım çekse de ömür boyu kullanmayacağım konusunda kendime güvenim tam. Son bir yılda acayip derecede özgüvenim yükseldi sadece bu bağımlılıklarımdan kurtularak. Düşüncelerinizin zincirlerinden kurtulun, bedenlerinizin zincirlerini kırın.

    2. Rencide etmek için değil merakımdan soruyorum. Kızlar konusunda başarısız değilken günde 3 – 4 kere mastürbasyon yapma ihtiyacın nereden geliyordu? Kumar ve alkol deyince 20 yaş üstü olduğunu varsayıyorum.

      1. 18 yaşındayım yani bu yaşta iğrençleştim. Mastürbasyon benim için bi zevk alma veya kendini rahatlatma değildi sigara içmek, kafamı kaşımak gibi bir alışkanlık olmuştu işte. Sadece canım sıkılıyordu ve yapıyordum. Bi zevk felan almıyordum yani.

  2. Mahmut abi, Rahip Modu’na girdim. Sürecim zorlu geçiyor ama beni en zorlayan şey sigara. Beynim bir dal sigara içmek için öyle oyunlar yapıyor ki.
    Mahmut abi, sen sigara kullanıyor musun? Bıraktın mı? Yoksa hiç başlamadın mı? Sigaraya bakışın tam olarak nedir?

    1. 11 sene kullandım ve bıraktım. 6 yıldır içmiyorum. Sigara kesinlikle hayatınızdan çıkarmanız gereken bir şey. Fiziksel zararları nedeniyle alınan zevke zerre değmez. Önemli bir kısmınız sigara yüzünden 10+ sene az yaşayacak, acı içinde ölecek ve 40ında iktidarsız olacak.

    2. Bir anda sigarayı kesmek strese sokar insanı. Daha kötü bir batağa düşebilirsin. E sigarayı araştır derim çok etkili sonuç veriyor nikotin azaltılarak yapılan tedavisi.

      1. Dediğin kişiden kişiye değişir. Ben strese girmemiştim ama bu da 3 ya da 4. denememdi. Elektronik sigara ise sigaradan çok daha iyi bir şey. Eğer sizi sigaradan uzak tutuyorsa kesinlikle tavsiye ederim.

  3. Yazı güzel Mahmut abi ellerine sağlık. Bu günahlardan kurtulmamızı sağlayacak öneriler ve yapılması gerekenler başlığı çok yerinde olacaktır.

  4. ”Cesaret, korkunun olmaması değil, korkuya rağmen harekete geçebilmektir.”
    Ne kadar doğru bir cümle.Keşke okullarda erkek adam olma dersi olsa da böyle şeyler öğretilse :))
    Mahmut hocam merak ettim sitenin büyüme oranları nasıl gidiyor?Günde kaç kişi ziyaret ediyor veya üye sayısı ne kadar arttı?Son zamanlarda yorumlar da bayan arkadaşları da görmeye başladık.Bence bu iyi bir şey.

    1. Sitenin günlük sayfa görüntüleme oranı yaklaşık 11,000 ve ziyaretçi oranı 3300. Kadın ziyaretçi oranı 22%ye çıktı. Okuyanların yüzde 33’ü 24 yaş altı iken en büyük yaş grubu yüzde 43 ile 25 – 34 yaş arası. 35 yaş üstü ise eskiden yok gibiydi ama şimdi 21% gibi.

      Toplam aylık ziyaretçi sayısı ise 30bin civarında. Bunların 80%si geri gelenler olduğuna göre 24bin kadar düzenli okuyucu var.

        1. Google Analytics. Okuyucu kısmı tahmin. 30binin yüzde 80’i (geri gelen ziyaretçileri) okuyucu saydım.

          Google Analytics güvenilir bir araç.

  5. Merhaba gençler!
    Benim de gençlerde en çok karşılaştığım sorun sorumsuzluk. Hiçbir şekilde sorumluluk takibi yok. Adam üniversiteye gelmiş, ingilizce hazırlık görecek. Üstelik bunu isteğe bağlı yapıyor yani hazırlık olduğunu bile bile geliyor. Ama yüzlerce saat devamsızlık yapıp sonunda bırakmamam için bana yalvarmak zorunda kalıyor. Resmen bağımlılık psikolojisi bu, sorumluluk almadığı için sürekli birilerine el açmak zorunda kalacak hayatında. Erkekler bunun nasıl bir lanet olduğunun farkında değil. Anlatsam da anlamıyorlar.

    Maskülenite o kadar ayağa düştü ki ufak bir serseri grup dışında kimsede erkeklik emaresi göremiyorum. Topluma faydalı ve gücü doğru şekilde kullanan maskülen erkeklerin sayısı gitgide azalıyor, hatta bitiyor. Erkekler şu zamanda ya serseri ya da ana kuzusu uçlarında. Ortası maalesef yok.

    1. Çok net bir tanımlama, gerçeğin içyüzü gösteren en iyi açıklamalardan biridir senin şu söylediğin konu. Biyolojik evrim, gerek sosyal evrim (kültürel yapılar, örf-gelenek, aile kurumları vs.), gerekse cinsiyetler bakımından (transexualism, lesbian, gay vs.) gibi oluşumların ortaya çıkması. Bu bakımdan evrimimiz devam ediyor. Fakat bu evrime yön veren bir güruhun olduğunun düşüncesindeyim. Siz ne derseniz diyin adına; ister NWO, ister illuminati, isterseniz bunlara spekülasyon deyin) bu evrime yön veren illa ki birileri olacaktır.

    2. Ceviri manyağı selam!yoktun galiba epeydir?sorumsuzluk bu milletin en büyük derdi,bizler ele bakan insanlar olduk..alıştık teknolojiye kolaylığa,yapcağımız işleri sanki gelip çinliler yapıverecek bizlere..geçen gün iki üniversite’li kardeşimi arabaya aldım..başladılar benimle sohbete,aynı sınıfta hepside hukuk okuyorlar…neyse zorluklar dan bahsediyorlar..daha doğrusu derslerle alakalı değil hatunlarla alakalı zorluklar..işte cok yalnızız hayat çok zor hatunlar vermiyor derslere konsantre olamıyoruz ahhh ahh çok zor yani anlayacağın abi hayat..dedimki arkadaşlarsiz okulu iyi okuyun ve bitirin bütün hatunlar sizinle ilgilenecek..şu an olmayacak gibi gözüken şeyler çorap söküğü gibi gelecek amma okul çok önemli okul cok önemli,okulla başaracak sınız..okuldaki hatun olmasada olur..hele sen bir statü kazan,değerli erkek ol ne dediğimi anlayacaksın dedik..benim hayatım sabah 5 te kalkıp akşam 9 da eve dönmekle geçti..fiziksel,ruhsal çok fena yorgunum ama bu kimsenin umurunda olmayacak elbette..sizler hukukla iyi bir statü kazanıp en değerli hayatı en değerli hatunlar la yaşayabilirsiniz..şimdi sizi tacizci ilan eden,sizi görmeyen şu hoşuma giden tabirle radarina giremediginiz hatunlar sizi arayıp bulacak merak etmeyin dedik..işte sonra gittiler çocuklar..şunu demek istiyorum aslında bu gençler degerliler ama farkında değiller değerli olduklarının kadınlar için statü çok önemli bir şey hayatta değişmeyecek bir şey Tabii ki maskülenlikde önemli şunu anladım ki Bir sürü genç adam bunun farkında değil kendi değerinin farkında değil

  6. Dramadan da uzak durun,bütün vaktinizi yer.Örnek vereyim hayattaki her şey dramadır bunu farkettiğinizde büyük bir aydınlanma yaşarsınız.

    Akşam haberlerinde verilen haberler zannediyor musunuz ki bilgi vermeye yöneliktir .Gazete de atılan manşetler zannediyor musunuz ki haber vermeye yöneliktir, bunlar tamamen bir tepki uyandırmak bir drama yaratmak için yapılır.Çünkü kalabalıklar,yığınlar,kitleler akıllarıyla değil duygularıyla hareket eder.Akşamları bağımlısı olduğunuz survivor bile tamamen bir drama yaratmaya yöneliktir,kavga çıktığında reytingleri artar.Niye kadın programları bu kadar çok seyrediliyor,niye arabesk cıvık diziler bu kadar çok seyrediliyor hiç düşündünüz mü ?Futbol maçları bile dramadır aslında . Fenerbahçe-Galatasaray maçında 4 kırmızı kart 8 sarı kart çıksa 1 ay her yerde konuşulur sanki dünyanın en önemli olayıymış gibi.Bizde bütün internet bile tamamen drama yaratmak için kullanılır. Twitter’da ,Facebook’ta ,Youtube’da çeşitli sözlüklerlerde kavga çıktığında, birileri birilerine laf soktuğunda sen de yerini alırsın,dramayı,şovu seyredersin.Ama etraftaki dedikoduyla,dramayla uğraşmaktan,her şeye tepki göstermekten(Çünkü her tepki aslında sorunu çözmekten ziyade bir tür drama yaratır.) kendi hayatına bakamazsın kendi hayatını yaşayamazsın,yapacaklarını yapamadan vaktini çarçur edersin.

    O yüzden hayatınızda,drama,dedikodu yaratmayın.Hadi kadın olsanız neyse de erkek adamsınız amk,birileriyle bir sorununuz varsa gider konuşur çözersiniz.Pasif agresif tavırlar,laf sokmaya çalışmalar,arkasından dedikodu yapmaya çalışmalar vs vs çeşitli kadınsı hareketler hiç yakışmıyor be güzel kardeşlerim,azıcık adam olun ya da olmayın banane amk neticede herkes kendi hayatını yaşar.Nasıl istiyorsanız öyle yaşayın.Kimse sizi kurtarmayacak.

    1. Televizyon ve gazete en büyük dikkat dağinıklığı yaratan şeyler ve tamamen insanın kontrolü dışında. İnternette en azından az da olsa kontrol sahibiyiz ama tv ve gazete haber ve programları tamamen insanları kendi safına çekebilmek ve kendilerine bağlamak için çalışır. Bu çağda artık tv ve gazete ile vakit kaybetmek anlamsız. Kesinlikle hayatınızdan çıkarmanızı tavsiye ederim. Tv de izleyeceğiniz ve 3 gün sonra unutacağınız saçma sapan bir haberi ya da programı hiç izlememeniz emin olun beyniniz için daha yararlıdır. Haber takip etmek için kendinize tıklama tuzağı yapmayan bir site bulun yeter. Zaten dünyadaki sizi ilgilendirmeyen yüzlerce olayı hiç bilmeseniz de hiçbir şey kaybetmezsiniz. Sosyal medya da yine aynı şekilde eğer kontrolsüz biçimde kullanılırsa tam bir karadeliğe dönüşüyor ve insanın beynini hiç ihtiyacı olmayan saçmalıklarla dolduruyor.

  7. Acıyı yenmenin en kolay yollarından bir tanesi ; Dövüş Sporuna yazılmaktır.
    Herhangi bir tanesi olabilir ; Kickbox, Boks, Taekwondo, MMA

    Korkuyu yenmek için korkunun üzerine gidilmelidir, ve siz de sike sike gideceksiniz!
    Hem dövüşmeyi öğrenirsiniz hem de acıdan korkmamayı hatta ve hatta üzerine gidip eğlenmeyi dahi öğreneceksiniz!

    1. Herhangi bir dövüş sanatıyla ilgilenmeyi ben de çok ciddi düşünüyorum. Zaten bildiğim kadarıyla ilk başlarken temiz sopalar yiyorsun. Yiyorsun ki, darbe almaktan korkmaman için. İstediğinde karşındakinin zürriyetini sikebilecek durumda olmanın hazzını düşünemiyorum.

      1. Ben 1.5 yildir dovus sporlariyla ugrasiyorum. En buyuk artilarindan biri herhangi bir kavga potansiyeli olan veya olmayan tartisma sirasinda inanilmaz rahat ve sakin olmak. Dovus sporlariyla ugrastigini duyunca insanlarin sana bakisinin degismesi statutun yukselmesi vs. Tabi ben sevdigim icin yapiyorum bu sporu statu icin veya kizlar icin filan degil. Bir kotu tarafi da var bir gun dovdugun adamin ertesi gun gelip seni bicaklamasi veya silahla oldurmesi. Bu yuzden nefsi mudafaa disinda disarida kavga etmemeye calisin.

  8. Hocam merhaba,
    Ben çene kaslarımı güçlendirmek, daha sert bir çeneye sahip olmak istiyorum. Henüz 18 yaşımda olduğumdan sanırım bu imkansız değil.

    Şu videodaki bazı egzersizleri uyguluyorum:
    https://m.youtube.com/watch?v=BvWzyrQASZk

    Yakında spora başlayacağım Allah izin verirse, onun da faydasının olacağını umuyorum.

    Bu konuda tavsiyen varmı? Nasıl daha köşeli bir çeneye sahip olabilirim?

    Yazının konusuna gelirsek,
    Erkeklerin pek çoğu “rahatlık, bağımlılık, iradesizlik” üçgeninde sıkışıp kalmış durumda. Rahat olduğunu hisseden biri, kendini geluştirmeye, spor yapmaya, sınırlarını zorlamaya çalışmayacaktır. Durumunun gerçekten farkında ise bile, ani duygu değişimleri kısa sürede söneceğinden eski konforlu(!) yaşantısına geri dönecektir.
    Yine de bunları aşmanın ilk basamağı “durumun farkına varmak”. Bu ilk basamağı atlamadan ötekilere geçemezsiniz. Kendi durumunuzun farkına varmadığınız sürece,
    -Gerçekçi hedefleriniz olmaz.
    -Değişime kapalı olursunuz.
    -Hayatınızı değiştirecek İRADE GÜCÜnden mâhrum kalırsınız.

    Bütün bu olay aslında kendi kendini besleyen bir zincir.

    Durumunun farkına var, rahatlığı yen => İradeni güçlendir => Bağımlılıklarını yen

    İlk iki basamağı böylece halledebiliriz, tabii gerçekten istekli isek.
    Gerçek savaş 3. basamakta başlıyor: Bağımlılıkları yenmek

    Eh, bağımlılıklar listesinin bir sınırı yok ve kişiden kişiye de değişiyor. Bu nedenle herkesin kendi kendini analiz etmesi gerek.

    Durum bu olsa da temel bağımlılıklar yok diyemeyiz:
    -Porno
    -Mastürbasyon
    -Elektronik Cihazlar(Telefon/Televizyon/Bilgisayar)

    Bu üç bağımlılığa “Bermuda Bağımlılık Üçgeni” diyebiliriz(Biliyorum iyi bir espri değil, ama idare edin artık).
    Bunlar pek çok erkeğin… öhm, pek çok “İNSANIN” bağımlı oldukları şeyler.
    İnsanın diyorum çünkü, kızlar da bunlara bağımlı. Kızlar da porno izliyor, mastürbasyon yapıyor. Toplumumuzda erkekler bunları “maharet gibi” anlatırken kızlar hakkında konuşulamıyor tabii. Bu nedenle kadınların aslında cinsellikten keyif almadıklarını, erkeği tatmin için bu “zahmete” girdiklerini sanan kişiler var :D.
    Elektronik cihazlara değinmeye gerek yok zaten.

    Şimdi ilk iki maddeyi aşmak için yapılması gereken şey belli: Nofap
    Kısaca porno yok, ayrıca 31 çekmeyeceksiniz. Ellerinizi serbes(Sonunda “t” yok) bırakacaksınız arkadaş. Ne bu “çektikleri”…

    Üçüncü madde için ise kur arkadaş bir program, kısıtla kullanım süreni. Bilgisayarları bilmiyorum, muhtemelen onlarda da öyledir, ama telefonlar için çok güzel programlar var. Hangi uygulamarı engelleyeceğini seçiyorsun, kendine zaman kısıtlaması koyuyorsun, adam neyi ne kadar kullandığının tablosunu çiziyor vb…

    Bu bağımlılıkların da dışında çok şey var tabii. Alkol varsa bırakacaksın, sigara varsa söndüreceksin… Orası size bağlı artık.

    Ne dedik nereye geldik, neyse Hocam umarım sorumu yanıtsız bırakmazsın :).

    1. Yazmayı unutmuşum,pek çok mavi haplı erkeğin olmazsa olmazı, “pastanın üzerindeki kiraz” olan sevgilileri ya da tek geçilen(one it is)leri.

      Bir kadının arkasından ağlayan, bir kadın için uğraşan, bir kadın için kendini öldüren zavallılar var.

      Kırmızı Hap ile ilgili az çok fikriniz varsa bundan uzak kalırsınız zaten 🙂.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *