Bir erkeğin fedakarlığının değerini ancak başka bir erkek bilir

Er Ryan’ı kurtarmak filminin final sahnesini izlediniz mi? Eğer izlemediyseniz filmi izleyin. Az çok maskülen pespektifte yapılmış güzel bir filmdir ve sonunda ise çok ilginç bir kırmızı hap dersi vardır. Steven Spielberg Abi kırmızı hap dersi verme amacında değildir ama olay kadınların erkeklerin yaptıkları fedakarlıkları hiçbir zaman anlayamayacak olmasına çok güzel bir örnek.

Önce videoyu izleyin.

Hikayede Ryan’ı kurtarmak için ölen tek adam Yüzbaşı Miller değildir ama ölenler onun temsilciliğinde Ryan’a “bunu hak et” derler. Filmin sonunda artık yaşlanmış olan Ryan’ın Miller’ın mezarı başında hayatını gözden geçirmesine ve onu gerçekten hak edip etmediğini sorguladığına şahit oluyoruz.

Klasik Eski Kitap formatında bunu dönüp karısına soruyor : “Bana iyi bir hayatım olduğunu söyle … bana iyi bir erkek olduğumu söyle.”

İşte burası bombadır. Adam 2. Dünya Savaşında savaşmış, bir sürü fedakarlıkta bulunmuş ve en büyük fedakarlıkta bulunarak savaşta hayatını kaybeden birinin mezarı başında cidden duygulanarak bir soru soruyor. Adamın gözleri dolu dolu ve çok ciddi bir soru sorduğu her halinden belli. Hatunun olayın önemini zerre kadar kavrayamadan ve kavramaya da yeltenmeden verdiği tepki ders niteliğinde. Sempatik görünmeye çalışan ama her halinden “ne diyor lan bu ihtiyar” ifadesiyle adamın yanağını okşuyor.

Kadınlar erkeklerin realiteyi çalışır halde tutmak ve sürdürmek için yaptıkları fedakarlıkları asla takdir edemezler. Bir erkeğin yaptığı fedakarlıkları ancak başka erkekler takdir edebilirler.

O nedenle dertlerinizi kadınlarla paylaşmayın diyoruz. Herşeyden önce neden dert olduğunu anlamayacaklardır. O nedenle ilişki yatırımı diye birşey yoktur diyoruz. Düşmüş bir erkeğe tanımadığı bir erkeğin yardım etme ihtimali tanıdığı bir kadının yardım etme / edebilme ihtimalinden daha fazladır. Az ama öz sayıda biraderler edinin. Dertlerinizi ve tasalarınızı onlarla paylaşın. Bir kadının sizin yaptığınız fedakarlıkları anlamasını ve takdir etmesini asla beklemeyin, planlarınızı buna göre yapmayın. Ve tabii bir kadın için gereginden fazla yatırımı yapmayin (böyle devam edersem coşup en büyük MGTOW başka büyük yok diye sokağa fırlayacağım :D)

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

199 thoughts on “Bir erkeğin fedakarlığının değerini ancak başka bir erkek bilir”

  1. Kadınlara dert anlatılmaz
    Sorunlarla ilgilenmezler asla
    Konuyu manipüle edip kendine çekerler.
    Kendileri harici her konuya öyle bir sağırlar ki ilginç
    Dolar artışı, çevre sorunları vs. hakkında çevremde gördüğüm sorunlar ; kadınların asla umrunda değil ASLA…

    Gerçi herkes için öyle

    Yorumlara ;
    okulda gördüğü kızla yaşadığı her anı saniyesine kadar anlatmak da hata , mali olarak sıkıntını da anlatmak da hata

    Yaşadığı hayatın zorluklarına gerçekçi bir tavsiye bulamayıp insanlara TAVSİYENİ DÜZELT DALAĞINI SİKERİM demek de hata

    Kimse umursamıyor seni

    Ne seni ne dertlerini

    1. Reis benim bir arkadaşım var beta zamanlarından kalan. Çok zeki, duyarlı, benim bi aralar problemlerim vardı. Kaç ay betanın dibinde olduğum hallerimde, pesimistliğin dibinde olduğum kimseyle konuşmadığım zamanlarda benim hep yanımda oldu. Sevgililerini hiç bana anlatmaz hala da öyle. Double date yaptık. Aradan zaman geçti ayrıldık ikimiz de sevgililerimizden. Ben ne zaman çağırsam gelir sinemaya gideriz, oraya buraya gider takılırız. Hayatımda olan erkeklerin hepsinden daha çok mutlu ediyor beni. Friendzone da yemedim bu arada.

        1. Bir sorum olacak testosteron u arttırmak için sğırlık kaldırmayı tavsiye ediyorsunuz güzel öneri peki dövüş sporu yapıp ringe çıkmak daha maskülen değilmidir?

          1. Yaptığım iş gereği beynim bana lazım

            Eminim ki sana lazımdır

            Aylarca yıllarca kafaya yediğin darbeler unutkan yapar denge sorunu yaşatır
            Bu işte profesyonel değilsen hayatını adamamışsan gerek yok

            Aklı başında biriysen kavga dövüşün GEREKSİZLİĞİNİ bilirsin

            Kendini savunmayı bil yeter

      1. Friendzone’un ne olduğunu ya sen bilmiyorsun ya da ben bilmiyorum. Çünkü son cümleye kadar benim bildiğim friendzone tanımını yapmışsın.

      2. Ben de böyleydim sonra sevgili yaptı sevgilisi onunla bir daha sinemaya buluşmaya falan gitmeyeceksin dedi 🙂
        Kızdan dost olmaaaaaz.Arkadas olur sevgili olur eş olur ama dost olmaz.

  2. Mahmut abi selamlar, kızla sohbetimizi atıyorum
    K:kız
    B:ben
    K: canım tatil çekiyo
    B: çarşamba çıkıyorum atla gel
    K: nereye
    B: tahmin et ben nereye giderim(biraz uğraştırdım hemen vermedim)
    B: bak çok yakışıklı çocuklar da var senin seveceğin türden
    K: tövbe tövbe benim sevgilim var
    Dedi sonra bozuntuya vermedim başka gün bana aşklı sevgili cümleler attı sevgiye soyunmak terimi geçiyodu.
    Ben de; soyunmak filan, sevgilinin böyle şeyleri erkeklere attığından haberi var mı? yazdım sohbet böyle abi. Uzun olduysa kusura bakma analizine ihtiyacım var.

      1. Burada analiz edecek bir şey yok derken yürüme yok demek istedim. Aslında şunu söylesem genel olarak faydalı olur.

        Burada sıfır yürüme var ve aslında K’yı Kız 1 ve B’yi Kız 2 yaz sırıtmaz. 2 kız konuşuyor sanki. “bak çok yakışıklı çocuklar da var senin seveceğin türden” demekle kıza “ben senin kız kankanım korkma benden” demek arasında fark yok ki? Düşün bak o yazılanı “ay kız Ayten bak çok yakışıklı çocuklar var senin seveceğin türden kız” diye oku sırıtmaz. Yürümenin 100% tersi. Sonraki muhabbetinizde de aynen iki kız kankanın konuşması şeklinde devam etmiş.

        Dediğim gibi biri bana bu mesajı kim yazmış göstermeden okutsa, iki kız muhabbet ediyor sanarım. Birinin erkek olduğunu söylese kızın gay arkadaşı sanarım. Kız gibi davranarak kız tavlanmaz.

    1. Biraz uğraştırmış hemen vermemiş en sevdiğim.Beynini bu kadar ayrıntıya yoracağına 3 kıza merhaba desen daha kârlı çıkardın.

        1. @Sivaslı Jason Statham
          Ben derdimi anneme anlattığım zaman yine aynı istenmeyen olaylar yaşandı maalesef annene bile anlatmamalısın. Yanlış anlama annemi çok severim oda beni çok sever ama olmuyor doğaları gereği annene bile anlatmayacaksın.

          1. Anneye dert anlatıp içini dökerek ordan sessizce uzaklaşmak vardır, bir de anlattığın dertlerden sonra onun sana vereceği uzun uzun duygusal nasihatleri dinleyerek betalaşmak vardır, o ayrı.
            Sen ikinci olanı zaten yapmamalısın dostum 🙂

  3. Artık spam gibi gelebilir çünkü üçüncü yazışım ama olsun bu sefer yazının konseptine uygun bir yorum en azından lol. Adana’da beginner-intermediate seviyesinde wingman arıyorum. Kendini ve oyununu geliştirmeye kararlı pozitif düşünen ve femcentric toplumun empoze ettiği delüzyonel kısıtlayıcı inançların çoğundan arınmış veya arınmak isteyen bir insan evladı olmalı. Gelin egomuzu beraber yok edelim ve gerek oyunumuzu gerek kişisel gelişimimizi birbirimize yapıcı geri bildirimler vererek ileri seviyeye taşıyalım. Yaş kısmına gelirsek ben 22 yaşındayım 19-25 yaş arası olursa iyi olur. Dönün numaramı atayım.

    1. Dalga mi geciyon , senin yazi suna benzemiş 🙂 Adanada maskülenligine onem veren kendisine çokça güvenen tecrübeli elit Wingman beyler arıyorum.maskülen oldugunu kanitlayan beyler bana mesaj atsin lutfen.Wingman kalmak için ağırlık kaldırmak esastır.Blue pillciyseniz teklif dahi etmeyiniz. Ahahaahha:)))

      1. Wingman len mq mı yazsaydım. Benimle aynı seviyede 100 set ve üstü olması daha iyi olurdu ama tamamen yeni başlayanlara da kapım açık teoriye az çok hakim olduğu sürece. Neyse kimse siklemedi zaten :^D

  4. Hocam ben 3 haftadır mastürbasyon ve pornoyu kestim. Eskiden de zaten 4 5 günde bir yapardım. Bağımlılık gibi bir şey değildi. Ama dopamin reseptörünü arttırma meselesinden dolayı komple keseyim dedim de bu sıralar seks ihtimalim yok ihtiyaç olarak mastürbasyon yapmam gerekiyor hafta da bir kere yapsam testesteronum ve dopamin reseptörlerimde sıkıntı oluşur mu lütfen cevap verin hocam.

    1. Ben nofapci degilim. 4 gunde bir masturbasyonun zarari olmaz ve bence masturbasyonu tamamen kesmek sadece duzenli seks hayatinda mumkun. Bu sorulari nofapcilara sor.

    2. Süreç yavaşlar…

      90 gün olayının mantığıda budur, bazıları ömür boyu kesmekten bahsederken, bazıları 90 günden sonra haftada bir veya ayda bir normal gibi düşünenlerde var.

      Şunu anlamak gerek, meni ister rüyalanarak, ister gün içerisinde sızıntı şeklinde çıkarak, ister mastürbasyon, ister seks ile olsun ‘çıktığı’ zaman vücuda nörokimyasal olarak etki eder.

      Evrimsel açıdan, kadının yanında kalma odaklı çalışıyor aslında ve gayet iyi ancak sıkıntı olan ortada bir kadın yok ve sen halsizliğin, enerjisizliğin ve azalan maskülinitenle kalıyorsun.

      Ayrıyetten mastürbasyon, gerçek ilişkiden farklıdır.

      Bir süre sonra kuru mastürbasyon yetmemeye başlayacak ve pornoya yönleneceksin.

      Bu, hayal kurma>seks hikayeleri>resim>erotik video>porno diye gider ve genelde şaşmaz.

      Bu tekrar bağımlılığı getireceğinden, yani tekrar dopamin ve testosteron düşümüne sebep olacağından mastürbasyonu hiç yapmamak daha iyidir.

      Ancak şöyle bir şey var eğer iki ayı geçkin bir süredir nofap yapıyorsan, ayda bir defayı aşmadan yaptığında direkt tüm dopamini, testosteronu düşürmez.

      Yani ilk defa sürece ayda bir defa olarak başlayan birisine kıyasla bu adamın iki aylık birikimi var, iki aylık sürede beyin ödül yolları ve diğer nörotransmitterler (taşıyıcılar) düzenleniyor, yeni patikalar kurulmaya başlanıyor, bu yüzden iki ay sonra ayda bir defa yaptığında ilk başlayana kıyasla orgazmdan daha az etkilenirsin.
      Ancak bu sefer ortaya “chaser etkisi” denen bir etki çıkıyor.

      Bu süreçte olup olmadığına bakmaksızın, herhangi bir erkeğin,
      orgazm olduktan hemen sonra veya birkaç saat sonra veya 3-4 gün sonraya kadar devam eden, tekrar yapma isteği.

      Ve bu tekrar yapma isteği, normal isteğe göre çok daha sinsi bir şekilde işliyor, tekrar yapmak istediğinin farkına bile varamıyorsun, dünyanın en normal şeyiymiş gibi oluyor, gerçekten çok sinsi bir şey, bu yüzden tekrar nüksetme riski olduğu için mastürbasyon sıkıntılı.

      Chaser hakkında bir şey daha söyleyeyim, aklınızda daha iyi canlansın:
      Seks yaptıktan hemen sonra, yorulsanız bile birkaç dakika sonra tekrar yapma isteğinizin gelmesi veya ergenken banyoya giricem bari çekeyim deyip, banyoda bir daha çekmeniz ardından banyodan çıktıktan sonra bir daha çekmeniz gibi bir olay chaser etkisidir.
      Beynin mantıklı düşünen kısımları kısmen kapanır.
      Ekstrem yerlerde çekmeyi tetikleyen şey -tek başına olmasada- chaser etkisidir.

      Forumda birçok konu var bunun üzerine, yeni bir tanesi:
      https://www.nf-tr.com/index.php?topic=5998.0

      1. @javert bugün 13. Günüm nofapın yatağa olan etkilerini merak ediyorum ( erken boşalmaya etkisi vs) ancak şu an aktif cinsel hayatım olmadığı için test edemiyorum. Peki çalışma istegi , maskülenlik artışı , daha güçlü olma odaklanma vs kaç günden itibaren anlaşılır derecede belirir ?

      2. zaten masturbasyon yapıpta kızlarla işi yürütmeye çalışmak saçma no fap aslında her erkeğin yapması gereken şey adam açıyor en güzel kadınları izleyip masturbasyon yapıyor sonra gerçek hayatta kızlarla başarı bekliyor bence kendi ayağına sıkmak bu

  5. benim tüm dertlerimi dinleyen beni destekleyen beni bok çukurundan kurtaran bir sevgilim var ama ailemin yapmadığını bana yaptı onun desteğiyle kendime geldim buna ne diceksin abi

    1. NAWALT ya da AWALT diyeceğim ya da dedim aslında :

      AWALT kavramının asıl çıkış noktası ise NAWALT yanılgısı. NAWALT, tipik bir mavi hap yanılgısıdır. Bir erkek, ya kadın doğasının var olduğunu ve kadınların bu doğanın dayattığı dürtülere sahip olduğunu kabul etmez ya da daha kötüsü bunu kabul eder ama bunun etkisinde olmayan kadınların olduğuna (ki bu ne tesadüftür ki o sıralar sevdiği kadındır) inanır. Kendi 5 yıllık ilişkilerine bakıp, “Canan en kötü zamanımda destek oldu, demek ki erkek düştüğünde her kadın kıçına tekme vurmuyormuş, her kadın aynı değilmiş” der. Burada Canan’ın bu “destek” için kendi ile savaştığını bilmez. Tehlikeli olan da budur zaten.

      Senin hatun bir sebeple doğasını frenliyor (bu senin o kadar dert dinletmene rağmen başka çok önemli bir artın ya da kadının etik değerlerinin sağlamlığı gibi pozitif nedenler de olabilir, kadının çok düşük bir özdeğere sahip olması gibi negatif bir değer de). Sen ise dertlerine kadını ortak ederek ateşle oynuyorsun.

      Böyle hatunların hızla azaldığı bir zamanda sayıları sıfır değil ama çok az iken stratejinizi NAWALT üzerine geliştiremezsiniz.

      1. Tespitin ırzına geçmiş yine Mahmut abi. Böyle bir hatuna denk gelirsem yine maçın son dakikasına kadar kırmızı haptan taviz yok. Şüphe tek gerçektir

      2. Aslında bakarsan dertlerimi çok sonra öğrendi hemen dökülmedim yani ama bu siteyi takip etmeye başladım yazılaı okudum maskülen özellikler taşıdığımı farkettim yöneticilik karar verme gibi kız tam tersi yüksek değerli bir karaktere sahip insan canlısı yardımsever bir karakter diyebilirm tüm dertlerime ortak olmuyor ama senin dediğine göre çoktan kıçıma trkmryi yemiş olmam lazımken bu hayatta beni depresyondan çıkaran kendimin farkına varmamı sağlayan bu insan oldu belkide dediğin gibi istisnalar vardır ha terketsede koymaz ben yoluma bakarım

      3. Mahmut her zamanki gibi diyecek bir şey bırakmamış. Yine de ekleme yapayım:
        Erkeğe (Flört, sevgili, platonik veya eşi) yardım eden, en azından onu dinleyip duygusal boşalmasına yardım eden bir kadın için şunu söylenebilir. Böyle size destek olan sağlam bir kadını bile kaybediyorsunuz. Kadına dert anlatarak, ondan yardım alarak, erkek aslan olma vasfını kaybediyorsunuz. Normal bir kadın, erkeğin dert babası veya dayanağı olmak istemez ve ondan kaçar iken her şeye rağmen yanınızda olan (size bir erkeğin bile yapmadığı babalığı yapan) bir kadın, sizi asla terk etmeyecek iken siz böyle bir kadını bile kendinizden soğutursunuz.
        Bak bir şey olmuyor demeyin. Beta kafası kadın erkek ilişkisini bir film tadında yaşar. Hatta bir masal formatında görür. Film bitti ve kız kahramana kaldı. Masal bitti, gökten üç elma düştü, biri Betamızın başına ve sonsuza dek mutlu yaşadılar. Gibi.
        Oysa bu kadın erkek işleri arkası yarın kuşağı gibidir. Her an işler değişebilir. Her zaman güçlü olmak lazımdır. Kadın, erkeklere karşı hatta dışarıdaki herkese karşı nasıl her an güzel ve bakımlı olmak durumda ise erkek de öyle güçlü ve maskülün olmak zorundadır.
        Canım bana yardım eden kız benim sevgilim değil ki. Sadece arkadaşız mı diyorsunuz. Ama bu arkasaşına sonra yazmayacaksın tamam mı. Bir gün kızın karşısına çıkıp ben sana karşı bir şeyler hissediyorum demeyeceksin. O zaman kız sana faturaların tamamını seni def ederek keser. Hatta bu bile olmazsa kız bir gün başkasına giderse o esas oğlan seni def eder. Meriçle mi uğraşacak. Ya da kızın kankasıyla mı. Sen de böyle fedakar bir kızın; sevgilisi için neler yapabileceğini uzaktan izlersin.

    2. Bazı kadınlar altruist olabiliyor, senin kızda öyle olabilir.Ama erkek ile kadın altruistliği çok farklı şeyler.Böyle kızlar sıkılıp ayrılmak istediği zaman Hitlere dönüşebiliyor benden söylemesi.Bak bakalım o zaman da dertlerini dinliyor mu ? O zaman anlarsın kızımız erdemli oldugu için mi sana destek sağladı dertlerini dinledi.Borsada onca yatırım yapıp,yatırım yaptığı şirketin fasa fiso çıkması en çok bunları çıldırtır.Gardını düşürme .Ayrıca hatunun dogasını frenleme sebebini anla.Kız sen cok maskulen olduğun icin mi(Bir kızın destegiyle hayatını düzene sokman..bilemiyorum genelde koruyup kollayan düzene sokan erkek olur.rolleri degismen lazım.) veyahut etik sağlamlık,negatif deger mi…Hangisi olduguna emin degilim emin oldugum: Tebrikler! nur topu gibi bir Oneitsin var.Hayırlı ugurlu olsun kardeşim.

      1. Hayat o kadar basit değil işte benim yıllarca çektiğim sıkıntıları bilsen o zaman düşğncen farklı olurdu belki ayrılırken öyle olacak ama ne farkeder? Ben bana kattıklarını alır yoluma bakarım ilişkinin kontrolünün kızda olduğunu söylemedim? Yapılacak herşeyin karsrını ben veririm üstüne başına kadar benim dediğim olur dert anlattık diye meriç sanmayın hemen valla hacı bana geçin oneitis muhabbetlerini ayrılsak üzülmem neden yardımcı oldu umrumda değil bana faydası oldumu evet siz hayatınızda büyük bir buhran yaşamamışsınız bol keseden konuşuyorsunuz hayat bi vursunda tokadı suratınıza bi yıllarca sıkıntılarınızdan kurtulamayın o zaman görürm oneitis mi başka bişeymi😂😂😂😂

  6. (ALINTI)
    Beyler skeptico yazısında şöyle yazmış:

    ”Azcık kafanızı çalıştırın oğlum? Bak kızlar yıllardır çalıştırıyor kafasını – doğurganlık özelliklerini öne çıkaracak ne varsa yapıyolar. Yahu burnu yamuk diye bıçak altına yatanların çoğu kadın? Meme büyütme diye bişey var? Diyet yapanların, saç bakımı cilt bakımı için tonla para harcayanların büyük kısmı kadın.”

    Burada sorulması gereken soru şu:
    ***Peki biz ne yapalım özelliklerimizi ön plana çıkarmak için? Oyun gibi psikolojik şeyler hariç!!!

  7. Az sayıdaki yakın arkadaşlar iyidir ancak siz yine de duygusal anlamda hiç kimseye muhtaç olmayacak şekilde eğitin kendinizi. Yaranızı kendi kendinize dağlamayı öğrenin.

  8. 4 yıl boyunca sevgilisinin özel üni hukuk fakültesi parasını ödeyen biraderim son taksit ödendikten 1 ay sonra terkedildi 😀

    1. Hocam bir kadının öğrenci kredisini ya da onun gibi şeyleri ödemek, üniversiteli kocaların sıklıkla yaptığı bir hatadır. ASLA ama ASLA yapmayın. Kadın para kazanıp kendi ödemeyecekse üniversite okumasın!

      Senin birader ise sevgilisinin üniversite parasını ödeyerek beta sağlayıcılıkta aşılması zor bir çıta koymuş 😀

      1. Bu para ödeme işine bir örnek de ben vereyim. Bir öğretmen arkadaş, okumamış denen bir ev kızıyla evlendi. Kız doğru dürüst bir bölüm kazanamayınca erkek, onu Kıbrısta ana okulu öğretmenliğinde 4 sene okuttu. Bir öğretmen maaşıyla yani. Tatiller hariç o eşinden yani kızdan ayrı yaşamaya razı 4 yıl geçirdi.
        Kız okulu bitirir bitirmez boşandılar. Demek eşin bile olsa kadının özel işine yardım etmeyeceksin. Aileyi ilgilendirir bir durum varsa erkek olarak aile menfaati için fedakarlık yapılabilir. Yoksa salla. Kadında bir karşılığı olmadığı gibi seni muhtaç görebilir.
        Bizim buralarda gördüğüm bir şeyi daha yazayım. Bir kaç erkek evlendikten sonra evi ve malını kadının üstüne yaptı. Ve yakacak damında yaşıyor. Eşi ve çocukları onu terk ettiler. Daha doğrusu kadın terk etti ve çocukları da tarafına çekti.
        Bundan daha kötüsü bizim teyze oğlu Malını mülkünü Alman sevgilisinin üstüne yaptı. O da onu aldattı ve sevgilisiyle yedi. Teyze oğlu bunu fark edince kadını öldürdü ve adamı yaraladı. Hapse düştü. Cezasını çekti çıktı ama beş parasız kaldı. O zengin adam şimdi çöpçülük yapıyor.

        1. Hocam asil sorun su: bu adamlarin terk edilmelerine katki saglayan hatta neden olam sey zaten “odemeleri”. Kadina ben beta oderim ve bu kadar para sacmazsam kadinlar benim suratima bakmaz mesaji veriyorlar. Gercekte motivasyonlari da o. Kendilerini odev bilinciyle yanip tutusan iyi cocuk olarak konumlandirsalar da.

        2. Metin hocam sen yazmaya devam et çok ibretlik şeyler yazıyorsun valla şu an karilara yedirecek param yok zaten ama ilerde olunca dikkat etmek lazım . Şu örnekleri okuyunca tamam erkek mal diyorum ama karıya da orospu demeden geçmiyorum aga belki Mahmut abi mavi haplisin diye sinirleniyorsun diyor ama bu harbi orospuluk 4 sene adama taksit ödetip direkt ayrılmak yani adam da az enayi değilmiş ikisi de sınır tanımamış

      2. birader derken arkadaş anlamında öz kardeşim değil yoksa müsade etmezdik zaten.

        olay biraz karışıktı. bu kız özelde hukuk okuyordu 1. sınıfta. almanyadaki akrabaları buna sen hukuk yaz biz öderiz demişler. ilk taksidi ödemişler sonra işlerimiz kötüleşti ödeyemiyoruz demişler.

        kız tekrar sınava girdi devlet hukuk kazanmak için tabi ki kazanamadı. bu noktada işte kahramanlık yapıcam diyen bizim şovalye okuluna devam et ben öderim dedi 😀

        90 bin civarı para ödedi toplamda. kız da ben avukat oldum seni napayım bu saatten sonra diyip doktorlarla flört etmeye başladı haha

  9. Bakın sitenin bir Mahmut abisi var. Sizin tamamınıza bile yeter de artar ama ben size yine de akıl vereyim. Sitenin amcası olarak, damdan düşmüş biri olarak öğüt vereyim. Hem ne yapılmayacağını hem de ne yerine ne yapılacağını anlatayım:
    1- Dedeleriniz gibi olun. Kadına dert anlatılmaz. Kadınla çok samimi olunmaz. Kadınla oturulup kadın gibi dedikodu edilmez. Ondan bir farkınız olsun. Kadın sizi kendisi gibi görürse, size olan arzusunu kaybeder. Tıpkı hemcinslerine bir arzu duymadığı gibi. Kadınlar birbirini nasıl cırmıklıyor; ha işte öyle kadınınız sizi de öyle dörde böler.
    2- Kadınla uğraşılmaz. Ona hükmedilir. Bir komutan; askerine, nasıl ki, ikna ve laf anlatarak iş yaptırmaz ise kadının bir üstü olarak siz de öyle olacaksınız. Askerin işine bağlılığı, hatta fedakarlığı, onun yeri gelir komutanına canını bile vermesi, sizin liderliğinize bir inancının sonucu ise kadın da öyledir. Ona hükmederseniz, o da size hizmet ile karşılık verir. Bu dediklerim tüm ev ahalisi için geçerlidir. Erkek evin reisidir. Hasta da olsanız, parasız da kalsanız, ölüm döşeğinde bile olsanız yönetici sizsiniz. En güçlü, en zeki, en zengin, en yakışıklı, en sağlıklı… olmanıza gerek yok. Hayat ve zaman buna şahittir ki: önderler başkalarının enerjisini ve varlıklarını da kendisine baş eğdirir ve grubunun geleceği için birleştirir. Uymak istemeyen gider. Bu kadar basit. İşgal hariç hayat hep böyle işler. Kişiler en başta bir tercih yaparlar. Ve bu kurallar en başta oluşturular veya söylenir veyahut hissettirilir. Ve orada kalmaya devam eden buna uyar. Sözü ete kemiğe büründüreyim bari. Sevgili veya eşinize an başta kuralları koyun. Veya hissettirin. Diktatör demiyorum lider sizsiniz. Evlilikte çocuklar da buna otomatikmen uyarlar nasılsa. Kadın istediği zaman istediği yerde gidebilmelidir. Kendisi bilir diyebilmek olmazsa olmazdır. Bu sistem dedelerde böyle işledi bir tarih boyunca. Kadın her an boş ol kelimesine hazır tutulmalıdır. İster evli olun ister sevgili.
    3- Erkek yeri gelir parasız kalır da. Aklı da her şeye basmayabilir. Erkek çalışmaz veya çalışamaz da. Yeri gelir erkek içgüveyi de olur. Bir zengin kızla da evlenebilir hatta saraydan kız da alabilir kız da kaçırabilir. Tarih neler yazmıştır ve yazmaktadır. Zorla olanlar hariç kadın ve ailesi sizi (o halinizle) tercih etmişlerdir zaten. Boyunuz da kısa olabilir, aileniz veya ırkınız da daha az asil olmayabilir. Tercihten sonra artık siz erkeksiniz, karşı cins kadındır. Roller; yaratılışa, fıtrata, sosyal normlara ve tarihi devamlılığa uygun olarak oynanmalıdır. Sizden beklenen budur. Bahane uydurmayın ey erkek adamlar. Erkek aslanlar gibi olun. Hır sadece. Ezin demiyorum dik durarak hükmedin. Sizden istenen asıl budur. Evi geçindirmek vs.yi gözünüzde büyütmeyin. Siz ne yerseniz aileniz de onu yer.
    Gerekirse erkeğe ve aileye kadın veya çocuklar da bakabilir. Tarih buna şahittir. Siz _Allah vermesin_ sakat kalsanız veya çok yaşlansanız yine erkeksiniz. Kadına karşı alttan almamış dedeler nesliniz gibi olun. Kadın beğeenmezse gider hatta siz onun tavırlarını beğenmezseniz yine kadın gider. Olmazsa erkek dilenir evini besler. Ama erkeklikten taviz verilmez. Tarih ve modern denen şu anki zamanlar bile şahittir ki, erkeğin terk edilmesi az yemek, az sevgi gösterisi, az sağlık vs. değildir. Erkek olamaması yani erkeğe mahsus saygısını yitirmesidir. Ailesini yatağında hatta Rusya gibi gurbette çalışarak bir telefonla yöneten ve bir arada tutan işçi erkeklere bakın. Bir de adamın her şeyi var ama erkeksi duruşu olmamasına rağmen avuçlarının içinden karısını ve ailesinin uçuruma göz göre göre yuvarlanmasını seyredenlere bakın. Ne dediğimi anlarsınız.
    3- Bir kadın için çocukları her şeyi ise; onları tutan, koruyan bir erkeğe sahip olmak ne mutludur. Bu
    erkek olarak başlarında sözü dinlenen biri olmalısınız ki herkes bir dağda bir kurda yem olmalısın. Bu da adam olmaktan geçer. Gerektiğinde sert, gerektiğinde (yumuşak değil) babacan olacaksınız. İstediğiniz bilgiler size verilecek, herkes gittiği geldiği sizin belirlediğiniz saate uyacak, giyimden, edilen arkadaşlığa hatta ağzından çıkan söze kadar herkes haddini bilecek. Sonra aile savrulmasın. Bu dediğim sevgililikte bile geçerlidir.
    Kadınlar her ne kadar özgürlük ve sözü geçirmek isteseler de böyle bir erkeği bilinç altında arzularlar. Böyle dedeleriniz gibi olmanız herkesin hayrınadır. Kız ailesi olsanız böyle bir damat istersiniz.
    Anlatacak çok şey var ama uzun yazılar itici oluyor.
    4-Kadının malı yenmez değil. İster evlilikte ister çıkma işlerinde kadın da kendinden bir şeyler katar ilişkiye. Bu, normaldir. Hatta böyle olmak zorunda değildir ama olsa daha iyi olur bence. Normal olmayan sizin kadına muhtaç olmanız bile değildir. Olur ya başınıza iş geldi ya da daha basiti işsiz kaldınız. O aile yıkılacak mı. Diyelim parasız kaldınız sevdiğiniz sizi terk mi edecek. Ya da daha köütüsü siz artık alttan mı alacaksınız. Dominant olan kadın mı olacak.
    Hayır, yine hayır. Asıl; kadın ve erkeğin geleneksel ve yaratılışlarına uygun olan rollerinin dışına çıkmaları birlilteliği yok eder. Kadının arzusunu yok eder.
    4- Peki sorun nedir. Sorun erkeğin kadının kaynaklarını kullanması değildir. Sorun erkeğin kadını çalıştırması bile değildir. Hatta sorun erkeğin kadına muhtaç olması bile değildir. Sorun erkeğin kadına muhtaç görülmesidir. Yani bu hükmü vermesidir. (Muhtaç olsanız bile görünmeyin. Beğenmezse kapıyı gösterin. Oysa siz muhtaç değilken bile muhtaç bir Betasınız oysa; kadın sizi ne yapsın.)
    Neyse biddevam… İsterseniz her açıdan kadından üstün olun. Kadın milleti sizi muhtaç gördüyse ezik görür ve arzusu (yavaş veya hızlı) biter. Sitede hep denilen bir şey var ya; özetle: “Erkek (duygusal veya değil) bir yatırım yaparsa kadına daha çok bağlanır. Kadın ise bir şeyler verdikçe içinden bir şeyleri kaybeder, erkekten soğar veya bu yola girer…” Bu söz doğru ama eksik bence. Kadının; bir şey vermesi değil, verdiklerine erkeğinin muhtaç olduğuna karar vermesi onun arzusunu yok eder, demeliyiz. Yoksa tarih boyunca nice erkeklerin yanında kadın çalışmış ve aileye bakmıştır. Nice zengin ve soylu kızlar erkeklere gelmiştir. Kadın kraliçe ise erkek de kral olmuştur. Olmuştur, olmalıdır, kendisinden beklenen de bu olmuştur. Zaten o erkek, buna ehil de görülmüştür. Bu sevgiye layık yani. Erkeğe düşen, kendisine düşen görevi yaratılış ve yetiştirilmesine uygun olarak yapmaktır. Bunu da kılıbık istisnalar hariç erkek milleti yapmıştır.
    5- Gelelim sadede. Biz bugünün erkekleri. Bize ne oluyor ki _okuldan bile bir kızı_ gözümüzde büyütüyoruz. Bir evlilikte bile kadına eve geleceği saati belirtip gücümüz yetmiyor. Sonra bize o kadınımız (ister sevgilimiz olsun, ister eşimiz) aşağı gördüğü başka bir kız arkadaşına davrandığı gibi davranıyor. Sonu ayrılık, aldatma, evliyseniz aileniz üzerinde kontrolü kaybetmek veya boşanmak… (Ben boşanmayı tercih ettiydim.)
    Şu sitede bir başlık açılsa şöyle. Dedelerimizin nesli nasıl erkekti. Altına yorumsuz madde madde sıralasak. Mesela: Kadınlarla sırdaş olmazlardı. Ekonomik durumları iyi veya kötü olsun kadınlara söylemezlerdi. Kadınla arkadaş olmazlardı. Bir çocuk bile kadınlara abilik ederdi. Onların yanında ağlamazdı bile. O çocuğa bile büyük kadınlar abi derdi. Erkek dertlerini sadece erkeklere anlatırdı. Erkekler bol ve erkeksi giyinirlerdi. Sofraya önce erkek otururdu. Erkek bir bardak suyu bile kalkıp almazdı. Kadına buyururdu. Erkek eğilmezdi, ölse de geri adım atmazdı atsa bile ben istediğim için vazgeçtim ve böyle yapmaya karar verdim derdi, erkek kadından özür dilemezdi. Erkek dilencilik de etse ailesini beslerdi ve kadın onun getirdiği soğan da olsa yer susardı. Kadın yeri gelir çalışıp eve baksa bile erkeğe trip bile yapamazdı. Erkek erkeklik yaparak onu nikahında tutarak ona iyilik yaptığını her daim hissettirirdi. Kadın böyle düşünmüyorsa yolu açıktı.
    Falan filan.

    1. Heyt eline sağlık ağabey
      Yerli yabancı araştırıp duruyorum; işin temelini veren bu tarz şeyler malesef yok
      Böyle yazılarının devamını sizden de bekleriz dört gözle

  10. Her şey iyi güzel de bu kadınla ne paylaşıcaz. Dedikodu edicek dinlemeyeceğiz. Sahte dertleri dinlemeyeceğiz. Bunlar gelince nasıl savuşturacağız.

    1. Kadınların dedikodusunu ve sahte dertlerini dinlemekten başka paylaşacak bir şey gelmiyorsa aklına B.R.A.V.O !!!!

      Bak ipucu vermek gibi olmasın ama mesela şöyle kaka şeyler paylaşıyoruz biz :

      1 ) Seks (beraber geçirilen gün en az 2, lipidoya göre 3 kere ve toplamda en az 3 saat falan)
      2 ) Film, TV show, tiyatro vs … izlemek. Bazen beraber TV izlemek
      3 ) Yemek yapmak ve yemek
      4 ) Yanyana, göt göte yatarken kız arkadaşlarıyla chatleşir sen youtube’dan bir şeyler izlersin. İlla konuşmanız gerekmez ki benim kızla akşamımda en az 1 – 2 saat böyle geçiyor.
      5 ) Arkadaşlarıyla ya da senin arkadaşlarla bir buluşma ve yemek. Bu sırada erkekler erkek muhabbeti kızlar kız muhabbeti yapar.
      6 ) Haftasonu trekking, yüzme, vs ..
      7 ) Havadan sudan ve saçma sapan şeylerden konuşmak.
      8 ) Biraderlerinle maç izlerken hatunun kolunun altında arkadaşları ile birini çekiştirir chatleri

      Daha sayayım mı? Seks demiş miydim?

      1. Ohoooo Mahmut, seks dışında bir meriçin uydusu olduğu kızla yaptığı herşeyi yapıyorsun sen. Çok fazla birlikte vakit geçiriyorsunuz gibi geldi.

          1. Mahmut abi yine bir soru soracam yine saçma diyeceksin belki ama…. Kadınlarla kültürel , tarihsel sohbetler yapılmalı mıdır? Çünkü bunları Tarık Akan kardeşimizin dediği gibi uydular da yapıyor iki arkadaşta yapıyor.

          2. Gercekten de sacma sapan sorular soruyorsunuz. Uydu seks olmadan ilgi veren erkektir. Bunun tersi erkeklere seks vermeden ilgi somuren kezbanin erkek versiyonu pic (ilgi vermeden seks somuren) erkek ozellikle kizlar tarafindan gormezden gelinen adamlarca olunmasi gereken erkek tipi gibi gorunse de ideal durum dengedir. Bugun tinder gibi yerlerden yeterince kiz dusuruyorsaniz, kezban gibi toplumu dejenere etmek sikinizde degilse ve kizin kisa surede sizi pas gecmesine ok iseniz pic olun. Ama bu ikisinin ortasi var. Seks ile ilgi veren ya da koruyan adam. Simdi bu tabii “alfa sadece siker atar lan sen cakma alfasin” diyecek adama anlatilmasi zor birsey. Ortamda etik degerleri olan erdemli alfa kalmadi. Ya sikip atan gotler var ya da ayak paspasi ezikler. Oyle olunca da genc erkekler “got degilsen eziksin o zaman ezik olmamanin yolu got olmak” sonucu cikariyor.

          3. Kimsenin hiç bişey yapmadan sadece kızı ses için kullan dediği yok ki. Ben bu sitede yazdıklarımda piçliği her zaman eleştiriyorum. Şimdi orda yazdıklarına bakınca kızla her gün buluşuyormuşsun gibi görünüyor(aynı evde yaşamıyorsun elbette). Biraderlerinle kafa kafaya yapman gereken şeylere bile kız dahil oluyor, biraderlerle izlenen maçta kızın ne işi var? Hatta başka bir yere tatile falan gidilmediyse trekking , av, balık tutma gibi aktiviteler bile erkek erkeğe yapılması gereken şeyler. Yani evli olmadığın sadece sevgilin olan bi kızla bi aradayken onun 1-2 saat telefonda chatleşmesi senin de bilgisayarda takılman bana hiç normal gelmiyor. Sıkılan insanın yapacağı şeyler bunlar, bir arada olmanıza o anda doymuş. Hele hele sevgiliyle oturup TV show falan izlemek kesinlikle yapılmaması gereken şeyler. Ha evli falan olunsa anlarım, o zaman kaçınılmaz olarak buraya evrilir durum. Kriter burada sevgili olmak. Buna çözüm bence görüşmeleri seyrek tutmak , o zaman zaten böyle oturup TV izlemeye ya da 1-2 saat chatleşmeye ortam oluşmuyor. Ara ara old school olduğunu belirtiyorsun, bu nasıl old school’luk??

          4. Kizla haftada ikiden fazla bulusmam. Haftasonu da bulusmam. Benim kisitim haftasonu 100% kizima ait ve baskasini da o zamana sokmamam. Haftasonum olsa haftasonu da bulusurdum herhalde.

            Mr. Kakan ben orada “ayak paspasi veya aglama duvari olmayip ne paylasacagiz” diyen adama liste verdim. Siklikla ve tek tek kendi yaptiklarimi yazmadim. Bir hafta bulusursunuz evden cikmaz tavsanlar gibi vurusursunuz ama baska hafta o listedeki gibi birsey yapar anca bir kere vurusursunuz. Ama paylasacak bir suru sey var.

            Simdi ben biraderlerimle tamamen kadinsiz da bulusuyorum hem de siklikla. Yine de arada kizin orda olmasinin bir zarari yok.

            Sevgili olup TV izlememek? Birbirinin varliginda baska ugraslar yapmamak? Daha baba evinden cikmamis (kendi evi olmayan) veya pek sevgilisi olmamis bir adam gibi konusuyorsun. Sevgili kavramin teorik mi yoksa tecrube isi mi?

            Anlat bakalim senin sevgiliyle yapacaklar listen ne olurdu?

          5. Evim var. Bi aralar aynı anda iki üç sevgilim olduğu dönemler vardı (tabaktan da öte bildiğin aldatmak) ama artık uzun zamandır bir seferde bir sevgili olayını sürdürüyorum. Burada olay yapılacaklar listesi değil, olayın sevgililik kapsamında olması. Tv izleme huyum yoktur ama ben o kızlardan hiç biriyle oturup TV seyrettiğimi hatırlamam, ya da hiç birinin yanımda telefonda 1 saat 2 saat birileriyle chatleştiğini hatırlamıyorum, kendinizi geçmiş TV karşısına dizi, program seyrederken buluyorsanız ya da sevgilinizi öyle 1-2 saat chatleşiyor buluyorsanız bana kalırsa birlikte “gereğinden fazla” zaman geçiriyorsunuz demektir, gerçi belirtmişsin sen de haftada 2 den fazla buluşmam diye. Dediğim gibi evlilikte ister istemez kaçınılmaz şekilde bunlar olacak, ama sevgililikte değil. Birbirinin varlığında başka uğraşlar yapacaksak kızın evimde işi ne? Zaten beraber birşeyler yapmak için bir araya geliyoruz ?? Gerçi benim kişisel yaşantıma çok da fazla dahil etmemeye “çabaladığımı” itiraf etmem gerek. Ben bazen aklıma bişey geldiğinde ve çalışmam gerektiğinde evden yolluyorum kendilerini. Zaten buluşulduğunda da iki geceden fazla tutmuyorum evde. Benim tek dediğim sevgiliyle seyrek ve çok uzun olmayan şekilde bir araya gelmek.

          6. Tomassi’nin demirden kanunlarina gore ayni evde yasanmadigi surece hergun ya da haftanin cogunda bulusmak mumkun degil.

            Herkesin sevgilisi ile ne yapacagi ve ne kadar beraber olacagi kisiye kalmis. Ornegin benim hatunun kiz arkadaslari ile chatlesip beni rahat birakmasi hosuma gidiyor. Ben de isimle ya da burayla ugrasiyorum.

            Konuyu dagitmayayim. Ben orada sevgiliyle kiz muhabbeti yapmaktan ve aglama duvari olmaktan baska paylasacak bir sey var mi diye ciddi ciddi soran birine genis bir liste verdim. Bu o liste her erkegin her iliskisinde aksatmadan yapsin dedigim seylerin listesi degil.

    2. Sessizliğin sesini dinleyeceksin. İlham perinizin kanat sesleri sizi mest edecek. Susmak asil insanların karakteridir. Dinlemek ise sabır işidir. Sabır ve asalet ise erkek adam karakteridir. Kadının da aradığı budur zaten. Kadını da boş konuşmalarına tahammül ederek zevzekleştirmeyin. Onun dertlerini de dünlemeyin, ona da dedikodu yaptırmayın. Sizi yine kız arkadaşı olarak görür. Birlikte şakalaşırsın. Ciddi meseleler konuşursunuz. Yemek, sinema vs vakit geçirirsiniz. Biraz manzara veya TV izler, kendi yolunuza gidersiniz. Evliyseniz TV vs ile vakit geçirir erkek. Dışarıda da bir hayatı olur.
      İster evlilik ister sevgililik olsun. Kadın eline tel. veya kumansa falan alıp sizi ihmal ediyorsa tepkinizi gösterin. Olmuyorsa çıkın dışarı. Kontrol ömür boyu sizde olsun. En başta bazı şeyleri oturtmanız önemli. Bunlar yolun yarısında olmaz. Hiç olmuyorsa veya size itaat edecek yani sizi erkek olarak görecek birini bulamazsanız yalnızlık en iyisidir. Bir kadına ne ipiniz verilir ne de sırtınız dayanır.

      1. Ben mesela bu kadın elinde tel seni ihmal ediyorsa olayını yanlış buluyorum. Kadın elinde tek ya da kumanda tabii senden ayrı bir şey yapacak. Bence burada erkek kendi özgüvensizliği yüzünden büyük hata yapıyor. Kadını kaybetme korkusunun bir versiyonu olarak kadın kendi başına takılınca “ihmal edildim” moduna giren çok erkek var. Sonra da ben sürekli bu hatunu nasıl eğlendireceğim. Kendi kadın 2 saat arkadaşlarıyla chat yapmaya gömüldü mü hır çıkaran adam, kadın kendisine ilgi göstermiyorsun diye trip atınca şaşırıp kalıyor.

        Bir kere evli isen çocuğun olacak ve o zaten paylaşımınızın 80%si. Sevgili iseniz beraber yaşamayacaksınız ve beraberken de seks, yemek, beraber izlenen TV hariç aynı evde ama birbirinizden farklı şeyler yapacaksınız.

        Bu tür soru soranların önemli bir kısmı, kadınla beraberliği devam ettirmek için sürekli çaba göstermek veya kadını sürekli ilgili tutmak gerektiğini sanan mavi haplılar. Kadınlarıyla başarılı erkekleri evlerinde izleyin, bazı günler kadınla bir saat bir şeyler yaparlar sonra kendilerini işlerine, hobilerine vs … verirler kadın ise kendi işine bakar. Öyle sürekli kadını domine edeceğim, ilgi göstereceğim, bu hatun neden hep telde beni ihmal ediyor falan gibi güvensizliklere boğulmazlar.

        1. İstersen bir de şuradan bak. Sana anlatamazsam kimseye anlatamam. Nasıl anlatsam bilemiyorum. Eğip bükmeden söyleyeyim mi.
          Ne varsa eskiilerde var. Vatan ve namus davasını, eski erkekler bizden iyi algıladılar ve bizden iyi yaşadılar. Gerekirse kadınlar ve çocuklar için ölmek idi bu dava. Onu da iyi yaptılar. Mehmet Akif diyor ya, çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek.
          Sözü nereye getireceğim. Bu dedeler neslimiz, ilk insana kadar yolu var. Bu kadın milletini yanında bile yürütmedi. Bak değer vermedi olarak algılarsak, feminizmin dediğine, onların teşhis ve tedavileri noktasından başlarız işe. Gerekirse eşi, ailesi ve çocuğu için ölen ecdadımız, o kadının yerini çok iyi tayin etmişti. 1990’larda bile erkeğin elinden kumanda istenemezdi. Çocuklar olarak babamızın(Ben 37 yaşındayım, şimdiki nesle göre dedemiz diyelim) yanında kumanda istenemezdi. İster disiplin bu idi. Hipergaminin dizginlenmesi bu idi. Bu ortamda kadınların anneliği de, merhameti de, fedakarlığı da hem inkişaf edebiliyordu hem bir anlamı oluyordu.
          Kadın; kadınlığından, asli vazifeliğinden, kültürden, insanlığından velhasıl gerçek yerinden azat edildi, işte bu çılgın günlere geldik. Dedeler, nineler huzur evine, çocuklar ahlaksızlığın ve uyuşturucunun pençesine, kadınlar sokakların insiyatifine, erkekler ise feminizmin insafı ile vahşi kapitalizmin kölelik çarkına terk edildiler. Ailemiz, huzurumuz, büyüğe saygımız, değerlerimiz alt üst oldu. Çünkü eskilerin deyimiyle ne baş kaldı ne buğ. Bu dediklerim çağdaş dünya için de geçerlidir.
          Eskiler kadına nasıl davranmışlarsa bir keramet vardır. Onun için gerektiğinde ölmesini bilenler, ölmeyi geçelim hadi, bir ömür dışarıda ona buna kul köle olarak çalışan erkekler, boşuna kadının önünde yürümemişler. Kadına fikrini sormamışlar, yanlarında ağzını açtırmamışlardır.
          Zaman değişti diye başlarsak, feminizm bizi avuçlarına alır.
          Şartlar böyle demek lazımdır. O zaman ne yapılmalı. Olabildiğince eskileri taklit mi etmeli. Bunu yedirmezler, diyorsak, asıl kadın tatmin olmayacaktır, diyorum ben de, bu yeni durumdan. En iyi Alfa da olsak, kırmızı hapın kitabını da yazsak; eskilerin 100 yaptığını yapıp, üçünü bile yapmazsak ilişkinin ömrü o oranda azalır. Mavi haplıdan 10 kat fazla dayanırız, ondan yirmi kat fazla maskülen oluruz, tamam, amma ve lakin; en ufak bir şeyde (ağzımdaki baklayı nihayet çıkartıyorum) örneğin, kadının yanımızda başka kadınlarla dedikodu yapmasına izin vermek gibi ufak ve masum görülebilecek şeyler yapmasına izin veriyorsak, azıcık da olsa kadın yol bulur gibime geliyor. Bı ufacık şeyler, ilişkinin geleceğinden günler, haftalar hatta aylar çalmaya başlar da haberimiz olmaz. Bir next ile her şeyi bitirecek kadar kırmızı haplıyız ama asıl terk eden giden olur da haberimiz olmaz. Giden gider sorun değil ama nereye kadar. Bir ikinci boşanmaya, hadi üçüncüsüne tahammülümüz var mı.
          Evet, devir kadın devri. Son çağın bir adı olsa idi, bu olurdu sanırım. Bilim falan uçup gitse de kadın aynı kadın. Kadını disiplin ile tutan eskiler, ailenin yani kültür, ahlak, huzur hatta devletin kilidini de ellerinde tutmuşlar. Bugün bilimle birlikte kadın da uçmuştur maalesef. Tek altında kalan ve gerileyen erkektir. Zamanın bütün nimetlerinden; it gibi çalışarak ve gerektiğinde kendisini saçma toplum için feda eden beyaz şovalyeler olarak geçiren erkek, asıl ezilendir. Bir ilişkide, bir aşk hikayesinde bile, hevesi kursağında kalmaya mahkumdur. Biraz kırmızı haplılar işi kurtarmaktadır. Sayıları tek tük kalan piç erkeklerin başarısı, tarihi erkek nesiller çizgisine en sadık kalanlar olmasıdır. Bunlar da eski jenerasyon erkeklerin onur, ahlak ve itibarı yoktur.
          Kadına zerre kadar fırsat vermek, dört dörtlük sürdüğün arabanın yalpalamasına neden olur. Başına vurup işini görüp atmak kadar saçmalıktan bahsetmiyorum ama hani sitede hep diyoruz ya; mavi haplı olmaktansa hanzo olmak bile işe yarar. Bilmem kıyas nasıl olur artık.

  11. Askerdeki bölük astsubayım, karısı tam bir çomarken onu okutuyor ve kadın öğretmen oluyor. Tabii bu süreçte de sınıf arkadaşı olan yaşı büyük bir adamla görüşmeye başlıyor. Kadın öğretmen olarak atanıp, para kazanmaya başlayınca, bizim astsubayı boşuyor. Ve askerliğim, tüm bunların farkında olan bu adamın kızgınlık evresinde geçti. Nöbetçi olarak kaldığı zamanlarda çokça muhabbet etmişliğimiz vardır. Askerden önce, red pill’e dair bildiğim şey, “hatunların efendi adam yerine piç tercihi” başlığıydı. Farkında olmasam da, bölük astsubayımdan red pill’e dair şeyler çoktur. Bir lafı vardı hiç unutmam, “çok düşünme oğlum, ince düşünene kalın girer” demişti, güzel laftır, severim:)

    Karısıyla olup biten şeyleri hep bana anlatırdı, hak verirdim. Öncesinde kendi yaşadıklarıma istinaden, kadınların çok acımasız olabildiklerini biliyordum. Evliliğe dair de çokça fikir vermiştir bana. Hala da her bayram ararım, iznimde de yanına gitmeyi düşünüyorum.

    Kadınların olaylara çok hassas baktıkları söylenir ve “kadın eli değmek” gibi bir kavramla da bunu beslediklerini biliyorsunuz. Alakası bile yok. “Hassaslık” denilen şey, kadınların yapıları itibariyle hissedebildikleri (yürüdüğünüz zaman bunu hissetmeleri, kimin ne düşünüp planladığını bilebilme, vs) şeylerden ibaret. Bunları hissediyorlar, doğru ama bunlara “hassas” şekilde yaklaştıklarını düşünmüyorum. Ne kadar dışarıdan “hassas” da görünseler, aslında yaptıkları her şeyin altında domuz gibi rasyonellik var. Hassaslık kimliğini yalnızca dışarıya paravan olarak kullanıyorlar.

    Kadın, bir şekilde hazzına veya çıkarına olmayan hiç bir şeye elini bile sürmez. Yanında cinayet işlensin, sırtını bile döner. Gözünüzün içine bakarak yalan da konuşabilir.

    Postun son cümlesi güldürdü:)

    1. “çok düşünme oğlum, ince düşünene kalın girer” Bunun bilimsel bir adı var : analiz felci (analysis paralysis) diye. Yarım yazılar listemde duruyor öyle. Çoğu erkeğin en büyük dertlerinden biridir. Daha yazamadık, bizim ayıbımız.

      1. Eskiden yazmıştım ama katılmamıştın admin bu görüşümü tekrar söyleyeyim. Kadınların %99’unun gözünün önünde bir adamı vahşice dograsalar çoğu erkek için için bu olayı görmek travma etkisi yaratır. Ancak kadınlar bunu çok rahat atlatirlar bu nedenden dolayı travma sonrası stres bozukluğu erkeklerde çok daha fazladir. Yani kadınlar bu dünyadaki korkunç olaylara bakış açısı çoğu erkekten daha rasyoneldir ve sizi şaşırtacak derecede duygusuzdur öyle gormeseniz bile.
        Bakın şimdi vereceğim örneği araştırabilirsiniz. Üniversitelerde otopsiye girme zorunluluğu olan çoğu bölümde otopsiye katılımda kadınlar erkeklerden sayıca fazladır. Erkek için vurucu olabilecek çoğu olay kadınlar için birkaç saat sonra unutulur. Yoluna bakarlar.

        1. travma sonrası stres bozukluğu erkeklerde daha fazladır derken “fazla”dan kastın ne? Bir kadının bunu geliştirme ihtimali erkeğe göre 3 kat fazla ama erkekler travmatik olaylarla daha çok karşılaştığından mutlak sayı büyüktür belki. TSSB ile ilgili dediğin bilimsel veri ile çelişiyor sanki.

      2. İlgimi çekti ve biraz baktım. Sanırım birbirinden farklı bir çok sürece haddinden fazla odaklanmak yüzünden, büyük resmi ve o anki iyi seçenekleri kaçırabilme durumuna deniyormuş. Hatta ekşide biri şöyle bir örnekle açıklamaya çalışmış:

        “anlatılan bir hikayeye göre kedi ile tilki konuşurken kedi avcı köpeklerden kaçmak için tek yolu olduğunu söylüyor, tilki ise böbürlenerek 100 farklı yol bildiğini söylüyor. daha sonra köpeklerin havlamaları duyulunca kedi hemen ağaca tırmanırken tilki 100 farklı yoldan hangisi daha iyi olur diye karar veremeyip yakalanıyor.”

      3. Mahmut baba, şu arada ilgilendiğin bilimsel metodoloji, analiz teknikleri falan fistan bu konularda önerebileceğin kaynak var mı?

    2. Kadın düşmanlığı yapmak istemem ama “kadın eli değmiş gibi” deyimler boş sözlerdir. Erkekler, kadın işi denilen aşçılık, temizlik işleri, kıyafet tasarımı ve tezilik gibi işleri bile onlardan daha iyi yapıyorlar.
      Kadının hassasslığı hasisliğidir. Kadının yapıp da erkeğin yapamadığı tek şey çocuk yapmadır. Çocuk büyütmek için kadına mahsus bir merhamet vardır. Bunu annelerimizde gördük. Yüceltilecek tek budur. Lakin bu devirde bunun da suyu çıkmıştır. Kadınlar, duvara toslayana kadar buna yanaşmak istememekte ve çocuk olduğunda da bunu erkeğe karşı bir silah olarak kullanmaktadırlar. Üstelik bu kadın milleti, çocuk konusunda ifrat veya tefrite düşmektedirler. Ya çocukla yeterince ilgilenmemekte veya (evlilk içinde veya boşanma ile) babasız çocuk büyütme sevdasına kapılıp eskilerin deyimiyle “dul uşak sıpası” denen ipe sapa gelmez çocuk yetiştirmektedirler. Yani annelik meselesini de bugünkü kadın nesli batırmıştır.

      1. Hocam ben bi adım ileri götüreyim, o “Çocuk büyütmek için kadına mahsus bir merhamet vardır” daki merhamet de büyüyen özellikle erkek çocuğun aslında en büyük düşmanı. Bunu dengeleyen de her daim maskülen bir baba. Yani erkek çocuk da aslında baba ve çevresinde sağlıklı büyüyor, anne elinde değil.

  12. Admin Yazdıklarım çok açık şeyler illa bilimsel makale ile kanitlanacak diye bişey yok, kadınlar erkeklerden stres,travma,vb. Konularda hem dayanıklı hemde acımasızlar bir çok yerli ve yabancı uzmanların makalelerinde yazdığı şey hemen hemen aynı erkekler tüm hayatları boyunca bir kadından daha fazla stres yaşar depresyona girer ve ortalama ömrü kadından daha azdır.

    Yukarıda örnekler uç örnekler ama konunun anlaşılması için yazdım.

    Ha keza 1990da pkk terörü ile en ACİMASIZ mücadele Tansu Çiller dönemi olması manidar değil mi ????

    1. Acik falan degil bilimin yalanladigi seyler soyluyorsun. Kendi algida seciciligin yillardir yapilan arastirmalarla celisiyor. Bir kere kadinlar kaygiya ve depresyona daha meyilliler. Bu da bilimsel bir gercek.

  13. Arkadaşlar, burada muhtemelen değinilmeyen bir konuyu açmak istiyorum.

    1-2 günddür, birtakım garipliklerden bahsediyorum yorumlarda, sağolsun hem Mahmut bey, hem de diğer arkadaşlar fikirlerini dile getirdiler.

    Sonunda benim hatun baklayı ağzından çıkardı, ailesine benden bahsetmiş, olumsuz ve hatta sert tepki vermişler, yani kızlarının istenmeyen erkek arkadaşıyım şu anda, (nedenini konudan uzaklaşmamak adına kendime saklıyorum), sordum ve ağzzındaki baklayı çıkarttırdım, ağlaya ağlaya anlattı, zaten öncesinde epeyce bu ihtimali düşünüp hazırlamıştım ailesiyle nasıl konuşması gerektiğine, ama; belliki mümkün olmamış.

    Biz yine bok varmış gibbi sözüm ona dellikanlılık ettik ve bunları zaten beklediğimizi, bbana güvenmesini sonuna kadar mücadele edeceğimizi söyledim.

    herhalukarda yarın yanıma geleceğini (haftasonunu beraber geçirmek için) ama genel olarak zorluklar karşısında çabuk pes ettiğini söyledi, ben de gücünü benden alacağını söyledim falan; ıvırzıvır saçnalıklar, (tek artım, konuşurken en ufak dduygusallık göstermedim)..

    Arkadaşlar ne dersiniz; devam mı etmek lazım yoksa yol yakınken bu maceralara hiç girmemek mi?

    1. Kirmizi hap taktikleri ile mavi hap hayallerini gerceklestirmeye calisiyorsun. Bu (guya) uyanikligin sonu bombok bir yere cikar. Istiyorsan devam et kendin gor. Gerci eger sanssizsan o bombok noktaya arada evlenip coluk cocuga karistiktan sonra ularsin hayatin mahvolur. Yol yakinken NEXT.

      Kizi falan bosver sen asil hala 90% mavi hapli olmana odaklan. Onu duzelt.

    2. Aşkı bitiren şeylerden biri de, ailenin karşıdakini reddetmesidir. Aileye direnen az hem de çok azdır. Oysa bu azlıklar, bir misal olarak millete “Bakın aşk aileyi bile dinlemez…” olarak lanse edilmektedir.
      Senin yapacağın: kızım sen bilirsin, demek ve onetis çukuruna düşmeden kızı izlemektir. Aşkı yani senin için mücadele edecek bir değer görürse kendisi savaşır. Bir yere giderse gider bu ilişkiniz.
      Yoksa kısa ömrünü bir kişi ve ailesiyle uğraşarak geçirme yani: Next!..

  14. Teorilerinizi ve fikirlerinizi oluştururken kurgu ürünü ve manipülasyonun membağı filmlerden alıntı yapmak bu fikire olan itimadımı sarsıyor.Ayrıca yaptığınız yöntem hep algıda seçicilik yaparak kendi fikirlerinizi doğrulamaya çalışmaktan ibaret.Misal belki filmde senin düşüncene aykırı bir sürü sahne de olabilir ama sen bunu seçip bize kes yapıştır yöntemiyle algımızı karartıyorsun.Karl popperin bilimde yanlışlanabilirlik ilkesinden yola çıkarak doktrinin ne kadar az yanlışlanabildiği bilimsel gerçeklik değerini ortaya koyar.Kendi düşünceni doğrulatmak için veri olarak amerikanın en propagandist filmini kullanman zaten baştan falso.Kanımca bu tarz bir yaklaşım red pill mantığına aykırı red pill gerçeğe değer vermelidir ve gerçeği ararken gerçeklerden, hayattan yola çıkmalıdır ,ilhamını yaşamdan almalıdır filmlerden kurgu ürünlerden ve basmakalıp önyargılardan değil.Redpillin istatistiki ve kuramsal önermeleri her zaman daha fazla ciddiye alınmıştır bu tarz içeriklerle kendi ayağınıza sıkıp güvenilirliğinizi sarsıyorsunuz

    1. Bazı kurgular gerçeklerden daha gerçek olabiliyor (bkz.: Baudelaire’in hiperrealitesi). Birine birşeyler izah etmenin en iyi yolu onu hikaye şeklinde anlatmaktır. Binlerce yıllık destan, hikaye, masal geleneğinin ağızdan ağıza geçmesinin sebebi de bu zaten. Ki trp’nin kendisi de bir narrative aslında. Trp’nin amacı bilim değil, sadece gerektiğinde bilimi kullanıyor o kadar. Liselilerin bu kadar bilim meraklısı olduğunu düşünmüyorsundur umarım 😉 Bir narrative’in başka bir narrative’ kullanması kadar doğal bişey yok.
      Yanlışlanamama konusuna gelirsek evrimsel psikoloji baştan sona zırvalık ve s. ve s.
      Bilim herşeye çözüm değil.
      Bazı konuları bilim adamlarına danışacağıma rahmetli dedeme sormayı tercih ederdim. zaten trp de bi nevi rahmetli dedelerimizin ekskliğini kapama çabası.
      Bilim milim hikaye yoksa, bilimi uçak uçurmak için, kolonoskopi yapmak için falan kullanırsın. Gerisi için mastercard 🙂

      1. Bilimsel düşünceye sırt çeviriyorsan zaten diyecek tartışacak bir şey yok adı üstünde öğrenmek ve bilmek istiyorsan önce sorgulayıp elestirel dusunceyle bunu harmanlayıp deney gözlem yöntemiyle bunu bilmeye ve gercek manada anlamaya calisirsin diyorsun ki bilim ucak yapsin biz kendi isimize bakariz hdjsjsjsjs bilimi kucumseyeyim derken farketmeden yuceltmissin haberin yok UCAK YAPIYOR BILIM UCAK ALOO HANI KANATLARIMIZ YOK YA BIZIM .Her neyse mitler ve toplumsal anlatilar yani kuşaktan kuşağa anlatilan hikayelerden çok fazla var hangi birine inanalim güvenelim buna sirtini yaslamak pek makul gelmiyor.Sonuc itibariyle bilimsel bakis akisindan soyutlayip veya bilimin sinirlarini cizip hapsetmenin beyhude bir caba oldugu acik bilim hadsizdir ve her alana mudahale edicek sunu unutmamaliyiz ki insanligin son 200 300 yilda bu kadar gelismesinin tek sebebi avrupadaki biimsel dusuncenin filizlenmesiyle birlikte aydinlanma yasamasidir bunun aksini iddia edip yok sayanlar bu dünyada söz sahibi olamaz

        1. Tekrar ediyorum bilim teknik meseleler için gerekli. Örnek:STEM alanındaki araştırmalar. Herşeyi logosla çözemezsin biz robot değiliz, insanız, bizim aynı zamanda ethosa da ihtiyacımız var.
          Yazdıklarımdan bilim gereksizdir diye bir anlam çıkmıyor. Tüm cevabını bunun üzerine vermişsin (bkz.: straw man fallacy).
          Evet çok fazla hikaye var ve hangisine inanacağını seçmek sana kalmış, bunun mutlak bir doğrusu yok.
          Bilim bize nasıl, niçin, neyin uğruna yaşayacağımızı söyleyemez. Bize anlam veremez, işte burda ethos devreye giriyor.
          Herşeye bilim çerçevesinden bakmak borderline bir bakış açısıdır, herşeyi siyah-beyaz görmektir. Bilim için önemli olan p sig. <0.05 mi, değil mi bu kadar gerisine karışmaz.
          Bilim var diye, bilgelikten (aslında bu da gavurların pattern recognition dediği şey) uzaklaşmak, mitleri saçma ve gereksiz bulmak hiç akıl karı değil.

        2. Bi de trp’nin neresi bilimsel allah aşkına. Trp erkeklerin deneme yanılmayla “bulduğu” fikirler topluluğu. Asıl amacı da hayat patternleri (örüntüleri) hakkında bir farkındalık oluşturmak. Trp’nin meşhur isimlerinin hiç birinin bilimle alakası yok, hangisinin bilimsel araştırması var allasen. Hepsi kendi heuristic’lerini, gördükleri pattern’leri anlatmaya çalışan insanlar.
          Kendi anlatılarında arada bir bilimsel verilere yer veriyor olabilirler, ama onları popular science kadarcık bile bilimsel yapmıyor.

          1. bilim teknik meseleler için gereklidir geri kalan bütün arsa bizimdir anlayışı geçmişte kaldı eskiden de bunu dinci yobaz gerçeklikten kopuk dini otoriteler argüman olarak kullanıyordu şimdi sosyal bilimciler arasında da türedi bu postmodern tipler.Bilim her şeyi bilir de demedim bilime gereksizsin dedin diye bir iddia da bulunmadım dikkat ettiysen bilimi sadece belirli bir alana tıkamazsın onu diyorum bilimi hapsedemezsin bilimden başka elimizde başka bir silah yok bilim her derde deva da demedim ama teknoloji ve bilim ilerledikçe elimizdeki bilgiler geliştikçe toplumsal yapıyı da tamamen şekillendiren bunlar olacak bak şimdi yapay zeka ile üretim tüketim ilişkisi nasıl etkilenicek güncel tartışma konuları bunlar.Bana bilimden daha işlevli , sağlam , güvenilir bir pusula gösteremezsin bizim en güçlü silahımız rasyonalitedir ayrıca trpdeki deneme yanılma yöntemi de bilimsel bir yöntem zaten ayrıca hayatın anlamı nasıl ve niçin yaşayacağını bilim söyleyemez de diyemezsin henüz bilgilerimiz kısıtlı olduğu için bu gizem ve bilinmezlikten faydalanıp bilimsel yaklaşımı devre dışı bırakmak istiyorsun bir gün evrenin sırrını bilimle çözdüğümüz zaman senin de fikirlerin değişebilir günümüzde bilimin katkıları olmasaydı sen bugün bunu bile düşünemiyor olurdun kısacası bugün değerlerimizi bile bilime borçluyuz eğer kopernik ve galileo olmasaydı senin gibi düşünen ve kendi doğrusunu yaratmaya çalışan kendi üstündeki gerçeği yanlış şekilde kavramaya çalışan insanlar BİLİM BİZE NASIL YAŞAMAMIZ GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEZ O YÜZDEN GİDEYİM DE ŞEYHE KULLUK EDEYİM kolaycılığına kaçardı.Ama bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde bu köhne düşüncelerden kurtulduk.

          2. 1) trp’nin deneme yanılmayla birşeyler “bulması” bilim değil, her deneme yanılma bilim demek değil. Ortada kimse verileri toplayıp analiz edip, standardize etmeye çalışmıyor sonuçta, trp senin benim gibi insanların oturduğu yerden sallamasyonundan başka birşey değil, ortada bilimin b’si yok.
            2) sosyal bilimlerin şuan ana akımı postmodernizm zaten, hatta nerdeyse başka bir açıdan meseleye bakamıyorlar, türedi dediğin şey şuanki bilinen sosyal bilimcilerin %95i.
            3) sosyal bilimlerin hiçbirini (tarih, edebiyat, sosyoloji, sanat tarihi ves.) ciddiye almıyorum. Benim için bilim=STEM. Nassim Nicholas Taleb’in askerleriyiz 🙂
            4) yapay zekayla üretim, tüketim ilişkisi bilimin konusu değil, etiğin konusu. Ha çeşitli yöntemler geliştirerek veri toplayıp analiz edersin, birşeyler ileri sürersin, o ayrı, ama bu mesele hala etiği ilgilendiren birşey, bilimsel yöntemleri sadece araç olarak kullanıyorsun. Yapay zeka—bilim, yapay zekayla napacaz —- etik.
            5) bilimin kendisi bir hapishane zaten (foucault bunu görse gözleri dolardı herhalde). Bilimsel methodlar sıkı protokollere, standardizasyona, kontrol gruplarına ve s. birsürü şeye dayanıyor. Hiç bilimsel bir makale yazdın mı bilmiyorum, ben yazdım mesela. Kurduğun her cümleyi birşeye dayandırmak, bir temele oturtmak zorundasın, öyle habertürkte celal şengör izlemek bilim demek değil. TRP’de bunların hiçbiri yok.
            6) ben trp narrative’ni beğendiğim için okuyorm sadece. Yoksa burda yazan şeylerin yanlışlanıp yanlışlanamaması çok önemli değil, mesela farklı bakış açısı kazanmak.
            7) birşeyin bilimsel olmaması kötü olduğu anlamına gelmez.
            8) sonuç olarak benim için bilim=STEM, gerisi sadece storytelling.

          3. işte benim savımı kendi cümlelerinle doğrulamış oluyorsun ”yapay zekayla üretim, tüketim ilişkisi bilimin konusu değil, etiğin konusu. Ha çeşitli yöntemler geliştirerek veri toplayıp analiz edersin, birşeyler ileri sürersin, o ayrı, ama bu mesele hala etiği ilgilendiren birşey, bilimsel yöntemleri sadece araç olarak kullanıyorsun. Yapay zeka—bilim, yapay zekayla napacaz —- etik”.Yani etik tamamen yeni buluşlarımıza ve teknolojik yenilikler sayesinde şekilleniyor.Diyorsun ki ”ben trp narrative’ni beğendiğim için okuyorm sadece. Yoksa burda yazan şeylerin yanlışlanıp yanlışlanamaması çok önemli değil, mesela farklı bakış açısı kazanmak” heh işte fark buradan kaynaklanıyor senin için doğru mu yanlış mı gerçek mi yalan mı önemli değil yeter ki hikaye dinleyeyim masal dinleyeyim git la fontaine oku o zaman benim tek önem verdiğim hakikat derecesidir başka hiç bir şey değil benim tek arayışım gerçektir red piili de bu yüzden takip ediyorum zaten dile getirilmeyen gerçeklerle yüzleştirdiği ve teste tabi tuttuğunda da doğrulanabilirliği yüksek olduğu için.Ama hikaye dinlemek istiyorsan narrative arıyorsan blue pill de alabilirsin sıkıntı yok senin açından.Bilimsel olmayan her şey toplumsal gelişimin önünde ayak bağıdır gerisi HİKAYEDİR.

      2. adam diyor ki gerçeklik değil benim derdim hikaye dinlemek bilim milim hikaye , evrimsel psikoloji zırva e birader sormazlar mı o zaman ne işin var burada diye bu dediklerin red pillin mantığına aykırı acı da olsa gerçeği bilme arzusundan gelir sen şimdi bilimi bu kadar küçümseyip”dedeni dinleyerek mi” gerçeğe ulaşacaksın bırak allasen bunu söyleyince de yok dediklerimi çarpıtıyorsun yok straw man fallacy.Ulan red pill fikirlerinin %90ı evrimsel psikolojiyi esas alıyor hipergamiden tut başka meselelere kadar ben de soruyorum madem katılmıyorsun en temel fikirlerine ne diye işin var burada ? Bilimden daha efektif daha etkili daha kesin sonuç veren bir aracımız var mı bu hakikat arayışında ? Şimdi bunlara cevap ver sen sonra gel tartışalım yok eğer hala red pillin gerçeklik ve bilimsellik (gerçek bilgi ancak bilimsel yöntemle elde edilir) gibi bir derdi olmadığını iddia ediyorsan o zaman ne diye buradasın senin yaptığın komünist bir partiye girip bu partinin insanların eşitliği için faaliyet göstermediğini dile getirmekle aynı şey o zaman o partiden niye çıkmıyorsun ?

        1. Derdim gerçeklik değil demedim, birşeyi okurken yanlışlanıp yanlışlanamamasına takılmam, kendi değer yargılarımın, önyargılarımın, tecrübelerimin, okuduklarımın süzgecinden de geçiririm, çünkü insanım. Trp de bu zaten. Trp narrative’ni beğendiğimi söyledim, demek ki kendi tecrübelerimle örtüştüğünü düşündüğüm için değer veriyorum ve hala okuyorum, hatta sana cevap bile veriyorum.
          Evrimsel psikolojiyi bilim sanan bir insana oturup cevap yazmak bile… evrimsel psikolojinin hangi önerisi yanlışlanabiliniyor? Bir örnek verebilir misin? David Buss okumuş biri olarak soruyorum bunu.
          Trp bir narrative’dir. 100 tane farklı etik çerçevelerle şekillenen versiyonu vardır. Mitlerin farklı toplumlarda farklı versiyonları olduğu için. Ve bu trp nin değerini düşürmüyor. Herşeyi popperian bilimle açıklayamazsın. Bak sana diyorum benim için sosyoloji, psikoloji, tarih falan da bilim değil. Onların hepsine storytelling gözüyle bakıyorum. Temel bakış açı farkımız burdan kaynaklanıyor. STEM dışında hiçbişey benim için bilim değil.
          Benim için bilim katı kural ve çerçeveleri olan birşey. Yoksa blog yazıları, belgeseller, celal şengör izlemek falan sadece hiakyecilik.
          Birşeyin hikayecilik olması onun değersiz yalan saçma olduğu anlamına gelmiyor.
          Red pillin gerçeklik diye bir derdi olmadığını söylemedim, bilimsellik diye bir derdi olmadığını söyledim. Her gerçek bilimsel olmak zorunda değil. Gözünde bilimi fazla büyütüyorsun, STEM alanında başka çaremiz yok, bilim tek yol. Ama atıyorum bilimsel yöntemlerin fizikte, tıpta başarılı olması benim kızarkadaşımla ilişkimde de başarılı olacağı anlamına gelmiyor. Bu tümevarım kafası çok otistik görünüyor.
          Herşeye çok nerd bir gözlükle bakıyorsun.

          1. ”Her gerçek bilimsel olmak zorunda değil” heh sorun tam olarak bu işte sabahtan beri bunu anlatıyorum bilimsel olmayan bir yöntem söyle ki daha efektif ve başarılı olsun bizim çevremizi anlamamızda diyorum cevap yok ?Yani senin dedenin anlattığıyla freudun( her ne kadar yöntemi en fazla eleştiri konusu olan bilim adamı olsa da psikanalizi kabul ettirmiş biri) yüzlerce insanı incelemesi arasında fark yok hepsi storrytelling 😀 .Bir de şey de çok ilginç değil mi mesela zoologlara biyologlara doğa bilimcilerine hayvanları incelediği gözlemlediği deney yaptığı için bilim adamı diyip onları başının üstüne koyuyorsun ama başka bir hayvan türü olan insanı inceleyen antropolojiye ve onun uzantısı diğer sosyal bilimlere yok onlar storrytelling diyorsun yani insan metafizik bir varlık ve incelenemez anlaşılamaz öngörülemez he mi 😀 Sen çok özgür iradeci liberal felsefenin etkisinde kalmışssın naif kardeşim.Sosyal bilimler tabii ki doğa bilimleri kadar güvenilir veriler vermez bize yorum var işin içinde değer yargıları da giriyor ancak dediğim gibi teknoloji de geliştikçe imkanlar da gelişecek ve daha objektif bakabileceğimiz bir konuma gelebiliriz.Evrimsel psikoloji meselesine gelirsek eğer , evrimsel psikolojidir zarttur zurttur bilmem ama evrim bir gerçek evrimsel süreçlerin de beynimizi ve düşünce yapımızı şekillendirdiği de bir gerçek bunu her somut önermeye bakıp ayrı ayrı değerlendirmek lazım.Ben celal şengör bilimdir, blog yazarlığı ve belgesel izlemek bilim mi dedim bana dediğini kendin yapıyorsun öyle birşey ağzımdan çıkmadı ama peşin hükümle önyargılı bir şekilde elinde herhangi bir kanıt olmadan bunu rahatlıkla söyleyebiliyorsun bilimden ne anladığımı da yüz kere yukarıda yazdım bak anlamadıysan bir daha oku sen salaksan o benim sorunum değil senin tabirinle straw man fallacy yapma.kelimelerinin argümanlarının tükendiği yerde hakaret etmek de senin tercihin sonuçta tartışmada aciz insanın söyleyecek bir kelimesi bile kalmadığında küfür edip ad hominem yapıp üste çıkmaya çalışır . Demişssin ki ”sana bile cevap veriyorum” benim yazdıklarıma cevap vermek istemiyorsan da verme seni zorlayan mı var birader cevap vermeyeceksen verme vericeksen de karı gibi ağız yapma beyfendinin incileri döküldü sanki bana 😀

  15. İki yıl önce Kireçburnu sahilinde boğulmak üzereyken, sahilde yüzenler arasında gencin biri beni son anda farketti, beni bayılmış bir halde iskeleye çıkardılar. Bütün adamlar beni ayıltmak ve ilkyardım için seferber olmuştu, orada otoparkçı yaşlı bir adamın yaptığı ilkyardım ile gözlerimi açtım. Gözümü açtığım anda gördüğüm şeyi hala unutamam, düşündükçe öfkeden hala o kadını bulup dövesim gelir. Olay şu; henüz suya atlamadan önce iskelede şezlongun üzerinde güneşlenen yaşı 30-40 arası bir kadının yanındaki boş kısımda havlumu sermiştim. Kadın gözünde güneş gözlüğü vardı ve uzanırken bacak bacak üstüne atmıştı. İşte suya atladıktan, boğulma tehlikesi atlatıp çıkarıldıktan sonra gözümü açtığımda yönüm tam o kadına doğru bakıyordu ve inanılır gibi değil, o kadar adam telaşla beni kurtarmak için uğraşırken, 8 metre ötemdeki o kadın hiç istifini bozmamış, hala ilk gördüğüm gibi bacak bacak üstünde, uzanıyordu benim tarafa bakarak, güneş gözlüğünü bile çıkarmamıştı.
    Yani bir köpek orada ölme tehlikesi atlatsa o kadının yerinden nasıl fırlayacağını ve bağırıp çağıracağını tahmin edebiliyorum. Biz erkeklerin, bunların gözünde kedi köpek kadar değeri yoktur, bunu bilin.
    Ergenliğimden beridir hep “kadınlar merhametsiz canlılardır” tezini öne sürerim. Buna o vakit bir kez daha tanık oldum.

    1. Anlatılanlara eyvallahda dürüstçe cevap ver: senin yerinde yüksek statülü, zengin, güçlü, kaslı, yakışıklı vs. biri olsa yardım etmez miydi?

      1. Ne alakası var amına koyim. Bir can gidiyor can. Sikerler statüsünü de kasını da parasını da!!!!

        Her şeye de mal mal aynı yorumu yapıp durmayın. Kadınlar genel olarak umursamaz yaratıklardır. Muhtemelen diğer erkekler boğulan arkadaşa yardım ettiği için kılını kıpırdatmamıştır ama iskeleye çıkardıklarında insan bir merak eder durumu nasılmış diye uzaktan göz ucuyla da olsa bakar. Bu hikayedeki fahişenin umrunda olmamış. Arkadaş bunu anlatmaya çalışmış. Kazkafalılar hala aynı şeyleri papağan gibi tekrarlamaya devam etsin amk.

      2. @MynameIsName
        O bahsettiğin mevkide biri olsaydı, bacağını indirir, güneş gözlüğübü çıkarırdı.
        Eğer bir köpek ölmek üzere olsaydı, muhtemelen başına gidip çığlık atardı.
        @Cango, ben o kadının o davranışı ahlaksız bir fahişe olduğu üçin değil, sadece hipergamisini düşünen bir kadın olduğu için öyle umursamazlık yaptığını düşünüyorum. Kendisine hiç çekici gelmeyen bir erkek için muhtemelen “geberip gitsin banane” diye düşünmüştür.

    2. Ablamla sahilde oturuyoruz . Bir adam denizden çıktı orda yürüyor 24-28 yaş arası adam, yüksek bir yerden başka yere atlamak isterken birden bire bir kaza geçirdi .
      Annem ve biz koştuk vücudu kasılmış mosmor olmuş .
      Onu öyle görünce
      tAmamen aklımı yitirmiş gibi oldum akıl ve mantığımı kontrol edemedim
      Bir elini ben tuttum ablam da diğer elini tuttu. Neden yaptım bilmiyorum .
      Ben de ablam da hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladık . Ne olur ölmesin Allahım ne olur ölmesin diye dua ediyoruz .
      Annem kalp masajı yapmaya çalışıyor çok tedirgin bir şekilde o da nerdeyse ağlayacak .
      Hafif gözlerini açtı ama kendine gelmedi, çevreden birileri geldi kimdi bilmiyorum birisi arabası ile hastaneye götürdü .
      Kesinlikle ama kesinlikle adamın tipine dair hiç bir şey hatırlamıyorum sadece o ilk yürürken benim tipim asla değildi yani hiç ilgi çeken dikkat çeken bir adam değildi bence .
      Neyse başka arkadaşlara bu olayı anlatınca gözünü açınca cennete düştüm demiştir diye epey gülmüşlerdi , fazlası ile güzeliz denilse abartı olmaz çünkü .
      Olayı hatırlayınca neden böyle yaptığıma anlam veremedim hala da anlamıyorum herhalde ölüme böyle yaklaşan birine şahit olmak çok ağır
      Sanki yakınımmış gibi ağlamaya başlamak istemli bir şey olamaz değildi zaten elini tutmak zorunda değildik mesela o da yine merhamettendi diye düşünüyorum o bir insan can taşıyor …

      Kadınların bencilliği konusunda haklısınız ama o kadar da değil sanırım . Bir kadından binlercesini sorumlu tutma .
      Aklıma bu olay geldi .

  16. (A)
    Bir grup kadını ıssız bir adaya koyarsanız ne olur?

    Aşağıdaki yazı, Return of Kings sitesinde yayınlanan Why patriarchy is the greatest social system ever created? yazısının yorum kısmında yer aldıktan sonra The Red Pill reddit grubunda tepeye oynadı.
    “Birkaç yıl önce, Survivor yarışmasının Hollanda versiyonunu, feminist oda arkadaşımla izleme zevkine nail olmuştum. Hollanda Survivor’ın bu serisinde iki ada vardı ve birinde sadece erkekler ve diğerinde sadece kadınlar bulunuyordu. Feminist oda arkadaşım serinin reklamını bana ve diğer öğrencilere haftalarca yaptı zira ona göre bu program bize kadınlar tarafından yönetilen bir toplumun ataerkil toplumun kötülüklerinden nasıl kurtulmuş olacağını gösterecekti.
    Olayın nasıl geliştiğini anlatayım : iki grup kendi adalarına bırakıldı ve başlangıç için bir miktar erzak verilerek kendi hallerine bırakıldılar. İki grupta da başlangıçta insanlar yerel hiyerarşiyi anlayana kadar bir miktar karmaşa oldu. Erkekler genellikle neyin gerekli olduğunu düşündülerse onu yaptılar – ortamda emir veren bir lider yoktu. Kimi avlanmaya çıktı, kimi yiyecek toplamaya giderken kimi balığa çıktı. Bir elemana kumda oturmaktan gına geldi bank yapmaya başladı. Diğerleri zamanla büyüyen bir klübe yaptılar. Bir diğer eleman her gece yemek yaptı. Birkaç gün içinde, muntazam bir medeniyet çıktı ortaya, hergün bir öncekine göre biraz daha varlıklı bir medeniyet.
    Kadın topluluğu da bir rutine bağladı hemen. Havularını asacak bir ip gerildikten sonra güneş banyosuna ve ağız dalaşına başladılar. Çünkü erkeklerin aksine kadınlar grubun ortak kararı olmadan hiçbirşey yapamıyorlardı. Ve grup en az bir düzine kadından oluştuğu için, hiçbir zaman ortak karar da alamıyorlardı. Birkaç bölüm içinde kadınlar tüm erzaklarını yediler, tropik fırtına ile sırılsıklam oldular, kum sineklerince çiğ çiğ yendiler ve genel olarak acınası bir haldelerdi. Erkekler ise gayet mutlu mesuttular. Çatışmalar vardı tabii ama bunlar genelde hızlıca çözülüyordu.
    Bunu feminist arkadaşımla izlemek ise paha biçilmez bir deneyimdi. Önce farklılıklara kılıf uydurmaya çalıştı ama argümanları hızlıca zayıfladılar ve zayıfladılar. Sonunda program yöneticileri, birşeyler yapmaları gerektiğine karar verdiler ve kadınlara yardım etmek üzere erkek adasından 3 erkeği kadın adasına gönderdiler. Kadın adasından da 3 kadın erkek adasına gitti. Bu bölüm boyunca feminist arkadaşımın yüz ifadesi paha biçilmezdi.
    Başlangıçta kadın adasına seçilen 3 erkeğin, gayet tahmin edebileceğiniz nedenlerle, ağzı kulaklarında idi. Ama sonra adaya gittiler ve kadınlarca karşılandılar. “Klübeniz nerede?” diye sordular. “Bizim klübemiz yok”. “Ezaklarınız nerede?” diye sordular. Cevap : “Tüm pirinci yedik”. Vs. Vs.
    3 eleman sonuçta köpek gibi çalışmak zorunda kaldı. İlk haftalarda edindikleri tüm yetenekleri kullanarak ve deneye yanıla bir klübe inşaa ettiler, balık avladılar, kadınlara yiyecek toplama işi yaptırmaya çalıştılar. Kadınlar dırdıra ve güneş banyosuna devam ettiler.
    Erkeklerin adasına giden 3 kadın ise oldukça mutlu oldular. Yemek, barınak ve yeterince erkek ilgisi hazırdı. Onlar da güneş banyosuna devam ettiler.
    Ve dostlarım bu, ataerkil toplum düzeniydi. Benim eski arkadaşım ise artık feminist değildi.”

  17. günde 5 dk porno film izlemek testesteron seviyesini artırdığına dair araştırma yayınlanmış (tabiki boşalmak yok) ege fitness youtube kanalında açıkladı

    1. Arttırır ama görsel şartlanma da sağlar. Gün gelir görme dışında uyarılmaz olunur. Kuş kıpırdamaz yani.
      Daha kötüsü görsel uyarılmada da sürekli level atlanır. Daha hard, daha extrem görüntüleri aranır. Bu işin sonu karıları becerilirken onları izleyip ancak zevk alabilen godoş olmaktır.
      Porno hatta erotiğin noktasından uzak durmak lazımdır. Ruhun ölümü, erkekliğin bitimidir bu porno. Disiplinli olmadan kırmızı hap olmaz. Bir defa denemekle de çok şey olur. Dikkat!..

      1. Metin abi,
        Peki porno hayatımızdan çıktı(şahsen bakıp eli götürme olayı uzun zamandır yok).
        Ama kuru mast olayını da ayda 1 e çekmek istiyorum, fakat daha 1 hafta olmasına rağmen hemen vücut ısım acayip artıyor, testosteron seviyem cidden normal bir erkekten daha üst seviyelerde(bunu sporda doğal olmama rağmen bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye, yaşıma göre sakal bıyık yoğunluğuma, kontrol altında tutmak için ekstra bir çaba gösterdiğim agresifliğime ve 23-24 yaşındaki arkadaşlarımın yanında bile liderliğimi ön plana çıkartabilme güdüme bağlıyorum keza evde 36 yaşındaki abimle de otorite savaşına giriyoruz 🙂 )
        Dışarda kızlar konusunda kendime hakim olabiliyorum, çok güzel de olsa rahat konuşabiliyorum ama biraz süre geçince saçmalarım hissi geliyor.
        Rüya olayı bende 10-12 gün geçmeden olmuyor.

        En az 1 ay beyne böyle ucuz yollardan dopamin vermek istemiyorum. Üni tercihleri yapıyorum, kısmetse üniye daha değeri yüksek olarak başlamak isterim.
        Bu ateşten kurtulmak için yaptıklarımdan bazıları 😀 :

        -Aktif olarak fitness, crossfit ve güç antrenmanları yapıyorum.
        -Salona ismekte ücretsiz gittiğimden dolayı 3 eylüle kadar kapalı ve çamlıkta devam ediyoruz. Dolayısıyla sosyal ortam sıkıntım yok. Her yaştan arkadaşım, hatta dostum ve abim var
        -Film, Müzik, bilimsel video makalelerle ilgileniyorum
        -Arada kitap okuyorum
        -15 ine kadar tercih dönemim, ondan sonra da bayrama kadar bir defacto mağazasında part time işle meşguliyetim var
        -Bayramdan sonra da zaten ismek fitness ve sonrasında da yerleşebilirsek bu sene üni olacak(yaş 19).

        Ortamı haydar dümene çevirmek istemiyorum ama durum bu abi.

        Sence benim bu durumumda mast-maskülenlik arasında ne gibi bi yol izlemem gerekir?
        Mahmut abi görürse şimdi kalay çekecektir biliyorum 😀
        Ben haftada 1 i bile taviz olarak görüyorum ve geçmişte 1 taneyle başlayıp ilerlediğini çok gördük, hele 10 günü aşınca, bu kadar testo fazlalığı, beslenmem sağlam, Çinko magnezyum takviyeleri de kullanınca sanarsın vücut olduğu yerde alev alıcak 😀

        1. Mahmut bu işlere bir şeyler yazar. Gerçekten rahatsızlık veriyorsa mast. yapmak gerekir bence. Yoksa dayanamazsın başına iş alırsın.
          Sadece rahatlamak için. Resim ve videoya kesinlikle girmeden.

        2. Uzun uzun yazip soru soranlar ozetleyip soranlara gore daha fazla cevap alabilirler zira bu kadar uzun yazi okuyup 1 cevap verecegime kisa 3 soruya cevap yazarim. Metin dikkat cekmese okumamistim bile.

          Sorunu nofapcilara sor. Ben pornonun sifira indirilmesi taraftariyim ama masturbasyon haftada 2ye inse yeter. Duzenli olarak haftada 2 ya da 3 kere (ideali 5 ya da 6) seks yapan adamin masturbasyon yapmayabilir ama seks yapamayan adamin sifir masturbasyon takintisi bence asiri.

          Ha gunde 3 kere masturbasyon yapan basinda 3 ay sifir masturbasyon deneyebilir. Ama hayat boyu sifir masturbasyon? Anca seks ile olur. Ben bile bu yasimda yurt disinda 2 ya da 3 hafta gezerken ve hatunu aldatasim yokken haftada 2 – 3 yapiyorum. 20li yaslarinda sifir seks hayati olan adam nasil ya da neden yapmadan duruyor bilemiyorum.

          1. Eyvallah öneriler için, 1-2 haftada bire indirgemek en mantıklısı olacak.

            *Mahmut abi bu arada sana bir sorum daha olacak:
            Şimdi ben hatırlarsan 3 gün önce yine bu yazının en altlarına yaptığım yorumda, serviste annesinin ve babamın yanında numarasını aldım demiştim.
            Neyse 2 gün geçti ve dün ikindi vakti mesaj attım. Mesajların bir kısmını aşağıya yazıyorum, dikkatsizliklerim olmuşsa söylersen güzel olur:
            (B-Ben, K-Kız. Bu da fix oldu artık 🙂 )

            [11/08 16:33] B: Naber
            [11/08 16:40] K: Aa merhaba
            [11/08 16:49] B: Tercihlerden ve antrenmandan sıra gelmedi(bunu kıza telimi uzatıp nosunu yazdırdığımda beni gidince çaldırırsın dediği için yazdım)
            [11/08 16:50] B: Neler yaptın 🙂
            [11/08 17:03] K: Bende tercihlerle uğraşıyorum hala
            [11/08 17:07] B: Devletten istediklerin tutuyor mu
            [11/08 17:08] K: Yani şehir dışı oluyor
            [11/08 17:09] K: Ama tercihe yazıcam 😂
            [11/08 17:49] B: Psikoloji miydi
            [11/08 17:52] B: Evde kalmak cazip gelmiyor heralde 🙂
            [11/08 18:33] K: Evet hahaha
            [11/08 18:33] K: Ama sosyolojiden giricem 😂
            [12/08 00:47] B: Ben de fikrimi değiştirdim
            [12/08 00:49] B: Daha girişimcilik ve sosyal bilimler ağırlıklı bölümler. Bir odada veya makine başında tüm gün oturamıyacam 🙂
            [12/08 00:49] K: Waay
            [12/08 00:49] K: Nerde mutlu olucaksan orada olmak en güzeli
            [12/08 00:50] B: Evet ama
            [12/08 00:50] B: psikoloji seçseydin keşke, beni tedavi ederdin 😀
            [12/08 00:51] K: Ya işte ben sosyoloji ile psikolojiyi çap yapcaktım
            [12/08 00:53] B: Hmm
            [12/08 00:59] B: Ben de işletmeyi yan dal yaparım heralde, çünkü erasmus, spor, müzik ve seyahatlere böyle ağırlık verebilirim
            [12/08 13:34] K: Bence güzel olur
            [12/08 13:34] K: Bir sürü aktivite hem kendini daha çol geliştirme imkanı bulabilirsin
            [12/08 13:35] K: Çok*
            [12/08 16:06] B: Evet
            [12/08 16:06] B: Ben bitirdim tercih listesini, tam 24 tane 🙂
            [12/08 16:07] K: Aaa atsana😂
            [12/08 16:07] B: Senin nasıl gidiyor? Bölümlerimiz sosyal bilimler ağırlıklı, soru işareti varsa konuşabiliriz
            [12/08 16:07] K: Benim daha değil 🙁
            [12/08 16:08] K: Ben aslında sosyoloji arkeoloji ve uluslararaı ilişkilerden başlatıcam
            [12/08 16:08] K: 😂
            [12/08 16:09] B: Arkeoloji 🤔
            [12/08 16:09] K: Evett
            [12/08 16:09] K: Aslında hep istediğim bi bölümdü
            [12/08 16:10] K: Gizemli, güzel bir bölüm bence de
            [12/08 16:10] K: Evet birde iyi okullar tutuyor
            [12/08 16:11] K: Mimar sinan mesela?
            [12/08 16:11] K: İtü
            [12/08 16:11] K: Eğer sende düşünürsen yaz bence
            [12/08 16:11] K: Ordan belki çap olabilir
            [12/08 16:11] K: Ben öyle düşünüyorum
            [12/08 16:12] B: Sen sosyal bir insansın anladığım kadarıyla
            [12/08 16:12] B: 4 yıllık okurken bir de çap yaptığında, sosyal aktivitelere pek zaman ayıramayabilirsin
            [12/08 16:12] K: Yani araştırdım bayağı
            [12/08 16:13] K: 🤔
            [12/08 16:13] K: Yani çap yaparken ben şöyle düşündüm
            [12/08 16:14] B: Evet
            [12/08 16:14] K: Kafanı dağıtmak için mesela ya da artık 3. Ya da son senende erasmus
            [12/08 16:14] K: Gibi
            [12/08 16:15] B: Erasmus şart
            [12/08 16:15] B: Güzel
            [12/08 16:15] K: Yani
            [12/08 16:15] K: Ben yarın İstanbul üniversitesine gidicem
            [12/08 16:15] K: Biraz konuşucam
            [12/08 16:15] K: İstiyorsan sen de gel
            Ben bu davetine biraz askıya alır gibi cevap verdim ne evet ne hayır dedim belki birazdan konuşurum
            Konuşma böyle seyir etti.
            Biliyorum cinsel gerilim pek yok ama ben 2 tane daha tabak çevirmeyi düşünerek öylesine almıştım numarasını ve durum bu, buluşmak istiyor abi
            Konuşmanın baya devamı da var ama kız tuhaf bir şekilde çok gözü yaşlı gülücük atıyor, anlamlandıramadım 😀
            Bu arada kız hb6.

  18. Herkes bir anı yazmış benim o kadar alengirli anım yok ama aklıma geldi geçen sene yumruk atarken sağ elimi kırmıştım neyse iki ay alçıda kaldı kontrole gittim kemik yanlış kaynıyor doktor önce alçıyı kesti bunlar olurken de oda da başka bir kadın bekliyor devlet hastanesi işte. Doktor eliyle yamuk kaynayan kemigimi tutup kemiğin yerini değiştirdi resmen . Acıdan gözümden yaş geldi ve karşıda sıra bekleyen karı gülmeye başladı resmen sanki komik bir şey var amk. Ben kadınlarla tartışmaya da çok girmem o yüzden hiç acımazlar ne kusurun varsa yüzüne çarpar ,bel altı vurur ama ben bel altı vursam ; “son nosol bor kodonlo boylo konosorson ” derler . Üzerine kankileri ve beyaz şövalyelerin desteği çabası. Kısacası hayat kötü kolla götü sen kendini dusunmezsen kimse düşünmez.

  19. Dün bir haber okudum. Japonya’ da bir üniversite, giriş sınavında Tıp Fakültesini kazananlar içinde bayanların puanını indirdiği gerekçesiyle davalık oldu.
    Üniversite özür diledi ve hatasını düzeltti. Neden böyle bir şeye gerek duydukları sorulunnca da bakın ne dediler:
    “Kadınlara verdiğim eğitim ve emek boşa gidiyor. Mezun olduktan sonra birkaç sene çalışıyorlar. Sonra birkaç çocuk yapıp onları büyütüyorlar…”
    İşte size evrensel tespit.

  20. Admin bilimin yalanladığı demişsin bir kısmı doğru ancak erkeklerin bu olaylardan dolayı yaşadığı fizyolojik yıpranma çok daha fazla türk nöroloji uzmanı makalesinde yazmis . Kadınlar psikolojik olarak etkilenmesi onların hiçbir şekilde ömrünü kısaltmiyor araştırmalara göre.
    Tam açıklayamadim görüşümü evet kadınlar kaygı depresyon fazla ama bu demek değildir ki kadınlar inanılmaz merhametli.

    Olay şu kadınlar çocukları ve sevdiği insanlar hariç diğerlerini umursamazlar. Ve bu onları duygusal olarak etkilemez onlara dokunmadiği sürece. Bak yukarda yorumlarda yaşadıklarını yazmışlar git onları oku admin.

    Kadınlar sevmediği insana karşı aklınıza gelmeyecek derecede hikaye yazar, iftira atar, bel altı vurur. Nafaka davalarında söylenen yalanlar atılan iftiralar size küçük dilinizi yutturarak cinsten.

  21. Saha Raporu-Ana Kampüste Yürüme

    Kütüphaneden kitap almak için ana kampüse uğradımda karşımdaki bankta oturan hoş kıza yürümeye karar verdim.(Ben bu HBx muhabbetini sevmiyorum, hoş ve bakımlı olması yeterli ilgimi çekmesi için)

    Ben:Affedersin bir şey söylemek istiyorum!!
    Kız: …. (Sanırım şaşkınlıktan bir şey diyemedi)
    B: Çok zarif birine benziyorsun tanışmasam pişman olurdum.
    K:Ne dedin anlamadım!
    B:Hoş birisi olduğunu düşünüyorum tanışmasam pişman olurdum.
    K: Teşekkür ederim
    B:Ne çözüyorsun
    K: KPSS testi
    B: Sanırım son senen
    K:Evet bu senenin sonunda mezun olacağım 😊😊 (Uzağa bakıp gülüyordu shit test miydi yoksa olayın garipliğine mi gülüyordu anlamadım)
    B:Ne okuyorsun?
    K: İngilizce Öğretmenliği.Sen de öğrenci misin?
    B: Öyle olmasa burada işim ne?
    K:😊😊
    B:İsmin ne?
    K:T…. Senin ?
    B:S…..
    Sohbet mezun olunca ne yapmak istediğimiz temelinde 6-7 dakika daha devam ettikten ve tepkisini merak ettiğimden birkaç kez saçına dokunduktan sonra toplandığını farkettim.

    B: Gidiyor musun?
    K:Evet
    B:Daha sonra görüşelim mi? (Sanırım burada sıçtım teklif edip cevabını beklemek yerine kontrolü ona verdim)
    K:Emin değilim
    B:Son kararın mı? (BURADA espri yapmaya çalışmıştım ama sıçtığımı sıvadım)
    K: …. (Kafasını başka yöne çevirdi)
    B:Peki teşekkürler, iyi günler
    K:Sana da

    1. Girisin zayif. Sonra fena gitmemissin ama sonunda sictim dedigin yerde sicmissin. Telefonunu istesen ya da sadece gorusuruz desen yeterli idi.

      Bir de dokunmayi acemilere tavsiye etmem. Sadece kizin pozitif heyecanlandigi durumlarda kizi daha da heyecanlandirmak icin yapilir o, tepki olcmek icin degil. Acemi biri bu gozlemi yapamaz.

      Kendi kampusunde cok fazla daygame yapma adin cikar. Haftada bir en fazla.

  22. Arkadaşlar, gençler; hepiniz bir şeyler yazmışsınız. Ben direk en alta gelenlere özet geçeyim.

    Bir erkek; güzel ya da çirkin fark etmeksizin, zorda olan birine yardım eder. Lakin kadın için bir çıkarı var mı yok mu; öncelik budur.

  23. Mahmut abi tekrar merhaba,
    bugün ilk kez hb6 bi kıza set açtım. Daha doğrusu tamamen bir doğaçlamaydı. Ben özel üninin tekine tercih günü için gitmiştim, girişte servis beklerken mini short lu bi kızı gözüme kestirdim ve işim ünide zaten bitti, servislerine metrobüse kadar gitmek üzere bindim. Öne oturdum, kızla annesi önüme oturdu. Yanımda da babam oturuyor.

    Neyse, kıza herhangi bi friendzone sorusu sormadım. Aslında kız afedersin ama sikimde bile değildi. Ben babama Uçak bölümü hk konu açmıştım sonra bunun annesi arkaya döndü ve muhabbete dahil oldu. Kız da döndü. Konuştuk, 5-6 dk anca sürdü ve geleceğe dair meslek ile üniler hk konuşmamız sona erecekti çünkü durağa yaklaştık. Konuşmayı yazmıyorum, zaten çerçeveyi değil bozmak, konuşma 5 cümle kız 1 cümle ben şeklinde gitti.

    Kıza ” wp var mı?” dedim.
    “Tabiki” , dedi. Telefonu uzatarak:
    “O zaman şuraya numaranı yaz da belki daha sonra devam ederiz” dedim.
    “Tamam, gidince çaldırırsın.” dedi
    Durakta indik, onlar da indi.
    Annesi bana hakkınızda umarım en iyisi olur dedi. Ben de tşk efenim iyi günler dedim ve babamla uzaklaştık.

    Sonuç: no bende ve tabiki mesaj atmadım 2-3 gün sonra da bu yoğun tempoda unutmazsam bi” hi”derim artık 😀
    Yalnız, ayrıntıya dikkat. No yu annesinin ve babamın haberi olmadan aldım.
    Annesi sağa bakıyordu, babam zaten çevremdeki en maskülen adamdır ve biraz dalgındı.
    İndiğimizde babama kızın nosunu aldım hiç farkettim mi dedim. Yoo gereksiz işlerle uğraşma oglum dedi. Eyvallah baba dedim :))

    1. Biraz yasin ilerleyince kiz sikimde degil ergenligini asarsin. Kiz ne cok umrunda olacak ne de az. Iki tarafta da asiriya kacarsan olayi batirirsin. Ingilizcesi olanlar london daygame izlesin. Oradaki adamlarin bicbiri “kizim sikimde degilsin” havasinda degiller.

      1. Aslında kendini pek ifade edemese de, anlattığı doğruysa kardeşimiz olması gereken bir mantığa sahip, bir ince ayyar yapması gerekiyor sanki.

      2. Mahmut hocam “kız…değil”derken, üni tercih dönemi gibi çok daha önemli bir konuyla ilgilendiğimi vurgulamak amaçlı öyle söyledim. Ancak bence yorumlarda saha raporu diye yazılan çoğu dandik yazıdan daha iyiydi. O kadar kibirli bir adam olacak olsam her gün çamlıkta antrenman yaptığım 40 yaşında 30 yıllık sporcuyla, wingchun hocasıyla, benden en az 3-5 yaş büyük bana kanka diyen arkadaşlarımla antrenmanlar yapamazdık.

        Özellikle o 40 yaşındaki bahsettiğim abi sayesinde şu 2 haftada son ego kalıntılarımı da ayağımın altında ezdim.

        Kendimi gayet iyi ifade ettiğimi düşünüyorum ama heralde klavyeden farklı çıkıyor.
        Ben 28-30 yaşlarına kadar hedeflerimi gerçekleştirirken sadece karşıma çıkan fırsatları değerlendirmek istiyorum. Bu yazıyı da buna istinaden yazdım zaten.
        Çünkü 30 dan sonra asıl daygame ler başlayacak ve başarılarıma ortak olmak isteyecek kadınları hayatıma sokucam. Dediğin gibi “ergenlik” için gereksiz enerji kaybı geliyor artık bana. Ben kendi değerimi artırdıktan sonra o rahatlıkla, oyun her halükarda gelecektir.(Kendimi kastederek konuştum, çünkü porno mast artık bana onursuz ve aciz bir davranış olarak gözüküyor. 3 sene önce bu olayları düzene soktum ve birkaç aydır da bunun ekmeğini yediğimi, babamın ve kızın annesinin farkına bile varmadan no alma ve çamlıkta açtığım set ile kendime ispatlıyorum.
        Bunlar 30 yaşındaki biri için çok küçük şeyler olabilir ama ben 19 yaşındayım ve buna rağmen yetersiz olduğumu kabul ediyorum ve de üzerine gidiyorum.
        Nofap, spor, sosyallik, üni hedefleri, müzik, kitap, film, seyahat, ingilizce, ufak kodlamalar ve bi kere bile Madoya oturup, StarBucks’a oturup da bir kahveye 15 tl vermek yerine, fastfoods yemek yerine, sadece biriktirdiklerimle 100 lerce tl lik supplementler ve spor ekipmanları alıyorum kendime.
        Yılda 3-4 t shirt ü geçmiyorum, ayakkabılarımı en az 2-3 sene perti çıkana kadar giyiyorum. Pc mi kendim yeniliyorum. Ücretli spor salonları yerine ismekte, hatta şuan orası kapalı diye çamlıkta antrenmanlara devam ediyorum ve çok da güzel form yakalıyorum. Salona vereceğim parayı da ekstradan beslenmeye ayırıyorum. Bu spora sanki aylık 4-5 bin tl maaşım varmış gibi bütçe ayırabiliyorum,neden? Peki paralar nerden geliyor?
        Akıllı olun arkadaşlar, ben aylardır babamdan toplasanız 150 tl almışımdır. Ama harcamalar 1000 tl. Çünkü siktiri boktan kafelerde değersiz karı kızlarla veya boş arkadaşla yemiyorum paramı. O bir kahve benim için 1 kg tavuk demektir.
        Her ay kıyafet değişmeyin, yılda 2 ayakkabı almayın.
        Akıllı olun biraz, yapacağınız vücut sayesinde, kazandığınız irade ve mantalite sayesinde anlık hazlar yerine uzun vadeli kazançlarınızı düşünün.
        Kolay yol tuzaklarla doludur
        Zor yol ise engellerle
        Siz engelleri aştıkça “değer” kazanıyorsunuz, bunun en kısa yolu budur.

        1. Kanka fazla abartmışsın kıyafet olayını, sende denge problemi var bence. O kadar sporu ne için yapıyorsun ki, benim için bir amaç da kıyafetlerin üzerimde güzel durmasıdır.

          1. Onu eklemeyi unutmuşuz da kıyafete pek para vermiyorum dediysem yakın akrabadan gelen yardımları da kabul etmiyor değilim 🙂 İhtiyaca göre değişiyor işte ama benim disiplinin ana fikri böyle.

  24. Sitenin yorumlar bölümü sokakta kız tavlamaya çalışıp saniye saniye analiz isteyenler, bir de kadınları erkek gibi değil kadın gibi davrandığı için aşağılayanlarla doldu.

    Dişi peygamber devesi çiftleştikten sonra erkeği yer. Artık protein kütlesi olmaktan başka işe yaramayacak olan erkek böcek yeni doğacak yavrular için çok gerekli enerji ve yapı taşına dönüşür.

    Dişi peygamber devesi bunu orospu, nankör, kadir kıymet bilmez olduğundan mı yapıyor. Bu onun doğası.

    Aslan sürülerinde dişi aslanlar sürü lideri kavgalarına karışmaz ve sonucu izler. Kazanan erkek çocuklarını öldürdüğü halde ona boyun eğerler.

    Vayy orospu dişi aslanlar. Zayıf, kendilerini koruyamayacak eski kocalarına genç ve güçlü bir erkek için nankörlük ettiler. Halbuki eski erkekleri onlar için ne fedakarlıklar yapmıştı. Kaltaklar.

    40 yaşında duvara toslamış bir hatunun tüm erkekleri pislik ilan etmesi gibi kadınlar konusunda başarısız olanlar da kadınlar erkek gibi davranmadığı için hepsini pislik ilan ediyor.

    Kadınların doğası bu. Ya götünüzü sıkıp kendinizi erkek hiyerarşisinde üste çıkarırsınız yada ”nankör” kadınlardan kazık yemeye devam edersiniz.

    Üçüncü bir seçenek daha var. Kadınları kadın gibi davrandığı, erkek gibi onurlu olmadığı için itin götüne sokanlar bence bu yolu bir denesin; Antik Yunan da erkekler sevgili olarak erkek bulurlar, erkeklerle aşk yaşarlar, kadınları sadece üremek için kullanırlardı.

    Hayatında hiçbir kadının hipergamisini tatmin edememiş adamlar, ilişkilerde bile sadece gerekli can sıkıntısı olmuş adamlar tabi ki sürekli kadınların ”pislik” doğasına maruz kalacaklar.

    Ayaklarınızı yıkayacak, size hizmet etmekten zevk alacak, gel dediniz mi dağları aşacak kız istiyorsanız, ya kendi değerinizin farkına varın ve 2-3 puan yükseltin ya da hayal ettiğinizden 2-3 puan düşük değerde ve bunun farkında olan bir kızla birlikte olun.

    1. Kadınlar azdı kardaş, haberin yok. Kız; ortaokulda 3, lisede senede 2, üniversitede de 3 ayda bir sevgili değiştiriyor. El değmemiş çiçek bulursun da tatmin edersin. Şimdikileri vızvızlar didiklemişler yıllar boyu.
      En zenginlerin bile, en piçlerin bile altında oynuyorlar. Kimse güvende değil. Kısa vadede iş yaparsın anlarım. Lakin evlenecek, çocuk yapacak kadın kalmadı.
      Bence erkekleri suçlamak için acele etmemelisin.

      1. Nerede erkekleri suçlamışım?

        Sitede yorumlar bölümünde kırmızı haplı betalar ve yengeç zihniyeti hakim olmaya başladı gibi geliyor.

        Mahmut tek başına ayar veriyor ama yetişemiyor artık:)

        Kadının doğası böyle. Ağlamanın yada küfretmenin faydası yok.

        Orta okul ve liseli kızların cinsel hayatlarını da takip etmiyorum, o yüzden o konuda bir şey diyemeyeceğim.

          1. Ben de seninle aynı dertten buraya düştüm; kendini olduğundan 2-3 kat değerli zanneden problemli bir hatun ve ilişki dinamiklerinden habersiz ben.

            Ben 1 sene dayanabildim ve terk ettim, evlenmedim.

            Kadınların doğası böyle.

            Hatta muhtemelen 30 kuşak önceki ninemiz kendisine aşık sümsük betaya kazık atıp kabilenin alfasına verdiği için şu an biz dünyada varız.

            Ağlayıp sızlanmak ve hakaretler yağdırmak TRP nin 3. seviyesi miydi?

          2. Bu sitede kim varsa (alınmasın ama Mahmut abi linkli arkadaşımız dahil) herkes kırmızı haplı betadır. İtiraflarımızda geçmişte kadınlardan yediğimiz kazık vardır. Aramızda kaç tane doğuştan alfa var sanki…
            Ben deniz, bu sitede boşanma kategorisindeki 2 yazının esas oğlanı olarak :)) siz erkek adam adaylarını uyarmak için buradayım. Nasreddin Hoca’da geçen damdan düşen: menem.
            İtiraf ediyorum, ( Erkek adamın erkek… demeyeceğim heveslenmeyin.) ben canavar düdüğüyüm. Deniz feneri gibi yol gösterimi yapmaya çalışıyorum anlayacağınız.

          3. Hocam doğuştan alfalık diye bi durum yok ki zaten. Kaldı ki kadından kazık yemek alfalığa(ne kadar alfa lafını kullanmayı sevmesem de) ters bir durum da değil. Sadece senin kazık biraz büyük olmuş o var, o da senin körlüğünden olmuş, bile bile lades yani biliyorsun zaten. Bu sitenin amacı mavi haplı olup kadınlardan kazık yemeyi garantileyenlerin aksine, maskülen olup kadından kazık yeme ihtimalini en aza indirmek, istatistik yani.

          4. Metin Bey’in bazı dediklerine katilmasam da 35lik arkadaşa da çok hak vermiyorum. Arkadaş kadınların doğası böyle diye bu onların doğasında olan her sıçmık özelliği kabul edeceğim anlamına gelmiyor bundan 100 sene önceki kadınların doğası yok muydu e onlar şimdikiler gibi değil de ha tabii şimdinin erkekleri de yüz sene önceki erkekler gibi maskülen değil ama olay şu ki işi orospuluğa vuranlara da napayım doğası böyle demem ben . Erkeğin de doğam çok eşliliğe yatkın ama bu kimin umrunda ? Dengede olmak lazım kadınlara duyulan nefret iyi değildir çünkü nefret sebepsiz olmaz ve büyük ihtimalle kuyruk acısı da olabilir ama kadınlarının doğasında olan her şeyi de kabul edecek değilim. Erkek peygamber devesi olsaydın dişiye boynunu eğip hadi beni ham yap mı diyecektin yani ? Ben oyunumu oynamaya çalışırım ama sırf cool ve sakin olacağım ayağına gidip saçma şeylere katlanmam çünkü bir sürü seçecek var. Aynı şekilde daha önce okuduğum bir saha raporu vardı ismini unuttum adamı mekanda bir saat bekletiyor sonra gelmiyor yanina çağırıyor sonra yanında arkadaşı var shit test üstüne shit tests sonunda adam başarılı oluyor ve Mahmut abi takdir ediyor. Burda eleştirim Mahmut abi’ye ; bence bazen sonuca göre yorum yapıyorsun Mahmut abi . Eğer o oyunda ben olsaydım ve başarısız sonuçlansaydı ; “kadın bir sürü saçmalık yapmış ve hepsine katlanarak beta gibi davranmassın” diyebilirdin. Benim fikrim bu

          5. Kayra sen ne kadar itici bir tipsin. Sokacam gibi bir dil kullanıyorsun. Ayıp değil mi.
            Kaç yaşındasın sen.

          6. Kayra dediğin tıfıl 18 yaşında hayatı çözdüğünü sanan am sahiplerinden farksız bir eleman. Sivri hareket edip dikkat çekmenin derdine düşmüş zavallıcık. Tıpkı instagramda like alabilmek için şekilden şekile giren maymun tabiatlı kızlar gibi davranıyor. Bu sitede bile kız gibi davranmaktan kendini alamıyor. Çünkü daha tıfılboy kendisi.

          7. Kayra kardeşim. Tamam seni sıkıcak dert anlatmayacağım artık. Ben size yardımcı olmak için burdayım.
            Ben senden 20 yaş büyüğüm. Kalbini kırmak bana yakışmaz. Şu hayatta neler gördüm, inan çok ufaksın, daha neler göreceksin. Boşver sanal düşkanlıkları, en yakınlarından bile amansız düşmanlıklar göreceksin. Bir trafikte itin birine denk gelirsin sopayla silahla karşına dikilir. Agresif olmak önce sana zarar verir. Sabır ve aklın sakinliğini sana şidetle tavsiye ederim.
            Dikkat çekmek istiyorsan bunu başardın. Senin yazdıklarını daha dikkatli okur cevaplarım gayri.
            Tamam mı canım kardeşim.

  25. Mahmut abi Metin Hara-Adriana Lima ilişkisi için ne düşünüyorsun?Sosyal medya paylaşımlarına bakınca Metin Hara beta izlenimi veriyor ama sağlayıcı olduğunu da sanmıyorum.Adriana Lima her türlü ondan daha fazla kazanıyordur.Tabii ki bu onların hayatı ama Metin Hara neyi doğru yapıyor senin fikrin ne?

    1. Sen yenisin galiba 😀

      37 yaşında alfa atlet bir adamdan 2 çocuklu ve duvara toslayıp öbür tarafa geçmiş bir kadın, 36 yaşında bir adam. Bekleyen beta olmak mavi hap evreninin doğrusu. Kaç yaşındasın bilmem ama sen de hatunların piç adamlarla işlerinin bitmesini bekle sen de muhtemelen 10 sene önce suratına bakmayacak eskinin güzellerinden birini kaparsın. Buna ise “neyi doğru yapıyor” diyorsan siteyi baştan sona bir daha okuma cezasını hakettin.

        1. Bir kere sizin gibi 20 – 26 yaş arası olsa kusura bakmayın verse sikmezdim. Ne yani Cindy Crawford şimdi verse alır mıyım? Daş gibi hatundu zamanında ama şimdi 52 yaşında. Bunu neden söylüyorum : sözlükte 25 yaşlarında olduğu belli adam Adriana Lima’yı (kendinden 12 yaş büyük hatunu) beğenmiyorum yazmış, linç etmişler nasıl beğenmezsin diye.

          Neden linç ediyorlar? Zira kadınlar ve mavi haplılar için cinsel pazar değeri grafiği şu :

          Bu bakışa göre Adriana Lima hala 22 yaşındaki kadar taş ve Metin Hara da bu taşı tavlamış bir kral. Romantizm kazandı, kırmızı hap yalan çıktı 😀

          Ben 37 yaşında adamım. Hatunun tipi hoş ben verse sikerim ki aynı yaş grubunda hatunlarla beraber oldum son bir senede. Ama ben “lan Adriana Lima’yı tavladım dünyanın kralıyım” ya da “lan adama bak Adriana Lima’yı tavlamış, kral!” demem. Bu hatunla evlenmem.

          32 yaşından sonra ne eski dilberler ne oyunsuz betalara varıyorlar siz de şahit olacaksınız.

          1. Adriana limayı beğenmiyorum fakat güzel bakımlı taş . Bu görünen bir şey . Beğenenleri bir hayli fazla sevenleri arzulayanları az değil .
            Bu kadın ile normal bir 36 lık hatunu hatta normal ve güzel bakımlı bir 36 lık hatunu kıyas yapamazsın. Çünkü ;
            Yüz ve fiziken güzel
            çok bakımlı ve 36 yaşa ait yüz ovali sarkması dudak çevresinin düşmesi göbek bağlama kalça büyümesi gibi yaşlanma belirtilerinden eser yok . Her gün düzenli egzersiz yapıyor düzenli güzellik merkezlerinde.
            Sağlıklı besleniyor .
            Hala Victoria secretin gözde mankenlerinden .
            Bir defileden aldığı para milyon doları buluyor.
            Bazen yanında 20 ilk modellerle poz veriyor onlardan çok daha etkileyici.
            İnstagramda 11 milyondan fazla takipçisi var .
            Yani milyonu bulan erkek ona hb9 olduğu hissini veriyor .
            Bu kadın kendini resmen hb9 olarak gören bir kadın hiç te kendisinin duvara tosladığını düşünecek bir durumu yok .O düşünse bile sokaklarda internette çalıştığı yerde herkes tersini hissettiriyor .
            Senin kıyasın hatalı oldu.
            Ben Metin haraya beta Veya alfa demek için bir sebep göremiyorum .Normal bir adam işte .

            Kadın bana göre gençken de şimdi de güzel değil yani sadece hafif bir çekici . Sadece objektif bakıyorum .
            Ağız burun dudak fizik yapısı durumu hepsi ortada işte zevkim olmasa sa dürüst olmak zorundayım.

          2. Adriana Lima bence tas idi yine hala gayet iyi ama yasi itibari ile hb10 degil artik. Hb6 belki o da benim yasinda ve ustunde bir adama.

            Kadin ve diger kadinlar kendini HB900 bile gorebilir. Ben oyle gormuyorum. Fotoshop filtresi ile Madonna bile goze hitap ediyor bu devirde. Sonucta sen begenirsin ben begenirim adam begenmez. Ben sahsen 25 yasinda olsam 36 yasinda hatunun isterse Adriana Lima olsun yuzune bakmam. Bunu diyen adam kendinden 12 yas buyuk bir kadini yasli buluyor ki kadin yasli. Ureme duvarina toslamak uzere ve makyaji arti fotoshopu kaldirirsan goze de carpar. Isterse isik ve filtre ile 20 yasinda gorunsun 2 – 3 seneye dogal dogurganligini kaybedecek kadini genc bir erkegin guzel bulmamasi cok normal.

  26. Mahmut abi ”
    How I Met Your Mother” ( annenizle nasıl tanıştım)
    Dizisindeki Barney karakteri hakkında ne düşünüyorsun rol model alinabilir mi?

  27. Selamlar. Tinder gold kullanıyorum. Konumu Tayland’a kaydırdım ve tonla kızla eşleştim. Eşleştiklerimin bazılarıyla bir süredir muhabbet ediyorum. İstesem onlardan biriyle Tayland’a gidip bir şekilde görüşebilirim. Sizce eşleştiğim herhangi bir kıza çakmak için Tayland’a gitmeye değer mi? Mahmut Abi özellikle senin yorumunu bekliyorum. Herkesin yorumuna açıktır.

    1. Ben ne bileyim? Taylanda gitmenin masrafi belli. Sence deger mi sana kalmis. Ilk Tinder deneyimin mi? Eger oyle ise ilk bulusmalari sicacaksindir. Oraya kadar gidip sicmakta var ama Bangkokta genelde o kadar eslesme oluyor ki artik piclige vurup bazilarini direk odana cagiriyorsun ve kiz bazen pat diye geliyor.

      1 hafta kalsan 2000+ Dolar. 3 kiza caksan tanesi 600+ Dolar. Ama paran varsa Taylanda gezme gorme amacli bile deger.

      Amacin sadece kizlar ise Tinderini Belgrad’a ya da ne bileyim en yakin Sofyaya ayarla. Daha yakin ve daha ucuza gidebilecegin yerler.

    2. Çikocum, kız senin pipini deliğe sokmak taaaaa Türkiye’den Tayland’a geldiğini anlarsa vermez, hiç bişey olmasa arkadaşlarına ” geçen aç enayinin teki ta Türkiye’den buraya gelmiş beni sikmek için, vermedim göt gibi kaldı hahaahuhahahuha” diye anlatmak için bile vermeyebilir.

      1. Onu kiza soylemeyecek kadar kafasi calisiyordur. Ama Taylanda TRdan yatirima gerek yok. Gidiyorsun oraya aciyorsun tinderi ayarliyorsun 2 kmye. Cevre otellerde kalan ve orada tatile gelmis kizlardan ya da ofiste calisan hatunlardan sectiklerinle 1 saat chat sonra en oluruyla cik ye birseyler don otele. Orada olay bu. Ozellikle kendisi turist olan ve tinderda olan kizin amaci da senden farkli degil. Onlarla olma ihtimali cok daha yuksek ve onlara 1 ay onceden yatirim yapamazsin. En kotu bir bok beceremezsen crazy house’a gider ve cirilciplak dans eden bar kizlarindan birini alir donersin.

        Asyali kizlar yazisinda oyle bir Filipinliden bahsetmistim. Yazarim bir ara saha raporunu.

        1. Evet abi ne yazık ki böyle bir risk de var. Kadın zannedip onu sikme hayali kurarken buluşma anı geldiği an ladyboy olduğu gerçeğini öğrenip topuklarımı götüme vura vura kaçma ihtimalim de olabilir. Tinder üzerinden ladyboy mu değil mi anlamak zor galiba. Bu arada konuştuğum Tayland’lı bir kızın boyu 1.78. İçlerinde en çok beğendiğim kız bu. Sence bu kızın ladyboy olma ihtimali yüksek mi?

          1. Ooooo 20 santim de sapı vardır onun. Taylandlılar küçük insanlar, kızları da minyon olur genelde 1.78 boy çok riskli.

          2. Tinder üzerinden ladyboy mu değil mi anlamak zor değil. Zira çoğu zaten yazıyor. Yazmayanının çoğu da tipinden belli oluyor. LB ile buluşma riski düşük.

            1.78 boy çok uzun ama şimdi yeni nesilde de kızlar uzun. Kızın fotolarının gönder yorum yaparım hatun mu erkek mi diye 😀 …. de niye konuşuyorsun. Seks turisti olarak Taylanda gideceksen önden yatırıma bile gerek yoktu.

        2. Mahmut hocam tinder demişken geçenlerde bir şey farkettim.Sürekli ya 30 a yakın yada 30 üzeri hatunlarla eşleşmem tuhafıma gitti.(bu arada ben de 36 yaşındayım)neyse geçenlerde 29 yaşında bir arkadaşım kaydırma yaparken gözüm takıldı 18-25 yaş aralığında taş gibi kızlar çıkıyordu ve bunların hiç biri bana görünmüyor.Demekki bizim genç hatunlarımız yaş aralığını genelde düşük tutuyor.Bu tinder da 30 yaş üzeri bizler için gerçekten bir dezavantaj.Ben şahsen 20 li hatunlar da eğlenen ustalıkla daha başarılı oluyorum.30 lu hatunların geneli duvara toslama telaşıyla evlilik veya ciddi ilişki istiyor.Gold veya plus alsak yine bu durum değişmiyor mu merak ettim.

          1. Tinder algoritmaları kızları sana kızların seçtiği yaş aralığına göre değil senin seçtiğin yaş aralığına göre gösterir. Yani tinder 18 – 25 yaş arası taşları sana göstermiyor şeklinde çalışmaz. Ama senin beğenilerin eğer kızın yaş aralığında değilse kıza görünmez. Yani sen 18 – 25 arası ayarlayıp 100 tane kız beğenirsin ama onlardan 36 yaş sınırı altında kalan sadece 15 tanesine gider bu.

            Kızların yaş sınırı ayarı tabii ki var. 25 yaş altı hatunların çoğu maksimum 4 – 5 yaş koyacaktır. 36 taş çatlasa 10%unun menziline girecektir.

            Sana ilk tavsiyem yaşını 33 yapman. Ben kendimi 3 yaş küçük gösteriyorum ama buluşunca yaşımı söylüyorum. Daha ters tepki verenini görmedim. Tabii yaşını 10 yaş küçük gösterme. O ters teper.

            İkincisi de eğer 30 yaş üstü hatunlarla eşleşmek istemiyorsan yaş aralığını 18 – 29 yap.

            Daha önce bahsetmiştim. Kızların 15%si özellikle 10 yaş fark arar, 30% – 40%si kendinden 10 yaş büyük adamın suratına bakmaz ve geri kalan 45 – 55% ise bunu aklından geçirmese de sen yazdığında yaşını sorun etmez. Tinderda sorun şu ki bu büyük grup da yaş aralığını genel propogandaya uyup 4 – 5 yaş yukarı ayarlıyor. Bu kıza gidip dışarda eğlenen ustalık yapsan yaşı önemsemez ama burada girip kendi üst sınırını koyar. O nedenle de Tinder’da ancak 15%lik küçük gruba kalıyorsun. O bana yetiyordu gerçi 😀

            Son olarak da : Senin yaş grubun için en ideali 25 – 30 arası ve altın yaş 26. 26lık bir kız bulsan daha ne, ne yapacaksın 18liği?

          2. Şimdi benim yaş aralığına baktım da 18-50 miş :))26 yaş benim içinde ideal sınır onda hemfikiriz.18 likler biraz daha ergen tayfa oluyor pek kafam sardığı söylenemez.Dediğim gibi 30 lu hatunlarla da muhabbete başlasak daha 2. cümlesi şu oluyor.
            -Ben ciddi düşünüyorm baştan söyliyeyim.
            Bu tarz hatunlara da nasıl yaklaşmak gerekir o da ayrı bir konu.Çünkü aşk taklidi yapıp istediğimi elde etmek bana pek etik gelmiyor.
            Tavsiyelerin için çok teşekkür Mahmut 3 yaş küçük gösterme banda mantıklı geldi.

          3. Ben ciddi dusunuyorum shit testi o. Bir kere onu soyletmeyeceksin. Ikincisi duyarsan shit test muamelesi cekeceksin. Ben tinder da oyle ciddi iliski arayan ama bulana kadar hazir sa heyecanli bir erkek bulmusken bir iki gece de olsa vurusan ablalari goruyorum. Tek problemleri seni kullanip atarak aramaya devam etmeleri. Eger problemse … senin yasina gire ben 32ye kadar ayarlardim. Yasini da kucult ki havuzun buyusun.

          4. Bu ciddi dusunen hatunlari yoklamak icin bir tuyo. Ben “hadi ya. O zaman gizli asik pozisyonun acik mi oraya cv vereyim 🤣” gibi seyler soyluyorum. Bazilari ise bunda israr ediyor. Ben de orada birakiyorum. Illa asacaksin diye birsey yok.

          5. Hahaha güzel cevap :))Dostum bir çoğunun bu espiriyi anlayacak kapasitesinin olduğunu sanmıyorum:)
            Bir de son zamanlarda acaba bulunduğum bölgeden mi tam anlayamadım ama profilinde kendi fotoğrafları yerine abuk subuk kedi köpek manzara fotosu koyan o kadar çok profil türedi ki.Bundan bi 3-4 yıl öncesinin kalitesi yok artık tinder da eskiden çok ekmek yemişliğim vardı ama artık işler daha da zorlaştı tabi bunda uygulamanın popüler olup kahvedeki dayıya kadar kullanan bi sürü abaza tayfanın artması da etkili oldu

          6. Blood And Tears hocam aslında Tinder sadece Türkiye sınırları içinde zor. Asya, Afrika ve bazı Avrupa ülkelerine konumunu kaydırırsan(eğer gold kullanıyorsan) tonla eşleşme alırsın artı kızlar sana konuşma esnasında en ufak bir trip bile atmazlar. Hele Afrika’da günde en az 100 eşleşme alırsın. Hocam kısaca tinder için sen Türkiye’yi siktir et.

          7. ÇikoOsman haklısın kardeşim de gold alıp eşleşsem ne olur ki afrika daki asya daki hatunun bana faydası yok :)Bir aylık gold üyleik olmuş 165 tl üzerine biraz daha koyup escort a gitmek daha mantıklı :))

  28. Mahmut Hocam, gözleminize ya da tahmininize göre 27-40 yaş arası bekar erkeklerin oransal olarak ne kadarı alfa karakterlidir biz türklerde ?
    Not: Rakiplerimin oranını bilmek istediğim için yaş aralığı verdim.
    Not 2: Benim kendimden başka rakibim olmamalı ama işte sosyopolitik düşüncenizi çok merak ediyorum, bu işi en iyi gözlemleyen, farkeden ve dile getiren sizsiniz.

  29. Red Pill’e ne kadar karşı olduğumu biliyorsunuz ama işe yarıyor amk.

    Az önce kızın birini 5 dakika sürmeden evime gelmeye ikna ettim ve numarasını da aldım.

  30. Merhaba beyler,size biraz ekstrem bir soru sorucam bugun 🙂 turizmde calistigim icin bazen bos zamanlarimda aksaray,eminonu,sirkeci veya sultanahmette takildigim oluyor.Turk kizlarin bazilari soguk yapiyorlar,bazilari yd atiyor,bazilari kur yapiyor falan,turist kizlar daha davetkar davraniyolar.Anlamadigim sey hb 6 Turk kiz yd atmazken bile hb 7-9 turist kizlarin gulumsemesi,bakislar atmalari veya en az yd atmalari.Sorunum ne anlayamiyorum.Turist kizlarla bu kadar flortozken,yd aldigim Turk kizlarinin soguklugu neden?Kafede beklerken Hb 8 latin bir kiz,karsilikli bakismalar gulumsemeler falan,metroda iken bakisilan hb 6 turk kiz,asik bir surat ve soguk tavirlar.

    Yabanci hatunlarla bu kadar iyiyken Turk kizlarinin soguklugu neden?Kh camiasi salakmisin ne guzel iste yabanci hatunlar falan diyecek ama salak degilim sadece bir slav guzelle el ele iken dusunuyorum ve neden turk kizlari bana soguk yapiyorlar anlayamiyorum.

    1. Hocam Turkiyedeki “kari bana guldu demek ki bana verecek” abazan surusu onlarin memlekette yok. O nedenle Turk kadininin fabrika ayari olan sertce baska yone bakma refleksi onlarda yok. Turkiyede kadinlarin boyle soguk olmasi mecburi. Sicak kanli kiz bile basina bir abazan bela olunca soguk davranmayi ogrenir.

      Ikincisi o yabanci kizlar icin sen egzotiksin ve sosyal statun belli degil. Mesela Turk kadini tipinden ve giyiminden senin statunu anlar ve kizdan dusukse sana karsi kalkanlari kaldirir.

      Sen bu turist bakislarini degerlendiriyor musun? Ben 20li yaslarimda sultanahmet civarinda avlanip bir suru turist hatunla yatmistim. Simdi oralarda tinderi 2 km ayarlasan oturdugun yerden ayarlarsin. Fakat ingilizce sart. Benim ingilizcenin ekmegini ilk turist kizlardan Istanbulda yemistim.

    2. Yabanci kizlar konusmaya daha yatkinlar ama bir kez konusmaya basladin mi oradan yataga atman yine zor … turistlerin avantaji su ki hatunlarin kafasinda da zaten egzotik et yeme fikri var ama bu her onune gelenle yatacaklar anlamina gelmiyor.

      Turist kasabalarina gidip 1 hafta kalsaniz ne tipler ne hatunlar yiyor aglarsiniz.

  31. hocam bilgisayar mühendisliğinin dezavantajları neler?

    böyle internette okuyorum göz bozar, hayat kayar, asosyal olursun falan abartı geldi siz ne düşünüyorsunuz?

    1. LCD ekranlarda göz bozulmaz muhtemelen. İşin başında sağlam çalışyorsun, özellikle finansta IT yapıyorsan ama asosyal kısmı adamın kişiliğine bağlı. Aspergers sınırında adam bilgisayarı asosyalliğine perde yapacaktır tabii. 30undan itibaren daha üst seviyelere geçiyorsun ve rahatlıyorsun. Bilgisayar okurken de standart bir mühendisten daha fazla çalışmıyorsun.

      Birkaç sene önce bir arkadaşım şöyle demişti : “ITci olduk diye görece az kazanıp görece çok çalışacağız sanıyorduk ama görece az çalışıp çok kazandık”. Doğru. İlerde ne olur bilemem ama son 15 yıl böyle idi.

    2. Fakat şunu söyleyeyim herkese göre bir iş değil bu. Liselilere tavsiyem eğer bilgisayarı düşünüyorlarsa Python öğrensinler (2 haftada öğrenilir) ve ciddi bir iki şey yazıp seviyorlar mı sevmiyorlar mı baksınlar.

      1. Ciddi birşeyden kasıt nedir abi ? Python biliyorum sayılır ama yazdıklarımın ciddi şeyler olduğunu sanmıyorum. Hangi alana yönelebilirim bilmiyorum. Django öğrenmeye çalıştım ama zor geldi nedense. Nereye yönelebilirimn?

          1. hocam bilgisayar mühendisliği seçecek ama yazılımla vb ilgili hiçbir şey bilmeyenlere tavsiyeleriniz ne olurdu? ilk hangi şeyi öğrenmeliyiz?

  32. Evlilikte bence de erkek kadın arasında 10 yaş falan olmalı
    Fakat
    Kadınlara 40 tan sonra çöp gözüyle bakman biraz feminizme öfke gibi geliyor yani onları çıldırtmak içinmiş gibi geliyor .

    Şu kadın 43 yaşında

    https://www.instagram.com/p/Blp6EdfA6Pj/?hl=tr

    https://www.instagram.com/p/BicKT2gge86/?hl=tr

    https://www.instagram.com/p/2vfOG2v4Cr/?hl=tr

    Yakınlarda gözlerimle gördüm sarışın mavi gözlü bir Türk kadın.
    40 yaşındaymış ve aynen bunun gibi çocuksu duru süper güzel bir şeydi .
    Kesinlikle sıfır makyajdı yüzde yüz eminim .
    Çok etkileyici bir havası vardı ve herkes ona bakıyordu .

    Kadınlar daha bakımlı hale geldi eskiden olduğu gibi artık 40 ta nine olmayabiliyorlar .
    Babam 55 yaşında bir kadınla evlilik yaptı annem o kadından çok çok daha güzel çok daha gençti ama iki sene oldu babamın gözleri hala parlıyor gençleşti enerjik ve bunu herkes farkediyor .
    Yani sana göre 40 ındaki- 45 indeki adam da 50 sindeki adam da
    27 yaş veya o yaştan genç olan kadını alacak ona talip olacak gibi bir bakış açın var bana ilginç geliyor .
    Anlam veremiyorum

    1. Kadının cinsel pazar değerinin 27den sonra hızlıca düşüyor demeyi kadına çöp olarak bakmak olarak söyleyen sensin, benim ağzına laf koyma. Kadının cinsel pazar değeri istatistiki olarak yaşla beraber düşer. Bunu ben demiyorum, bilim böyle : Aşağıdaki grafik mesela bir bilimsel araştırmadan (online dating sitelerinden alınan çok büyük veri setleri üzerinde) :

      Kaynak : Dude, She’s (Exactly 25 Percent) Out of Your League

      Araştırmayı yapan “yaşlı kadınların daha az arzu edilir olduklarını tahmin edebilirdim ama her sene hiç durmadan düşüyor olması beni çok şaşırttı” diyor.

      Örnek verdiğin kadınlara gelince. Ben yıllarca Asya’da yaşadım ve bu hatunların imaj filtrelerini ve makyajı kullanma yeteneklerini bildiğim için öncelikle bu tür 40 yaşında ama 20lik görünüyor ablalarını gerçekte görmem lazım. Fakat Asyalı Kızlar yazıdında da belirttiğim gibi Asyalı hatunlar yaşlanmayı yavaşlatacak şekilde yaşıyorlar ve 40ında bile 30unda görünebiliyorlar.

      Yani sana göre 40 ındaki- 45 indeki adam da 50 sindeki adam da
      27 yaş veya o yaştan genç olan kadını alacak ona talip olacak gibi bir bakış açın var bana ilginç geliyor .

      Benim böyle bir bakışım yok. Yukarıda açıkça 25 yaşında bir adama Adriana Lima’nın güzel görünmeyebileceğini ama benim gibi 37 yaşında adama güzel görünebileceğini belirttim. Senin problemin, Rollo’nun CPD grafiğine bakıp bunun 23 yaşındaki kızın 38 yaşındaki adamı arzulayacağı mesajı verdiğini sanmak. Oysa daha önce Rollo’nun bunu kastetmediğini birkaç kere yazmıştım.

      1. Bu arada Erkeklerin Genç Kadın Merakı adlı yazıyı da hatırlatayım. Aşağıdaki grafik Okcupid datasından :

        Aşağıdaki grafik (tablo desek daha doğru), erkeklerin hangi yaşta hangi yaşlarda kadınları çekici bulduğunu gösteriyor. Yaş 50ye doğru giderken aralık 20 – 24ten bir kere dışarı çıkmıyor. 45’teki 24’ü anormallik sayarsan 20 – 23. Bu aralığın kadınların cinsel pazar değeri tepesi ile nasıl çakıştığına dikkat edin.

        Burada dikkat edilmesi gereken şey, 50 yaşında adamın 22 yaşın hatunların en çekici göründüğü yaş olduğunu söylemesi, onun 42 yaşındaki bir kadını çirkin bulduğu anlamına gelmez. Şahsen ben 25 yaşında iken 35 yaşında bir kadın bana teyze gibi görünürdü ama şimdi gayet güzel görünebiliyor. Fakat ortalamada 25 yaş kadar güzel görünmüyor.

  33. Bazen bu redpill eski kafalılık gibi geliyor bunu da eski kafalılığı kötülemek için demiyorum . Tersine eski kafa daha iyi . Genç kadın iyidir kadın güçlü erkek sever falan .
    Yani şu red pilli de şu zamanın 35 yaşından yukarı kadınları ancak anlar mesela ya da onlara yarar.
    Yani bir on sene yirmi sene sonraki kadınlar anlamaz hatta istemez .

    Yani devir fazlası ile değişti , değişiyor.
    Şu anki yeni nesil
    genç kızların nerdeyse tamamının hayalindeki erkek tipi “Koreli erkek tipi” yani cidden bu akım öyle sandığınız gibi basit görülecek bir şey değil . Araştırın görürsünüz zaten . Koreliler’in dizilerindeki karakterlere aşık oluyorlar , Koreli isimlerde profil oluşturan erkeklerin takipçilerine bakın en basitinden .

    Yani redpill insanın fizyolojik yapısını ele alıp taşdevrinde saçından tutup kadını sürükleyen erkekler gibi kalıyor genç kızlar yanında çok cazip değil .
    sanırım yeni bir devire giriyoruz ve çok geç kaldık gibi geliyor .

    1. Dediğin şey her devirde olan bi durum. 40’lar 50’lerde kızlar jönlere hastaydı, 60 lar 70 lerde solcu devrimci tipler direksiyonu ele aldı. 80ler 90larda rockçılar kızlardan çok büyük ilgi gördü. Bu popülarizmdir tamamen. Ayrıca bunların çoğu 16-24 arası kızlardı. Kaldı ki ben hiç öyle koreli hayranı kız görmüyorum etrafta bi ara muhafazakar kızlar arasında palazlanmıştı onlr da ergen falandı işte. Düşünce akımları toplumların biyolojisini değiştiremez.

    2. Mahmut Abi
      Bu soruya vereceğin cevabı çok merak ediyorum zira hep benim de aklımı kurcalamıştır bu çevremde de tonla örneği var malesef

    3. Ben Türkiye’de genele yaygın Koreli akımı denilen akımı gözlemlemiyorum. O nedenle gerçekten böyle bir akım varmış gibi yorum yapamayacağım. Koreli K-pop şarkıcılarının fangirl grupları var ama bakıyorum üyeleri 500 – 100 falan en fazla. Ha bu sayı bile bana çok geliyor ama bana k – pop grubu üyesi erkeklerin on binlerce üyeli Türkçe fan gruplarını gösterirsen böyle bir akım olduğuna ikna olurum.

      FAKAT … Asyada uzun süre yaşamış biri olarak Asyalı kızların K-pop grubu üyesi erkeklere olan ilgisini “ama abi incecik kız gibi herif bunlar, Asyalı kızlar bunlara nasıl ilgi gösteriyor” diye anlayamayan adamlara verdiğim cevabı söyleyeyim.

      Ben Asyalı kız arkadaşlarım sağolsun göz ucuyla da olsa saatlerce Kore TV dizisi izledim 😀 (Mr. Kakan vur hadi vur!) O adamların fiziğine bakıp yorum yapılıyor. Evet, vücut olarak kaslı değiller ama elemanların hemen hepsi cool ve duygusal olarak mesafeli erkekler! Fizik tıfıl ama kişilik kazak! Dizilerde ve medyada çizdikleri karakterler hep duygusal olarak güçlü, pek gülmeyen, romantik olsa da salya sümük yapışkan aşık olmayan tipler. Ben şahsen duygusal gücün tipe, paraya ve statüye 10 bastığını düşünen biri olduğumdan bunların kızlara çekici gelmesini garipsemiyordum. Üstüne adamlar ünlüler ve boyband üyesi olarak kızlar adamlara deli oluyor (preselection). Geldikleri ülkenin şu an Amerika ve Avrupa dışındaki en başarılı ve en zengin ülke olduğunu unutmayalım. Adamların ülkeleri de cool.

      NOT : Kore dizilerinde her zaman esas oğlan zengin çocuğu, kız fakir aile kızı olur. Ben şahsen fakir oğlan zengin kızlı dizi görmedim.

  34. Mahmut abi bu başlık ile alakalı değil ama

    Bende bilgisayar mühendisliği veyahut elektrik elektronik mühendisliği düşünüyorum ama herhangi bir programlama dili bilmiyorum ve mezun kaldığım için son senem bu sene mesleğinle ilgili senden bir şeyler öğrenebilir miyim genel bir anlatır mısın?

    1. Benim meslegim cok uzmanlasmis bir alan anlatmanin pek yarari olmaz. Mezun kaldiysan once sinava konsantre ol bence. Sahsi fikrim bilgisayar daha iyi bir bolum. Ama universite de onemli.

    2. Liseyi bitirenlere endüstri mühendisliğini şiddetle tavsiye ederim. Bilgisayar bölümünün havası 90’larda idi. Kimse bilgisayara bilmez iken, 2 yıllık bilgisayarcıların bile yanına yaklaşılamıyordu. Web sitesi yapmayı kim bilirdi. Bilgisayar bilenlere her kapı açıktı. Artık o dönem geçti. Herkesin evinde en az 1 bilgisayar var. Akıllı telefonlar birer bilgisayar gibi. İnternet kafe devri kapandı. Windows 10 gibi yazılımlar çökmüyor ki format atıp para kazanılsın. Dizüstü bilgisayarlar bile internet üzerinden satın alınıyor ve her şey yüklü geliyor. Donanım garantisi ve bozulamama özellikleri ile en az 4-5 sene gidiyor.
      Türkiye’de üniversite sayısı 200’ü buldu
      Her üniversitede Bilgisayar öğretmenliğinden tut, 4 yıllık Bilgisayar bölümleri ile dolu. Yazılım Mühendisliğinden tutun Bilgisayar Programcılığına kadar yığınla bölüm var. Hatta ilçelerde bile 2 yıllık Bilgisayar bölümleri var. Hatta hem Anadolu Üniversitesi bünyesinde hem de Erzurum Üniversitesi bünyesinde Açıköğretim Fakültetelerinde 2 yıllık bölümler var. En son Web Tasarım ve Kodlama bölümü açıldı. Bir şey öğrettiklerinden değil de bitiren teknisyen unvanı alıyor.
      İster Açıktan isterseniz örgün olarak 2 yıllık herhangi bir Bilgisayar bölümünü bitirin. DGS ile Bilgisayar Programcılığı gibi 4 yıllık bölümlere dikey geçiş yapılabiliyor.
      Web siteleri bile artık hazır satılıyor. Blok siteleri bedava site veriyorlar isteyene.
      Artık ortaokul 5.sınıflarda bile mecburi bilgisayar dersleri var.
      Bugünün ve yarının dünyasında bilgisayara ihtiyaç, sadece kodlama açısından olacak. İlkokullara bile 5 ya da 7 saat mecburi kodlama dersleri konulacak. 2 tane amacı olacak. Analitik düşünme yeteneği kazandırmak, Endüstri 4.0′ hazırlık yapmak. Akıllı makineler, yapay zeka ve robotik kodlama. Makinelerin birbiriyle iletişimi devri başladı 4.0 ile.
      Kodlamanın 2. ayağı ise pyhton gibi google benzeri yazılımlarla hem web sitelerine yapay zeka vermek hem teknoloji ile sosyal hayattaki problemlere çözüm getirmek.
      Dediğim gibi gelecek Endüstri ve Kodlamanın birleşmesinde.
      Kafası çalışanlara tavsiyem Endüstri Mühendisliğini yazın. Okuyun. Bu arada en azından Aurdino ve python dilini öğrenin. C dilin modası kalmadı. Ben Java ve asp’yi iyi bilirdim ama artık devri geçti. Python üzerin çalışıyorum artık.
      Ve en az bir Batı dilini öğrenin. Gelecek sizindir.

  35. Kore dizilerinde erkekler kız gibi. Uzun saç, pürüzsüz bir yüz. Ve çaktırmadan makyaj. Hafif dudaklar boyalı. Genelde kungfu bilen tarihi kahramanlara hayat vermişler.
    Ama filmlerde prens falanlar. İnanılmaz kılıç kullanma, havada taklalar atma ve kungfuda üstatlar. O erkekler öyle kazak karakterdirler ki kadınların aklını almamaları imkansız. Normal konuşmaları bile emreder gibi. Ve Türkçe dublajı da evlere şenlik. Polat Alemdar ve Yusuf Miroğlu karakterini seslendirenlerin ses tonunda dublaj yapılmış.
    Bizim ergen kızlar bayıldılar tabi. Bir de nasıl ki bir erkek, feministleştikçe feminen kızlar yerine daha ekrkeksi ve kısa saçlı kızlara yöneliyor. (Buradan sonrası benim yorumum:) Kadınlar da erkeksileştikçe, bu tip kız tipli erkekleri beğenmeye başlıyorlar. Ama tarihi hipergaminin etkisi olsa gerek, yine de bu tip erkek kahramanların erkeksi tavırlarını beğenmeleri yine de galip geliyor anlaşılan.
    Ama bu Koreli tipleri beğenme dönemi de bir dönem ve gelip geçiyor gibi. Orta yaşlı ve daha üstü bayanlarda böyle bir hayranlık görmedim hiç.
    Bir de ve bu dizileri bir ara ben de izlerdim. G.Kore büyükelçiliği midir, konsolosluğu mudur nedir, sitelerinde bu dizilerin hemen hemen tamamı var. Turizm değeri olan diziler demek ki. Yorumlara baktım, ergen kızlar ve erkek hayanlar, bu Koreli erkek kahramanlara iltifat yağdırmışlar.
    10 bölüm ancak dayanabildim bu dizilerdeki mantıki saçmalıklara. Tavsiye etmem.

    1. “Bir de nasıl ki bir erkek, feministleştikçe feminen kızlar yerine daha ekrkeksi ve kısa saçlı kızlara yöneliyor. (Buradan sonrası benim yorumum:) Kadınlar da erkeksileştikçe, bu tip kız tipli erkekleri beğenmeye başlıyorlar.”

      Ne kötü bir gidişat dünya adına

      “İnanılmaz kılıç kullanma, havada taklalar atma ve kungfuda üstatlar. O erkekler öyle kazak karakterdirler ki kadınların aklını almamaları imkansız. Normal konuşmaları bile emreder gibi.”

      Heralde feminen dış görünüşleri algısını böyle kırıyorlar

  36. Uluslararası kozmetik sektörü içindeyim .
    Ergenlikten 70 yaşına kadar her tür kadınla muhatap oluyorum .
    Yakından tanıdığım bir çok kadın da var elbette .
    Kadınlar artık daha genç görünümlü fakat şimdi benim kastım şu değil mesela şu an model oyuncu Kadınlar arasında olduğu gibi normal kadınlar arasında da 40 yaş civarı hatta 60 yaşında olup vücudu da yüzü de hiç bir şekilde kırışmamış buruşmamış sarkmamış kadın sayısı çoğaldı ben bu kadınlardan sözetmiyorum bu kadınlarda tazelik yok kartlar ya da yaşları gayet belli yani 40 yaşında ama hiç bir yeri bozulmamış
    yaş belli .
    son zamanlarda az önce verdiğim linkteki gibi 40 yaşında ama bildiğin 20 lik taze genç kız havasında olan kadınlara çok çok nadir de olsa yüz yüze rastlar oldum . Ve şunu söyleyim kadınların neden çabucak bozulduğunun mistik sebebi bu olmalı ,eğer bir kadın hayatı boyunca veya uzun zaman 20 lik gibi kalsaydı ne genç kızların ne de erkeklerin kadınlar karşısında hiç bir şansı kalmazdı emin olun .
    Onların zamanla ancak öğrenip kavradıkları şeyleri hiç te iyiye kullanmazlardı .

    Kore dizilerine gelince
    Bu sene ve geçen yıl yaz tatilinde 4 (kız) kuzen yaz tatili boyunca suratlarında cidden çok rahatlamış gülümseyen ve kendinden geçmiş bir ifade ile (fotoğraflasam bunlar neye bakıyor da böyle kendinden geçmiş 🙂 dersiniz ) aralıksız Kore filmi izlediler . Erkeksi değiller tiki hiç değiller tersine çok doğal duru ve genel olarak çok iyi kalpli ve güzel kızlar . Yani mesela bu kızlardan kolayca bir şey rica edebilirsin kendilerini prenses sanan tipler değiller. Senelerdir onların çocukluğundan bu zamana kadar karakterlerine şahitim o yüzden yakından tanıyorum .
    Kore dizileri
    bir tür aşka özlem sebebi ile tüm dünyada ilgi görüyor . Başka bir açıklaması yok .
    Şimdi erkekler de bir takım şeylere mesela kadından yana belki huzura en çok aç . Kadınlarda da korunma kollanma ihtiyacı belki son safhada . Filmlerde bir erkek kadına ilk aşık olduğu veya tanıdığı veya ilişki başladığı an seni daima koruyup kollayacağım der mesela . Sex ve erotik çağrışımlar yok saf aşkı anlatmaya çalışıyorlar mesela .
    Onların izledikleri için diyorum farklı filmlerde vardır mutlaka .

    Ben bu sitede aşka hormon diyenlere diyorum ki testosteron ve bazı hormonel hastalıklar hatta bazı dayanılmaz acılar hormon sebebi ile oluyor o zaman onlarda mı yalan .
    Yani bizi hormonlar değil de hormonları başka bir şey yönetiyor orası maneviyata girer .
    Şimdi
    En uç noktada
    kadının hayali şu ;
    Ben bir adamın biricik sevdiği aşkı olayım /

    Erkek diyor ki / çeşit çeşit kadınlarla sex yapabileyim-
    Gördüğünüz gibi kadın ve erkeğin hayali arasında hiç bir benzerlik yok .
    Bazen kadın gidip onla bunla yatıp erkeklerin hayalini gerçekleştiriyor
    Bazen de erkek bir kadına kendini adayıp kadınların hayalini gerçekleştiriyor .
    Peki burda ortak bir yerde buluşulamaz mı ?
    Sanırım ortak olan şey tarihte bir erkeğin birden fazla kadınla olup onlardan birisini en çok sevmesi gibi bir durum sözkonusuydu kadına ise adamın gözdesi olma ümidi kalıyordu 🙂

    Yani bir noktada kesişir artık herhalde hayaller farklı uçlarda .

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *