Kırmızı hap ve pratiği soruları

Hexa İlişki Yatırımı yazısına şu yorumu bırakmış :

Bu siteyi buldum ve içerikler epey hoşuma gitti. Çoğu ilişki propagandasından daha rasyonel, ayakları yere basar buldum. Benim merak ettiğim, bu yazılanları sadece çevirip koyuyor musun, yoksa kendi yorumun da var mı? Yani kişisel olarak bu felsefeyi yaşıyor musun? Ne kadar işe yarıyor, teoriden öte şahsen yaşamışlığın ve uygulamışlığın var mı? Önceden nasıldın, şimdi nasıl, doyuma ve refaha erdin mi? İlişkiler konusunda birçok öğüt genelde teoride güzel şeyler vaat eden- pratikte pek geçerli olmayan şeyler. Mesela Red Pill konusunda uzman birinin, bu yöntemin bilimsel açıdan geçerli olduğunu vurgulaması için epey örnek üzerinde deneyim yaşamış-gözlem yapmış olması gerekir, yani senin en az 50 civarında bir kadınla birlikte olup bir o kadar da üçüncü şahıs olarak gözlemde bulunman gerekir. 5-10 kadın üzerinde tutabilir ama bu onun gerçek olduğunu kesinlemez. Deney evreni ne kadar büyükse o kadar isabetli sonuçlar alınır. Senin deney evreninin boyutunu sormak istiyorum. Saygılar.

Sorular güzel o nedenle bir yazıyla yanıtlamak istedim.

Benim merak ettiğim, bu yazılanları sadece çevirip koyuyor musun, yoksa kendi yorumun da var mı?

Çeviri yazıların hemen hepsi, çeviri için gerekli yorum kadarı hariç yorumsuz. Bu sitede olmaları tabii ki genel olarak fikirlerimize paralel olması ama her yazının her bölümüne katılıyoruz diyemeyiz. Çeviri olmayan yazılarımız da var (çeviri olanları çoğunlukla belirtiyoruz) ama şu an önemli bulduğumuz kırmızı hap yazılarını çevirme işine öncelik verdiğimizden, kendi yazılarımıza daha az zaman ayırabiliyoruz. Aklımızdaki temel liste çevrildikten sonra, bizim tecrübelerimize göre kendi yazılarımızın sayısı artacak.

Yani kişisel olarak bu felsefeyi yaşıyor musun? Ne kadar işe yarıyor, teoriden öte şahsen yaşamışlığın ve uygulamışlığın var mı?

Evet, kişisel olarak şahsen yaşıyor ve uyguluyoruz. Kırmızı Hap sonucu genelde insanlar 3 yola giriyor : (a) MGTOW ki hızla yaygınlaşan yol, (b) risklerini bilerek ve Disney masallarından arınmış bir uzun süreli ilişki / evlilik ki erkeğin yaşına bağlı olarak uygunluğu artan bir yol ve (c) tabak çevirmek. Biz bloğun 2 yazarı tabak çeviriyoruz.

Önceden nasıldın, şimdi nasıl, doyuma ve refaha erdin mi?

Kendimi ele alırsam : Bu kavram ile daha camia ve kırmızı hap yokken çok uzun yıllar önce tanıştım. Bir adet oneitis / sadece kendin ol / ilişki yatırımı temelli ve aylarca seks yapamayan tipik bir betaydım. Zamanla bir yerlerde  yanlış yaptığımı anlayıp sorun ve çözüm nedir diye araştırma yaparken Michael W. adlı bir PUA’nın bloguna rastladım. Diğerlerinin aksine bu adam işin içine baştan evrimsel psikoloji katıyordu. Tüm bloğu bir haftada hatmettikten sonra ise gittim 45 USD verip e-kitabını aldım. Hayatımda aldığım ilk ve tek e-kitaptır. Kitabın adı da evlere şenlik : “The Dating Wizard : Secrets to Sucess with Women”. Neyse, kitabı bir oturuşta okudum ve bittiğinde hemen iki şey oldu (1) o anki oneitis bitti ve hayatımda bir daha hiç oneitis olmadı (2) depresyonum geçti. Hemen spor salonuna yazıldım, gardrobu yeniledim ve reddedilme korkusuna rağmen kızlara yürümeye başladım. O zaman siberalemi ve yoncayı keşfetmemiştim ve başka da online mecra yoktu. Geçmişte elde olan tek sahada, sokakta ve barlarda kızlara yürümeye başladım. Kısa bir yeni başlayan cehenneminden sonra ise düzenli seks yapmaya başladım.

Aslında bu olaya “bende zaten malzeme iyiymiş” ya da “ben zaten hazırmışım” diyebilirdim. Ama bu e-kitabı 3 kişiye daha verdim. 3’ü de birden değişti. Bunlardan biri müzmin abaza iken bir sene içinde kadın avcısı bir playboya dönüştü ve hala da evlenmedi, öyle yaşıyor. Hit countu yüzlerle ifade ediliyordur muhtemelen. İşin ilginci bu materyal artık bayağı eski olmasına rağmen (2003) Şubat 2017’de genç bir elemana verdim ve adam da 3 aya kız avcısı oldu. 2 senedir kız arkadaşı olmayan herif Temmuz 2017’de sabah tabak 1’in yatağından “canım sen uyu ben bir spor yapayım ve sonra brunch yaparız” diye kalkıp tabak 2’nin evine kahvaltı ve sekse gidip sonra tabak 1’e bruncha dönen biri oldu.

Fakat bunlar PUA işleri. Kafa hala az çok mavi hap. Bolluk sayesinde çoğunlukla kurtarıyorum ama arada mavi hap tuzağına düşüyorum. Mavi haplı bir şekilde çok yanlış bir kadınla evlendim ve çocukla beraber betalaştım. Daha önce Roosh ve Roissieyi biliyordum ama nedense Rollo ile geç tanıştım. Büyük resmi ise çoğu gibi ben de Skepticonun the redpill yazılarından reddit grubunu keşfederek gördüm.

Bugün boşanmış bir erkek olarak ayda bir yeni bir kadınla yatıyorum. Buna tabak çevirmek diyorum ama kızlar o kadar kısa süreli ki aslında çok azı birbirine denk geliyor. Seksten oldukça zevk alıyorum, kadınların da zevk aldığını ve benden bunu talep ettiklerini biliyorum ama eğer mavi haplı olsa idim bugün muhtemelen hem bu yaşadığım “kaka hayatı” kendim kaka bulduğum için yaşamazdım hem de muhtemelen yalnız bir ihtiyar olarak yaşamamak için ikinci evlilik belasını başıma sarmak üzere zaman ve kaynaklarımın önemli bir kısmını 30unu iyice aşmış bir hatuna adıyor halde olurdum. Yok pardon, mavi haplı olsa idim bugün muhtemelen hala aynı cehennem evlilikte acı çeken bir kayıp ruhtum.

İlişkiler konusunda birçok öğüt genelde teoride güzel şeyler vaat eden- pratikte pek geçerli olmayan şeyler.

Kırmızı hap öğretisi de mavi hap öğretisi gibi bir yol haritası. Benim şahsi gözlemim ve fikrime göre kırmızı hap, mavi hapa göre çok daha iyi bir harita. Zira ikisinin de hedef aynı gibi ama mavi hap seni alıp saray görünümlü bir barakaya tıkıyor. Mavi hapın tek esprisi, toplumca kabul edilen, kolay ve kestirme bir yol çizerken, kırmızı hap daha az kabul gören ve çetrefilli bir yol çiziyor. Ama kırmızı hapın çıktığı yer, vaadettiğine daha yakın ve daha mutlu olunabilecek bir hedef. Bir tehlike de mavi hapın artık gittikçe erkek aleyhine olan bir hedefe sürüklemesi.

Teori güzel ama işe yaraması için uygulamak lazım. Tamam harita iyi de, haritayı istersen hayat boyu koy masaya çalış, yürümeden hiçbir yere gidemezsin. Ben bir konuda aynı fikirdeyim seninle : teoriyi okuyanların önemli bir kısmı, kriter seks yapmak ise başarıya ulaşamıyor. Sebebi de yolu yürümemeleri. Ya da tam yürümemeleri. Bir erkek istediği kadar kırmızı hap zihniyeti kazansın, istediği kadar işini ve vücudunu geliştirsin, reddedilme korkusunu aşıp eğer dışarı çıkıp kadınlara yürümüyorsa (ki çoğu erkek bunu yapmıyor) evet öğreti / teori güzel de pratikte işe yaramıyor maalesef. Öyle en fazla kadınların ayak paspası olmaktan kurtulursun (ki fena da bir sonuç değil) ama seks konusunda başarılı olman kolay değil. Hatta ortalama bir beta klasik olarak ayak paspası olacağı kadınla evleneceği ve görece düzenli seks yapacağı için, kırmızı hap bir erkek için daha az seks anlamına bile gelebilir.

Ama şunu da söyleyeyim, bunu son adımına kadar (reddedilme korkusuna göğüs gererek) sabırla yürüyen ve belli bir başarı elde etmeyen birini de görmedim. Sabırla diyorum zira bu geçiş döneminin başında yeni başlayan cehennemi denilen bir evre var. Beta hayatında yılda bir hatuna yürüyen ve böylece de sadece yılda bir kere reddedilen erkek, ayda 10 hatuna yürüyüp 10 kere reddedilince haliyle “amk bu ne lan, ben omegalığın taçsız kralıymışım, kırmızı hap çalışmıyor ya da çalışsa bile ben umutsuz vakayım” diye düşünüyor. Bir de tabii şu var :

İlk başta davranışların çok beta olacağınızdan ciddi anlamda beginner’s hell (yeni başlayan cehennemi) yaşayacaksın. Yani çoğu yürümeden iş çıkmayacak hatta bazen ciddi şekilde aşağılanarak reddedileceksin. Bunun sebebi beta utandırma (beta shaming) kavramıdır. Alfa davranışlar gösteren bir adamın olumlu karşılanacağı şeylerin, beta davranışlı biri söylediğinde ciddi tepki çekmesidir. Kişisel algılamayın. Burada matrix, hep fişte olmasını beklediği pil adamın fişten çekilme çalışmalarına, kadının suretinde karşı  koymaktadır. Yılmayın.

Mesela Red Pill konusunda uzman birinin, bu yöntemin bilimsel açıdan geçerli olduğunu vurgulaması için epey örnek üzerinde deneyim yaşamış-gözlem yapmış olması gerekir, yani senin en az 50 civarında bir kadınla birlikte olup bir o kadar da üçüncü şahıs olarak gözlemde bulunman gerekir.

İstatistik ilmine göre örnek sayısı en az 50 olmalı değil mi? 🙂 Ben sanırım senin rakamlara ulaştım. Paralı askerleri saymazsan 50yi geçmişimdir (maalesef toplamda 10 sene süren bir uzun süreli ilişki ve elimden geldiğince sadık olduğum bir evlilik yaşadığımdan sayıyı 100e çıkaramadım). Bir o kadar da üçüncü şahısta gözlemledim diyebilirim. Bu dinamiği aslında sürekli gözlemleyen biriyim.

Fakat şu uyarıyı da vereyim : Bizim çevremiz Türkiye standartlarında iyi kazanan ve ortanın üstü bir çevre. Sonuçta oldukça seküler bir büyük şehir ortamındayız. Her sosyo-ekonomik sınıfta işe yarayacağını yabancı kaynaklardan varsayabiliyoruz ama kendimizin bu tip gözlemi kısıtlı.

Şimdi bitirirken kendi kafamda olan ama hakkında bilimsel bir veri olmayan bir teoriyi paylaşalım. Dediğim gibi bunu biraz zihin egzersizi olarak paylaşıyorum, “belge göster” dersen öyle birşey yok elimde.

Bence erkeklerin doğal alfa – beta – omega dağılımı, normal dağılım. Yani kabaca doğal alfa ve doğal omega azınlık uçlar ve ortadaki yığın beta. Betaların alfa tarafındaki yarısı hayat boyu 5- 6 seks partneri ortalamasının üstünde, omega tarafına yakın kısmı ise altında. Bu durumda :

  1. İnsanların doğal hallerinde doğal alfaların tamamı (top 5 – 10 civarı) ve alfa tarafındaki betalar, toplam tepe yüzde 20 erkek grubu, hatunların büyük çoğunluğunca arzulanan erkek kitlesi.
  2. Klasik ve geleneksel toplumda her betaya bir eş sistemi var. Bu sistem eski bayağı. Muhtemelen bir ara erkeklerin 17’de 1’inin tüm hatunları kapadığı çılgın bir dönemden sonra doğal 80 – 20 dürtüsünü bastırılarak çalışan sistem 5000 yaşında olmalı.
  3. Şimdi ise özellikle Batı merkezli, üçüncü dalga feminizm gazlı, endişe verici bir dönüşüm yaşanıyor. Buna genelde eskiye (avcı – toplayıcı toplumun 20 – 80 oranına) dönüş diyorlar ama bence durum daha vahim. Feminizasyon ve erkeklerin “aşk”, “hayatımın kadını”, “kendim olursam hayatıma girecek doğru insan”, “Disney Masalları”, “sensiz yaşayamam” propogandaya 40 yıldır maruz kalması ile Betaların çoğunluğu Omega tarafına kayarken, omega sayısı hızla artıyor. Kırmızı hap işte bu büyük sosyal mühendisliğe bir tepki aynı zamanda. Bu açıdan kırmızı hap sadece kişisel gelişimden ziyade ana akımın saldırdığı bir tehlike olmaya başladı. Daha yeni CNN saldırdı yine.

NOT : Yukarıda bahsettiğim The Dating Wizard kitabı pualib’de bedava. İngilizceniz varsa okumanızı tavsiye ederim. Kırmızı hap öncesi ve oldukça erken dönem olsa da hala yararlı bilgiler var.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

31 thoughts on “Kırmızı hap ve pratiği soruları”

  1. arkadaşın sorusuna istinaden ben de bir şeyler karalamak istiyorum zira arkadaşa bir veri sunabilir bu.

    ben kırmızı hapla yeni tanışanlardanım, hayatımın önceki aşamalarında kadınlarla ilişki kurma konusunda sıkıntı yaşamasam da ilişkilerim belirli bir süre sonra çıkmaza giriyordu. işin içinde bir kırılma noktası olduğunu bilsem de hatayı nerede yaptığımı bulamıyordum. son ilişkimde de böyle oldu ki biteli henüz iki ay bile olmadı -uyandığım kısım tam olarak bu ilişkiden sonra başlıyor. ben tam bir oneitis hastalığına yakalanmıştım, tanıştığım hatunun benimle aynı eğitim ve kültür seviyesinde olması ve onu sağduyu sahibi olgun biri olarak tanımlamam neticesinde hatunu olduğundan daha iyi biri gibi görmeye başladım. her şeyden önce onun ”insanlığına” değer veriyordum, sürekli iltifat ediyordum filan. hatta o kadar abartmışım ki kız kendi ağzıyla ‘ya ben o kadar da iyi biri değilim’ diyordu ara sıra. ben flörtöz bir tipim başka hatunlarla da rahat rahat ilişki kurabilirdim halihazırda, ancak hatuna kaptırdım kendimi. ben ona özel biri gibi davrandıkça o gitgide sapıttı ve gerçek manada -bu kavramı hiç sevmesem de- kezbana dönüştü. neyse uzatmayayım sonuçta aylarca emek, para, zaman efor sarfettim ve sonucunda eski ilişkisinde köpek gibi davranılmış aldatılıp dayak yemiş olan o hatun ”sen beni o ilişkiden daha fazla yıprattın” dedi. velhasıl kısa bir yoğun kızgınlık evresinden sonra ben de gardrobu yenileyip, kendime bakmaya başladım, okula konsantreyim ve etrafımdaki herkes inanılmaz değiştiğimi filan söylüyor. buradaki mesajlaşma taktiklerini de kullanarak daha önceki yöntemlerimi daha da geliştirdim ve kısa sürede -henüz 2 ay- 3 tabağı aynı anda çevirmeye başladım. duruşum, özgüvenim, çalışmalarımdaki başarım kısaca topyekün bir düzelme var hayatımda.

    sonuç olarak red pill en azından bende şimdiden işe yaramaya başladı, daha çok yolum var biliyorum ama sadece ve sadece eskiden neden işlerin yürümediğini anlamamı sağlamış olması bile muazzam bir kazanım benim için. özellikle, bağıra bağıra tekrar etmek istiyorum ‘özel kadın diye bir şey yok’ sizin zamanınız, paranız, emeğiniz onların sahip olduğu deliklerden çok daha kıymetli. ben bunun farkına vardığımda eski meriç halimden nefret etmeye başladım.

    not: eğer merak eden olursa saha raporu olarak bu ilişkiyi yaşadığım bir yıl içerisinde yaptığım bütün embesillikleri, meriçlikleri de yol göstermesi açısından paylaşabilirim.

    1. buradaki mesajlaşma taktiklerini de kullanarak daha önceki yöntemlerimi daha da geliştirdim ve kısa sürede -henüz 2 ay- 3 tabağı aynı anda çevirmeye başladım. duruşum, özgüvenim, çalışmalarımdaki başarım kısaca topyekün bir düzelme var hayatımda.

      Şunu okumak ne güzel 🙂 Böyle başarı hikayelerini burada saha raporu (konuk yazar) olarak yayınlamayı çok isteriz. Böylece sen de arkandan gelen gençlere bir fayda sağlamış olursun.

  2. Bir noktaya siz de değinmişsiniz ama ben de bir şey eklemek istedim. Bu öğretinin şöyle bir güzelliği var;

    Adamın sosyal çevresi iyi değildir, cebinde para yoktur vs. bir nedenle bir şekilde ayda 10 tane kadın bulamasa bile, bulduğu 1-2 kadına davranışını bile değiştirmeye yarasa yine de işine yarayacak bir şey bu.

    Sonuçta kadın karşısındakinden alfa olmasını, olamasa bile öyle görünmesini istiyor. Bunu da çoğunlukla kendisini tatmin etmek için istiyor (bakın benim erkeğim bu diyebilmek için)

    Red Pill, adamın yeri geldiğinde sadece tek bir kadın fırsatı bile olsa, o kadına köle olmaktansa bir şekilde ilişkilerini mutlu devam ettirmelerini sağlıyorsa o bile yeterli.

    1. Red Pill, adamın yeri geldiğinde sadece tek bir kadın fırsatı bile olsa, o kadına köle olmaktansa bir şekilde ilişkilerini mutlu devam ettirmelerini sağlıyorsa o bile yeterli.

      Bu zor ama imkansız değil. Elinizde bir kadın bile olsa, yanlız kalmak da o kadınla ilişkiye bir alternarif olduğu sürece iplerin tamamını kadına vermemeyi başarırsınız. Fakat erkek arkadaşına açık ilişki teklif eden kızın dramı yazısındaki gibi eğer kadın kendi dışarda macera yaşarken sizin evde uslu uslu film izleyip, video oyunu oynayacağınıza inanırsa, o ilişkide durumunuz her zaman sallantıda olur. Kadın durum öyle olmasa bile kadının her zaman “ben maceraya atılırsam bu adam benim 10 katım atılır” diye düşünmesi lazım.

  3. “Fakat şu uyarıyı da vereyim : Bizim çevremiz Türkiye standartlarında iyi kazanan ve ortanın üstü bir çevre. Sonuçta oldukça seküler bir büyük şehir ortamındayız. Her sosyo-ekonomik sınıfta işe yarayacağını yabancı kaynaklardan varsayabiliyoruz ama kendimizin bu tip gözlemi kısıtlı.” hocam aslında bahsettiğim şeyin cevabını buradaki posta yazmışsınız:)

    Türkiye’nin genelinden görece daha yüksek kazanan ve ortamı da hayli gelişmiş ve seküler olan yerlerde başarı tabii ki de yüksek olacaktır. Benim yaşadığım yerde bi kadına saati sorsanız, “abim seni döver vs” (yaşanmıştır) tarzı kelimeler duyarsınız. Kadın size sapık gibi bakmasa bile, çevredeki diğer insanlar, esnaf vs size sapık gözüyle bakacaktır.

    Burada siz teyit ettiniz, ama hala tam anlamıyla MGTOW olduğumdan emin değilim esasen. Benim merak ettiğim şey, Red Pill, hapı aldıktan sonra MGTOW olmayıp, tabak çevirmeye karar veren adama aşırı muhafazakar yerlerde de yardımcı olacak mı? Yoksa Red Pill, haber bültenleri gibi Türkiye’yi İstanbul’dan ibaret mi sanıyor? Elinize sağlık.

    1. Tristan aman diim Türkiye sınırları içinde hiçbir kadına saati sorma. Standart abaza yazış girişi oldu o. Ben ölsem bir kadına saat ya da yol sormam 😀

      Muhafazakar yerde neden klasik annenin bulduğu kızla evlen işine girmiyorsun?

        1. Ortama uymak lazım … Ya da istersen muhafazakar yerde tabak çevir, hayatta kalırsan seni başyazar yapalım 🙂

          1. Açıkçası muhafazakar sayılabilecek bir şehirde (hiç bar, klüp yok iktidar partisi ve anamuhalefet kafa kafaya oy alıyordu) 7 sene üniversite okumuş biri olarak tabak çevirebilecek ortam her türlü bulunabilir.
            Üniversiteler ve çevresindeki kafeler , memur vs. olduğu ortamlar, dans kursu vb. bir çok yer sosyalleşmeye uygun. En azından tabak bulamasan da kendine ekstra özellikler katabilirsin.

          2. Selam. Sen bize muhafazakar çevrede tabak çevirmenin inceliklerini yaz, ben de sana meditasyon nasıl yapılır yazayım. Nirvana garantili :p

          3. Öncelikle cevabı yazarkenki tutumun hoşuma gitmedi. İkincisi sırf uyum sağlamak adına burada yazdıklarının tam tersini yapmamı da alaycı şekilde söylemen de aradığım cevabı verdi çok sağol gerçekten. Büyükşehirde yaşamayanlar amme hizmetinizden faydalanmaya hak kazanamıyor demek ki. Muhafazakar yerde nasıl tabak çevrilir sorusunun yanıtını bulsam, burda zaten vakit harcamam. Red Pill öğretisi meğersem şehir seçiyormuş.

          4. Tristan kusura bakma alay etmek istemedim. Fakat muhafazakar yerlerde kirmizi hap nasil olur ya da olabilir mi konusunda bizim pek tecrubemiz yok. Ben de kucuk bir yerde buyudum ama 18 yas ustu Istanbuldu. Ben olabilecegini dusununuyorum zira yurt disinda kirmizi hap yerleske veya sinif tanimiyor ama Turkiye ozelinde elimde kanit yok.

            Boyle bir yerde trp pratigini birinin denemesini ve bizle paylasmasini cok isteriz. Christian Troy bir uzun yorum yazmis bu konuda.

  4. Yeri olmayacak biliyorum ama meditasyon üzerine bir yazı bekliyorum sizlerden.
    Nasıl yapılır falan meditation for dummies gibi olursa sevinirim ne zamandır uğraşıp başaramadığım bir konu.
    İngilizce yazı ve videolar da pek merhem olamadı bana, kendimi biraz aptal hissediyorum yapmaya çalışıp yapamadıkça

    1. Aghhh simdi oturup meditasyon yazisi yazmam gerekecek 😯 Neyse elimde Thai Forest Traditiondan harika bir yontem var.

      Izninle ben bunu konuk yazar olarak post yapacagim. Kiyida kosede kalmasin. Eline saglik.

  5. Cevap verdiğiniz için size ve yorumculara teşekkürlerimi sunuyorum.

    CNN ve BBC gibi haber kanalları gözümden düşeli çok oldu. Bunlar mevcut düzenin propagandasını yapan mainstream yayın organlarından başka bir şey değiller. Tıpkı ülkemizdeki havuz medyası gibi. Özellikle Suriye savaşı, Trump, Rusya ve aşırı-sol konusunda yaptıkları haberler adeta insanların zekasına hakaret edecek düzeyde. Ama Red Pill’in radikalleşmesi konusu çok da yersiz değil. İnsanlar bir ideolojiyi-öğretiyi-dini çok çabuk aşırılaştırıp militan-mürit olabiliyorlar. Psikolojik evrimimizin bir sonucu mu bilmiyorum, belli bir kült üzerinde bir araya gelmiş insanlar, yabancılara karşı üstünlük sağlamak için grup halinde hareket edecek şekilde -gerekirse saldıracak- evrimleşmiştir belki. Red Pill yaygınlaşır ve geniş kitlelere yayılırsa buradan hareketle kadınlara zarar verebilecek insanların çıkacağını neredeyse adım gibi biliyorum, öğreti aslen zarar vermemeyi öğütlüyor olsa bile bu durumu engellemeyecektir. Din ve feminizm konusunda bu vakalara sıkça rastlıyorum, “orda aslında bunu demek istememiş” , “gerçek feminizm-din bu değil” gibi savunmaları çok görürsünüz. Feminizm ilk ortaya çıktığında acaba günümüzdeki durumuna evrilebileceğini görmüşler miydi? Dinler ilk ortaya çıktığında toplumsal adaletsizliği gidermek için yola çıkmıştı, acaba günümüzdeki yozlaşmanın olacağını biliyorlar mıydı?

    Benim görüşüm bazı ideolojilerin elit bir kesim arasında kalmasının daha hayırlı olacağı. Elit derken burjuvayı kastetmiyorum, eğitimli, kültürlü, insanları tanıyan sosyal kişiler. Red Pill öğretisi bana göre her adama aşılanmamalı. Bir yazınızda zaten çoğu meriçin bu öğretiyi kabul etmeyeceğini söylemiştiniz, ama benim dediğim farklı. Mesela maganda, sosyopat ve dengesiz bir adama öğretmeye kalkışmazdım bu öğretiyi. Sosyal katmanda aşağı doğru yaygınlaşan her ideoloji militan kazanır. Sosyal medyanın olmadığı zamanlarda bilim grupları küçük klüpler halindeydi ve bu az kişinin meşgalesi herhalde çoğunlukla bilim üzerineydi. Fakat 1 milyon takipçili facebook hesabı olan bir bilim adamının gönderilerine yapılan yorumlarda baktığınızda “askeriniz reis” veya “boynuma dola abi” gibi şeyler görürsünüz. Şimdi bunlar komik ama işin içine sosyal doktrin girdi mi işin nereye varacağı kestirilmez. Yani ileride infial yaratacak bir olay olursa “Gerçek RedPill bu değil” savunması yaparken bulabiliriz kendimizi.

    1. Hocam, kişisel nihilizmini aşamayan insanların tehlikeli bir şekilde radikalleşebileceği bir gerçek. Ben dediğin tehlikeyi sadece kırmızı hapın MGTOW kanadında görüyorum. Zira Skeptico’nun MGTOW – Men going their own way – Kendi yoluna giden erkekler – Bir eleştiri yazısında belirttiği gibi “MGTOW felsefesini takip ettiğini gözlemlediğim bireylerin büyük çoğunluğu bu felsefeyi hayattaki başarısızlıklarını düzeltmemek için bahane olarak” kullanıyor. Radikalleşme en çok “biz kurbanız” ve “bizi ezen birileri var” tarzı kurban zihniyeti vurgusu yüksek akımlarda mevcut. Kırmızı hap ise kurban zihniyetinin tersi birşey ama ben MGTOW ayağında bu kurban zihniyetine fazla vurgu seziyorum.

      Bugün mavi haplı olduğu için kadınlara zarar veren o kadar çok erkek var ki, aciliyet bence kırmızı hapı yaymakta. Bu kadınların da yararına. Öldürülen kadınların önemli bir kısmı kendisini terk etti diye eski kocası veya sevgilisi tarafından, ya da bir insanın en doğal hakkı olan kiminle ilişkiye gireceğini seçme özgürlüğünü kullandığı için “aşkına” karşılık diye alakasız erkekler tarafından katlediliyor. Takdir edersin ki bu erkekler boğazlarına kadar mavi haplılar, “onsuz yaşayamam” = “ya benim olur ya kara toprağın” mentalitesi, ONEitis‘in radikal bir hali.

      Vaktim olursa son paragrafına da bir yorum yazacağım. Ama sana şunu soracağım :kırmızı hap yayılmazsa ne olacak? Maskülin gücün feminist baskı ile alaşağı edildiği bir toplum nasıl ayakta kalacak? Tamam, maskülin gücün negatif yanları da var (tiranlık) ama pozitif yanları ne olacak (koruyucu / yapıcı). Dışarda gezen barbarlara karşı toplumu kim koruyacak? Feminen bastırdıkça, erkekler MGTOWa kaydıkça, kimler çocuk yapacak? 3. dalga feminizm toplumu yıkacak güçte bir tehlike ve kırmızı hap hariç bunun karşısında ne var?

      NOT : Ben bu blogda toplum derken sadece Türk toplumundan bahsetmiyorum, 5000 yaşında olan ve Türkiye’den ABD’ye birçok ülkede bulunan ataerkil toplumdan bahsediyorum.

      1. Sevgili Erkek Adam, ilk yanıtta sarkastik şekilde “köyüne dön” vurgusunu yapmak yerine son yazdığın yanıtı yazsaydın çok daha “şık” olabilirdi. “Bizim bu alanda saha tecrübemiz yok, bu konuda da herhangi bir malumatımız yok” yazmak da gayet geçerli ve yeterli bir yanıt. Christian Troy’un yanıtını okudum.

      2. Dedikleriniz mantıklı, aslında şimdi düşününce kadın cinayetlerini işleyen erkeklerin çoğunun mavi haplı beta olduğu kanısına vardım. Alternatifleri olan erkekler bir kadın için hayatlarını mahvetmezler, bunu yapmaktaki bilinçaltı dürtü, terkedilen erkeğin sanki seks yapma hakkı elinden alınmış gibi hissetmesi, ve cinnet geçirmesi olabilir. 3. sayfa cinayet haberlerine bakarsak o erkeklerin ezik, fakir, pek alternatifi olmayan kişiler olduğu görülüyor, sanırım burada sosyal bir dramın farkına vardım. Üniversitedeyken tanıdığım birkaç “piç” adam vardı, bunların bazen uzun süreli sevgilileri olurdu, bu adamlar ayrıldıkları zaman birkaç küfürleşme ve atışmadan sonra yollarına devam ettiler, çok büyütetine rastlamadım. Ama ilk sevgilisini üniversitede yapmış efendi “beta” bir arkadaş vardı, kıza tapıyordu herif. 3 arkadaş fahişeye gidecektik, ona gel dedik, cevabı: “ona ihanet edemem” olmuştu. Kız ondan ayrılınca kafayı yemişti. Abartmıyorum, biz tutmasak gidip kıza zarar verecekti neredeyse. Kaç gün sakinleştirmeye çalıştık. Feminizm tüm topluma zarar veriyor gerçekten, feminizmin yarattığı erkek tipi işte o “beta” arkadaş. Kadınlara desekki bir erkek seni o şekilde sevecek, büyük çoğunluğu kabul eder, ama asıl tehlikenin böyle adamlardan geldiğinin farkında değiller.

  6. Hocam, kırmızı hapı yeni yeni yutmuş 20lerinde bir kardeşiniz olarak bu öğrendiklerimi sadece bir kız üzerinde denemem sizce ne kadar mantıklı ? Daha doğrusu şöyle anlatayım, universite hayatımda tabak çeviricem (seks yapmak anlamında değil) sadece tanımak ve potansiyel mutlu olabilecegim kadını bulabilmek için 😀 Biliyorum bana mutlu kadın bulunmaz, yaratılır diyeceksiniz ki sonuna kadar katılıyorum fakat bu bildiklerimi uzun süreli bir ilişki için harcamak istiyorum. Zaten sizinde öğrettiginiz gibi kırmızı hapın finalinde mgtow, tabak çevirme yada uzun süreli iliişki avlama seçenekleri vardı. Daha toy bir alfa olarak uzun süreli ilişki avcısı olmam sizce ne kadar iyi olur ? Teşekkürler..

    1. Kırmızı hapla uzun süreli ilişki ve evliliği daha iyi yürütmen mümkün zira sadece oneitis, aşığım – unutamam, beni ben olduğum için sev vs … saçmalıklarından kurtulman bile büyük birşey.

      FAKAT günümüzde ortalama bir 20lik erkekte ortalama 20lik bir kadını ilişki içinde idare edecek olgunluk gelişmiyor ve tabak çevirmek bunu geliştirir. Yani bol dramaya hzır ol.

      İkincisi, 20li yaşlar sizin büyük bir hırsla kariyer, statü ve para durumunuzu tepeye taşıyacağınız yaşlar, 30larınızda zaten evlilik ve bunun yolundaki ilişkiler yüzünden aynı şansınız olmayacak. Uzun süreli bir ilişki ile bir kadının tüm drama ve ayakbağı yaşam stilini hayatına davet edeceksin ve 20li yaşlarda bunun kayıp olacağını unutma.

      Üçüncüsü ise motivasyonunu açıkça kabul et. Uzun süreli ilişkiyi el altında sürekli cinsel ilişki tutup piyasada olmanın stresinden mi kaçıyorsun. Motivasyonun buysa ilişkide hemen opsiyonsuz bir betaya dönersin.

      Asla beraber yaşama deriz bir de.

  7. 19 yaşındayken her genç kız gibi gerçek aşk gerçek sevgi gibi umutların arasında ağır bir depresyon dönemine giriyordum. Tam olarak bana olan şeyin ne olduğunu bilmiyorum.
    Okulun en popüler kiziydim desem abartmis olmam. Çevremde bir sürü kız arkadaşım ve benimle uzaktan ilgili olan bir çok erkek vardı. Fakat ben kendi içimdeki kuyuya düştüm çok geçmeden.
    Bir gün kendi kendime aklımdan şöyle bir düşünce geçti ve bu düşünce, beni belki de sonsuza kadar yalnız kalmaya iten hayatımı baştan başa değiştirecek bir dönüm noktası oldu.
    Kimse, hiç kimse kadın veya erkek hatta ailemden biri, beni gerçekten sevmiyordu, sevemezdi ve sevmeyecekti. Bütün sevgiler yalan ve sahteydi.
    Şu anda sevdiğini düşündüğüm insanlarin sevgisi sandığım şeye aptalca sevinmeyi birakmaliydim. Dost sandığım kimseler dost falan değildi. Aşık olduğunu söyleyen şu çocuk aşık falan değildi. Evet emindim çünkü sevgisi sahteydi. Bana erkeklerin ilgiyle bakması veya ilgisi en, en ufak bir mutluluk veya ego tatmini sebebi değildi benim için tam anlamı ile sevgi ilgi hoşlanti beğeni gibi her şey sahteydi bana karşı olan bütün insansi davranışlara başkalarının özellikle bana karşı hissettikleri
    duygu ve düşüncelerine karşı kör olmuştum. Onlar olsa olsa benden nefret eder ve beni umursamazdi. Kötücül duyguları hissederler ama asla iyi duygular hissetmezlerdi.

    İnanmadığınız şeyi yok sayarsiniz . O hala ordadır ama gözleriniz kördür görmeye imkan yoktur etrafimdaki insanların ilgisine kör oldum birden ve ilgi var mıydı yok muydu farkında bile değildim.
    Bu cok güçlü ve artık dönülmesi mümkün olmayan düşünce ne yazık ki inanca dönüşmüştü. İlahi olmayan bir şey sizde inanç olunca artık bunun tam aksini de görseniz inkar edersiniz.
    Buna inancım bir yanda , ben yalnız bir hayatı seçtim. Sevenim varsa da inanmiyordum ve hiç kimse yanıma yaklaşamadi bu derin soğukluk halim yüzünden zaten.
    Sadece ilk görüşte evlenme teklifi eden adamlar oldu. Flört teklif eden hiç olmadı.
    Bir zaman sonra kendime peki sen kimi sevdin ki , çok sormuştum kendime.
    Sen kimi sevdin ki?
    Peki sen seviyor musun ?
    Bu sorular içinde düştüğüm kuyudan beni az da olsa çıkaracak sorulardı.
    Ben kimi sevmistim ki…
    Sonrasında bu yaptığımin başkalarına değil de (muhtemelen başkalarına da zulüm oldu )
    ama en başta en çok kendime zulüm olduğunu anlasamda içinden çıkmak çok ama cok zordu belki de hala etkisi altındayim.
    Kırmızı hap öğretisinin erkeklerle olan kısımlarını kadınlara uyarlarsaniz bir kadın da aynen böyle bir yola girebilir.
    Ama şimdi bakıyorum ben çok acı çektirdim kendime.
    Çok zordu.
    Sizin de bir şekilde aynı şeyi yaptığınızı düşünüyorum. Çok pişman olabilirsiniz.
    Fakat doğru yolun bu konuda ne olduğunu da bilmiyorum.

    1. Kimse, hiç kimse kadın veya erkek hatta ailemden biri, beni gerçekten sevmiyordu, sevemezdi ve sevmeyecekti. Bütün sevgiler yalan ve sahteydi.
      Şu anda sevdiğini düşündüğüm insanlarin sevgisi sandığım şeye aptalca sevinmeyi birakmaliydim. Dost sandığım kimseler dost falan değildi. Aşık olduğunu söyleyen şu çocuk aşık falan değildi.

      KH ile ilgili erkeklerin yaptığı en yaygın hatalardan biri, kadının sevgisinin kendi çocukça ve saçma sapan “ideal”(!) sevgi anlayışına uymadığı için, kadının sevgisinin ön koşulları olduğu için (hipergami), kadının sevgisini sahte veya zayıf sanmasıdır. Oysa bir şeyin ön koşulları olması onu sahte yapmaz. Hipergami kriterleri partneri tarafından tatmin edilen kadının partnerine sevgisi çok güçlüdür. Sahte falan da değildir.

      Çoğu erkek ilk kızgınlıktan sonra bunu farkeder ve hayatına mavi haplı erkeklerden çok daha mutlu ve iyi devam eder. Aşkın ön koşullarını bildiği için de mavi haplılardan daha fazla sevgiye bile boğulur. Bazı erkekler ise kendi saçma sapan ideal aşk kavamlarını aşamazlar ve olay kadın nefretine veya kadınlara soğukluğa dönüşür ve öylece kalır.

      Sizin de bir şekilde aynı şeyi yaptığınızı düşünüyorum. Çok pişman olabilirsiniz.

      Kısacası, KH aynı şeyi yapmıyor, senin anladığın da KH ile ilk karşılaşan kişilerin çoğunun anladığı gibi yanlış. Bu yanlış anlamaya devam eden pişman olur ama çoğu erkek olgunlaşıp daha mutlu oluyor. Merak etme.

  8. Kızlar ya da erkekler yani kimse ama kimse yaklaşamadi soğukluğum yuzunden. Tamamen bir yalnızlık icine girdim. Mecburen sadece ailem kalmisti.
    Son zamanlarda tekrar düzeltmek için uğraşıyorum.

  9. Muhafazakarlarda sex yapar.. Onyargili olmamak lazim.. Ortama girmek lazim… Memleket cok degisti..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *