Benim kırmızı hap hikayem

Şuan 20 yaşındayım. Kırmızı hapla tanışalı 1.5 sene oluyor. Tanışma hikayem ise bir çok insan gibi, hard-core betalık içeren 1 seneyi aşkın bir ilişki sonucu boynuzlanma.

Ben bu ayrılık döneminde sürünürken, arkadaşımın bir şey buldum deyip bana theycallmealpha.com sitesini atmasıyla red pill kavramını duydum ilk. Daha sonra ekşi sözlükte skeptico‘nun entrylerini keşfetmemle devam etti. İngilizce bilmediğim için orjinal hiç bir yazıyı okuyamıyordum. Bilgim çok fazla kısıtlıydı ama skeptico sayesinde en azından temellerini, neler yapmam gerektiğini öğrenmeye başlamıştım. Sonra diğer yazarları keşfetmem ile süreç hızlandı. En son da Erkekadam’ı keşfettim. İçerikleri gördüğümde çok sevinmiştim çünkü okuyamadığım yazıları çeviriyorlardı.

Aslında istediğim kızları etkileyip onlarla beraber olabiliyordum fakat işi sekse götürme oranım çok düşüktü sevişmenin ötesine geçemiyordum çoğu zaman. Uzun süreli ilişkileri yürütmeyi süre olarak başarsam da her zaman betalaşıyordum, shit testlerde hep çakıyordum. Feminen masallara çoğu cinsim gibi bende kanmıştım. Kızlar dışında, hayat amaçlarım da zayıftı, kendimi geliştiriyordum fakat yetersizdi. Vizyonum dardı.

Kırmızı hapla lisenin son sınıfına başlamadan önceki yaz ayında tanıştım. Ortalamanın çok altı kalitede bir lisede okuyodum ve bir sene sınıfta kalmıştım. İte kaka hiç bir şey öğrenmeden lise sona kadar gelmiştim. Bunları o an fark etmiştim ve ilk hedef olarak kendime üniversiteyi kazanmayı koydum. Dershane, özel ders vs. gibi opsiyonlarım yoktu ailemin durumundan ötürü ama kırmızı hapta bir erkeğin sızlanmasına, suçu başkasına atmaya yer yoktu. Bende youtubeda bana yardımcı olabilecek eğitim kanallarını belirleyip, 10 aylık bir çalışma planı çıkardım kendime. Ailem dahil hiç kimsenin benden bir umudu yoktu, okuldaki hocaların hepsi benden bir halt olmayacağından hem fikirdi. Test çözdüğümü gördüklerinde gülüyorlardı. Aldırış etmedim ve ham 30 bin sıralama yaptım. İstediğim çoğu üniversite ve bölüme puanım yetiyordu, okulumdaki herkesi sollamıştım. O bana gülenler, ailem hepsinin saygısı bana birden yükseldi. Bu benim ilk zaferim oldu. Tabi o dönem sınava hazırlanırken öğrendiğim az buçuk bilgi ile de 6-6,5 puan falan sayılabilecek bir kızı 1 seneliğine sınav stresi, kafa boşaltma, rahatlama gibi ihtiyaçlarım için düzenli seks için elimde bulundurmuştum. Bu da uzun süreli bir ilişkide hep dominant olup, her şeyi elimde tuttuğum, yönettiğim ilk ilişki ve kız olmuştu.

Üniversiteye geçtiğimde artık diğer eksikliklerimi kapatmaya yöneldim. Giyim tarzımdan, konuşmama, davranışlarıma, düşünce yapıma, bakış açıma, vizyonuma, kariyer hedeflerime kadar her şeyi değiştirip en iyi hale getirmek için çalışmaya başladım. Okulda uygulama birimlerinden birinde mesleğimle alakalı çalışıp, az da olsa para kazanıyorum. Dış görünüşüme verdiğim önemle, işimde ki başarıyla hem hocalarımın hem okuldakilerin saygısını kazandım.

Düzenli olan bir ilişkim var şuan her zaman olmasa da %80 olarak istediğim şekilde ilerliyor. Tabak çevirmeyi de ihmal etmiyorum bu sırada. Hayatımın merkezine kendimden, hedef, değer ve amaçlarımdan başkasını koymuyorum. Bana bir şey katmayacak şeylerden uzak duruyorum. Bunları yaptıkça da istediğim her şey ayağıma geliyor. Kendini iyi hissetmek nedir, özgüven nedir, özsaygı nedir bunları öğrenmek hayatıma çok büyük şeyler kattı.

Hala çok fazla eksiğim olduğunu biliyorum. kırmızı hapı sadece kız tavlamak için okumadım hiç bir zaman. Okusaydım da başarılı olamazdım eminim ki, çünkü o bilgiler senin donanımınla hayata geçip işe yaracak şeyler bence. Bildiğimden emin olduğum tek bir şey var ki, 1.5 sene gibi bir sürede beni getirdiği nokta çok çok fazla. Umarım o hapı tamamen sindirebilirim bir gün.

Çok dağınık ve gereksiz şeyler yazmış olabilirim, iyi bir yazı olmamış olabilir. Sadece sizinle paylaşmak istedim. Bu siteye emek veriyorsunuz ve az da olsa emeğinizin karşılığını aldığınızı bilmeniz için yazdım. Teşekkür ederim bütün yazarlara ve siteyi kuran herkese, minnettarım.

Konuk Yazar

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

10 thoughts on “Benim kırmızı hap hikayem”

  1. Eline sağlık. Şimdiye kadar okuduğum en iyi kırmızı hap hikayelerinden biri. Bu siteyi kurma amacımız herşeyden önce bu tür hikayeler yaratmak olduğu için böyle hikayeler okumak çok güzel.

    KH ile daha 20lerine bile girmeden tanışan gençler, sizi kıskanmıyor değiliz 🙂

    Bu arada 14 – 18 yaş arası liseli erkekler için tavsiyeler yazmam istendi. Böyle bir yazı yazarken bu kh hikayesinin gelmesi çok iyi oldu. Yakında o yazıyı da yayınlayacağım.

  2. Güzel bir yazı olmuş kırmızı hap sadece hatunlari tavlamak üzerine kurulu değildir,yapamazsın deneni yapmak,derslerde,hayatta başarılı olmaktır bu yüzden nasıl disiplinli olunur,meditasyon,vücut dili başlıklı yazıların artmasını rica ediyorum teşekkür ederim

  3. Kardeşimiz 20 yaşında tanışmış, çok şanslı… Ben 20 yaşında bunları bilsem şimdiye oldukça zengin ve bu kadar yara almamış bir adamdım. kırmızı hapla tanıştıktan sonra benim de farkettiğim en bariz şey; kendimde bazı alpha yetenekler olmakla beraber, çok fazla beta hatası yaptığım oldu, ama zararın neresinden dönsen kârdır diyorum kendime. Umarım hayatında hep bbaşarılı olursun.

  4. Bugünün tarihi 26.04.2018 önümde 2 ay sonra üniversite sınavı var.Eğer başarabilirsem sınavdan istediğimi alabilirsem çok sağlam bir hikaye paylaşçam izin verirsen mahmut abi reddpill hakkında şimdiden söylemek istedim 🙂

  5. Ya birde bunları bilemeden evlenmiş ve sevgili karıcığım diye ortalıkta gezenler gibi olaydı… Düşünmek bile istemiyorum. Özgüven, disiplin, bencillik(kendini sevmek, bende değerliyim diyebilmek). gibi özellikleri insan ne kadar erken yoluna koyabilirse, geleceği de o ölçüde güçlü olur..

    Feminen dünyanın haddinden fazla gözlerimizin içine baka baka, senin çükünü kesececeğim mantalitesiyle erkek düşmanlığını yaymaya çalıştığı bir ortamda, üstelik bunu eşitlik adı altında, bu işlerden pekte anlamayan, yada anlasa bile umursamayan insanların mataf birşey zannettiği, ve akıllarının hangisi doğru diye karışıklık içinde olduğu gerçeğini yaşatabilmek mahirlik ister diye düşünüyorum.

    Aslında bütün olan biten şeyin, kadının narsizmini, aşk, romantizm, erkek adam olma,kadınlar çok yücedir gibi adeta dogmalarla, aslında hiçbir zaman somutlaştıramayacakları şeyleri soyut kavramlar üzerinden erkeklere dikte ettirme çabası şeklinde görüyorum.
    Ama herşeye rağmen, işler kadın erkek eşitliği parolasıyla yürütüldüğü için bir çoğumuz olayı kanunlar karşısında eşitlik şeklinde algılıyoruz, oysaki işin özünde sadece kanunlar karşısında değil, hayatın her alanında saldırı altındayız.Kafa karışıklığı işte tamda burda yaşanıyor. Yıllar boyunca erkeklere, tv lerde, gazetelerde, özellikle annelerin ve diğer kadınların sözlerinde kadın için şöyle yapmalısın, böyle davranmalısın, sandalyesini çekmelisin, ona hediyeler almalısın, sen onun etrafında dönmelisin şeklindeki yapılan öğütlemeler, bizlerin bunları doğru zannetmesine sebep oldu. Elbette insan olmaya ait, doğru davranışları kastetmiyorum,ama kadın erkek ilişkilerinin temelinde, emek ve zaman sarfetmesi gereken kişinin daima erkek olması gerektiği, kadının birşey yapması gerekmediği, güzelliğinin yada bedeninin bu işe yeteceği algısı, her gün her saat, görünmez bir bulut gibi işlenmeye devam ediyor.

    3.dalga feminizmin bu ülkeye 80 li yıllarda girdiğini düşünürsek, o günlerde anne olan kadınların yetiştirdiği erkek evlatların içine işlenen feminen etkinin, o erkekler tarafından adeta yerçekimi kanununun değişmez birşey olduğunu benimsemek gibi benimsendiğini,unutmanın yada değiştirmenin, beynin en derin bölgelerinde kalıp haline geldiği için çok zor ve belki de imkansız olduğunu anlamak lazım. Bazıları için değişim imkansız birşey, birgün ölüp gitse bile kendine öğretilen bu şeylerin değişmez olduğunu düşündükleri duygularla ölüp gidecekler. Belki gerçekten değişmez olduklarını düşündükleri için, belkide doğru olmadığını bildikleri halde,kendine öğretileni yaşayıp, tersini göğüslemeye cesaretleri olmadıkları için veya kolayına öyle geldikleri için, sonuçta birileri hiçbir zaman bundan çıkamayacaklar, etrafınızda böylelerini görürseniz onlara çok kızmayın. Kader kurbanı muamelesi yapın.

    Sadece kadının değil erkeğin de cennetten çıkma bir varlık olduğunu anlamamız için daha ne kadar zaman gerekiyor bilmiyorum.
    Sanırım çoğu erkek, yahu neden hep biz birşeyler yapmak zorundayız diye soruyor dur. Aslında cevabı çok basit. Am onlarda olduğu için… Ama bu haksızlık değil mi?.
    Evet haksızlık ama bu haksızlık am onlarda olduğu için değil, bizler amı çok yukarılarda gördüğümüz için haksızlık..
    İşte bu ve bunun gibi siteler,bizi bize anlatan siteler, elbette hiç birisi sihirli bir değnek vaad etmiyor, ama en azından işleri daha kolay yola koymanın yollarını gösteriyor, kadın dediğimiz varlık, ne zümrütü anka kuşu gibi ulaşması zor bir varlıktır nede sözüm ona haketmediğin bir cenneti sana bahşeden yüceler yücesi bir varlıktır, sizin gibi, benim gibi bir varlıktır sadece..

    Yinede değinmeden geçmek istemiyorum.Bu tür sitelerin temel eksiği, kadını anlatırken,sevgiden duygudan yoksun, kafası genellikle şeytanlığa çalışan varlıklar şeklinde bir dille anlatması…
    Evet her kadının içinde biraz şeytanlık vardır, evet her kadın gizemlidir, ama hiçbir kadın duygudan yoksun makina gibi işleyen mekanik bir varlık değildir.
    Dominantlık, hipergami, kadınların ilgiye olan açlığı vs. bunların hepsine evet, ben sadece anlatım dilinden bahsediyorum, sanırım bunun biraz yabancı gözüyle görülen, o kültürdeki birinin gözünden aynen türkçeye çevrilmesinin etkisi var. Çeviri sonrası kendi yorumlarınızı da eklediğinizi biliyorum, ama kültürü çeviremeyiz.. Elbette dünya bu ülkeden ibaret değil fakat diğer yandan adam böyle demiş çevirisi bu(ayrıca emeğinize sağlık) siz artık nasıl anlarsanız anlayın gibi bir durum var.gereğinden fazla İngilizce tabir, gereğinden fazla o kültürlere ait öğeler var. Bu siteyi Anadolu da köyünden bile dışarı çıkamayan gençlerinde okuyabileceğini düşünün, doktorun hastasına hastalığını teknik tabirlerle anlatması yerine onun anlayabileceği bir dille anlatmasını beklemek benim sizden beklediğim. Sizin misyonununuz zannettiğinizden daha fazla, sözlerimi eleştiri olarak değil, öneri olarak kabul edin. Bu konuda biraz daha hassasiyet bekliyorum sizden..

Leave a Reply to Erkek Adam Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *