Nasıl Mutlu Olunur?

Mutluluk ne zaman ne düşündüğünüz, ne söylediğiniz ve uyum için ne yaptığınızdır. “ –

Mahatma Gandhi

Birisi bana gençken şu an yazmak üzere olduğum şeyi anlatsa idi, hayatım şu an tamamen farklı olurdu. Geçenlerde, hayatımın bazı ciddi noktalarını ortaya çıkarmak için hayatımın bazı mücadelelerini açığa çıkarmanın gerekli olduğunu hissettiğim bir mesaj aldım. Benim cevabım, soruyu ele almak için sarfettiğim uzun çaba yüzünden uzadı ve sonuç olarak bu makale doğdu.

Soru: Nasıl mutlu olurum?

Mutluluk, kendiniz hakkında olumlu düşünme ayrıcalığı kazanmanızdan ( evet kazanılması gerekir) gelir. İnsanlar çoğu kez mutsuzlar çünkü disiplinsiz oldukları için kendilerine kızgınlar ya da olmaları gerektiğine inandıkları kadar hızlı bir başarı gösteremedikleri için kızgınlar ( hırs ve başarı uyumsuzluğu).

Hayatımda birçok kez üzüldüm ve bu, iki karakter hatasından kaynaklanıyordu.

– Öz Disiplin Eksikliği:

Öz disiplin hiçbir zaman bana kolayca gelmedi çünkü dikkat sürem berbattı ve iyi bir şekilde yetiştirilmemiştim. Bir çocuk olarak istediğim her haltı yapmama izin verildiğinden büyüyünce öz disiplini gelişmemiş bir yetişkine dönüştüm. Eğitim(sizlik)im her zaman en az dirençte yükümlülüklerimi yerine getirmem anlamına geliyordu.

Elbette çocuklarını adam akıllı yetiştirmeyen ebeveynlere sahip olmak kötü bir şey ama kendi hatalarınızdan dolayı onları suçlamak size hiçbir başarı elde ettirmez. Bir yetişkin olarak kendinizi disiplinize etmek için sorumluluk almanız gerekir.

Neden Disiplin Çok Önemli?

Eğer herhangi bir değere sahip bir adam olmak istiyorsanız öz disiplin önemlidir. Eğer disiplin sizde eksikse, en başta yapmanız gereken şey bunun üzerinde çalışmaktır. Bunun yerini dolduracak başka bir şey yoktur.

Dışarda size özgüven sahibi olmayı vadederek cebinizdeki parayı almaya çalışan dandik seminerler ve kitaplardan milyonlarcası vardır. Bunların %99.9’u mantıksızdır. P. T. Barnum’un dediği gibi,

“ her dakika başarısız biri doğar. “

Gerçek: Ancak sen kendini özgüvenli yapabilirsin.

Disiplinli insanlar özgüvenli insanlardır (bu aynı zamanda her zaman egoistlerdir anlamına gelmez) çünkü yaptıkları şeyden gurur duyarlar. Bir işe giriştiğinizde çabaladığınızı bilmenin yan ürünlerinden biri kıvançtır.  Kıvanç, özgüvene dönüşür. Özgüvense cazibeye… Bu bir döngüdür ama her şey disiplinle başlar, her şey. Disiplin, başarının köküdür, 3’ün 9’un kökü olduğu gibi. Eğer doğanın büyülü şekilde kutsadığı, doğuştan özgüveni olan biri değilseniz, özgüveni şöyle elde edersiniz:

Aşırı Analitik Olma:

Doğal olarak analiz felcine yatkınım çünkü analitik (sorgulamacı) bir doğam var. Önemli miktarda öz disipline sahip olmayı başardığınızda kendinizi bir şeyleri ertelerken yakalayıp harekete geçmek için kendinizi zorlarsınız.

Yapmanız gerekenleri ertelemenin dışında fazlasıyla analitik olmanın diğer problemi, dünyadaki tüm ( çok fazla, hergün, her yerde) olumsuzlukları görmenizdir. Eğer dikkat etmezseniz bu sizi büsbütün boğabilir.

Eğer entelektüelseniz, analitik beceriniz hayata olumsuz bir filtre uygular çünkü alaycılığa, çok düşünmeye ve hareketsizliğe yatkın hale gelirsiniz. Bu özellikler depresyonun kaynağıdır ve depresyon verimliliği mahveder. Sanırım az önce gelmiş geçmiş tüm zeki kaybedenleri tanılmadım : çok bilen ama çok az kayda değer iş yapan.

Gençliklerinde onlara yardım edecek sağlam rehberleri olmayan çoğu erkek gibi benim de kendi yolumu kendim bulmam gerekti. Düzenden yoksun ve dürtülerine göre hareket eden biriydim. Üç hafta öncesinden sınavlara çalışıp rahat etmek yerine çalışmaya sınavın hemen öncesinde başlardım. Anlamlı bir hobi edinmek, dil öğrenmek, enstüriman çalmak, spor yapmak ya da savaş sanatını öğrenmek yerine arkadaşlarla (kendim gibi dümensiz, ortalama insanlarla) aylaklık ederdik. ( ya da zamanı dolduracak bir şey yapardık). Bu, kendi çocuklarımın yapmasına asla izin vermeyeceğim bir hatadır.

Değerli olduğumu anlamam için çok zaman kaybetmem gerekti çünkü amacı olmayan bir ezik olduğunuzda ne kendinize ne de zamanınıza önem verirsiniz. Zamanınızı sürekli anlamsızca ziyan etmenin yollarını ararsınız çünkü hiçbir amacınız yoktur. Amaçların olsa bile onları gerçeğe çevirmek için disiplinden gelen ve onları gerçeğe dönüştürmek için gerekli olan dürtüden yoksunsunuzdur.

Ben de büyük hayaller kuran ama harekete geçmeyen adamlardan biriydim. Ve tekrar eden umursamazlık yüzünden çok mantıksız bir korku kök saldı. Ben momentumu kaybedene kadar hareketsizlik korkuyu besledi ve momentum olmaksızın depresyon riski altındasınızdır. Einstein’in sözüyle:

“ Hayat, bisiklete binmek gibidir. Dengenizi korumak için hareket etmeye devam etmeniz gerekir. “

Her zaman ne yapmam gerektiğini biliyordum. Kimse gelip bana “sen salaksın” demedi ama zeka yeterli değildir. Zeka sizi karakter eksikliklerinize karşı bağışıklı kılmaz, size iş ahlakı vermez (disiplin verir) ve mutluluğunuzu tehdit eder (aşırı uyaran yüklenmesi). Hayata meydan okuyup mücadele eden aptal bir adam hayatın meyvelerini, hayatı kenardan öylece izleyen zeki bir adama göre çok çok daha fazla yer.

Benim tembelliğim beni mutsuz etti. Kendi konfor alanımın mahkumu oldum.

İç gözlem yaparak, şu ana kadar yazdığım şeylerin hepsinin farkına vardım. Sorgulamacı yapımın bana bir faydası oldu : kendi üzerimde psikanaliz yaptım ve neden – sonuç ilişkilerini ortaya çıkardım. Güçsüzlüğüm bir güç haline geldi. Bunun yanı sıra kırmızı haptan öğrendiklerim, kendimi yeniden programlamam için gerekli zihniyet değişimini sağladı.

Mutsuzdum çünkü potansiyelimi kullanmadığımı biliyordum. Mutsuzluğumun kaynağı, kendi olabileceğimin en iyisi olmamamdan dolayı dolayı kendime duyduğum kızgınlık ve hoşnutsuzluktu. Olduğum kişiyle olmak istediğim kişi arasında uçurum çok büyüktü. Fakat çok uzun bir süre  sıkıntılarımın ve ara ara gelen depresyon ataklarının kaynağının bu olduğunun bilincinde değildim.

Kırmızı hapı keşfetmeniz harika bir şey ama kendi kafanızda takılı kaldıysanız ve disiplin eksikliğiniz varsa okumanın ötesine geçemezsiniz. Ve hayatınız iyiye gitmeyince de, eğer bunun nedenini anlayacak kadar uyanık değilseniz, bu başarısızlığı kendi sorunsuzluğunuza değil, kırmızı hapa yüklersiniz.

Kırmızı hap hayatınızı tamir etmeyecek. Zira kırmızı hap sadece bir alet çantasıdır. O nasıl kullandığınız, hayatınızı gurur duyacağınız bir şeye dönüştürüp dönüştürmemenize karar verecektir. Derler ya “ İyi bir zanaatkar asla sahip olduğu aletleri suçlamaz.” Kırmızı hap sadece bir alet çantasıdır. Bilmek yeterli değildir, “yapmak”, harekete geçmek gereklidir. Ve yenildiğiniz yerde, kendi yenilginizin sorumluluğunu almanız gerekir.  Eğer hayata yaklaşımınızı değiştirmediğiniz için kırmızı hap sizin için çalışmıyorsa, bu sizin suçunuz, başka kimsenin değil.

Kaslanmak için, ağırlık kaldırmak zorundasınız. Para kazanmak için kıçınızı yırtarak çalışmak zorundasınız. Hatun yapmak için hatuna yaklaşmak zorundasınız. ( ya da kaslı fotoğraflarınızı Tinder’a koymak zorundasınız. ) Sanırım ne demeye çalıştığımız anladınız. Bilgi, uygulanmadığı sürece anlamsızdır. Eğer tüm bu makale içinden sadece bir sözü kendinizi tekrar edecekseniz, o söz budur. Eğer yeni şeyler yapmaktan korkuyorsanız, siz de benim geçmişte olduğum gibi konfor alanınızın kölesisiniz demektir. Ve hergün sıklıkla gözlemlediğim çekingen vücut dili bir şeye işaret ediyorsa, korkarım çoğunuz bu durumdasınız. Bundan sessizce utanıyorsunuzdur.

Peki ama mutluluğu nasıl bulurum? Ben kendime rağmen kendimi kabul ettim. İnsanlar sıçtıklarının farkına vararak mutluluğu bulurlar. Mutsuz olmaktaki sorun üretkenliğinizi ve sosyalliğinizi yok etmesidir. Zavallı insanlar, hiçbir şeyde bir anlam göremeyen nihilist insanlardır. Hayatlarını geliştirebilecekleri insanları etkileyemezler çünkü düşük enerjileri onları itici yapar.

Eğer mutsuzsan iyi uyuyamazsın ve bir şeyler yapacak enerjin olmaz. Sosyalleşmek ya da sosyal etkileşimleri baltalarsın çünkü enerjin diptedir. Tüm dünya angarya gelir ve bu olduğunda kendin için istediğin yaşamı inşa edemezsin.

Bu ilk adımın, mutsuzluğun üstesinden gelmek için önemli olduğunu gördüm. Tekrar söylememe izin verin.

Kendime rağmen kendimi kabul ettim. Bir kaybeden olduğum için kendimi hırpalamayı bıraktım ve olmak istediğim kişi olabilme yolunda yapabildiklerim için kendimi kutlamaya başladım.

Hırsımın dayattığı komik derecede yüksek standartlarda bir başarıya sahip olmasam bile, elimden gelenin en iyisini yaptığım sürece elimde olanı ve kim olduğumu kabul ettim. Zira en iyiniz sahip olduğunuz tek şeydir ve kendinizden en iyinizi aşan şeyler beklemek, sürekli kaçan bir havucu kovalamaya benzer.

Hergün biraz daha az boktan olma yolunda yürümekten zevk alıyorum. Baskıyı, mücadeleyi ve itiş kakışı seviyorum. Bir yere ulaşabilmek için zaten sevmek zorundasınız. Eğer elimden gelenin en iyisi yetersiz ise öyle olsun. Başka bir şey denerim. Kusurlu olmakla bir sorunum yok.

Yenilgiyi, hayatın değişmez bir parçası olarak kabul ediyorum.Yeterince iyi olmadığın için yenilmek, yeterince iyi olmamaktan korktuğundan yenilmekten daha iyidir. Her şey, pes etmekten iyidir. Winston Churchill şöyle der:

“Asla pes etme. Asla, asla, asla… Büyük ya da küçük olsun, önemli ya da önemsiz olsun, iyiye olan inanç ve onur dışında bir şeye boyun eğmeyin. Asla güce teslim olmayın: Asla düşmanın görünüşte ezici gücüne teslim olmayın. “

Hırs eğer bir şeyi başaramadığınız için sizi üzmeye yarıyorsa, tamamen faydasızdır. Hırs (amaçlar) teşvik edilmeye ihtiyaç duyar. ( bir ezik olmamak için) Birçok insan, amaç edinmenin mutluluk getireceğini düşünür ve ilk başarında öyle de olur ama sürmez. Sürekli mutluluk, kendini kabul etmekte yatar. Mutluluğun diğer tüm formları geçicidir.

Yaptığım zekice şeylerden biri, korkularımı kendime karşı kullanmamdı. Bir zamanlar beni mahkum eden korku, şu an beni harekete geçiren şey. Korkularımdan kurtulmadım,  sadece onları tersine çevirdim. Konfor alanımdan çıkma korkusunun potansiyelimi yok etmesine izin vermek yerine, kaybeden olma korkumu harekete geçme motivasyonu olarak kullandım ve bir zamanlar kaçındığım şeyleri yapmaya başladım. Çatışmaya girmekten ya da garip bir sosyal duruma düşmekten çok ziyade, kaybeden olmaktan korkuyorum. Korkmak bende işe yarıyor. Benim işime yarıyor.

Birçok insan bir ya da iki sebepten mutsuz (muhtemelen ikisi birden sebep) :

– Onlar, en iyi kaynaklarını, zamanlarını boşa harcayan sersemler. Eğer bir ay tembellik yaparsan mutlu olabilirsin çünkü anın keyfini yaşarsın ama bir ay, iki ay geçerse geriye bakıp şuanki halinle eski halini kıyaslarsan daha iyi biri olmayacaksın hatta daha kötüsü olacaksın. Bu seni sarsacak. Acınası bir halde olacaksın çünkü hayal kırıklığına uğrayacaksın.

– Onların tutkuları, kişiliklerinin çok ötesinde ve statü eksiklikleri onlara nefes bile alamayacak kadar baskı yapıyor. Yüzlerindeki güneş, burunlarındaki hava gibi basit şeylerin bile tadını çıkaramıyorlar.

Ben her ikisinden de etkilendim. Siz de bunlardan birinden etkilenebilirsiniz. Hiçbirinden etkilenmiyorsan ama hala mutsuzsun isen zehirli insanlar ile çevrilisin ya da yalnızsındır.

Eğer mutsuzsan ama kaybeden değilsen:

Eğer başarılıysanız ama hala mutsuzsanız, başarılı ama hiçbir başarı ile yetinemeyen birisinizdir. Hırslarınız sizi mahvediyor. Bu tatminsizlik, hayatın tadına varmak yerine daima bir şeyleri yetiştirmeye çalışan biri olduğunuzu gösterir.

Buradaki problem, oraya ulaştığınızda bunun yeterli olmayacağıdır çünkü mutlu olmayı öğrenmemişsinizdir. Eğer paranız, bağımsızlığınız, iyi bir vücudunuz, yüksek IQ’nuz/ yeteneğiniz ve iyi bir işiniz olursa hala acınasısınızdır çünkü kendinizi kabul etmeyi öğrenmemişsinizdir. Başarı sorun değildir. Ona bolca sahipsinizdir. Sorun, kendinizi kabul edememeniz.

Bir insan, elinden gelen şeyleri kabul etmelidir. Bu, tembel olma anlamına gelmez. Siz insansınız, günün her dakikası %100 üretken olamazsınız. Kusursuz değilsiniz, başarılısınız ama kusursuz değilsiniz. Eğer kendinize insanüstü standartlar dayatırsanız daima kendinizden nefret edersiniz ( amacınızı gerçekleştirmiş olsanız bile). Bu yüzden özünde mutsuz olursunuz. Zayıflıklarınız için kendinizi affedin ve onlara sahip olduğunuz için kendinizden nefret etmek yerine bunların üstesinden gelin.

Başarılı olursanız ve kendinizle barışıksanız ama hala mutsuzsanız, muhtemelen yalnız ya da korkunç tiplerle çevrilisinizdir.

İyi arkadaşlar edinin. İyi arkadaşlar, hayatın boktanlığını azaltırlar. Her şey iyi bir dostla güzeldir. Yalnızlık, tembellik kadar zayıflatıcı olabilir. Eğer yalnızlığa düşkünseniz sizi tam keşiş moduna girmeye karşı uyarıyorum. Bu sizi daha kötü yapar. Sosyalleşmek ve kendinize gelmek için 2 gün ayırın.

Birçok adam, doğru kadını bulmak için hayatını harcarken iyi dostluklar bir ömür sürer. Bir kadın nadiren hayat boyudur. Gerçek arkadaşlar sizin ilgi alanınızı önemser. Kadınlarsa kendi ilgi alanlarını önemser. Gerçek dostlar nadirdir. Birçok insan sizden ne alacağını ya da sizi nasıl kullanacağını düşünür. Gerçek bir arkadaş, sizin ilerlemenizi önemseyen, kan bağınızın olmadığı bir aile üyesidir ve zor zamanlarınızda sizin yanınızdadır.
Onlar sizin problemlerinizi önemser mi? İhtiyacınız olduğunda size zaman ayırırlar mı? Hayır mı? Öyleyse onlar dostunuz değildir. Adı ne olursa olsun, diğerleri sadece tanıdıktır.

Kaynak: How to be happy?

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Sonsuzluk ve Bir Gün

Sonsuzluk ve Bir gün, Türkçe kırmızı hap camiasının en bilinen ve takip edilen yazarlarından biri. Kendisini buradan olduğu gibi twitter hesabından (@sonsuzluk_vbg) ve Ekşi Sözlükten (@sonsuzluk ve bir gun) takip edebilirsiniz.

122
Leave a Reply

Yazıyla alakasız veya 500 kelimeyi geçen yorumlar cevaplanmıyorlar. "Yazıyla alakasız ama ..." ya da "en son yazı bu olduğundan buraya yazdım" diye başlamanız kurtarmıyor. Mahmut Abi ile özel görüşme yapmak isterseniz Erkek Adam Sanal Görüşme sayfasından sanal görüşme ayarlayabilirsiniz. Not: Burada soru sırası çok yüksek, Patreon destekçilerini, Patreon'da cevaplamaya öncelik veriyorum.

avatar
44 Comment threads
78 Thread replies
2 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
57 Comment authors
JustChill manEfeworkerworkerAkif Recent comment authors
  Subscribe  
Notify of
Heisenberg
Guest
Heisenberg

Merhaba
Sizlere önemli bi konu hakkında danışmak istiyorum.

Çevremize geçmişte verdiğimiz imajdan nasıl kurtuluruz?
Demek istediğim, benim gibi eskiden ezilen ve pasif, blue pill li iken birden kendine önem veren, özgüvenli ve egolu birisine dönüşen birisi nasıl çevresindeki imajı değiştirir?
Soruyorum çünkü ben şuan tam da bu durumdayım

Mahmut Abi
Admin

Çevrene imaj vermeyi hala düşündüğün sürece (çevreni zihinsel merkezin yaptığın sürece) çevrene ezik ve pasif imajı vermeye devam edersin. Çevrene imaj vermeyi düşünürken özgüvenli ve egolu biri (tipik ezik fantazisidir bu egolu olayı) gibi davranmaya çalıştığın sürece daha da ezik ve pasif imajı çizersin. Sen kendine, kendi işine / derslerine, sağlığına, hedeflerine odaklanıp aylarca hatta belki yıllarca çok çalışarak ve başararak kendine güven, statü ve kişilik kazanırsın. Çevren senin ne olduğunu görür ve ona göre davranır. Sen de bu arada çevreni pek takmazsın. Görünmek, imaj çizmek Sihirli ilaç istiyorsunuz. Aylarca ve yıllarca çabalamadan bir şeyler değişsin istiyorsunuz. Öyle bir hap… Read more »

LordMan
Guest
LordMan

Yusuf bence zayıf değilsiniz sadece insanların ne düşüneceğini çok önemsiyorsunuz. Kendin başkalarından daha değerlisin hakkını ver derim.

alfa,beta,teta
Guest
alfa,beta,teta

Bu sitedeki çoğu yazıyı okudum en iyisi bu kesinlikle.

BenLark
Guest
BenLark

Sitedeki en iyi ilk 3 yazıdan…

Okurken hipnoz oldum resmen…

Teşekkürler SVBG

Teşekkürler Mahmut Abi

urascimenlii
Guest
urascimenlii

okuduğum en harika yazılardan biriydi muhteşem….

Walker
Guest
Walker

Sitenin -hatırladığım kadarıyla- en az iki yıldır takipçisiyim. Bu da yazdığım ilk yorum olacak çünkü ilk defa bir yazıyı bu kadar beğendim (adeta diğer tabaklarımın önüne geçip sevgilim oldu). Daha önce yayımlanmış çoğu yazıyı okumuştum ancak bir süredir en başa dönüp tüm yazıları tekrardan okuyorum. Bu yazıysa şimdiye kadar okuduğum en başarılı; en kendimle özdeşleştirdiğim yazı oldu… Başlığa bakınca içeriğin daha farklı olacağını umuyordum, aslında başlıktaki sorunun cevabını aradığımı da söyleyemem yani mutlu sayılırım bu aralar, yine de içerikteki şeyler uzun süredir düşünüp üzerinde kafa yorduğum şeylere bir aydınlatma kattı… Bu yazıyı çeviren SVBG’ye ve bu sitede paylaşmaya değer bulan… Read more »

Gentleman Bastards
Guest
Gentleman Bastards

Burada bahsedilen keşiş moduna 2 sene önce girdim ve girme nedenim.Güvendiğim bazı insanların beni hançerlemesiydi. Bu süreçte 1-2 dostum dışında herkes ile iletişimi kesmiştim, ağır mavi haplıydım, kızlarla sosyalleşmek istemiyordum(kızlar hep para ister) düşüncesinden kaynaklı, yalnız kalmıştım, boynum bükük ezik bir şekilde hareket ediyordum. İşte sırf bu sebeplerden kaynaklı(aradan 2 yıl geçse bile) şuan bir ortama girdiğimde biraz sert bir imaj çiziyorum, pek fazla gülemiyorum, espri yapamıyorum. Yani o yüksek enerjiyi yaratamıyorum. Oysaki eskiden çok pozitif bir insandım. Hem güler hem güldürürdüm. Şimdi bu enerjiyi nasıl yaratacağım? Biraz daha mı sırıtsam?

Rox
Guest
Rox

Merhabalar; Fiziksel veya zihinsel engelli olmak neden başka bir şeydir. Yani nasıl desem normal insanlar gibi değil de bize neden kötülük yapılıyor? Veya küçük görüyorlar? Ben zihinsel engelli birisiyim ya  ben buraya 3-4 kere yazı yazıp görüş aldığım oldu. Bilgisayar alanında az çok bildiğim halde bu sanalda kimse benim zihinsel engelli olduğuma kimse ve kimse inanmadı. İnanmamış gibi yaptılar ama yine de inanmadılar. Ben hep kendimi yıprattım arkadaşım veya abim ablam olsun diye sanalda, lakin bazıları hiç düşünemüyor engelliyim diyorum %50 raporluyum diyor ki %50 nasıl bilmem ne ya ben zaten biliyorum işte zihinsel engelli ama yapıyorum öğreniyorum boş boşuna benim… Read more »

şerif
Guest
şerif

çıktı alıp çoğaltıp her yere asmak istiyorum bu yazıyı

Dragonnn
Guest
Dragonnn

Merhaba mahmut abi. Ben 26 yaşındayım. Üniversite son sınıftayım. 22 yaşından beri kadınlarla flört etmeden  ya da sevgili olmadan geçirdigim süre maximum 1 aydır. Kadınlarla konuşmadığım ve buluşmadığım zamanlar mutlu hissetmedigimi fark ettim son dönemde. Ben bu durumu nasıl aşabilirim abi? Yani uzun bir süre hayatıma kadın almadan mutlu olmaya mı çalışmam gerekiyor? En uzun süren ilişkim 8 aydı. Yaşım itibariyle artık daha uzun süreli ilişkiler de mi bulunmam gerekiyor?

Mahmut Abi
Admin

Senin olay mutluluk değil kadın onayı bağımlılığı. Kadın onayı yani hayatında kadın olmadan uzun süre yaşaman gerekiyor. Bilinçli olarak hayatına bir 8-10 ay kadın alma.

Yaşın nedeniyle zaten artık kısa süreli seni tatmin etmez. Sonrasında uzun süreli ilişkiye açık ol.

Akif
Guest
Akif

“Eğer entelektüelseniz, analitik beceriniz hayata olumsuz bir filtre uygular çünkü alaycılığa, çok düşünmeye ve hareketsizliğe yatkın hale gelirsiniz. Bu özellikler depresyonun kaynağıdır ve depresyon verimliliği mahveder.” E yani bunu nasıl aşacağım ki? Ben de yolda yürürken bu düşünceler beni sarmasın isterdim, bende mutlu olup siktir et demek isterdim ama mutsuzluğumun nedeni düşünceler mi, yoksa mutsuz olmam mı düşüncelerimin nedeni? Ben de istiyorum dışarı çıkmak, insanlarla kaynaşmak kızlarla birlikte olmak ama mutsuz olduğunda bunların hiçbirini istemiyorsun – yine de zorlama bir şekilde gidip, hiç değilse cafeler de bir şeyler yazıyorum. – Şu siktiğimin mutsuzluğu yüzünden hayat standartım öylesine düştü ki. Üstelik… Read more »

Mahmut Abi
Admin

Seninkisi ağır depresyona benziyor öyle basit mutsuzluk gibi durmuyor.

Akif
Guest
Akif

Sence öyle mi abi? Beni çok şaşırtan bir durumu fark ettim önceden ama bunun böyle olduğuna emin olamıyorum çünkü yeterli örneklem sayısında insana sormadım. Sorun şu ki anneme sarıldığımda hiçbir şey hissetmiyorum. Hatta onunla temas bile etmek istemiyorum. İşin garip tarafı annemden nefret etmiyorum, gayet normal bir anneydi sadece benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Diğer arkadaşlarımsa annelerine sarılmanın çok huzurlu bir duygu olduuğundan bahsediyorlar. Sorunum şu ki bir kadına sarılmak dünyanın en huzurlu şeyi, bu herhangi bir çekici bulduğum kadın olabilir. O kadar tatmin edici ki sanki Havvamla birlikte Aden bahçesindeymişim gibi üstelik Havva’nın hangi kadın olduğu önemsiz. Asıl… Read more »

Mahmut Abi
Admin

Depresyonda olup olmadığını internette abilere sorarak anlayamazsın. Sana bir profesyonelin, seni görerek teşhis koyması lazım ama şu anlattıklarını sadece mutsuzluk sanıyorsan ağır safsın demektir. Ayrıca kafan vıcık vıcık kadın kucağı arayan oğlan çocuğu modunda. Bu kadar aptalca bir çocuklukla kendi kendini özel çaba harcayarak aşağı çekiyorsun. “Acı çekmek hiçbir anlamda bir ayrıcalık, bir soyluluk belirtisi, Tanrı’yı hatırlatan bir özellik değil. Acı çekmek hayvanca, insanı hırpalayan, sıradan, gereksiz ve hava gibi doğal bir şey …” Of ya siz bu kadar aptalca laflar dizmeyi hangi boktan kitaplardan öğreniyorsunuz bilmiyorum ama nereden öğreniyorsanız o şeyleri hemen çöpe atın. Bu ne yahu? Sen şimdi… Read more »

workerworker
Guest
workerworker

Mahmut Abi merhaba. Yaklaşık 1.5 yıl önce hiçkimseyi tanımadığım bi şehre taşındım. gelir gelmez boş zamanlarımda kızlara yürümeye başladım, açıkcası fena da gitmedi. ama hep tabak çevirdiğim ve bu kızlarla ilişkilerim hep cinsellik üzerine olduğu için (onlar da beni öyle görüyor genelde) yalnızlık çekiyorum. işim uzaktan o yüzden evden çalışıyorum, evde spor aletlerim var ve spor salonuna para vermemek için sporu evde yapıyorum. ama o yüzden gün içinde de insan yüzü görmüyorum. geçen sene bu yalnızlık hissinden kurtulmak için kızlara yürümenin dozajını aşırı arttırdım. hergün 10larca yeni kıza yürüyodum. böylece konuştuğum ve buluştuğum kızların sayısı da çok arttı. ama bişeyi… Read more »

Mahmut Abi
Admin

işim uzaktan o yüzden evden çalışıyorum, evde spor aletlerim var ve spor salonuna para vermemek için sporu evde yapıyorum. ama o yüzden gün içinde de insan yüzü görmüyorum. Günün 2-3 saati dışarıda, kafe ve alışveriş merkezlerinde çalışmayı öğren.

geçen sene bu yalnızlık hissinden kurtulmak için kızlara yürümenin dozajını aşırı arttırdım. hergün 10larca yeni kıza yürüyodum. Bokunu çıkarmışsın.

benim böyle bi şansım yok maalesef. iş ve sporum da evde. napıcam var mı bi önerin? Dışarıda kadınların da katıldığı hobi aktiviteler yapacaksın ve böyle hobi aktivite gruplarına gireceksin. Senin yürüdüm dediğin sanaldan yazmak sanırım. Gerçekte de yürümüyorsun.

bu yalnızlıktan nası kurtulabilirim? Evden çıkarak.

Efe
Guest

Eğer başarılıysanız ama hala mutsuzsanız, başarılı ama hiçbir başarı ile yetinemeyen birisinizdir. Hırslarınız sizi mahvediyor. Bu tatminsizlik,hayatın tadına varmak yerine daima bir şeyleri yetiştirmeye çalışan biri olduğunuzu gösterir.İşte burası beni tanımlıyor.Sigaradan,pornodan,oyun bağımlılığından kurtuldum. Yks de ilk senemde baraj altında kaldım ikinci senemde endüstri müh kazandım.İngilizce öğreniyorum güzel ilerleme de kaydettim ama 7 8 ay sonraki versiyonumu hayal ediyorum.6 aydır spor yapıyorum vücudum iyi ama 6 ay sonraki halimi hayal ediyorum.Kitap bolca okuyorum sevdiğim için okuyorum çocukluktan beri sürdürdüğüm bir şey. bazen 1 yıl sonra bilgi birikimim şöyle artmış olacak şu seviyeye gelmiş olacağım diyorum.Halbuki şu anda da fena durumda değilim… Read more »

Mahmut Abi
Admin

Eğer başarılıysanız ama hala mutsuzsanız, başarılı ama hiçbir başarı ile yetinemeyen birisinizdir. Başarılı ama mutsuz olmanın başka nedenleri de var. Geçmişten gelen travmalarla, aşağılık kompleksleri direkt başa çıkmak yerine onlarla başarılı olarak başa çıkmaya çalışmak var mesela. Ya da daha çok görüleni, başarılı olayım diye başka alanlarda güdük kalmak var. Maneviyatta, insan ilişkilerinde, sosyalleşmede, kızlarla başarıda bir numaran varmış gibi konuşmuyorsun. Oraları ihmal etmişe benziyorsun. İş yerinde herkesle şakalaşan bendim diyorsun ama yüzeysel, olması gereken bu olduğu için yapan biri olarak kalıyorsun sanki.

Efe
Guest

İnsan ilişkilerimin iyi olduğunu düşünüyorum.7 yaşındaki çocukla da 70 yaşındaki dayıyla da rahat muhabbet edebilen birisiyim ama itiraf etmeliyim ki kızlar konusunda aynı şeyi söyleyemem.Durum sadece bundan kaynaklanıyor olabilir mi?İş yerinde herkesle şakalaşan bendim diyorsun ama yüzeysel, olması gereken bu olduğu için yapan biri olarak kalıyorsun sanki.O iş yerinde gözlemlediğim çoğu kişi öyle geldi bana derinlikli ilişkiler kurmamış gibilerdi.Bunun normali nedir ki abi?çok fazla iş hayatı tecrübem yok.

Mahmut Abi
Admin

Sen derinlikli sosyal ilişkiler kurabiliyor musun? Kadınlarla ilişkin az orası bir mutsuzluk kaynağı. Aktivite veya hobi de göremiyorum. O başka bir mutsuzluk kaynağı.

Efe
Guest

Evet kurabiliyorum.Ünide aşmaya başladım bu konuda baya zorlanıyordum.şu an yakın olduğum bir arkadaşım üninin başlarında hiç açmıyorsun kendini demişti.Şu an baya samimi olduğum bir diğer kız kapalı kutu gibisin filan demişti.İnsanlara kendimi fazla açarsam bunu aleyhime kullanabilirler gibi kuşkucu bir yaklaşımım vardı sanki bir dönem(Geçmişte bunun sıkıntısını çektiğim bir olay var)ama zamanla rayına oturdu.Şu an 9 10 tane yakın arkadaşım diyebileceğim kişi var,3 ü yeni eklendi.Bu konuda çok sorunum yok yani. Aktivite veya hobi göremiyorum demişsin. spor ve kitap sayılmaz mı abi?

Mahmut Abi
Admin

Spor ve kitap aktivite ve hobi sayılmaz. Sosyal bir şeyler yapman lazım. Dans olur, müzik olur, trekking olur ama sosyal ve idealinde kızlı erkekli olmalı. Sadece spor ve kitap ile mutlu olamazsın tabii ki.

Efe
Guest

Tamamdır abi teşekkür ederim

Chill man
Guest
Chill man

Abi 28 yaşına gireceğim, ingilizce öğretmenliği mezunuyum fakat öğretmenlik yapmak istemedim formasyon almadım, mezun olduktan sonra farklı şeyler denedim, ortak dükkan açtık fakat tutmadı, şimdi formasyon almadığım için öğretmenlik de yapamıyorum, çevirmenlik tercümanlık falan herkesin bulacağı işler değil. Disiplin konusunda kendime çeki düzen verdim, 2 aydır falan evdeyim ve en geç 9 da ayakta oluyorum, beş parasızım fakat evde durmamaya özen gösteriyorum, çıkıp yürüyorum insanların arasına karışıyorum ve sosyalleşmek bana çok iyi geliyor. Bunun yanında hala bişeyler deniyorum, hiçbiri ısrarla olmuyor. Bugün bıktım artık ve dedim ki herhalde bu başarısızlık benim dna’mda var çünkü biliyorsundur; bu tür özelliklerin genetik olduğunu… Read more »

Mahmut Abi
Admin

Anadolunun büyük sayılacak bir kentindeyim fakat ingilizce bilen birinin burada yapacağı iş öğretmenlik dışında 0. İngilizce bilen biri eğer İngilizcesi yeterli ise internet üzerinden bir sürü iş yapabilir. Biraz eğitim alman ve iş aramak için kasman lazım ama internetten 1000 USD kazansan bile şu an kötü para değil.

Bazı zamanlar intiharı düşlediğim de oluyor, bunu yapmayacağımı biliyorum ama bu kadar başarısızlık da insanı süper motive etmiyor anlarsın. İntihar dediğiniz anda benim size daha fazla tavsiye vermemi tamamen engelliyorsunuz. Bu cümleden sonrasını okumama gerek yok, sana en kısa zamanda biraz para kazanmanı ve profesyonel yardım almanı tavsiye edeceğim.

Just
Guest
Just

Gerçekten iyi seviye İngilizce bilen birisi sadece İngilizce ile nasıl 1000USD kazanabilir?Bİr kaç fikir verebilir misin abi

Mahmut Abi
Admin

Dijital pazarlama, yazı yazma, vs. gibi işlerle. Hemen kazanamaz ama 1 sene içinde o noktaya gelebilir.