Sorun sende değil hormonlarımda – Testosteronun Etkileri

Vücuttaki hormon seviyelerindeki dalgalanmaların insanların davranışları ve ruhsal durumları üzerindeki etkileri daha yeni yeni anlaşılmaya ve araştırılmaya başlanan bir konu. Bu aşağıdaki videoda Lisa Welling, testosteron seviyesinin, kadın ve erkeklerde karşı cinste çekicilik konusunda nasıl etkili olduğu konusunda örnekler veriyor.

İnsan çekiciliğinde 3 çeşit steroid hormon öne çıkıyor : Progestinler ki anahtar hormonu progesterondur, temel olarak hamilelik sürecinde yer alırlar. Estrogenler ki anahtar hormonu estradioldür, temel olarak kadınların ikincil cinsel karakteristiklerinin gelişiminde rol oynarlar. e son olarak androgenler ki anahtar hormonu testosterondur, çoğunlukla erkek ikincil cinsel karakteristiklerinin gelişiminde rol oynarlar. Farkedilen ana fonsiyonlarına rağmen bu üç sınıf hormon da hem kadınlarda hem de erkeklerde bulunur (fakat çok farklı oranlarda).

Welling’in bahsettiği örnek, hemen her erkeğin kadının koruyup kollama konusunda bilmesi gereken birşey : adet döngüsü. 28 günlük ortalama adet döneminde, adet birinci günde foliküler denilen evre ile başlar. Adet 5 gün sürerken, folliküler evre yumurtlamaya kadar devam eder ki bu aşamada yumurtlanır ve döllenme olabilir. Yumurtlamadan sonra luteal diye bilinen evre vardır ki bu evrede döllenmiş yumurta uterus duvarına yapışabilir ve hamilelik olabilir. Hamilelik olmazsa, hormon seviyeleri düşer ve döngü yeniden başlar.

Aşağıdaki grafikte gördüğünüz gibi estrogen, testosteron ve progesteron, adet döngüsü boyunca tahmin edilir oranlarda salgılanırlar.

Geç Foliküler Evre – Alfa siker günleri 

Adet döneminin değişik evrelerinin değişik hormon profilleri var. Örneğin cinsel ilişkinin döllenme sonuçlanabileceği geç foliküler evrede estrojen ve testosteron seviyeleri yüksek iken, progesteron seviyesi çok düşük. Ama döllenmenin olmayacağı luteal fazın ortasında ise yüksek estrogen seviyesi var (ama yine de daha az), düşük testosteron ve çok yüksek progesteron seviyeleri var.

Araştırmalar gösteriyor ki kadınlar, yumurtlamaya yakın dönemde erkeklerde maskülin karakteristikleri daha çekici bulduklarını söylüyorlar. Yani kadınların bu genetik sağlık göstergelerini olan çekimi, döllenme ihtimallerinin en çok olduğu dönemde daha artıyor.

Bu tercihleri hormonlar yönetiyor. Unutmayın, yumurtlamaya yakın testosteron seviyesi yüksek, estrogen seviyesi yüksek ve pregesteron seviyesi düşük.  Süslü bir matematiğin de yardımı ile her bir hormonun tek tek katkısını hesaplamışlar ve görünen o ki testosteron bu maskülin erkek seçme etkisini yaratıyor. Kadınların testosteron seviyesi yumurtlamaya yakın yüksek iken maskülin erkek tercihi aynı kadının testosteron seviyesi daha düşük olduğu zamana göre daha fazla.

Evet sevgili dostlar, alfa siker, beta öder hipergamisi, hormonların da etkisi ile 28 günlük periyotlar halinde sürekli tekrarlanıyor. Bu nedenle hatununuzun adet döngüsünün bilmeniz çok önemli. Hatununuzun adet döngüsünü bilin ve bu yumurtlama penceresinde kıskançlık seviyenizi arttırın. Bırakın kızlarla dışarı çıkıp kız kıza başka bir zamanda eğlensinler. Hem bu döngüyü bilirseniz sürekli kıskançlığa da gerek yok. Sadece o alfaya meyilli dönemde gözünüz açık olsun yeter :))

Ve toy, alfa özellikleri gelişme aşamasında erkeklere tavsiyemiz ise hedefteki kadının adet dönemini bilebilirlerse bu beta öder kısmında yatağa atlayabilirler. Şimdi bulamadım ama beta erkeklerin en çok bu dönemde seks bulabildiğini (hamilelik olmayacak bu dönemde) gösteren bir araştırma okumuştum.

Erkeklerde Testosteron ve kadın çekiciliği

Son dönemlerde erkeklerin hiç de kadınsı olmayan kadınlara çekilebilmesini açıklayan bir bölümde var videoda. Erkeklerin testosteron seviyesi arttıkça, feminen kadınlara yöneliyorlar. Ama gençlerin testosteron seviyesi tabanda olduğu için, tam tersi geçerli.

Erkeklerde başarı ve testosteron

Videonun en son bölümü ise bence çok önemli bir bilgi içeriyor. Testosteron seviyesi, erkek rekabete dayalı bir oyunda kazandı mı tavan yapıyor ama kaybetti mi yerlerde sürünüyor. Bu önemli ve gerçekten de yaptığınız işin rekabetçi olması ve bunda çok iyi olacak şekilde kendinizi geliştirmeniz, testosteron seviyenizi tavanlara çıkaracaktır.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Erkek Adam

Sitenin 30luk abisi ve admini. Üşengeçliğinden admin hesabından yaza yaza rumuzu erkekadam kaldı. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

8 thoughts on “Sorun sende değil hormonlarımda – Testosteronun Etkileri”

  1. Bunları okudukça bir makineden farksız olduğumuzu ve özgür iradenin tamamen bir saçmalık olduğuna iyice inanmaya başlıyorum.

    Beynimizde bildiğimiz kadarıyla üç kişi var. İd, ego ve süper ego adlı kısımlar. İd saldırganlık ve cinsellik tarafını daha ilkel kısımları yönetiyor. Süper ego vicdan, empati gibi toplumsal tarafından bize kazandırılan ve diğer insanlar tarafından “da” şekillendirilen kısım. Bir şey olurken, olacakken, yapacakken, olduğunda genelde bu ikisi çatışıyor ve biz egomuzla hareket ettiğimiz için genelde egomuz hakem, son söz, karar mercii gibi bir duruma düşüyor. Ancak beynimizde birkaç kişi daha var. Her insanın var. Geliştirdiği ayrı ayrı “kişilik makineleri” var. İnternette farklı bir kişisiniz. Sokakta başka. İş yerinizde işinize göre ayrı bir davranış karakterinin etkisi altındasınız. Evinizde yani en güvenli hissettiğiniz yerde ise genelde en doğal hali ortaya çıkıyor.

    “Evlenince çok farklı bir kişi çıktı. Sevgiliyken/nişanlıyken böyle değildi.”

    Ne zannettin? Herkes birbirinin yanında maskeyle dolaşıyor.

    Eski şamanik, vuduu, güney amerikadaki bazı DMT ve Ayavaska seanslarında kişiliği hasar görmüş, travmalar geçirmiş kişinin bu psikoaktif maddeler yardımıyla bilinçaltına inildiği, kişiliklerinin barıştırıldığı/susturulduğu vs vs raporlanmış. Bu ayinlerde kişilerin “birlik hissiyatı” “singular bir yapı” “evrenin içine dahil olma” “tanrının aslında olmadığı ve her şeyin bir illüzyondan ve onu izleyen kişiden ibaret olduğu” gibi veriler rapor edilmiş.(Dikkat: Bu bilgiler New Age saçmalıkları da içerebilir, tamamen psedue science da olabilir, bilimsel araştırmalar halen devam ediyor, konu kesinlik kazanmış değil yani)

    Nereye geleceğim?

    Beynimizden hariç, bağırsaklarımızdaki bakterilerin karar alma sürecimizi manipüle ettiğine dair şüpheler içeren tezler mevcut. Kaynak gösteremeyeceğim ancak konuyu araştırırsanız Youtube dahil pek çok yerde buna benzer videolar/yazılar bulabilirsiniz.

    Toplayalım:

    1.Beynimizdeki gelişen kişilikler.
    2.Bağırsaklarımızdaki karar alma sürecine etki ettiği iddia edilen bakteriler.
    3.Hormonlar.

    Özgür iradeden bahsedebilir miyiz? Evrimsel psikoloji ortada. Hemen hemen tüm davranışlarımız, temel ideolojiler, korkular Buzul Çağı’ndan kalma. Buzul Çağı onbinlerce yıl belki yüzbin yıl kadar süren bir süreç. İnsanın evrimine büyük bir etkisi var. Hipergami diyoruz ya hani, tarım toplumu, homofobi, alfa siker beta öder filan. Bunların hepsi bu dönemde oluşmuş.

    Biz 2000’lerdeyiz. İnsanlığın sonunda. Bizden sonrası makine-insan arayüzü. Siber evren.

    Bakın kadının karar alma süreci bir hormon değişimi ile nasıl değişime uğruyor. Bunu görünce özgür iradeden şüphelenmemek elde midir? Her insanın en mantıklı insanın bile mantıksız hareket edebileceği dönemler, yukarıda anlattığım tüm şeyler göz önüne alınınca imkansız bir dönemler bütünüdür?

    Aslında anlatmak istediğim, uzun yorumlarımda yazdığım her şey… Önce insan denen bu biyo-makineyi tanımamız gerektiği. Evrim nedir, evrimsel psikoloji nedir? Bir erkek önce bunları okumalı. Bu işi PUA olayı ile karıştırmamak gerekiyor. Tarım toplumunun, hukuksal düzeninin mantıksal izahının mümkün olamayacağı kadar saçma bir dönemindeyiz. Erkekler önce “her şeyin başlangıç noktası”ndan başlayarak çizgide yürümeli. Bence. Ban göre öyle.

    Sonra Kırmızı Hap’a gelmeli bazı insanlar. Komada yatan adama “kalk ulan ne yatıyorsun” denmez ki. Ancak paradoks ki belki de direkt benim gibi Kırmızı Hap’ı alan da sonradan bu bilgiler ışığında daha donanımlı bir hale gelebiliyor demek ki.

    1. Hocam ben olsam o tür bir mekanik açıklama ucuna savrulmamaya dikkat ederdim. Bir kere bu tür mekanizmaların etkisi deterministik değil. Büyük topluluklarda ortalama hareketi tahmin etmek için çok kullanışlı ve tek tek bireylerin de yönelimleri hakkında bilgi veriyor ama bir bireyin yönelimini kesin burdan çıkaramazsın. Hiçbir hormon tek başına değil ve karmaşık bir sistem bu. Özgür irade var ve hatta sosyal yapılar bile var.

      Burda pragmatik olup bu bilgileri yararımıza kullanmak lazım. Benim şimdi düzenli bir hatun var (evet tabak çevirmeyi bıraktım ama ben yaşlıyım siz bana bakmayın) ve tam olarak ne zaman yumurtlamanın sonunda biliyorum ve o dönem alfa modu arttırıp kızı biraz sıkıyorum (kızlarla dışarı çıkabilir miyim dediğinde izin vermiyorum mesela). Kızı ikinci evrede ise serbest bırakıyorum.

      Bir de kız arkadaşınız ya da karınız eğer dominant bir erkekseniz bu dönemde sizi kazara içerde patlamaya iter. Prezervatifi çift kat giyin ve içkiden uzak durun ki kaza kurşunu atmayın.

      Not : sizinle yumurtlama evresinin sonunda iken yatmamak için bahaneler bulan ama hamile kalamayacağı ikinci evre sorunsuz yatan eşin / kız arkadaşınız varsa, kızın gözündeki yerinizi sorgulama zamanınız gelmiş olabilir.

      KISSADAN HİSSE : Hatununuzun periyot döngüsünü bilin. Bu döngüyü kullanın. Alfa siker günlerinde dominant ve eş kollayıcı tarafınızı arttırın, sadece beta öder evresinde sizinle yatmaya meyilli hatuna dikkat edin.

      1. Bir de bu bilgi ışığında doğum kontrol hapının şu yan etkisini düşünün. Hatunlar hapta iken bu alfa sever moda girmiyorlar ve meriçler bile onlara çekici gelebiliyor (hap hormonlarla oynadığı için). Böylece kadın haptayken meriçle birliktelik ok. Ama kadın hamile kalmak istiyor, hapı bırakıyor ve pat diye hormonlar.dengelendiği için bir anda meriçten tiksinmeye başlıyor. Vay o meriçin haline.

  2. testoyu arttırmak için ağırlık kaldırmak gerekiyor. sanırım en kestirme yolu bu. iyi beslenmek uyku. birde kalp kapasitesini arttırmak için kardiyo yaptığımızda crossfit ve interval tekniğini yapmak lazım. tabi bunlar bir süreç işi bir anda yapmak, sakatlığa sebep olabilir. yine dövüş sporlarının da arttırdığpını düşünüyorum. tabi işin bir genetik yönü de var :))

    erkek adam; author olduğunu yazmıişsın. çok sevindim. pek çok erkeğe babasından çok babalık yaparak nasihat vermiş adamsın.

  3. Haklısınız hocam. Anlattıklarıma radikal bir bakış açısıyla bakmıyorum. Şeksiz şüphesiz iman da etmiyorum. Hepsi olasılık dahilinde. Bu arada evren deterministik tabii ki. Determinizmi inkar etmeyeceğim. Ancak anlattığım faktörler de etkilidir, ben bu durumların da etkili olduğunu düşündüm.

    Tavsiyeleriniz kulağımıza küpe. Baş tacısınız.

  4. hocam biraz daha bilale anlatır gibi anlatırmısın. Su adet dongusu olayını.

    ornegın kadın ayın 5 ınde adet oldu bır hafta suren bır surec ayın 5-12ı arası daha cok koruyucu kollayıcı maskulenlıkten cok odunsu davranmalıyız? Dogru mu anlamısım saygılar,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *