Yineleme zorlantısı – Repetition compulsion

Psikolojide Freud’un icat ettiği yineleme zorlantısı (Repetition compulsion) diye bir kavram vardır. Freud bunu “kişinin başına gelen travmatik bir tecrübeyi bir şekilde benzer koşullarda tekrar yaratıp tekrar yaşayarak travmanın yol açtığı nevrotik etkileri gidermeyi amaçlaması” diye tanımlar. Yineleme zorlantısı, tamamen bilinçdışı yapılan hareketlerde ortaya çıkar. Freud’a göre bilinçdışı aslında travmanın olduğu yere gidip o travmayı çözmek ister. Freudçu tanıma göre örneğin berbat bir ilişki sonrası sizi mutsuz edeceğini bile bile gidip aynı insana yapışmanız ya da aynısını bulamıyorsanız onunkilere mümkün mertebe benzer özellikler taşıyan birilerini aramanız da hep bu “aynı şey olsa bu sefer sıçmam, kesin hakkından gelirim ya da en azından ağzıma bu kadar sıçılmaz” sanrısının bir sonucudur.

Yani örneğin sizin betalığınız sonucu sizi terk eden kızın peşinde koşmanızın tek nedeni gurur kırılması değil. Yineleme zorlantısı ile bilinç altınızın terk edilme tramvasını gidip aynı yerde çözme sanrısı da işin içinde.

Yineleme zorlantısının Jung ekolünde tanımı daha değişiktir. Bunu Jordan Peterson üstadın kısa ve öz açıklaması ile söylersek : “bir duruma sürekli aynı sorgulanmamış ön yargılarla gelirsen, o durumda hep aynı kaderi yaratırsın”. Burada ön yargı kadar, bazı gerçeklerin bilinçsizce ama düzenli bir şekilde es geçilmesi de rol oynar.

Günümüz fem-merkezli dünyasında bu psikolojik durumu hem erkeklerde hem de kadınlarda sıkça görürsünüz. Örneğin, kafasında hiç sorgulamadığı veya aşamadığı arkadaşı oynama önyargıları ile ilişkilere giren erkek (önden arkadaş ve destek olayım ve onun benim ne kadar bulunmaz bir erkek olduğumu görmesini bekleyeyim), her denemesinde kadınların bu oyuna sahip erkekleri (doğru şekilde) zayıf diye etiketleyip friendzone bölgesine atan tarafını aktif hale getirir ve kızı da “kötü çocuk” dediği adama kaptırır. Böyle bir erkek, zamanla “tüm bu kaltaklar aynı ve sadece kötülükten” anlıyor yargısı geliştirebilir. Oysa burada olan tüm kadınların aynı olmasından ziyade bu erkeğin ilişkiye hep aynı önyargı, davranış ve duygularla girip, hepsinden aynı sonucu almasıdır.

Kadınlarla ilişkinizden sürekli aynı sonucu alıyorsanız, bütün bu ilişkilerin tek gerçek ortak noktasında – kendinizde – bir problem olabileceğini en azından gözden geçirmeniz gerekiyor. Ama bu sabır ve acıya dayanıklılık gerektiren bir şey zira bunun temelinde henüz çözümlenmemiş bir travma olma ihtimali yüksek. Öz eleştiri yapmak, kendi bilinçaltı ön yargılarını sorgulamak, sırf sonuçlarını görmek ve eğer iyi ise adapte etmek için yeni ilişkilerde daha değişik ön yargı ve davranışları denemek emek ister ve zor yoldur.

Sorunlarımızı, onları yaratırken kullandığımız düşünce şekli ile çözemeyiz.”

Bunlarla uğraşmak yerine daha kolay yolu seçmek de var. Zaten bu yolu seçenleri sıklıkla görüyoruz. Her ilişkide aynı duruma düşen ya da daha kötüsü ilişki bile elde edemeyen çoğu kişi, oldukça zararlı olsa da, kendilerini kurban, ilişkilerde tekme yemeyi kader olarak görmeyi tercih eder. Çoğunluğun tercih ettiği yol budur. Zira bu yol kolaydır, emek istemez ve hiç çaba harcamadan bu yolu tutturmuş diğer erkeklerin sempatisi ve desteğini beraberinde getirir.

Kırmızı hap açısından size tavsiyemiz tabii ki zor yolu seçmeniz. Mavi haplı zamanlarınızda başınıza gelen travmaları aşmanın yolu, kırmızı hap öğretinin ön yargıları ile ilişkilere girmektir. Geçmişte aynı girdilerden (mavi hap masalları) aynı çıktıları (hüsran) alıyor iken, şimdi farklı girdilerden (kırmızı hap gerçekleri) farklı çıktılar alabilirsiniz. Girdiyi değiştirince çıktının değişeceği gerçeği çok şaşırtıcı olmasa gerek.

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

86 thoughts on “Yineleme zorlantısı – Repetition compulsion”

  1. Makyavelizm hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce her kırmızı haplı aynı zamanda bir makyavelist olmalı mıdır? Kendi uzun vadede bir zarar görmediği sürece istediğine hangi yoldan olursa olsun ulaşmak bir kırmızı haplının yapması gereken midir?

    1. Böyle kusura bakma ama gerizekalıca soruları düşünüp düşünüp sorduğunuzu düşünmeye başladım artık. Ne alaka amk.

      1. Kayra esas sen kusura bakma ama soruyu bile anlayamamışsın maalesef. Arkadaşın sorduğu soru red pill ile çok alakalı bir soru aslında. Dark triadın bir parçası aynı zamanda tomassinin onlarca yazıyla işlediği bir konu. Benim görüşüm red pill ile ilgili bilgileri teknik bir makale okur gibi değerlendirmek yani bunlar sistemin nasıl işlediğini anlatan kurallardır bunları kendi hedefine çıkarına göre yorumlayıp kullanmalısın. Böyle baktığımızda dindar bir adamın da ya da hergün farklı bir kız kovalayan da işine yarayacaktır.

  2. “Bilinç dışında olan bilinç düzeyine çıkarılana kadar hayatınızı yönetir ve siz buna ‘kader’ dersiniz.” -Carl Gustav Jung

  3. Muhteşem bir yazı …
    Korkularımızla yüzleşmekten başka ÇAREMİZ YOK

    Özel kuvvet askerleri diyince neden stoic gibi anlamlar yüklüyoruz bilir misiniz ?
    Korktukları ve yapamam dedikleri şeyleri BİR BİR GERÇEKLEŞTİRİRLER.
    “Paraşütle uçaktan atlayamam” diyen askerin “YAPARSIN “ diye emredilen komutanını dinleyip bağırarak hava boşluğuna kendini bırakması gibi …

    “Sızlanma ve şikayet olmaksızın
    acı çekmek ve güçsüzlüklerle mücadele etmek stoic 101 kuralıdır.”

    İllimitable Man in muhteşem sözüyle siteye veda ediyorum
    “Sometimes you’ve just gotta say “FUCK YOU “ and embrace the chaos.”

    -Mahmut Abi her şey için sağol
    NE kadar teşekkür yazısı yazsam da yetmeyecek ama yine de sağol varol.-
    Aynaya her baktığımda siteye ilk gelişimden bugüne kadar değişen değişimi bile gözlerimden okuyabiliyorum…

    Herkese kırmızı haplı başarılı zamanlar dilerim
    Tartıştıp ve istemeden de olsa kötü söz söylediysek herkesten affola
    Yolunuz açık olsun ✊🏼

    1. Dostum sende “ben piştim” algısı görüyorum bu çok yanlış. Açıkçası bu değişim senin bahsettiğin gibi kolay ve çabuk bişey değil hiç bir zaman.O aldığın geri dönüşler sadece doğru yolda olduğunu gösteren küçük sinyaller. Siz biraz hedefi vurdum sanıyorsunuz. Yani burayı okuyup iki kırımızı hap uygulayıp kız düdükleyebilen eleman yatakta “tamam işte be oldu bu iş aslanım artık erkek adamsın” gibi düşünmeye çok meyilli(bu sonuncuyu kişisel alma).

      1. Katılıyorum. Enstruman çalmayı alelacele öğrenip konsere çıkmak ve karşılığında tatmin olmuş bir dinleyici kitlesi beklemek gibi. Mavi hapın etkilerini silmek sanıldığı kadar kolay değil, yani gerçeği öğrenmiş olmak etkilerini silmek için yeterli değil. Birşeyi yanlış öğrenmektense hiç öğrenmemiş olmak, “yeni birşey öğrenmek açısından” daha iyidir o sebeple. Aklın öğrenmiş olması yetmiyor, refleksler eskiyi sürdürme eğiliminde çünkü. Yol zor bir yol ama yürümeye değer. Ben oldum dememek gerek çünkü hiçbirşey yerinde saymıyor. Geçen bir c.başkanı adayı açık oturumda ters köşe yapmak isteyen gazeteciye, öğrenmenin gelişmenin sonu yok diye rasyonel bir cevap verdi, kadın çakıldı yerine. Sürekli hatalarımızı düzeltmeye çalışıyoruz demişti, gazeteci de ha buraya düzeltip geldiniz öyle mi diye araya girmişti.

    2. acaba bunu diyen illimitable man yeri gelince “FUCK YOU” diyip kaosu kucaklıyor mudur? hiç sanmam! ben bu tür kaoslar oluşturup sonrasında pişman olmaktansa akıllı ve politik davranıp başkalarının oluşturduğu kaos’tan fayda sağlamanın daha mantıklı ve modern alfa hareketi oldugunu düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun Mahmut abi?

  4. Evrendeki bütün olaylar kendinden önceki olayın sonucu, kendinden sonraki olayında zeminidir.
    Demem o ki yanlış bir hareketle yanlış bir sonuç aldıysanız ‘vah, tüh’ demek yerine sonraki hareketinizle sağlam bir zemin atmak için elinizden geleni yapmalısınız.
    Vesselam.

  5. Sorunun saçmalığı nasıl belli değil Allahını seversen. Atatürk alfa değil miydi, peki makyavelist miydi? Erdem sikimde değil diyorsan makyavelist olursun,yok ben vicdanıma önem veriyorum dersen olmazsın. Ne demek yani “kendi uzun vadede herhangi bir zarar görmediği sürece istediğine hangi yoldan olursa olsun ulaşmak bir kırmızı haplının gereği midir”. İsteyen olur isteyen olmaz mk.

    1. Hiç bir devlet erdem üzerine inşa edilip yönetilemez öyle bir dünyada yaşamıyoruz, tabii ki makyavelistti.

    2. Ortam pek senin isteyen olur isteyen olmaz diyebileceğin bir ortam değil. Atatürk de ayrıca “çok zeki” bir makyavelisttir(bazıları makyavelist-pragmatik karışımı derler) gerektiği yerde yalan da söylemiştir, adam da öldürmüştür tehdit de etmiştir,diktatör de olmuştur(bugün kullanılan kötü anlamıyla değil) ne yararlıysa onu yapmıştır, erdemli olma peşinde falan koşmamıştır anlayacağın. Eğer etrafında makyavelistler varsa ya onları değiştirecek kadar baskın olursun, ya sen de makyavelist olursun ya da ortamı terk edersin. Aksi halde bi bok yapamazsın. Bana kalırsa kırmızı hap makyavelizmle tam uyuşmuyor. Çünkü erkeklerin de birbirlerinin karşılıklı çıkarlarını gözetmeleri gereken bi sistem. O yüzden sevgilisi olan kıza yazmayın diyoruz. Makyavelist olup yakın arkadaşının sevgilisiyle “e verdi ne yapayım” diye yatabilirsin de mesela. Ya da statünü yükseltmek için birilerinin ayağını kaydıra da bilirsin. Ama kırmızı hap öğretisiyle uyuşan şeyler değil. Mahmut “ben yazıyorum isteyen istediği gibi kullanır” diyor ama ben bunun uzun vadede doğru olduğunu düşünmüyorum.

  6. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış lafı da yineleme zorlantısını tanımlayabilir o zaman. Einstein’ın “aynı hataları yaparak farklı bir sonuç beklemek ahmaklıktır” diye benzer bir lafı daha var.

  7. O kadar makyavelistlik dünyada herkeste var. Bu adamın dediği açsın mesela yanında para yok bakkala girip istediğin şeyi çalmak. Uzun vadede zarar görmeden istediğine hangi yoldan olursa olsun ulaşmak budur bence. Atatürkün diktatörlüğü makyavelist bir diktatörlük de değildir. Öyle olmadığı için iyi bir diktatörlüktür çünkü sen Atanın bunu kendi için yapmadığını, ölene kadar ben durucam bu mk ülkesinin başında değil de ülkeyi ancak diktatörlükle kurtarabilirim dediğini biliyorsun.

    1. Atatürk’ün diktatörlüğü, iyileşmek istemeyen bir hastaya zorla doğru antibiyotiği veren doktora benziyor.

  8. küçük bir şehirde yaşadığım için(Bandırma) daygame opsiyonu yok ne önerirsiniz burda arkadaşlar?Her dk Bursa’ya gidemem ki öğrenci adamız gidiş dönüş 50 lira yemek de yesek en az 70

    1. Okuluna konsantre ol, en iyi derece ile bitirmeye ugras ve sonra buyuk sehirde calis. Okurken yazin buyuk sehirde ya da guney illerinde parttime garsonluk ya da otelde carsaf degistirmek olsa bile is bul calis. Alanya ornegin rus kiz dolu oluyor ve kizlari orada calisan daha cok dogulu gencler avliyor.

      Eger liseliysen bunlari yapamazsin, daygame falan unut. Kendini gideceksen tamamen universite sinavina hazirlanmaya ada. Tinder gibi online dating appleri kullan. Instagramdan yuru, vs … vs …

      Yok bunlarin hicbiri olmaz diyorsan da sana olmayan / yaratmadigin imkanlari biz yaratamayiz.

    2. Yaz tatilinde Erdek’te yürüyebilirsin. Sakın yerlisine yürüme başına ciddi bela alabilirsin. En iyisi kısa süreli tatile gelmiş olanlar, yazlıkçıları da tavsiye etmem onlar da yerli sayılır. Bu uyarımı ciddiye al. Harçlıklarını biriktirip günübirlik veya 1 gece konaklamalı Avşa yapabilirsin. Benim yıllar oldu gideli son hallerini bilmiyorum oraların ama ekmeklidir. Yazlık yerlerde en güzel ve kolay yürüme plajda olur.
      Madalyonun öteki yüzü, eğer lisedeysen Mahmut Abi’nin dediği gibi derslerin hayatının odağı olsun. Kazanabileceğin en iyi okulu kazanmaya bak hatta atıyorum Odtü veya burslu Koç’dan aşağı koyma hedefi, gerekirse 1 seneyi feda et tekrar gir sınava. Lise hayatında yapacağın 3-5 kız değerli zamanını çalmaktan öte fazla birşey getirmez. 1 Temmuz-15 Ağustos arası yürümelerini yap, sonra kapa kontağı derslere asıl. Üniversiteli olsan da bu disiplini bozma. Karı kız işleri çok (tahmininden çok daha fazla) zaman alır. Red pill’i iyi belle ve fırsatları değerlendir yeter. Öbür türlü hiç farketmeden kadınları hayatının merkezi yapmış olursun. Son iki cümleyi bir daha oku. Kolay gelsin.

    1. Dostum ben senin gibi düşünmüyorum, her şeyi shit test diye yorumlamak adamı hasta eder. Kızlar konuşmak bile istememiş ve bu da gayet normal. Day Game olayı böyle, yeni başlayan için 100’de 1 gibi bir rakam bile gayet normal bana kalırsa.

      Tinder kullanman senin için daha iyi olur. Tabi duyumlarıma göre Tinder Plus kullanmazsan pek bir şey düşmüyormuş.İlla da Day game diyorsan o zaman göz teması kurabildiğin kızlarla bunu yapman başarılı olma oranını yükseltecektir, tabi gözlerin benimkiler gibi bozuk değilse.

      1. Babayı yazarsın. 1 ay bir de. Oğlum sizin önünüzdeki en büyük engel kızlardan çekinme çerçeveyi kaybetme falan değil, burdaki gibi egonuz. Böyle her şeyi bildiğini sanarak ya da 1 aya halledeceğini sanarak bi yere varamazsın.

      2. Bu işte “kral yolu” diye bir şey yok sonuca hemen varmak yok, bu yolda zaman harcamaktan rahatsız olmayın, kısa yolu yok çünkü.

      3. Evet, önemli olan pratik. Okumak güzel de bir yere kadar. Ama her keresinde 3 kıza yürümen iyi bir hedef. Sayıyı yüksek tutarsan yürüme korkusunu atarsın ama kendini ve hatalarını analiz etmeye zaman ayıramayabilirsin ki bu da oyununun gelişimini yavaşlatabilir.

        Beyaz şövalye genelde bar ortamında problem. Sana tavsiyem sürekli hareket halinde ol. Bir kıza X noktasında yazıyorsan, diğerine 100 – 150 metre ötede başka bir noktada yaz. Hep aynı noktada durma.

    1. Psikolog ve psikiyatr ne tavsiyesi istiyorsun ki? Önce depresif halini atlatıp spor ve diğer hobilerle özgüvenini arttırmak zorunda. benim yaptığım gibi

    2. Düzenli gym ve ciddi bir hayatını düzene koyma disiplinine girdiğin halde hala devam ediyorsa psikolog. Ama girmediysen tavsiyemiz belli.

  9. En güncel post olduğu için buraya yazıyorum.

    Abi öncelikle selam.Benim kafamı karıştıran bir durum var.Sizin fikirlerinizi almak istedim.

    Geçenlerde twitter’da bir arkadaş ile konuşurken bana şu cümleyi kurdu ” bence insanlara yardım etmemelisin,aramıza yeni rakipler eklemeye gerek yok”.Çevremde de böyle iki tane insan var.Bir tanesi oda arkadaşım,tam bir beta hatta omega.Kız arkadaşı taa İstanbul’dan bunun yanına (Eskişehir’e) ziyarete geliyor.Amaç seks.Hatta oglanla yiyişiyorlar ama oğlan buna dokunmuyor korkularından dolayı (hamile bırakırım,dine ters vs vs ) ardından bir hafta sonra kız bundan ayrılıp anında sevgili yapıyor.Neyse bu çocuk hayatın her alanına yönelik tavsiyeler verirken ben ve çevresindekilere ne yaparsa yapsın” gerek yok,yat işte,seneye halledersin” diyen bir çocuk.Mesela ben sınavdan düşük aldım daha fazla çalışmam lazım diyorum.Bana diyor ki gerek yok olm her türlü geçersin zaten.Ama kendisi köpek gibi çalışıyor.Bunu biraz gözlemledim ve zihnine girmeye çalıştım.Rekabetten ve yarıştan korktugunu anladım.

    Diğer çocuk ise alfa diyebileceğim birisi.İlişkiler hakkında konuşuyorduk bunla 1 sene önce.Ben evrimsel psikoloji okuyorum,daha fazla kızla yatıyorum cidden kadınları anlamak gerekiyor falan filan muhabbetleri cevirdim.Bana dedi ki ”bunlara gerek yok kendin ol yeter” ama kendisi köpek gibi uğrasıyor 2 am için.Daha sonra ben baya bilgi elde edip çevremdeki insanlara yol göstermeye başlayınca bana ”olm rakip çıkarma lan bize” diye tenkitlerde bulundu.Şimdi ise beni kadın düşmanlığı ile falan suçluyor.Abazasın,kadın düşmanısın,kadınları seks objesi olarak görüyorsun vs vs.Ama kendisi,kızlara hissettirmese de bu zihniyette.Sürekli seks peşinde.Zaten,ilişkiye falan başlayınca betalaşan birisi.

    Bu anlattığım olaylar ışıgında sorum şu:Sence bu zihniyet yanlış değil mi? Rekabetten korkan bir nesil yetiştirilmiş olduğunu görüyorum.Ben uğraştıkca sürekli lince maruz kalıyorum.Ve bu linç erkekler tarafından geliyor.Kadınlarla bu sohbetlere girmemeye çalışırım.Neyse dediğim gibi erkeklerin bilinçlenmesi bizim işimize gelmez mi ? Sonuçta,şuan topluma bakıyorum ve gördügüm şey götleri kalkmış kezban sürüsü ve alfa dullar.Sınıfım da ki şişko kızlar bile kendisini tanrıça olarak görüyor.(Hatta bir ara sohbet etmiştik kızlarla.Sohbet konusu sınıfın güzellerinden açıldı,ben de ”sınıfta 3-4 tane begendiğim kız var ” gibi bir şey dedim.Ki normalde bu sayı daha az.Çok leş bir sınıf ortamı var güzellik acısından.Ama kızlar bana dedi ki ” bizim sınıfın nerdeyse tüm kızları güzel’.İçimden bir hassiktir çektim.Bunların bu reddeye gelmesi etraftaki AFC ve omega zihniyetinden kaynaklı değil mi?Kırmızı hap doğasının insanlara anlatılması erkek grubu için daha faydalı bence.En azından özel kadın mitini ortadan kaldırsak yeterli.Fikirlerinizi bekliyorum.

    1. Diğer bir sorum ise bir arkadaşa yönelik olacak.

      Abi şimdi benim çok sevdigim bir arkadaşım var.Cidden kral çocuk.Bana her türlü konuda yardımı dokundu.Bu yenilerde sevgili yaptı (2 ay falan oluyor).Kızla tanışır tanışmaz bir haftaya sevgili oldular.O kadar taktik vermeme rağmen çocuk hep aşkım,canım,cicim,sensiz yaşayamam gibi şeyler söylüyor kıza.Kız da doğal olarak bunu ellerine aldı dövüyor sövüyor.Ciddi mana da yalnız kelime oyunu yok.Bunu sürekli tehdit ediyor.Seni terkederim falan diye.Hatta geçenlerde bizim oglan kızı öpmeye çalışmış.Kız da elinde ki cam şişeyi kırıp bununla seni keserim falan demiş.Cocuk tam beta ya.Kız zaten sorunlu ve tipsiz.Üstelik dengesiz.Bizim oğlana ne dediysem fayda etmedi.Geçenlerde kız bunu terketti.Bu ise aglayarak kıza geri döndü.Bu ağlama olayı gözümün önünde 4-5 defa vüku buldu.Okul yemekhanesinde bile ağladı cocuk ya.Kız karşısında,kıza diyor ki ” affet beni,pişmanım,ne dersen yaparım” .Tabi tekrar barıştılar ama araya yaz tatili girdiği için ilişki devam etmeyecek.Oğlanın kendisine bir şey yapmasından korkuyorum.Bu çocugu matrixden nasıl çekip alabilirim.Bloğu gösterdim.Makaleler attım,manipülasyon videoları ve kitapları verdim.Tamam okucam diyor ama okumuyor.Dediklerimi onaylıyor,haklısın ağa diyor ama harekete geçmiyor.Gününün 8 saatini kızla telefonda konuşarak geçiriyor.Napsam bilemedim.Siktir mi edeyim yoksa uğraşayım mı ?
      (Cocuğun bu kız yüzünden bana dolaylı olarak yanlışları da oldu.20 gündür bende kalıyor.Kızla konuşacam diye beni takmıyor.Ev işlerine yardım etmiyor.Kahvaltı,yemek hazırlama,temizleme vs hiç bir şeye karışmıyor.Kavga falan ettim çocukla.Ve akabinde evden yolladım.Ama dediğim gibi cocuğun hatrı büyük olduğu için silemiyorum.)

  10. Red pill camiası ve Mahmut abi hepinize selamlar,
    Oneitisim yapmak üzere olduğum kızı nasıl “next” ettiğimi yazacağım.
    Bu şekilde olan pek çok erkek var diye tahmin ediyorum. Umarım onlara da bir ilham verir.
    Sitenin ilk zamanlarından beri sıkı bir takipçisiyim. Her yazıyı okudum, bazen birden fazla kez.
    Bu yılın başından beri bazı ortak dersler aldığım bir kız var. Bu kızı ilk gördüğümden beri hoşlanıyordum. Red Pill i dinleyen bir tarafım onun da diğerleri gibi olduğunu bilirken, eski günlerimden kalma alışkanlığımla ona platonik aşık olmaya başlamıştım. Ama yine de hareketlerime bu betalığı yansıtmadığım için kızla yakınlaşmaya başlamıştık. Yavaştan fiziksel temas, benim hafif alaycı yaklaşımım vs.
    Dün ise bu kızı bir çocukla konuşurken gördüm. Kendimi rahatsız hissettim. Halbuki konuşmanın konusu sadece ufak bir selamlaşmadan ibaretti. Ardından başka bir çocuğun bu kızın yanına oturduğunu görünce benim şalterler attı…
    Uzaktan baktığımda çocuğun beden dili ile ve hareketleri ile bu kızla arasında hiçbir şey geçmeyeceğini düşünmeme yeterdi. Ama inanılmaz kıskanmıştım. Adeta bu kızı kaybetmemeliyim duygusuna kapıldım, gerildiğimi hissettim. Bunun üzerine önce “Ne yapıyorum?!” dedim kendi kendime. Hemen hatalarımı düşündüm:
    Aynı sosyal çevreden bir kıza yürümemeliydim. Kızdan önce duygusal yatırım yapmamalı, tabak çevirmeli, bu iş ilişkiye evrilmezse “next” deyip geçebilmeliydim. Ben ise bir hedefe kilitlenip opsiyonların hepsini çöpe atıyordum. Bu kızı Oneitis yapıyordum. Dışarıya çıktım. Hafif bir yağmur yağıyordu. Aydınlanmamı o an yaşadım. İçimden geri dönemek üzere next butonuna bastım. Kafam rahatladı.
    Bunun ardından ise kendimi güçlenmiş hissettim. Bu, irademin zaferiydi. Aşk acısı, çekmemiştim, depresif müziklerle duygulanıp bir sike benzemeyen şiirler yazmamıştım. Bu sefer ben kazanmıştım.
    Sıra daygame yapmaya gelmişti. Aylardır, yazılar okuyor, Tom Torero gibi puaların videolarını izliyor ama harekete geçemiyordum.
    Düşününce bile heyecanlanıyor, geriliyordum. Wingman ım diyebileceğim çok iyi ve her şeyi paylaştığımız bir dostum vardı. Onunla ufak bir plan yaptık. Kafede langırt oynarken, ortamdaki 2’li grup halindeki kızları rastgele oyuna davet edecektik. Bunun tek amacı, tanımadığımız kızlarla konuşabilme konusunda pratik yapmaktı. Tam bir daygame sayılmaz belki, kabul, ama güzel bir oyun ile köprü kurup muhabbeti ilerletebiliriz diye düşündük. Ortamda pek fazla insan olmamasından kaynaklı, sadece iki kızın yanına gidebildim. Aslına bakarsanız berbattı. Sadece langırt oynar mısınız diye sordum ve hayır cevabı aldım. Dışarıdan bakınca çok basit gelen bu diyalog aslında benim için bir devrin başladığı yerdi. Amacım sadece gidip o cümleyi söylemek ve bu konuda kafamda çizdiğim sınırları aşmaktı. Aştım da. Şu an inanılmaz rahatım. Yakın zamanda ortamımı da değiştirip alternatif yürümeler yapacağım. Oyunlardaki sınırsız kaynak hileleri olur ya… kendimi o hileyi yazmış gibi hissediyorum. Kendi sosyal çevreme takılmadan, insanlar ne der diye düşünmeden, reddedilip rezil olma korkusu olmadan gidip bir kıza yürümek. Artık daha güçlüyüm: opsiyonlarımla, özgüvenimle.
    Bu sitede emeği olan herkese teşekkürler.

  11. KH ile tanışmamdan sonra 2 ilişkim oldu ama ikisi de 2 hafta sürdü. Bugün sonuncusundan biraz bahsedip hatalarımı görmemi sağlayacağınızı umuyorum. Mahmut abi demişti ilk iki üç ilişkinizde sıçacaksınız diye her zamanki gibi gene haklısın Mahmut abi.

    İki hafta önce instagram aracılığıyla bir kızla buluştum ilk buluşmada kafe ikinci buluşmada sinemaya üçüncü buluşmada ise odalı bir mekana gidip birleşme harici seviştik. Bu sırada hatun bana ona iki gün mesaj atmadığımı bana çok kızgın olduğunu aslında benle bir daha görüşmeyeceğini ama neden burada olmadığını bilmediğini söyledi kucağımdayken. Bu bilgiyi geçenlerde buraya yazdığımda biri dedi ki bu kız hipergamisini belli etmiş seni ilk hatanda kapının önüne koyar dikkat et.

    Bu olaylardan sonra iki gün önce buluştuk ama kafeye gittiğimiz için sadece muhabbet etmek zorunda kaldık kız bana güvenemediğini sevgili olmak istemediğini ama beraber olmaya devam etmek istediğini, benimle buluştuktan sonra pişman olduğunu söyledi. Bir sürü kızla aynı anda takılan bir tipim varmış.
    Sonra bu onun canını sıkan arkadaşının şehir değiştirme durumunu anlatmaya çalışırken ben boş ver onu falan deyip sürekli dudağından öptüm öpmeye çalıştım.

    Günün sonunda yürüyerek eve giderken bana kanka olalım demeye başladı saçmalamamasını söyledim eğer öyle bir niyetini sezersem toz olurum dedim. Sonra bu özür dileyip yalvarmaya beni sokak ortasında öpmeye çalışmaya başladı benden hoşlandığını beni sevdiğini istediğim zaman istediğim yere götürüp öpebileceğimi söyledi bende affettim gitti.

    Ve olayların patladığı gün buluşmamızdan sonraki buluşma dün gerçekleşti. Kız uykusuz bir şekilde geldi gideceğimiz odalı mekan dolu olduğu için bir banka oturduk ve hatun konuşmamaya başladı boşluğa bakıyor anlattıklarıma olur öyle şeyler diyor. Bu şekilde bir saat oturduk sonra bunu uzak bir parka götürdüm öpmeye çalıştım izin vermeyip çok saçma aramızdakiler çok saçma demeye başladı. Konuşmamız lazım diyor konuşarak anlaşıcaz diyor ama bir türlü konuşamıyoruz artık çıldırma noktasına geldim. Oyunun başındaki KH davranışlarımın yerini neler olup bittiğini anlamayan özür dileyen iyi çocuk aldı. Böyle olunca daha fazla duramayıp onu oracıkta bırakıp bir şey demeden gittim.

    Benim düşüncem üç dört gün iletişime geçmemekti ama arkadaşım aklıma girdi kızı aradım.
    Bir daha böyle yapmayacağın zaman buluşalım dedim kız salalım bence ya demeye başladı sen daha dün benden hoşlandığını söylüyordun dedim iletişim kuramazsak sorun çözülmez konuşmamakta kararlısın diyor ben diyorum konuştum konuşalım çözelim. Bu seferde konuşulmuyor diyor. Sevişerek anlaşabiliyoruz anlaşmak istemiyorsan sen bilirsin dedim. Evet ama konuşmayı denesek o şekilde de anlaşabilicez dedi ve burda Mahmut abinin sorun çivide değil postu geldi aklıma gerçekten de çözüme ulaşmak istemiyorlar. Ne kadar kafanda çivi var desem de kız sorun çivide değil diyor.

    Bunları yazdım çünkü artık bu olaya deneyesel bakıyorum tecrübe etmem gereken bir şeyler olduğunu düşünüyorum. Benim hatalarım ne öğrenmek istiyorum. Kıza hangi çözümü sunsam saçmalıyor ama bir daha görüşmeyelim diyemiyor. Kızın çerçevesine kafa atmış bulunuyorum. Bunlar bir günde nasıl böyle karar değiştirir anlamıyorum.

    Teşekkürler.

    1. birleşme harici seviştik

      Bunu maalesef çoğu erkek karizmayı fena halde çizerek yapar. Ben şahsen tavsiye etmem. Cinsel birleşme yoksa öyle yalaşmak çok anti karizmatik. Üstelik erkeği birleşip enerjini atamadığın için fazla muhtaç konuma çok kolay düşürür. Burada bu duruma düşmüş olabilirsin. Hatunun kendisi vermese bile bu yiyişmenin, özellikle de elbiseler üstünüzde olarak yiyişmenin, hatun zihnindeki yansıması “sikemedi” şeklindedir. Benim tavsiyem eğer sikmeyecekseniz öyle elbise üstünden sıkarak, kavrayarak, sürtünerek yapmayın. Öpün, sarılın.

      Bu sırada hatun bana ona iki gün mesaj atmadığımı bana çok kızgın olduğunu …

      Bunun bir önemi yok ama öyle illa iki gün kasmanıza gerek yok. Altın oran şudur : kızdan daha sık mesaj atma ve kızın her 3 mesajına 2 mesaj at. Bunun haricinde ilk mesaj senden gelebilir.

      Bir sürü kızla aynı anda takılan bir tipim varmış.

      Bunu asla onaylamayın, onaylar hareket yapmayın. Eğer gerçekten tabak çeviriyorsanız aksini inandıracak imalar yapın. Unutmayın, tabak göstere göstere çevrilmez. Çok az kız bunun farkına varıp da hala sizi terk etmez. Çoğu kız diğer tabakların farkına varırsa, terk eder.

      Günün sonunda yürüyerek eve giderken bana kanka olalım demeye başladı saçmalamamasını söyledim eğer öyle bir niyetini sezersem toz olurum dedim.

      Shit test fail. Abartmadan kızla dalga geç. Bakın tekrar tekrar söylüyorum, eğer bir şeyi dile getirmek zorunda kalıyorsanız, o şeyi yapamayacağınız için. Karşınızdaki aptal değil. “Toz olurum”, “kızım ben kül yutmam”, “ben seçilmem seçerim” laflarını söyleyen adamların 90%si bunu toz olamayacağı, külün kıralını yutacağı ve seçemeyip anca seçilmeyi bekleyeceği için söyler. Diğer 10% ise o 90% içinde algılanır.

      öyle bir niyetini sezersem toz olurum dedim. Burdan itibaren arzunun pazarlığını yapmaya başlamışsın. Yokuş aşşağı.

      Bu şekilde bir saat oturduk sonra bunu uzak bir parka götürdüm öpmeye çalıştım izin vermeyip çok saçma aramızdakiler çok saçma demeye başladı.

      Saldıray. Zamansız atak, abazanlık ve acizlik olarak görülür ki ikisinin de doğruluk payı var. PArkta falan olması ayrıca kötü. Hatun bence bu andan itibaren senin sekssiz olduğunu anlamış.

      Kız salalım bence ya demeye başladı sen daha dün benden hoşlandığını söylüyordun dedim iletişim kuramazsak sorun çözülmez konuşmamakta kararlısın diyor ben diyorum konuştum konuşalım çözelim.

      Kadının çerçevesine girmenin çok iyi bir örneği bu. Hala parka götürüp yiyişme isteyen tarafını dizginlesen, belki düşmeyeceksin ama bundan sonra kurtarmak çok zor.

      Sevişerek anlaşabiliyoruz anlaşmak istemiyorsan sen bilirsin dedim.

      Woha, bu nedir abi? Tamam bitireyim, karizma bende kalsın ise ok ama böyle hiçbir kızın donunun içine girilmez. Ne söylersen söyle hala kadın çerçevesindesin.

      burda Mahmut abinin sorun çivide değil postu geldi aklıma gerçekten de çözüme ulaşmak istemiyorlar.

      Buradaki durumla çivi olayının alakası yok abi. Burada çözüme ulaşmak istememe değil, senin beta olduğunun bilinçaltında farkına varmış bir kızın kendi ile savaşması var. Aynı şey değil.

      1. Ne çektik bu betalıktan mahmut abi ama doğru söylüyorsun. Gerektiği hiç bir yerde kendimi frenleyemedim bu kızla takılacağım diye diğer kızları ekmek zorunda kalıp iki tanesini kaybettim. Sabırsızlık ettim muhtarlık belirtileri gösterdim kızın bütün ilgisi pozitiften negatife döndü ben aslında son sevişmemizde başka kıza geçmeyi düşünüyordum içimdeki ses biraz daha devam et dedi sonuç bu.

        1. Ben de kızın bakışlarında kızın kendi ile savaşını görmüştüm. Peki mahmut abi bir kızın kendisiyle neden bu çocukla hala buluşuyorum dememesi kendiyle savaşmaması için ne yapmalıyız? Nasıl daha uzun ilişkin olur ?

          1. Peki mahmut abi bir kızın kendisiyle neden bu çocukla hala buluşuyorum dememesi kendiyle savaşmaması için ne yapmalıyız?

            Maskülen bir erkek gibi davranman lazım.  

          2. 20 gün sonra üniversite sınavım var yanlış yaptığımı fark ettim şuan. Birinci odağada kendimi koymadım bu sıralar. Uzun ilişkiden kastım paralel bir şekilde tabak çevirirken bir kızın hemen 2 haftada gitmesi değilde 3 ay durması üç tane kız da 3 ay dursa mesela.

      2. “Sevişerek anlaşabiliyoruz anlaşmak istemiyorsan sen bilirsin dedim.” bu aslında çok iyi bir cevap kıza, arkadaş sadece iş işten geçtikten sonra kullanmış bunu yerini kaçırmış, kızın ilk iletişim kuramıyoruz dediği zaman deseydi bunu çok daha iyi olurdu. Muhtaçlık yok, çerçeveyi kaybetmek yok.. Valla ben bu cevabın ekmeğini bayağı yedim. Açıkçası kızın bu “Bir sürü kızla aynı anda takılan bir tipim varmış.” sözüne karşılık onu aksine inandırmaya çalışmak çok elzem değil bence. Sadece muallakta bırakmak yeterli. Net bir cevap vermeden bildiğiniz gizem oyunu işte. Kız başka türlü senin sekse ulaşabilen biri olduğunu nasıl düşünecek? Ya sana olan kızların ilgisine şahit olacak ki her babayiğidin harcı değil bunu yapmak, ya da başka kızlarla da birlikte oluyor mu acaba’ nın stresini yaşayacak?

    2. Temel hata talep eden durumuna düşmüşsün(yokluk). Bu olunca hiçbirşeyi doğru yapamazsın. Onu her an gözden çıkarabileceğin mesajını vermelisin, bu olmazsa olmaz bir kuraldır. Talep etmek muhtaç olmak demektir. Aksi gibi kız sana bunu yapmış ve çerevesine almış seni. Olur da aynı hatayı tekrarlarsan hiç uzatma topukla.

  12. Selamlar Mahmut abi, haftalar sonrası kısa kısa takibin ardından bir yorum daha yazma gereği duydum. En son yaklaşık 1 ay önce mezuniyet balomun sonrası yazmıştım galiba. Bende ne değişti. Üni sınavına çok daha fazla asılmaya başladım o balodan 1 hafta sonra yavaş yavaş tempoyu artırarak şu günlerde sabahları deneme sahur sonrası 2-3 saat konu tekrarı ve arada kalan vakitte de yine 2 saat civarı videolarla tekrarlar yapıyorum yarın ekstra testler çözmeye de tekrar başlıyacam ama 2.oturum sınavına şu an nerdeyse %80 gibi bi eksiğim var ve 3 hafta kaldı. İlk sınavda pratik zeka ve süreyi kullanma çok önemli ama ikincide sadece bilgi olması yeterli 80 sayısal sorusuna 3 saatim var neticede. 1 aydır hiç porno izlemedim diyebilirim ufak tefek görüntü foto felan asılma işini de haftada max 1 e felan çektim. Sınavdan dolayı fitness bu ara ihmal ettim ama testosteronum zaten zirvede çiğ yumurtalar ton balıkları tavuklar supplementler çok sağlam kullanıyorum 82 kg dan 70 e düştüm ama hala 75-80 gösteriyo yağ ve su verdim. Bilgisayarı açmıyorum telefonda birtek youtube var ders videoları için+haftada 1 akşam tv izliyorum evdeyim. SANA SORUM ŞU, bu kalan süreçte haftada 1 kuru mast yapmanın negatif bir etkisi olur mu? Ayrıca benim yaş geldi 20 ye çünkü okula biraz geç başladım ve 1 sene okulu dondurmam gerekti o yüzden mezuna kalma gibi bi şansım yok. Marmara elektrik elektronik müh. hedefim. Zeka ve temelim açısından bi sıkıntı yok sence ne yapmalıyım bundan sonra ? Benim için çok ÖNEMLİ bu süreç.

    1. Ulan bu kadar şey yazıp sonunda bana “abi haftada bir asılayım mı” soruyorsun 😀 Haydar Abiye sor onu, onun uzmanlık alanı. Ben defalarca yazdım, haftada bir iki mastürbasyondan bir şey olmaz. Eğer günde birkaç kere asılıyorsanız, 90 günlük perhiz iyi olabilir ama onun harici nofap benim sıcak baktığım bir olay değil.

      1. Gecenin 5 inde deneme analizi yapmadan önce yazınca haydar dümenlik soruyu sana sormam normaldir, korkma bu site elit kalacak abi 😀 Ama ben hala sorumun yanıtını alamadım? Mezuna kalamayacağımı(ailemin bütçesi kısıtlı ve seneye temel lise gibi bir yer bulamayabilirim ama o hakkımı burslu güzel bi ünide okumak için kullanırsam hangisini seçeyim sence ki dersaneye ekstra para vermezler artık, askerlik yaşım geldi malum), hedefimi ve eksiklerimi göz önünde bulundurduğumuzda, konu eksiklerimi tamamlayıp denemelere ve çıkmış sorulara ağırlık vermemin dışında, tecrübelerinden dolayı verebileceğin tavsiyeler var mı? Bu arada şimdiden iyi bayramlaar :))

        1. Bu arada bugün son oyuncak karnemi aldım sene sonu ort. 97.5 civarı 4 senenin ortalaması da 85-86 civarı geldi yani 50-51 puan arası sınav sonucuma katılacak abi 🙂 bizim için(erkeklik kat sayısı)bu kadar rollo çevirisi yapıyorsun, artık aileden biri sayıyorum seni de o yüzden böyle ayrıntıya giriyorum, e biraz da maskulenliğin getirdiği sıcakkanlılıktan tabi:) Sen hangi şehirde ikamet ediyordun abi, belki yolumuz düşer de beraber fındık kırarız ufaklarından ama(8-9 luk) 😛

          1. Abi diyorum ki, sınava kadar kendi imkanlarımla tam gaz artırarak devam etmek dışında, tecrübelerini göz önünde bulundurarak bana verebileceğin son 3 haftalık bir tavsiyen var mı? Bu benim için ekstradan önemli, çünkü yukarıda da belirttiğim gibi yaşım büyük olduğu ve bütçedeki durumdan dolayı eğer olur da ortalama bi puan alırsam ve çeşitli kaliteli özel ünilerden bazı devletlerden vs burs alırsam ailemden yardımı bunun için mi alayım, yoksa bu sene mezuna kalıp daha tatmin edici bir bölümü ilk 3-5 devletin üniden birinde mi kazanmak için dersane şansımı zorlayım. Zaten %50-75 gibi burslar kazanırsam üniye bütçe ayırmaya çok daha sıcak bakacaklardır. Senin fikrini de alabilir miyim?

        2. Jason dostum, önce sınava bi gir, notunu gör ondan sonra bunlar konuşulur. Varsayımlarla olmaz.

          Her şeyi bırak, ders çalış, Allah ne verdiyse kas. Günde en az 10-12 saat çalış, sonucu gör. Tercih inan bu aşamada en son kafana takacağın şey.

          Çalış.

  13. Benim bu siteyi bulmama sebep olan şey aslında ne bir travma ne bir terkediliş nede bir problemli ilişki. Ben uzun süredir mastürbasyon bağımlısıyım ve never fap adlı facebook sayfasinda gördüm kırmızı hap ile ilgili yazıları şuan nofap sürecim iyi gidiyor çok şükür.
    Haplanma konusuna da gelecek olursak ben anladım ki daha önce ki yıllarda tam bir alfa olmasam da alfa karaktere yakın bir kişiliğe sahipmişim. Ancak kızlara ilgimin arttığı dönem de(lise 3 zamanı falan) etrafımda bana tavsiyeler yardıran betalar yüzünden ve betalikta ilerleyip kızlarla friendzone durumuna girmemden ötürü mavi hapı iliklerime kadar almışım (bu dönem mastürbasyon bağımlılığımında başladığı dönem)

    Ve buradaki yazıları okumaya başladığımda sanki yıllar önce kaybettiğim bir eşyamı bulmuş gibi mutlu oldum. Yaklaşık 3 haftadır buradayım ve her bir yazıyı yorumlar ve cevapları dahil bir elmas madenini kazar gibi okuyorum. Son olarak da kırmızı hap sonrası yaşadığım ilk saha raporundan bahsetmek istiyorum.
    Bu arada ben 22 yaşındayım 1.82 boyum var 2 senedir düzenli ağırlık kaldırıyorum (kırmızı hap öncesi psikolojik olarak hayatta kalmamı sağlayan şey bu oldu belkide )

    İşler biraz karışık ama umarım anlaşılır yazabilirim.
    Ben a şehrinden b şehrine Ankara aktarmali uçak bileti aldım ve a şehrindeki havaalanina gidip bekleme salonunda uçağı beklerken arkadaşımla telefonda haftanin nofap değerlendirmesini yapıyordum (çok faydalı oluyor o hafta ilerledik mi geriledik mi rahatça görebiliyoruz). Ve nofap konularını kalabalik içinde konusmamak için insanlardan uzakta cam kenarında duruyordum. 5-6 metrlik bir mesafede volta atarak konuşuyordum. Ve bir anda beni görüp geldiğini düşündüğüm hb 8 lik bir kızın karşımda durduğunu fark ettim , dışarı bakıyor gibi yapıyordu ama kesinlikle cama yaklaşmamış bi şekilde önümde duruyordu bende onu önemsemeden konuşmaya devam ettim ve 2 kere göz göze gelmemize rağmen gözünü kaçıran ben oldum (kendimi hazır hissetmiyorum bahanesiyle kandırıyordum içten içe ) . Daha sonra kız benim görebilecegim bir mesefeye geçip oturdu ve bana baktığını anlayabiliyordum. Bir kez daha göz göze geldik ve yine ben kaçırdım gözümü. Daha sonra uçağa gitme vakti geldi. Bazı havaalanlarında sizi uçağa otobüs gibi bi araç (özel bir ismi varmi bilmiyorum) götürür bilirsiniz. Ben araca hareketlendiğimde kızın araçta kapının yanında oturduğunu gördüm ve bu kez bakışma oyununu kazanacağım dedim içimden. Kızın gözlerinin içine baktım ve kesinlikle gözümü bile kırpmadım ve kız 1 -1.5 saniye bakıştıktan sonra gözlerini aşağıya indirdi. İnanır mısınız bilmiyorum ama kızı becersem bu kadar mutlu olmaya bilirdim, çünkü ilk kez dışarıda yani sahada bu sitede okuduğum bir şeyin karşılığını gördüm ve artık kırmızı hapı yaşamaya başlamıştım.
    Kızın oturduğu yerin dibinde ayakta durdum. Böyle heyecanlı hareketlerle telefonunu çıkarttı ve isminin yanında kalp olan birini aradı inerken aşkım falan dediğini duydum (sevgilisini niye bakıştıktan sonra apar topar aradı anlamadim) ses etmedim uçağa bindik önümdeki koltuğa denk geldi manitasiyla konuştuğu için mi bilmiyorum ama suratına bile bakmadim bidaha. Yolculuk bitti uçaktan indim ve b şehrine giden uçağın kapısına ilerledim sıraya girdim bi baktım bu kız yanima geldi (telefonla konuşuyor ) pardon bu sıra b şehrinin mi dedi bende evet dedim. Sonra tamam aşkım sarjim az annemgili arayacağım diye apar topar telefonu kapattı. Annesiyle konuştuktan sonra dönüp kıza ;
    A üniverstesinde mi okuyorsun dedim
    Evet dedi
    (Ben= b , kız k)
    B: hangi bölüm
    K :çağrı merkezi oper..
    B: çay mı ? ( heyecandan mi bilmiyorum anlamadim dediğini)( burada bi gülüşme oldu, kız tekrarladı)
    K: siz nerde okuyordunuz ? ( o siz dedi ben sen dedim nezaketten kaçınmak için ,bilmiyorum acaba siz mi demeliydim)
    B: surda okuyorum …falan derken biraz muhabbet ilerledi kızın gerildiğini hissedebiliyordum konuşurken. Gülümsüyordu sacma yerlerde . Ben pişmiş kelle gibi sirtmamaya ve dengemi bir ayagimdan digerine vermeden durmaya calisiyordum zaten normalde dik falan duruyorum spor yaptığım için. Ama konusurken kıza döndüm sırada yanyana duruyorken ( bunu sonrada kendimi değerlendirirken fark ettim)
    30-40 saniye kadar sustuk sıra ilerledi ve sonra ben kiza bi soru daha sordum 20 saniye kadar konuştu ben anladım dedim ve sıra bize geldi. Uçağa binmek için tünele girdik kız önden hızlı hızlı gitmeye başladı bende yeter bu kadar deyip yetişmeye çalışmadım ve az önce sevgilisine sarjim bitiyor deyip telefonu kapatan kız bi arkadaşını arayıp konuşmaya başladı.(inerken binerken bagajini koymmasina almasina yardim etmedim bilerek ve suratına bakmadim önden kacar gibi gittigi için) (Alfaligimdan gerildiği için benden kaçtığını düşündüm çünkü muhtemelen etrafı beta erkeklerle dolu 🙂 )
    Şaka bir yana bunları buraya yazarken suratımda oluşan aptal gülümsemenin bile size teşekkür etmem için bir sebep olduğunu düşünüyorum. Biraz fazla yazdım ama bu sitedeki emeğiniz için size teşekkür ederim. Yazdıklarımı da değerlendirirseniz mutlu olurum .

    1. Teşekkürler.

      Burada senaryo muhtemelen kızın seni fiziksel olarak beğenmesi fakat bunu ileriye götürme niyetinin olmaması. Hatun seni beğenip kesiyor olabilir, biz kız arkadaşımız olsa bile dışarda nasıl kızları kesiyorsak. Ama bu kızın erkek arkadaşına seninle boynuz yapacağı ya da onu senin için bırakacağı anlamına gelmiyor. Eğer erkek arkadaş yeterince maskülen bir erkekse (alfa – beta davranışlarında betaya daha yakın olsa bile) kız arkadaşı mümkün mertebe ona sadık kalır. Hipergami yüzünden hatun ilk fırsatta daha alfaya kaçar diye algılamayın. Hipergami başka bir sürü dürtü ve sosyal koşullanma ile beraber işliyor.

      Bu tür etkileşimler sürekli olacak ve karşınızdaki kız muhtemelen bir ilişki içinde olduğu için bir yere gitmeyecek. Gayet normal. Üzerinde fazla durmayın ama bunları alıştırma olarak yapın. Ben hala haftada en az 3 – 4 kere böyle etkileşimler yapmaya gayret ediyorum. Geçen hafta biri 1.85 boyunda inanılmaz güzel olan iki kıza “siz kaybolmuşa benziyorsunuz” diye yanaştım (ki bir yeri arıyorlardı), “siz bulamazsınız takılın kıçıma” diye gidecekleri yere götürdüm, sırık fasülye kıza “sen bu boyla nasıl erkek arkadaş buluyorsun” diye takıldım, öbürünün poposu çok güzeldi ama çok soğuktu muhabbet etmedim ve kızları kapıda bırakıp ayrıldım. İkisinden birinden ışık çıksa idi bir yere giderdi ama vücut dili, ses tonu, girişkenlik ve eğlenen ustalık yerinde olmasına rağmen kızlar erkekliğin yeryüzü temsilcisi(!) Mahmut Ağabey karşılarına çıkmış diye önümde diz çöküp bacaklarıma sarılmadılar.

      Bazı tutmayın küçük enişteler” “ben artık kırmızı haplandım, alfa oldum, her konuştuğum kızı etkiler, istesem hepsini betaboy sevgilisinden çeker alırım” gibi bir olay bekliyor ama dünya ve ilişkiler böyle çalışmıyor.

      Alfaligimdan gerildiği için benden kaçtığını düşündüm çünkü muhtemelen etrafı beta erkeklerle dolu

      Bu tür ego patlamalarına dikkat edin. Kıza yanaştığınızda irrasyonel bir kendine güven çok iyidir ama onun haricinde mütevazi olmaya bakın. Neden? Zira eğer mütevazi olmazsanız, her şeyi bildiğinizi sanarsınız ve öğrenemezsiniz. 22 yaşında iken öğrenecek çok şeyiniz olduğu için egonuzu kontrol etmeniz önemli. Bunu seni eleştirmek için yazmıyorum, yeri gelmişken burada bu şekilde egosu patlayan arkadaşlara öğüt vermek için yazıyorum.

  14. Mahmut dostum, yukarıda yazmıştım, yorum çorbasının arasında kayboldu gitti.

    Depresyon ve kendini beğenmeme angziyetesi üzerine düşüncelerini paylaşırmısın?

    Bir de bbc’den bir haber paylaştım, belki ilgini çeker.

    ha bu arada Abd güzellik yarışmasından bikini’li geçiş kaldırılmış, artık farklı bbeden ölçülerine sahip hatunlar kafasına göre kıyafetlerle katılacakmış, feminikler doğrudan karşı çıkmaların işe yaramadığı bu tarz şeyleri böyle batırmeye çalışıyor olmasın?

  15. 1.si testmiş. “Ablanım ben senin”. “Abla” sözcüğünü dikte ederek ve dalga geçerek yahut onayla/abart uygulayarak şansını denerdin.

    2.sinde “uza” diyen bir hatuna “Ben böyle iyiyim, daha fazla uzamak istemiyorum. Önemli olanın ne olduğunu sen de ben de biliyoruz zaten.” Diye dalga geçebilirdin. Ama bunları hiç demeden hadi eyvallah çekip geçmek de bir tercih.

    Üçüncünde el uzatmışsın. Bence yanlış. Onun haricinde biraz daha denenirdi. Her negatif söylemi “git” olarak algılama. Her deneni “shit test” olarak da algılama. Oyuna çık ki zamanla aradaki farkı daha rahat kavrayabil.

  16. 3 tane kıza yürümüşsün ki yarım yamalak. En tecrübeli adam 10 – 30da 1 düşürürken sen 3 kere yürüyüp sonuç bekliyorsan işin zor.

  17. Hocam endişelerden ve gerçek dışı düşüncelerden nasıl kurtuluruz?

    Psikoloğa gittim bir boka yaramadı, kendimi düzelttim, özgüvenimi artırdım yine bi bok olmadı. Endişe ve stres yapıyorum hep. Sebebi ise hastalık hastalığı ve kişilere fazla kafayı takmaktan dolayı. Ne yapabilirim? Zira stres öyle bir seviyeye ulaştıki her tuvalete gittiğimde bir faciayla karşılaşıyorum 🙂

  18. İlk 100 yürümede 1 başarı bile olmayabilirmiş. İlk 30 day gamede profesyoneller bile 1 kez başarılı olurmuş. Allah aşkına o kadar yüzsüz olsaydım zaten bu sitede işim ne? 100 tane kıza yürüyecem de 1 tanesinde bile başarılı olamayacam. Ben zaten bunu kaldıracak psikolojide olsam şimdiye çok şey başarmıştım. Asla bir kızı durdurup o kadar rahat yürüyemem . Kaldı ki 100 kişiden ret yiyecem hala devam edecem. Zaten o kadar piç olsam benim bu sitede işim ne? Benim gibi insanlara, dogustan mavi haplilalara böyle yapman gerekiyor diyerek bazı şeyleri yaptiramazsiniz. Değişik terapiler, egzersizler vermeniz lazım. Maskülen ol demekle maskülen olunmuyor. Madem böyle bir iş yapıyorsunuz, bu kadar insana yardım ediyorsunuz, işi gelistirin, ve eline kız eli değmemiş kişileri 0 dan egzersizlerle eğitin.

    1. Maskülen ol demekle ben maskülen mi oldum, Oneitisi unut, tamam da unutabilsem zaten unutmuştum bunun yollarını söyleyin. Demesi kolay bazı şeyleri.

      1. Oneitis’i unutmanın yolu, unutuyormuş gibi davranmaktır diye bin kere söyledik. Ne hissedersen et, arama, sorma, düşünme, iletişime geçme. Olay bu.

        1. Benim için her zaman çözüm şu oldu : Ne yapmaktan, nerede bulunmaktan rahatsız oluyorsan orda bulun ve onu yap. Kontrollü davran baktın kontrolü yitiriyorsun biraz daha zorla sonra bırak orayı. Ben yıllarca red yedim, kaç ONEtis kız oldu benim için ama dönüp diyorum ki ulan harbiden hepsine o farklı demişim. Şimdi yine bir tane var böyle kafayı taktığım yazmıyorum, bakmıyorum, yanımdayken eğlencemi bozmasına izin vermiyorum. Kontrol gerektiren şeyler bunlar ve tabi ki tecrübe de şart. Yani neyden korkuyorsan onu yapmalısın. Sosyal çevrenden uzak yerlerde böyle şeyler daha kolay istersen öyle yerlerde deneyebilirsin.

    2. Kafaya bak. Kas yapmak için düzenli ağırlık kaldırman lazım diyoruz, zaten ağırlık kaldırabilsem gym’de işim ne diyorsun. O yüzü, o piçliği ancak 100 kere reddedilerek kazanırsın, önce düşünce gücüyle piçleşip sonra rahat rahat yürüme diye bir şey olsa idi herkes öğrenirdi zaten. Aslında bu işin bir yandan iyi tarafı bu. Çoğu erkek daha 10 kere denemeden havlu atacak. Belli bir süre dayansalar gelişmeyeceklerinden değil. Duygusal olarak zayıf olduklarından.

      Piyano çalmayı bilmiyorsan, saatlerce berbat çalarak pratik yapacaksın. Ooo yok, zaten piyano çalabilsen senin piyano dersinde işin ne değil mi?

      Karate öğreneceksen, saatlerce ve günlerce oran buran moraracak. Ooo yok, zaten o kadar dayanıklı olsan senin karate kursunda işin ne ki?

      Değişik terapiler, egzersizler, mucize ilaçlar, reiki enerjileri, uçan kaplumbağalar falan yok. Bu işi öğrenmenin yolu bu. İster inanırsın, ister inanmazsın. Sana kalmış.

      Bazen buraya erkek olduklarını varsaydığım adamlar öyle armut piş, ağzıma düş mantığı ile ve hak sanrısı ile yazıyorlar ki, trollük yapan kadınlar yazıyor diye düşünüyorum.

      1. Ahahah reiki enerjilerini okuduğum anda bir gülme tuttu beni, alemsin abi. O zaman mucize kürlerini bekliyoruz 😀 Bu arada artık son düzlük olduğu için sadece kısıtlı moda aldığım youtubedan ders videoları izleme harici telefonda zerre uygulama kalmadığı gibi burayla da en az 3 hafta sonra görüşmek üzere s.olup gidiyorum ve artık her şeyi de soyutlamış olduğumu netleştirerek erkekliğin nirvanasında ders çalışmayı 2 ye katlamaya gidiyorum. Daha uzun cümleler kurarsam betaya kayacak o yüzden hadi eyvallah diyor noktayı şuraya bırakıyorum.

  19. Peki 100 kere reddedilince daha da kötü hissedersek? Ben şahsen değil 100, 30 kıza yürüsem ve biriyle bile flört edemesem intihar ederdim herhalde.

    1. Erkek ne hissedeceğine bakarak değil ne yapması gerektiğine bakarak harekete geçer. Savaşa gıden erkekler de haklı olarak “ya sonunda ölürsek” diyor ama bunu savaşmamaya bahane etmiyorlar.

    2. O zamanda doğal seçilime kaybetmiş oluyorsun işte şöyle düşün; Eğer ileriye gitmek istiyorsan istediğin kadını, istediğin hayatı yaşamak istiyorsan risk almak zorundasın. Evet bu yol zor bir yol, psikolojin bozulupta intihar edersen doğal seçilime kurban gitmiş olacaksın. Artık öyle fiziksel vahşetin var olduğu bir dünyada yaşamıyoruz. Psikolojik şiddetin hakim olduğu bir dünya var karşımızda.

      He ama şöyle bir seçeneğin de var derslerine çalış, iş bul 30’na geldiğin zaman hayatının aşkıyla tanışıp mutlu bir yuvan olabilir(!).

    3. 100 kızda sıfır çekersem 200 kıza yürürüm. Savaşmayıp ne yapacağım. Hayat sen kenarda beklesen de geçiyor, harekete geçsen de. Hiçbir hatuna yürümesem de aynı. Yüzüne bakılmaz adamın teki olduğumu ben bilmesem ne değişecek.

      1. Mahmut abi yalnız bir de buna değer mi? 1 seks için 10 defa rezil olmak mantıklı gelmiyor bana. Seks çok zevkli de bedeli bu kadar ağır olmamalı. Bir de “10 defa red yedim sonra bir kız buldum duvradan duvara vurarak siktim kendimi çok özgüvenli hissettim” diyen adam bence kendini kandırıyor. 10 farklı kızdan “hayır” cevabını alınca resmen sikilmiş gibi hissediyorum.

        Bence ilk olarak hazır duruma gelmeli o ana kadar hiçbir kıza yütümemek lazım. Formül basit: Kızlardan ret yiyorsan hiç uğraşma git çalış kendini geliştir zaten kendini geliştirmek zorundasın ondan sonra sahaya çık. Hazır olmadan başlamak bence büyük hata. Ben 17 yaşındayım, derslerim çok iyi. Üniversite iyi bir bölüme girip, kendimi çok iyi geliştirip 5 yıl sonra kız arkadaş işlerine başlayacağım o zamana kadar ancak bir kız bana çıkma teklif ederse beraber olacağım. En az 5 yıl monk mode’dayım. Gelişim hedeflerim

        -İsteiğim bölüm kazanılacak
        -Akıcı konuşabilir düzeyde İngilizce öğrenilecek
        -Okuma listesine aldığım 100’den fazla non-fiction kitap ver. Hepsini okuyup üzerinde araştırmalar yapılacak
        -üniversite süresince mutlaka part-time çalışacağım
        -Bölümde derece ile bitireceğim

        Bunlar hedeflerim ulaşır mıyım bilmiyorum. Bunları gerçekleştiri miyim bilmiyorum. Bunlar zaten kendim için gerekli. 5 yıl sonra en fazla 5 farklı kıza çıkma teklif edeceğim olmazsa tekrar monk mode. Pes etmek yok.

        1. Cok merak ettim, 17 yasinda muhtemelen daha elinden baska birsey sikmemis bakir bir cocuk olarak kendimizi kandirdigimizdan nasil bu kadar eminsin?

          Bir kaplan sadece 12 saldirisindan birini avlar. 11 tane basarisiz atlama o avladigi etin lezzetini azaltmaz.

          Reddedilmek hayatin kanunu.

          Her iyi yazarin hikayesidir, en az bir duzine yayin evi reddeder sonra biri ile imzalar ve unlu olur.

          Her calisan duzinelerce cv gonderir ve hemen hepsi tarafindan reddedilir ve sonra is bulur.

          Alt tarafi 10 tane hayiri goze alamayan adamlardan bir numara olmaz.

          Fakat olay sadece yurumek degil, yazdik bunu.

          1. Fakat abi bakış açısı doğru değil mi? Kendimi geliştireceğim diyen azimli bir arkadaş. Kızları odak noktası yapmamış. Hazır olmadan sahaya çıkmayacağım diyor. Gençlerin en büyük hatası henüz pişmemişken sahaya inip sürekli başarısız olmaları. 5 yıl odaklanarak çok mükemmel bir insan olunabilir.

            Ayrıca yürümede tek risk hayır cevabı alıp utanmak ve gururumuzun kırılması değil. Taciz suçlaması ile karşılaşma riskimiz var. Ne kadar betaysanız bu risk artıyor. Seni reddeden 20 kızın biri “taciiiiz” derse bizi reddeden 10 kızdan biri “taciiiiz” der. Bir de 5 tane 5/10luk kız hayır diyorsa 6/10luk kız evet demez. Gidip 4/10luğu denemek de mantıksız. Bazı kızlar var seks yaptığına değmiyor. Öyle bakarsan omegaları bile kabul edecek kadınlar var. Çirkin bir kızla çıkınca hem “yahu nelerle yetiniyorum” diyorsunuz hem de çevrenizdeki insanların gözünde imajınız düşüyor. Kimseye yürümeyen bir sap 4/10luk kızla gezen erkekten daha karizmatik.

            Bazı kızlar nazik bir şekilde reddetmiyor. “erkek arkadaş düşünmüyorum” dersin, “belki daha sonra” dersin kafası çalışan erkek reddedildiğini anlar. Ama gururu kırılmaz. Böyle reddedilmek kimseye koymaz. Bazı prensesler öyle cevaplar veriyor ki. Yazmamama gerek yok biliyorsunuz. Bir tık yüksek erkek teklif etse akşam önünde diz çöküp sikini yalayacak kızlardan kendini tanrıça sananlar var.

          2. Elini sikmek hicbir zaman huyu duzgun gercek bir kadinla olmaktan daha karizmatik degildir. Ha HB7de olsa feministle cikacagima yalniz kalirim daha iyi. Ama sadece kizin tipine bakarak boyle dusunmek, bunu yapanin duygusal masturbasyonudur.

            HB4 kizla cikin demiyorum ya da guzellik standardiniz olmasi da demiyorum. Ama bu sekilde bahane ureten bircok arkadasim oldu ve knlerin begenmediklari kizlar aslinda sandiklarindan 2 puan daha yukardalar. Temel mesele su ki erkek ne kadar mavi hapli beta ise o kadar fazla guzellik meraklisi oluyor. Olay sanki feminen buyrugun komplosu gibi : siz betalar aman ha 20lerinizde normal kizlarla bile doymayin. Duvarlara tirmanin, pornoya attirin ve biz HB8likler cock carouselden inince onlari beslemek icin kenarda beta beta bekleyin. Devir genc ve guzel kadin azinliginin ihtiyaclarini gidermek icin kurulmus sanki. Bu hatunlari ne kadar ac beta beklerse o kadar iyi.

            Gencler sizin anlamadiginiz bir tehlike var. 20lerinizi bu kadar ac ve tecrubesiz gecirirseniz, istediginiz kadar kirmizi hapli olun, acliginiz mantiginiza galip gelir ve sonradan “o kadar kirmizi hap bilmeme ragmen nasil bu beta bucks durumuna dustum” diyeceginiz seyler yaparsiniz. 40 tarraktan sonra daha tam yaslanma oncesinde bir HB8 hatun cikar size hayatiniz boyunca gormediginiz seksi sunar ve onun buyusu ile “sikerim Mahmutu bu kiz farkli” diye dusersiniz.

            Insanin kendini gelistirmesi ile ilgili zaten o yorumda kagittan kaplan yazisina link verdim. Eger kisi duygusal olarak yeterince guclu degilse kizlara yuruyecegine kendini gelistirsin daha iyi. Ama cesaretsizligi rasyonellestirmek icin burada yazilan bahanelere dikkat de cekerim. Yok reddedilirim gururum kirilir, yok tacizci olurum, vs … Bunlar bahane.

            Ha bu sokakta yurume olayina fazla abandik o ayri. Devir teknoloji devri, artik sokakta yurumeye bile gerek yok bence. Burada ve camiada online game cok asagilaniyor ama bence gayet calisan ve ekmek cikaran bir yontem. Eger sokakta avlanamam diyorsaniz online cikin. Ama sizi uyarayim, meydan okumadiginiz ayni zayifliklariniz sizi online ya da herhangi bir oyunda da geride birakacak.

  20. Mahmut ddostum, daha makaleleri oturup doğru-düzgün okumamış adama laf anlatmaya uğraşmaktan ziyade benim meseleye bi el atsan?

    1. Senin meseleye en son Jordan Peterson yazilari el atıyor zaten. Her genel konuda ısmarlama yorum yapacak vaktim yok. Sorunu sen yaşıyorsan aytıntısını anlat.

    2. Kendini değersiz hissetmek şahsen benim komik bulduğum bir problem. Zira doğrusu bu, zaten değersiz birisin ki. Ben de öyleyim, o da, bu da. O HB8lik hatunda en az bakkal Mustafa kadar değersiz. Ben yarın ölsem kimin umrunda, müzmin betanın tanrıçası Melis ölse kimin umrunda.

      Problem değersiz olmak değil, o zaten normal, problem amaçsız olmak. Bir amacının, bir misyonunun olmaması. Senin hayatta bir misyonun var mı? Her sabah kalkmanı değerli kılacak bir amacın var mı? Yoksa neden aramıyorsun? Olay bu.

      1. Mahmut abi ben gitar çalıyorum 5-6 yıldır sesim pek güzel değil ama iyi gitar çalarım başka enstrümanlar da çalıyorum müzik kulağım çok iyidir . Tipim de fena
        değil tipsiz değilim ki zaten tip o kadar da önemli değil. Nasıl yürüme korkumu yenerim abi yani sahilde veya sokakta gidip bir kıza yürümek hiç içimden gelmiyor.

        1. Bak önce Ashe’e gidip ondan ametisti alıyosun, hiç vakit kaybetmeden annie’nin yanına gidip kabı alıyosun. Daha sonra akali’yi bulup ondan da safiri alıyorsun.vayneden ışığın okla birleştiği yerdeki metali alıp kaba atıyosun. Sırasıyla – bu önemli- safiri ve ametisti atıp riveni bulup ona karıştıttırıyorsun. Daha sonra 52ye bölüp 52 gün boyunca kafandan aşağı döküyorsun. Yürüme korkun yenilmiş olacak.

          Anormal bir duruma karşı verilen anormal bir tepki normal bir davranıştır.

  21. çok normal bir hayatım var aslında, işim, az-çpk arkadaşlrım, sevdiklerim vee sevenler,m, okumaktan hoşlandığım kitaplar, izlemekten hoşlandığım filmler…

    Biraz belki edebÎ bir anlatım tarzı oldu, fakat, olay az-çok bu, gayet normal, rutin bir hayatım var sanki.

  22. mahmut abi ve diğer üstatlar (keşke sorular için ayrı bir platform olsa) ; sorum şu: teoride alfalığın gereği olarak biraz ağır bir duruş ve erkek az konuşur – kadını daha çok konuşturkmak lazım düsturu ilk tanışma ve sonrası için de geçerli midir?

    1. Her zaman geçerlidir.

      Olayı sen yönlendireceksin fakat o anlamayacak. Sen ince ince eğlenen ustalık ile takılırsan onun da hoşuna gider. Şimdiye kadar ne kadar tatlı tatlı çatıştığım, ince ince takıldığım, dalga geçtiğim kızlarla, kadınlarla daha iyi anlaştım. Daha doğrusu onlar kendilerine kasti olarak takılmadığım, dalga geçmediğim zaman kendileri sataştılar, laf attılar. Onlar da tam olarak bunu istiyor. İlla her zaman ki gibi takılmanı, dalga geçmeni istiyorlar. Çevrelerinde daha yakışıklı, daha gençler varken senin etrafında dönüyorlar.

      Hatta bir soru soruyorum, kız tam bir şeyler anlatırken dönüp arkamı gidiyorum, hiç bir şey söylemeden. Bayılıyorlar arkadan koşmaya, laf anlatmak için uğraşmaya.

      Sanırım anlamışsındır genç dostum. Konuşmaları sen yönlendir, sessizlik olduğu zaman biraz önce anlattığı bir şeyi anlamadım bir daha anlatır mısın de. Pası sen at, o ortada top çevirsin dursun.

  23. Selam Mahmut abi ve diğer arkadaşlar size basımdan geçen kısa bir oyunu anlatayim.

    Dün staj yaptığım yere bi hatun geldi daha önce orada staj yapmış,her neyse. Ben hatunu hic tanımıyorum, orada çalışan diğerleriyle falan konuşuyor. Ara ara bana bakıyor. Bende konuya girdim burada mi staj yaptın falan gibisinden biraz muhabbet ettik. Sonra ben işime döndüm. 15 dk sonra kız da ben artık gidiyorum deyip gitti. Ama 2 saat sonra aşağıda tekrar gordum. Gitmemissin dedim. Evet biraz daha durmak istedim falan dedi. Biraz da orada sohbet ettik ama muhabbetler hep başkaları yüzünden kesildi. Neyse bu sefer gitti. Ama yağmur yağdığı icin dışarı çıkamamıştır deyip 20 dk sonra yukarı çıktım hala orada. Tesadüf gibi davrandım biraz konuştuk nerede okuduğumu falan sordu. Ben bi kaç kere çekinsem de en son kıza telefonu verip instagramdan kendini eklemesini soyledim( sanirim çekindiğim icin bir betalik yapıp numarasını isteyemedim.) Ekledi 1 saat sonra o da bana takip istegi göndermiş ama ben biraz beklesin kafasında düşündüm ve 4-5 saat kabul etmedim. O da isteği geri çekmiş:) mesaj attım “ha ha neden geri çektin” diye cevap vermedi. Bende takipten çıkıp unuttum. Yanlışlarımı az cok tahmin ediyorum ama tam olarak söylerseniz birdaha ki sefere dikkat edeyim 🙂

    1. Neden geri cektin sorusu ile agir sicmissin. Kiz gibi gorup eklememen hata, hemen eklesen de olurdu. Kiza askinti olmayin, ondan daha sIk yazmayin yeter.

      Feminen davrandigini kiza soyleyince sonuc kotu olmus.

    2. Yakin cevrenden, surekli got gote calisacagin biriyle bu topa girmek cok mantikli degil ama tercih meselesi. Ben dalgama bakarim nasilsa 1 ay calisip isim bitince gidecem kafasindaysan bilemem ama tecrubesiz oldugunu tahmin ederek bu topa biraz erken girdigini dusunuyorum. Ziyani yok. Yine de o mesaji atmasan iyiydi. Hakikaten orada sivamissin. Umarim tekrar gordugunde ” hehehe yav sen de ne nazli kizmissin hemen cektin takibi” muhabbetine girmemissindir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *