Sosyal Medya, Selfie ve Solipsizm Üçgeni

Özellikle Instagram çıktığından beri insanlar kendileri için değil sosyal medyada reklam yapmak için yaşamaya başladılar. Bunun kuşkusuz getirileri de var fakat götürüleri daha fazla. En başta kadınları en zayıf yerinden vuran, solipsist doğalarını okşayan, ilgi ve sevgi eksikliğini gidermesine yarayan bu sosyal medya işi, sekse ulaşımı kolaylaştırdı fakat bu sefer de kadınların kalitesi düştü. Ailesi tarafından yıllardır hipergamisini dizginleyip hanımefendi, aile kızı, ideal eş olması telkin edilen kadınlar, günümüzde henüz 20’li yaşlarda çift haneli partner sayısını gören, tek eşli olamayan alfa dullara dönüştü. Abarttığımı düşünebilirsiniz fakat tek bir kelimesi bile abartı değil. Kuşak güzellemesi yapıp bizim kuşak şöyle iyiydi, böyle iyiydi demeyeceğim ama özellikle 3. dalga feminizmin körüklemesiyle özgürlük ortamı bulan kadınlar bir de sosyal medyanın erkek erişimini ucuzlatması ve maksimize hale getirmesiyle iyice civataları gevşettiler. Zaten kadın doğasının en irite edici özelliği olan kendini özel sanma, dallanıp budaklandı ve günümüz kadını, solipsizmin zirvesine ulaştı.

Badim Dies Irae bu durumu bir fotoğrafla çok güzel özetlemişti. Söz konusu fotoğrafta bir kadınla erkek doğa harikası bir yerde oturuyorlar. Kadın kendini, erkekse doğanın güzelliğini fotoğraflıyor. Selfie denen şey de aynı evrimsel mirastan kaynaklanıyor işte. Kadının ben merkezci, sorumsuz doğasından…

Yaşanan durum ne olursa olsun kendini olayların merkezine koyan ve her zaman ayrıcalık bekleyen kadını kutsayıp kadına prenses muamelesi yapılmasını meşru kılan bu sistemde işler böyle yürüyor. Sosyal medya yaratıcıları da bunun farkında. Yani sırf kadın olduğu için takipçi sayısı beş yüzleri hatta binleri bulan kadınlar var ve bu kadınların hiçbir özelliği yok. Götünü devirip survivor izleyen, pop müzik dinleyen, kendini beyazlar içinde nikah masasında hayal eden, en az bir yabancı dizi takip eden sıradan hatunlar bunlar. Belki fakülte kantininde ya da durakta görseniz dönüp bakmayacağınız kızlar yani. Ben bu anlamda instagram’dan tiksiniyorum çünkü bana yalan söylüyor. Tıpkı salak aşk şarkıları, romantik komedi filmeri gibi… Evet, bu yüzden Ekşi Sözlük de dahil, badilerim hariç kimseye mesaj atmıyorum çünkü internette bir kadınla tanışmak için ilk adımı atmanın erkeği ister istemez talepkar beta konumuna düşüreceğini biliyorum.

Instagram ilgi budalası / orospusu
Instagram ilgi budalası

Kıssadan hisse, eğer ” ben Instagram’dan memnunum, kullanmaya devam edeceğim. ” diyorsan şunu kesinlikle bilmen gerekiyor: Dm’den yürüdüğün ya da fotoğrafını beğendiğin o hatun, kafanda canlandırdığın gibi bir hatun değil. Dahası, hatun 6/10 iken internet aleminin, erkekleri cesur kılması ve internetten yürümenin dayanılmaz hafifliği sebebiyle kadına ilgi normalden çok daha fazla olacağı için kadın kendini 8/10 olarak konumlandırmış durumda. Gerçekte böyle mi? Hayır. Bu yüzden de sıradan erkeklerden sıyrılıp öne çıkmak gerçek hayattaki oyundan daha zor. Tıpkı Tinder‘daki gibi. Hatun senin duruşunu, konuşmanı, beden dilini, fikirlerini, tavrını bilmiyor. Önünde sadece birkaç fotoğraf var ve ona göre seni değerlendiriyor. Ortanın üzere bir tipin yoksa ya da zengin değilsen match olmuyor. Bu bana bir nevi haksızlık gibi geliyor. Şekli şemali yerinde olup da soy boy olan bir sürü eleman var ve ben normalde bunlara karşı yarışı kazanacağım yerde kaybediyorum.

Yaraları Sarıp Yola Devam Etmek

Biz erkeklerin ayrıldıktan sonra hatuna takılı kalma ve çok değerli bir şeyimizi kaybetmişçesine gidene önem atfetme gibi lanet huylarımız var. Sanırım bu, hatunu zor elde etmekte olduğumuz kadar, sahiplenme güdümüzden de kaynaklanan bir şey. Birlikte uyuduğun, gece boyunca seviştiğin, gezip eğlendiğin hatta ailenle tanıştırdığın kızın, hayatından çıkıp gitmesi bir erkek için travmatik bir şey. Bunu kabul etmek gerek fakat öte yandan artık sana karşı bir şey hissetmeyen, senden etkilenmeyen bir kadın için çabalaman hiçbir şeyi eskisi gibi yapmayacak. Dahası, vaktini ve enerjini boşa harcayıp daha güzel, daha çekici belki de tam sana hitap eden bir kadınla tanışıp sevgili olma fırsatını tepmiş olacaksın. ” Başka kadınlar umrumda değil, ben sadece onu istiyorum! ” dediğini duyar gibiyim. Bunun sebebini söyleyeyim: Kadınlar konusunda tecrübesizsin. Bu yüzden söz konusu kadının zor bulunan, değerli bir şey olduğunu düşünüp kafanda o kadını idealize ediyorsun. Hatunun ilişkide yaptığı hatalar, ayrılma arifesinde sana karşı tutumu, gerizekalı arkadaşlarının gazına gelmesi, seni artık çekici bulmaması hatta kendine yeni bir sevgili yapmış olması bile aklına gelmiyor. Sen sadece onunla geçirdiğin güzel günleri düşünüp kaçan balığın büyük olduğunu sanıyorsun. Halbuki havuzdaki tüm balıklar aynı.

AWALT ( all women are like that) kavramını daha önce duymamış olabilirsin. Bu kavram, kadınlar konusunda tecrübeli erkeklerin en sağlam tespitlerinden biri. Peki bu kadınları aynı yapan şeyler neler?

1- Kadınlar hipergamiktir ve bu başat kural. Hiçbir kadın kendi değerinin altında bir erkekle birlikte olma eğiliminde değildir. Özellikle görünüş, para, statü gibi en temel niteliklerde kadınlar her zaman kendine denk ya da kendinden yüksek erkeklerle birlikte olmak isterler. Elbette bunu onlara söylediğinizde şiddetle karşı çıkacak, manevi değerlere vurgu yapacaklardır fakat kadınlar güvenilmezdir ve mantıklarıyla değil, içgüdüleriyle ve duygularıyla hareket ederler.

2- Kadın- erkek ilişkisi çıkara dayalıdır. Bu çıkardan kasıt sadece para olabileceği gibi paranın en az paya sahip olduğu durumlar da olabilir. Örneğin, aynı maddi güce sahip olabilirsiniz ama erkek, statü bakımından yüksektir yahut maskülen özellikleri ağır basmaktadır. Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır, kadının hipergamisinin tatmin olmadığı yerde ayrılık başlar. Eğer ayrılığın kadına maliyeti fazlaysa kadın saygısı ve sevgisi bitmiş şekilde hergün tartışarak hatta aldatarak ilişkiyi işkenceye çevirebilir. Dırdır da yine bu duygusal şiddet türlerinden biridir.

3- Kadınların sevgi anlayışıyla erkeklerin sevgi anlayışı aynı değildir. Kadınların sevgisi, saygı ve hayranlık odaklıdır. Hiçbir kadın saygı duymadığı bir adamla birlikte olmak istemez. Zayıf gördüğü erkeğe de hiçbir kadın saygı duymaz. Yani masum, zararsız, tatlı çocuk olmak size daima eksi puan kazandırır.

4- Kadınlar solipsist canlılardır. Çocukları olana kadar sadece kendilerini düşünürler ve ben merkezci hareket etmek doğalarında vardır. Bu yüzden çoğu kadın ya aşk acısı çekmez ya da bu sancılı süreci çok kısa bir sürede atlatır. Bu sadece kendini düşünme ve yaşananları kendine göre yorumlama, kadının en çirkin özelliğidir fakat bu sayede evrimsel olarak hayatta kalabilmişlerdir. Genellikle kendi hatalarını görmezden gelip suçlu çıkmaktan kaçınırlar. Bu nedenle bir kadınla tartışmaya girdiğinizde sürekli sizi suçlama eğilimindedir.

Kadınların milyonlarca yıldır genlerine işlenmiş olan hipergami eğilimi çoğu erkeğin bilmediği, bilse de doğru kadın yanılgısıyla görmezden geldiği çok önemli bir olgu. Hatun kişi tarafından terk edildiyseniz bu terk edilmenin sebebi %95 ihtimalle hipergami yüzünden. O hatun ayrılığın kendisini çok üzdüğünden, kahrolduğundan hatta ilginçtir, sizin yerinizin onda hep çok ayrı olacağından bahsedebilir. Bunlara inanıyorsanız hakikaten safsınız ya da gerçekleri görmek işinize gelmiyor. Hemen kendinize çeki düzen verin ve o insanı tamamen hayatınızdan çıkarın. O hatunun hiçbir özelliği olmayan, 3,5 milyar kadından yalnızca biri olduğuna emin olun. Kadınlar konusunda tecrübe edindikçe sizi çok üzen şeylere gülüp geçeceğinizi unutmayın.

Kızlara karşı öfke

Daha önce Fişten Çekilmenin 5 Aşaması yazısında, inkar aşamasının hemen ardından gelen öfke aşamasından bahsetmiştik :

2. Öfke – Kırmızı hap sonrası : “Bu çok saçma! Kadınlarla ilgili, neden deveye bu kadar hendek atlatmalıyım ki? Ben sadece kendim olmak istiyorum.  Ben de doğal alfa olamaz mıydım? Ebeveynlerimi / kardeşlerimi / öğretmenlerimi / Tanrıyı / liberalleri / feministleri / medyayı / toplumu suçluyorum, belki de James Holmes o kadar da deli değildi!”

Öfkenin bir versiyonu da yorumlarda ve maillerde sıklıkla işlenen “artık kadınlara nasıl güvenebilirim” temalı öfke. Bunun bir versiyonu da, sonradan ilk bulduğu daha iyi erkekle beni terk edecek (bu yanlış anlamaya AWALT yazısında değinmiştik), tek derdi benden faydalanmak olacak, vs … kadın için neden uğraşayım” öfkesi.

Daha önce burada ve twitter’da şunu paylaşmıştık :

Bence bu öfke döneminin sebebi, erkeğin kırmızı hap gerçeklerini reddetmemesi ama en derin mavi hap ideallerinin ise devam  etmesi. Bunu en çok “güven” meselesinde görüyorum.

Düşünün, adam 18 – 22 yaşında bir erkek. Üniversitede ya da çalışıyor. Daha kadınlarla uzun süreli ilişki tecrübe edeceği 25 yaş üstünde değil. Yani, bu yaşta bir erkeğin ilişkide ihtiyacı olacak son şey güven. Ama mavi hap henüz bünyeden tam atılmadığı için kafasındaki ilişki modu resmen Disney Masallarındaki “happily ever after” (sonsuza kadar mutlu yaşamışlar).

Bu öfke zaten genelde o ideallerin saçmalık olduğuyla yüzleşen erkeklerde geçiyor. Ama çoğu adam MGTOW’um dese bile biraz konuşsan anlıyorsun ki mavi haplı idealleri sapa sağlam. İdeallerinin peşinde koşmuyor hatta onlardan nefret ediyor ama onlar harici kafasında başka renkte bir ideal yok, olabileceğinin farkında değil. Ekşi sözlükte MGTOW başlığını biraz okusanız ne demek istediğimi anlarsınız. Geçenlerde Cüneyt burada bir Ekşi sözlük girişi paylaştı (gerçi adam trollmüş sanırım) :

gönül verdiğiniz kızın “kaliteli” veya diğer bir deyişle, güzel bir kadın olup olmadığını anlamak istiyorsanız, evlilik aşamasında, evlilik hazırlıkları sırasında bir iflas tiyatrosu çevirin … “merveciğim, maalesef ailem iflas etti, benim de durumum çok kötü, bankalar haciz için peşimde, borçlarım dağ oldu, bu kadar borçluyken evliliğe yüz binler akıtamam. azıcık gelirimle, dar bütçeli bir evlilik yapacağız, mütevazi bir nikah, mütevazı bir ev, mütevazı bir yaşam kuracağız. ikimiz de çalışıp evliliğimize katkıda bulunacağız, bir araya gelememizin başka yolu yok,” diyeceksiniz bu sırada diyaloğu, “seni kaybetmek istemiyorum, seni çok seviyorum, sennsiz yaşayamam,” gibi romantik sözlerle ve biraz ağlamayla falan da süslerseniz daha etkileyici olur.

Yazarın mavi haplı idealleri arka planda nasıl aktif farkedebildiniz mi? İflasta duramıyor ve iflas etmesi ile birlikte maskülinitesini kaybetmiş bir ağlak sünepeye dönüşülmesini tavsiye ediyor. Muhtemelen kafasındaki kaliteli kadının hala kendisini olduğu gibi seven ve sadece kendin ol temali mavi hap idealinin ta kendisi olduğunun farkında değil.

Mavi haplı idealler saçmalık. Bunu zaten biliyordum ama bu siteye başladığımdan beridir 18 yaşında, 22 yaşında hatta 32 yaşında bir erkeğin 13 yaşında ergen kız çocuğu gündüz düşleri ile “güvenemiyorum”, “çok seviyorum”, “elde etmem lazım”  yazmasına defalarca maruz kalınca bu saçmalık daha çok gözüme başladı. Evet arkadaşlar. Mavi hap sağolsun çoğu erkek, 13 yaşında bir kız çocuğunun ergen gündüz düşlerinde yaşıyor. Bu gündüz düşlerinden kurtuldular mı, öfkeleri bitecek.

Genç arkadaşlar, siz yakın zamanda evlenmeyeceksiniz. Şu an kız arkadaşınız olan ya da yarın kız arkadaşınız olacak kızı 5 sene sonra hiç görmüyor olacaksınız. Nedir bu güven ihtiyacı? Güvenemiyorum diye kızlara yürümemek, onlarla birlikte olma fırsatını kaçırmak?

Daha önce bir saha raporu yazmıştım, hatun beni eski erkek arkadaşı için tek kalemde terk etmişti ama o yaşlarda başıma bu gelebilir diye MGTOW olacağıma bu hatunla beraber olduğuma zerre pişman değilim. Bu olay bana daha sonra gerçekten de güvene ihtiyacım duyan ilişkilerimde kullanmam için altın değerinde şeyler öğretti ve 22 yaşında aylarca şahane seks yaptım ( ne yapmış olursa olsun öyle oral seks yapan hatunu hala sempati ile anıyorum ).

Güvene ihtiyacınız yokken bunu söylüyorum. Sizin yaşınız tecrübe yaşı. Gidip kalelere yürümek, bozguna uğramak, fethetmek, ders almak, olgunlaşmak, vs … yaşı.  Ama koca koca adamların derdi “aşk”, “güven”, “ilişki”, “kucak kucağa – yanak yanağa – el ele olmak”, “gökten 3 yumurta düşse, biz ersek muradımıza, onlar çıksa kerevetine”,  vs …

Titreyin kendinize gelin. Gülünç mavi hap ideallerini atın. Bunları o dizilerden ve romantik filmlerden falan öğreniyorsunuz muhtemelen ama o filmlerin ana o dizilerin izleyici kitleleri kadınlar, romantik komedilerinki ise ergen kız çocukları.

Mavi hap ideallerinden kurtuldunuz mu, öfke hemen geçecek. Yerini ise hayatınızın geri kalanını çok daha doyurucu yaşatacak bir olgunluk alacak.

Bir kıza en fazla bir kere çıkma teklif edin

Çoğu genç erkeğin kadın – erkek ilişkileri konusunda yanlış yaptığı bir konuyu ele alacağız. Diyelim ki gymde, okulda veya çalıştığınız yerde (umarım bu sonuncusu değildir) bir kız var. Kıza yürüdünüz ve hatta dışarda bir şeyler içmeyi teklif ettiniz ve kız da hayır dedi. Beta akım medyadan ya da büyüklerinizden muhtemelen şu hikayeyi duymuş bir erkeksiniz :

“Önce hayır dedim ama o çok inatçı idi. Tekrar tekrar denedi ve sonunda 50 yıllık çok mutlu bir evliliğimiz var.”

Bu tür ısrarlar, kişisel gelişim kitaplarının da değişmez konusudur :

“Sizi işe almadılarsa, hergün kapılarına gidip ve yumruğu masaya vurup ‘aradığınız adam benim’ deyin. Israrcı olun …”. Gerçi bunu yaparsanız bugünlerde tımarhaneye tıkılırsınız.

Tanımadıkları ya da çok az tanıdıkları bir erkeği, bu tanımama nedeniyle reddeden geleneksel kafa yapısındaki kızlar az sayıda da olsa var. Ama 2018 yılında bir kız sizi reddetmiş ise bu muhtemelen o an sizin kendisi için yeterince yüksek statülü bir erkek olmadığınızı hesaplamıştır. Kızların ilişkiler konusunda yazılımları çoktan yenilenmişken maalesef genç erkeklere 30 sene önce belki yardımcı olacak ama bugün hiçbir işe yaramayan şeyler pompalanıyor.

Bu kız size hayır dedikten sonra ona ısrarla sormaya devam edebilirsiniz. “Eğer sabırlı ve ısrarlı olursam benden hoşlanacak ve onunla birlikte olmaya başlayacağım” diye düşünebilirsiniz. Fakat, kadın – erkek ilişkileri böyle çalışmıyor ve bu ısrarlarla kuyunuzu daha derin kazmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz.

Türkiye’de bu ısrar özellikle çok yaygın. Yıllar önce üniversitede sınıf arkadaşım olan Rus bir kız bana şöyle sormuştu : “Mahmut, how many times do I need to say no to a Turkish man to mean no?” (bir Türk erkeğine hayır dediğimi anlatmak içinkaç kere hayır demem lazım?)

Israrcı davranarak bir kızla birlikte olamaz mısınız? Olabilirsiniz, bu şansınız az da olsa var. Fakat bu ilişki, kızın size zerre kadar saygı duymadığı bir ilişki olacaktır. Çünkü sizin ısrarlarınızın kıza gösterdiği, siz bunu ne kadar romantik ruh ikizi saçmalıklarıyla süslemeye çalışırsanız çalışın, sizin onun ayarında başka alternatifinizin olmadığıdır. “Bu kızı elde etmem gerekli” diyen erkeğin yanılıp şaşırıp elde ettiği kızın varsayımı, kendisinin erkeğin elde edebileceği kızlardan çok daha yüksek değerli olduğudur.

Böyle bir ilişkide erkek, kadına daha aşık ve ihtiyaç duyan taraf olacaktır.

Bir ilişkide daha güçlü olan taraf, diğerine daha az ihtiyaç duyan taraftır.
İlişkilerin Temel Kuralı

Bu şekilde ilişkiye girdiğiniz bir hatun sizi muhtemelen duygusal tampon ve sıçrama tahtası olarak kullandıktan sonra, daha yüksek cinsel pazar değerine sahip bir dala atlama ihtimali belirdiği anda muhtemelen bu fırsatı yakalayacaktır.

Modern kadınlarla daha farklı bir strateji izlemeniz lazım. Günümüzde 20li yaşlardaki kadınların, özellikle de okuyan veya çalışanlarının, erkeklere ihtiyacı yok ya da öyle düşünüyorlar. Hayatlarının bu aşamasında güvenilir bir dayanak olacak, ulaşabilecekleri bir erkekten ziyade, değişik ve heyecanlı ve mümkünse öyle kolay ellerinin altında olmayacak bir erkek arıyorlar. Eski usül “naz yapıyor kesin ya da onun için ne kadar iyi bir aday olduğumu gösteremedim” erkeğinin ısrarlı varlığı çok sıkıcı ve çok kolay ulaşılırdır (ortalamanın üstü güzel bir hatunun elinin altında böyle 3 – 4 erkek her zaman bulunur).  Maalesef günümüzde çoğu erkek, genç ve güzel bir kadının çevresindeki beyaz şövalye sürüsünün bir parçası oluyor, kadınla hiç şansı olmasa bile.

Bir kıza eğer yürürseniz ve reddedilirseniz, ikinci kere deneme yapmayın. Değmez. Onun yerine başka kıza odaklanın. Kıza da cinsel olarak yok gibi davranın. Yani sanki ofiste olabilecek 70 yaşındaki bir teyze gibi davranın.  Tamamen görmezden gelmeyin ama gerekmedikçe muhattap olmayın.

Bazen, ama bazen, bu tür bir davranış hatunun size ilgi duymasına neden olacaktır. Bu durumda hatun size göz kırpacaktır. Bu göz kırpma sonucu çoğu erkek tüm cooluğunu bırakarak aşk böcüğüne döner. Bunu gören kız da “lan bu adam yine eski sünepe imiş, cool rolü yapıyormuş” der ve kendini pat diye geri çeker. Betamızın bu olaydan çıkardığı sonuç ise şudur : “karı ego tatmini yaptı”. Eğer bu tür bir göz kırpma görürseniz, hemen atlamazsanız ve ağırdan alır ve maskülin davranırsanız, kızı götürme şansınız var.

Kırmızı haplı flört

Duygusal güç – Bir erkeğin sahip olabileceği en büyük güç yazısında şöyle demiştik :

Çoğu erkek, kadının onayına ihtiyaç duyarak çok fazla konuşur ve çok fazla gülümser. Bunları unutun. Şarkıları, dansları, çiçekleri, çikolotaları ve bunlar gibi tüm romantik yalanları aklınızdan çıkarın. Siz erkek adam değilseniz böyle şeyler her zaman geri teper. Bunlar sizin seksi olmadığınızı ve eksiğinizi böyle kapattığınızı gösterir ve kadınların sizi itici bulmasına neden olur. Bunu açıkça yüzünüze söylemezler tabii: “sorun sende değil bende” derler.

Bir kadınla ilk tanıştığınızda şu kurala her zaman uyun: İlk 3 – 4 ay hiçbir İYİLİK, İLTİFAT VE HEDİYE yok. Kadının yaptığı hiçbir şeye duygusal bir tepki vermek yok. Nokta!

Bu yazdıklarımız, mavi haplı ana akım tavsiyelere oldukça ters olduğu kadar, mavi hap öğretisinin kızı kaybetme yolunda hata olarak lanse ettikleri şeyler. Eşitlikçi bakış açısından (kadınların erkeklerle aynı şekilde düşündüğünü sanmak) ise pek mantıklı değiller. Zaten o yazıda da, bu kurala itiraz edenler oldu.

Fredmadison rumuzlu okuyucu şöyle sormuş :

Kıza iltifat etme, seni seviyorum deme, hediye alma, çok gülme diyorsun ya, kıza ilgim olduğunu nasıl belli etmeliyim? Yeni tanıştığım bir kıza karşı davranış biçimim nasıl olmalı? Hani sevgili olmadan önce bir flört evresi vardır ya, işte o evrede neler yapmalıyız. Sen yıllardır bu işin içindesin, bu konuda çok bilgili olduğunu düşünüyorum; kızı görüp beğendikten sevgili olana kadarki süreçte oyunu nasıl oynamalıyız?

Bu yorum bana göre birkaç açıdan çok garip. Az çok güzel her kadın, erkeğin mesaj yazarak, arayarak, bir yerlere davet ederek onunla ilgilendiğini ve hatta sonunda seks yapmak istediğini bilir. Yani erkeğin ilgisini belli etmek için yapması gereken ekstra bir şey yoktur. Mavi haplı erkeğin iltifatı, seni seviyorumları ve hediyeleri ön koşul sanmasının nedeni (a) seks ve ilişkide kadının 100% seçen ve ikna edilmesi gereken taraf olduğunu düşünmesi (ki böyle düşündüğü için gerçekten de kadın 100% seçen taraf haline gelir) ve (b) kendinin kadın için ödül olduğunu düşünmemesidir (ki seni seviyorumların, iltifatların ve hediyelerin de kadına anlattığı budur – ben bir erkek olarak yetersizim ve açığımı sana duygusal tampon fonksiyonlu ATM olarak kapatacağım).

Nasıl böyle olmasın ki? Kendi dar çevresi dışında kadına yürümekten sanki kadın tek darbede kafasını koparacakmış gibi korkmasına neden olan çıtkırıldım egosu ve kıçını kaldırıp hergün aynı saatte 2 şınav çekmekten aciz iradesi ile günümüz mavi haplısı için, kendi dar sosyal çevresinde olan az sayıdaki güzel kızdan kendine ilgi göstereni gerçekten de nimettir. Aslına bakarsanız bu erkeklerin azımsanamayacak 20’lerinde tamamen aç kalsınlar ki 30larında aynı yaşlarda veya daha yaşlı kadınların köprüden önceki son çıkışı rolünü oynasın diye programlandıklarından bu ilgi ve hediye olayına bile giremez ama neyse.

Kızı görüp beğendikten sonra sevgili olmadan önce ne yapmalıyız? Cevabı bu sitede bulabilirsiniz ama ben özetleyeyim.

Diyelim genç oğlumuz Mert şu an kırmızı haplı ve bekar (şanslı piç) ve bekarlığın tadını çıkardıktan sonra yeniden sevgili istiyor. İlk yapması gereken kendisine hemen 3 aday yaratmaktır. Daha fazlasına yetecek zamanı varsa bile Mert o zamanı misyonuna harcasa daha iyidir. İki aday ideal değildir ama yine de tek adaydan iyidir. Mert ya hiçbir kıza yazmamalı ya da en az iki adayı olmalıdır.

Mert’in izleyeceği flört stratejisi dokun – el tut – öp – sarıl – seks yap hedeflerine doğru her kızla tek tek yürümektir. Bunlar da buluşma gerektirir. Mert’e bu basamakları en hızlı şekilde atlatan kadın (Mert’in de içinin sinmesi ile) ipi göğüsler ve sevgili olur. Mert ahlaksız Mahmut modundaysa ipi göğüsleme çıtasını en az 3 ay takılalım bakarız seviyesine çekip bir süre tabak çevirebilir. Ama Mert’in çoğunuz gibi efendi bir insan olduğunu kabul edelim.

Bu stratejinin birkaç yararı ve yan etkisi var (kızlar sinirlenince sağlam yolabiliyor). Yararlarından başlayalım.

Bir insanın davranışlarının duygusal ve zihinsel seviyesini, duygusal ve zihinsel seviyesinin davranışlarını etkilediği gibi etkileyeceğinden bahsetmiştik. Aslına bakarsanız “öğrenilmiş maskülin karizma” diye tanımlayabileceğimiz Oyunun mantığı da budur. Neyse. Siz bekarken sniper yöntemi tek kadınla flört ederseniz, “Rollo Tomassi’nin askeriyim ben, oneitisi aştım” deseniz de kız sanki oneitis imiş gibi davranacağınızdan, eninde sonunda oneitis çukuruna düşebilirsiniz. Tek kıza yazarken ister istemez kız oneitismiş gibi davranacaksınız. Öyle hissetmeye başlamamanız ciddi ve sonunda nafile olabilecek bir çaba gerektirir.

Paralel flört eden Mert ise hem oneitis çukuruna düşemez hem de çoğu erkek gibi “Buse şunu neden yaptı, beni öpecek mi, acaba mesaj mı yazsam” diye düşünmez. Garibimin bunları düşünecek lüksü yok ki 😀 Zira Buse ilerlemiyorsa Merve, Merve ilerlemiyorsa Gamze ipe doğru koşmakta. Aynı şekilde Buse Mert’i ekerse Mert yeni aday bulana kadar Merve ve Gamze vardır.

Paralel flört ederken kızların birbirini bilmemesi lazım. Sevgili materyaline sahip çoğu hatun, paralel flörtü çakarsa tokadı da çakar ve gider. Yani göstere göstere yapamazsınız. Özellikle korku oyununu yanlış anlayıp göstere göstere yapmayı denemeyin. Ama (ve bu büyük bir ama), sizin bu kızlardan herhangi birinin çantasında keklik olmadığınız her tarafınızdan akar. Hatta öyle ki, siz kızlar şüphelenmesin diye kıza artı ilgi gösterseniz bile tabak çevirmenin rahatlığı kızda gerilim yaratır. Bu da kızların bazılarında ipi göğüsleme ve Mert’i kapma telaşı yaratırken, kendine tapacak ve böylece kendini sömürtecek kaynak arayan kızlarda da hoşnutsuzluk yaratır ve bu kızlar yarışmadan çekilir. Daha flört aşamasında aşırı ilgi talep eden ve erkeği utandırma taktikleri ile manipule etmeye çalışan kızlar bu şekilde sizi bırakacaktır. Tabii sekssizlikten ve alternatifsizlikten siz şu an her amı kar sayılıyor olabilir ama güvenin bana, bu kızların gitmesi iyi bir şey.

Bazen de bu 3 tabak da düşer. Bunlar hep aynı anda düşmeyeceğinden Mert sürekli yeni aday bulursa eninde sonunda bu kızlardan biri Mert’in hayatına yerleşip kendini sevgili ilan eder ve diğer tabaklar da düşer. Burada kırmızı haplı çocuk kafa yapısını sabit tutmak esastır.

Peki abi neden 3?

Oyun / yürüme süreci bir satış süreci olduğundan. Burda ürün (daha doğrusu servis) ve satıcı sizsiniz. Her iyi satıcı bilir ki, bir satışı neredeyse garantilemek için pipeline’da en az 3 aday olmalıdır (aslında 3 – 4 aday). Çünkü her iyi satışçı bilir ki, adaylar başka satıcıları da değerlendirmektedir, pazarda rekabet vardır ve çoğu aday başka satıcıları (ya da hiç satın almamayı) seçerek kendisini ekecektir. Belli bir zamanda sadece bir adaya odaklanan satıcı (gerçek satış dünyasında hedefi olan TL kadar pipeline tutan satıcı) piyasada hayatta kalamaz ve kariyeri ile çoğu zaman kaybedeceği bir kumar oynar.

Londra Gündüz Oyunu

Gündüz oyunu oynayanların mail ile en çok sorduğu sorular, kızla ne konuşacakları konusunda. Ya da problemleri bu alanda çıkıyor. Bu konuda yol göstermesi açısından, üşenmeyip size gündüz oyunu denilince artık akla ilk gelen şey olan, Tom Torero ve Nick Krauser gibi ünlü PUAların (Pick Up Artist) geliştirdiği Londra Gündüz Oyunu (ya da Sokakta Yürüme) ile ilgili yazacağım. Bu oyunun takip ettiği plan oldukça başarılı görünüyor. Görünüyor diyorum zira ben bu yöntemi istatistiki olarak ölçecek kadar kullanmadım. Burada bana değil Tom Torero’ya güveneceksiniz.

İleri seviye bir oyun olsa da, kızlara yürüme korkusuna kafadan gireceğiniz için genel olarak kadınlar konusunda başarılı olmanıza ve reddedilme korkusunu aşmanıza en hızlı ilaç Londra Gündüz Oyunu. Yolda hatun durdurduğunuz için bir gören olur mu, kız bağırır mı, bu doğru birşey mi gibi bir sürü düşünce kafanıza dolacaktır. Bunları aşarak kızlara yürümeniz ise ruhunuzu bilemek için oldukça faydalıdır.

Şimdi gelelim nasıl yapacağınıza.

Vur- Kaç

Londra Gündüz Oyunu seansına başlamadan önce vur – kaç denilen bir ısınma turu yapmanız gerekli. Burada yaşına, tipine ya da giyimine bakmadan 3 – 5 kıza yaklaşıp, göz temasına, gülümsemeye (hınzır bir sırıtış), sesinizin tonuna, hızına ve vücut dilinize dikkat ederek kadına çok hoş göründüğünü söyleyerek başlıyorsunuz ve iyi günler diyerek yanından ayrılıyorsunuz.

Klasik olarak aranızdaki konuşma şöyle olacak:

Siz: “Merhaba, sadece çok hoş göründüğünü söylemek istedim”.
Kız: “Ne? …. Teşekkürler!?!? …”
Siz: “Sana iyi günler, bye bye”

Bu kadar. Bu sadece ısınma turu, daha fazla konuşmanıza gerek yok. Her seansta ilk yaklaşmalar her zaman en kötü yaklaşmalardır ve genelde vücut dilini unutursunuz. Vur – kaç ile bu ilk yaklaşmaları hızlıca yapıp, kendinizi asıl seansa ısıtabilirsiniz.

Londra Gündüz Oyunu Modeli

Londra’da bir grup aktif gündüz oyuncusu tarafından 2010 – 2013 yılları arasında geliştirilen bu model, bu elemanların toplamda on binleri bulan yaklaşmalarına sistematik bir şekilde yaklaşmaları, neyin çalışıp neyin çalışmadığını gözlemlemeleri sonucunda ortaya çıkan bir yapı. Gündüz oyununa önceden çizilmiş adımlar getirdiği için, hiçbir düzeni olmayan yaklaşmalara göre çok daha etkili.

Eğer herhangi bir planı takip etmezseniz, kızı doğru şekilde durduramazsınız. Kız ya durmaz ya da size satış elemanı falan sanar. İkincisi eğer kız durarsa standart, sıkıcı ve önceden tahmin edilebilen iyi çocuk soruları sorar (ismin ne, nerelisin, ne yapıyorsun, vs.) ve olayı başlamadan öldürürsünüz. Bu sorular çekim ya da elektrik yaratamazlar. Kız sıkılır ve bu tür bir konuşma akışı arkadaşça iyi çocuk oyununa döner.
Sokakta kızlara yürüyen erkeklerin en büyük problemi, ki plansızlıktan kaynaklanır, çok iyi çocuk / zararsız tavşan moduna girmeleridir. Kızı durdurmanın da verdiği güven verme arzusu ile kız ne derse kafasını sallayarak ya da ağzıyla kızı onaylar ve bir süre sonra kızın poposunu öpen eziğe dönüşür. Bunlar birçok erkek tarafından sanıldığının aksine sıkıcı, elektrik sağlayamayan ve yürümeyi öldüren şeyler.

Eğer belli bir model izlemezseniz, vücudunuz da genellikle bunun işaretlerini verecektir. Konuşacak konu kalmadığından olduğunuz yerde kıpırdanmaya başlayacaksınız, hızlı konuşmaya başlayacaksınız ve konuşma aslında devam ediyor olsa da, bitirip gitmek için büyük bir arzu duyacaksınız.

Londra Gündüz Oyunu 5 adımdan oluşuyor:

1. Açılış
2. Yığma
3. Paslaşma
4. Yatırım
5. Kapanış

Bu yapıyı oturtmanız birkaç ayınızı alır. Yapı oturduktan sonra ise, modeli atıp freestyle yaklaşmaya başlayabilirsiniz ama olaya yeni iseniz böyle bir modele ihtiyacınız olacak.

Açılış

Bu adım kıza yaklaşmak ya da kızı durdurmak, ona niye yaklaştığınızı açıkça belirtmekten ibaret. Saat ya da yol sormuyorsunuz, direk ona bir erkek olarak yaklaştığınızı ve onu bir kadın olarak beğendiğinizi belirtiyorsunuz.

Uçlarda ya da seks ile alakalı sözler söylemekten bahsetmiyoruz. Kızın ne kadar fit olduğunu falan belirtmiyorsunuz. Böyle yaparsanız anında sapık durumuna düşersiniz. Sadece kızın “hoş / tatlı göründüğünü” söylüyorsunuz. Ama bunu yavaş ve yeterince yüksek sesle, kızın gözlerinin içine bakarak, dik durarak ve yüzünüzde çapkın bir gülümseme ile söylüyorsunuz. Bu dördü, ne dediğinizden daha önemli.

Eğer kız yürüyorsa onu durdurmanız gerekecektir. Kız kulaklık takıyor olsa da durdurabilirsiniz. Fakat durdururken yanında yürümeyin ya da arkasından takip ederken kıza seslenmeyin. Kızın yanından kızı hafifçe geçin, koluna hafifçe dokunup elinizle geride bir noktayı gösterin ve “merhaba, şurada dururken seni gördüm. Senin çok hoş olduğunu düşündüm ve merhaba demek istedim” deyin. Yine unutmayın bunu yavaş ve yeterince yüksek sesle, kızın gözlerinin içine bakarak, dik durarak ve yüzünüzde çapkın bir gülümseme ile söylüyorsunuz.

Eğer daha taşaklı bir erkekseniz, kızı geçip önünde kıza yüzünüzü dönün (kızın saat 12 yönünde) ve aynı şeyi söyleyin. Yavaş ve yeterince yüksek sesle, kızın gözlerinin içine bakarak, dik durarak ve yüzünüzde çapkın bir gülümseme ile … unutmak yok. En maskülin durdurma şekli bu ama tabii taşak istiyor azıcık.

Kız sizin konuşmanızın ilk cümlelerini anlamayacak bile. Asıl önemli olan vücut dili, göz teması, çapkın gülümseme, ses tonu ve konuşma hızı. Aslına bakarsanız siz kızla değil, kızın bilinç altı ile konuşuyorsunuz ve bu vücut dili ile yapılır, kelimelerle değil. Kıza doğru eğilmeden dik durmanız, hızlı değil yavaş konuşmanız, gözlerinizi kaçırmadan gözlerinin içine bakmanız ve stresli bir ciddiyet yerine çapkın bir gülümsemeye sahip olmanız aslolan. Çoğu kadın, bu maskülin belirtilerin sahibini durup dinleyecektir. Bunları yapamayan erkeği ise “git işine be” diye tersleyip yoluna devam edecektir.

Bunları çalışmak için kendinize bir wingman (sağ kol) bulun ve birlikte birbirinizi durdurup yorumlayarak pratik yapın.

Yığma

Açılış aslında en kolayı. Eğer bir model takip etmiyorsanız problem kızın durup sizin ne diyeceğinizi dinlemesi ile başlıyor zira eğer belli bir modeli takip etmiyorsanız ne diyeceğinizi bilemeyeceksiniz.

Öncelikle unutmayın, kız eğer açılışa olumlu tepki verdi ise niyetinizi biliyor, kadın – erkek olarak tanışmayı istiyorsunuz. Durdu diye size hemen verecek değil tabii, size yeterince cool buldu ve bizim “belki” bölgesi dediğimiz bölgeye attı. Kur yapma performansınızı izleyecek ve sizi daha fazla deneyimlemeye ya da orda bırakıp gitmeye karar verecek.

Bu aşamada kızın beta iyi çocuklardan zilyon kez duyduğu “nasılsın, ne yapıyorsun, nerelisin, öğrenci misin” gibi sıkıcı sorulara girerseniz kaybedersiniz. Yine unutmayın ki her ne kadar maskülin duruşunuz size kızın karşılaştığı erkeklerin yüzde 80i olan beta sürüsünden ayırmış olsa da, imaj olarak daha tam dışarıda değilsiniz. Bu sorularla gerisin geri sürüye dönmeyin.

Bu aşamada çoğunluk gibi yapmayacaksınız yani soru sormayacaksınız. Konuşmanın gelişimini ve yükünü elinize alacaksınız. Soru sormak yerine gözlem yapacaksınız, tahmin yürüteceksiniz. Emin olun bu şekilde daha az sıkıcı ve daha çok ilgi çekici bir konuşma yığabilirsiniz. Bu işte iyi iseniz, “suçlama” yapabilirsiniz ama bu ileri aşamalarda yapılabilecek birşey.
Peki gözlem yapmak ne demek? Kızda gördüklerinizden çıkarım yapıp kıza söyleyeceksiniz. Bunu yaparken de açılıştan köprü yapacaksınız:

Açılış: “Pardon … Şurada beklerken seni gördüm … Bence çok hoşsun bir merhaba demek istedim …”
+
1 saniye duruş
+
Köprü:” Farkettim de …”
+
Yığın: “tamamen siyah giyinmişsin. Avukatsın sanırım …”

Şimdi, eğer kızda gerçekten tahmin için bariz bir özellik varsa işiniz daha kolay. Bu nedenden dolayı dil biliyorsanız İstanbul gibi büyük şehirlerde, yabancı kadınlara yürümek daha kolay. “Farkettim de, Türke benzemiyorsun. Tahminimce Ukraynalısın” gibi kolay bir giriş imkanınız var. Ya da kızın elinde Üniversite Hazırlık Kitabı varsa “farkettim de, test kitabı taşıyorsun. Üniversite sınavına hazırlanıyor olmalısın”. Ya da kız gym kıyafetiyledir ve siz “farkettim de, gym kıyafeti giymişsin. Sanırım gymden geliyorsun”.

Eğer kız birşey söylemiyorsa “doğru tahmin ettim mi” diye sorun. Kızın sizin tahmininizden sonra evet ya da hayır demesi topa girdiğini gösterir. Yanlış tahmin etmekten korkmayın.

Ha bu arada hala dik duruyorsunuz, sesiniz kalın ve konuşmanız yavaş, kızın gözlerine bakıyorsunuz ve gülümsemenize devam ediyorsunuz. Vücudunuzu kontrol altına almayı öğrenin. Konuşma sırasında kızlar genelde daha kısa olduğundan kıza sesinizi duyurmak için kıza eğilme ihtiyacı duyacaksınız (çok fena bir vücut dili hatası), asla yapmayın. Ya da kız sizinle konuşuyor diye çapkın gülümsemenizi bırakıp, sahibinden bir kap mama almış köpek yavrusu gibi sırıtmaya başlayacaksınız, yapmayın. Heyecandan veya kızın çok olumlu tepki vermemesinden hızlı konuşmaya başlayacaksınız, yapmayın. Kıçınızda kurt varmış gibi kımıldayıp durmayın, ağırlığınızı bir ayağınızdan diğerine vermeyin. Eğilip büzülmeyin. Unutmayın asıl planınız şu: siz kızla ilginç bir muhabbet kurarken vücut dilinizin arka planda kızı tavlamasını bekliyorsunuz.

Şimdi eğer maskülin erkek psikolojisinde iseniz ve hala vücut dilinizi koruyorsanız kızın ne dediğini dinliyor olmalısınız. Çoğu erkek konuşmayı bir yere götüremez zira heyecandan ya da kıza ne diyeceğini düşünmekten kızı dinleyemez. Rahat olun ve kızı dinleyin.

Paslaşma

Yığma işini basit tutun ve hemen heyecan uyandırma adımına geçin. Eğer kızı dinliyorsanız (adrenalin patlamasından dolayı bu o kadar kolay değil) kızın dediklerine birşey söyleyip kıza geri atıyorsunuz ve bir süre böyle bir kız – bir siz olacak şekilde paslaşarak konuşuyorsunuz.

Çoğu yeni başlayan, heyecandan kızın dediği hiçbir şeyi dinlemediği için burada çuvallar. O nedenle kızı dinlemek önemli.

Tecrübeli bir gündüz oyuncusu, kızın cevabından (yukarıdaki örneklerden devam edersek mesleği, nereli olduğunu, üniversiteye hazırlanıp hazırlanmadığı ya da gymden gelip gelmediği) çok güzel bir muhabbet çıkarır. Burada kıza pek iş çıkarmadan. Böyle bir konuşma, tam anlamıyla erkeğin dominant olduğunu, lider olduğunu gösterir. Kızı erkek durdurmuştur ve konuşayı o açıp geliştirmektedir. Kadınlar bu tip özgüven gösterilerine bayılırlar. Size telefon numaralarını vermeseler bile onlar için hoş bir anı olursunuz.

Kızın cevabına göre konu geliştirmede model, kıza hafif alaycı ama komik birşey söylemektir. Kızın gymden geldiğini varsayalım. Yani evet, gymden geliyorum dedi. “Seni bir an gym aynası karşısında selfie çekerken düşündüm de şimdi! Çoktan instagramına atmışsındır bile 😊” Ya da yabancı kadın “Ukraynalı değilim, Almanım” dedi. “Almanya mı? Bir an böyle kafamda beer festte geleneksel kıyafetle bira dağıtırken canlandın 😊”. Yani herkesin yapabileceği “a öyle mi ben de gyme gidiyorum” ya da “Almanya mı? Geçen sene gitmiştik” gibi sıkıcı konuşmalardan farkınız olur.

Dikkat edin, bu modelde kafada canlandırma şablonu kullanılıyor. Ve en önemlisi de kızın merkezinde bir konuşmaya yürüyorsunuz. Hafif alaycı olmanız önemli zira bunu yaparak kıza, yürüyen siz olsanız da, o kadar kolay lokma olmadığınızı gösteriyor. Kıza, ona hafif takılacak cesaretiniz olduğunu gösteriyor. Tamam söyledikleriniz size klişe ve hafif aptalca gelebilir ama burada amacınız kızın karşılık vermesi ve sizinle konuşmaya girmesi.

Bu konuşma esnasında eğlenceli, flörtöz ve ilginç olmayı unutmayın. Ve tabii ki vücut dilini. Bu biraz doğaçlama gerektirir ama entellektüel olarak zihnini besleyen, iyi uyumuş, iyi beslenen ve disiplinli bir erkek için çok zor birşey değildir. Sonuçta stand-up komedyeni performansı göstermeniz gerekmiyor, flört ediyorsunuz. Fakat hızlı düşünme ve ince zeka burada size çok yardımcı olacaktır.

Siz yukarıda bahsettiğimiz gibi yavaş yavaş “gym deyince aklıma …” konuşmasını yaparken “Zoka Noktası” denilen zaman için dinlemede olun. Bu kızın size durdurup birşey söylemesi anıdır ve genelde Zoka Noktasına gelmek demek, kızın sizden yeterince hoşlanmış olması ve size sorular sormaya başlaması demektir.

Zoka noktasını gördüğünüz anda 4. Aşamaya geçiyorsunuz: Yatırım

Yatırım

Zoka noktasından itibaren enerjiyi azaltıp, kızın iş yapmasına geçiyorsunuz. Tebrikler. Bu ana kadar işi hep siz yaptınız ve artık sıra onun yatırım yapma zamanına geldi.

Buraya kadar sizin kızı durdurmanızdan itibaren 2 – 3 dakika geçmiş olması lazım. Zoka Noktası ile ilgiyi gördüğünüz an, vites değiştireceksiniz. Bu noktada kızın biraz iş yapmasına ve yatırım yapmasına izin verin.

Bu aşamada cevabı tek kelime olan sorular sormamaya dikkat edin. Mesela “hangi dersaneye gidiyorsun?”. Bunlar erkeklerin konuşma tarzı ve kızlar için sıkıcı. Soracağınız sorular kızların tarzında cevaplara giden, ucu açık sorular olmalı. “Gittiğin dersane nasıl memnun musun?” gibi. Ya da “gymde ne tür bir program çalışıyorsun?” “Avukat olmadığın zamanlar zevk için neler yaparsın?”

Bu aşamada yavaş yavaş kendiniz hakkında da kıza bilgiler vermeye başlayın. Ne iş yaparsınız, neden şu an oradasınız, nerde yaşıyorsunuz vs … Telefon numarasını aldıktan ya da bir kahve içmeye oturduktan sonra aklında gerçek etten kemikten bir erkek kalmalı.

Kendisine yaklaşan, cesur ve eğlenceli biri ama gerçek biri, yılışık bir çapkın değil.Yatırım aşamasında 2 – 3 dakika daha sohbet edin. Eğer bu aşamayı atlar ve hemen kızın numarasını alırsanız, kız yeterince yatırım yapmadığından size hemen unutacaktır ve mesajınıza da cevap vermeyecektir.

Kapanış

Başlangıçtan itibaren 6 – 8 dakika zaman geçti ve kız yeterince yatırım yaptı. Sıra kapanışta. Bu ilk karşılaşmayı bitirme zamanı. Ve bunu da siz yapacaksınız. “Dinle, şimdi gitmem lazım ama seni bir daha görmek ve birşeyler içerken daha çok konuşmak isterim.” Bunun ardından telefonunuzu çıkararak “numaran nedir?” diye sorun.

Kıza kendi numaranızı ya da kartınızı vermeyin. Kızı rahat hissetirmek için onu zararsız br aktiviteye çağıracağınızı da söylemeyin. Güçlü ve kadın – erkek ilişkisi imalı bir şekilde başladınız ve öyle kapatın.

Unutmayın bu kardeşçe bir sohbet değil. Saldıray Abi olmanıza gerek yok ama kız ne istediğinizin farkında ve buna ragmen 6 – 7 dakikadır sizinle konuşuyor. Erkeksiniz ve onu istiyorsunuz. Bu kadar basit.

Bazı kızlar size telefon numarası vermek istemeyecektir. Bunun bir sürü nedeni olabilir. Bunun yerine size sosyal medya iletişimi önerecektir, Instagram gibi. Farketmez, alın. Hatta kız size numara vermezde, sosyal medya bağlantısı isteyin. Burada kız size bloke edebileceği için buna daha rahat evet diyecektir. Sosyal medya bağlantısı telefon numarası kadar iyi değil ama buradan da kız kaldırırsınız merak etmeyin.

Kızı birşeyler içmeye de davet edebilirsiniz ama bu aynı zamanda o günü kapamak anlamına da gelir. Fakat artısı ise bütün o mesajlaşmaları bir kenara atarak hemen ilk buluşmaya geçmenizdir.

Nasıl kaparsanız kapayın, bir kız bulunca durmayın. Birden fazla kızın telefonunu almak daha iyidir. Birden fazla telefon numarası ya da kontak, sizin tabak çevirmeniz anlamına gelir. Opsiyonlarınız olması, sizin tek tek kızlarla daha az muhtaç ve heyecanlı olmanızı sağlar. Ayrıca kızla o ilk karşılaşma nasıl geçerse geçsin, kızların önemli bir kısmı sonradan iletişime geçmeye çalıştığınızda sizi cevaplamayacaktır.

Gündüz oyunu oynuyorsanız kırmızı haplı çocuk oyunu oynamanız lazım, mavi haplı çocuk oyunu değil. Pompalı tüfek yöntemi ile avlanıyorsunuz, sniper değil.

Kadınlarla tanışma konusunda ayrıntılı bir sistemi, Çekici Erkek Kitabı Serisinde bulabilirsiniz.

Saha raporu – Hücum borusu çalarken siperde yatan silah arkadaşı

Zamanında iş için sık sık İstanbul dışında bir büyük şehre gittiğim bir dönem oldu. Eskiden üniversiteden tanıdığım Sibel’in, o şehirde yaşadığını farkettim. Facebook’tan telefonunu alıp mesajlaşmadan sonra, bir iş gezimde buluştuk.

Benim o dönem yoğunluktan ve arda arda gelen birkaç başarısız girişimden dolayı bir seks hayatım yok. Parama kıyıp açlığı başka yollardan da gidermiyorum. Anlayacağınız ibrem 200’de. Sibel de çok hoş hatun. Çok dar bir kot ve dar bir kazakla buluşmaya gelerek ibremi 250ye çıkaran bir hatun.

Neyse beraber bir yemek yedikten sonra beni arabasıyla bir bara götürdü. Orada bir şişe şarap aldık. Araba kullanacağı için şişenin çoğunu ben içtim. Mesaj oyununda iyi flörtleşmiştim ama gecenin gidişatı benim çenemin düşmesi ile pek cinsel gerilimsiz devam ediyordu. Ama ayağıma gelen bir fırsatla gece hızla değişti. Bana birkaç fotoğraf göstermek istedi ve ben de “dur yanına geleyim daha rahat” diye karşılıklı oturmaktan, yan yana oturmaya geçtim.

Tüyo 1 : karşılıklı oturduğunuz kızın yanına bu bahaneyle geçebilirsiniz, gecenin o saatinde hala yatak ihtimalini canlı tutan hatun itiraz etmez ama itiraz etmedi diye yatacak varsayımı yapmayın.

Burada yarım saat kadar bacak açık klasik alfa oturuştan sonra kız yanıma sokulmasa da kapanmadı da. Sonra dışarı otoparka yürürken havanın soğuk olmasından dolayı üşüdüğünü söyledi. Gecenin ilk kinosunu da o zaman yaptım. Ceketimi al demedim tabii ki, gel sarılayım ısınırsın dedim ve hiçbir itiraz göstermeden gelip sarıldı (IOI 0’dan 100’e 5 saniyede ).

Arabası ile beni otelime bırakmak üzere yola çıktık. Klasik “içkiden sonra kahveye ihtiyacım var” geyiğine başladım.

Tüyo 2 : Bu söz genellikle kızı eve bırakırken eğer kızın niyeti varsa, gel sana kahve yapayım ile karşılanır. Eğer bu gelmezse, Plan B bende kahve içelimdir. Evde kahve olup olmamasını takmayın, genelde o kahve içilmiyor.

Benim aklımdan odamda kıza kahve yapmak geçiyor ama hatun “bende Türk kahvesi var” deyiverince “Ooo, tam istediğim şey” diyorum ve “tamam, bana gidelim” diyerekten ona gidiyoruz.

Kızın evine varıyoruz. Kapı kapandıktan sonra daha montlar çıkarmadan öpüşme, falan derken kızın yatağına atlıyoruz. İbrem 300, damarda alkol. Bütün gece sıçtık derken son anda işler zafere koşuyor ve ben de pek bir hararetliyim. Zar zor her şey üstümüzden çıkıyor (dar kot pantolonlardan nefret ediyorum), hatun kollarımda kıvranıyor ve ben son atağı yap … amıyorum. Bu aşamada devreye girmesi gereken silah arkadaşım siperde uyuyor maalesef. Tık yok. Belki içkiden, belki ibrenin 300lerde olmasından dolayı gelen onca heyecandan ama muhtemelen ikisinden birden. İşin sinir bozucu yanı da kahve muhabbetinden evin garajına kadar tam bir bayrak direği olan ve saklamak için takla attığım silah arkadaşım, hücum zamanında büzüşmüş yatıyor!

Bu olay başına gelmeyen adamlar vardır muhtemelen ama benim, 20lerimde birkaç kere başıma geldi. Ya artık heyecan yapmadığımdan, ya porno izlemeyip çok daha az mastürbasyon yaptığımdan, ya sigarayı bıraktığımdan ya da içkiyi asla fazla kaçırmadığımdan 30larımda başıma gelmedi. Biz erkekler bu konuya girmekten çekiniriz ama ben size anlatayım … anlatayım da stres olmayın. Olur böyle şeyler ama biz erkekler bunu kadınlardan daha fazla takıyoruz. Biz taktığımız için de gece bok oluyor. Bu durumda yapılması gereken olayı takıyor gibi konuşup takmamaktır.

Hatun “ne oldu?” diye soruyor ama o pozisyonda içerde olması gereken arkadaş kapıda bile olmadığından ne olduğunu anlamaması imkansız. Bu tür bir şey başıma ilk geldiğinde yerin dibine geçip, depresif bir ruh haline girmiştim (böyle şeylerin arada olduğunu bilecek tecrübem olmadığından), sonucunu gördükten sonra strateji değiştirdim. “Kaleyi fethetmeye geldim ama koçbaşı kalkıp kapıyı tokmaklamıyor (o gece ortaçağ kale kuşatması ile ilgili bir geyik yapmıştık) … offf çok utandım” dedim ve kızın yanına yığıldım. Kız “önemli değil” dedikten sonra da hafif hafif arkadaşla oynamaya başladı. Bu arada öpüşüp koklaşırken 10 – 15 dkda “arkadaş” uyandı ve devam ettik. Başka bir keresinde “arkadaş”ta tık yok diye hatunla yatmıştık ve bir iki saat sonra “arkadaş” da kalkınca devam etmiştim. Ben tamamen başarısız tek bir gece gördüm, o da ilk defa başıma geldiği ve depresif moduna girdiğim gece idi.

Yani kısacası, panik yok. Buluşmada aşırı içmekten ve heyecandan uzak durun. Eğer başınıza böyle birşey gelirse de bozuntuya vermeyin. Kendinizi rahat bir pozisyonda hatunla yiyişmeye bırakın, çok geçmeden silah arkadaşınız hücuma kalkacaktır.

Kızlar hakkında kendi ergen halime öğreteceğim 10 ders

Son 20 yılda bir sürü Oyun oynadım ve birçok maceraya atıldım. İlişkilerin tadını çıkardım ve birçok güzel kızla kısa süreli ilişki de yaşadım. Ama her zaman böyle değildim. Şu an 40larımın başındayım. Ergenken, ilişki hayatım boktandı. 20 yaşına kadar milli olamadım.

Buna hiç gerek yoktu. Dünyanın en iyi parti oyuncusu olabileceğimi iddia etmiyorum ama yanlış inançlar ve tecrübesizlik nedeni ile de bir sürü fırsat kaçırdım.

Aşağıda eğer şansım olsa idi, ergen halime şu aşağıdaki 10 dersi verirdim.

1 – Rahatla, işler zamanla kolaylaşıyor.

16 yaşındayken, uzun süredir bu dünyadaymış gibi hissediyordum. İşler iyi gitmiyordu ve içimden bir ses daha da kötüye gideceğini söylüyordu. Sadece hiçbir zaman bir kız arkadaşım olmayacağından korkmakla kalmıyor, hiçbir zaman bir işimin olmayacağından yada kendime yetecek kadar kazanamayıp evsiz biri olup çıkacağımdan korkuyordum.

Bugün de ara ara negatif projeksiyonlar yapabiliyorum. Ama daha fazla tecrübeli olduğum için hayatın iyi ve kötü şeylerle dolu olduğunu biliyorum. Çok kötü şeyler oluyor ama iyi şeyler de oluyor.

Bunun yanında hayatım üzerinde, düşündüğümden daha fazla kontrol sahibi olduğumu farkettim. Çok çalışarak (oyun için olduğu gibi girişimcilik için de), kendi geleceğimi şekillendirebiliyorum.

2 – Kızı tanrıça mertebesine çıkarma.

Bu, muhtemelen genç bir erkeğin öğrenmesi gereken en önemli ders.

Hayatımın başlarında, aşk işlerim hep tahmin edilebilir bir yol izlerdi. Tek bir kıza odaklanırdım (genelde kahverengi saçlı ve ince – ağız tadım onca yıldan sonra bile değişmedi). Ama harekete geçmek yerine, bir şeyin olması için bekler dururdum ve kimya dersindeki “anlamlı bakışmalar”ın, ona olan ilgimi belirtmekte yeterli olacağını umardım.

Tabii ki bu berbat bir strateji idi. Ve hiçbir şey olmadan o geçen sürede, kızı her geçen gün daha fazla saplantı haline getirirdim. Bu da kızın benim gözümdeki statüsünü tanrıça seviyesine çıkarırdı ve ona sahip olamamanın acısı daha da şiddetlenirdi.

Bu kızları tanrıçalaştırarak bir yandan da bir sürü duygusal rahatsızlık biriktirirdim ama aynı zamanda kızı gerçekten elde etme şansımı da inanılmaz azaltırdım. Muhtaçlık aşikardır; kadınlar bir erkeğin ilgisini 6. his gibi algılayabilirler. Eğer erkek bu ilginin ardından hızlıca harekete geçmez ve istedikleri konusunda dürüst olmaz ise, o erkekten tiksinirler.

3 – Seninle gerçekten ilgilenen kıza git.

Kızları tanrıçalaştırmanın (oneitis) bir başka sonucu da benimle gerçekten ilgilenen kızları görmezden gelmemdi.

Okul yıllarımda, kızlarla şansımın çok kötü olduğunu söyler dururdum. Aslında, olan bu değildi. Benimle ilgilenen güzel kızlar vardı. Ama o an hangi kız benim saplantım ise, benimle ilgilenen kızları onun için görmezden gelirdim. Yani birçok iyi şansı kendi elimle kenara ittim.

Unutma, IOI aldığında (Indicator of Interest – İlgi Göstergesi ya da yürüme davetiyesi) mutlaka değerlendir – bunu yapmaman masada para bırakıyorsunuz demektir.

4 – Kıskançlık güçlü bir motivasyon kaynağıdır.

İroni şu ki, benimle gerçekten ilgilenen kızları görmezden gelmem, oneitisimde kıskançlık yaratarak ortaya çıkacak şansı da geri tepmem anlamına gelirdi.

Genç bir erkek olarak, kıskançlığın nasıl bir motivasyon kaynağı olduğunu farkedememiştim. Sürekli olarak “onu ancak onun hakkında ne kadar ciddi düşündüğümü göstererek elde edebilirim” mavi hap kavramına yapışıyordum.

Bu çok yanlış. “Onun hakkında ne kadar ciddi olduğunu” göstermek, cinsel heyecan yaratmanın en kötü; muhtaç ve aşırı yatırım yapmış biri gibi görünmenin en iyi yoludur.

Diğer kızların attığı yemlerden birini bile yakalasa idim, sadece hayatın tadını çıkarmakla kalmayacak, pazarda başka yerlerde de kendim için talep yaratacaktım.

5- Mükemmel olmaya çalışma.

Mükemmel olmaya çalışma. Onun “mükemmel erkek” tanımı ne diye tahmin etmeye çalışıp, o kalıba girmeye çalışma. Bu saçmalıklarla vakit kaybetme.

Lisede kızları gerçekten götüren erkeklere bak. Serseriler. Bu adamların “mükemmel erkek” olmayla vakit kaybettiklerini mi sanıyorsun? Tabii ki hayır. Bu adamlar basitçe dürüst, dobra ve kendilerini öne atabilen erkekler.

Benim stratejim “diğerlerinden farklı olmaya çalışmak” idi. Diğer erkeklerden radikal farklılık anahtar olsa da, daha erdemli olmaya çalışmak işe yaramaz. En azından bu evrende işe yaramıyor.

6 – Cinsel çekim önce gelir ve onun donunun içine pazarlıkla giremezsin.

Ergenlik dönemimde kızları elde etme stratejim pazarlık üzerine kurulu idi. Eğer ona neden benden hoşlanması gerektiği ile ilgili tüm nedenleri açıklayabilirsem, kız benim ne kadar mükemmel bir erkek olduğumu ve diğer erkekleri değil de beni seçmesi gerektiğini anlayacaktı. O zaman göremediğim şey, cinsel çekimin, mantığa oynamaya her zaman üstünlük sağlayacağı idi.

Benimle aynı zamanda okuyan Vinny Pringo’nun ise daha derin bir stratejisi vardı. Okuldaki oyun parkında tırmanma demirleri vardı. Öğle arasında, Pringo gömleğini çıkarır, demirlerde barfiks çeker ve kızlara gelişmiş omuzlarını, kollarını ve karın kaslarını sergilerdi. O zaman bunun “gösteriş” olarak küçümserdim. Bu “gösteri”lerden önce göğüs kaslarını yağladığına yemin edebilirim.

Pek doğal olarak, Pringo ileri yıllarımızda ama boğulurken ben kızlarla hiçbir yere gitmeyen “derin ve anlamlı” muhabbetlere çakılı kaldım.

Ham cinsel istek ateşlemek ile yakınlığın pazarlığını yapmak arasında seçim yapman gerektiğinde, her zaman ilkini tercih et.

7 – Önceliğin kendin olsun.

Bu nedenle – Vinny Pringo gibi doğal alfaların içgüdüsel olarak farkında oldukları gibi, önceliğin kendin olsun.

Kızın ne istediğini tahmin etmeye çalışma. Aslına bakarsan onu düşünmek için hiç zaman israf etme. Eğer barfiks çekmek istiyorsan çek. Futbol oynamak istiyorsan oyna. Keman çalmayı öğrenmek istiyorsan öğren.

Sen kızın istedikleri yerine kendi zevklerini tatmin etmeye odaklandıkça, daha çok kendi yolunda olacaksın ve bu da seni daha iyiye götürecek. Hiçbir kadın, bir erkeğin misyonunun yerini almak istemez.

(Çevirenin Notu : Amcığın 16 Buyruğu : II. Önceliğin kendi misyonun olmalı, kadının değil)

8 – Reddedilmek dünyanın sonu değil.

Lisedeyken, reddedilmekten ödüm kopardı : tüm problemlerimin temelinde bu vardı. Reddedilirsem, samimi bir şekilde göğün tepeme yıkılacağına ve bundan da sağ çıkamayacağıma inanırdım.

Tabii ki bu deli saçması idi. Gerçek şu ki hayatın her aşamasında reddedilmek engellenemez bir şey. Bir kitap yayınlamak isteseniz de birçok kez reddedileceksiniz, bir iş bulmak ya da iş fikrinize finans aramak istediğinizde de. İlişkiler konusunda durum neden farklı olsun ki?

Olgunlaştıkça reddedilmeyi kabul etmeyi değil, onu bağrıma basmayı da öğrendim. Reddedilmeyi bir nişan olarak göğsümde gururla taşımaya başladım. En azından erkeklerin ezici çoğunluğu korkuyla kilitleyen bir şeyi yapabiliyordum. Sadece bu bile beni sürüden ayırıyordu.

9 – Tüm kızlar aynı fikirde değiller.

Yukarıdaki maddeden devam edersek : bir kız tarafından reddedilmiş olman, bir sonraki kızın seni otomatik olarak reddedeceği anlamına gelmez.  Bu benim bir diğer yanlış inancım idi. Çevredeki tüm kızları aynı sanar, bir tanesinin seni reddetmesinin diğerinin de seni reddedeceği anlamına geldiğini düşünürdüm.

Bu, benim cinsel pazarın karmaşıklığını keşfetmemden önce idi. Farkettim ki, erkek cinsel pazar değeri statik değil. Amerika’da 10 üzerinden 3 bile alamayacak bir erkek, Şangay’da popüler erkek olabiliyor idi.

Erkeğin cinsel pazar değeri, bakana göre değişen bir şeydir.

10 – Eğer onu elde etsen bile, bu hayatının problemlerini çözmeyecek.

Ve son olarak da, diğer bir mavi hap fantazisinden kurtulman gerekecek. Uzun süredir arzuladığın o kızı elde etsen bile, sakın bunun senin hayatını mükemmel yapacağını ve artık hiçbir probleminin kalmadığını düşünme. Gerçek bunun tam tersi.

Talihsiz gerçek şu ki, bir kızla ilişki başladığında, asıl yük başlıyor.

Çeviri : 10 lessons about girls i would teach my teenage self today

Tinder Mesajlaşma Taktikleri – Tinder’da ilk mesaj ne olmalı

Daha önce Tinder mesajlaşma taktikleri – profilden yazandan yürümek yazısında da değinmiştik. Tinder‘da eşleştiğiniz kıza yazacağınız mesaj, kızın fotolarından biriyle ya da da biosunda yazanlarla alakalı olmalı. Benim şahsi fikrim eğer kızın fotosundan veya biyosundan yazacak birşey çıkaramıyorsanız, mesaj atmaya pek gerek yok ya da “Selam Merve. Ben Mahmut, nasılsın?” gibi bir şey yazmanız yeterli. Gerçek hayatta da kıza ilk söylediğiniz giyimi, görünüşü veya hareketleri ile alakalı olmalı ama Tinder’da (ya da Instagram’da) bu çok daha kolay zira bir şeyler düşünmek için vaktiniz var.

Aşağıda, benim Tinder’ımdan ve RedPill Reditt’te bu konuda yazılan bir yazıdan, cevap dönülen ve telefon numarasına giden birkaç örnek var :

Örnek 1 : Bio’da “Gelecekteki eski kocamı arıyorum” yazıyor.

B : “Hey Merve. Çocukları, evi, arabayı, yazlığı ve yatı; herşeyimi aldın. Senden nefret ediyorum. Bana en azından bir buluşma ve bira borçlusun. Bu sefer biralar senden.”

K : “Hahaha …”

Örnek 2 : Kızın profilinde Atatürk’ün fotosu var.

B : “İdealindeki erkek kriterleri, temsili olarak ikinci fotoğraftaki erkek ise, evde kalırsın sen, söyleyeyim. Öylesi 100 yılda bir falan gelir.”

K : “Hahaha … Ne yapayım çok seçiciyim.”

Örnek 3 : Kızın profilinde bir doğum günü pastasına üflerken fotoğraf var. Oda da “iyi ki doğdun” yazısı da dahil güzel süslenmiş.

B : “Ben şimdi senin kalbini çalarsam, sana o doğumgününü hazırlayan elemanın kalbi kırılacak ama.”

K : “Haha. O doğum gününü arkadaşlarım hazırladı.”

Örnek 4 : Kızın tek profil fotosunda 3 tane kız var. Kızın hangisi olduğu belli değil.

B : “Selam. Sen bu fotodakilerden hangisisin?”

K : “Söylemem tahmin et.”

B : “Bence en az güzel olanısın.”

K : “Sence en az güzeli hangimiz?”

B : “Söylemem tahmin et.”

Örnek 5 : Kızın fotoğraflarından birinde bir erkek var ve biosunda “erkek kardeşim” (ve pizza ve içkilerle ilgili bir şeyler daha) yazıyor.

E : Bahse girerim erkek kardeşin Tinder profilinde olmaktan gurur duyuyordur. Elemanı ilk buluşmalara da  getiriyor musun?

K : Tabii ki, sen abini buluşmaya getirmiyor musun? Hahaha.

E : Tabii ki getiriyorum. Yoksa yemeği kim ödeyecek?

Örnek 6 : Kızın Noel Baba elfi kıyafeti giymiş bir fotosu var.

E : Sen Noel Baba’nın elflerinden biri olmalısın. Söyle ona, Ferrari’nin anahtarlarını çorabın içine koymayı unutmuş.

K : 🙂 🙂 🙂 Gerçekten mi?

E : Evet gerçekten. Araba garajda yatıyor. O anahtarlar lazım bana.

Örnek 7 : Kızın ciddi bir ağırlık altında squat yaparken fotosu var.

B : Doğru söyle. O squattan kalkamadım ve yere kapaklandın değil mi?

K : 🙂 Hayır, gayet de güzel kalktım.

Örnek 8 : Kızın bir kayalık sahilde dalgalar içinde mayolu fotosu var.

B : Doğru söyle. O fotodan sonra bir dalga geldi ve Kate Upton’a olduğu gibi suya düştün değil mi?

K : 🙂 🙂 Evet, nereden bildin?

Örnek 9 : Kızın fotosunda kedisi ile fotosu var ve kedi pek sinirli bakıyor.

B : Kedin seni çok seviyor. Bakışlarından belli :p

K : Hahaha. Sever aslında ama selfie çekilmeyi sevmiyor.

B : Beni de böyle kafa kol yapıp selfie kassan ben de sevmem 🙂

Erkekler için Tinder Rehberi

Erkekler için Tinder Rehberi

Beta vücut dili – Buluşma / yürüme esnasında en çok sergilenen beta sinyalleri

Kızla konuşurken kıza doğru eğilmek oldukça bağıran bir beta hareketidir. Aşağıdaki eleman gibi. Bu bariz ilgi gösterir ki özellikle daha yeni karşılaştığınız bir kadına yapmanız, sizin muhtaç / aç olduğunuzu, yokluk zihniyeti ile kıvrandığınızı sinyaller. Aşağıdaki elemanın ellerinin beline doğru cebinde olması da, duygusal olarak stres altında olduğunu ve ezik hissettiğini sinyaller. Ya da en azından kendine güvensizlik hissettiğini.

Aşağıdaki iki duruş daha iyi. Maskülin ve kadına hiçbir şekilde ilgi sinyali vermiyor. Bu bir vücut dili nötrlüğü başlarda oldukça iyidir.

Kızla buluştuğunuzda en iyi oturma pozisyonu, yan yanadır. Zira bu pozisyondan kıza yakınlaşma, kino, vs. daha kolaydır. Kızla yan yana oturabilmeniz için daha önceden, yan yana oturmaya mecbur kalacağınız mekanlar belirleyip bunlarda buluşma ayarlamanız gerekli.

Ama bu şekilde otururken erkeklerin yaptığı en büyük hata, “öyle güzelsin ki senin için böbreğimi veririm” oturuşudur. Aşağıdaki oturuş.

Kadının vücudu erkekten uzağa dönük ama erkeğin tüm vücudu tamamen kadına dönmüş vaziyette. Burada erkek vücut diliyle aşırı bir ilgi sinyali veriyor. Ama kadının vücut dili ise adama ısınmadığını gösteriyor (adamın bu ilgisi ile de muhtemelen hiç ısınamayacak). Burada erkeğin ağzından çıkan ne olursa olsun hatuna verdiği mesaj şudur : “aman Allah’ım. O kadar güzelsin ki. Seninle birgün geçirmek için böbreğimi verirdim.”

Barlarda yapılan önemli beta vücut dili hatalarından biri de yürür yürümez tüm vücudunu kıza dönmektir. Bunun kıza sinyallediği, sen hiçbir çaba göstermesen de benim tüm ilgim sendedir. Bu gibi sinyaller ise, erkeğin kadınlar konusunda pek opsiyonu olmayan bir beta olduğunu sinyaller.

Bu duruş yerine, ilk yürümede aşağıdaki duruşu tutturmak daha avantajlıdır. Eğer kadın ilgiye pozitif tepki verirse yavaş yavaş ona doğru dönülebilir.

Bar demişken, içkili mekanlarda yapılan bir diğer beta hatası da içki bardağını havada, göğüs hizasına gelecek şekilde tutmasıdır. Erkeğin dik ve omuzlar geride durması, göğsünü ileri atması, onun duygusal olarak meydan okuması ve kolay kolay hiçbir şeyden etkilenmem manifestosudur. Aşağıdaki eleman gibi göğüsü kısmen ya da ortasından kapatan içki bardağı, erkeğin savunma pozisyonunda ve duygusal olarak zayıf olduğunu sinyaller.

Yukarıdaki fotodaki ölümcül hatalardan biri de pipet. Erkek adam pipetten içmez. Bunu sadece barlarda değil, her yerde hatırlayın. Pipet yok. Nokta.

Diğer yaygın beta erkek vücut dili hareketi de, nedensizce yüzünü veya boynunu ellemektir. Aşağıdaki iki fotoğrafta olduğu gibi. Bu tür hareketler, erkeğin kendisine güvensizliğinin, vücudu tarafından dışarı sinyallenmesidirler. Yüzünüzü ve boynunuzu kaşımak da dokunmakla aynı anlamdadır.

El ile ağız kapamak, klasik olarak kişinin dediği şeyin yalan olabileceğini sinyaller ama kadın – erkek ilişkilerinde, erkeğin kendine güvensizliğinin bir diğer dışa vurumudur.

Fotoğraf Kaynakları :

Alfa Male vs Beta Male

Eliminating Beta Male Body Language

How to tell he is into you.

2 Common Body Language Mistakes (Dating)