Kırmızı hap mantığı: Tehlikeli huylar – Bölüm 1

Geçen hafta, yeni başladığı düşük karbonhidratlı diete sadık kalmada problem yaşayan bir adamla muhabbet ettim. Stres olduğunda bu stresi, diet kriptoniti olan yemeklerle yatıştırdığını anlattı, yani bol yağlı ve işlenmiş karbonhidratlı yiyeceklerle. Konuşmamız devam ettikçe, bu huyunun nereden geldiğini bulmak için Sokratik metodu kullanarak beyninin içine daldım.

Bu, kendisini geliştirmeye odaklanmış her erkeğin arada bir yapması gereken bir şey. Oturup, hedeflerinize ters ya da verimsiz olduğunu düşündüğünüz huylarınızı masaya yatırıp, bunların neden kaynaklandığını bulmaya çalışın. Scott Adams’ın dediği gibi, bizler biyolojik bilgisayarlarız ve işletim sistemimizin nasıl çalıştığı üzerine büyük etki eden küçük kod parçalarını sıklıkla içselleştiririz.

Kendimi geliştirmeyi ilk denediğimde, fena sıçmıştım ve bu çoğunlukla alışkanlık olan davranışlarım yüzündendi. Bu nedenle, kendimi kendime “psikoanaliz” yaparken ve bu davranışların kaynaklarını belirlemeye çalışırken buldum.  Dahası, bu davranışlarımın nereden geldiğini bulup, hedeflerime ters başka davranışları da içselleştirmeyi önlemeye çalıştım.

Çocukluğunuzda aldığınız görünürde zararsız mesajlar, sizinle hayat boyu kalabilirler ve on yıllarca davranışlarınızı pozitif ya da negatif şekilde etkileyebilirler. Bazıları savunma mekanizmalarının yararsız bir şekilde kullanımını öğrenirler, bazıları kendi kendilerini sabote ederler, banal bir yaşamı kabul ederler ve kendi rahat alanlarından öteye geçmek için kendilerine bir kere bile meydan okumazlar.

Alışkanlıklar nereden geliyorlar?

Doğduğumuz andan itibaren, alilemiz, arkadaş grubumuz ve diğer birçok etken tarafından sosyalleştiriliriz. Klasik “TV tarafından yetiştirilen çocuk” örneğin, çoğunlukla uyumlu bir mesaj vermek için hazırlanan kurmaca bir çevre tarafından sosyalleştirilir. İnsanlar diğer insanları taklit ederek, diğer insanların değerlerini ve kafa yapılarını içselleştirerek ve diğer insanlardan gördükleri tepkilerle öğrenirler.

4 yaşındaki size olan bir şey, bilinçaltınızda halen varolup sizin 20, 30 veya 40 yıl sonraki halinizi etkileyebilir ve bazen daha da uzun süre etkisini sürdürebilir. Freud süper-egodan, bu tip içselleştirilmiş çocukluk olaylarından ve mesajlarından bahsediyordu. Bunlar içsel kural-koruyucunuza entegre olup, sizin dengeli bir ego ve ID kazanmanız için gerekli gelişmeyi engelleyebilirler.

Her birine örnek vermek için, kendisine değersiz olduğu söylenen biri, çoğunlukla buna önceden tahmin edilebilecek 2 şekilde tepki gösterir, ya üstünlük kompleksi ya da aşağılık kompleksi geliştirir. Bu nedenle de ya bir narsisist ya da bir bağımlı olarak büyür. İlkinde egosu tarafından yönetilmektedir, ikincisinde de süper-egosu.

Yemek yemeyi kendini yatıştırmak için huy edinmiş kişi, bunu muhtemelen çevresindeki birinden ya da bir akrabasından görüp öğrennmiştir. Bir kişi “tüm ailem şişman, bu bizim genlerimizde var” diyebilir ama bu yarı doğrudur. Zira bu yemeği hayatla başa çıkabilme mekanizması olarak kullanma huyu edinmiş bir aile de olabilir. Burada hem egoyu, hem de süper-egoyu bastıran bir ID vardır.

Oyuna Etkisi

Oyun ve baştan çıkarmaya baktığımızda, burada da içselleşmiş huy ve anlatımlarla uğraşıyoruz. Mavi hap çerçevesini benimsemiş bir erkek, “mavi hap oyunu” diye etiketleyebileceğimiz huylar geliştirir. Burada huyları, süper-egosunun çocuklukta içselleştirdiği anlatılardan kaynaklanır.

Bunlar, “sadece kendin ol” ve “ruh ikizi miti” gibi ‘gerçekleri’ de kapsar. “Eğer kıza yürümen başarısız oldu ise, kızın doğru kız olmaması” defolu mantığı, iki cinsiyetin de aynı şekilde çalıştığını ve düşündüğünü sanan eşitlikçi miti, ve bir çoğu. İçseleştirdiği bu mit ve yanlış inanışlar, davranışlarının temelini oluşturur. Ve defalarca tekrarlanan davranışlar da huy halini alır.

Bu nedenle, mavi haplı erkek manosphere’e geldiğinde, bu bloga ya da başka bologa veya redpill reddit’e gelsin farketmez, içselleştirdiği ve hayatı boyunca sahip olduğundan bihaber olduğu bazı ‘gerçekleri’ kafasından atması gereklidir. Bu, birçok açıdan travmatik bir olaydır ve erkek çoğunlukla acının 5 aşamasından geçmek zorunda kalır. Aynı zamanda da, davranışlarının doğallaşması için yeni huyları içselleştirmesi gerekir.

Erken PUA dönemi “2 – 3 tane açılış öğrenin ve bunları kullanarak 100 kere yürüyün” tavsiyesinin nedenlerinden biri budur. Zaman içinde bu, erkeğin doğal tepkisi haline gelecektir ve aynı zamanda onun yürüme korkusunu aşmasına yardımcı olacaktır. Temelde bu, mavi haplı erkekler için bilişsel davranış terapisidir. Ama bu noktaya gelebilmek için, erkeğin kendisini bağlayan huyları ve içselleştirdiği inançları belirlemesi gerekir.

Huyların Sokratik Metodu

Sokratik metodu bilmeyenler için anlatalım. Sokratik metod, kritik düşünceyi ve  altta yatan varsayım ve fikirleri ortaya çıkarmak için müşterek diyalog içeren, sorular sorma üzerine kurulu epistemolojik yöntemdir. Klasik metotta, sorular, sorgulanan hipotezleri zayıflatmak için içsel tanım ve çelişkileri ortaya çıkaran hipotezler ortaya koyar.

“Rich Dad, Poor Dad” yazarı Robert Kiyosaki, zengin baba ile fakir baba arasındaki algı farkını zıtlaştırarak, iş paraya ve varlığa gelince perspektiflerin ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Eğer kişi varlıklı birinin ya kötü biri olduğuna ya da servetini ahlaksızlık ve yolsuzlukla yaptığına inanırsa, bunun doğal sonucu olarak kişi servet edinirse, kendisini ahlaksız biri olarak yargılamalıdır. Bu genelde, para konusunda insanın kendi ayağına sıktığı davranışlara neden olur ve kişinin finansal olarak amaçladığı hedeflere ulaşmasını engeller.

Aynı şekilde, kişinin cinsel ilişkiler alanında içselleştirdiği inançlar, bu alanda kişinin kendi ayağına sıkıp geride kalmasına neden olabilir. Bunun klasik örneği, kendi niyetini saklayıp kadının kendisinin ne kadar “harika bir erkek” olduğunu yavaşça keşfetmesini sağlayarak ve bu sırada da hiç harekete geçmeyerek (açıkça yürümeyerek), kadın onun üzerinden reddedilme yükünü alacağına ve kendisinin ruh ikizi olduğunu anlayacağına inanan uydu erkektir.

Eğer erkek, kadınlarla oldukça başarılı olan “Piçin”, bu başarısını ahlaksızca davranmasına (ve kötü çocuk olmasına) borçlu olduğuna inanırsa, bunun doğal sonucu olarak da “iyi” bir çocuk olmak için, “Piç”in cinsel başarı için kullandığı tüm davranışları reddetmelidir. Eğer ilişkilerde “Piç” ya da “kötü çocuk” olarak anılan kişiyi, para konusundaki “zengin baba”ya benzetirsek, erkek ahlaklı olmak için, başarıya gidecek tüm değerleri, kafa yapısını ve davranışları yoketmelidir.  Yani temelde, “piçin karşıtına” dönüşen erkek, baştan çıkarmanın tam tersi şekilde davranmayı içselleştirir.

Bu içselleşmiş inanç genellikle erkeğin annesi, kız kardeşi veya diğer kadın kadın akrabaları ile başlar ve alfa erkek modelinin yokluğunda, amaç erkeği gelecekteki “gelin” için uygun bir “beta öder” olarak yetiştirmektir. Bu kadınlar erkeği, kadınların ve kendilerinin istediğini söylediği erkeğe çevirecek şekilde yetiştireceklerdir,  davranışlarıyla aslen istedikleri görülen erkek tipinde yetiştirmeyeceklerdir.

Eğer kişi Sokratik yöntemi kullanarak bu huyuna saldırmak isterse, “kadın erkek ilişkileri hakkında neye inanıyorum?” sorusu ile başlamalıdır. Bu şekilde ortaya çıkan listeyi eline alan erkek, bütün bu inançları gözden geçirerek kurtulması gereken inanç, huy ve özelliklerini içeren ikinci bir liste hazırlamalıdır (*)

Çevirenin Notu :  Kadınlar piçlere ve kendilerine kötü davranan erkeklere verirler diye bir inancınız varsa, o çocukların gerçekten o kadar da piç ve kötü mü olduğunu, yoksa sizin ‘kadın’ çıkarını değil de kendi çıkarını merkeze alan erkeğe (kendi çıkarınızı kadın çıkarı için feda etmenizi sağlamak için) kötü demeyi mi içselleştirdiğinizi ciddi ciddi sorgulayın. Bir ipucu vereyim : mavi taraftan kırmızı tarafa geçen birçok erkek, aslında o çocukların yaptıklarının çoğunun kötülük olmadığını, kadını üzmek gibi bir özel çabalarının olmadığını, sadece kadına değil kendine öncelik verdiklerini ve erkeğin önceliği olmaya çalışan kadının kendi kendine üzüldüğünü görürler. Ahlaklı ve iyi çocukların ise sinsi ve içten pazarlıklı olduklarını ve bunu Nietzche’nin köle ahlakındaki mekanizma gibi, ahlak maskesi ile (beceremediğin şeyi yapamıyorum dememek ama o şeyi yapmak ahlaksızlık demek) kapattıklarını görürler. Para kazanmaya imkanı olan ama bunu yapacak çabayı gösteremeyen memur zihniyetli orta sınıfın (gerçekten fakir olan insanlardan çok daha fazla oranda), zenginleri ahlaksız ve havadan para kazanan kötü insanlar olarak görmesi gibi.

Devamı Kırmızı hap mantığı: Tehlikeli huylar – Bölüm 2

Çeviri : Red Pill Logic: Dangerous Habits

Share this...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Author: Mahmut Abi

Sitenin 30luk Mahmut Abisi ve admini. Kendisini şimdilik sadece buradan ve sitenin twitter hesabından takip edebilirsiniz.

69 thoughts on “Kırmızı hap mantığı: Tehlikeli huylar – Bölüm 1”

  1. Çok faydalı bir yazı. Bu arada hocam bir tavsiye isteyecektim senden, 2-3 hafta önce bir kızla tanıştım bu kızın çerçevesine girdim, ve bu kız sanki beni uydu erkeği yapmak istiyordu. 5 gün önce “Kanka” şeklinde bir cümle kullandı sinirlenip konuşmayı bitirdim. Konuşmayı bitirişim hoşçakal kendine iyi bak şeklinde oldu. Çok betaca davrandım fakat yazışmalar ve kızın davranışları tekrar aklima geldi sanki gönlü varmış gibiydi fakat ben sıçmış sıvamış gibiydim. Ben tekrardan mesaj atmak istiyorum biliyorum yanlış fakat engel olamiyorum buna, intikam duygusumudur, oneits midir bilemiyorum. Ne yapmalıyım sizce hocam tavsiyelerini bekliyorum.

      1. Doğru söylüyosunuz hocam da bu isteğime ben nasıl engel olabilirim? Aklımı kemiriyor içimdeki betamıdır nedir. Tabak da çeviriyorum, başka kızlara da yürüyorum, YD falan alıp konuşmaya da gidiyorum gayet de başarılıyım. Fakat bu kıza gelince tekrardan düzeltmek istiyorum biliyorum asılsız fakat engel olmak zor oluyor. Tekrardan soruyorum bu isteğime nasıl engel olabilirim kısa bir tavsiyeniz var mı bunun içinde?

        1. Kızın numarasını, mesajlarını, sosyal medya mesajlarını sil, takipleri çıkar. İstesen de arayamaz hale gel. Bunu 5 dakikadan kısa sürede yapabilirsin. Eğer bunları yapmak yerine yine gelip bahaneler yazarsan buraya, boşver git ara, ona küçük süprizler yap.

          İlkelere göre değil de hislerine göre hareket edersen, istersen 1000 tabak çevir.

        2. kardeş bu ne iradesizliktir amk ya? ciddi ciddi soruyorum bunu? bu siteyi bu insanlar liseliler gelip de “abi o kıza nasıl yazmayacağım ağbiii” diye sulu gözlerle ağlasınlar diye bunca bilgiyi çevirmiyorlar.

          Yazılanları tam olarak kavrayabildiğinizi sanmıyorum zira kavrasaydınız “o kıza nasıl yazmama engel olacağım” gibi aptalca sorular sormazdınız. Gerçekten erkek olmayı becermeniz için onlarca makale yayınlamış durumda ve siz hala gelip o kıza nasıl yazmamanız gerektiğini mi soruyorsunuz?

          Acınacak haldesiniz.

          1. Beyler haklısınız fakat bu siteyle ve kırmızı hapla yeni yeni tanışıyorum. Öyle direk değişmek kolay değil yeni yeni hissediyorum kendimi. Bunu anlıcağınızı tahmin ediyorum sizin de böyle şeyler yaşayıp üstesinden geldiğinizi tahmin ediyorum. İçimizdeki betayı öldürmek o kadar kolay değil malum yapışmış yıllardır fakat eninde sonunda siktir olup gidecek. Yazılarınızı yazarken bunları da dikkate alın. yoksa dediğiniz gibi alt tarafı dandik bir kızı aramayacağım.

          2. Hocam bunun mucize yöntemi yok. Yöntemler şaşırtıcı şekilde çok basit. Bu yaşımda ben geçen sene öğretmen bir kızla flörtleşirken çerçevemi kaybettim (ben de az değilim, yazmıyorum değil mi böyle sıçtığım saha raporlarını :)), geriye dönüp aramak geldi içimden. Tüm telefon numarası, mesajlar, vs. silmem 3 dakika sürdü. Sonra pişman bile oldum “lan sen aslında çevirirdin o kızı” (senden farklı olarak ben bu hatunla 2 gece yattım da) diye ama arayacak numarası yok ki ikinci kez saldırayım 😀

            Kırmızı hapa yeni isen sana hemen en önemli teorilerden birini söyleyelim :

            Hareketler ve duygular birbirlerini çift taraflı etkilerler.

            Bir daha söyleyeyim :

            Hareketler ve duygular birbirlerini çift taraflı etkilerler.

            Eğer için içini yemesin istiyorsan, bu duyguna “hadi bakalım, şimdi ne yapacaksın amk” diye bir hareket çekmen lazım. Ama mavi hapın masal dünyasında, bir mucize hapla beraber için içini kemirmesinin geçmesi ve bu sayede de kızı tamamen unutmak sanki kutsal yolmuş gibi algılanır.

            Kırmızı hapla, düşünce gücü ile korku, acı, arzu, vs … hissetmemeyi öğrenmeyeceksin. Bunların varlığında bile doğru olanı yapmanın pratik faydasını öğreneceksin. Bu duygular her zaman gelecekler, ama sen onlara meydan okuyan hareketler yaptığında bunların yok olacağını görecek ve öğreneceksin.

          3. Sizin bile böyle kötü deneyimleriniz varsa biz acemilerin böyle kötü deneyimleri “acınacak” halde olarak görülmemeli. İnsanız sonuçta bir anlık gaflete düşebiliriz duygularımızın öne geçtiği zamanlarda olabilir ve görüyorum ki senin de olmuş Mahmut abi😁 önemli olan böyle duygulara tekmeyi vurabilmek senin de dediğin gibi bu duygulara meydan okursak zamanla yok olur. Ben bunların hepsini yapacak iradeye sahibim, değilsem bile de olacağım. Bizi değiştirecek mucize bir hap beklememeliyiz kendimiz mücadele etmeliyiz ki benliğimizin farkina varalim. Fakat içimizde ki betayı öldürmek zaman alıyo, bu zamanıda değerli geçirmek lazım. Bu zamandada benim gibi böyle herhangi bir kıza tekrardan mesaj atsammı gibi düşüncelere kapılan adamlar oldukça normal olarak görülmeli. Direk “acınacak halde” damgası vurulmamalı.

          4. Bu duygular yok olmayabilir. Jordan Peterson’un dediği gibi insanlar kendi istekleri ile korkuları ile yüzleştiklerinde, korkular zayıflamaz, insanlar korkularından daha güçlü hale getirir.

            Sana bunları yaptırmak isteyen “ya bu o özel kızsa ve sen onu kaçırırsan” ile “ya bir daha kız bulamazsam” adlı iki gerçekdışı ama yaygın mavi hap korkusu. Bunlara meydan oku. Onlar sana “bu kızı kaçırma” derken sen onların gözünün içine bakıp “aha sildim tüm bağlantıyı amk, ağlayın ibneler” diye meydan okursan, güçlenirsin.

          5. Ayrıca kelimelere de fazla takılma. Burda “acınası” kelimesine aşırı takıldığın bariz belli. Feminen bir özelliktir.

    1. “hoşçakal kendine iyi bak şeklinde oldu.”

      bu cümle tam bu rezil,rüsvalık hahahah.

      bi dahakine hiçbir şey demeden direk engeli bas.

      ben de bir tane hatuna dururken kanka diyorum amacım onu uydu kadınım yapmak bu durumda nasıl devam etmem gerekir ?

      1. Kadınların ilişkilerde para birimi ilgidir, erkeklerin seks. Birini uydu yapmak, feminene artı sağlar, erkeğe değil. Bir kadını nasıl uydu yaparsın konusundan daha önemlisi, kadını uydu yapmak isteğine neden olan feminenlik sende neden var sorusudur.

        1. Ben her kızdan seks beklemiyorum bazılardan da ilgi istiyorum.İçimde feminenlik olması cinsel yönelim itibariyle normal bir durum.

          Sorumu cevaplayacak mısın Mahmut Abi ?

          1. Benim feminen olmayla ilgili tecrubem sifir. Bu soruyu cevaplamaz ama bir kadina sorsan daha iyi.

          2. Bir kadın asla bir erkeğe gerçekten tavsiye vermez.Neyse yine de teşekkürler.Bu durumu kendi keşfetmem gerekecek,gerek gözlemlerim gerek tecrübelerimle.

          1. izmir için telegram grubu açılıyorsa ben de katılabilirim link paylaşırsanız.

      1. İzmir’de, Kordon’da, Karşıyaka’da, Bostanlı Sahil’de daygame yapacak o kadar çok imkan var ki, çok şanslısınız lan. Ankara’dan İzmir’e 5 günlük gezmeye gelmiştim. Her taraf taş gibi İzmir kızları, öpüşen, yiyişen çift falan dolu olm. Öyle bir ortamda çılgınlar gibi daygame yapılır, hatunlara yürünür. Çok şanslısınız çok kıymetini bilin.

  2. Mahmut abi, kötü durumdayım. Halen işin özünü kavramış değilim. Çok sürüncemedeyim. Abi şimdi birkaç ay hiç kız meselesi ile uğraşmayıp sadece monk mode ile kişisel gelişime mi odaklanmak gerekiyor. Hayatımın merkezine kendimi koyamıyorum bir türlü. Kızlarla da hiç aram yok. Üniversite hayatı boyunca hiç sevgili edinmedim. Şimdi mezun oluyorum sınav vs var. Anlayacağın sosyal yönden kötü durumdayım.

  3. Merhabalar Mahmut abi.Şu makaleleri kategorilere bölsek iyi olmaz mıydı?Mesela Oyun,Saha Raporları,Vaka çalışması gibi.

    1. aslında makalelerin tagları var zaten. sen o tag e geldiğinde onunla ilgili makaleler sıralanıyor sadece.

  4. 5,5 6 olan bizi beğenen hatunlara karşı tutumumuz nasıl olmalı trp’ye göre? Şahsen pek yanaşmak gelmiyor içimden ama elime kız degmedigini varsayarsak ilk basamaklar olarak görebilir miyiz?

    1. 5.5 – 6 kız çirkin değildir. Sadece çok pırıltılı değildir o kadar. Ben şahsen vücuduna bakan bir HB6yla eğer ciddi bir kusuru yoksa hiç tereddüt etmem. Benim gibi yaşı büyük olanlar tecrübe etmiştir, bu HB6 hatunların önemli bir kısmı size dışarda hiç çekici gelmez (genelde giyim kuşamlarından ve erkeklerin ortalama üstü çekici bulduğu hatunlar gibi makyak bilmediklerinden vs …) ama kızı çıplak görünce anlarsınız aslında göründüğünden bir tık daha güzel olduğunu.

      Şunu da hep söylüyorum, “ille de HB7 – 8 olsun yoksa malafat elimde doysun” mantığı çok yaygın bir beta mantığıdır. HB6 bir hatunla bir senedir çıkan arkadaşını aşağılayan ama bu bir sene boyunca HB8 takıntısından elini sikmekten başka bir halt beceremeyen adamlar gördü bu gözler. Yanlış anlama, çirkin de olsa yürüyün demiyorum. HB5.5 ve üstü çirkin değildir ama beta, güzellikten büyülenme ve güzelliği tanrıçavari bir sihir görme özrü nedeniyle HB7.5 altını tamamen yok sayar.

  5. 1.Bi kadın bana tanışmak istiyorum arkadaş olarak yazdı.Ben de tamam tanışalım arkadaş olarak,sor bana neyi merak ediyorsan dedim.Bundan sonra ne yapmam gerekiyor ?

    2.Bi kadın buluşmaya bilerek geç geliyorsa nasıl bir tepki vermeli ?

    3.Kadınlarla küfürlü konuşmalı mıyız ?

    1. 1. Genel de erkekler yazdığı için kadınlara önce kadını rahat hissettirmen gerekiyor çünkü yaptığı şey doğaya aykırı. Aynısı başıma geldi olabildiğince rahat hissetmesini sağladım, sürtük gibi hissetmemeli.
      2.Ben de tam çözümü bilmediğim için 10dk geç kalıyorum. Ama fazla siklememek en iyisidir. Hatta o sıra birisiyle orda ayak üstü muhabbet kurarsan kızın kafasın da “aaa 2dk yalnız bırakmaya gelmiyor” diyip çekimi arttıradabilir. Ama bu konuda sakın ağlayıp sızlama, şikayet etme
      3.Cinsel çekim, küçük atışmalarla başlar, fiziksel temasla desteklendiği kadar küçük küçük küfürlü şakalarlada “hani bak bunlar normal şeyler ağza alınıyorsa içimize niye almayalım ki” tadında bir ortam yaratılabilir. Uslubum için kusura bakmayın; zeki, çevik, ahlaksız olarak devam ediyorum.

      1. 1. Genel de erkekler yazdığı için kadınlara önce kadını rahat hissettirmen gerekiyor çünkü yaptığı şey doğaya aykırı. Aynısı başıma geldi olabildiğince rahat hissetmesini sağladım, sürtük gibi hissetmemeli.

        Bu çok yanlış bir strateji. Kadını rahat hissetirmek isteyen adam genelde arkadaş oyununa düşer ya da kadını seks eşiğinden aşıramaz. Hatunu sürtük gibi de hissetirmeyin ama burda orta yol bulmanız lazım. Cinsel gerilim belli bir miktar gerilim ister.

        Kız bana tanışalım ama arkadaş olarak derse ve eğer de kız yürünme potansiyelli bir kızsa,
        (a) “tamam ama ya kalbini çalarsam napıcaz?, öpmek yok ona göre” falan derim. Ki devam ederse neye maruz kalacağını ve başlangıç bağlamını bilsin.
        (b) Ya da bir kızın başından “arkadaş olarak” bağlamı kurmasını shit test ya da hakaret olarak varsayıp görmezden gelmek de başka bir strateji. Şahsen ben kızlardan arkadaş yapmıyorum yani kızla tanışmamak problem değil.

    2. -1de ben olsam senin yerinde “tanışalım ama arkadaş kalabileceğimizi pek düşünmüyorum .d” yazardım
      2- bilerek geç kalıyorsa nextle araya başkasını koy ama kızı bizden daha iyi tanıyosun kızın aklında “erkenden gelirsem ona düşkünüm sanar beni terkeder” düşüncesi de olabilir her şey kırmızı hap değil
      3- her cümlenin sonuna amk ananı sikm yazma hatta telefondan konuşma yüzyüze konuş telefon sana gereksiz panik yapar

      1. 1-Ortalama bi tip.

        2-Benim dakik olduğumu ve bekletilmekten hoşlanmadığımı biliyor.

        3-Bana karşı bilerek “hata” yapıyor ve ben küfrederek tepki koymak istiyorum ama abartı olacağını düşünüyorum.

        1. 1 – Asıl böyle hatunlar herşeyi erkeğe ödetir. Parayı erkekten almaya alışmıştır. Pahalı yerlere zorlamadığı sürece sorun yok. Ama arada çaktırmadan elini cebine attırmaya çalış. Örneğin cüzdanını unutmuş gibi yap. Eğer mırın kırın ediyorsa siktir et.

          2 – Senin dakik olman seni bağlar, kadını değil. Kadınlar geç kalırlar. Eğer buna tahammülün yoksa, kalmayanını bul ama kadınların 80%sini elersin. Bu lüks de senin ne kadar kolay kadın bulabildiğine bağlı. Ama gereksiz yere kişiselleştirme (bilerek diyerek)

          3 – Sana karşı hata yapanı nextlersin. Küfür ile sosyal statünün algısını düşürürsün. Bunun haberi yayılırsa piyasan etkilenir. Tabii hata ne acep. Bir kere sana hata yapan kız kız arkadaşın mı yoksa olmayacak duaya amin demeye çalışarak yapıştığın bir kız mı? Sana hata yapan kızı nextlemiyorsan, “gel beni aşağıla” diye kıza yeşil ışık yakıyorsundur. O zaman küfürü kendine salla. Hayırdan anlamayan erkek, aşağılanmayı hakeder.

          1. mahmut hocam. bu hesap meselesi için siz ne yapıyorsunuz? ilk buluşma da genellikle ben öderim. ama doğru mu bu yaptığım?

          2. Aynen, ben de ilk buluşmaları öderim. Bu konuda eşitlikçi olmaya gerek yok. Fakat ben ilk buluşmayı 2 basamağa ayırıyorum. İlki starbucksta oluyor ve burada hoşlaşmadığım kızı 2. aşama olan daha pahalı birşeyler içmeye götürmüyorum.

          3. 1-Ben de direk siktir çektim bana ısmarla diyince.

            2-Evet dediğin gibi kızları elerim ve sadece dakik olanlarla takılırım ama bu bana karşı ilginin azalması demek.İlgi hoşuma gidiyor mecbur katlanacaz.

            3-Hata dediğim daha sevgilim olmamışken arkadaşı ve flörtü olarak yaptığı küçük hatalar.Misal ben seslendim beni duymadı gibi.Abartmayı seven bir insanım ve aslında olay sayılmayacak olaylarda bile aşırı tepki vermekten çekiniyorum.

          4. 1 – Bana ısmarla diyene ben de siktir çekerdim. Dolaylı yapıyor sandım.
            2 – Gereksiz bir takıntı. Kurtulman hayrına. Ben genelde bunu kullanırım. Kız gecikirse “her 10 dakika için yanağa bir öpücük alırım” diye takılırım ki ilk buluşmada sağlam kinodur. İlk buluşmada olmasa bile sık sık borcunu hatırlatırsın, iyi bir buz kıran oluyor.
            3 – Sevgilin değilken flörtün, kendi kendine gelin güvey olman anlamına da gelebilir. Fazla abartıyorsun. Duygusal tepkilerini kontrol edemezsen hayatta başaarılarının önüne kendi elinle engel koyarsın.

    3. 1. Kız güzel mi? *
      2. Kadınlar hep geç kalır zaten. Bilerek geç kaldığını nereden biliyorsun? Ben geç kalmayan sevgili istiyorum diyorsan, hazır biseksüelsin, delikanlı adamın delikanlı sevgilisi olur deyip kendine bir erkek sevgili bul.
      3. Küfürlü konuşmak, sosyal statüde düşük seviyede olma göstergesidir. Çoğunlukla senin aleyhine işler.

      1. 1-Ortalama bi tip.

        2-Benim dakik olduğumu ve bekletilmekten hoşlanmadığımı biliyor.

        3-Bana karşı bilerek “hata” yapıyor ve ben küfrederek tepki koymak istiyorum ama abartı olacağını düşünüyorum

  6. Mahmut hocam merhaba. Sevgilimden ayrildım 6 ay önce, ilk başlar zor geliyordu ama şimdi yalniz olmaktan çok mutluyum. Başka bir kız var, onla çikabilirim diye düşündüm ve konuştum. Fakat şoyle bir sorun çıktı. Kızın maddi durumu benden çok iyi, cevresi de öyle. Şu an olmasa bile benim maddi gücüm bu kızı kaldıracak güçte değil. İleride ayrılığın maddi açıdan kesin olduğu bir ilişkiye başlamaktansa, hiç bulaşmamak daha mı iyidir sizce?

    1. Hedefte tek eşlilik mantığı ile bir ilişkiye girme kafan en yaygın mavi hap hatalarından biridir. KH çerçevesinde her ilişkiye bunun ilerisinden bana ne diye başlamalısın ve olaylar gelişmeli. Senin bu daha başlamadan 13 yaşında ergen kız düşleri ile ilişki hayallerin, kız kim olursa olsun başına iş açar.

  7. Ne zamandır merak ettiğim bir soru var ve madem bu kadar “erkek adam”ın olduğu ortamdayım sorayım.
    Ben arkadaş ortamında gülmeyi saçmalamayı CIVIKLAŞMAYI çok seven birisiyim. Pis pis şakalar, uyumsuz davranışlar tutumlar. Ama bu demek değil ki grup üzerimden şaka yapıyor, yapılırsa da herkese yapıldığı kadardır. Bu sadece arkadaş ortamında değil genel yaşantım böyle. Ama bu sadece insan ilişkilerinde böyle (o kafelerde oturup boş muhabbetler vs tarzında) onun dışında hayalim doğrultusunda ilerlerken tamamen ciddiyim. Bu sizce düzeltilmesi gereken bir sorun mu, yoksa böyle seviyorum, böyle daha rahat hissediyorum bu yüzden de yolumdan devam edeyim mi?

    1. Sen söyle? Bu senin statünü etkiliyor mu, etkilemiyor mu? Hocam alfa dediğin süper ciddi bir adam değildir. Kendini 100% hayatının merkezinde tutan, duygularına hakim ve risk alabilen bir adamdır. Ha bu adam çok neşeli biri de olabilir çok ciddi de.

      Genelde cıvık insanlar, başkalarından onay toplamak için cıvıktır. Ben böyle değilim diyorsan, arkadaşların tarafından itilip kakılmıyorsan sorun yok bence.

  8. Kızlarla arkadaş olunmaz diye bir mesele duymuştum, sadece bunun için bir makale var mıydı, rastlamadım ben.

    Kanka durumları mı bu yoksa toptan arkadaşlık mı merak ettim.

    1. Toptan arkadaşlık. Arkadaşlık, dostluk ne kadar şiirsel, güzel duygular çağrıştırsa da aslında çıkar ilişkisidir, erkekler arasındaki kollektifliktir, daha doğrusu senin halinden anlayacak başka bir erkeğin varlığıyla güçlü hissedersin, karşındaki de ha keza. Ama kadınların sana bu konuda verebileceği bir şey yoktur pek bu tip bir ilişkiyi kadınlarla kuramazsın işin doğası gereği, kadın senin arkadaşın olamaz kaldı ki en önemlisi bunun gereği yok. Kadınlar arasında erkeklerde olduğu gibi bir arkadaşlık-dostluk bulamazsın mesela genel olarak, çünkü onların kollektifliği yeterli gelmez kendilerine, bir fırsat baş gösterdiğinde gruba ihanet etmeye çok meyillilerdir, bir “brothers in arms-band of brothers” çıkma ihtimali çok düşüktür. Ben biraz Schopenhauer’ ciyim bu konuda.

  9. Eski nickimle döndüm, herkese selam tekrardan.

    Burada bahsedilen,”imkanım var ama çabalamıyorum bari bok atayım da kendimi iyi hissedeyim” kafasındaki memur zihniyetli orta sınıfla ilgili ufak bir detay var. Yine de bunu görüp karşı argüman oluşturanlar da olacak, bunu da biliyorum ama yine de söylemek istedim.

    Buradaki orta sınıfın, zenginler-piçler hakkında düşündüğü, “zengin mi? kesin çalıp çırpmıştır-saldıray mı? götün teki zaten” serzenişinin yarısı, bahsedildiği üzere bu insanların üşengeçliğinden
    gelse de, bana göre asıl sebep bu değil.

    Orta sınıfın, zengin-piç kesime duyduğu bu düşüncelerin önemli kısmı da, zengin-piç kesimin kendini odak noktasına koyma olayını biraz abartması ve ufaktan orta sınıfın da sahip olduklarına değdirmeye başlaması olarak gösterilebilir.

    TR de çoğu şirket-işletme-esnafın sigortasız olarak gizliden işçi çalıştırdığını, üstelik işçilerine çiftlik hayvanı muamelesi yaptığını hepimiz biliriz. Sayıları da az değil. Sigortasız işçi, patronlar için
    nimet gibidir: Köpek gibi çalışır, sesini çıkarmaz, verilene ok der. Patron isterse vermeyebilir de. Hiyerarşik düzene göre, sigortasız çalışan bu orta sınıf işçi, dolaylı veya doğrudan, patronunun cebi
    için hayvan gibi çalışmaktadır.

    Diğer bir örnek, Saldıray, aileden veya çalışarak zengin olmuş, uçan kuş dahil çevresindeki tüm dişileri ıslatıp, başarılarıyla göz kamaştıran zengin bir kardeşimizdir. Arkadaşı Kudret ise, onun
    kadar göz kamaştırıcı başarılara ve zenginliğe sahip değildir. Yarın öbür gün etrafındaki herkesi kendi çıkarı ve refahı için manipüle etmeyi kendine ilke etmiş Saldıray, Kudret’in güzel mi güzel sevgilisi Şeyime’ye yürümeye başlayacaktır. Çünkü Saldıray, elde ettikleri üzerinden, buna hakkı olduğunu düşünmeye başlayacaktır. Şeyime’nin hipergamisi bozulmaya çok müsaitse, bu Saldıray’ın
    işine gelecektir. Bunun gibi örnekler, tahmin edebileceğinizden daha fazla.

    Orta sınıfın, aslında zengin-piç kesimle veya alttaki mahrum kalmış dar gelirliyle de problemi yok bence. Zengin ve başarılı insanların o etkileyici hikayelerini ve başarılarını bence onlar da takdir ediyorlardır. Ama bu zenginlik ve başarının getirmiş olduğu açgözlülük ve kontrolsüz rasyonellik, bahsedilen orta sınıfın alanını ihlal etmeye başlarsa, burada arıza çıkar. Ki bu da gayet normal.

    Orta sınıfın yakındığı asıl nokta, bence zenginlerin-piçlerin zenginlik ve başarılarından gelen, “herşeyi kendine hak görme” kısmıdır. Orta sınıf zaten hayatta kalmaya çabalarken, bir tarafı da yükselme hayalleri kuruyor. Tabii bu orta sınıfın üşengeç olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    Sonuç olarak, orta sınıfın, zengin-piç kesime yalnızca elde ettikleri-başardıkları ya da zenginlikleri üzerinden nefret duyduklarını sanmıyorum.

    1. Isimler karisti Tristan. Serdar, Ibrahim ve Mine diyelim. Canisi. Ne arabesk yazdin ya! Bu ulkede kac Kudret basina bir Saldiray dusuyor? Benim gordugum Saldiraylar zsten Pelinsularla takiliyor. Kudretin sevgilisine hangi Saldiray donup bakar. O kiz Saldirayi ruyasinda gorur.

      Sahi bu arabesk senaryolar ne kadar yaygin? Ben gercek bir versiyonunu gormedim. Onda bir olmasi icin bile yeterince Saldiray yok piyasada. Zaten Saldiray ve Kudret ayni evrende yasayip bir araya gelmezler.

      Bunlar hep arabesk filmler yuzunden.

      1. Bahsettiğim karşıt düşünce buydu işte:)

        Ben buna benzer olayları burda çok fazla görüyorum. Yaş grubu da 30’lu yaşların başı. Saldıray’ın burada tam anlamıyla alfa olduğunu ima etmedim. Saldıray’lar ve Kudret’ler, zamanında ortaokulu, liseyi beraber okuyup, gayet de güzel anlaşabiliyorlar. Biri zengin olurken, diğeri normal profilde takılmaya devam ediyor. Çizgiroman sinematik evreni gibi de değil, çok da güzel iyi denk gelebiliyorlar.

        Bazı kötü niyetli Saldıray’lar, bu tür şeyleri yaparak, elindeki gücü kendine ispat edebilmek için böyle şeylere bulaşabiliyor. Adam zaten Pelinsu’ları kaldırabileceğinin farkında. O kızın da Kudret’e olan davranışları değişebiliyor. Sonuçları da kötü oluyor tabii. Arabesklikle bir ilgisi yok. Hayatımda arabesk film de izlemedim.

        İsimler de gayet açık ve düzgün.

        1. Bunlar olmuyor demiyorum. Bunların bir insanın başına gelme şansı 2% bile değildir diyorum. Hadi yüzde 20 olsun.

        2. Cinsel pazarda erkekler iki tip arketip yatırımcı profiline denk geliyor. İki tip borsa yatırımcısı gibi. İki yatırımcı da riskin farkında ve diyelim ki ikisi de bunu 25% hesaplıyor (şirketin iflas ihtimali). Ama Yatırımcı A hem 25%yi yüksek görmüyor hem de parasının sadece 10%unu yatırıyor (duygusal yatırım) ve hisse senedi başta ne kadar şaha kalkarsa kalksın (kadınların ilişki başında erkeği aşka boğması), yatırım oranını asla 25% üstüne çıkarmıyor. O nedenle de hisseyi alıyor.

          Yatırımcı B ise, 25% oranı çok buluyor. Zira daha önce parasının 25%sini böyle hisselere yatırmış, hisse ilk 3 ayda şaha kalkınca kendini tutamamış parasının 90%sini yatırmış. Hisse iflas edince de çok acı çekmiş.

          Yatırımcı B’nin, Yatırımcı A’nın kırmızı kaplı yatırım disiplini kitabını okuması şart.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *