Kendilerini Şanslı Sanan Erkekler

Erkek düşmanı, riyakar tiplere prim vermemek adına uzun zamandır onedio.com videolarını izlemiyordum. Dün Youtube’da gezinirken “yengen vizesi” isimli videoyu gördüm ve izledim. Konu, tahmin ettiğim üzere tatile çıkabilmek için sevgilisinden izin alan erkeklerle ilgili. Sevgilisini erkek erkeğe tatile çıkabilmek için ikna edebilen, tatil kazanıyor. “Ee ne var bunda? ” diyebilirsiniz. Mesele, ikna etmek için kılı kırk yarmalarında ama yine de başarısız olmalarında. Bunu yaparken inanılmaz bir şekilde kıvrılıp bükülmelerinde ve mavi hapla tasvir ettiğimiz o çaresiz erkeğin tüm özelliklerini göstermelerinde.

Gerçekten de ipleri kadının eline vermiş, kadının kendi üzerinde otorite kurmasına müsade etmiş erkekler, sonu hüsranla bitecek olan yolun başlangıcında olduklarının ve kısa zaman sonra mutsuz olacaklarının farkında değiller. Vücut dillerine baktığınızda (özellikle 3.40’dan sonraki elemanın) gerçekten bir kadını mutlu etmekten çok uzak olan, özgüvensiz, kararsız, korkak erkek tipini rahatlıkla görebilirsiniz. Bunlar genellikle 30’una kadar altına yatmadığı piç erkek kalmamış, hem ruhu hem de bedeni çöp tenekesine dönmüş hatunlar tarafından, hayat sigortası olarak tercih edilen erkekler.

 

Video, mavi hapın zehirlediği, kendini şanslı sanan erkeklere çok güzel bir örnek. Bu adamlar 30’larına kadar hep friend zone’a atılan, kızların sırdaşı, en iyi arkadaşı gibi görünen ama içlerinde cinsel istek patlaması yaşayan tipler. Bir gün kızların kendi değerlerini anlayacaklarını sanıp avunuyorlar ve kadınlar 30’larına geldiklerinde eskiden beğendikleri erkekler tarafından reddedildiklerinden güvenli bir yaşam, garanti hayat için bu ılık erkeklere yanaşıyorlar. Buna yabancılar şöyle diyor: Alpha is her wet, beta is her secure. Yani alfa, amını ıslatan; beta güvenliğini sağlayan.

Ne yazık ki bu tipler, hayatlarının en güzel döneminde( erkekler için bu 30- 45’dir) işlerini, kariyerlerini oturttukları, para kazanmaya başladıkları, fiziklerinin yerinde olduğu bir dönemde 20’lik genç ve güzel hatunlarla birlikte olmak varken, nerede köşeye atılmış, yüzlerce darbe yemiş, ruhu kirlenmiş kadın varsa gidip onlarla birlikte oluyorlar. Aslında bu bir çeşit zorunluluk çünkü cinsel pazar değeri yüksek hatunlar tarafından beğenilmiyorlar. Tecrübesiz ve mavi haplı oldukları için de kendilerini ilk beğenen kadına kapılıp gidiyorlar. Sonrası duygusal hibe, ölü yatırım ve mutsuzluk…

Red Pill Karşıtı Erkekler

Uzun bir aradan sonra tekrar sahalara döndüm. Bu zaman zarfında gözlemler ve okumalar yaptım, belli konuları badilerimle tartıştım. Red Pill üzerindeki karalama kampanyalarını inceledim, gerekli yanıtları verdim. Dikkatimi en çok çeken şey, Red Pill’in safsata olduğunu düşünen ve son derece çirkin bir üslupla bunu canhıraş şekilde savunmaya çalışan meriçlerdi. Öfkenin ve hasedin girdiği yerde kuşkusuz, mantık devre dışı kalıyordu. Buna cinsellik ve kadınlardan men edilme durumu da eklenince meriçler baya baya sinir küpüne döndüler ve işi kişisel şovdan çıkartıp açıkça düşmanlığa döktüler. Burada söz konusu düşmanlık, biri yer biri bakar düşmanlığı. Yani sana öğretilen masallara göre yaşayıp hatuna iyilikler yapıyorsun, ona prensesmiş gibi davranıp her söylediğini onaylıyorsun, bir dediğini iki etmiyorsun, hamallığını, hizmetçiliğini yapıyorsun, o kızla dertleşiyorsun, hatun omzunda ağlıyor ama sonra gidip başkasıyla yatıyor. Sen belki bana da verir umuduyla bunu normalize edip hatunu özgür, ilerici ilan ediyorsun ama o hatun asla senle sevişmiyor. Bir ton emek, zaman, enerji israfı ve elde var sıfır.

Bu adamın, istediğini elde edebilen, edemese bile onurunu muhafaza ettiği için kadınlardan saygı gören erkeklere düşmanlık beslemesi çok doğal. Bunun yanında, doğuştan paraya, statüye, iç açıcı bir görünüşe sahip olan meriçler de var. Bunlar ekseriyetle şanslı azınlıktan olup elindeki kaynaklarla kısa süre de olsa istedikleri hatunu rahatça elde edebilen, sekse ulaşımı sorunsuz tipler. Benim bu yazıda değinmek istediğim tipler de bunlar.

Hepiniz ilişkiler konusunda hatalar yaptınız. Sevdiğiniz kızdan ilgi görmediniz, terk edildiniz, emek verdiniz, ilişkiyi devam ettirmek istediniz ama olmadı. Sizi terk eden hatun çabucak başka birini buldu ve unutuldunuz. Sonra bunu sorgulamaya başladınız. Bir şeylerin yanlış olduğunu fark ettiniz ve Red Pill ile tanıştınız. Kafanızı kemiren soruların çoğuna yanıt buldunuz, rahatladınız. En kemik kavramlardan biri olan hipergami ile tanıştınız. Artık yaşadıklarınızdan ders almaya ve yolunuza devam etmeye çalışıyorsunuz. Peki bu kötü tecrübeleri hiç yaşamasaydınız? Size ömür boyu sadakat sözü veren, size deliler gibi aşık olduğunu her fırsatta dile getiren hatun tarafından terk edilmeseydiniz, yine de Red Pill’i keşfedebilir miydiniz? Bu sorunun cevabı: kesinlikle hayır. Muhtemelen hala aşk, meşk yalanlarıyla, onetis masallarıyla hayatınıza devam edecektiniz. Tabi bu da sağlam bir kayaya çarpana dek sürecekti ve sonunda çok ciddi travmalarla, bunalımlarla yüzleşecektiniz. Damdan düşeni sadece damdan düşen anlar sözü buraya cuk diye oturuyor işte. Hepiniz hipergami mağdurusunuz. Buna ben de, skeptico da, Mahmut Abi de dahil. Hipergamiyi yaşayarak öğrendik. Şahsen ben öğrenciyken öğrenim kredisinin yatmasını dört gözle bekliyor, sonra da onu çekip kirayı ödüyordum. Benim yaşıtlarımın bir kısmı ise son model bmw’leri ile kampüste turluyor, bugün hangi hatunu kaldırsam diye düşünüyordu. Hatunlarla kantinde tost yemek vs hatunlarla barda eğlenmek… Bu adamlar, hipergamiden tokat yememiş adamlar. Çoğunun ailesi zengin, geleceği garanti altında. Bir kısmı Avrupa’da okuyor, Türkiye’de üst düzey şirketlerde çalışıyor ve bizim 10 yılımızı vererek gelebildiğimiz yerlere 1 seneden kısa sürede geliyorlar. Bu adamların Red Pill’i reddetmesinden doğal ne olabilir? Hangimiz hasta olmadıkça keyfi yere ilaç alıyoruz? Hangimiz durduk yere derman arıyoruz?

Bankada 10 haneli rakamlarla paran varsa shit test size uğramıyor. Uğrada da kaynak ve alternatif bol. Babanızın villası varsa, altınızda son model BMW varsa kim takar Red Pill’i? Ama o işler göründüğü gibi değil. Umursamadığın milyonların ömür boyu senin olma garantisi yok. Bir kadına servetini nafaka, tazminat vs. niyetine hibe etmeyeceğinin garantisi yok.

Annelik Üzerine

Bugün anneler günü. Hani şu, ana gibi yar olmaz denilen kadınların… Bu söz, kesinlikle doğru. Sizi bu hayatta kimse anneniz gibi karşılıksız sevmeyecek. 50 Yaşına da gelseniz anneniz sizin sağlığınız, moraliniz, huzurunuz için endişelenecek. Hatta birkaç istisna dışında nasıl olduğunuzu önemseyecek tek kadın anneniz olacak.

Kırmızı Hap’ı almadan önce tüm erkekler, hayatına giren doğru kadının onları anneleri gibi karşılıksız seveceğini düşünürler ve buna göre davranırlar. Sonunda da hüsranla karşılaşırlar. Sizin sevgili, eş dinamiğindeki rolünüz, ilişkiye yön veren, sorumluluğu göğüsleyen, etkin bir karakter olmanız. Aksi taktirde hipergaminin gazabına uğramak kaçınılmaz olacaktır. Annelik rolü, hayatınızdaki kadının sadece çocuğunuz için sergileyebileceği bir rol. Bu rolü koca rolüyle karıştırmamak gerekiyor.

Annelik, günümüzde giderek etkisi azaltılmaya çalışılan, kadının çaresizliği gibi lanse edilen önemli bir müessese. Bunun önemi kuşkusuz çok sonra anlaşılacak. Kadınlara dayatılan, 30 yaşına kadar gez, toz, önüne gelenle yat zihniyeti, kadının kendisi başta olmak üzere topluma zarar veriyor. Aileler kağıttan kule gibi yıkılırken yalnız büyüyen coçuklar, ruhsal bunalımı kolay kolay üzerinden atamıyorlar.

Kıssadan hisse: Annenize gereken saygıyı ve sevgiyi gösterin. Onun tüm kadınlardan daha değerli olduğunu da unutmayın.

İnternette Hatun Kovalamak

İnternette hatun kovalama, benim de arada sırada yaptığım ve nadiren pozitif sonuç aldığım oyun türlerinden biri. Mesaj atan değil, aksine mesaj alan tarafta olmama rağmen nadiren sonuç almamın sebebi, beni devasa erkek havuzundan ayıran dış görünüşe ve maddi imkanlara sahip olmamam. İnternette işler böyle yürüyor. İletişim imkanları gerçek hayattaki oyuna nazaran oldukça kısıtlı. Bu yüzden de gerek beden diliniz, gerek ses tonunuz, gerekse verdiğiniz tepkilerle kendinizi ifade edemiyorsunuz. Bu da sizin değersiz erkek havuzundan çıkıp hatunun hipergamisini tatmin etmenizi engelliyor.

İnternetin aldatıcı yanları da var. Örneğin, oldukça sıradan, belki de gerçek hayatta yakınlaşmak bile istemeyeceğiniz bir hatun, üç- beş filtreli fotoğrafla kendini size manken gibi sunmaya çalışıyor. Bunu bir süre sonra içselleştiriyor ve öyle olduğunu sanıyor. Tabi bunda internetin en alt kesimden erkekleri bolca barındırmasının ve kadına olan talebin gerçek hayattakine nazaran çok daha fazla olmasının da etkisi var. Gerçek hayatta belki de o hatunla konuşamayacak, ezik, abaza tipler, mesajla kadına yürüyor. Bu kadar talep gören bir hatun da kendini olduğudan çok daha değerli görüyor.

İnternette kadın olmak çok kolay. Erkek olmaksa çok zor. Fotoğrafınız olmasa bile bir erkekle konuşurken kadın olduğunuzu belli etmeniz, o erkeğin size gösterdiği ilgiyi arttıracaktır. Hayalinde belki de sizi ince, güzel, seksi bir hatun olarak canlandıracak ve hayali kadını kaybetmemek için elinden geleni yapmaya çalışacaktır. Erkekseniz, kadının anlamsız egosuyla uğraşmak zorunda kalacak, kendi değerinden çok daha fazla paha biçilen bir ürünü alıyormuş gibi kazıklanacaksınız.

Benim size önerim, internetten hatun kovalama işine umut bağlamamanız ve sadece zevk için, biraz vakit ayırmak suretiyle bu işi yapmanız. Hiç yapmamanız elbette en iyisi ama bundan vazgeçmeyeceğinizi biliyorum. En azından bir mesaj aldığınızda hemen gol atmak isteyeceksiniz fakat karşınızdakinin bir profil olduğunu unutmayın. O, kanlı canlı bir hatun değil, sadece bir profil. Belki de şişman, kaba, suratsız, şapırdatarak yemek yiyen, görgüsüz bir hatun. Hiçbir hatunu kafanızda idealize etmeyin. Her söze, her görünüşe aldanmayın. Kadın denilen canlı, olduğundan farklı görünme sanatını ustalıkla icra eden bir canlıdır. Bunu aklınızın bir köşesinde tutun.

Genç Erkeklerin Yaptığı Hatalar

Red Pill üzerine yazılar yazdığımdan beri yaşları 18- 30 arasında değişen erkeklerden mesajlar alıyor, onlarla konuşuyorum. Bu erkeklerin büyük bir kısmı 18- 22 yaşlarında genç ve tecrübesiz erkekler. Bu yazıda, söz konusu erkeklerle olan sohbetlerimden edindiğim bilgilerle erkeklerin yaptığı yaygın hatalar üzerinde duracağım.

1- Hatun kişiyi özel zannetme: Neredeyse her erkek, hoşlandığı ya da birlikte olduğu kadını hayatında çok özel bir yere koymuş, ona olduğundan kat be kat daha fazla değer vermiştir. Bu, bize küçüklüğümüzden beri öğretilen ” kadınlar çiçektir” mitinin gelecekteki yansıması. Kadınlar masumdur, iyi kalplidir, aşık olunan kadın el üstünde tutulmalıdır inancı, medya ve popüper kültür tarafından sürekli zihinlerimize işlenen fakat gerçeklerle alakası olmayan saçma düşüncelerdir. Bunu bizzat kendiniz tecrübe etseniz de, bir sonraki kadının farklı olacağını, sadece yanlış kişiyle birlikte olduğunuzu düşünmeye aşırı meyillisiniz.

2- Seksi memleket meselesi haline getirme: Bu da yine erkeklerin çok takıldığı bir mevzu. Tamam, cinsellik önemli. Her sağlıklı erkeğin normal olarak yapması gereken bir şey fakat evli olmayan bir erkeğin düzenli seks hayatının olması zor. Sevgilisi olsa bile erkek, istediği her an, her yerde sekse ulaşamıyor. Çoğu erkek, sevgilisi varken bile düzenli seks yapamıyor. Yani sizin sandığınız gibi herkes tavşanlar gibi sevişirken siz 31’e mahkum değilsiniz. Ayrıca bu iş, yemek yemek, duş almak, uyumak kadar doğal bir şey. Hepiniz ilk cinsel deneyiminizi yaşadıktan sonra aslında seksin hiç de abartılacak bir şey olmadığını göreceksiniz.

3- Oyun korkusu ve çekinme: Bu da yine tecrübesiz erkeklerin çok sık yaptığı hatalardan biri. Sebebi ise çok basit: Karşınızdaki kadını ulaşılmaz, aşırı değerli görme ve kendini onun karşısında ezik hissetme. Buna hiç gerek yok. Karşınızdaki kadın dünya güzeli de olsa evde yalnızken pembe eşofmanları çekip dizi izleyen, sikindirik pop şarkılar dinleyen, kız kankalarıyla ayakkabı, çanta, survivor muhabbeti yapan ya da diğer kızları çekiştiren, tek derdi adam akıllı bir erkek bulup sevişmek olan, makyajsız haliyle sizde belki de hiçbir çekim oluşturmayacak basit bir hatun. Tabi ona sorsanız size ne kadar özel olduğundan bahsedecek, diğer hatunlardan üstün yanlarını sıralayacak. Sadece gülün ve geçin.

4- Her şeyi shit test sanma: Bu en çok karşılaştığım hatalardan biri. Erkekler, Red Pill’i alır almaz, reddedilemeyen, her kızın anında çekimine kapılacağı bir erkek olup çıkacağını sanıyor. Böyle bir şey yok, gençler. Okumak tek başına yetmez. Bolca tecrübe edeceksiniz. Sürekli diyorum: Hata yapacaksınız ve ders alacaksınız. Malesef işin kolayına kaçma insan doğasının en kötü özelliklerinden biri. Bu sebeple burayı okuduktan sonra %100 başarı yakalayacağını sanan erkekler, reddedilmeyi sıklıkla shit testle karıştırıyorlar. Bana yüz vermedi mi? Shit test. “Ya bi gider misin” mi dedi? Shit test. “Numarasını vermedi mi?” Shit test. Yok öyle bir şey. Her şey shit test değildir. Bazen reddedilirsiniz ve hatun tarafından istenmezsiniz. Bu da oyunun bir parçası. Bunu kabullenin ve bundan dolayı kendinizi ezmeyin. Her zaman oyunu kazanacaksınız diye bir şey yok. Bazen de kaybedeceksiniz ve başka biriyle yeniden başlayacaksınız.

Dark Side’a Geçmek

Hatunların efendi erkek yerine piç tercihi çok tartışılan bir konu. Kadınlar her ne kadar kabul etmeseler de güdüsel olarak piç erkeği arzularken, gelecek kaygıları, hayatı kaçırma korkuları, ailevi değerleri, onların efendi erkeği (beta diyebiliriz) kafalayıp stabil bir ortamda çocuk büyütmek istemelerine yol açıyor. Günümüzde çoğu kadın 30 yaşına kadar her türlü cinsel deneyimi yaşayıp hoyratça bir yaşam sürdürdükten sonra biyolojik zamanın hızla tükenmesi tehdidi baş gösterdiğinde, denize düşen yılana sarılır hesabı, 20’li yaşlardayken alay edip küçümsediği betalara kapağı atmaya çalışıyor. Amaç tabii ki ATM koca edinmek, evliliğin prestiji ve aidiyetin dayanılmaz hafifliğine sahip olmak. Zaten beta boylar da bu evlilik işine dünden razı. Adamlar 30’lara kadar sevgili edinememişler. Doğru düzgün cinsel hayatları yok. Hatunların ya yedeğe attığı ya da numarasını verip aramadığı adamlar bunlar. Birçoğu, hatunların dark triad‘ın çekimine kapılmasına anlam veremiyor. Piç erkeklerin tipsiz ve çoğu zaman meteliksiz olmalarına rağmen onlara selam bile vermeyen kadınları kuzu gibi meletmelerinin sebebini anlamıyorlar. Umarım uzun bir süre de anlamazlar çünkü Red Pill karşıtı hareketlere baktığım zaman hep bu adamları görüyorum. Kendi kurtuluşunu reddeden, reçetesini çöpe atan adamları…

Bu adamları boşverip siz, kafası karışık erkeklere gelelim. Az çok kadınlar konusunda tecrübe yaşadınız. Hatalar yaptınız, bir şeyler eksikti ama ne olduğunu bulamadınız. Kafa yordunuz ve bu siteyi görüp geldiniz. Şimdi bunları okurken muhtemelen bana katılmayacaksınız. Belki de rahatsız olup siteden çıkacaksınız ama bunlar değişmeyen gerçekler olarak hep orada duracaklar.

Bir anda dark side’a geçmek olmaz. Zaten çoğunuz bunu ahlaki bulmayacaksınız ama bilmeniz gereken, dark side’a geçen bir erkeğin sizden bir adım önde olduğu. Bozuk saat günde 2 kez doğruyu gösterir hesabı, ilişkiler konusunda gerçekliği kanıtlanmış sözlerden birisi de şudur: Kadınlar, kendilerini üzen erkeklerle sevgili olup iyi erkeklerle arkadaş olurlar. Yani sen betaysan seninle dertleşecek, onu dinlediğin için sana minnettar olduğunu söyleyecek ama diğer yandan seni sevgilisi olarak görmeyecek. Sen onun için değerli olmayacaksın. Büyük ihtimalle senin gibi umut verip ilgisiyle beslendiği üç- beş kişiden birisin. Zaten Red Pill’in en temel argümanı, yüzleşmedir. Kendinle ve gerçeklerle yüzleşeceksin. Bu gerçekleri kabul edip değişeceksin. Bu değişim sözde ve görünüşte bir değişim olmayacak, içselleştireceksin.

Şimdi gelelim dark side’a. Kadınların piç erkekleri tercih etmelerinin çok basit bir sebebi var. Piç erkek her zaman özgüveni yüksek, otorite tanımayan, alaycı, kavgacı, umursamaz bir adam. Kısacası alfayla benzer özellikleri var ama çoğu, alfa değil. Efendi erkekse özgüvensiz, itaatkar, ürkek, tecrübesiz ve zayıf. Haliyle kadının hayatta kalma güdüsü her zaman piçten yana. Hipergami oyununu kazanan taraf piçler. Aslında bu serseri tayfa, mantıksız, öngörü kabiliyeti olmayan, gelecek vaadetmeyen tiplerden oluştuğu için bu adamlar da kaybetmeye mahkum. Sadece kısa süren bir saltanatları var. Dark side dediğimiz şey, piçlerin içinde bulunduğu bir ortam değil. Kısa bir süre ziyaret edip çıktığı bir ortam. Dark side, benmerkezci, otoriter, çerçevesi çelikten, kadınları sadece seks ve eğlence objesi olarak gören, sert mizaçlı, mantık yönü ağır basan, acıyı seven adamların mekanı. Bu adamlar, her kadının gölgesine sığınmak isteyeceği türden adamlar. Gizemliler ve kesinlikle kadınlar için aşırı tahrik ediciler. Bir grupta liderliği göğüslemeye pek yanaşmayan ama bunun üstesinden başarıyla gelebilecek yapıda adamlar. Alfa erkekleri bu kategoriye rahatlıkla koyabiliriz. Kesinlikle iradeleri sapasağlam. Hiçbir kadının eğemeyeceği türden…

İşte bu adamlardan biri olmak, Red Pilli özümseyip bunu dışarıya, bilhassa da kadınlara sızdırmamaktan geçiyor. Frame teorisine harfiyen uymak, sadece kendine değer vermek ve ikinci şahıslarla olan mesafeyi hep korumak, dominant olmak, yatakta sert olmak ve kadına kendini nimet gibi sunmaktan geçiyor. Tabi nimet gibi sunmak için önce nimet olmak lazım. Burada da irade, başarı, özgüven ve çaba konuşuyor.

Sosyal Medya Ve Masumiyetin Yitirilişi

Yıllardır kafamıza işlenmiş olan ” kadınlar masumdur, hepsi iyi kalplidir, kötülük düşünmez, bizim iyiliğimizi isterler. ” mitleriyle büyüdük. Hele 20’li yaşların başındaysa, öğrenciyse, kafamızda o hatunu zararsız, sevgi dolu, dürüst zannederiz. Buna meyilliyizdir çünkü. Toplumsal yargılar bize bunu telkin eder. Aşk şarkıları, aşk filmleri, mutlu sonlu masallar, hayatımızı kuşatmıştır çoktan. Ben de masum ve bakire kadın mitinin gerçekliğine inanmış bir adamdım zamanında. Hatta yakın zamana kadar 20’li yaşlardaki hatunların 30’lardakilere nazaran daha toy ve masum olduklarını düşünüyordum. Lakin bu yaş grubundaki erkeklerle ve kızlarla konuştuğumda bunun bir yanılgı olduğunu fark ettim.

Bilginin ve iletişimin bu kadar kolay ve yaygın olduğu bir çağda, kelimenin tam anlamıyla ruhunu şeytana satmamak elde değil. Burada kastettiğim şey, bir kadın için bol partner, bol cinsel tecrübe, sorumluluğu olmayan hoyratça bir yaşam ve çok kolay tüketilen değerler… Erkekler içinse bolca masturbasyon malzemesi, bolca hayalkırıklığı ve bolca özgüven düşürücü deneyim…

Hipergaminin yeniden hortlamasına zemin hazırlayan sanal ortamın bizden götürdükleri gerçekten çok fazla. Mahmut Abi’nin tasvir ettiği, draması yüksek, meziyeti düşük kızların sayısı çok fazla. Tinder‘a götünü, memesini çekip koyan, sırf reklam için yaşayan ve amaçsızca en değerli zamanlarını harcayan kadınlarla karşılaşmak can sıkıcı. Bu kadınların beyni fasulye tanesi kadar. Dertleri ilgi, daha fazla ilgi, en fazla ilgi… Tabi bunda hatunun yetiştiği aile ortamının, ebeveynlerin hatuna tutumunun ve feminist rüzgarların etkisi çok fazla. Özgür kadın miti, bu kadınların zehri ama farkında bile değiller. Zaten doğalarında olan solipsizmin iyice tetiklenmesiyle kendilerini özel sanma histerileri maksimize edilmiş durumda. Bunda uydu erkeklerin ve meriçlerin de rolü yadsınamaz tabi. 5/10’luk bir kadına 8/10’luk değer veren beta boylar ve meriçler yüzünden hatun, gerçeklikle kendi algıları arasında ciddi bir çelişki yaşıyor. Sert bir kayaya çarpmadan ya da acı bir tecrübe edinmeden de kendine gelemiyor.

En son konuştuğum hatun 21 yaşındaydı mesela. Hafif meşrep olmayı eğlenceli bulan, hedefsiz, bir amaca hizmet etmeyen, sadece fiziksel özellikleriyle dünyayı parmağında oynatabileceğini sanan bir hatundu. Kendi yaş grubundaki erkeklere göre üstün olduğunun bilincinde ve bunu ustalıkla manipüle edebiliyor. Bunlar gerçekten saflığını ve masumiyetini yitirmiş hatunlar.

Erkeklerde, özellikle de 1995 ve sonrasında doğan erkeklerde maskülenlik ciddi anlamda eksik. Çoğu, sorumsuz, hoyrat, ana kuzusu, korkak hatta iradesiz. Politik doğruculuk belasının ve maskülenliğin düşmanı feminist dalganın bunda etkisi çok fazla. Bu adamlar, babasıyla babasız büyüyen adamlar. Erkekliği ucuz kabadayılık sanıp arabesk dinlemeyi maskülenlik bilen tipler. Çoğu, hayatını bir kadın olmadan idame ettiremeyecek olan insanlar. İş böyle olunca da kadınların antipatisini kazanıyorlar. Bu, bir zaman sonra öyle bir hale geliyor ki, kadın herkesi bu adamlar gibi sanmaya başlıyor. Tanışma safhasında her zaman bariyerler koyuyor çünkü belki de yüzlerce kez bu adamlarla karşılaştı. DM’den, ” çok güzelsin, fıstık. Tanışalım mı? ” minvalinde mesajlar aldı. Hala Ekşi Sözlük’te, 30 yaşında bekar kadın için ” gelsin beni bulsun, önüne paspas olurum. ” yazan tipler var ve bu adamların sayısı hiç de az değil.

Tüm bunlar düşünüldüğünde, bir kadın sizden mesaj aldığında sizi de otomatikman müzmin beta olarak görmesı doğal. Tinder‘da match olsa bile hatunun size artislik yapması doğal. Arz çok, talep az. Kadının seçeneği inanılmaz derecede fazla. Binbir çeşit yemekten oluşan masaya oturduğunuzu düşünün, sadece çorba içer misiniz? Bir dünya dolusu erkek… 30 Kişiyle yatsa minimum bunların 5 tanesi alfa. E o kadından bu saatten sonra hayır gelir mi? O kadın seni, beni beğenir mi?

Shit test ve başarı metodları

Naber gençler? Havalar da iyiden iyiye ısındı. Tam hatunculuk ayları değil mi? Ehehehe. Size bugün sağlam game taktikleri vereceğim. Bunlar benim bizzat kendi yaşamımda tecrübe ettiğim ve başarı sağladığım taktikler. Tabi o zamanlar gençtik. Shit test nedir, hipergami nedir, bilmiyorduk. Meğer doğru olan buymuş. Neyse bugünkü konumuz shit test.

Shit test, kadınların çoğu zaman güdüsel olarak bilinçdışı yaptıkları erkeklik testleri. Yani bu adam beni hak ediyor mu, beni sahiplenip koruyabilir mi, olaylar karşısında tavrı ve tepkisi ne oluyor, güçlü bir erkek mi, yoksa pısırığın teki mi, bunu ölçmek için yaptıkları evrimsel bir test metodu. Bununla hayatınız boyunca karşılaşacaksınız. Hatta 50 yıllık evli çiftlerde bile kadınlar erkeklerini teste tabi tutuyorlar.

Bu testleri başarıyla geçmenin iki yöntemi var:

1- Sinirlenip asabileşmemek.

2- Yumuşak davranıp alttan almamak.

Yani tavrınız her zaman ironik, alaycı, karşı tarafa mantıksız olduğunu gösterir şekilde olacak. Kadına onu sevdiğinizi teyit ettirip sevgi sözcükleriyle bunu perçinlemek asla olmayacak. Bu, işin kolayına kaçmak ve yarıştan diskalifiye olmakla sonuçlanıyor. Çoğumuz hatun kişiye biraz mesafeli davrandığında hatunun kolayca elinden kaçıp gideceğini düşünüyor hatta bazıları ne olursa olsun kadının huyuna gidilirse erkeğin her istediğini kolayca elde edebileceğini düşünüyor. Bunun sebebi tamamen tecrübesizlik. Hatunun elinden kayıp gitmesini istiyorsan hemen deneyebilirsin.

Burada hatuna verilmesi gereken mesaj şu: “ben, sen olmasan da güzel ve çekici bir hatunla birlikte olabilecek donanıma sahibim. Değerliyim ve kendi potansiyelimin farkındayım. Kadınların arzu ettiği adamım.” Buna çoğu zaman hatunun arkadaşları kanaat getirir. O yüzden hatunun arkadaşları da sizi testlere tabi tutabilirler. Kadınlar arasında rekabet olsa da bazen sürü psikolojisiyle hareket edip dayanışma içine girebilirler. Bir kadını en yakın arkadaşları kolayca etkileyebilir. Ben bunu biraz acı şekilde tecrübe ettim. Shit testten geçemediğimden değil, arkadaşlarının hatunu doldurması sebebiyle, neyse mesela bir kadın, çoğu zaman dişiliğini öne çıkarıp erkeğin iradesini ve vereceği tepkiyi merak eder. Burada verilen tepki ne çok umursamaz olmak ne de salyalar saçmak olmalı. ” Memeler de tombiktoymuş” deyip hafif tebessüm ederseniz, kız bundan hoşlanmamış gibi yüzünü asabilir ya da size ” terbiyesiz, hıh! ” diyebilir. Bu durumda pişman olup özür dilemek, öyle demek istemedim ya, demek ölümcül hata! Yapılması gereken sessizce tebessüm etmek ya da gülümsemek. İlginçtir, hatun bu tavrınızdan sonra size daha şehvetli davranmaya başlıyor. Zaten hatunla diyalog ne çok kaba ve küfürlü ne de çok nazik ve yumuşak olmalı.

Hatun senin odun olduğunu söyler mesela.

– Arkadaşlarımın sevgilileri doğum günlerinde arkadaşlarıma çiçek alıyorlar, hediyeler veriyorlar. Sen bizim çıkmaya başladığımız tarihi bile hatırlamıyorsun. Çok odunsun!

– Evet, ben meşe ağacındanım. Marangozlar, sert ve odunsu gövdemden dolayı yontamıyor beni. 🙂

– hıh, odun :/

Gidip hatuna sıkıca sarılın. Dudaklarına şehvetle yapışın. Bir süre sessiz kaldıktan sonra konuyla alakası olmayan bir şeyden bahsedin. Ne odunluğunuz kalacak ne bir şey. Yatakta daha ateşli bir hatun bulacaksınız. Tersi senaryoda ise hatunun başı ağrıyacak, canı istemeyecek ya da morali bozuk olacak vs vs.

Yani bu shit test meselesini ve savuşturma yollarını bol tecrübeyle öğrenecek ve geliştireceksiniz. Çok tecrübeli erkeklerin bile sıçabildiği shit testler var. Kimse mükemmel değil. Kimse sizden zihinsel olarak üstün falan da değil. Sadece daha cesur ve daha özgüvenli. Bu yüzden hatunlar konusunda çekingen olmamak, bir yerden oyuna başlayıp utanmadan, sıkılılmadan devam etmek lazım. Bu, erkeğin doğasında var.

Sosyal Medya, Selfie ve Solipsizm Üçgeni

Özellikle Instagram çıktığından beri insanlar kendileri için değil sosyal medyada reklam yapmak için yaşamaya başladılar. Bunun kuşkusuz getirileri de var fakat götürüleri daha fazla. En başta kadınları en zayıf yerinden vuran, solipsist doğalarını okşayan, ilgi ve sevgi eksikliğini gidermesine yarayan bu sosyal medya işi, sekse ulaşımı kolaylaştırdı fakat bu sefer de kadınların kalitesi düştü. Ailesi tarafından yıllardır hipergamisini dizginleyip hanımefendi, aile kızı, ideal eş olması telkin edilen kadınlar, günümüzde henüz 20’li yaşlarda çift haneli partner sayısını gören, tek eşli olamayan alfa dullara dönüştü. Abarttığımı düşünebilirsiniz fakat tek bir kelimesi bile abartı değil. Kuşak güzellemesi yapıp bizim kuşak şöyle iyiydi, böyle iyiydi demeyeceğim ama özellikle 3. dalga feminizmin körüklemesiyle özgürlük ortamı bulan kadınlar bir de sosyal medyanın erkek erişimini ucuzlatması ve maksimize hale getirmesiyle iyice civataları gevşettiler. Zaten kadın doğasının en irite edici özelliği olan kendini özel sanma, dallanıp budaklandı ve günümüz kadını, solipsizmin zirvesine ulaştı.

Badim Dies Irae bu durumu bir fotoğrafla çok güzel özetlemişti. Söz konusu fotoğrafta bir kadınla erkek doğa harikası bir yerde oturuyorlar. Kadın kendini, erkekse doğanın güzelliğini fotoğraflıyor. Selfie denen şey de aynı evrimsel mirastan kaynaklanıyor işte. Kadının ben merkezci, sorumsuz doğasından…

Yaşanan durum ne olursa olsun kendini olayların merkezine koyan ve her zaman ayrıcalık bekleyen kadını kutsayıp kadına prenses muamelesi yapılmasını meşru kılan bu sistemde işler böyle yürüyor. Sosyal medya yaratıcıları da bunun farkında. Yani sırf kadın olduğu için takipçi sayısı beş yüzleri hatta binleri bulan kadınlar var ve bu kadınların hiçbir özelliği yok. Götünü devirip survivor izleyen, pop müzik dinleyen, kendini beyazlar içinde nikah masasında hayal eden, en az bir yabancı dizi takip eden sıradan hatunlar bunlar. Belki fakülte kantininde ya da durakta görseniz dönüp bakmayacağınız kızlar yani. Ben bu anlamda instagram’dan tiksiniyorum çünkü bana yalan söylüyor. Tıpkı salak aşk şarkıları, romantik komedi filmeri gibi… Evet, bu yüzden Ekşi Sözlük de dahil, badilerim hariç kimseye mesaj atmıyorum çünkü internette bir kadınla tanışmak için ilk adımı atmanın erkeği ister istemez talepkar beta konumuna düşüreceğini biliyorum.

Instagram ilgi budalası / orospusu
Instagram ilgi budalası

Kıssadan hisse, eğer ” ben Instagram’dan memnunum, kullanmaya devam edeceğim. ” diyorsan şunu kesinlikle bilmen gerekiyor: Dm’den yürüdüğün ya da fotoğrafını beğendiğin o hatun, kafanda canlandırdığın gibi bir hatun değil. Dahası, hatun 6/10 iken internet aleminin, erkekleri cesur kılması ve internetten yürümenin dayanılmaz hafifliği sebebiyle kadına ilgi normalden çok daha fazla olacağı için kadın kendini 8/10 olarak konumlandırmış durumda. Gerçekte böyle mi? Hayır. Bu yüzden de sıradan erkeklerden sıyrılıp öne çıkmak gerçek hayattaki oyundan daha zor. Tıpkı Tinder‘daki gibi. Hatun senin duruşunu, konuşmanı, beden dilini, fikirlerini, tavrını bilmiyor. Önünde sadece birkaç fotoğraf var ve ona göre seni değerlendiriyor. Ortanın üzere bir tipin yoksa ya da zengin değilsen match olmuyor. Bu bana bir nevi haksızlık gibi geliyor. Şekli şemali yerinde olup da soy boy olan bir sürü eleman var ve ben normalde bunlara karşı yarışı kazanacağım yerde kaybediyorum.